Ultrasonografi Çalışma Grubu
  • TATDUS
    • Hakkımızda
      • Tarihçe
      • Vizyon ve Misyon
      • Amaç, Hedef ve Görevler
    • Kurullar
      • Yürütme Kurulu
      • Eğitmenler
      • İçerik Editörleri
      • Web Ekibi
      • Sosyal Medya Ekibi
      • Üyeler
    • Belgeler
      • Yönerge ve Diğer Belgeler
      • Faaliyet Raporları
      • Kılavuz ve Rehberler
      • Bildiri Kitapçıkları
      • Raporlar
  • Nöbetten Merhaba
  • Etkinliklerimiz
    • Kurslarımız
      • İleri USG Kursu
      • Temel USG Kursu
      • Kurs Planları
      • Uluslararası Kurslar
      • Geçmiş Kurslar
      • Yeni Başlayanlar İçin Acil USG
    • Sempozyum ve Kongreler
      • USG sempozyumu
    • Sosyal Etkinlikler
      • USG yarışması
  • Yazılarımız
    • Sürekli Yayınlar
      • Literatür Özetleri
      • Rehberler
      • Tüm Yazılarımız
    • Videolar
      • Ayın Videosu
      • Ayın Olgusu
      • Nöbetten Merhaba
  • Etkinlik Takvimi
  • İletişim
Aidat Ödemesi Bağış
Ultrasonografi Çalışma Grubu
  • TATDUS
    • Hakkımızda
      • Tarihçe
      • Vizyon ve Misyon
      • Amaç, Hedef ve Görevler
    • Kurullar
      • Yürütme Kurulu
      • Eğitmenler
      • İçerik Editörleri
      • Web Ekibi
      • Sosyal Medya Ekibi
      • Üyeler
    • Belgeler
      • Yönerge ve Diğer Belgeler
      • Faaliyet Raporları
      • Kılavuz ve Rehberler
      • Bildiri Kitapçıkları
      • Raporlar
  • Nöbetten Merhaba
  • Etkinliklerimiz
    • Kurslarımız
      • İleri USG Kursu
      • Temel USG Kursu
      • Kurs Planları
      • Uluslararası Kurslar
      • Geçmiş Kurslar
      • Yeni Başlayanlar İçin Acil USG
    • Sempozyum ve Kongreler
      • USG sempozyumu
    • Sosyal Etkinlikler
      • USG yarışması
  • Yazılarımız
    • Sürekli Yayınlar
      • Literatür Özetleri
      • Rehberler
      • Tüm Yazılarımız
    • Videolar
      • Ayın Videosu
      • Ayın Olgusu
      • Nöbetten Merhaba
  • Etkinlik Takvimi
  • İletişim
  • Üye Girişi
Perşembe, 30 Nisan, 2026
Son Yazılar
İleri Düzey Uygulayıcılar İçin Yatak Başı Ultrasonografi Eğitimi
Akut Perfore Apandisit
Türkiye Acil Tıp Kongresi (TATKON) ve 6. TATD Kurs Günleri Kongresi
Resüsitatif Transözofageal Ekokardiyografi
7. TATD Kurs Günleri Kongresi
10. AVRASYA ACİL TIP KONGRESİ (EACEM) VE 20. TÜRKİYE ACİL TIP...
Acil Servise Senkop ile Başvuran Hastalarda Tüm Vücut Yaklaşımlı Hedefe Yönelik...
SEEEDMC-2024 & The 10th National Conference of the Romanian Society for...
Temel Ultrasonografi Kursu 13 – 15 Aralık 2024, Ankara
Temel Ultrasonografi Kursu 14 – 15 Eylül 2024, Sakarya
Ultrasonografi Çalışma Grubu
Ultrasonografi Çalışma Grubu
Aidat Ödemesi
  • TATDUS
    • Hakkımızda
      • Tarihçe
      • Vizyon ve Misyon
      • Amaç, Hedef ve Görevler
    • Kurullar
      • Yürütme Kurulu
      • Eğitmenler
      • İçerik Editörleri
      • Web Ekibi
      • Sosyal Medya Ekibi
      • Üyeler
    • Belgeler
      • Yönerge ve Diğer Belgeler
      • Faaliyet Raporları
      • Kılavuz ve Rehberler
      • Bildiri Kitapçıkları
      • Raporlar
  • Nöbetten Merhaba
  • Etkinliklerimiz
    • Kurslarımız
      • İleri USG Kursu
      • Temel USG Kursu
      • Kurs Planları
      • Uluslararası Kurslar
      • Geçmiş Kurslar
      • Yeni Başlayanlar İçin Acil USG
    • Sempozyum ve Kongreler
      • USG sempozyumu
    • Sosyal Etkinlikler
      • USG yarışması
  • Yazılarımız
    • Sürekli Yayınlar
      • Literatür Özetleri
      • Rehberler
      • Tüm Yazılarımız
    • Videolar
      • Ayın Videosu
      • Ayın Olgusu
      • Nöbetten Merhaba
  • Etkinlik Takvimi
  • İletişim
Copyright 2024 - All Right Reserved
Winfocus
EğitimHaber ve DuyuruTATDakademikUluslararası Kurslar

17. WINFOCUS (World Interactive Network Focused On Critical UltraSound)

tarafından Ertuğ Günsoy 20 Nisan 2022
written by Ertuğ Günsoy

Değerli Meslektaşımız,

Türkiye Acil Tıp Derneği yıl boyunca çeşitli eğitim programları ve etkinlikler düzenlemektedir. Her yılın sonunda olduğu gibi derneğimizin klasikleşmiş yıllık kongreleri bu yıl da sizler için titizlikle hazırlanmaktadır. Bu yıl 8. Avrasya Acil Tıp Kongresi ve 18. Türkiye Acil Tıp Kongresi ile 17. WINFOCUS (World Interactive Network Focused On Critical UltraSound) Dünya Kongresi ortak olarak gerçekleştirilecektir.

Yüksek kalitedeki içeriği ile ulusal ve uluslararası düzeyde önde gelen bilimsel kongrelerden biri olan bilimsel etkinliğimiz, bu yıl uluslararası geçerli ultrason eğitimi sertifikasyonları olanağı sunan WINFOCUS Dünya Kongresi ile gerçekleştirilecektir. Bu nedenle çok geniş yelpazede, yurt içi ve yurt dışından katılacak gerek Acil Tıp gerekse diğer uzmanlık dallarından, alanında yetkin konuşmacılar ve katılımcılarımız ile zenginleşecek ve Türkiye Acil Tıp Derneği’nin Ülkemizin Avrupa ve Dünya’da Acil Tıp Alanında en iyi şekilde, gururla temsil etme misyonuna yakışacak, gerçek anlamda bilimsel bir şöleni sizlerle paylaşacağız.

Türkiye Acil Tıp Derneği’nin küresel bilimsel misyonuna uygun şekilde konusunda en deneyimli, dikkat çeken ve popüler yerli ve yabancı konuşmacıların yer aldığı harika bir bilimsel program planlıyoruz. Acil tıp uzmanları ve asistanlarının mesleki uygulamalarına, klinik pratiklerine, akademik yükselmelerine, çalışma şartları ve özlük haklarına olumlu katkılar sunacak konuları ve konularında uzman konuklarımızı titizlikle belirleyecek ve sizlerle buluşturacağız. Acil tıp uzmanları ve asistanları yanı sıra kritik hasta yönetimine görev alan tüm branşlardan gelecek katılımcıların kendisine çok şeyler katabileceği kapsamlı bir bilimsel program için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Tüm katılımcılarımızın dinlenebilecekleri, eğlenebilecekleri, aileleri ile güzel vakit geçirebilecekleri harika bir otelde, yine sizler için planladığımız harika sosyal etkinlikler ile unutulmayacak kongrelerden birisi olması için elimizden geleni yapmaya söz veriyoruz

Bu sene kongremizin temasını “Önemsiyoruz, Cesaret Ediyoruz ve Paylaşıyoruz’’ olarak belirledik. Acil servisin zor, özveri gereken çalışma ortamında, birçok sıkıntıların üstesinden gelerek çalışan acil tıp çalışanlarının, hastalarımızın ve çalışanlarımızın sağlığını önemsiyoruz, bu nedenle pandemi, afet gibi zor koşullarla mücadeleye cesaret ediyoruz. Tüm bunları sağlamak için çalışanlarımız ve hastalarımızla bilgimizi, sabrımızı ve kalbimizi paylaşıyoruz.

Uluslararası boyutu bu yıl daha da güçlenen kongremiz yine TTB tarafından kredilendirilecektir.

Yoğun çalışma ortamlarımızdan uzaklaşacağımız, bilimsel içeriği ile mesleki bilgilerimizi arttırmanın yanı sıra sosyal içeriği ile eğleneceğimiz kongremizde sizleri de aramızda görmekten memnuniyet duyacağız.

1-4 Aralık 2022’de 8. Avrasya Acil Tıp, 18. Türkiye Acil Tıp ve 17. WINFOCUS Dünya Kongremizde buluşmak dileği ile,

Saygılarımla,


Prof. Dr. Serkan Yılmaz
Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
20 Nisan 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
Ayın OlgusuEğitimSürekli YayınlarTATDakademik

Plevral Efüzyon ve USG Eşliğinde Torasentez

tarafından Adnan YAMANOĞLU 20 Nisan 2022
written by Adnan YAMANOĞLU

20 Nisan 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
EğitimLiteratür ÖzetleriSürekli YayınlarTATDakademik

Acil Servise Kalça Kırığı ile Başvuran Yaşlı Yetişkinler İçin Ultrason Kılavuzluğunda Supra-İnguinal Fasya Iliaka Kompartman Bloğu

tarafından Ertuğ Günsoy 15 Nisan 2022
written by Ertuğ Günsoy

Kalça kırığı yetişkin hastalarda gelişen kırıkların %20’sini oluşturmaktadır ve yaşlı nüfusun giderek artmasından dolayı insidansı artmaktadır. Kalça kırıklarından kaynaklanan ağrı oldukça yoğundur ve etkili analjezi sağlanmadığında ağrı, fizik muayeneler, tedaviler veya nakil sırasında pozisyon değişiklikleri ile şiddetlenebilir. Şiddetli ağrı, artan stres yanıtına ve hemodinamik değişikliklere yol açarak serebrovasküler olay ve miyokard enfarktüsü gibi ciddi kardiyovasküler ve serebrovasküler komplikasyonları tetikleyebilir. Yapılmış çalışmalar, sinir bloğunun kalça kırıklarından kaynaklanan ağrıyı etkili bir şekilde azalttığını ve geleneksel analjeziden daha etkili ve hızlı başlangıçlı lokal analjezi sağladığını göstermiştir. Günümüzde fasya iliaka kompartman bloğu (FİKB) kalça kırığı olan hastalarda analjezi için daha sık kullanılmaktadır. Son yıllarda FİKB için yeni bir yöntem olarak ultrasonografi kılavuzluğunda supra-inguinal yaklaşım önerilmektedir.

Sizler için okuyup yorumladığım bu ayki makalemiz BMC Geriatrics dergisinden, orjinal haline https://doi.org/10.1186/s12877-021-02646-4 linkinden ulaşabilirsiniz. Makalede; acil servise kalça kırığı ile başvuran geriyatrik hastalarda ultrasonografi kılavuzluğunda fasya iliaka kompartman bloğunun etkinliği araştırılmış ve sonuçları literatür ile paylaşılmıştır.

 

Acil Servise Kalça Kırığı ile Başvuran Yaşlı Yetişkinler İçin Ultrason Kılavuzluğunda Supra-İnguinal Fasya Iliaka Kompartman Bloğu: Randomize Kontrollü, Çift Kör Klinik Çalışma

Fasya iliaka kompartmanı, önde fasya iliaka ve arkada iliopsoas tarafından çevrelenen potansiyel bir boşluktur. Femoral siniri, obturator siniri ve lateral femoral kutanöz siniri içerir. Femoral sinirin dalları ve obturator sinir, kalça ekleminden duyuları alır ve lateral femoral kutanöz sinirin dalları, lateral uyluktan duyuları alır. Fasya iliaka kompartman bloğu (FİKB), kalça kırığı olan hastalarda tatmin edici analjezi sağlamak için femoral siniri, obturator siniri ve lateral femoral kutanöz siniri aynı anda bloke edebilir.

Son yıllarda FİKB’yi gerçekleştirmek için yeni bir yöntem olarak ultrasonografi kılavuzluğunda supra-inguinal yaklaşım önerilmektedir. Klasik yaklaşımla karşılaştırıldığında, supra-inguinal yaklaşım, ponksiyon iğnesini başa yönlendirerek, sadece az miktarda ilaçla daha kolay difüzyona ve daha iyi analjezik etkilere izin vermektedir. Bununla birlikte, özellikle yaşlı hastalarda, kırığın erken evrelerinde suprainguinal FİKB’nin analjezik etkileri üzerine sadece sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. İnceleyeceğimiz bu çalışmada; acil servise kalça kırığı ile başvuran yaşlı hastalarda ultrasonografi kılavuzluğunda supra-inguinal FİKB’nin erken analjezik etkilerini değerlendirmek için randomize, kontrollü, çift kör bir klinik çalışma gerçekleştirilmiştir.

 

YÖNTEM:

Çalışma, Nisan-Temmuz 2021 tarihleri arasında Çin’de Shengjing Hastanesinde gerçekleştirilmiş. Acil servise başvuran hastalar üzerinde randomize, kontrollü, çift kör bir klinik çalışma yürütülmüş.

Akut kalça kırığı olan 65 yaş ve üstü hastalar çalışmaya dahil edilmiş. Dışlanan hastalar ise; başka ciddi travması olan hastalar, koagülopatisi olan veya antikoagülan kullanan hastalar, kronik analjezik kullanan hastalar, lokal anesteziklere karşı alerji öyküsü olan hastalar, FİKB’nin uygulanacağı bölgede bir enfeksiyon olması ve önemli görme, işitme veya bilişsel bozukluğa sahip olan hastalar olarak belirlenmiş.

Çalışma Protokolü

Tüm çalışma katılımcıları, supra-inguinal yaklaşım grubuna (grup F) veya klasik yaklaşım grubuna (grup C) rastgele alınmış. Hastalar acil servise başvurduktan sonra monitorize edilmiş, gerekli resüsitatif işlemler uygulandıktan sonra FİKB uygulanmış.

Grup F’deki hastalara (supra-inguinal yaklaşım grubu) aşağıdaki adımlar uygulanmış. 1) Hasta sırtüstü pozisyonda iken kasık bölgesi dezenfekte edilmiş ve uzun ekseni ligamente paralel olacak şekilde inguinal ligamentin yanına steril ultrason probu yerleştirilmiş. Femoral arter ve femoral sinir açıkça belirlenmiş. 2) Daha sonra prob, sartorius kasını lokalize etmek için lateral olarak hareket ettirilmiş. Sartorius kasının görüntüsü ekranın ortasına yerleştirilmiş ve hipoekoik anterior superior iliak çıkıntı kaybolana kadar prob sefale hareket ettirilmiş. Ultrason probu, ekrandaki anterior superior iliak çıkıntı, iliak kası ve karın kaslarını belirlemek için 90° döndürülmüş. Daha sonra iğne kaudad taraftan yerleştirilerek başa yönlendirilmiş ve iğne ucunun fasya iliaka kompartmanına ulaşması için fasya iliakayı delmesine izin verilmiş. 3) 5 mL salin enjekte edilerek iğne ucunun doğru şekilde yerleşiminin onaylanmasından sonra 30 mL %0,2 ropivakain uygulanmış. İlaç yayıldıkça iliyak fasyanın kastan ayrıldığı görülmüş. 4) Son olarak, iğne çıkarılmış ve kanamayı durdurmak için bölgeye 1 dakika kompresyon uygulanmış ve steril bir bandajla pansuman yapılmış.

Grup C’deki hastalara (klasik yaklaşım grubu) yukarıda açıklanan 1., 3. ve 4. adımlar uygulanmış. Ancak 2. adımda femoral sinirin lateralindeki fasya lata, fasya iliaka ve iliopsoas kasının lokalizasyonu yapıldıktan sonra lateral olarak tek kullanımlık steril bir iğne yerleştirilmiş ve iç tarafa doğru yönlendirilmiş. İğnenin ucu fasya iliakayı delerek fasya iliaka kompartımanına ulaşılmış.

İşlemden sonra hastalara her 12 saatte bir 50 mg flurbiprofen enjeksiyonu yapılmış. Hasta şiddetli ağrıdan şikayet ederse oral oksikodon ve asetaminofen tablet verilmiş.

Ölçümler

Prosedür süreleri ve FİKB’nin tamamlanmasından 30 dakika sonra duyusal bloklar değerlendirilmiş. Etkili bir blok femoral, lateral femoral kutanöz ve obturator sinirler tarafından innerve edilen bölgelerde iğne batması hissi kaybı olarak tanımlanmış. Bu amaçla femoral sinir için ön uyluk, lateral femoral kutanöz sinir için yan uyluk ve obturator sinir için iç uyluk değerlendirilmiş.

İşlemden önce ve işlemden sonraki 30. dakika, 6. saat, 12. saat ve 24. saatte kan basıncı, nabız ve VAS skoruna göre ağrı değerlendirilmiş. FİKB sonrası ilk 24 saatte cerrahi uygulanan hastalar çalışmadan çıkarılmış.

Randomizasyon ve Körlük

Araştırmacılar hastaları rastgele alım şeklinde randomize etmişler. Bunun için üzerinde hasta numarasının, içinde ise uygulanacak yöntemin yazılı olduğu zarflar oluşturulmuş. Hasta tedavi odasına girdiğinde, FİKB’yi uygulayacak doktor, hastanın numarasına karşılık gelen zarfı açarak hastanın ilgili gruba atanmasını sağlamış ve ilgili FİKB işlemini uygulamış. Hastaların gruplandırılmasını sadece FİKB’yi uygulayan doktor biliyormuş ve bu doktorlar istatistiksel analiz gibi çalışmanın geri kalanında rol almamışlar. Takip ve veri toplamadan sorumlu doktorlar, hastaların gruplandırılmasını bilmiyorlarmış. Hastalar da kendilerine ne tür FİKB uygulandığını bilmiyorlarmış.

SONUÇLAR

51 hasta değerlendirilmeye alınmış. Dışlama kriterlerini karşılayan 7 hasta ve randomizasyon sonrası dışlanan 6 hasta sonrasında supra-inguinal yaklaşım grubunda (F grubu) 18, klasik yaklaşım grubunda (C grubu) ise 20 hasta olmak üzere toplam 38 hasta analiz edilmiş.

Cinsiyet, yaş, boy ve kilo gibi hasta karakteristikleri açısından her iki grup arasında istatistiksel bir fark saptanmamış.

Şekil 1: Çalışma akış şeması

 

 

 

FİKB bloğun uygulanma süresi supra-inguinal yaklaşım grubunda daha uzun (10.5 ± 1.5 dakika), klasik yaklaşım grubunda ise daha kısa (9.5 ± 1.2 dakika) saptanmış. Her iki grupta da tüm hastalarda femoral sinir bloğu başarılı şekilde gerçekleşirken, lateral femoral kutanöz sinir bloğu ve obturator sinir bloğu supra-inguinal yaklaşım grubunda daha başarılı bulunmuş (sırasıyla 15/18 hasta ve 10/20 hasta). Klasik yaklaşım grubunda ise lateral femoral kutanöz sinir bloğu ve obturator sinir bloğu başarısı daha düşük saptanmış (sırasıyla 10/20 hasta ve 5/20 hasta).

İşlemden sonraki 6. ve 12. saatlerde bakılan VAS skoru supra-inguinal yaklaşım grubunda daha düşük saptanmış. İşlem öncesi, işlemden sonraki 30. dakika ve 24. saattedeki VAS skorları açısından her iki grup arasında istatistiksel fark saptanmamış.

Supra-inguinal yaklaşım grubunda işlemden sonraki 6. saat ve 24. saatte daha düşük nabız değerleri ölçülmüş. Ortalama arteryel basınç değerleri açısından her iki grup arasında istatistiksel fark saptanmamış.

Oksikodon ve asetaminofen kullanımı açısından her iki grup arasında fark saptanmamış. Her iki grupta da işleme bağlı herhangi bir komplikasyon gelişmemiş.

TARTIŞMA

Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında kalça kırığı olan yaşlı hastalarda ultrasonografi kılavuzluğunda uygulanan supra-inguinal fasya iliaka kompartman bloğunun etkili analjezi sağladığı ve klasik yaklaşımla karşılaştırıldığında lateral femoral kutanöz siniri ve obturator siniri bloke etmede daha yüksek bir başarı sağladığı görülmektedir.

Yapılan birçok çalışma, incelediğimiz çalışmanın sonuçlarını desteklemekte. Yapılan bir çalışmada supra-inguinal FİKB uygulanan hastalarda sadece pre-operatif dönemde değil, aynı zamanda post-operatif dönemde de daha az ağrı hissettiklerini ortaya koymuştur. Böylece acil serviste uygulanan FİKB sayesinde uzun dönemde de hastaların analjezik ihtiyacı azalmıştır.

Sinir blokları acil servislerde nadiren kullanılmaktadır. Bu durum muhtemelen ilgili teknik ve becerilerin anlaşılmamasından ve hastaların acil serviste kısa süre kalmasından kaynaklanmaktadır. Fakat ultrasonografi kılavuzluğunda uygulanan supra-inguinal fasya iliaka kompartman bloğunun yaşlı hastalarda erken ve efektif analjezi sağladığı unutulmamalıdır.

 

KISITLILIKLAR

Hastalar kırık gelişen kalçayı hareket ettiremedikleri için çalışmada FİKB’den sonra kas gücü değerlendirilmemiş. Bu nedenle, yalnızca FİKB işlemi sonrası 24 saat içinde ameliyat olmayan hastalar çalışmaya dahil edilmiş. Yazarlar, bu seçimin yanlılığına neden olmuş olabileceğini belirtmişler.

 

TATDUS yazarının çalışma için yorumları;

Kalça kırığı olan yaşlı hastalarda ağrı kontolü için non-steroid antiiflmatuar ilaç (NSAİİ) ve opioid kullanımı yaygın bir yaklaşım. Fakat NSAİİ’lerin yeterli analjezi sağlamaması, peptik ülser ve akut böbrek yetmezliği açısından risk taşımaları; opioidlerin de bulantı, kusma, kabızlık, idrar retansiyonu, hipotansiyon ve solunum depresyonu açısından risk taşımaları birer dezavantaj. Ultrasonografi kılavuzluğunda uygulanacak sinir blokları bu riskleri azaltmak açısından önem taşımakta.

Bu çalışma özelinde yorumlayacak olur isek; çalışmada işlemi kimin veya kimlerin yaptığı belirtilmemiş. Ayrıca deneyim düzeyinden de bahsedilmemiş. Dolayısıyla çalışmada verilen sonuçların deneyim düzeyinden bağımsız işlemi yapan kişinin başarısı mı yoksa işlemin başarısı mı olduğundan kesin olarak bahsedemeyiz. Bu durum çalışmada bir limitasyon oluşturmakta. Deneyim düzeyini kapsayacak şekilde daha iyi planlanmış çalışmalar yapılabilir. Fakat hem bu çalışma hem de literatür ultrasonografi kılavuzluğunda uygulanan FİKB’nin başarısının oldukça yüksek olduğunu göstermekte. Acil tıp uzmanları olarak bu konudaki deneyimimizi arttırmamız gerektiğini düşünmekteyim.

 

 

15 Nisan 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
EğitimNöbetten MerhabaTATDakademik

Alt Ekstremite Derin Ven Trombozu (DVT)

tarafından Ertuğ Günsoy 13 Nisan 2022
written by Ertuğ Günsoy

13 Nisan 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
EğitimNöbetten MerhabaTATDakademik

Pnömotoraks

tarafından Ertuğ Günsoy 6 Nisan 2022
written by Ertuğ Günsoy

6 Nisan 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
Ayın OlgusuEğitimSürekli YayınlarTATDakademik

Yüzen Kalp!

tarafından Ertuğ Günsoy 2 Nisan 2022
written by Ertuğ Günsoy

2 Nisan 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
Etkinlik

Temel USG Kursu, İzmir

tarafından Mehmet Alp Akın 23 Mart 2022
written by Mehmet Alp Akın

Temel USG Kursu

Türkiye Acil Tıp Derneği USG Çalışma Grubu (TATDUS) acil serviste 7/24 tanısal çözüm ve hız olanağı yanı sıra girişimlerde işlem güvenilirliğini dolayısı ile hasta bakım kalitesini arttıracak yatak başı ultrasonografi değerlendirmesinin acil hekimlerince kullanım sıklığı ve çeşitliliğini iyileştirmeyi, ülke çapında kullanım standartları sağlamayı hedeflemektedir.  Kursun içeriğinde ultrason cihazını ilk defa kullanacaklar için temel cihaz ve ultrasonografik görüntüleme prensiplerinin yanı sıra yatak başı E-FAST,  hepatobiliyer, üriner, genital, abdominal aorta ve inferior vena kava ultrasonografik incelemelerinin teorik bilgileri  ve modeller üzerinde uygulamaları gösterilecektir. Kurs içeriğindeki bütün prosedürler canlı model üzerinde eğitmen tarafından gösterilecek ve her katılımcı tarafından uygulanacaktır. Ultrason eşliğinde girişimsel işlemler hazırlanan vasküler girişim modelleri üzerinde her katılımcı tarafından yapılacaktır.

Kurs yeri: Teorik ve Pratik: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Acil Tıp Anabilim Dalı, İzmir

Kurs Tarihi:  20-21 Mayıs 2022

Kurs Planı

Kursun 1. Günü 08:30’da başlayıp   17:30’da bitecek, 2. Günü ise 09:00’da başlayıp 17:30’da bitecek şekilde planlanmıştır.

Katılımcı sayısı ve Oturma Düzeni

Bu kursun oturma düzeni sınıf düzenidir.

Katılımcı sayısı maksimum 24 kişidir.

Pratikler 4 grup halinde, her grupta maksimum 6-7 kişi olacak şekilde ultrason cihazlarıyla modeller üzerinde yapılacaktır.  Gruplar uygulamaları tamamladıktan sonra birbirleriyle yer değiştirecek ve pratik uygulamanın sonunda her katılımcı 4 ayrı ultrasonografik incelemeyi model üzerinde uygulamış olacaktır.

Kurs fiyatı ve dahil olanlar: Kurs ücreti TATD üyesi olanlar için 800 TL üye olmayanlar için 1000 TL’dir.

  • Sabah Kahvaltıları
  • Gün için sınırsız sıcak içecek ve ikramlar
  • Temel Ultrasonografi Kurs Öncesi Eğitim  Dokümanı

KAYIT YAPTIRMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

Temel Ultrason Kursu Konuları ve Programı

  • Ultrason Fiziği ve İnceleme Tekniği
  • E-FAST
  • Hepatobiliyer Ultrasonografi
  • Üriner Sistem Ultrasonografisi
  • Pelvik Ultrasonografi
  • Odaklanmış Temel Ekokardiyografi
  • Girişimsel Ultrasonografi
  • Alt Ekstremite DVT Ultrasonografisi
  • Abdominal Aorta ve İnferior Vena Kava Ultrasonografisi
Kurs Programı   TARİH: 20.05.2022
08:30- 08:40 10dk Açılış, kurstan beklentiler Tüm Eğitmenler
08:40- 09:20 40dk Ultrason Fiziği ve İnceleme Tekniği Doç. Dr. Funda Karbek AKARCA
09:20- 10:00 40dk E-FAST Doç. Dr. Tanzer Korkmaz
10:00- 10:20 20dk Ara
10:20-11:00 40dk Hepatobiliyer Ultrasonografi Doç. Dr. Turgay Yılmaz Kılıç
11:00-11:30 30dk Üriner Sistem Ultrasonografisi Öğr. Gör. Sercan Yalçınlı
11.30-12.00 30 dk Pelvis Ultrasonografisi Uzm. Dr. Selin Bulut
12.00- 13:00 60dk Öğle Arası
13:00- 17:30 Pratik uygulama Tüm Eğitmenler
TARİH 21.05.2022
09:00- 10:00 60 dk Odaklanmış Temel Ekokardiyografi Doç. Dr. Funda Karbek Akarca
10:00-10:10 10dk Ara
10:10- 10:50 40dk Girişimsel Ultrasonografi Dr. Burcu Azapoğlu Kaymak
10:50- 11:30 40dk Alt Ekstremite DVT Ultrasonografisi Dr. Selin Bulut
11:30-12.10 40dk Abdominal Aorta ve İnferior Vena Kava Ultrasonografisi Doç. Dr. Tanzer Korkmaz
12:10- 13:10 60dk Öğle Arası
13:10- 17:30 Pratik uygulama Tüm Eğitmenler
17:30-18:00 Kapanış
23 Mart 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
EğitimNöbetten MerhabaTATDakademik

Sol Gözde Ani Görme Kaybı! (Retina Dekolmanı)

tarafından Ertuğ Günsoy 21 Mart 2022
written by Ertuğ Günsoy

 

 

Retina Dekolmanı

66 yaşında erkek hasta acil servise sol gözde ani görme kaybı şikayeti ile başvurdu.

Özgeçmiş: Sağ gözde hifema

USG:Retina dekolmanı görüntüsü

 

21 Mart 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
EğitimLiteratür ÖzetleriSürekli YayınlarTATDakademik

COVID-19 Pnömonisi Erken Tanısında Akciğer Ultrasonografisi

tarafından Merve Ekşioğlu 16 Mart 2022
written by Merve Ekşioğlu

COVID-19 pandemisi başlangıcından bu yana akciğer ultrasonunun (AUS), hasta triyajında, kritik hasta ve tanısı net konulamayan hasta yönetiminde kullanımıyla ilgili çalışmalar geniş yelpazede yapıldı, farklı yaklaşım ve skorlama yöntemleri literatürde yerini buldu. Sistematik hedefe yönelik AUS’un ana avantajları, yatak başında akciğer tutulumunun hızlı ve güvenilir şekilde teşhis edilmesi ve hasta yönetiminde kaynakların akıllıca kullanılmasını sağlamasıdır. AUS pnömoni erken teşhisinde büyük bir potansiyele sahipken, COVID-19 pnömonisinin AUS bulguları özgül değildir ve diğer pulmoner hastalıklarda da mevcut olabilir. Ayrıca pnömoni, COVID-19 olan tüm hastalarda ortaya çıkmadığından, AUS enfeksiyonu teşhis etmemektir.

Sizler için okuyup, yorumladığım bu ayki makalemizde AUS bulgularını hastaların başvuru kliniği ile birleştiren bir yaklaşım analiz edilmiş. Makalenin orijinal haline Intensive Care Medicine dergisinden, https://rdcu.be/cIACc linkinden ulaşabilirsiniz. İyi okumalar dilerim.

 

COVID-19 Pnömonisinin Erken Tanısında Akciğer Ultrasonografisi: Uluslararası Çok Merkezli Bir Çalışma

Volpicelli G, et all. Lung ultrasound for the early diagnosis of COVID-19 pneumonia: an international multicenter study. Intensive Care Med. 2021;47(4):444-454.

AUS, COVID-19 pnömonisini teşhis etmede, hekimler için etkili bir araçtır. Ancak AUS bulguları özgül değildir. Son zamanlarda, COVID-19 pnömonisi için farklı olasılık derecelerine sahip modelleri temel AUS bulgularının varlığına ve dağılımına göre belirleyen basit bir yaklaşım önerilmiştir. Bu yaklaşım, hastanın AUS bulguları ile başvuru sırasındaki klinik semptomları ve tıbbi özgeçmişi bütünleştirir. İnceleyeceğimiz bu çalışmada; COVID-19 şüphesi olan hastalarda, AUS bulguları, semptom ve klinik özgeçmişler ile birleştirilerek, tanısal yaklaşım analiz edilmiştir. Çalışmanın hipotezi, COVID-19 şüpheli hastalarda, standart bir AUS değerlendirmesinin uygulanabilir ve tekrarlanabilir olduğu ve RT-PCR sonuçlarının erken tahmini için faydalı olabileceği yönündedir.

Çalışmanın birincil amacı, COVID-19 şüpheli uluslararası büyük bir popülasyonda RT-PCR sonuçlarının tahmininde AUS modelleri ve klinik fenotiplerin kombinasyonunun tanısal doğruluğunu tanımlamak, ikincil amacı ise farklı seviyelerde AUS becerisine sahip merkezlerde, COVID-19 için standart bir AUS yaklaşımı için online eğitimi test etmektir.

YÖNTEM

Çok merkezli prospektif gözlemsel çalışmaya, 01.03.2020 ile 30.05.2020 aralığında, 20 hastane katılmış. Acil servise, COVID-19 ünitesine veya yoğun bakım ünitesine (YBÜ) kabule yol açan, klinik COVID-19 şüphesi olan ≥18 yaş hastalar çalışmaya dahil edilmiş. Klinik şüphe, daha olası alternatif tanı yokluğunda en az üç gün süren semptomlara göre belirlenmiş:

Majör kriterler (en az bir):

  • Ateş >37,5 °C
  • Öksürük
  • Dispne
  • Anozmi ve/veya tat alamama

Minör kriterler (en az iki):

  • Boğaz ağrısı
  • Bilateral konjonktivit
  • Genel halsizlik
  • Burun akıntısı
  • Baş ağrısı
  • Yaygın kas-iskelet ağrısı
  • Gastrointestinal semptomlar (ishal, bulantı, kusma)

Dışlama kriterleri; hastaların önceden COVID-19 pnömonisi tanısı almış olması veya özgeçmişte pnömonektomi, plöredez veya fibrotoraks öyküsü olması olarak belirtilmiş.

Hastalar, başvuru sırasındaki objektif veya hekime bildirilen dispne varlığına göre karakterize edilerek RT-PCR testi ve AUS gerçekleştirilmiş. Başvuru sırasındaki şikayetler ve objektif parametrelerle üç farklı klinik fenotip tanımlanmış:

  1. Hafif Fenotip: Dispne ve/veya desatürasyonu olmayan hastalar (solunum dışı hafif semptomlu ve solunum yetmezliği belirtisi yok).
  2. Şiddetli Fenotip: Dispne ve/veya desatürasyonu olan hastalar (solunum yetmezliği belirtileri).
  3. Karma Fenotip: Klinik durumdan bağımsız kardiyopulmoner komorbiditeli hastalar.

Şiddetli fenotipten objektif desatürasyonu olan alt grup seçilmiş ve PaO2/FiO 2 <300 veya SpO2/FiO2 <357 olarak tanımlanmış. Kardiyopulmoner komorbiditeler, şiddetli KOAH, interstisyel akciğer hastalığı, akciğer kanseri, kalp yetmezliği ve kor pulmonale dahil olmak üzere kronik solunum ve/veya kalp hastalığı öyküsü olarak tanımlanmış.

Akciğer Ultrasonografisi (AUS)

Her hastanede uygulayıcılar, AUS’ta daha önce belgelenmiş deneyime sahip YBÜ ve acil tıp hekimlerinden seçilmiş.  AUS uygulayıcısı, RT-PCR ve diğer herhangi bir görüntüleme veya kan testi sonucuna kör tutulmuş. AUS, RT-PCR sonucundan önce, başvuru sırasında gerçekleştirilmiş.

Çalışmaya dahil edilen hastalara, konveks probla anterolateral ve posterior toraksta kapsamlı AUS yapılmış. AUS, standartlaştırılarak birbirini dışlayan modellere göre sınıflandırılmış:

  • Düşük olasılık (dAUS): Akciğer kayması olan, B-çizgileri olmayan iki taraflı A-çizgileri ile karakterize normal veya normale yakın AUS modeli.
  • Yüksek olasılık (yAUS): Büyük konsolidasyonlar olsun veya olmasın, iki taraflı ve multifokal ayrılmış veya birleşmiş B-çizgileri, büyük hiperekoik bantlar (ışık huzmesi), multifokal periferik konsolidasyonlar, düzenli ve düzensiz plevral çizgiyi içeren tipik COVID-19 pnömonisi AUS modeli.
  • Ara olasılık (araAUS): Küçük periferik konsolidasyonlar olsun ya da olmasın, tek taraflı izole edilmiş B-çizgileri, ışık huzmeleri veya fokal çoklu B-çizgilerini içeren daha az tipik AUS modeli.
  • Alternatif olasılık (altAUS): Dinamik hava bronkogramı (bakteriyel pnömoni) veya bronkogram olmadan (obstrüktif atelektazi) izole büyük konsolidasyon, geniş plevral efüzyon (hidrostatik veya inflamatuar), diffüz homojen dağılmış B-çizgileri (kardiyojenik ödem veya yaygın fibrozis) gibi alternatif tanı ile uyumlu AUS modeli.

Şekil 1.  COVID-19 pnömonisi şüpheli hastalara ilk yaklaşımda AUS bulgularının yorumlanması için önerilen algoritma.

Şekil 2.  Semptomatik hastada COVID-19 bulgularını gösteren, AUS modelerinin temsili görüntüleri.

AUS yaklaşımının standardizasyonu

Kayıt işlemleri öncesi, protokolü göstermek ve standardizasyonu sağlamak için toplantılar düzenlenmiş.  AUS modelleri ve bulguların yorumlanmasında, uygulayıcı arası değişkenliği değerlendirmek için, eğitim verilmiş ve dört AUS modelini tanımaya yönelik vakalar sunulmuş. Tüm sorumlu araştırmacılardan anormallikleri tanımaları, klinik bilgi olmaksızın AUS modeli olasılığını belirlemeleri istenmiş. Sınıf içi korelasyon katsayısı (ICC) >0,8 ise, uygulayıcı AUS değerlendirmesinde bağımsız kabul edilmiş.

SONUÇLAR

Çalışma süresince 2035 hasta taranmış, toplam 1462 hasta kaydedilmiş. RT-PCR, hastaların 1022’sinde pozitif, 440’ında negatif bulunmuş. Hastaların %74’ü acil servislerde, %16’sı COVID-19 ünitelerinde ve %10’u YBÜ’de kaydedilmiş. Seçilen değişkenlerin pozitif RT-PCR’yi öngörmedeki bağımsız rolünü değerlendirmek için çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapılmış.

Çalışmaya dahil edilen farklı klinik fenotiplerdeki tüm hastalarda; pozitif RT-PCR’ı belirlemede; yAUS ve araAUS paternleri, %90,2 (%95 GA %88,23-91,97) duyarlılıkta bulunmuş. yAUS modeli, hafif kliniği olan hastalarda daha yüksek özgüllük göstermiş (%94,4 GA %90-97). Çok değişkenli analizde yAUS modeli, RT-PCR pozitifliğinin güçlü bağımsız belirteci bulunmuş (OR 4,2 GA 2,6-6,7 p<0,0001).

Hem yAUS modeli hem de ışık huzmesi, desatürasyondan bağımsız RT-PCR pozitifliğini öngörmekteyken dispne ile solunum yetmezliği arasında ve ışık huzmesi ile yAUS modeli arasında çoklu doğrusal bağlantı bulunamamış. yAUS olasılık paterni saptanan hastalarda diğer AUS paternleri olan hastalara kıyasla solunum yetmezliği daha yaygın bulunmuş (yAUS %65,5’e karşı; altAUS %50,5 araAUS %47,6 dAUS %5,8 p<0,0001).

Çalışmaya 75 sonografi uzmanı katılmış ve ortalama sınıf içi korelasyon katsayısı 0,980 (aralık 0,939-1,0), tüm sonografi uzmanları arasında ICC >0,90 bulunmuş.

Şekil 3.  COVID-19 şüpheli hasta yönetiminde, başvuru sırasındaki klinik fenotip ve AUS modeline göre oluşturulan akış şeması.

 

TARTIŞMA

Bu çalışma COVID-19 şüpheli hastalarda hızlı karar verme ve kaynak tahsisi için pnömoni sonografik olasılığını klinik fenotiplerle birleştiren standart bir AUS protokolü uygulamasını açıklayan ilk çok merkezli büyük çalışmadır.

Çalışmadaki bulgular, daha önceki çalışmalarda kullanılmayan klinik fenotip kullanımıyla AUS dört modelli sınıflandırmanın pratik avantajını göstermektedir. AUS modellerini tanımlamak için kullanılan dil, COVID-19 BT bulguları için önerilen dile benzemektedir. BT’deki “tipik görünüm” yAUS’a, “belirsiz görünüm” araAUS’a, “atipik görünüm” altAUS’a ve “negatif görünüm” dAUS’a benzetilebilir.

Çalışmada yAUS modeli COVID-19 pnömonisi için yüksek prediktif değere sahip bulunmuş, yAUS modeli ve negatif RT-PCR olan vakaların yüzdesi düşük bulunmuş. Bu durum, vakaların yanlış negatif sürüntü testi oranıyla açıklanmış. Gerçekten de ilk RT-PCR testinin duyarlılığı düşüktür ve yalnızca tekrarlanan sürüntüler veya bazı durumlarda bronkoalveolar lavaj, ilk sürüntü yanlış negatif olan hastalarda tanıyı doğru şekilde ortaya koymaktadır. Tipik klinik tablo ve BT’de şüpheli COVID-19 pnömonisi paterni olan ancak tekrarlayan RT-PCR negatif olan hastaların, özellikle COVID-19 pandemisinin pik yaptığı dönemlerde, COVID-19 pnömonisi olarak kabul edilerek tedavi edilmesi hepimizin yaşadığı bir deneyimdir.

araAUS modelinde negatif RT-PCR testi olan hastaların yüzdesi yAUS modelli hastalardan daha yüksek bulunmuş ancak iki olasılık modeli birlikte tüm alt gruplarda en yüksek duyarlılığa sahip izlenmiş. Pratik bakış açısı olarak hem yAUS hem de araAUS paternlerinin yokluğu klinik durum kötüleştikçe duyarlılığı artan COVID-19 pnömonisini ekarte ettiği düşünülebilir.

dAUS modeli izlenen hastaların %35’inde RT-PCR testleri pozitif saptanmıştır. Bu fark, virüsün pnömoni olmayan veya AUS tarafından görülemeyen çok hafif bir pulmoner tutulumu olan hastalarda saptanmasıyla açıklanabilir.

altAUS modeli izlenen hem şiddetli hem de karışık klinik fenotipe sahip hasta gruplarının büyük çoğunluğunda RT-PCR negatif bulunmuş. COVID-19 prevalansının yüksek olduğu bir anda bile altAUS, çoğu hastada RT-PCR’nin negatifliğini doğru şekilde öngörmektedir. Bu bulgular, kronik bir hastalık alevlenmesi ile COVID-19 pnömonisi arasında ayrım yapmaya çalışan klinisyen için önemlidir.

Karma klinik fenotipe sahip hasta grubunda AUS’un rolü zordur. Modelleme önceden var olan pulmoner değişikliklerin alevlenme olasılığında zorlaşabilir. Hem akut hem de kronik birçok durum, COVID-19 pnömonisi ile benzer AUS belirtilerini paylaşmaktadır. Çalışmanın sonuçlarına bakacak olursak karma fenotipe sahip hastalarda yAUS paterninin tespiti, iyi özgüllük ile pozitif RT-PCR sonucunu öngörmüştür. Yine de önceden bilinen kronik akciğer hastalığı olanlarda araAUS modelinin saptanması, daha fazla test ihtiyacını göstermektedir.

Kısıtlılıklar

En büyük kısıtlılık tanıda kesin bir altın standardın olmamasıdır. AUS bulgularını doğrulamak için BT taraması ile sistematik karşılaştırma veya şüpheli vakalarda COVID-19 tespiti için hasta takibi yapılmamış. AUS uygulayıcıları, RT-PCR sonuçlarına kör iken, hastaların kliniği AUS yorumlamasında yanlılık yaratmış olabilir. Hastalar, belgelenmiş AUS deneyimine sahip bir sonografi uzmanı bulunduğunda kaydedilmiş; bu durum seçim yanlılığını beraberinde getirmiş olsa da çalışmada seçimlerin tamamen rasgele yapıldığı belirtilmiş.

 

TATDUS yazarının çalışma için yorumları;

Şüpheli vakaya ilk yaklaşımda bu standart olarak AUS uygulanması klinisyene daha hızlı ve pratik bir yol sağlayarak tanıda yardımcı olabilir. İlk başvuru sırasındaki şikayetler, semptomlar düşünülerek yapılan hedefe yönelik AUS’un ana avantajları yatak başı kullanım ile hızlı ve güvenilir şekilde erken tanı sağlaması ve izole hastane alanlarının kullanımını ile çalışan maruziyetinin azaltılması olarak sıralanabilir. Ancak BT’nin COVİD-19 pnömonisi için AUS’tan daha duyarlı olduğunu düşünüldüğünde çalışmadaki en büyük kısıtlılık karşılaştırma yapılmamış olmasıdır. AUS uygulayıcıları her ne kadar RT-PCR test sonuçlarına kör olsa da yazarın da belirttiği gibi klinik ve semptomların bilinmesi yanlılık yaratır. COVID-19’a klinik özelliklerin entegre edildiği AUS modellerinin skorlama sistemleri ile kullanımının tanı sürecine katkıyı daha iyi ortaya çıkarabileceği düşüncesindeyim. Çalışma ilk pandemi dalgasıyla hastalığın sık görüldüğü dönemde yapılmış, hastalığın daha düşük prevalansta olduğu dönemde yeni çalışmalarla tekrar gözden geçirilebilir ve biz AUS uygulayıcıları için kısıtlamaları ortadan kaldıracak çalışma alanları açabilir.

 

 

 

16 Mart 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
usg-antalya
Etkinlik

Temel USG Kursu, Antalya

tarafından Mehmet Alp Akın 14 Mart 2022
written by Mehmet Alp Akın

Temel USG Kursu

Türkiye Acil Tıp Derneği USG Çalışma Grubu (TATDUS) acil serviste 7/24 tanısal çözüm ve hız olanağı yanı sıra girişimlerde işlem güvenilirliğini dolayısı ile hasta bakım kalitesini arttıracak yatak başı ultrasonografi değerlendirmesinin acil hekimlerince kullanım sıklığı ve çeşitliliğini iyileştirmeyi, ülke çapında kullanım standartları sağlamayı hedeflemektedir.  Kursun içeriğinde ultrason cihazını ilk defa kullanacaklar için temel cihaz ve ultrasonografik görüntüleme prensiplerinin yanı sıra  yatak başı E-FAST,  hepatobiliyer, üriner, genital, abdominal aorta ve inferior vena kava ultrasonografik incelemelerinin teorik bilgileri  ve modeller üzerinde uygulamaları gösterilecektir. Kurs içeriğindeki bütün prosedürler  canlı model  üzerinde eğitmen tarafından gösterilecek ve her katılımcı tarafından uygulanacaktır. Ultrason eşliğinde girişimsel işlemler hazırlanan vasküler girişim modelleri üzerinde her katılımcı tarafından yapılacaktır.

Kurs Yeri:

Teorik: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Tesisler Toplantı Salonu, Akdeniz Üniversitesi Kampüsü, Konyaaltı/ANTALYA

Pratik: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası, Tıp Eğitimi Anabilim Dalı PDÖ Odaları, E Blok 1. Kat, Akdeniz Üniversitesi Kampüsü Konyaaltı/ANTALYA

Kurs Tarihi 08-09 Nisan 2022

Kurs Planı

Kursun 1. Günü 08:30’da başlayıp; 17:30’da bitecek,  2. Günü  ise 09:00’da başlayıp; 17:30’da bitecek şekilde planlanmıştır.

Katılımcı sayısı ve Oturma Düzeni

Bu kursun oturma düzeni sınıf düzenidir.

Katılımcı sayısı maksimum 24 kişidir.

Pratikler  4 grup halinde , her grupta maksimum 6-7 kişi olacak şekilde ultrason cihazlarıyla modeller üzerinde yapılacaktır.  Gruplar uygulamaları tamamladıktan sonra birbirleriyle yer  değiştirecek ve pratik uygulamanın sonunda her katılımcı 4 ayrı ultrasonografik incelemeyi model üzerinde uygulamış olacaktır.

Kurs fiyatı ve dahil olanlar: Kurs ücreti TATD üyesi olanlar için 800 TL üye olmayanlar için 1000 TL’dir.

  • Sabah Kahvaltıları
  • Gün için sınırsız sıcak içecek ve ikramlar

KAYIT YAPTIRMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

Temel Ultrason Kursu  Konuları ve Programı

  • Ultrason Fiziği ve İnceleme Tekniği
  • E-FAST
  • Hepatobiliyer Ultrasonografi
  • Üriner Sistem Ultrasonografisi
  • Pelvik Ultrasonografi
  • Odaklanmış Temel Ekokardiyografi
  • Girişimsel Ultrasonografi
  • Alt Ekstremite DVT Ultrasonografisi
  • Abdominal Aorta ve İnferior Vena Kava Ultrasonografisi

 

Kurs Programı   TARİH: 08.04.2022
08:30- 08:40 10dk Açılış, kurstan beklentiler Tüm Eğitmenler
08:40- 09:20 40dk Ultrason Fiziği ve İnceleme Tekniği Prof. Dr. Aslıhan Yürüktümen  ÜNAL
09:20- 10:00 40dk E-FAST Prof. Dr. Aslıhan Yürüktümen  ÜNAL
10:00- 10:20 20dk Ara
10:20-11:00 40dk Hepatobiliyer Ultrasonografi Uzm. Dr. Süleyman İBZE
11:00-11:30 30dk Üriner Sistem Ultrasonografisi Uzm. Dr. Deniz KILIÇ
11.30-12.00 30 dk Pelvis Ultrasonografisi Uzm. Dr. Ramazan SİVİL
12.00- 13:00 60dk Öğle Arası
13:00- 17:30 Pratik uygulama Tüm Eğitmenler
TARİH 09.04.2022
09:00- 10:00 60 dk Odaklanmış Temel Ekokardiyografi Uzm. Dr. Süleyman İBZE
10:00-10:10 10dk Ara
10:10- 10:50 40dk Girişimsel Ultrasonografi Uzm. Dr. Deniz KILIÇ
10:50- 11:30 40dk Alt Ekstremite DVT Ultrasonografisi Uzm. Dr. Ramazan SİVİL
11:30-12.10 40dk Abdominal Aorta ve İnferior Vena Kava Ultrasonografisi Prof. Dr. Aslıhan Yürüktümen  ÜNAL
12:10- 13:10 60dk Öğle Arası
13:10- 17:30 Pratik uygulama Tüm Eğitmenler
17:30-18:00 Kapanış

 

14 Mart 2022 0 yorumlar
0 FacebookTwitterPinterestE-posta
Newer Posts
Older Posts

Hakkımızda

  • Üyelik Başvuru Formu
  • Kurumsal Kimliğimiz
  • Gizlilik Politikası

Bize Ulaşın

  • Mustafa Kemal Mahallesi Dumlupınar Blv. No:274 Mahall E Blok Daire:18 Ankara
  • Telefon: (0312) 438 12 66
  • Email: [email protected]
@2024 – All Right Reserved. Designed and Developed by Themis
Facebook Twitter Instagram Linkedin Youtube Email
Ultrasonografi Çalışma Grubu
  • Home
Sign In

Keep me signed in until I sign out

Forgot your password?

Password Recovery

Yeni bir şifre size e-posta ile gönderilecek.

Have received a new password? Login here