Yazar: Doç.Dr. Vahide Aslıhan DURAK Editör: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu
*Aralık 2024’de yazılan bu blog yazısı teknik sorunlar nedeni ile Ocak 2026’da yayınlanmıştır.
Yaşlı nüfusun giderek artması ve Dünya Sağlık Örgütünün yaşlılık tanımlamasını değiştirmesi üzerine geriatri/gerontoloji alanları daha da ilgi çekici olup her yıl daha fazla akademik araştırma yapılır hale gelmiştir. Bu yazımızda 2024 yılının en ilgi çekici ve biz acil servis hekimlerinde de bu alanda bir farkındalık yaratması hedeflenen makaleleri yer almaktadır.
1-Developing a prediction model for cognitive impairment in older adults following critical illness. BMC Geriatr. 2024;24(1):982.
Bu çalışmada yoğun bakım yatışları sonrası sağ kalan hastalarda yeni gelişen veya kötüleşen hasarların tespit edilmesinin önemi vurgulanmakta ve kognitif bozuklukların yoğun bakım yatışı sonrası erken dönemde tespit edilmesi için hastaların elektronik sağlık kayıtlarının kullanıldığı bir tarama modeli geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
2015-2021 yılları arasında yoğun bakıma yatışı ve taburculuğu yapılan, minimum 48 saat kalan, 60 yaş ve üzeri hastalar dahil edilmiş olup, öncesinde demans tanısı olan hastalar ise çalışma dışı bırakılmıştır.
Öncesinde demans veya kognitif bozukluğu olmayan hastalarda yoğun bakımdan taburculuk sonrası 12 ay içinde yeni tanı alanları saptamak veya yatış öncesi kognitif bozukluğu olanlarda yeni demans tanısı alanları saptamak çalışmanın esas hedefidir.
Analizler için çeşitli modeller kullanılmış ve validasyon metodu olarak da Monte Carlo çapraz validasyon metodu tercih edilmiştir.
Verilerin analizinde 8299 hastanın dahil edildiği ortalama yaşın 72 olduğu ve %44,8 oranında kadın hasta olduğu görülmüştür. Mortalite oranı bir yıl için %22 olarak saptanmıştır. Taburculuk sonrası 1 yıl içinde demans veya kognitif bozukluk alma tanısı için kümülatif insidans ise %5 olarak saptanmıştır. Demans / kognitif bozukluk gelişen grupta; kadın cinsiyet, ileri yaş, partnerin olmaması (boşanmış, bekar, dul, kayıp) ve taburculuk sonrası bakım evine yerleştirilme oranı istatistiksel olarak anlamlı oranda yüksek saptanmıştır.
Oblique random survival forest ( ORSF) denilen dijital bir sistemde düşük ve yüksek riskli hasta ayrımı en iyi şekilde yapılmış ve diğer tüm modellerde c- istatistik oranı 0,76 ile 0,83 arasında saptanmıştır. Çalışmamızda tanı sürecini belirleyen ana unsurlar; yaş, ilk yatış esnasında deliryum olması, taburculuk sonrası ilk 3 aylık dönemde sağlık hizmeti kullanımının artması olarak belirlenmiştir.
Literatürde yer alan çalışmalardan farklı olarak; elektronik sağlık kayıtlarını kullanarak yeni tanı demans veya kognitif bozukluk saptayan ilk çalışma bu çalışma olup bu vakaların bildirilmeme veya fark edilmeme oranının yüksek olduğu görülmüştür.
2- The role of Ottawa ankle rules in geriatric emergency department visits. Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. 2024;30(4):271-275.
Ayak bileği yaralanmaları acil servis başvurularında önemli bir yer tutmakta olup, erken tanı ve etkili tedavi yöntemleri ile hastaların kısa sürede iyileşmesi sağlanmaktadır. Bu çalışmada Ottawa Ayak Bileği kurallarının geriatrik hasta popülasyonu için etkinliğini araştırmak amaçlanmıştır.
Şubat 2022 ve Kasım 2022 arasında acil servise izole ayak bileği yaralanması ile başvuran ve 65 yaş ve üzeri olan 160 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların %37,5 oranında kırık saptanmış ve Ottawa Ayak Bileği kurallarının sensitivitesi %98,33, spesifitesi %86, negatif prediktif değeri %98,85 ve pozitif prediktif değeri ise %80,82 olarak saptanmıştır.
Sonuç olarak; Ottawa Ayak Bileği kuralları gereksiz radyolojik görüntüleme ve ileri tanı yöntemlerinin önüne geçebilmek için efektif bir araç olarak kullanılabilmekte ancak bazı nadir kırık tiplerini atlayabilmektedir. Bu nedenle acil servis hekimleri; geriatrik popülasyonda bu kuralları uygularken mutlaka dikkatli bir muayene ve kişiselleştirilmiş bir yaklaşım da eklemelidirler.
3- Factors associated with serious abdominal conditions in geriatric patients visiting the emergency department. BMC Emerg Med. 2024;24(1):16.
Karın ağrısı geriatrik hasta popülasyonunun acil servis başvurularında %20 oranda görülmekte olup, ciddi morbidite ve mortalite nedeni olabilmektedir. Bu çalışmada ciddi abdominal şikayetlerle ilişkili faktörlerin ortaya konması hedeflenmektedir.
2017-2021 yılları arasında yürütülen bu retrospektif çalışmada 65 yaş ve üzeri olan ve acile akut abdominal ağrı ile başvuran hastalar çalışmaya dahil edilmiştir.
1221 hastanın dahil edildiği çalışmada; erkek cinsiyet, anoreksi, NEWS skoru 5-6, sistolik kan basıncının 100-125 mmHg olması, bakım hastası olması, beyaz küre değerinin ≥ 14,000 hücre /mm3 olması, acil serviste kalış süresinin 4-8 saat olması ve ≥ 8 s olmasının ciddi abdominal durumlarla ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır.
4- Standard imaging in the emergency department in geriatric patients with immobilizing pelvic pain after low-energy trauma or without trauma: X-ray vs. computed tomography. Injury. 2024;55(3):111294.
Yalnızca röntgen ile değerlendirilen geriatrik hasta grubundaki pelvis yaralanmaları sıklıkla yanlış sınıflandırılmakta, hatta gözden kaçabilmektedir. Buna bağlı olarak hastalarda; uzun süreli immobilizasyon ve devamlı pelvik ağrı görülebilmektedir. Bu çalışmanın amacı hareket etmeyi kısıtlayan pelvik ağrısı olan 70 yaş ve üzeri hastalarda radyografinin duyarlılığını ve özgüllüğünü değerlendirmektir.
Retrospektif olarak yürütülen bu çalışmaya travmatik veya travma dışı nedenlerden dolayı hareket etmeyi kısıtlayan pelvik ağrısı olan 107 geriatrik grup hasta (23 erkek, 84 kadın) dahil edilmiş olup ortalama yaş 83,07 ± 6,08 yıl olarak saptanmıştır.
Hastalardan 91’inde pelvisin ön-arka (AP) grafisi ve ardından bilgisayarlı tomografisi (BT) çekilmiştir.
Çalışma grubunda AP Pelvik grafinin tanısal performansının pelvis BT (altın standart) ile karşılaştırıldığında, (%2,7) duyarlılık ve (%94,4) özgüllük ile sonuçlanmış olup çalışma popülasyonunda pelvis kırıklarına özel duyarlılık (%3,4) ve özgüllük (%94,4) saptanmıştır.
Bu çalışmanın sonuçlarına göre; AP Pelvik grafisi; düşük enerjili travma olan veya olmayan ve hareket kısıtlayıcı pelvik ağrısı olan hastalarda ilk basamak görüntüleme yöntemi olarak uygun olmadığı sonucuna varılmıştır ve bu hastalarda pelvis BT çekilmesi gerekmektedir. Çalışma bu kapsamda hasta gruplarına göre pelvis BT çekilmesi için yeni tanısal algoritmaların gerekliliğine dikkati çekmektedir.
5- Evaluation of the Early Administration of Tranexamic Acid in Geriatric Hip Fractures in the Emergency Department: A Retrospective Study. Cureus. 2024;16(6):e62636. Published 2024 Jun 18.
Perioperatif traneksamik asit (TXA) uygulanması, peritrokanterik kalça kırığı olan hastalarda hemoglobin seviyelerindeki postoperatif düşüşleri ve transfüzyon ihtiyacını azaltmada etkili olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, acil serviste standart perioperatif TXA dozuna ek olarak TXA alan ve kırılganlığa bağlı kalça kırığı olan hastaların, acil serviste TXA almayan hastalarla karşılaştırmak ve hemoglobin seviyesi üzerindeki etkiyi değerlendirmek amaçlanmıştır.
Çalışma kapsamında Mayıs 2020 ile Mayıs 2021 tarihleri arasında 2.Düzey travma merkezinde iki gruba ayrılmış 64 hasta kaydı retrospektif olarak incelenmiş, hastalar acil serviste yaralanmadan sonraki beş saat içinde bir gram TXA alan hastalar (yeni protokol) veya acil serviste hiç TXA almayan hastalar (eski protokol) olarak gruplanmıştır. Çalışmanın primer sonucu hemoglobin düzeyi ölçümü ve istenmeyen olayların saptanmasıdır.
Ameliyat günü veya sıfırıncı gün ile acil servise geliş günündeki hemoglobin değeri arasındaki fark ölçülmüş ve bu iki protokol arasında fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. (p=0,322). Ameliyat sonrası birinci gün ile acil servise gelişte günündeki hemoglobin değeri arasındaki fark da istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p = 0,339). Yeni protokolde yan etki oranı daha düşük olsa da iki protokol arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p = 0,178).
Kırılganlığa bağlı gelişen kalça kırıklarında TXA kullanımını destekleyen çalışmalar literatürde giderek artmakta ancak uygulanma zamanı ile ilgili yeterli kılavuz bulunmamaktadır. Çalışmamızda iki protokol arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmasa da erken dönemde verilmesinin sonucunda yan etkilerin artmadığı görülmekte ve bu sayede TXA’nın güvenli yan etki profili desteklenmektedir.
6-The adherence of Turkish emergency departments to geriatric guideline recommendations. Eur Geriatr Med. 2024;15(5):1267-1275.
Bu çalışma, ülkemizdeki acil servislerde geriatrik hastalara uygun protokollerin, ekipmanların ve fiziksel şartların kullanılabilirliğinin yanı sıra potansiyel iyileştirme önerilerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Prospektif olarak yürütülen bu anket çalışması 1-29 Şubat 2024 tarihleri arasında Türkiye’deki AI, AII, B grubu ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilmiştir.
Çalışma; 75 katılımcı ile gerçekleştirilmiş olup aylık yaşlı hasta başvuru sayısı 500 ve üzerinde olan hastane sayısı 133 (%76,0) olarak saptanmıştır. Personel/yönetim bilgisinin rehber önerilerine göre düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Personel/hasta yönetim bilgisi ve toplam ekipman/malzeme uygunluğu hastane türleri ile karşılaştırıldığında üniversite hastanelerinin rehbere en uygun şekilde hareket ettiği ve gruplar arası farklılıkların anlamlı düzeyde olduğu belirlenmiştir (p <0,001).
Sonuç olarak; Türkiye’deki acil servislerin, geriatrik acil servis kılavuzlarında belirtilen kriterlere uyumunun oldukça düşük düzeyde olduğu belirlenmiş olup bu alanda iyileştirme politikalarının uygulanması önerilmektedir.
7- Elderly patients with non-specific complaints at the emergency department have a high risk for admission and 30-days mortality. BMC Geriatr. 2024;24(1):5. Published 2024 Jan 3.
Yaşlı hastalar acil servis kaynaklarının daha fazla kullanımını gerektiren komplike tıbbi şikayetlerle başvurabilmektedir. Non-spesifik şikayetler, olumsuz sonuçlara yol açma ihtimalı çok olsa da, öncelikli olarak değerlendirilmemektedir. Çalışmanın amacı; dispne, göğüs ağrısı ve karın ağrısı gibi spesifik şikayetlere kıyasla acil servise non-spesifik şikayetlerle başvuran geriatrik hasta gruplarında hastane yatışı ve mortalite oranlarını araştırmaktır.
Retrospektif olarak yürütülen bu çelışmada; hastaların elektronik tıbbi kayıtlarından şikayetleri incelenmiştir. Halsizlik, konfüzyon, jeneralize güçsüzlük ve düşme riski non-spesifik şikayet olarak belirlenmiştir. Hastaların yatış ve 30günlük mortalite oranı çalışmanın primer sonuçlarını oluşturmaktadır. Toplamda 4.927 hasta çalışmaya dahil edilmiştir ve başvuru şikayetlerine göre kategorize edilmiş olup göğüs ağrısı (%32), dispne (%27), karın ağrısı (%30) ve non-spesifik şikayetler (%11) oranında saptanmıştır.
Dispne ve non-spesifik şikayetleri olan hastalar, sırasıyla %79 ve %70 yatış oranları ile en yüksek hastaneye yatış oranlarına sahipken, göğüs ağrısı (%63) ve karın ağrısı (%61) olan hastalar daha düşük yatış oranlarına sahiptir (p < 0,001).
Non-spesifik şikayetleri olan hastaların acil serviste ortalama kalış süresi (4.7 saat) göğüs ağrısı, dispne veya karın ağrısı olan hastalara kıyasla anlamlı derecede daha uzundur.Tüm hastalar için ortalama kalış süresi 4.2 gündür. Ancak, non-spesifik şikayetleri olan hastaların hastanede kalış süresi ortalama 5.6 gündür, bu da daha uzun bir hastaneye yatış süresine ihtiyaç duyduklarını göstermektedir.Hem non-spesifik şikayetleri hem de dispne şikayeti olan hastalar, en yüksek 30 günlük mortalite oranlarına sahipti.
Çalışma, acil servise non-spesifik şikayetler ile başvuran yaşlı hastaların daha yüksek yatış oranları, daha uzun hastanede kalış süreleri ve daha yüksek 30 günlük mortalite riski taşıdığını vurgulamakta olup acil servis personelinin bu hastalarla daha dikkatli olması önerilmektedir.
8- Risk of falls is associated with 30-day mortality among older adults in the emergency department. Am J Emerg Med. 2024; 79:122-126.
Bu çalışma, acil servise başvuran yaşlı bireylerde düşme riski ile 30 günlük mortalite arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır.75 yaş ve üzeri bireyleri kapsayan gözlemsel bir kohort çalışması olup acil servise başvuran ve Memorial Emergency Department Fall Risk Assessment Tool (MEDFRAT) kullanılarak düşme riski değerlendirilen hastaları kapsamaktadır. MEDFRAT, acil servise spesifik bir tarama aracıdır. Düşme riski, düşük (0-2 puan), orta (3-4 puan) veya yüksek (≥5 puan) olarak sınıflandırılmıştır. Çalışmanın primer sonucu 30 günlük mortalitedir. Acil serviste düşme riski değerlendirilen toplam 941 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Ortalama yaş 83.7 olup; hastaların %45.6’sı erkek olup %62.7’si hastaneye yatmıştır. Yüksek düşme riski grubundaki 30 günlük mortalite, düşük risk grubunun dört katı kadar bulunmuştur (%11.8 vs. %3.1; HR 4.00, %95 CI 2.18-7.34, p < 0.001). Orta risk grubundaki bireylerin mortalite oranı, düşük risk grubunun neredeyse iki katı kadar olup, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (%6.0 vs. %3.1; HR 1.98, %95 CI 0.91-4.32, p = 0.087).Sonuç olarak; acil serviste yapılan düşme riski değerlendirmeleri, 30 günlük mortalite ile ilişkili olup bu alanda yapılacak taramalar ile yaşlı bireylerin risk sınıflaması yapılabilmektedir.
KAYNAKLAR
1-Eisner AE, Witek L, Pajewski NM, et al. Developing a prediction model for cognitive impairment in older adults following critical illness. BMC Geriatr. 2024;24(1):982. Published 2024 Nov 29.
2- Seyhan AU, Ak R, Şimşek F, Ayvacı S, Açıkgöz O. The role of Ottawa ankle rules in geriatric emergency department visits. Geriatrik acil servis başvurularında Ottawa ayak bileği kurallarının rolü. Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. 2024;30(4):271-275.
3- Dadeh AA, Uppakarnnuntakul W. Factors associated with serious abdominal conditions in geriatric patients visiting the emergency department. BMC Emerg Med. 2024;24(1):16. Published 2024 Jan 25.
4- Abdalmaqsoud H, Sehmisch S, Giannoudis V, Liodakis E. Standard imaging in the emergency department in geriatric patients with immobilizing pelvic pain after low-energy trauma or without trauma: X-ray vs. computed tomography. Injury. 2024;55(3):111294.
5- Doka R, Neibaur S, Mohammad S, et al. Evaluation of the Early Administration of Tranexamic Acid in Geriatric Hip Fractures in the Emergency Department: A Retrospective Study. Cureus. 2024;16(6):e62636. Published 2024 Jun 18.
6- Çelik Ş, Çelik P. The adherence of Turkish emergency departments to geriatric guideline recommendations. Eur Geriatr Med. 2024;15(5):1267-1275.
7- Erwander K, Ivarsson K, Olsson ML, Agvall B. Elderly patients with non-specific complaints at the emergency department have a high risk for admission and 30-days mortality. BMC Geriatr. 2024;24(1):5. Published 2024 Jan 3.
8- Hamilton MP, Bellolio F, Jeffery MM, et al. Risk of falls is associated with 30-day mortality among older adults in the emergency department. Am J Emerg Med. 2024;79:122-126.