6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen ve 11 ilimizi doğrudan etkileyen depremler, ülkemizin yaşadığı en büyük felaketlerden biri olmuştur. 7,8 ve 7,5 büyüklüğündeki iki büyük deprem sonucunda on binlerce insan yaşamını yitirmiş, yüzbinlerce kişi yaralanmış, sağlık altyapısı da ağır biçimde etkilenmiştir.
Depremin ilk anından itibaren yaralıların başvurduğu ilk sağlık noktaları hastane acil servisleri olmuştur. Bu nedenle acil tıp uzmanları, asistanları ve tüm acil servis çalışanları hem depremzede olarak kendi yaşam mücadelesini verirken hem de topluma sağlık hizmeti sunmaya devam ederek büyük bir özveri göstermiştir.
Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD) Afet Komisyonu, depremin hemen ardından 100’den fazla acil tıp uzmanının sahadaki gözlemlerini içeren ilk raporu 13 Şubat 2023’te yayımlamış, ardından deprem bölgelerinde görev yapan hekimlerin sorunlarını belirlemek ve çözüm önerileri geliştirmek üzere çalıştaylar düzenlemiştir. Bu süreçte hem sahadan elde edilen veriler hem de bilimsel araştırmalar ışığında kapsamlı bir değerlendirme yapılmıştır.
2. Yıl Raporunun Amacı
Mayıs 2025 itibarıyla depremlerin üzerinden geçen iki yılın sonunda hazırlanan “Acil Servis Perspektifinden 2 Yıllık İyileştirme Süreci Raporu”, afet bölgelerindeki sağlık hizmetlerini özellikle acil servis bakış açısıyla ele almakta, gelinen noktayı ortaya koymakta ve gelecek afetler için dersler çıkarmayı hedeflemektedir.
Öne Çıkan Bulgular
📌 Hekimlerin Sosyal ve Psikolojik Durumu:
- Katılımcıların %48,6’sı aile düzenini zamanla toparladığını belirtirken, %13,5’i halen sorun yaşadığını ifade etmiştir.
- Hekimlerin %35’i uykusuzluk, %30’u sürekli tetikte olma hali, %25’i öfke gibi psikolojik belirtiler yaşamaktadır.
- Katılımcıların %15’inde intihar düşüncesi bildirilmiş olup, bu durum düzenli psikososyal desteğin önemini ortaya koymaktadır.
📌 Barınma ve Ekonomik Sorunlar:
- Hekimlerin %45’inin evi kullanılamaz durumdadır, %30’unun ise onarıma ihtiyaç vardır.
- Barınma için sağlanan konteyner kentler nicelik olarak yeterli olsa da altyapı sorunları nedeniyle nitelik açısından yetersiz kalmaktadır.
- Katılımcıların %45,9’u barınma masraflarında artış yaşadığını belirtmiştir.
📌 Hastane Yönetimleri ve Acil Servis İşleyişi:
- %40 oranında yönetim kaynaklı sorunların devam ettiği, %30 oranında çözüm eksikliği olduğu bildirilmiştir.
- Yapısal güvenlik açısından ciddi bir kaygı olmamakla birlikte, tıbbi ekipman temininde iyileşmeler sağlanmıştır.
📌 Tıpta Uzmanlık Eğitimi:
- Katılımcıların %56,7’si teorik eğitimlerin deprem öncesi seviyesine dönmediğini, %30’u akademik kadro eksikliği yaşandığını belirtmiştir.
- Eğitim süreçlerinde aksaklıklar devam etmektedir, çevrim içi ve destekleyici eğitimlerle bu eksikliklerin giderilmesi önerilmektedir.
Öneriler
Raporun sonunda, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için yöneticilere ve karar vericilere yönelik öneriler sıralanmıştır:
- Acil servislerin yapısal güvenlik standartlarının güçlendirilmesi,
- Hayati tıbbi ekipman eksikliklerinin giderilmesi,
- Sağlık çalışanlarına düzenli psikososyal destek sağlanması,
- Kalıcı ve güvenli barınma çözümlerinin geliştirilmesi,
- Akademik kadro eksikliklerinin giderilmesi ve eğitim kalitesinin artırılması,
- Sağlık Bakanlığı ve üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması kurulması,
- Sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi,
- Tüm iyileştirme süreçlerinin düzenli izleme ve değerlendirme mekanizmalarıyla takip edilmesi.
Sonuç
Bu rapor, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından iki yılda gelinen noktayı ortaya koyarken, gelecekte yaşanabilecek afetler için sağlık sistemimizin daha dayanıklı ve hazırlıklı hale getirilmesine katkı sunmayı amaçlamaktadır.
👉 Raporun tamamına ulaşmak için :









