Bildiri gönderimi için son gün 7 Ağustos 2020
Bildirim göndermek için tıklayınız
Bildiri gönderimi için son gün 7 Ağustos 2020
Bildirim göndermek için tıklayınız

Doktor deyince aklınıza ne geliyor? Hele de kadın doktor olunca.
Yazar: Feriyde Çalışkan @feriyde44

Almanya gurbetçisi iken daha memleketin mavi denizlerine kavuşma hayaliyle büyüdü, Ailesiyle Karadeniz’in Ondokuzmayıs şehrine dönüş yaptığında en çok o mutluydu. Ailesinin isteğiyle üniversitede tıp fakültesini okudu. Fakültede ilk ve en sevdiği stajı acil iken, mezun olduğu yıl ilk asistanlarını henüz almaya başlamış acil tıp uzmanlığı açılmıştı. Akdeniz Tıp’tan acil tıp uzmanlığını aldı. Akdeniz’den ayrılmak istemedi. Ama gönlü Ege’nin İzmir’indeydi. Sonrası Okyanusya demek istiyor. Kendisini 25 yıllık hekim, iki kız annesi, nokta iğnecisi, zehir dedektifi, acil ve sosyal yardım sever olarak tanımlayan Feriyde Çalışkan doçent doktor ünvanı ile akademik hayatına devam ederken, KAHEV İzmir Vakıf Temsilciliği’ni de yerine getiriyor.
Aslında hekim sözünü daha çok severiz. Bizi daha çok yansıtır. Kadın hekim olmak sadece bir uzmanlık alanında sağlık hakkında karar verici olmak değildir. Bir öğretmen bir edebiyatçı bir siyasetçi de doktor olabilir, kendi alanında. Ama hekim olmak insandan anlamak, insana canı gönülden destek olmak, zayıf güçsüz olanı koruyup kollamak demektir. Kadın hekim ise kendisine yaradılışından verilen güçle, cana can katan, büyüten ve esirgeyen bir büyü taşır üzerinde. İşte size bu büyüye can veren kadın hekimlerden bahsetmek istiyorum.
Türkiye’de kadın hekimlerde daha fazla duyarlı olmak vardır. Dünyanın her yerinde hekim hastasının şikayetini dinleyip muayene ettikten sonra vardığı teşhise gore ilacı gerekliyse yazar ve işi çoğunlukla bitmiş olur. Biz kadın hekimlerde ise özellikle çocuklar ve kadın hastalar için sonrası da önem taşır. Bir çocuk neden olmayacak şekilde bir yerleri morarak hastaneye başvurur. Neden sık sık hasta olur. Ya da mahçupluğuyla istediğini söyleyebilecek gücü buluyor mu, ona bakması gereken herkes gerekli ihtimamı verebiliyor mu ki sağlıkla büyüyebilsin. O kadın hastayken ailesiyle ilgilenebiliyor mu, koca dayağı yiyor mu, gördüğü şiddetin sebebi ne. Aile hayatı aile bireylerinin insiyatifinde olduğu için müdahale edilemez, buna bir kadın hekimin de gücü yetmez belki. Ama kadın hekimler olarak elimizdeki en önemli güç eğitimli olmamızdır. Eğitimin gücünü toplumun en küçüğünden en büyüğüne kadar ulaştırmak bizim de elimizde. Ki, şifa veren ellerden gelen eğitim, ilgilisinde daha yüksek bir değer ve kabul görmektedir.
“Şöyle bir öğrenci biliyorum, eğitimine destek gerekiyor“
İşte 2017’de sosyal medya üzerinden “şöyle bir öğrenci biliyorum, eğitimine destek gerekiyor” diye açılan post çağrısına, gönülden akan meslektaş yardımlarıyla başlamıştır ilk kez.
Buna ihtiyacı olan nice öğrenci olduğu gerçeğinin bilincinde koordine olan kadın hekimler, 2018’de vakıflaşarak “Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı’nı (KAHEV)” kurdular. Kurucular Batman’dan Pediatrist Dr Demet Başer, Eskişehir’den Aile hekimi Dr. Tülin Pınar Eser, Mersin’den Anatomi Uzmanı ve Organ Nakli Koordinatörü Dr. Emine Çiğdem Çatal, İstanbul’dan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Canan Topçu hanım ve tüm Türkiye’den 20.000 üye diş ve tıp hekimi kadın, KAHEV’i tüm Türkiye’de yürütmektedir. Merkez konseyi Eskişehir’dedir. Amaç, okul öncesi ve ilkokuldan üniversiteye kadar her aşamada, ihtiyaç duyan öğrencilerin eğitimine destek olabilmektir. Böylece Türkiye’nin eğitimli gençliği ile geleceğine sahip çıkabilmesini sağlamaktır.
Değerli Acil Tıp uzmanları, asistanları, kıymetli meslektaşlarım,
Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD) 25 Mayıs 1995 yılında kurulmuş ve Türkiye’de Acil Tıp Uzmanlığının gelişiminde en önemli mihenk taşı olmuştur. 3000’e yakın üyesi ile tüm Türkiye’yi kucaklayan ülkemizin en saygın uzmanlık derneklerinden biridir.
Geçen 25 yıl sürecinde, TATD her zaman bilimin, bilim insanının yanındadır. TATD her zaman iyinin, iyi insanların yanındadır. TATD isminde gururla ve onurla taşıdığı güzel ülkemiz Türkiye’nin ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdalısıdır.
Derneğimize, kuruluşundan bugüne gelinceye kadar 25 yıl boyunca fedakarca büyük emekler vermiş tüm başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine ve elbetteki tüm üyelerimize şükranlarımı sunarım. İyi ki varsınız, iyi ki varsın TATD.
Sevgi ve saygılarımla
Prof. Dr. Süleyman TÜREDİ
TATD Yönetim Kurulu Başkanı
“Bone”; son 2 ayda, tüm dünya toplumlarının hayatında önemli yer tutar oldu. Habertürk de, sağlık sayfasında buna ilişkin bir haber yayınladı.. Buna göre, yeni tip koronavirüsle (Covid-19) mücadelede fedakarca görev yapan sağlık çalışanları, hijyen amaçlı başına taktıkları bez boneleriyle dikkati çekiyor.
Son dönemde dizi ve film sektöründe doktor temalı yapımların artmasının ardından karakterlerin kullandığı bone sağlık çalışanları arasında yaygınlaştı. Daha çok çalışma ortamında hastanelerde ve polikliniklerde kullanılan boneler farklı desenleriyle doktor ve hemşireler tarafından tercih ediliyor. Kimi sağlık çalışanı çiçekli ve böcekli bone kullanırken kimisi de çeşitli yazıların bulunduğu boneleri başlarına bağlıyor.
“EVDE KAL TÜRKİYE” YAZILI BONEYLE MESAJ VERİYOR
Acil servis hemşiresi Sultan Gökdemir, pandemi sürecinde vatandaşların evde kalmalarına dikkati çekmek amacıyla “Evde Kal Türkiye” yazılı bone kullandığını söyledi
Kaynak: Habertürk
Yazar: Samet Bayram

Küçücük yaşlarda, ailesinin etkisiyle gezme tutkunu olan, lise yıllarında neredeyse tüm Türkiye’yi gezmiş, 2010 yılında başladığı Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni, yeni yerler görebilmek uğruna yarıda bırakıp seyahate çıkan tam bir gezme bağımlısı. 2019 yılında katıldığı Ümraniye Acil Ailesi’nin en yeni fertlerinden biri olup, uzman olduğu gün; uzunca bir dünya turuna çıkmanın hayallerini kurmaktadır. Ansızın bir dağ başında ve ya göl kenarında hatta Alp Dağlarında çadırı ve kamp sandalyesiyle denk gelebileceğiniz hem maceraperest hem de acilsever.
Norveç, fiyortları ile, muhteşem doğası ile uzun yıllar boyu beni kendine çekmiştir. 2017 yazında Norveç’in ünlü kayalarına harika bir tur planlamış iken, son anda gidememiş olmam ise içimi burkmuş ve oraya gitmek için beni daha da kamçılamıştı.
Ve Nihayet o gün, yani Eylül 2019 tarihine gelindiğinde hayallerime kavuşmam, Norveç’in ünlü kayaları Reinebringen, Trolltunga ve Preikestolen’e çıkmamın verdiği hissi ne kadar tarif etsem azdır… İşte bu sayıdaki “Dağcılık Rotaları” yazımda bu müthiş rotadan bahsetmeye çalışacağım.
456’sı yoğun bakım olmak üzere 2 bin 682 yatağı, 725 poliklinik odası ve 90 ameliyathane masasıyla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı törende Japonya Başbakanı Şinzo Abe ise video konferans yöntemiyle katıldı.
Kaynak: T.C. Sağlık Bakanlığı

Yazar: Bülent Erbil
Türkiye’de Acil Tıp Uzmanlığının kuruluşu 1993 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü olarak görevini yaparken aldığı kararla tüm Türkiye’de Acil Tıbbın kapılarını açmış Prof. Dr. Namık Çevik sayesinde gerçekleşmiştir. Prof. Dr. Namık Çevik’in Acil Tıp ailesinde unutulmaz bilim insanları arasında anılması, hekim kimliği ve ileri görüşlülüğü ile genç kuşaklara örnek olmasını sağlamak amacıyla Türkiye Acil Tıp Derneği; bir ödül ile bu değerli akademisyenin ismini ölümsüzleştirmeyi amaçlamıştır.

Hatırlanacağı üzere, TATD Prof. Dr. Namık Çevik Ödül törenlerinin ilki, 2017 yılında Türkiye’de yapılan 9.Asya Acil Tıp Kongresi sırasında Asya Acil Tıp Dernek Başkanlarının da katılımıyla gerçekleştirilmişti.
O tarihlerde, Acil Tıp uzmanlığının ülkemizde kurumsallaşması, Acil Tıp uzmanlığının çeşitli platformlarda temsiliyeti, Acil Tıpta uzmanlık eğitimine verilen emek ve Acil Tıp uzmanlığının özlük hakları için gösterilen çaba göz önüne alınarak TATD yönetim kurulunda yapılan oylama ile TATD Prof. Dr. Namık Çevik Ödülü’nü 2017 yılında Prof. Dr. Yıldıray Çete ve Prof. Dr. Cem Oktay’a verilmiş idi.
Kasım 2019’da Antalya’da yapılan Türkiye Acil Tıp Kongresi, önemli bir ödül törenine de ev sahipliği yaptı. Ülkemiz Acil Tıp tarihinde kendisine önemli yer edinen Prof. Dr. Namık Çevik onuruna verilen ödüller, Prof. Dr. Arzu Denizbaşı ve Doç. Dr. Rıdvan Atilla’ya verildi.
1969’da İzmir’de doğdu. İlkokulu şirin bir Anadolu kenti olan Salihli’de okudu. Orta ve lise eğitiminde Bornova Anadolu Lisesi için tekrar İzmir’e döndü. Üniversite eğitiminde Hacettepe Tıp için Ankara’yı tercih etti. Altı yıl sonra pişman oldu. Mecburi hizmet borcunu Anadolu da Afyon’un kıraç köylerinde ödeyip çok sevdiği İzmir’e uzmanlık eğitimi için tekrar döndü. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim dalına genç bir asistan doktor olarak girdi, uzman oldu, yardımcı doçent oldu ve en nihayetinde doçent oldu. 25 yıldır hala orada çalışmaya ısrar ediyor; kimine göre sadece gevreği sevdiğinden, kimine göre orada iken hem acil tıp uzmanlık programının Türkiye’deki ilk kuruluş yıllarına hem de Türkiye Acil Tıp Derneği’nin kuruluşuna İzmir de şahit oluşundan.
TATD de 1995’te ilk yönetim kurulu üyeliği ile başlayıp 5 dönem YK üyeliği, bir dönem Genel Sekreterlik ve bir dönem YK başkanlığı yaparak kurulduğundan beri kesintisiz 24 yıldır dernek için çalışmaktadır. Derneği, hastane öncesi alandan ileri kritik bakıma kadar tüm acil tıp hizmet alanlarında var etmek için çalıştı. Acil tıp uzmanları için görev ve sorumluluk sahasının sadece acil servis içi değil acil vakanın olduğu her yer olarak benimsedi. Bu hedefi için uçaklardaki uçuş görevlilerinden gemilerdeki kaptan ve mürettabata, saha ve salonlardaki sporculardan ralli ve otomobil yarışçılarına kadar farklı bir çok alandaki profesyoneller ile acil tıp uzmanlarını yan yana getirmeye çalıştı. Derneğin ilk bültenini çıkardı, ilk hastane afet planlarını ülke gündemine soktu. Gün geldi depremde enkaz altına girdi yaralı çıkardı. Gün geldi Universiade oyunlarında, Formula 1 Türkiye Grand Prix’sinde, Dünya ve Avrupa Ralli Şampiyonasında acil sağlık hizmetini meslektaşları ile birlikte üstlendi ve başarı ile tamamladı.

TATD’nin uluslararası alanda var olması için TATEP projesi ile başlayan uluslararası ilişkilerin gelişmesi için Kuzey Amerika’da ACEP, Avrupa’da EuSEM ve Asya’da ASEM ile ilişkilerin kurulması ve gelişmesine katkıda bulundu. Bir dönem ACEP yönetim kurulunda Onursal Üyelik ve bir dönem Asya ASEM de yönetim kurulu üyeliği yaptı. Halen Avrupa Acil Tıp Board’u Yeterlilik sınavlarında hakem olarak görev almaktadır. AHA ACLS ve BLS, TATD ilkyardım eğitimcisi, FEMAT sertifikalarına sahiptir. EACEM in ilk kongre başkanıdır. Hepimizin baş ucu kitabı Tintinalli’s Emergency Medicine kitabının 7. baskısında Dr. Cem Oktay ile birlikte ilk orijinal bölüm yazarı olan Türk acil tıp uzmanı oldular. 8. baskının Türkçe çeviri editörlerinden birisi oldu. Tüm bu zamanlarda fırsat bulunca evlendi ve bir oğlu oldu. Okumayı, yazmayı, dinlemeyi, öğrenmeyi, anlatmayı, güzelliği, sadeliği, düzeni, oynamayı, seyretmeyi, gezmeyi, yürümeyi gülmeyi güldürmeyi hala seviyor.
Prof Dr. Namık Çevik, Mayıs 2018’ de elim bir trafik kazası nedeniyle hayatını kaybetmiş olup, onun anısını yaşatmak üzere, TATD yönetim kurulu tarafından; bu ödülün iki yılda bir TATD ulusal kongrelerinde verilmesi kararlaştırılmıştı.
Türkiye Acil Tıp Derneği, son iki yılda markalaşma ve dijital dönüşüm konusunda ciddi adımlar atan yegane derneklerden…Dernek olarak, logo değişimi ve kurumsal kimlik çalışmaları ile başlayan, yeni web sitesi, yeni mobil uygulama, web tabanlı üyelik ve etkinlik platformu ile devam eden ve bulut tabanlı oylama, takım çalışması uygulamaları, video konferans, araştırma veri tabanı gibi yeniliklerin eklendiği baş döndürücü bir gelişim süreci yaşadılar. Her güzel eserde olduğu gibi bu sürecin de paylaşmayı hak eden güzel bir hikayesi var elbette. İşte bu yazıda, projenin mimarlarından Orhan Çınar’ın ağzından, şahitlik ve hatta bizzat faaliyetlerde bulunduğu kısımları sizlerle paylaşacağız.

Orhan Çınar, Acil Tıp Uzmanlık eğitimini, 2005 yılında GATA Acil Tıp Anabilim Dalının ilk uzmanlarından biri olarak tamamlamıştır. 10 yıl boyunca Acil Tıbbın GATA ve Askeri Sağlık Sisteminde gelişmesi sürecinde rol almıştır. 2015 yılında Acıbadem M.Ali Aydınlar Üniversitesinde göreve başlamıştır. 2011 yılında, University of Utah’ta Acil Tıp Araştırma Üst İhtisas eğitimi almıştır. 2013-2017 yıllarında Turkish Journal of Emergency Medicine dergisi baş editörlük görevini yürütmüştür. Türkiye Acil Tıp Derneği’ nin son 2 döneminin Yönetim Kurulu üyesidir. MOBIL-ED Mobil Uygulaması, INNOVEM Simülasyon Etkinliği kurucusudur. Halen Acıbadem Ankara Hastanesinde çalışmaktadır, evli ve 2 çocuk babasıdır.


Yazar: Ayhan Özhasenekler Erciyes Üniversitesi’nde Tıp Fakültesini, Dicle Üniversitesi’nde Acil Tıp Uzmanlığını bitirdi. Diyarbakır Devlet Hastanesinde mecburi hizmet sonrası, evi – ailesi olarak gördüğü Dicle Acil Tıp Ailesinde Öğretim Üyeliğine başladı. Halen Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD Öğretim Üyesi, Dekan Yardımcısı, Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Görevlisi, TATD YK üyesidir. EKG’yi gece gündüz anlatacak kadar sever. Simülasyon meraklısı, Tıp Eğitiminin şimdilik alaylısıdır.
E – sigara normal sigaraya göre daha az zararlı mıdır?
E- sigaralar, nikotin salıverici sistem (Electronic Nicotin Delivering System -mENDS) olarak bilinirler. Yanarak değil, çok yüksek ısıyla ısıtılarak elde edilen buharın inhalasyonu mantığına dayanmaktadır. Düşük ısıyla ısıtılan çeşitleri de mevcuttur. İlk formu 1965’te Herbert A. Gilbert tarafından ABD’ de üretilmiş.
İlk kez 2004 yılında Çinli Eczacı Hon Link tarafından Ruyan adıyla Çin pazarına girmiştir.

2013 yılında ABD’ de patent başvurusunda “Sigara yerine kullanılmak üzere ve sigara bırakmak için” yazılmıştır.