Farmakolojik dozlarda uygulandığında; insülin, katekolaminler ve kalsitonin sekresyonuna neden olur.
Primer olarak karaciğerde metabolize olur, renal yolla ve plazmada inaktive edilir. Etki başlama zamanı iv uygulamada 5-20 dk, im uygulamada 30 dk ve sc uygulamada 30-45 dk’dır. Eliminasyon yarı-ömrü plazmada iv uygulamada 8-18 dk ve im uygulamada 26-45 dk ’dır. Yarı-ömrü kısa olduğu için etkisinin devamında infüzyona gerek vardır. Bulantı, kusma ve hiperglisemi gibi yan etkileri sıktır.

Erişkinlerde Beta bloker (BB) yada kalsiyum kanal bloker (KKB) zehirlenmesinde tedavide 5 mg iv bolus verilir, etki göstermezse 5 dk sonra aynı doz tekrarlanır. Klinik yanıt olursa (nabız ve tansiyonda artış) 2-5 mg/sa %5 dekstroz içinde infüzyona geçilir. 10 mg da klinik yanıt görülmezse uygulamadan vazgeçilir. Çocuklarda başlangıç dozu 30-150 mcg/kg bolus ve takiben 70 mcg/kg (max 5mg/sa) infüzyon dozu şeklinde uygulanır. Amaç ortalama arteriel basıncı 60 mmHg da tutmaktır. Bu sağlanamazsa ek tedaviler uygulanır.
Glukagon, geleneksel olarak BB zehirlenmesinde tedavide kullanılan bir antidottur. Aynı zamanda KKB zehirlenmesinde de kullanılır.
Ancak glukagonun antidot olarak kullanımını kısıtlayan bazı nedenler vardır;
- Etkinliğine dair yeterince kanıt yoktur.
- Ortalama arteriel basınçta değişiklik yapmaz.
- Sıkça kusmaya neden olur ve aspirasyon sonucu havayolu için risk oluşturur.
- Yüksek doz insülin yada diğer destek tedavilerin verilmesinde gecikmeye yol açar.
Toksikolojide antidot olarak glukagon kullanımının kanıtsal temeli eksiktir. Bu konuda randomize kontrollü klinik çalışma yapılması etik olmadığı için, genellikle olgu sunumlarına dayalı pratik deneyimler söz konusudur. Glukagon, adenil siklazı aktive ederek gösterdiği inotrop ve kronotrop etkisi nedeniyle BB zehirlenmesinde kullanılır.
1960’ da Farah ve Tuttle hayvanlarda katekolamin benzeri etkileri olduğunu ve bu etkilerin propranolol ile bloke edilemediğini gösterdiler. 1968’ de Glick ve ark ve Luchessi ise glukagonun BB antidotu olarak kullanımını önerdiler.
BB zehirlenmesinde; glukagon kalp hızını artırırken, ortalama arteriyel basınçta minimal değişiklik yapar yada değişiklik yapmaz. KKB zehirlenmesinde; kalp hızını artırırken, ortalama arteriyel basınçta değişiklik yapmaz. Hayvan çalışmalarında değişik dozlarda kullanılan glukagonun hayatta kalıma olumlu bir etkisi gösterilememiş olup, kalp hızını geçici olarak artırdığı ve ortalama arteriel basınç üzerine etkisinin minimum olduğu gösterilmiştir.
BB yada KKB zehirlenmesinde glukagonun etkinliğini değerlendiren insan çalışması bulunmamaktadır, çok sayıda olgu bildirimleri vardır. BB (Propranolol) ile ilgili ilk olgu bildirimi 1971’de NEJM’de ve KKB (Verapamil) ilgili ilk olgu bildirimi ise 1982’de Lancet’de yayımlanmıştır.
İlginç olarak nerdeyse tüm çalışmalarda KKB zehirlenmesinde kullanılan rekombinan glukagon preperatı olup, memeli pankreasındaki pancreas hücrelerinden elde edilen bu preperat insülin içermekteydi. Dolayısıyla bu yararlı etkinin insülinden kaynaklanıyor olması muhtemeldir.
Sonuç olarak; bir antidot olarak glukagonun etkinliğiyle ilgili yeterince kanıt yoktur, nispeten pahalı bir ilaç olduğu için çok yüksek dozlarda kullanımı gerekmekte ve bu açıdan çoğunlukla hastane stokları yetersiz kalabilmektedir. Doz bağımlı olarak bulantı-kusmaya neden olabilmektedir ve son olarak günümüzde yüksek doz insülin tedavisi çoğu toksikolog tarafından daha çok tercih edilmektedir. BB zehirlenmelerinde ikinci basamak tedavide düşünülebilir. Genellikle glukagon tek ajan olarak kullanıldığında sonuçlar başarısız olmakta ve diğer ek tedavi yöntemlerine gerek duyulmaktadır.
Kaynaklar
- https://lifeinthefastlane.com/ccc/glucagon-as-an-antidote/
- https://lifeinthefastlane.com/ccc/glucagon-therapy/
- https://www.uptodate.com/contents/glucagon-drug-information?source=preview&anchor=F25474760#F25474760
- https://www.uptodate.com/contents/beta-blocker-poisoning?source=search_result&search=glucagon&selectedTitle=9~150
- Graudins A, Lee HM, Druda D. Calcium channel antagonist and beta-blocker overdose: antidotes and adjunct therapies. Br J Clin Pharmacol. 2016 Mar;81(3):453-61. doi: 10.1111/bcp.12763. Epub 2015 Oct 30.
- Bailey B. Glucagon in beta-blocker and calcium channel blocker overdoses: a systematic review. J Toxicol Clin Toxicol. 2003;41(5):595-602.
- Truitt CA, Brooks DE, Dommer P, LoVecchio F. Outcomes of unintentional beta-blocker or calcium channel blocker overdoses: a retrospective review of poison center data. J Med Toxicol. 2012 Jun;8(2):135-9. doi: 10.1007/s13181-011-0209-8.

Metanolün toksik dozu (yetişkin) 30 mL veya gram alımıdır ancak bireylerarası duyarlılık farklı olabilir. 60 mL metanol alımı ölümcül olabilir. Toksik kan konsantrasyonları ≥ 200 mg/L (9.4 mmol/L) genellikle tıbbi tedavinin bir göstergesi olarak belirtilse de, bunu destekleyen veriler sınırlıdır ve daha yüksek konsantrasyon tıbbi tedavi için kabul edilebilir. Metanol, alımın 1 saati içinde maksimum konsantrasyonda hızla emilir. Akut zehirlenmede, maksimum konsantrasyonun alım sonrası 8-10 saate kadar uzayabileceği gözlemlenmiştir. Metanolün eliminasyon yarılanma ömrü, antidot tedavisinin yokluğunda 2.3-13.7 saattir. Fizikokimyasal ve farmakokinetik özelliklerine dayanarak, metanol ve formatın ekstrakorporeal tedavilerle (ECTR) kolayca uzaklaştırılması beklenmektedir. Bu prosedürler, direkt toksin çıkarma, asidemi düzeltme veya her ikisi ile klinik sonucun iyileşmesine katkıda bulunabilir. Bununla birlikte, metanol zehirlenmesinin tedavisinde köklü bir role sahip olmakla birlikte, ECTR kullanımına ilişkin spesifik endikasyonlar konusunda fikir birliği bulunmamaktadır. Özellikle bir salgın durumunda ECTR kısıtlı bir kaynak olduğundan, hangi hastaların öncelikli olarak tedavi almasının belirlenmesi önemlidir. Dahası, ADH inhibisyonu, metanolün eliminasyon yarı ömrünü ortalama 54 saate kadar uzattığından, ECTR ile metanolün uzaklaştırılması, YBÜ’ye kabul süresini kısaltmakta ve böylece sağlık kaynağı kullanımı üzerinde ekonomik ve pratik faydalar sağlamaktadır.


Ancak en son 2015’ te Hu ve arkadaşları bir meta-analiz yaptı. Dört klinik çalışmadan elde ettikleri 331 NAC tedavisi alan hasta ile 285 kontrol hastasının verilerini kıyasladıkları zaman şu sonuçlara ulaştılar;


Sonuç olarak Evre 1’de hastaya antivenom uygulanmaz. Fakat Evre 2 de bir vial, evre 2-3 te 1-2 vial uygulanabilir. Akrep sokması nedeniyle acile başvuran tüm hastalar, acil gözlemde 6 saat takip edilmeli, sistemik bulgusu olan hastaların yatışı yapılmalıdır. Hastalar kardiyak yönden mutlak değerlendirilmeli, EKG çekilmeli, kardiyak enzimlere bakılmalıdır. Literatürde ölümlerin çoğu 6 yaş altında görüldüğü için 6 yaşın altındaki tüm hastalara, antivenom uygulaması önerilmektedir. 65 yaş üstü hastalarda komorbit durumlar nedeniyle zehirlenme kliniği daha şiddetli olabileceğinden bu hastalarda da antivenomun endikasyonunun geniş tutulması önerilmektedir.








Makalenin tamamına ulaşmak için lütfen
Farklı kimyasal ajanlar kitlesel silahlar olarak kullanılmaktadır. En geleneksel olanlar NATO tarafından tanımlanmış olan ve bir ile üç karakter arasında değişen tanım kodlarına sahip ajanlardır. Örneğin VX (O-ethyl S-[2-(diisopropylamino) ethyl] methylphosphonothioate) veya BZ (3-quinuclidinyl benzilate) gibi kısaltma kodları mevcuttur. Bu kimyasal silahları resmi kategoriler olarak sıralarsak
Klor, fosgen gibi bazı kimyasal maddeler hem sanayide hem de kimyasal silah olarak kullanıldıkları için ayrıca çift- kullanımlı maddeler olarak da sınıflanır.
Geleneksel olmayan kimyasallar


Klor gazı aynı fosfen gazı gibi pulmoner yoldan toksik etksini gösteren bir ajandır. İnhalasyon veya topikal kontakt yoluyla insana bulaşır. Klor gazı irritasyon yapar ve boğulma hissi ile birlikte hem santral hem de periferik hava yollarında yaygın enflamasyona neden olur. Bu gaz ilk kullanılan kimyasal savaş ajanı olup pek çok kez kitlesel imhalara neden olmuştur. Klor gazına ilk maruziyet sonrası dakikalar içinde klinik olarak gözde irritasyon, burun akıntısı, öksürük, boğulma ve nefes darlığı gelişir. Daha sonra maruziyet devam ettikçe ciltte irritasyon, kusma ve apne görülür. Havayollarında enflamasyon ve akciğer ödemi ile hasta kaybedilir.