{"id":3948,"date":"2025-04-08T14:34:32","date_gmt":"2025-04-08T11:34:32","guid":{"rendered":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/?p=3948"},"modified":"2025-04-08T14:34:33","modified_gmt":"2025-04-08T11:34:33","slug":"kritik-toksikoloji-hastasinin-yonetimi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/2025\/04\/08\/kritik-toksikoloji-hastasinin-yonetimi\/","title":{"rendered":"KR\u0130T\u0130K TOKS\u0130KOLOJ\u0130 HASTASININ Y\u00d6NET\u0130M\u0130"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>Dr. \u00d6\u011fr. \u00dcyesi Vildan \u00d6zer,<\/strong> Karadeniz Teknik \u00dcniversitesi, Acil T\u0131p AD, KT\u00dc T\u0131bbi Toksikoloji \u00dcnitesi Direkt\u00f6r\u00fc, Medical Toxicology Fellow at Emory University<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Acil T\u0131p Uzman\u0131 Dr. \u00d6zlem B\u00fclb\u00fcl<\/strong>, Giresun Devlet Hastanesi, Future Medical Toxicology Fellow at Emory University<\/p>\n\n\n\n<p><em><mark class=\"has-inline-color has-black-color\"><strong>YAZAR NOTU:<\/strong> Yazarlar makaleyi \u00e7evirirken \u00e7o\u011funlukla c\u00fcmlenin tam kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015f olsalar da c\u00fcmlenin T\u00fcrk\u00e7e \u00e7evirisinin anlam\u0131n\u0131n bozuk oldu\u011fu durumlarda, daha anla\u015f\u0131l\u0131r bir T\u00fcrk\u00e7e i\u00e7in \u00e7eviri de\u011fi\u015fikli\u011fi yapm\u0131\u015flard\u0131r. Ayr\u0131ca makalenin 2020 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlanm\u0131\u015f olmas\u0131 nedeniyle (The Crashing Toxicology Patient. Aaron Skolnik, Jessica Monas. Emerg Med Clin N Am. 38 (2020) 841\u2013856, https:\/\/doi.org\/10.1016\/j.emc.2020.06.014), baz\u0131 toksikoloji bilgilerinde son 5 y\u0131l i\u00e7erisinde g\u00fcncel de\u011fi\u015fiklikler oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/mark><\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Bu noktada yazarlar g\u00fcncel bilgileri verebilmek i\u00e7in ilgili b\u00f6l\u00fcmlerde \u201cYAZAR NOTU\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda en g\u00fcncel ve en pratik bilgileri okuyucuya sunmay\u0131 hedeflemi\u015ftir. Yine makalenin yazarlar\u0131 ile kar\u015f\u0131 fikre d\u00fc\u015f\u00fclen durumlarda da bu ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda okuyucuya bilgi verilmesi hedeflenmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>KR\u0130T\u0130K TOKS\u0130KOLOJ\u0130 HASTASININ Y\u00d6NET\u0130M\u0130<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Anahtar Noktalar:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<ol class=\"wp-block-list\">\n<li>Konvansiyonel antiepileptikler, ilaca ba\u011fl\u0131 n\u00f6betleri veya status epileptikusu sonland\u0131rmada tipik olarak inefektiftir.<\/li>\n\n\n\n<li>\u0130la\u00e7lar\u0131n sebep oldu\u011fu kardiyojenik \u015fokun tedavisi, geleneksel \u015fok tedavisinden farkl\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin KKB ve Beta blok\u00f6r gibi ila\u00e7lar\u0131n zehirlenmelerine ba\u011fl\u0131 geli\u015fen \u015fok tedavisinde \u201chiperins\u00fclinemik-\u00f6glisemik tedavi (HIET)\u201d gibi antidotlar birinci basamak tedaviler aras\u0131nda yer almaktad\u0131r.<\/li>\n\n\n\n<li>Zehirlenemeye ba\u011fl\u0131 geli\u015fen ila\u00e7 kaynakl\u0131 ARDS, kardiyojenik \u015fok veya kardiyak arrest durumunda, zehirlenmi\u015f hastalara uygulanan ekstrakorporeal ya\u015fam destek tedavileri (ECLS), ECLS\u2019nin uyguland\u0131\u011f\u0131 di\u011fer endikasyonlara g\u00f6re daha iyi bir sa\u011f kal\u0131m oran\u0131na sahip olabilir. Bu nedenle zehirlenme ile ba\u015fvuran ve ARDS, kardiyojenik \u015fok veya kardiyak arrest geli\u015fen hastalarda acil ECLS d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir.<\/li>\n\n\n\n<li>\u0130la\u00e7lar ABD ve Avrupa\u2019da akut KC yetmezli\u011finin \u00f6nde gelen nedenidir. N-asetilsistein tedavisi, ila\u00e7 kaynakl\u0131 (Drug induced) karaci\u011fer yetmezli\u011finden \u015f\u00fcphelenilen t\u00fcm hastalara ba\u015flanmal\u0131 ve bu t\u00fcr hastalar nakil yapabilen bir merkeze y\u00f6nlendirilmelidir.<\/li>\n\n\n\n<li>&nbsp;Pek \u00e7ok kritik derecede zehirlenmi\u015f hasta, geleneksel olarak renal replasman terapisi i\u00e7in bir endikasyona sahip olabilir. \u0130la\u00e7 veya toksinin uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 isteniyorsa, intermittant (aral\u0131kl\u0131) hemodiyaliz, CRRT gibi s\u00fcrekli terapilere g\u00f6re daha \u00fcst\u00fcn bir ila\u00e7 klirensi sa\u011flar.<\/li>\n<\/ol>\n\n\n\n<p><strong>G\u0130R\u0130\u015e<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Acil t\u0131p hekimleri, ila\u00e7 ve toksin ili\u015fkili acil servis ba\u015fvurular\u0131n\u0131n rutin y\u00f6netimi konusunda yetkindir. Son zamanlarda, zehirlenme ili\u015fkili acil servis ba\u015fvurular\u0131nda art\u0131\u015f g\u00f6zlenmektedir. Bu art\u0131\u015fa paralel olarak; hastalar\u0131n hastanede kal\u0131\u015f s\u00fcreleri uzamakta, klinik tablolar\u0131 daha karma\u015f\u0131k hale gelmekte, kaynak kullan\u0131m\u0131 artmakta ve hastaneye yat\u0131\u015f olas\u0131l\u0131klar\u0131 artmaktad\u0131r. 2017 y\u0131l\u0131nda, Amerika Birle\u015fik Devletleri Hastal\u0131k Kontrol ve \u00d6nleme Merkezi (CDC) taraf\u0131ndan ABD\u2019de 75.354 zehirlenme ili\u015fkili \u00f6l\u00fcm olgusu bildirilmi\u015ftir. Zehirlenme ile ba\u015fvuran hastalar; genellikle hastal\u0131\u011f\u0131n ilk birka\u00e7 saatinde en kritik d\u00f6nemindedirler. Bu nedenle, acil t\u0131p ve yo\u011fun bak\u0131m uzmanlar\u0131, kritik toksikoloji hastalar\u0131n\u0131n tan\u0131s\u0131n\u0131n konmas\u0131 ve bu hastalar\u0131n tedavi y\u00f6netiminde birincil sorumlulu\u011fu ta\u015f\u0131maktad\u0131rlar.&nbsp; Bu hastalar\u0131n y\u00f6netiminde hastalar\u0131n acil res\u00fcsitasyonu ve stabilizasyonu \u00f6ncelikli olup, tan\u0131sal testler ve spesifik antidot uygulamalar\u0131 ikincil \u00f6neme sahiptir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>N\u00d6ROLOJ\u0130K TOKS\u0130S\u0130TE<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>N\u00f6bet ve Status Epileptikus:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6betler yayg\u0131n olarak g\u00f6r\u00fclmektedir. Baz\u0131 vaka serilerinde, status epileptikus vakalar\u0131n\u0131n %9\u2019unun ve yeni ba\u015flang\u0131\u00e7l\u0131 n\u00f6betlerin %6\u2019s\u0131n\u0131n nedeninin ila\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6betler oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir. \u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6betlerde status epileptikus geli\u015fme riski daha y\u00fcksek olup vakalar\u0131n %10 kadar\u0131 karma\u015f\u0131k hale gelebilir. \u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6betler, ila\u00e7 ili\u015fkisiz n\u00f6betlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda; ila\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6betlerin, hipoksi, hiperkapni, rabdomiyoliz, metabolik asidoz, laktat art\u0131\u015f\u0131, a\u015f\u0131r\u0131 metabolik ihtiyaca ba\u011fl\u0131 beyin hasar\u0131 gibi komplikasyonlarla daha s\u0131k ili\u015fkili oldu\u011fu ve mortalite riskinin daha y\u00fcksek oldu\u011fu g\u00f6sterilmi\u015ftir. &nbsp;\u00c7o\u011fu epilepsinin aksine, ila\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6betler genellikle yayg\u0131n bir beyin s\u00fcreci olarak ba\u015flar ve s\u0131kl\u0131kla inhibit\u00f6r (gama-aminob\u00fctirik asit [GABA]) ve eksitat\u00f6r (asetilkolin, glutamat, dopamin, norepinefrin ve serotonin) n\u00f6rotransmitterlerin dengesinin bozulmas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Bu durum, <strong>GABA<sub>A<\/sub><\/strong> resept\u00f6r antagonizmas\u0131 veya mod\u00fclasyonu, <strong>GABA<sub>A<\/sub><\/strong> veya <strong>GABA<sub>B<\/sub><\/strong>agonistlerinin kronik kullan\u0131m\u0131n\u0131n kesilmesi, \u00e7ekilmesi ya da a\u015f\u0131r\u0131 eksitat\u00f6r iletim ile ili\u015fkili olabilir (Tablo 1). Bu nedenle, geleneksel antiepileptik ila\u00e7lardan olan fenitoin, bu n\u00f6betleri sonland\u0131rmada genellikle etkisizdir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6betlerin tedavisinde, \u00f6ncelikle hasta h\u0131zla stabilize edilmeli ve SSS\u2019deki inhibisyon-eksitasyon dengesinde eksitasyon y\u00f6n\u00fcne kayan dengenin, inhibisyon aya\u011f\u0131n\u0131 art\u0131rarak denge yeniden sa\u011flanmal\u0131d\u0131r. Hastan\u0131n hava yolu de\u011ferlendirilmeli ve havayolu g\u00fcvenli\u011fi sa\u011flanmal\u0131, parmak ucu kan \u015fekeri, <strong>sodyum<\/strong> d\u00fczeyleri \u00f6l\u00e7\u00fclmeli veya bu testler yap\u0131lam\u0131yorsa ampirik olarak dekstroz uygulanmal\u0131d\u0131r. Hipotansiyon geli\u015fen hastalarda, dengeli kristaloid sol\u00fcsyonlar\u0131n ampirik uygulanmas\u0131 veya s\u0131v\u0131ya yan\u0131t vermeyen olgularda vazopress\u00f6r kullan\u0131m\u0131 \u00f6nerilir. <strong>V\u00fccut <\/strong><strong>core s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131<\/strong><strong> \u00f6l\u00e7\u00fclmeli ve hipertermi saptanmas\u0131 durumunda aktif so\u011futma y\u00f6ntemleri uygulanmal\u0131d\u0131r.<\/strong><strong> <\/strong>\u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6betlerin tedavisinde <strong>birinci basamak ajanlar<\/strong><strong>GABA<sub>A<\/sub><\/strong> agonistleri ve benzodiazepinlerdir (Tablo 2). \u0130zoniazid veya hidrazin (\u00f6rne\u011fin, <em>Gyromitra esculenta<\/em> [yanl\u0131\u015f kuzug\u00f6be\u011fi] mantar\u0131 zehirlenmesi) zehirlenmesinden \u015f\u00fcpheleniliyorsa, piridoksin uygulanmal\u0131d\u0131r. E\u011fer hasta <strong>status<\/strong><strong> <\/strong><strong>epileptikus<\/strong>durumunda kal\u0131rsa, epilepsi tedavisinde kullan\u0131lan <strong>ikinci basamak ajanlara ge\u00e7ilmelidir<\/strong>. \u0130kinci basamak ajanlar aras\u0131nda <strong>fenobarbital, y\u00fcksek doz midazolam inf\u00fczyonu ve propofol<\/strong> yer almaktad\u0131r. Status epileptikus y\u00f6netiminde, burst supresyon sa\u011flamak i\u00e7in gereken propofol dozu, yo\u011fun bak\u0131m \u00fcnitesinde (YB\u00dc) sedasyon amac\u0131yla kullan\u0131lan dozlardan daha y\u00fcksektir. Ketaminin umut vadeden etkileri olmas\u0131na ra\u011fmen, randomize kontroll\u00fc \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n eksikli\u011fi nedeniyle tedavi algoritmas\u0131nda rutin olarak \u00f6nerilmemektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tablo 1: <\/strong>Zehirlenme ili\u015fkili N\u00f6betler.<\/p>\n\n\n\n<figure class=\"wp-block-table\"><div class=\"pcrstb-wrap\"><table class=\"has-fixed-layout\"><tbody><tr><td><strong>MEKAN\u0130ZMA<\/strong><\/td><td><strong>Neden olan ajanlar<\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>GABA<sub>A<\/sub><\/strong><strong> resept\u00f6r antagonizmas\u0131 veya mod\u00fclasyonu<\/strong><\/td><td>FlumazenilCiprofloksasinKlozapinCicutoksin<\/td><\/tr><tr><td><strong>GABA<sub>A<\/sub><\/strong><strong> veya <\/strong><strong>GABA<sub>B<\/sub><\/strong> <strong>agonistlerinin kronik kullan\u0131m\u0131n\u0131n kesilmesi, \u00e7ekilmesi<\/strong><\/td><td>EtanolBenzodiazepinlerBarbit\u00fcratlarBaklofenGama Hidroksib\u00fctirat (GHB)Gama B\u00fctirolakton (GBL)<\/td><\/tr><tr><td><strong>A\u015f\u0131r\u0131 eksitat\u00f6r iletim<\/strong><\/td><td>SempatomimetiklerSeratonin sendromuMonoamin oksidaz inhibit\u00f6rleri<\/td><\/tr><tr><td><strong>GABA \u00fcretimi inhibisyonu<\/strong><\/td><td>\u0130zoniazidHidrazinGyromitra t\u00fcr\u00fc mantarlar<\/td><\/tr><tr><td><strong>Adenozin antagonizmas\u0131<\/strong><\/td><td>KarbamazepinKafeinTeofilin<\/td><\/tr><\/tbody><\/table><\/div><\/figure>\n\n\n\n<figure class=\"wp-block-table\"><div class=\"pcrstb-wrap\"><table class=\"has-fixed-layout\"><tbody><tr><td colspan=\"2\"><strong>Tablo 2: \u0130la\u00e7 ili\u015fkili n\u00f6betlerin tedavisi.<\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Ba\u015flang\u0131\u00e7 Stabilizasyonu<\/strong><\/td><td><strong>Destekleyici bak\u0131m sa\u011fla <\/strong>Havayolu y\u00f6netimiHipotansiyon y\u00f6netimiDengeli Kristaloid mayi verS\u0131v\u0131 yan\u0131t\u0131 yoksa Vazopress\u00f6r ba\u015flaHipertermiyi kontrol et ve y\u00f6net &nbsp; <strong>Parmak ucu kan \u015fekeri ve bazal metabolik de\u011ferleri g\u00f6r\u00fcnt\u00fcle<\/strong>Ampirik 25 gram IV dekstroz ver (E\u011fer bu tetkikleri yapam\u0131yorsan) &nbsp;<\/td><\/tr><tr><td><strong>Birinci Basamak Tedavi<\/strong><\/td><td><strong>Birinci basamak ajanlar\u0131 uygula<\/strong>BenzodiazepinlerLorazepam, 4 mg, IV, her 4-5 dk\u2019da bir veyaMidazolam, 5 mg, IM\u0130zoniazid veya hidrazin zehirlenmesi \u015f\u00fcphesi varsaPiridoksinYutulan izoniazid gramaj\u0131na g\u00f6re verilecek doz hesaplanabilir ya da 25 mg\/kg, IV, 15-30 dk i\u00e7inde (Max: 5 gr)<\/td><\/tr><tr><td><strong>\u0130kinci Basamak Tedavi<\/strong><\/td><td><strong>Hen\u00fcz yap\u0131lmad\u0131ysa havayolu g\u00fcvenli\u011fini sa\u011fla<\/strong><strong>\u0130kinci basamak ajanlar\u0131 uygulaFenobarbital IV veyaY\u00fcksek doz Midazolam veyaPropofol, 80 mcg\/kg\/dk<\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Tan\u0131sal De\u011ferlendirme<\/strong><\/td><td><strong>Serum APAP ve Salisilat d\u00fczeyi, idrar toksikoloji paneli g\u00f6nder<\/strong><strong>E\u011fer endikeyse antiepileptik ila\u00e7 d\u00fczeyi g\u00f6nder<\/strong><strong>Beyin BT planla<\/strong>Status epileptikus, uzam\u0131\u015f postiktal durum veya kafa travmas\u0131 mevcutsa<strong>S\u00fcrekli EEG monit\u00f6rizasyonunu d\u00fc\u015f\u00fcn<\/strong>Status epileptikus mevcutsa &nbsp;<\/td><\/tr><tr><td><strong>Yat\u0131\u015f\/Taburculuk Planlamas\u0131<\/strong><\/td><td><strong>Yo\u011fun bak\u0131m yat\u0131\u015f\u0131<\/strong><\/td><\/tr><\/tbody><\/table><\/div><\/figure>\n\n\n\n<p><strong><em>Tan\u0131sal De\u011ferlendirme: N\u00f6rotoksisite<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Epilepsi tan\u0131s\u0131 olan hastalar, ila\u00e7lar\u0131n\u0131 re\u00e7ete edildi\u011fi \u015fekilde al\u0131rken bile ila\u00e7 kaynakl\u0131 n\u00f6bet ge\u00e7irebilirler. Ayr\u0131ca, karbamazepin gibi baz\u0131 antiepileptik ila\u00e7lar, supraterap\u00f6tik dozlarda n\u00f6bete sebep olabilirler. <strong>Antiepileptik ila\u00e7 maruziyeti olan hastalarda ila\u00e7 d\u00fczeyleri mutlaka de\u011ferlendirilmelidir.<\/strong> \u0130drar toksikolojisi veya serumda ila\u00e7 taramas\u0131 genellikle s\u0131n\u0131rl\u0131 bir tan\u0131sal de\u011fere sahiptir; ancak, sonu\u00e7lar\u0131n pozitif olmas\u0131 di\u011fer tetkiklerin negatif olmas\u0131 durumunda, idrar toksikolojisi veya serumda ila\u00e7 taramas\u0131nda elde edilen pozitif sonu\u00e7lar tan\u0131ya yard\u0131mc\u0131 olabilir. <strong>Asetaminofen ve salisilat gibi s\u0131k kullan\u0131lan toksinlerin kan d\u00fczeyleri \u00f6l\u00e7\u00fclmelidir, zira salisilatlar fatal n\u00f6rotoksisiteye yol a\u00e7abilir.<\/strong><strong>Status epileptikus, uzam\u0131\u015f postiktal d\u00f6nem, kafa travmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6yk\u00fc veya fizik muayene bulgular\u0131 bulunan hastalarda kontrasts\u0131z beyin bilgisayarl\u0131 tomografi (BT) tetkiki gereklidir.<\/strong> Endotrakeal ent\u00fcbasyon s\u0131ras\u0131nda n\u00f6rom\u00fcsk\u00fcler blok\u00f6r kullan\u0131lm\u0131\u015f olsa dahi, status epileptikus tablosu ile ba\u015fvuran t\u00fcm hastalarda s\u00fcrekli elektroensefalografi (EEG) monit\u00f6rizasyonu yap\u0131lmal\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc tedavi edilen jeneralize konv\u00fclsif status epileptikus olgular\u0131n\u0131n %14\u2019\u00fc nonkonv\u00fclsif status epileptikusa d\u00f6n\u00fc\u015febilir. <strong>\u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 status epileptikus veya karma\u015f\u0131k n\u00f6bet ge\u00e7iren t\u00fcm hastalar yo\u011fun bak\u0131m \u00fcnitesine yat\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/strong><strong><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>SOLUNUM YETMEZL\u0130\u011e\u0130<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7ok say\u0131da ila\u00e7, \u00e7e\u015fitli mekanizmalarla akut solunum yetmezli\u011fine neden olabilir. Bir\u00e7ok SSS<strong> depresan\u0131, santral hipoventilasyona yol a\u00e7arak solunum yetmezli\u011fine katk\u0131da bulunur.<\/strong> G\u00fcn\u00fcm\u00fczde, opioidler acil t\u0131p hekimleri taraf\u0131ndan en s\u0131k kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan ila\u00e7 kaynakl\u0131 solunum yetmezli\u011fi nedenlerinden biri olarak say\u0131lmaktad\u0131r. <strong>Hipoventilasyonu olan bir hastada opioid intoksikasyonu ay\u0131r\u0131c\u0131 tan\u0131da yer al\u0131yorsa, naloksan uygulanmal\u0131d\u0131r.<\/strong>Naloksan genel olarak g\u00fcvenli bir ajan olmakla birlikte, nadiren ciddi pulmoner ve kardiyak komplikasyonlara yol a\u00e7abilir. <strong>Bu komplikasyonlar, akut opioid antagonizmas\u0131na ba\u011fl\u0131 katekolamin seviyelerindeki h\u0131zl\u0131 art\u0131\u015f ile ili\u015fkili olabilir ve ba\u015flang\u0131\u00e7 (&gt;0,4 mg) ve toplam (&gt;4,4 mg) doz artt\u0131k\u00e7a insidans\u0131n\u0131n artt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/strong> Bununla birlikte, fentanil analoglar\u0131 veya di\u011fer sentetik opioidlerin neden oldu\u011fu doz a\u015f\u0131m\u0131n\u0131 tersine \u00e7evirebilmek i\u00e7in birden fazla nalokson uygulamas\u0131 ve y\u00fcksek ba\u015flang\u0131\u00e7 dozlar\u0131 gerekebilir. <strong>Sedatif ajanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 da hiperkapnik solunum yetmezli\u011fini ind\u00fckleyebilir veya hava yolu koruyucu reflekslerin kayb\u0131na neden olabilir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Organofosfatl\u0131 pestisitler veya sinir ajanlar\u0131 gibi n\u00f6rom\u00fcsk\u00fcler g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fc\u011fe sebep olan toksinler, hipoventilasyona, solunum sistemindeki sekresyonlar\u0131n temizlenmesinde yetersizli\u011fe ve solunum arrestine<\/strong><strong> <\/strong><strong>neden olabilir.<\/strong> Ayr\u0131ca, <strong>baz\u0131 ila\u00e7lar\u0131n <\/strong>(\u00f6rne\u011fin, salisilatlar, kalsiyum kanal blokerleri)<strong> y\u00fcksek dozda al\u0131m\u0131 akut respiratuar distres sendromuna (ARDS) yol a\u00e7abilir<\/strong>. <strong>Kardiyojenik (\u00f6rne\u011fin, beta blokerler, kokain) ve n\u00f6rojenik (\u00f6rne\u011fin, nalokson) pulmoner \u00f6dem de ila\u00e7lar\u0131n sebep oldu\u011fu iyi tan\u0131mlanm\u0131\u015f klinik tablolardand\u0131r.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Solunum yetmezli\u011finin t\u00fcm nedenleri \u00f6ncelikle <strong>endotrakeal ent\u00fcbasyon ve akci\u011fer koruyucu mekanik ventilasyon stratejileriyle destekleyici olarak y\u00f6netilmelidir.<\/strong> Toksikoloji hastalar\u0131nda <strong>uzam\u0131\u015f immobilizasyona ba\u011fl\u0131 komplikasyonlar yayg\u0131n olup akut b\u00f6brek hasar\u0131 s\u0131k g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden, h\u0131zl\u0131 seri ent\u00fcbasyon (RSI) i\u00e7in nondepolarizan n\u00f6rom\u00fcsk\u00fcler blokerlerin tercih edilmesi \u00f6nerilmektedir.<\/strong> <strong>Refrakter hipoksemik veya hiperkapnik solunum yetmezli\u011fi vakalar\u0131nda, venoven\u00f6z ekstrakorporeal membran oksijenasyonu (V-V ECMO) ile y\u00fcksek sa\u011fkal\u0131m oranlar\u0131 bildirilmi\u015ftir<\/strong>.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>KARD\u0130YOVASK\u00dcLER TOKS\u0130S\u0130TE<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>\u0130la\u00e7 Kaynakl\u0131 Ta\u015fikardi ve Malign Aritmiler:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sempatomimetik veya antikolinerjik zehirlenmeler sin\u00fcs ta\u015fikardisine neden olabilir.<\/strong> Klasik olarak bu iki tablo, <strong>antikolinerjik hastalarda mukozalarda ve aksillada (koltuk alt\u0131nda) kuruluk varl\u0131\u011f\u0131 ile ay\u0131rt edilir.<\/strong> <strong>Periferik vazodilatasyona yan\u0131t olarak geli\u015fen refleks ta\u015fikardi nadir g\u00f6r\u00fclmekle birlikte, dihidropiridin grubu kalsiyum kanal blokerleri ile olu\u015fan zehirlenmeler bu durumun istisnas\u0131d\u0131r.<\/strong> <strong>Bir\u00e7ok ila\u00e7, malign ta\u015fidisritmi riskini art\u0131rabilir.<\/strong> S<strong>odyum kanal blokaj\u0131na ba\u011fl\u0131 QRS geni\u015flemesi,<\/strong><strong> <\/strong><strong>potasyum ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n blokaj\u0131na ba\u011fl\u0131 QTc uzamas\u0131 ve torsades de pointes geli\u015fimi, sempatomimetik aktivite sonucu miyokard uyar\u0131labilirli\u011finde art\u0131\u015f ve miyokard\u0131n endojen katekolaminlere duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n artmas\u0131 gibi nedenler ta\u015fidisritminin y<\/strong>ayg\u0131n mekanizmalar\u0131 aras\u0131nda<strong> yer almaktad\u0131r.<\/strong> Zehir dan\u0131\u015fma merkezinin retrospektif verilerine dayanan bir incelemede, ta\u015fidisritmi ile ili\u015fkili ajanlar <strong>Tablo 3\u2019te<\/strong> sunulmu\u015ftur. <strong>Bilinmeyen bir nedene ba\u011fl\u0131 nab\u0131zs\u0131z disritmi geli\u015fen hastalarda, ilk tedavi yakla\u015f\u0131m\u0131 Spontan Dola\u015f\u0131m\u0131 Geri D\u00f6nd\u00fcrme (Return of Spontaneous Circulation, ROSC) amac\u0131yla<\/strong><strong>\u0130leri Kardiyak Ya\u015fam Deste\u011fi (Advanced Cardiac Life Support, ACLS) protokollerine uygun \u015fekilde y\u00fcr\u00fct\u00fclmelidir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tablo 3: <\/strong>Zehirlenme ili\u015fkili disritmiler.<\/p>\n\n\n\n<figure class=\"wp-block-table\"><div class=\"pcrstb-wrap\"><table class=\"has-fixed-layout\"><tbody><tr><td><strong>KARD\u0130YAK D\u00dcZENS\u0130ZL\u0130K<\/strong><\/td><td><strong>Neden olan ajanlar<\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Sin\u00fcs Ta\u015fikardisi<\/strong><\/td><td>SempatomimetiklerAntikolinerjikler<\/td><\/tr><tr><td><strong>Geni\u015f QRS kompleksli Ta\u015fikardi<\/strong><\/td><td>TCAStim\u00fclanlar (Kokain)DifenhidraminSitalopramPropoksifenBupropiyonLityumLamotrijinAntiaritmikler<\/td><\/tr><tr><td><strong>Torsades de pointes<\/strong><\/td><td>Siklik antidepresanlarMetadonAntipsikotiklerAntiaritmikler<\/td><\/tr><tr><td><strong>Bradikardi \/ AV Blok<\/strong><\/td><td>KKBBeta Blok\u00f6rlerKardiyak glikozitler (\u00f6rne\u011fin digoksin)Organofosfat veya Karbamatlar (\u00f6rne\u011fin Sinir ajanlar\u0131, Malathion, Pridostigmin)Santral \u03b1-2 agonistleri (Klonidin, Guanfasin)<\/td><\/tr><\/tbody><\/table><\/div><\/figure>\n\n\n\n<p><strong><em>\u0130la\u00e7 Kaynakl\u0131 Bradikardi:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Farkl\u0131 derecelerde atriyoventrik\u00fcler iletim bloklar\u0131n\u0131 i\u00e7eren ila\u00e7 kaynakl\u0131 bradikardi, \u00e7e\u015fitli ila\u00e7 gruplar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak geli\u015febilir.<\/strong> En s\u0131k \u00f6l\u00fcmle sonu\u00e7lanan kardiyak ila\u00e7 zehirlenmelerinin ba\u015fl\u0131ca sorumlular\u0131 <strong>kalsiyum kanal antagonistleri ve beta-adrenerjik antagonistlerdir.<\/strong> <strong>Diyabetik olmayan hastalarda hipotansiyon ve bradikardi ile birlikte belirgin hiperglisemi varl\u0131\u011f\u0131, kalsiyum kanal blokeri zehirlenmesini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmelidir.<\/strong><strong>Bradikardiye neden oldu\u011fu bilinen ajanlar Tablo 3&#8217;te sunulmu\u015ftur.<\/strong> <strong>\u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 olu\u015fan semptomatik bradikardi, \u0130leri Kardiyak Ya\u015fam Deste\u011fi protokollerine g\u00f6re y\u00f6netilir ve atropine yan\u0131t verebilir.<\/strong> <strong>\u0130ntraven\u00f6z (IV) bolus veya inf\u00fczyon yoluyla uygulanan kalsiyum, inotropiyi ve kan bas\u0131nc\u0131n\u0131 art\u0131rabilir, ancak hayvan modellerinde bradikardi \u00fczerine etkili olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterilmi\u015ftir; insan olgular\u0131nda ise sonu\u00e7lar de\u011fi\u015fkenlik g\u00f6stermektedir.<\/strong> <strong>Toksikolojik vakalardaki bradikardi tedavisinde transk\u00fctan ve transven\u00f6z kardiyak pacemaker uygulamalar\u0131 denenmi\u015f olsa da elektriksel capture\u2019\u0131n her zaman g\u00fcvenilir olmad\u0131\u011f\u0131 bildirilmi\u015ftir.<\/strong><strong>\u00d6nemli disritmi, hiperkalemi (&gt;6 mmol\/L) veya hemodinamik instabilitesi olan vakalarda kardiyak glikozit zehirlenmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyor veya biliniyorsa, digoksin Fab fragmanlar\u0131 Tablo 4\u2019te belirtilen \u015fekilde uygulanabilir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Sodyum Bikarbonat<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130la\u00e7lara ba\u011fl\u0131 sodyum kanal blokaj\u0131 ve buna ba\u011fl\u0131 geli\u015fen geni\u015f kompleks ta\u015fikardi, bir\u00e7ok farkl\u0131 ajanla ili\u015fkilendirilmi\u015ftir<\/strong>(bkz. <strong>Tablo 3<\/strong>). <strong>Bu durumda kullan\u0131lacak birinci basamak antidot sodyum bikarbonatt\u0131r<\/strong>, ancak sodyum bikarbonat\u0131n bu blokaj\u0131 nas\u0131l tersine \u00e7evirdi\u011fi tam olarak anla\u015f\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. <strong>Geleneksel olarak, sodyum bikarbonat tedavisine ba\u015flama e\u015fi\u011fi QRS s\u00fcresine g\u00f6re belirlenmi\u015f olsa da tedaviye ba\u015flama noktas\u0131nda g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi tam olarak sa\u011flanamam\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong> Normal <strong>QRS s\u00fcresi genellikle 80 ila 100 milisaniye (ms) aras\u0131nda de\u011fi\u015fti\u011finden, ila\u00e7 kaynakl\u0131 oldu\u011fundan \u015f\u00fcphelenilen geni\u015f kompleks ta\u015fikardi vakalar\u0131nda, QRS s\u00fcresi 120 milisaniyeden uzun ise sodyum bikarbonat uygulanmas\u0131 ve ard\u0131ndan h\u0131zla yeni EKG \u00e7ekilerek QRS s\u00fcresinde daralma meydana gelip gelmedi\u011finin izlenmesi \u00f6nerilir.<\/strong> E\u011fer <strong>QRS s\u00fcresinde daralma g\u00f6zlenirse, kan pH&#8217;\u0131n\u0131 7.45\u20137.55 aral\u0131\u011f\u0131nda tutacak \u015fekilde sodyum bikarbonat inf\u00fczyonu devam ettirilmelidir.<\/strong><strong>Hastalardan, pH kontrol\u00fc i\u00e7in seri arter kan gaz\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcmleri al\u0131nmal\u0131d\u0131r. <\/strong>Sodyum bikarbonat tedavisinin en bilinen ve beklenen komplikasyonu hipokalemidir. Hipokalemi, alkalozu telafi etmek i\u00e7in potasyum iyonlar\u0131n\u0131n h\u00fccre i\u00e7ine, hidrojen iyonlar\u0131n\u0131nsa h\u00fccre d\u0131\u015f\u0131na kaymas\u0131 nedeniyle olu\u015fur. Bu komplikasyon potasyum replasman\u0131 ve seri elektrolit \u00f6l\u00e7\u00fcm takipleri yap\u0131larak tedavi edilebilir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em><strong>YAZAR NOTU:<\/strong> Sodyum bikarbonat tedavisine ba\u015flama e\u015fi\u011fi konusunda her ne kadar ortak bir karar birli\u011fine hen\u00fcz var\u0131lmam\u0131\u015f olsa da QRS s\u00fcresinin e\u015fi\u011fi belirlenirken literat\u00fcrdeki \u00e7al\u0131\u015fmalardan elde edilen bilgiler g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmaktad\u0131r. Bu raporlardan en \u00e7arp\u0131c\u0131 olan\u0131 Boenhart ve Lovejoy taraf\u0131ndan yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmad\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada, QRS geni\u015fli\u011fi 100 ms&#8217;den b\u00fcy\u00fck olan hastalarda n\u00f6bet insidans\u0131n\u0131n %33 oldu\u011fu bulunmu\u015ftur. Ek olarak, QRS s\u00fcresi 160 ms&#8217;den b\u00fcy\u00fck olan hastalarda disritmi insidans\u0131 %50 bulunmu\u015ftur. Ancak, hi\u00e7bir hastada s\u0131ras\u0131yla bu e\u015fiklerin alt\u0131nda n\u00f6bet veya disritmi g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. Bu sebeple g\u00fcncel t\u0131p prati\u011finde QRS s\u00fcresi 120 ms\u2019yi a\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman de\u011fil, 100ms\u2019yi a\u015ft\u0131\u011f\u0131 anda sodyum bikarbonat tedavisine ba\u015flanmas\u0131, hastalar\u0131n n\u00f6bet dahil hi\u00e7bir komplikasyonla kar\u015f\u0131la\u015fmamas\u0131 i\u00e7in daha mant\u0131kl\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Elde edilen verilerden yola \u00e7\u0131karak hastalar\u0131n QRS geni\u015fli\u011finin sebep olabilece\u011fi en az komplikasyonla kar\u015f\u0131la\u015fmalar\u0131 i\u00e7in en g\u00fcvenli s\u0131n\u0131rda kalmak tercih edilmektedir. T\u00fcm bu sebeplerden dolay\u0131 normal bir hastada QRS s\u00fcresinin 120 ms\u2019yi a\u015fmas\u0131 patolojik olarak kabul edilirken, toksikoloji hastalar\u0131nda QRS s\u00fcresinin 100 ms\u2019yi a\u015fmas\u0131 patolojik kabul edilir ve sodyum bikarbonat tedavisine ba\u015flanmas\u0131 i\u00e7in e\u015fik de\u011fer olarak kabul edilmektedir. Bu y\u00fczden yazar, \u00e7evrilen bu makalede \u00f6nerilenden farkl\u0131 bir QRS s\u00fcresi e\u015fik de\u011ferini \u00f6nermektedir. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda, ba\u015flanan sodyum bikarbonat inf\u00fczyonuna ne kadar s\u00fcre devam edilmesi gerekti\u011fi konusunda da bir fikir birli\u011fine var\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Literat\u00fcrde inf\u00fczyonun 24 saat devam etmesi gerekti\u011fini belirten yaz\u0131lar bulunmakla beraber genel uygulama hastan\u0131n en az 6 saat inf\u00fczyon almas\u0131 ve inf\u00fczyon bitiminden sonra en az 24 saat monit\u00f6rize \u015fekilde takip edilmesidir (referans A).<\/em><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Lipid Em\u00fclsiyon<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130ntraven\u00f6z lipid em\u00fclsiyonu (ILE) ilk olarak lokal anestezik toksisitesinin tedavisinde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong> <strong>Konsantre lipid sol\u00fcsyonlar\u0131n\u0131n (genellikle %20\u2019lik \u00e7\u00f6zelti) b\u00fcy\u00fck miktarlarda uygulanmas\u0131, hayvan modellerinde ve insan olgu bildirimlerinde lokal anesteziklerin kardiyovask\u00fcler toksisitesini tersine \u00e7evirmi\u015ftir.<\/strong> Daha sonra, <strong>ILE&#8217;nin trisiklik antidepresanlar, kalsiyum kanal blokerleri ve beta blokerler de dahil olmak \u00fczere bir\u00e7ok farkl\u0131 ila\u00e7 doz a\u015f\u0131m\u0131nda kurtarma tedavisi olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bildirilmi\u015ftir.<\/strong><strong>Lipid em\u00fclsiyonunun hemodinami \u00fczerindeki olumlu etkileri i\u00e7in \u00e7e\u015fitli mekanizmalar \u00f6ne s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<ul class=\"wp-block-list\">\n<li><strong>Lipit havuzu (\u201clipid sink\u201d) hipotezi<\/strong><strong>,<\/strong> lipofilik ila\u00e7lar\u0131n bu faza tercihli olarak da\u011f\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. (Lipofilik ila\u00e7lar\u0131n <strong>intraven\u00f6z olarak verilen lipid havuzuna hapsedilerek dola\u015f\u0131mdan uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131<\/strong> \u00f6ne s\u00fcren bir mekanizmad\u0131r)<\/li>\n\n\n\n<li><strong>Kas\u0131lma fonksiyonu bozulmu\u015f miyokard dokusu i\u00e7in serbest ya\u011f asidi kayna\u011f\u0131 sa\u011flayarak kalp metabolizmas\u0131n\u0131 destekler.<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Endotelyal nitrik oksit sentaz\u0131n inhibisyonu yoluyla vazodilatasyonu azaltabilir.<\/strong><\/li>\n<\/ul>\n\n\n\n<p><strong>\u0130la\u00e7 a\u015f\u0131r\u0131 dozu olan hastalarda ILE kullan\u0131m\u0131 yan\u0131nda hayat\u0131 tehdit etmeyen doz a\u015f\u0131m\u0131 vakalar\u0131nda da ILE kapsam\u0131n\u0131n geni\u015fletilebilece\u011fi s\u00f6yleniyor olsa da yak\u0131n zamanda yap\u0131lan sistematik bir derlemede hayat\u0131 tehdit etmeyen doz a\u015f\u0131m\u0131 vakalar\u0131ndaki ILE etkinli\u011finin heterojen oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir.<\/strong><strong>Bununla birlikte, ILE tedavisi ile ili\u015fkili bir\u00e7ok komplikasyon bildirilmi\u015ftir: Bunlar a\u015fa\u011f\u0131da listelenmi\u015ftir:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<ul class=\"wp-block-list\">\n<li><strong>Lipemiye ba\u011fl\u0131 hatal\u0131 laboratuvar test sonu\u00e7lar\u0131<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Akut b\u00f6brek hasar\u0131<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Kardiyak arrest<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Ventilasyon\/perf\u00fczyon uyumsuzlu\u011fu<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>ARDS<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Ven\u00f6z tromboemboli<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Hipersensitivite reaksiyonlar\u0131<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Ya\u011f embolisi veya lipid a\u015f\u0131r\u0131 y\u00fcklenme sendromu<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Pankreatit<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Alerjik reaksiyonlar<\/strong><\/li>\n\n\n\n<li><strong>Artm\u0131\u015f enfeksiyon duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131<\/strong><\/li>\n<\/ul>\n\n\n\n<p><strong>Venoarteriyel ekstrakorporeal membran oksijenasyonu (VA-ECMO) uygulanan hastalarda, lipid em\u00fclsiyonunun ECMO devresinde agl\u00fctinasyon (tortu) olu\u015fumuna, ECMO devresinde kullan\u0131lan ak\u0131\u015f musluklar\u0131n\u0131n k\u0131r\u0131l\u0131p \u00e7atlanmas\u0131na, ECMO devresinde bulunan oksijenat\u00f6r ya\u011f em\u00fclsiyon filtrelerinin t\u0131kanmas\u0131na ve ECMO devrelerinde p\u0131ht\u0131 olu\u015fumuna sebep oldu\u011fu ve\/veya bunlar\u0131n insidans\u0131nda art\u0131\u015fa neden oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir. The American Academy of Clinical Toxicology\u2019nin kan\u0131ta dayal\u0131 \u00f6nerileri, ILE&#8217;nin bupivakain toksisitesine ba\u011fl\u0131 kardiyak arrest tedavisinde kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 desteklemekte, ancak di\u011fer \u00e7o\u011fu zehirlenme i\u00e7in ilk basamak tedavi olarak kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nermemektedir.<\/strong> <strong>Alternatif tedaviler ba\u015far\u0131s\u0131z oldu\u011funda, bupivakain toksisitesinde ILE kullan\u0131m\u0131 \u00f6nerilmekte; di\u011fer lokal anestezikler, amitriptilin ve bupropion toksisitelerinde ise kullan\u0131m\u0131 sadece tavsiye edilmektedir.<\/strong> <strong>Di\u011fer toksinler i\u00e7in ise \u00f6neriler tarafs\u0131z kalmaktad\u0131r.<\/strong> <strong>\u0130leri tedavi se\u00e7eneklerinin (\u00f6rne\u011fin mekanik dola\u015f\u0131m deste\u011fi) h\u0131zla eri\u015filebilir olmad\u0131\u011f\u0131 durumlarda ve di\u011fer antidotal tedavilerin ba\u015far\u0131s\u0131z oldu\u011fu ila\u00e7 kaynakl\u0131 kardiyak arrest vakalar\u0131nda lipid em\u00fclsiyonu bir tedavi se\u00e7ene\u011fi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/strong><strong><br><\/strong><\/p>\n\n\n\n<figure class=\"wp-block-table\"><div class=\"pcrstb-wrap\"><table class=\"has-fixed-layout\"><tbody><tr><td colspan=\"4\"><strong>Tablo 4: <\/strong><strong>S\u0131k kullan\u0131lan antidotlar\u0131n dozlar\u0131.<\/strong><strong><\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>ANT\u0130DOT<\/strong><strong><\/strong><\/td><td><strong>END\u0130KASYON<\/strong><strong><\/strong><\/td><td><strong>BOLUS<\/strong><strong><\/strong><\/td><td><strong>\u0130NF\u00dcZYON<\/strong><strong><\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>\u0130ntraven\u00f6z NAC<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Asetaminofen zehirlenmesi (nomograma g\u00f6re 4. Saat APAP d\u00fczeyi e\u015fik de\u011ferin \u00fczerinde ise)<\/strong><strong><\/strong><strong>Akut KC yetmezli\u011fi<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>150 mg\/kg 1 saatte y\u00fckleme dozu, ard\u0131ndan:<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>12,5 mg\/kg\/h 4 saat boyunca, ard\u0131ndan 6,25 mg\/kg\/h 16 saat boyunca IV inf\u00fczyon.<\/strong><\/td><\/tr><tr><td colspan=\"4\"><strong><em>YAZAR NOTU: Parasetamol zehirlenmelerinde kullan\u0131lan IV NAC protokol\u00fc farkl\u0131 dozlardaki NAC inf\u00fczyonunun 3 farkl\u0131 torbada verilmesi ve toplamda 21 saatlik bir inf\u00fczyon esas\u0131na dayan\u0131r. Ancak yeni \u00e7al\u0131\u015fmalar daha az yan etki profiline sahip olmas\u0131 ve 3 torba rejimiyle ayn\u0131 etkinlikte hepatotoksisiteden korumas\u0131 nedeniyle 2 torba rejimini \u00f6nermektedir. Yeni g\u00fcncellenen rejime g\u00f6re 2 torba NAC protokol\u00fc: y\u00fckleme dozu olmadan 200 mg\/kg 4 saatte inf\u00fczyon (birinci torba), sonras\u0131nda 100 mg\/kg 16 saatte inf\u00fczyon (ikinci torba), toplamda 20 saatlik IV inf\u00fczyon \u015feklindedir (referans B).&nbsp; <\/em><\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Glukagon<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Miyokardiyal disfonksiyon geli\u015fen Beta Blok\u00f6r toksisitesi<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>50-150 mcg\/kg, 10 mg\u2019a kadar IV<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Yan\u0131t al\u0131nan dozda inf\u00fczyona ba\u015flanmal\u0131d\u0131r.<\/strong>\u00d6rne\u011fin<strong>etkili bolus dozu 5 mg ise, ard\u0131ndan 5 mg\/h h\u0131z\u0131nda inf\u00fczyon ba\u015flanmal\u0131d\u0131r.<\/strong><\/td><\/tr><tr><td colspan=\"4\"><em><strong>YAZAR NOTU: <\/strong>Beta bloker toksisitesinde intraven\u00f6z (IV) glukagon uygulamas\u0131 \u00f6nerilen bir tedavi yakla\u015f\u0131m\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye&#8217;de mevcut olan glukagon preparatlar\u0131 intram\u00fcsk\u00fcler (IM), intraven\u00f6z (IV) ve subkutan (SC) kullan\u0131m i\u00e7in onayl\u0131 olsa da, \u00fcretici firma taraf\u0131ndan IV inf\u00fczyon \u015feklindeki kullan\u0131m\u0131 \u00f6nerilmemektedir. Bu durumun temel sebebi, IV inf\u00fczyonla ili\u015fkili olarak, steroid tedavisine diren\u00e7 g\u00f6steren nekrotik migratuar eritem gibi ciddi komplikasyon riskinin bulunmas\u0131d\u0131r. Tedaviye IM yolla ba\u015flanmas\u0131 durumunda \u00f6nerilen doz 5-10 mg&#8217;d\u0131r; ancak bu uygulama y\u00f6nteminde glukagonun emilimi daha yava\u015f oldu\u011fundan (5-30 dakika), klinik yan\u0131tta gecikme veya yetersizlik olabilir ve tekrarlayan dozlara ihtiya\u00e7 duyulabilir. Bu nedenle, klinik durumun ciddiyeti g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak, tedaviye IV pu\u015fe \u015feklinde ba\u015flanmas\u0131 ya da IM uygulama sonras\u0131 yeterli klinik yan\u0131t al\u0131namad\u0131\u011f\u0131nda IV pu\u015fe ile devam edilmesi uygun olacakt\u0131r. Ancak IV inf\u00fczyon uygulamas\u0131ndan yukar\u0131da belirtilen komplikasyon riski nedeniyle ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 \u00f6nemlidir.<\/em><\/td><\/tr><tr><td><strong>\u0130ns\u00fclin<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Miyokardiyal disfonksiyon geli\u015fen KKB veya Beta Blok\u00f6r toksisitesi<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>1 U\/kg IV bolus, ard\u0131ndan:<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>1-2 U\/kg\/h, her 15 dk\u2019da bir titre edilir, maksimum inf\u00fczyon h\u0131z\u0131 10 U\/kg\/h.<\/strong><\/td><\/tr><tr><td colspan=\"4\"><strong><em>YAZAR NOTU: Ciddi KKB ve BB toksisitesinde HIET kullan\u0131m\u0131 en etkin tedavilerden biri olarak kabul edilmektedir ancak HIET tedavisine ba\u015flamadan \u00f6nce hastan\u0131n klinik durumunun stabil oldu\u011fu d\u00f6nemde yatak ba\u015f\u0131 EKO ile hastan\u0131n bazal EF de\u011feri hesaplanmal\u0131d\u0131r. Hastan\u0131n klinik durumu bozulup HIET ba\u015flama endikasyonlar\u0131 do\u011fdu\u011fu s\u0131rada EKO tekrarlanmal\u0131 ve EF\u2019de d\u00fc\u015fme olup olmad\u0131\u011f\u0131na bak\u0131lmal\u0131d\u0131r zira HIET tedavisinin en etkili oldu\u011fu durum, BB ve KKB toksisitesine ba\u011fl\u0131 kardiyak EF\u2019de bozulma durumudur.<\/em><\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Sodyum Bikarbonat<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Geni\u015f QRS\u2019li disritmi (QRS&gt;120 msn)<\/strong><strong><\/strong><strong>\u00dcriner alkalinizasyon<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>1-2 mEq\/kg %8,4 Sodyum bikarbonat IV bolus<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>150 mEq\/L sodyum bikarbonat<\/strong><strong>, <\/strong><strong>1 litre %5 dekstroz i\u00e7erisinde<\/strong>veya<strong>8.4% sodyum bikarbonat \u00e7\u00f6zeltisi (1 mEq\/mL) kullan\u0131larak haz\u0131rlanabilir.<\/strong><\/td><\/tr><tr><td colspan=\"4\"><mark style=\"background-color:#fffefe\" class=\"has-inline-color has-black-color\">YAZAR NOTU: Sodyum kanal blokaj\u0131na sebep olan ajanlara ba\u011fl\u0131 geli\u015fen toksisitede blokaj\u0131 \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in ba\u015flama s\u0131n\u0131r\u0131 QRS&gt;100ms olmal\u0131d\u0131r. Verilmesi gereken doz hesab\u0131 genellikle kar\u0131\u015f\u0131k olsa da pratik olarak hastan\u0131n kilosuna denk mEq dozunda sodyum bikarbonat\u0131 ba\u015flang\u0131\u00e7 bolus dozu olarak vermek en pratik yakla\u015f\u0131md\u0131r. \u00d6rnek verecek olursak: 70 kg bir hastan\u0131n \u00e7ekilen EKG\u2019sinde sodyum kanal blokaj\u0131 bulgular\u0131 saptanan ve QRS 160 ms olan bir hastada bolus doz miktar\u0131, 70 kg hasta i\u00e7in e\u015fde\u011fer doz 70 mEq NaHCO3 olmal\u0131, o da 7 ampul NaHCO3 e\u015fde\u011feri olup, hastaya bu doz uygulanmal\u0131 ve akabinde EKG \u00e7ekilerek QRS\u2019te daralma olup olmad\u0131\u011f\u0131 izlenmelidir. QRS\u2019te daralma yoksa doz tekrarlanmal\u0131, daralma g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc anda da inf\u00fczyon dozuna ge\u00e7ilmelidir. Hedef, QRS\u2019te daralma olmas\u0131d\u0131r, QRS\u2019in normal aral\u0131\u011fa d\u00f6nmesi de\u011fildir. Yani QRS 160 ms iken 140 ms olmu\u015fsa hedef etkiye ula\u015f\u0131lm\u0131\u015f kabul edilir ve QRS &lt; 100 ms olmas\u0131 beklenmeden inf\u00fczyon dozuna ge\u00e7ilir. \u0130nf\u00fczyon dozunun pratik hesab\u0131 da hastaya verilen IV bolus dozunun yar\u0131s\u0131d\u0131r. Bu hasta \u00f6rne\u011finde 7 ampul IV bolus yap\u0131ld\u0131ysa, inf\u00fczyon dozu bunun yar\u0131s\u0131 yani 3,5 ampul\/saat dozunda olmal\u0131 ve en az 6 saat s\u00fcreyle bu inf\u00fczyona devam edilmelidir. \u0130nf\u00fczyon bitiminde ise hastan\u0131n en az 24 saat monit\u00f6rize bi\u00e7imde ve aral\u0131kl\u0131 EKG \u00e7ekilerek sodyum kanal blokaj\u0131 bulgular\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan takip edilmesi gerekmektedir (referans A).<\/mark><\/td><\/tr><tr><td><strong>Digoksin Fab<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Digoksin veya kardiyak glikozit zehirlenmesi durumunda<\/strong><strong><\/strong><strong>Hayat\u0131 tehdit edici disritmi<\/strong><strong><\/strong><strong>Hemodinamik unstabilite<\/strong><strong><\/strong><strong>Hiperkalemi &gt; 5 meq\/L<\/strong><\/td><td>Kardiyak arrestin yak\u0131n oldu\u011fu durumlarda ba\u015flang\u0131\u00e7ta ampirik olarak 400 mg (10 vial) uygulanabilir; di\u011fer durumlarda ise 80 mg (2 vial) dozunda verilebilir.<strong><\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Altta yatan kalp hastal\u0131\u011f\u0131 nedeniyle kardiyak bozulma riski ta\u015f\u0131yan hastalarda yar\u0131m molar geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/strong><\/td><\/tr><tr><td colspan=\"4\"><strong><em>YAZAR NOTU: Digoksin zehirlenmelerine ba\u011fl\u0131 hayat\u0131 tehdit eden durumlarda DijiFab endike olsa da belirtilen dozlar\u0131 bulmak pek m\u00fcmk\u00fcn olmamaktad\u0131r. Zira DijiFab hem pahal\u0131 bir antidottur hem de geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerde bile kullan\u0131m\u0131 ciddi hastane maliyetlerine sebep olmaktad\u0131r. Bu y\u00fczden son y\u0131llarda DijiFab dozlar\u0131n\u0131n modifiye edilmesi g\u00fcndeme gelmi\u015ftir. \u0130ki y\u0131l \u00f6nce yay\u0131nlanan Avrupa k\u0131lavuzu ve iki ay \u00f6nce yay\u0131nlanan Amerika k\u0131lavuzu bu sorunlar\u0131 g\u00fcndeme alm\u0131\u015f ve DijiFab dozlar\u0131n\u0131 g\u00fcncellemi\u015ftir. \u00c7evrilen bu makale 2020 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r. &nbsp;Bu sebeple yazar bu tabloda belirtilen dozlar\u0131 g\u00fcncelleme ihtiyac\u0131 hissetmi\u015ftir. Yeni k\u0131lavuzlara g\u00f6re kardiyak arrest durumunda serum digoksin d\u00fczeyini (SDD) beklemeden 10 de\u011fil ampirik olarak 5 vial DijiFab IV bolus dozu ile ba\u015flan\u0131p 30 dk beklendikten sonra gerekirse doz tekrar\u0131 yap\u0131lmas\u0131 \u00f6nerilmektedir. Kardiyak arrest olmaks\u0131z\u0131n hayat\u0131 tehdit eden ciddi zehirlenme durumlar\u0131nda da yine SDD beklemeden ampirik olarak (hayat\u0131 tehdit eden aritmi, ciddi hipotansiyon vb.) 1-2 vial en az 30 dk olacak \u015fekilde inf\u00fczyon (bolus de\u011fil) olarak verilip yine gereken durumda doz tekrar\u0131 yap\u0131lmas\u0131 \u00f6nerilmektedir. Akut ve kronik digoksin toksisitesinde serum K seviyesine g\u00f6re DijiFab ba\u015flama endikasyon e\u015fik de\u011feri hala net olarak bilinmemektedir, Kaynaklarda serum K seviyesi 5, 6 ve 6,5 oldu\u011fu durumlarda ba\u015flanmas\u0131 \u00f6nerilse bile, \u015fu an i\u00e7in SDD\u2019yi beklemeden serum K&gt;6 oldu\u011fu durumda DijiFab ba\u015flamak en mant\u0131kl\u0131 \u00f6neri olarak kabul edilebilir. Kardiyak arrest olmayan ve ciddi toksisite bulgular\u0131 olmayan hastalarda ise \u00f6nce SDD g\u00f6r\u00fclmesi ve buna g\u00f6re ka\u00e7 vial DijiFab verilece\u011fine karar verilmesi \u00f6nerilmektedir. Ayr\u0131ca son Avrupa k\u0131lavuzu SDD kullan\u0131larak hesaplanan form\u00fcl\u00fc de de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Buna g\u00f6re; yeni form\u00fcl: SDD*hastan\u0131n kilosu (kg)*0,005=verilecek DijiFab vial say\u0131s\u0131. Bu form\u00fclden \u00e7\u0131kan vial say\u0131s\u0131n\u0131n ise \u00f6nce yar\u0131s\u0131n\u0131n inf\u00fczyonla verilip, hastan\u0131n cevab\u0131na g\u00f6re doz tekrar\u0131 denenebilir (referans C,D). <\/em><\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Lorazepam<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>\u0130la\u00e7 ili\u015fkili status epileptikus (first-line tedavi)<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>N\u00f6betler azalana kadar her 4-5 dk\u2019da bir 4 mg IV<\/strong><\/td><td><strong>&nbsp;<\/strong><\/td><\/tr><tr><td colspan=\"4\"><em><strong>YAZAR NOTU: T\u00fcrkiye\u2019de IV Lorazepam bulunmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, ila\u00e7 ili\u015fkili n\u00f6betlerde IV Midazolam veya IV Diazepam ba\u015flanmas\u0131 \u00f6nerilmektedir. Dozlar: <\/strong>Midazolam, 0.05\u20130,1 mg\/kg IV, e\u011fer IV yol sa\u011flanamad\u0131ysa 0.1\u20130,2 mg\/kg IM. Diazepam, 0.1\u20130,2 mg\/kg IV.<\/em><\/td><\/tr><tr><td><strong>Piridoksin<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>\u0130zoniazid zehirlenmesi<\/strong><strong><\/strong><strong>Hidrazin zehirlenmesi<\/strong><strong><\/strong><strong>Gyromitra cinsi mantar zehirlenmeleri<\/strong><strong><\/strong><strong>\u0130nat\u00e7\u0131 ila\u00e7 ili\u015fkili n\u00f6bet varl\u0131\u011f\u0131<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>\u0130zoniazid al\u0131m miktar\u0131na e\u015fde\u011fer gram cinsinden dozda uygulanmal\u0131d\u0131r<\/strong>veya<strong>eri\u015fkin hastalarda maksimum 5 g olacak \u015fekilde, 25 mg\/kg IV olarak 15-30 dk i\u00e7inde verilebilir.<\/strong><\/td><td><strong>&nbsp;<\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Propofol<\/strong><strong><\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>\u0130la\u00e7 ili\u015fkili status epileptikus<\/strong><strong><\/strong><\/td><td><strong>&nbsp;<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>EEG\u2019de burst supresyon sa\u011flamak i\u00e7in propofol titrasyonu gereklidir<\/strong><strong> <\/strong>(Genellikle<strong>&gt;80 mcg\/kg\/dk<\/strong>).<strong><\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Naloksan<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Opioid zehirlenmesi<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Oksijenasyon ve ventilasyonun desteklendi\u011fi hastane ortamlar\u0131nda, 0,04 mg IV dozunda her 1-2 dakikada bir titre edilerek solunum h\u0131z\u0131n\u0131n &gt;10\/dk olmas\u0131 sa\u011flanabilir; bu yakla\u015f\u0131m, ani yoksunluk sendromunu \u00f6nleyebilir.<\/strong><strong><\/strong><strong>IV eri\u015fim sa\u011flanamad\u0131\u011f\u0131nda, 0.4\u20132 mg IM veya 4 mg intranazal olarak uygulanabilir.<\/strong>Ba\u015flang\u0131\u00e7 dozu etkisiz kal\u0131rsa tekrarlanabilir. <strong>Yeni veya y\u00fcksek potensli opioidler i\u00e7in &gt;10 mg gibi daha y\u00fcksek dozlar gerekebilir.<\/strong> <strong>&nbsp;<\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Nalokson sonras\u0131 tekrarlayan solunum depresyonu veya yeniden sedasyon geli\u015fen hastalarda, geri d\u00f6nd\u00fcrme i\u00e7in gereken dozun 2\/3\u2019\u00fc oran\u0131nda IV inf\u00fczyona ba\u015flanmal\u0131d\u0131r ve bu doz saatlik olarak uygulanmal\u0131d\u0131r<\/strong><strong> (<\/strong>\u00f6rne\u011fin,<strong>1 mg ile yan\u0131t al\u0131nd\u0131ysa, inf\u00fczyon 0,66 mg\/h h\u0131z\u0131nda ba\u015flat\u0131lmal\u0131d\u0131r<\/strong>)<strong>.<\/strong><strong><\/strong><\/td><\/tr><tr><td><strong>Hidroksikobalamin<\/strong><strong><\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>Siyan\u00fcr zehirlenmesi <\/strong><strong><\/strong><strong><\/strong><strong>Refrakter vazopleji<\/strong><strong><\/strong><\/td><td><strong><\/strong><strong>5<\/strong><strong> <\/strong><strong>gr IV 15 dk i\u00e7inde<\/strong><strong><\/strong><\/td><td><strong><\/strong>5 g doz, klinik duruma g\u00f6re 15 dk ile 2 saat aras\u0131nda IV inf\u00fczyon \u015feklinde tekrarlanabilir; toplam doz 10 g\u2019a kadar \u00e7\u0131kabilir.<strong><\/strong><\/td><\/tr><\/tbody><\/table><\/div><\/figure>\n\n\n\n<p><strong><br><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>KARD\u0130YOJEN\u0130K \u015eOK ve VAZOD\u0130LAT\u00d6R \u015eOK<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Vazopress\u00f6rler ve \u0130notroplar<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Acil t\u0131p hekimleri, hipotansiyon veya nedeni bilinmeyen \u015fok durumundaki hastalar\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 res\u00fcsitasyonunda intraven\u00f6z s\u0131v\u0131lar ve vazopress\u00f6rleri yayg\u0131n olarak kullanmaktad\u0131r. Bu durum, ila\u00e7 kaynakl\u0131 \u015fok geli\u015fen hastalar\u0131 da kapsamaktad\u0131r. Acil serviste POCUS\u2019un yayg\u0131nla\u015fmas\u0131yla birlikte, vazodilat\u00f6r, kardiyojenik veya mikst \u015fok ayr\u0131m\u0131 do\u011fru \u015fekilde yap\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu durum ba\u015flang\u0131\u00e7 res\u00fcsitasyonunda \u015fokun t\u00fcr\u00fcne g\u00f6re s\u0131v\u0131 ihtiyac\u0131\/tolerans\u0131, vazopress\u00f6r ve inotrop kullan\u0131m\u0131na y\u00f6nelik ampirik tedavi yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 nas\u0131l y\u00f6netilece\u011fine dair klinisyene fikir vermektedir. \u00d6rne\u011fin, dihidropiridin t\u00fcrevi kalsiyum kanal blok\u00f6rleri ba\u015flang\u0131\u00e7ta vazodilatasyona ba\u011fl\u0131 \u015foka neden olabilir ve yaln\u0131zca kalsiyum ve vazopress\u00f6r tedavisine yan\u0131t verebilir. Ancak, non-dihidropiridin t\u00fcrevi di\u011fer kalsiyum kanal blok\u00f6rleri veya y\u00fcksek dozda al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda resept\u00f6r se\u00e7icili\u011fini kaybeden dihidropiridinler, miyokard depresyonu ile seyreden kardiyojenik \u015foka yol a\u00e7abilir ve bu durumda inotrop ajanlar\u0131n kullan\u0131m\u0131 daha uygun olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>YAZAR NOTU: Dihidropiridinler (\u00f6rn. amlodipin, nifedipin gibi kalsiyum kanal blokerleri) <\/strong>normal dozlarda<strong>L tipi kalsiyum kanallar\u0131na spesifik olarak ba\u011flan\u0131r. <\/strong>Ancak<strong>\u00e7ok y\u00fcksek dozlarda al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, <\/strong>bu ila\u00e7lar\u0131n<strong>resept\u00f6r se\u00e7icili\u011fi kaybolabilir <\/strong>ve ba\u015fka iyon kanallar\u0131na veya dokulara da etki edebilir<strong>. <\/strong>B<strong>u sebeple <\/strong>Dihidropiridinler d\u00fc\u015f\u00fck dozda sadece<strong>vask\u00fcler d\u00fcz kaslar\u0131 gev\u015feterek hipotansiyon <\/strong>olu\u015fturur ancak y<strong>\u00fcksek dozda kardiyak ve santral sinir sistemi \u00fczerindeki etkileri <\/strong>ortaya \u00e7\u0131kabilir<strong>.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 \u015fok tedavisinde vazopress\u00f6r kullan\u0131m\u0131na ili\u015fkin endi\u015feler, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak hayvan modellerine dayanan iskemik komplikasyonlar, kardiyak metabolizma \u00fczerindeki olumsuz etkiler ve kardiyak debi \u00fczerindeki advers etkiler ile ili\u015fkilidir. Ancak Verapamil ve diltiazem doz a\u015f\u0131m\u0131 nedeniyle y\u00fcksek doz vazopress\u00f6r ve inotrop tedavisi uygulanan hastalar\u0131n de\u011ferlendirildi\u011fi tek merkezli retrospektif bir \u00e7al\u0131\u015fmada, iskemi komplikasyonlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fck, sa\u011fkal\u0131m oranlar\u0131 ise y\u00fcksek bulunmu\u015ftur. Bir ba\u015fka sistematik derlemede de toksinlerin sebep oldu\u011fu kardiyojenik \u015fok tedavisinde vazopress\u00f6rlerin kullan\u0131m\u0131n\u0131n belirgin zararl\u0131 etkilerinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 ve hastalar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funda sa\u011fkal\u0131m oranlar\u0131n\u0131n y\u00fcksek oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir. Bununla birlikte, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar bu derlemede vazopress\u00f6r tedavisinin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131n yeterince raporlanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtirken, hipotansiyonun vazopress\u00f6rlerle d\u00fczeltilmesinin bildirilmesi veya vaka takdimi olarak haz\u0131rlanmas\u0131 gereken \u00f6nemli bir t\u0131bbi durum olarak g\u00f6r\u00fclmemesi sebebiyle, vazopress\u00f6r kullan\u0131m\u0131na dair tedavi ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131n da eksik bildirilme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n bulundu\u011funu vurgulamaktad\u0131r. Kalsiyum kanal blokeri zehirlenmelerinin tedavisine y\u00f6nelik yap\u0131lan bir sistematik incelemede, dopamin ve norepinefrinin hemodinamik parametreleri ve sa\u011fkal\u0131m\u0131 ciddi yan etki olmadan iyile\u015ftirdi\u011fi, ancak mevcut kan\u0131t kalitesinin olduk\u00e7a d\u00fc\u015f\u00fck oldu\u011fu rapor edilmi\u015ftir. Bu nedenle, s\u0131v\u0131 vol\u00fcm durumu optimize edildikten sonra, kardiyovask\u00fcler ila\u00e7 toksisitesi geli\u015fen hastalarda hemodinamik parametreleri desteklemek amac\u0131yla vazopress\u00f6r veya inotrop ajanlar\u0131n uygulanmas\u0131 makul bir yakla\u015f\u0131md\u0131r. Bu s\u00fcre\u00e7, ideal olarak invaziv (pulmoner arter kateterizasyonu) veya non-invaziv (ekokardiyografi, nab\u0131z kontur analizi) hemodinamik monitorizasyon ile y\u00f6netilmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Hiperins\u00fclinemik \u00d6glisemik Tedavi (HIET)<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Hiperins\u00fclinemik-\u00f6glisemik tedavi (HIET), \u00f6ncelikle kalsiyum kanal blokeri ve beta bloker zehirlenmelerinde kullan\u0131lan bir tedavi y\u00f6ntemi olup, genellikle \u00f6glisemiyi sa\u011flamak amac\u0131yla konsantre dekstroz inf\u00fczyonlar\u0131 ile kombine edilen \u00e7ok y\u00fcksek dozlarda ins\u00fclin uygulanmas\u0131n\u0131 i\u00e7erir. \u0130la\u00e7 toksisitesine ba\u011fl\u0131 olarak fonksiyon kayb\u0131na u\u011fram\u0131\u015f kardiyak miyositler, enerji metabolizmalar\u0131n\u0131 \u00f6ncelikli olarak kulland\u0131\u011f\u0131 serbest ya\u011f asitlerinden karbonhidrat metabolizmas\u0131na y\u00f6nlendirir. Hayvan modellerinde yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalarda, ila\u00e7 kaynakl\u0131 kardiyojenik \u015fok durumunda ins\u00fclin uygulamas\u0131n\u0131n hem sistolik hem de diyastolik kardiyak fonksiyonlar\u0131 iyile\u015ftirdi\u011fi ve yetmezlik geli\u015fmi\u015f insan miyokard\u0131 \u00fczerinde ba\u011f\u0131ms\u0131z pozitif inotropik etkiler g\u00f6sterdi\u011fi bildirilmi\u015ftir. Kalsiyum kanal blokeri zehirlenmesi ins\u00fclin direncine yol a\u00e7maktad\u0131r, ayr\u0131ca pankreastaki L-tipi kalsiyum kanallar\u0131n\u0131n antagonizmas\u0131na yol a\u00e7arak pankreastan kalsiyum arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ins\u00fclin sal\u0131n\u0131m\u0131n\u0131 da inhibe etmektedir. Bu etkiler, fizyolojik stres yan\u0131t\u0131 ile birle\u015fti\u011finde hiperglisemi ve relatif hipoins\u00fclinemi geli\u015fimine neden olmaktad\u0131r. Nitekim, verapamil ve diltiazem doz a\u015f\u0131m\u0131n\u0131 i\u00e7eren retrospektif bir \u00e7al\u0131\u015fmada, hiperglisemi derecesinin hastal\u0131\u011f\u0131n \u015fiddetini belirlemede hemodinamik parametrelerden daha iyi bir g\u00f6sterge oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir. HIET\u2019in antidotal mekanizmas\u0131, de\u011fi\u015fen kardiyak metabolizma ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak, inotropiyi art\u0131rmak ve periferik vazodilatasyonu destekleyerek organ perf\u00fczyonunu iyile\u015ftirmek \u00fczerine kuruludur. Bu nedenle, HIET antidotunun en iyi kullan\u0131m alan\u0131, miyokard kontraktilitesinin bozuldu\u011fu beta bloker veya kalsiyum kanal blokerlerinin sebep oldu\u011fu kardiyojenik \u015fok olgular\u0131n\u0131n tedavisidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Kalsiyum kanal blokeri zehirlenmelerinin tedavisine y\u00f6nelik g\u00fcncel k\u0131lavuzlar, HIET\u2019i birinci basamak tedaviler aras\u0131nda \u00f6nermektedir. Tedavi ba\u015flat\u0131ld\u0131ktan sonra, ins\u00fclin inf\u00fczyon h\u0131zlar\u0131 klinik yan\u0131ta g\u00f6re titre edilebilir. \u00d6glisemiyi sa\u011flamak i\u00e7in genellikle 25 gr\/saat dozunda %50 dekstroz inf\u00fczyonu uygulanmaktad\u0131r. T\u00fcm inf\u00fczyonlar\u0131n, ilaca ba\u011fl\u0131 etkiler, vol\u00fcm y\u00fcklenmesi veya akut sol ventrik\u00fcl disfonksiyonu nedeniyle geli\u015febilecek pulmoner \u00f6demi \u00f6nlemek amac\u0131yla konsantre edilmesi \u00f6nerilmektedir. Hipokalemi, hiponatremi ve hipoglisemi, zehir dan\u0131\u015fma merkezleri veya toksikolog g\u00f6zetiminde dahi s\u0131k g\u00f6r\u00fclebilen yan etkilerdir ve tedavi s\u00fcrecinde dikkatle izlenmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Glukagon<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Pankreatik hormon glukagon, G-protein arac\u0131l\u0131kl\u0131 glukagon resept\u00f6r\u00fcn\u00fc aktive ederek \u03b2\u2081-adrenerjik resept\u00f6r\u00fcn toksik etkisini dolayl\u0131 yoldan bloke eder. Bu etki, adenilat siklaz\u0131n uyar\u0131lmas\u0131 ve h\u00fccre i\u00e7i siklik AMP seviyesinin artmas\u0131yla sonu\u00e7lan\u0131r. Bu mekanizma, hayvan modellerinde beta bloker zehirlenmesinde farmakolojik olarak artm\u0131\u015f inotropi ve kronotropi ile sonu\u00e7lan\u0131r. Ancak, insanlarda beta bloker doz a\u015f\u0131m\u0131nda glukagon kullan\u0131m\u0131na ili\u015fkin sonu\u00e7lar \u00e7eli\u015fkili bulunmu\u015ftur. <strong>Propranolol ve verapamil toksisitesine y\u00f6nelik hayvan modellerinde, glukagonun antidotal etkinli\u011finin HIET\u2019e k\u0131yasla daha d\u00fc\u015f\u00fck oldu\u011fu bulunmu\u015ftur.<\/strong> Bununla birlikte, glukagonun yan etki profili genellikle iyi tolere edilir ve doz ba\u011f\u0131ml\u0131 olarak <strong>bulant\u0131, kusma ve hiperglisemi<\/strong> g\u00f6r\u00fclebilir. Bilinci korunan, hava yolu refleksleri yeterli olan veya ent\u00fcbe edilmi\u015f hastalarda, <strong>miyokardiyal disfonksiyon veya kardiyojenik \u015fok ile seyreden beta bloker toksisitesinde glukagon kullan\u0131m\u0131n\u0131n uygun bir se\u00e7enek olabilece\u011fi<\/strong> bildirilmi\u015ftir. E\u011fer bolus doz uygulamas\u0131na olumlu klinik yan\u0131t al\u0131n\u0131rsa, yan\u0131t\u0131n sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 <strong>miligram cinsinden dozun saatlik inf\u00fczyon \u015feklinde devam ettirilmesi \u00f6nerilmektedir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Metilen Mavisi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Metilen mavisi, <strong>nitrik oksit \u00fcretim yolaklar\u0131ndaki \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcr guanilat siklaz ve nitrik oksit sentaz\u0131 inhibe eder. <\/strong>Bu inhibisyon mekanizmas\u0131, <strong>vazodilatasyonun azalmas\u0131na ve sistemik vask\u00fcler direncin artmas\u0131na<\/strong> neden olur. <strong>Bu nedenle<\/strong> Metilen mavisinin refrakter vazodilat\u00f6r \u015fok tedavisinde kullan\u0131lmas\u0131 \u00f6nerilmektedir. <strong>\u0130la\u00e7 kaynakl\u0131 \u015fok tedavisinde metilen mavisinin kullan\u0131m etkinli\u011fini de\u011ferlendiren <\/strong>yaln\u0131zca olgu sunumlar\u0131 ve \u00f6zetlerin bulundu\u011fu<strong> <\/strong><strong>sistematik bir derlemede<\/strong>, hemodinamik etkilerinin de\u011fi\u015fkenlik g\u00f6sterdi\u011fi bildirilmi\u015ftir. Verilerin randomizasyondan yoksun olmas\u0131, yay\u0131n yanl\u0131l\u0131\u011f\u0131, di\u011fer tedavilerle etkile\u015fim ve eksik raporlama gibi s\u0131n\u0131rlamalar nedeniyle, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar metilen mavisinin <strong>ila\u00e7 kaynakl\u0131 \u015fok tedavisinde rutin olarak \u00f6nerilebilmesi i\u00e7in yetersiz kan\u0131t bulundu\u011funu<\/strong> belirtmi\u015ftir. Metilen mavisi, <strong>hemoliz riski nedeniyle glukoz-6-fosfat dehidrojenaz (G6PD) eksikli\u011fi olan hastalarda kontrendikedir<\/strong>. Daha \u00f6nce incelenen vakalarda ciddi advers etkiler bildirilmemi\u015f olmakla birlikte, <strong>serotonerjik ila\u00e7 kullanan hastalarda serotonin sendromunu tetikleyebilece\u011fi<\/strong> de bilinmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Hidroksikobalamin<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Hidroksikobalamin, <strong>siyan\u00fcr antidotu olarak iyi bilinen ve etkinli\u011fi kan\u0131tlanm\u0131\u015f bir tedavi y\u00f6ntemidir<\/strong><strong>.<\/strong> Bilin\u00e7 kayb\u0131, n\u00f6bet ve kardiyak veya solunumsal yetmezlik gibi <strong>a\u011f\u0131r siyan\u00fcr maruziyeti durumlar\u0131nda<\/strong><strong>,<\/strong> hidroksikobalamin ile ampirik tedavinin uygulanmas\u0131n\u0131n belirgin bir sak\u0131ncas\u0131 bulunmamaktad\u0131r. <strong>Acil serviste siyan\u00fcr zehirlenmesinin kan\u0131ta dayal\u0131 tedavi algoritmalar\u0131ndan biri, duman inhalasyonu sonras\u0131 olas\u0131 siyan\u00fcr zehirlenmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen hastalarda, \u015fiddetli maruziyet d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyorsa, hidroksikobalamin ile acil ampirik tedavi \u00f6nermektedir.<\/strong><strong><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Hidroksikobalamin ayr\u0131ca, <strong>nitrik oksidi (NO) ba\u011flayarak NO arac\u0131l\u0131kl\u0131 vazoplejiyi tersine \u00e7evirme yetene\u011fine dayanarak refrakter vazodilat\u00f6r \u015fok i\u00e7in kurtarma tedavisi olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r<\/strong><strong>.<\/strong> Bu etki, ila\u00e7la yap\u0131lan g\u00f6n\u00fcll\u00fc \u00e7al\u0131\u015fmalar s\u0131ras\u0131nda <strong>hipertansif yan\u0131t<\/strong> olarak g\u00f6zlemlenmi\u015f ve daha sonra <strong>kardiyak cerrahide, kardiyopulmoner bypass sonras\u0131 geli\u015fen vazoplejik sendromun tedavisinde ba\u015far\u0131l\u0131 bir \u015fekilde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r<\/strong>. Ancak, <strong>siyan\u00fcr d\u0131\u015f\u0131 doz a\u015f\u0131m\u0131 vakalar\u0131ndan kaynakl\u0131 \u015fokun tedavisinde, hidroksikobalamin kullan\u0131m\u0131na ili\u015fkin herhangi bir rapor bulunmamaktad\u0131r<\/strong><strong>.<\/strong> <strong>Hidroksikobalaminin normal dozunun 5 kat\u0131n \u00fczerindeki iatrojenik a\u015f\u0131r\u0131 doz uygulanan bir vakada<\/strong><strong>,<\/strong> g\u00f6zlenen tek klinik belirti <strong>kendili\u011finden d\u00fczelen eritroderma<\/strong>olmu\u015ftur. <strong>Siyan\u00fcr zehirlenmesi tedavisinde kullan\u0131lan standart dozda uyguland\u0131\u011f\u0131nda, hidroksikobalaminin yan etki profili olduk\u00e7a iyi tolere edilebilir olup,<\/strong> s\u0131n\u0131rl\u0131 kan\u0131t bulunmas\u0131na ra\u011fmen <strong>ila\u00e7 kaynakl\u0131 refrakter vazoplejinin tedavisinde son basamak olarak kullan\u0131m\u0131 de\u011ferlendirilebilir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Toksikoloji Hastalar\u0131nda Mekanik Dola\u015f\u0131m Deste\u011fi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kritik derecede zehirlenmi\u015f hastalar, <strong>ekstrakorporeal ya\u015fam deste\u011fi (ECLS) i\u00e7in ideal adaylar olabilir<\/strong><strong>.<\/strong> <strong>Doz a\u015f\u0131m\u0131 vakalar\u0131ndaki hastalar genellikle daha gen\u00e7 hastalar olup, kardiyak endikasyonlarla ECLS yap\u0131lmas\u0131 de\u011ferlendirilen hastalara k\u0131yasla daha az komorbiditeye sahiptir<\/strong><strong>.<\/strong> Kritik derecede zehirlenmi\u015f bu hastalar, <strong>toksisitenin ortadan kalkmas\u0131na kadar desteklenebilirse, tam iyile\u015fme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 olduk\u00e7a y\u00fcksektir<\/strong><strong>.<\/strong> Ancak buna ra\u011fmen, <strong>zehirlenmi\u015f hastalarda ECLS kullan\u0131m\u0131 nadir olarak bildirilmektedir<\/strong><strong>.<\/strong> Ayr\u0131ca i<strong>ntraaortik balon pompas\u0131 ve Impella (Abiomed, Danvers, MA, USA) perk\u00fctan sol ventrik\u00fcl destek cihaz\u0131 gibi mekanik dola\u015f\u0131m destek cihazlar\u0131n\u0131n zehirlenmi\u015f hastalarda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 rapor edilse de<\/strong> bu cihazlara ili\u015fkin kan\u0131tlar da olduk\u00e7a s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Her ne kadar yayg\u0131n uygulanmasa da <strong>ECMO, zehirlenmi\u015f hastalar i\u00e7in en s\u0131k bildirilen mekanik destek y\u00f6ntemi olmu\u015ftur<\/strong><strong>. <\/strong>Literat\u00fcrde a<strong>cil perk\u00fctan ECMO uygulanan hastalar\u0131 i\u00e7eren bir seride, zehirlenmi\u015f hastalardan elde edilen sonu\u00e7lar, primer kardiyak endikasyonlarla ECMO uygulanan hastalara k\u0131yasla daha ba\u015far\u0131l\u0131 bulunmu\u015ftur<\/strong><strong>.<\/strong> Ba\u015fka bir \u00e7al\u0131\u015fmada, <strong>zehirlenmeye ba\u011fl\u0131 \u015fok nedeniyle ECMO uygulanan 12 hasta ile kardiyovask\u00fcler nedenlerle ECMO uygulanan 5 hasta kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r<\/strong><strong>.<\/strong> Kan\u00fclasyon s\u0131ras\u0131nda t\u00fcm hastalar\u0131n <strong>45 dakikadan uzun s\u00fcre devam eden kardiyopulmoner res\u00fcsitasyona (CPR) ihtiya\u00e7 duydu\u011fu<\/strong>belirtilmi\u015ftir. <strong>ECMO uygulanan zehirlenmi\u015f hastalar\u0131n 3\u2019\u00fc sa\u011f kal\u0131rken, kardiyovask\u00fcler endikasyon grubundaki hi\u00e7bir hasta hayatta kalamam\u0131\u015ft\u0131r<\/strong><strong>.<\/strong> Masson ve \u00e7al\u0131\u015fma arkada\u015flar\u0131, <strong>persistan \u015fok veya kardiyak arrest geli\u015fen 62 zehirlenmi\u015f hastay\u0131 incelemi\u015f ve bu hastalar\u0131n 14\u2019\u00fc ven\u00f6-arteriyel (VA) ECMO ile tedavi edilmi\u015ftir<\/strong><strong>.<\/strong> ECMO uygulanan grupta sa\u011fkal\u0131m oran\u0131 <strong>%86<\/strong> iken, konvansiyonel y\u00f6ntemlerle tedavi edilen grupta sa\u011fkal\u0131m <strong>%48<\/strong> olarak bildirilmi\u015ftir. Ancak, <strong>\u00e7al\u0131\u015fmadaki hasta say\u0131s\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 olmas\u0131 nedeniyle sonu\u00e7lar\u0131n tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131k oldu\u011fu belirtilmi\u015ftir<\/strong><strong>.<\/strong> Extracorporeal Life Support Organization (ELSO) veritaban\u0131nda yap\u0131lan bir analizde, <strong>zehirlenmi\u015f hastalar i\u00e7in ECMO kullan\u0131m\u0131n\u0131n giderek artt\u0131\u011f\u0131 ve genel sa\u011fkal\u0131m oran\u0131n\u0131n %59 oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir<\/strong><strong>.<\/strong> \u0130<strong>nhalasyon veya aspirasyon hasar\u0131 nedeniyle ven\u00f6-ven\u00f6z (V-V) ECMO uygulanan hastalarda ise sa\u011fkal\u0131m oran\u0131 %89 olarak tespit edilmi\u015ftir<\/strong>.<strong> Konvansiyonel tedaviye yan\u0131t vermeyen a\u011f\u0131r refrakter hipoksi, persistan kardiyojenik \u015fok veya kardiyak arrest geli\u015fen zehirlenmi\u015f hastalar, ECMO\u2019nun mevcut oldu\u011fu kurumlarda ECMO a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirilmelidir<\/strong><strong>.<\/strong> ECMO uygulama kapasitesine sahip olmayan merkezlerde <strong>bir ECMO transport ekibi bulunuyorsa, konvansiyonel tedaviyle y\u00fcksek mortalite riski ta\u015f\u0131yan bu kritik hastalar i\u00e7in acil olarak ECMO transport ekibiyle kons\u00fcltasyon sa\u011flanmal\u0131d\u0131r<\/strong><strong>,<\/strong> \u00e7\u00fcnk\u00fc bu hasta grubunda <strong>ECLS sa\u011fkal\u0131m oranlar\u0131 olduk\u00e7a y\u00fcksektir<\/strong><strong>.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>\u0130la\u00e7 \u0130li\u015fkili Karaci\u011fer Yetmezli\u011fi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Akut fulminan hepatik yetmezlik olarak da adland\u0131r\u0131lan akut karaci\u011fer yetmezli\u011fi (ALF), altta yatan bir karaci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131 olmayan bir hastada, akut (&lt; 26 hafta) bir hasar sonucu geli\u015fen hepatik hasar, ensefalopati ve sentetik fonksiyon bozuklu\u011fu (INR &gt; 1.5) olarak tan\u0131mlan\u0131r. ABD ve Avrupa&#8217;da ALF&#8217;nin en yayg\u0131n nedeni ila\u00e7lard\u0131r. ABD Akut Karaci\u011fer Yetmezli\u011fi \u00c7al\u0131\u015fma Grubu (US ALF Study Group) kay\u0131tlar\u0131na g\u00f6re, vakalar\u0131n \u00e7o\u011funu asetaminofen (APAP) ili\u015fkili ALF olu\u015ftururken, asetaminofen d\u0131\u015f\u0131 nedenlere ba\u011fl\u0131 ALF vakalar\u0131 toplam olgular\u0131n %11\u2019ini olu\u015fturmaktad\u0131r. Asetaminofen ili\u015fkili ALF geli\u015fen hastalar\u0131n, hastal\u0131\u011f\u0131n ileri evresinde ba\u015fvurma e\u011filiminde oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir zira asetaminofenin toksik metaboliti olan N-asetil-p-benzokinonimin (NAPQI) arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla karaci\u011fer hasar\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in belirli bir zaman gerekmektedir. ALF ile ba\u015fvuran hastalarda belirgin transaminaz y\u00fcksekli\u011fi, d\u00fc\u015f\u00fck bilirubin seviyesi ve y\u00fcksek INR de\u011ferleri, APAP ili\u015fkili ALF&#8217;yi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcren en \u00f6nemli laboratuvar bulgular\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>N-asetilsistein (NAC), hepatik glutatyon depolar\u0131n\u0131 yenileyerek, NAPQI&#8217;nin detoksifikasyonunu sa\u011flayarak ve antiinflamatuar \u00f6zellik g\u00f6stererek, APAP doz a\u015f\u0131m\u0131na ba\u011fl\u0131 ALF\u2019de sa\u011fkal\u0131m\u0131 art\u0131rd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterilmi\u015f bir tedavidir. NAC, do\u011fru dozda uyguland\u0131\u011f\u0131nda g\u00fcvenli bir yan etki profiline sahiptir. ALF geli\u015fen t\u00fcm eri\u015fkin hastalara, APAP d\u00fczeyi saptanamaz hale gelene ve aminotransferazlar ile klinik biyobelirte\u00e7ler (kreatinin, laktat, pH, protrombin zaman\u0131\/INR, fosfat) iyile\u015fene kadar, asetaminofen antidot protokol\u00fcne uygun olarak NAC tedavisi verilmelidir. Baz\u0131 olgularda NAC bolus uygulamas\u0131 veya daha y\u00fcksek inf\u00fczyon h\u0131zlar\u0131nda verilmesi gerekebilir ve bu s\u00fcre\u00e7 toksikoloji uzman\u0131 ile de\u011ferlendirilmelidir. Koag\u00fclopatinin d\u00fczeltilmesi genellikle \u00f6nerilmez, ancak klinik olarak anlaml\u0131 bir kanama varl\u0131\u011f\u0131nda veya invaziv prosed\u00fcrler i\u00e7in gerekiyorsa uygulanabilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc koag\u00fclopati derecesi, karaci\u011fer nakli gereksinimini \u00f6ng\u00f6ren t\u00fcm prognostik modelleri etkileyen \u00f6nemli bir parametredir.<\/p>\n\n\n\n<p>Hiperamonyemi, astrositlerde glutamine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm yoluyla serebral \u00f6dem ve intrakraniyal bas\u0131n\u00e7 (ICP) art\u0131\u015f\u0131na neden olabilir. Ancak, ALF\u2019de amonyak d\u00fczeylerini d\u00fc\u015f\u00fcrmek i\u00e7in lakt\u00fcloz veya rifaksimin kullan\u0131m\u0131na dair kan\u0131t bulunmamaktad\u0131r. Refrakter hiperamonyemi (&gt;100 \u00b5mol\/L) veya intrakraniyal hipertansiyon riski y\u00fcksek olan ciddi ensefalopati durumlar\u0131nda, s\u00fcrekli renal replasman tedavisi (CRRT) ile amonyak seviyeleri d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclebilir, ancak bu tedaviye ili\u015fkin kan\u0131tlar s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. ALF hastalar\u0131nda invaziv ICP monitorizasyonunun risk ve yararlar\u0131 konusunda kabul edilmi\u015f bir g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi bulunmamaktad\u0131r ve uygulamalar kurumdan kuruma farkl\u0131l\u0131k g\u00f6stermektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>ALF i\u00e7in sa\u011fkal\u0131m\u0131 kan\u0131tlanm\u0131\u015f tek di\u011fer tedavi acil karaci\u011fer naklidir, ancak elektif karaci\u011fer nakli ge\u00e7iren hastalara k\u0131yasla sa\u011fkal\u0131m oranlar\u0131 daha d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fcr. Hem APAP hem de di\u011fer t\u00fcm nedenlere ba\u011fl\u0131 geli\u015fen ALF\u2019nin prognozunu de\u011ferlendirmek i\u00e7in \u00e7e\u015fitli kriterler geli\u015ftirilmi\u015ftir. En yayg\u0131n kullan\u0131lanlardan ikisi King\u2019s College Kriterleri (APAP ve APAP d\u0131\u015f\u0131 nedenler i\u00e7in ayr\u0131 setler i\u00e7ermektedir) ve Son D\u00f6nem Karaci\u011fer Hastal\u0131\u011f\u0131 Modeli (MELD) skorudur. King\u2019s College Kriterleri daha spesifik, MELD skoru ise ila\u00e7 kaynakl\u0131 ALF\u2019de karaci\u011fer nakli ihtiyac\u0131n\u0131 belirleme a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha sensitif bulunmu\u015ftur. \u0130la\u00e7 ili\u015fkili ALF \u015f\u00fcphesi olan hastalar i\u00e7in, acil hepatoloji kons\u00fcltasyonu yap\u0131lmal\u0131 ve m\u00fcmk\u00fcnse karaci\u011fer nakli merkezine transfer edilmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Eliminasyonu art\u0131r\u0131c\u0131 tedavi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Pek \u00e7ok ilac\u0131n eliminasyonu idrar\u0131n alkali hale getirilmesiyle art\u0131r\u0131labilse de klinik olarak idrar alkalinizasyonunun en etkin oldu\u011fu ila\u00e7lar salisilat, metotreksat ve fenobarbitaldir<\/strong><strong>. <\/strong><strong>Sodyum bikarbonat kullan\u0131larak idrar pH&#8217;\u0131n\u0131n 8 civar\u0131nda tutulmas\u0131<\/strong><strong>, <\/strong><strong>bu toksinlerin renal eliminasyonunu art\u0131rmaktad\u0131r<\/strong><strong>. <\/strong><strong>Salisilat zehirlenmesi durumunda hem kan\u0131n hem de idrar\u0131n alkali hale getirilmesi, yaln\u0131zca eliminasyonu art\u0131rmakla kalmaz, ayn\u0131 zamanda salisilat\u0131n da\u011f\u0131l\u0131m hacmini azaltarak merkezi sinir sistemi \u00fczerindeki toksik etkilerini de en aza indirmeye yard\u0131mc\u0131 olur<\/strong><strong>.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>Ekstrakorporeal Toksin Eliminasyonu (ECTR)<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kritik toksikoloji hastalar\u0131n\u0131n bir\u00e7o\u011funda, metabolik asidoz, elektrolit dengesizlikleri, vol\u00fcm y\u00fcklenmesi veya \u00fcremi gibi klasik hemodiyaliz endikasyonlar\u0131yla seyreden akut b\u00f6brek hasar\u0131 geli\u015febilir. Bu durumlarda hastan\u0131n nefroloji ekibine erken d\u00f6nemde dan\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 kritik olup, toksin eliminasyonu ikincil bir \u00f6neme sahiptir. Ekstrakorporeal toksin eliminasyonu (ECTR), hemodiyaliz veya s\u00fcrekli renal replasman tedavisi (CRRT) ile sa\u011flanabilir. Teknik ilerlemeler ve toksikokinetik s\u00fcre\u00e7lerin daha iyi anla\u015f\u0131lmas\u0131, klasik ECTR kriterlerini de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Y\u00fcksek etkinlikli, y\u00fcksek ak\u0131\u015fl\u0131 diyaliz membranlar\u0131, 15.000 Da&#8217;ya kadar olan maddelerin eliminasyonunu art\u0131r\u0131rken, daha geni\u015f \u00e7apl\u0131 hemodiyaliz kateterleri ve geli\u015fmi\u015f hemodiyaliz cihazlar\u0131, diyaliz s\u0131ras\u0131nda daha y\u00fcksek kan ak\u0131\u015f h\u0131zlar\u0131na olanak tan\u0131maktad\u0131r. Proteinlere ba\u011flanma oran\u0131 y\u00fcksek olan salisilat, valproik asit, fenitoin ve karbamazepin gibi baz\u0131 ila\u00e7lar, a\u015f\u0131r\u0131 doz durumunda ECTR&#8217;ye uygun hale gelebilir. Bu ila\u00e7larda, protein ba\u011flanma kapasitesi doygunlu\u011fa ula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda serbest ila\u00e7 fraksiyonu artar ve hemodiyaliz ile serbest halde olan ila\u00e7 fraksiyonu uzakla\u015ft\u0131r\u0131labilir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130la\u00e7lar\u0131n a\u015f\u0131r\u0131 doz olmas\u0131 durumunda ECTR\u2019nin etkili bir tedavi se\u00e7ene\u011fi haline gelebilmesi i\u00e7in; bir toksinin ekstrakorporeal klirensinin toplam v\u00fccut klirensinin \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturmas\u0131 gereklidir. Ayr\u0131ca, toksine kar\u015f\u0131 etkili bir antidot bulunmamal\u0131d\u0131r; aksi takdirde, antidot tedavisinin risk\/fayda oran\u0131 ECTR&#8217;yi gereksiz k\u0131labilir. \u00d6rne\u011fin, ins\u00fclinin kendisi y\u00fcksek ak\u0131\u015fl\u0131 membranlar ile diyaliz edilebilir, ancak hipoglisemi durumunda yo\u011fun dekstroz tedavisi kolayl\u0131kla uygulanabildi\u011finden diyaliz gibi ECTR tedavileri genellikle gereksizdir.<\/p>\n\n\n\n<p>CRRT, hemodinamik olarak stabil olmayan yo\u011fun bak\u0131m hastalar\u0131nda s\u0131kl\u0131kla tercih edilmekle birlikte, bu y\u00f6ntemle ila\u00e7 ve toksin eliminasyonu genellikle yetersiz d\u00fczeydedir. Bununla birlikte, CRRT; akut karaci\u011fer yetmezli\u011fi olan hastalarda net s\u0131v\u0131 uzakla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak ve serebral perf\u00fczyon bas\u0131nc\u0131n\u0131 korumak a\u00e7\u0131s\u0131ndan faydal\u0131 olabilir. Genel olarak, ECTR endikasyonu tek bir ila\u00e7 d\u00fczeyine dayanarak belirlenmemelidir; zira kan d\u00fczeyi genellikle hedef organdaki toksisiteyi tam olarak yans\u0131tmaz. Bunun yerine, ciddi organ disfonksiyonu geli\u015fen veya ECTR ile uzakla\u015ft\u0131r\u0131labilen, ya\u015fam\u0131 tehdit eden toksinlere maruz kalan hastalarda, acil nefroloji kons\u00fcltasyonu ile hemodiyaliz uygulanmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u00d6ZET<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kritik toksikoloji hastalar\u0131, acil t\u0131p hekimleri i\u00e7in benzersiz kritik bak\u0131m gereksinimleri sunar. Bu hastalar s\u0131kl\u0131kla hayati tehlike arz eden bir klinik durumda acil servise ba\u015fvurur ve zehirlenmeye ba\u011fl\u0131 geli\u015fen klinik durumlar\u0131 i\u00e7in s\u0131kl\u0131kla spesifik antidot ve tedavi ihtiya\u00e7lar\u0131 bulunur. Acil t\u0131p hekimlerinin a\u015fina oldu\u011fu bu tablolar aras\u0131nda status epileptikus, kardiyojenik \u015fok, akut b\u00f6brek hasar\u0131 ve karaci\u011fer yetmezli\u011fi gibi durumlar yer al\u0131r. Zehirlenmeye ba\u011fl\u0131 kritik durumdaki hastalar\u0131n res\u00fcsitasyonu b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde acil servis sorumlulu\u011fundad\u0131r; ancak kritik durumdaki bu hastalar\u0131n tamam\u0131 sonu\u00e7ta yo\u011fun bak\u0131m \u00fcnitesi y\u00f6netimi gerektirir. Bununla birlikte, mekanik dola\u015f\u0131m deste\u011fi ihtiyac\u0131n\u0131n acil olarak de\u011ferlendirilmesi, organ nakli i\u00e7in uygunluk de\u011ferlendirmesi ve ekstrakorporeal toksin eliminasyonu veya renal replasman tedavisi gibi kritik kararlar genellikle acil serviste, acil t\u0131p hekimleri taraf\u0131ndan verilmelidir. Bu nedenle, h\u0131zl\u0131 tan\u0131sal de\u011ferlendirme, hemodinamik stabilizasyon ve spesifik ila\u00e7 veya ila\u00e7 grubu antidotlar\u0131n\u0131n uygulanmas\u0131 hasta sa\u011fkal\u0131m\u0131n\u0131 ve klinik sonu\u00e7lar\u0131 iyile\u015ftirmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan kritik \u00f6neme sahiptir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Yazar Referanslar\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Referans A<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Boehnert MT, Lovejoy Jr FH. Trisiklik antidepresanlar\u0131n akut a\u015f\u0131r\u0131 dozundan sonra n\u00f6betleri ve ventrik\u00fcler aritmileri tahmin etmede QRS s\u00fcresinin serum ila\u00e7 d\u00fczeyine g\u00f6re de\u011feri. N Engl J Med. 1985;313(8):474\u20139. doi:&nbsp;<a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1056\/nejm198508223130804\">10.1056\/nejm198508223130804<\/a>&nbsp;.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Referans B<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Nakatsu, L., Lopez, J. R., Garcia, C. M., Cherian, M., Nash, J., Tofighi, D., &#8230; &amp; Warrick, B. J. (2025). Comparison of two-bag and three-bag acetylcysteine regimens in the treatment of paracetamol poisoning: a systematic review and meta-analysis.&nbsp;<em>Clinical Toxicology<\/em>, 1-11.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Referans C<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Hack, J. B., Wingate, S., Zolty, R., Rich, M. W., &amp; Hauptman, P. J. (2024). Expert Consensus on the Diagnosis and Management of Digoxin Toxicity.&nbsp;<em>The American Journal of Medicine<\/em>.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Referans D<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Andrews, P., Anseeuw, K., Kotecha, D., Lapostolle, F., &amp; Thanacoody, R. (2023). Diagnosis and practical management of digoxin toxicity: a narrative review and consensus.&nbsp;<em>European Journal of Emergency Medicine<\/em>,&nbsp;<em>30<\/em>(6), 395-401.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Makale Referanslar\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1. Mazer-Amirshahi M, Sun C, Mullins P, et al. Trends in emergency department resource utilization for poisoning-related visits, 2003-2011. J Med Toxicol 2016; 12(3):248\u201354.<\/p>\n\n\n\n<p>2. Prevention CfDCa. Available at: https:\/\/www.cdc.gov\/nchs\/fastats\/injury.htm. Accessed November 28, 2019.<\/p>\n\n\n\n<p>3. Chen HY, Albertson TE, Olson KR. Treatment of drug-induced seizures. Br J Clin Pharmacol 2016;81(3):412\u20139.<\/p>\n\n\n\n<p>4. Hocker SE, Britton JW, Mandrekar JN, et al. Predictors of outcome in refractory status epilepticus. JAMA Neurol 2013;70(1):72\u20137.<\/p>\n\n\n\n<p>5. Shah AS, Eddleston M. Should phenytoin or barbiturates be used as second-line anticonvulsant therapy for toxicological seizures? Clin Toxicol (Phila) 2010;48(8): 800\u20135.<\/p>\n\n\n\n<p>6. Silbergleit R, Durkalski V, Lowenstein D, et al. Intramuscular versus intravenous therapy for prehospital status epilepticus. N Engl J Med 2012;366(7):591\u2013600.<\/p>\n\n\n\n<p>7. Lheureux P, Penaloza A, Gris M. Pyridoxine in clinical toxicology: a review. Eur J Emerg Med 2005;12(2):78\u201385.<\/p>\n\n\n\n<p>8. Rossetti AO, Reichhart MD, Schaller MD, et al. Propofol treatment of refractory status epilepticus: a study of 31 episodes. Epilepsia 2004;45(7):757\u201363.<\/p>\n\n\n\n<p>9. Rosati A, De Masi S, Guerrini R. Ketamine for refractory status epilepticus: a systematic review. CNS Drugs 2018;32(11):997\u20131009.<\/p>\n\n\n\n<p>10. Schmidt S, Schmitz-Buhl M. Signs and symptoms of carbamazepine overdose. J Neurol 1995;242(3):169\u201373.<\/p>\n\n\n\n<p>11. DeLorenzo RJ, Waterhouse EJ, Towne AR, et al. Persistent nonconvulsive status epilepticus after the control of convulsive status epilepticus. Epilepsia 1998; 39(8):833\u201340.<\/p>\n\n\n\n<p>12. Beauchamp GA, Hendrickson RG, Hatten BW. Endotracheal intubation for toxicologic exposures: a retrospective Review of toxicology investigators consortium (ToxIC) cases. J Emerg Med 2016;51(4):382\u20138.e1.<\/p>\n\n\n\n<p>13. van Dorp E, Yassen A, Dahan A. Naloxone treatment in opioid addiction: the risks and benefits. Expert Opin Drug Saf 2007;6(2):125\u201332.<\/p>\n\n\n\n<p>14. Farkas A, Lynch MJ, Westover R, et al. Pulmonary complications of opioid overdose treated with naloxone. Ann Emerg Med 2020;75(1):39\u201348.<\/p>\n\n\n\n<p>15. Somerville NJ, O\u2019Donnell J, Gladden RM, et al. Characteristics of fentanyl overdose- Massachusetts, 2014-2016. MMWR Morb Mortal Wkly Rep 2017;66(14):382\u20136.<\/p>\n\n\n\n<p>16. Otani Y, Kanno K, Toh Yoon EW, et al. Acute respiratory distress syndrome caused by salicylate intoxication. Clin Case Rep 2018;6(9):1905\u20136.<\/p>\n\n\n\n<p>17. Ramanathan K, Tan CS, Rycus P, et al. Extracorporeal membrane oxygenation for poisoning in adult patients: outcomes and predictors of mortality. Intensive Care Med 2017;43(10):1538\u20139.<\/p>\n\n\n\n<p>18. Levine M, Brooks DE, Truitt CA, et al. Toxicology in the ICU: Part 1: general overview and approach to treatment. Chest 2011;140(3):795\u2013806.<\/p>\n\n\n\n<p>19. Bass M. Sudden sniffing death. JAMA 1970;212(12):2075\u20139.<\/p>\n\n\n\n<p>20. Al-Abri SA, Woodburn C, Olson KR, et al. Ventricular dysrhythmias associated with poisoning and drug overdose: a 10 year review of statewide poison control center data from California. Am J Cardiovasc Drugs 2015;15(1):43\u201350.<\/p>\n\n\n\n<p>21. Levine M, Boyer EW, Pozner CN, et al. Assessment of hyperglycemia after calcium channel blocker overdoses involving diltiazem or verapamil. Crit Care Med 2007;35(9):2071\u20135.<\/p>\n\n\n\n<p>22. Delk C, Holstege CP, Brady WJ. Electrocardiographic abnormalities associated with poisoning. Am J Emerg Med 2007;25(6):672\u201387.<\/p>\n\n\n\n<p>23. Kerns W 2nd. Management of beta-adrenergic blocker and calcium channel antagonist toxicity. Emerg Med Clin North Am 2007;25(2):309\u201331 [abstract: viii].<\/p>\n\n\n\n<p>24. Chan BS, Buckley NA. Digoxin-specific antibody fragments in the treatment of digoxin toxicity. Clin Toxicol (Phila) 2014;52(8):824\u201336.<\/p>\n\n\n\n<p>25. Seger DL, Hantsch C, Zavoral T, et al. Variability of recommendations for serum alkalinization in tricyclic antidepressant overdose: a survey of U.S. Poison Center medical directors. J Toxicol Clin Toxicol 2003;41(4):331\u20138.<\/p>\n\n\n\n<p>26. Bruccoleri RE, Burns MM. A literature review of the use of sodium bicarbonate for the treatment of QRS widening. J Med Toxicol 2016;12(1):121\u20139.<\/p>\n\n\n\n<p>27. Litz RJ, Popp M, Stehr SN, et al. Successful resuscitation of a patient with ropivacaine-induced asystole after axillary plexus block using lipid infusion. Anaesthesia 2006;61(8):800\u20131.<\/p>\n\n\n\n<p>28. Levine M, Hoffman RS, Lavergne V, et al. Systematic review of the effect of intravenous lipid emulsion therapy for non-local anesthetics toxicity. Clin Toxicol (Phila) 2016;54(3):194\u2013221.<\/p>\n\n\n\n<p>29. Hayes BD, Gosselin S, Calello DP, et al. Systematic review of clinical adverse events reported after acute intravenous lipid emulsion administration. Clin Toxicol (Phila) 2016;54(5):365\u2013404.<\/p>\n\n\n\n<p>30. Lee HM, Archer JR, Dargan PI, et al. What are the adverse effects associated with the combined use of intravenous lipid emulsion and extracorporeal membrane oxygenation in the poisoned patient? Clin Toxicol (Phila) 2015;53(3):145\u201350.<\/p>\n\n\n\n<p>31. Gosselin S, Hoegberg LC, Hoffman RS, et al. Evidence-based recommendations on the use of intravenous lipid emulsion therapy in poisoning. Clin Toxicol (Phila) 2016;54(10):899\u2013923.<\/p>\n\n\n\n<p>32. Skoog CA, Engebretsen KM. Are vasopressors useful in toxin-induced cardiogenic shock? Clin Toxicol (Phila) 2017;55(4):285\u2013304.<\/p>\n\n\n\n<p>33. Levine M, Curry SC, Padilla-Jones A, et al. Critical care management of verapamil and diltiazem overdose with a focus on vasopressors: a 25-year experience at a single center. Ann Emerg Med 2013;62(3):252\u20138.<\/p>\n\n\n\n<p>34. St-Onge M, Dube PA, Gosselin S, et al. Treatment for calcium channel blocker poisoning: a systematic review. Clin Toxicol (Phila) 2014;52(9):926\u201344.<\/p>\n\n\n\n<p>35. Kline JA, Leonova E, Raymond RM. Beneficial myocardial metabolic effects of insulin during verapamil toxicity in the anesthetized canine. Crit Care Med 1995; 23(7):1251\u201363.<\/p>\n\n\n\n<p>36. Kline JA, Raymond RM, Leonova ED, et al. Insulin improves heart function and metabolism during non-ischemic cardiogenic shock in awake canines. Cardiovasc Res 1997;34(2):289\u201398.<\/p>\n\n\n\n<p>37. von Lewinski D, Bruns S, Walther S, et al. Insulin causes [Ca21]i-dependent and [Ca21]i-independent positive inotropic effects in failing human myocardium. Circulation 2005;111(20):2588\u201395.<\/p>\n\n\n\n<p>38. Kline JA, Raymond RM, Schroeder JD, et al. The diabetogenic effects of acute verapamil poisoning. Toxicol Appl Pharmacol 1997;145(2):357\u201362.<\/p>\n\n\n\n<p>39. St-Onge M, Anseeuw K, Cantrell FL, et al. Experts consensus recommendations for the management of calcium channel blocker poisoning in adults. Crit Care Med 2017;45(3):e306\u201315.<\/p>\n\n\n\n<p>40. Cole JB, Arens AM, Laes JR, et al. High dose insulin for beta-blocker and calcium channel-blocker poisoning. Am J Emerg Med 2018;36(10):1817\u201324.<\/p>\n\n\n\n<p>41. Krenz JR, Kaakeh Y. An overview of hyperinsulinemic-euglycemic therapy in calcium channel blocker and beta-blocker overdose. Pharmacotherapy 2018; 38(11):1130\u201342.<\/p>\n\n\n\n<p>42. Beavers JR, Stollings JL, Rice TW. Hyponatremia induced by hyperinsulinemiaeuglycemia therapy. Am J Health Syst Pharm 2017;74(14):1062\u20136.<\/p>\n\n\n\n<p>43. Love JN, Leasure JA, Mundt DJ, et al. A comparison of amrinone and glucagon therapy for cardiovascular depression associated with propranolol toxicity in a canine model. J Toxicol Clin Toxicol 1992;30(3):399\u2013412.<\/p>\n\n\n\n<p>44. Kerns W 2nd, Schroeder D, Williams C, et al. Insulin improves survival in a canine model of acute beta-blocker toxicity. Ann Emerg Med 1997;29(6):748\u201357.<\/p>\n\n\n\n<p>45. Mayer B, Brunner F, Schmidt K. Inhibition of nitric oxide synthesis by methylene blue. Biochem Pharmacol 1993;45(2):367\u201374.<\/p>\n\n\n\n<p>46. Warrick BJ, Tataru AP, Smolinske S. A systematic analysis of methylene blue for drug-induced shock. Clin Toxicol (Phila) 2016;54(7):547\u201355.<\/p>\n\n\n\n<p>47. SAS P. Prescribing Information. 2016. Available at: https:\/\/www.americanregent.com\/media\/1802\/provayblue-prescribing-information.pdf. Accessed November 27, 2019.<\/p>\n\n\n\n<p>48. Lo JC, Darracq MA, Clark RF. A review of methylene blue treatment for cardiovascular collapse. J Emerg Med 2014;46(5):670\u20139.<\/p>\n\n\n\n<p>49. Hamad E, Babu K, Bebarta VS. Case files of the university of massachusetts toxicology fellowship: does this smoke inhalation victim require treatment with cyanide antidote? J Med Toxicol 2016;12(2):192\u20138.<\/p>\n\n\n\n<p>50. Jentzer JC, Vallabhajosyula S, Khanna AK, et al. Management of refractory vasodilatory shock. Chest 2018;154(2):416\u201326.<\/p>\n\n\n\n<p>51. Burnes ML, Boettcher BT, Woehlck HJ, et al. Hydroxocobalamin as a rescue treatment for refractory vasoplegic syndrome after prolonged cardiopulmonary bypass. J Cardiothorac Vasc Anesth 2017;31(3):1012\u20134.<\/p>\n\n\n\n<p>52. Friedman BT, Chen BC, Latimer AJ, et al. Iatrogenic pediatric hydroxocobalamin overdose. Am J Emerg Med 2019;37(7):1394.e1-2.<\/p>\n\n\n\n<p>53. SAS MS. Cyanokit administration guide. Available at: <a href=\"https:\/\/www.cyanokit.com\/\">https:\/\/www.cyanokit.com\/<\/a> sites\/default\/files\/CYANOKIT_Administration_Guide_PP-CYA-USA-0091.pdf. Accessed January 29, 2020.<\/p>\n\n\n\n<p>54. Wang GS, Levitan R, Wiegand TJ, et al. Extracorporeal membrane oxygenation (ECMO) for severe toxicological exposures: review of the toxicology investigators consortium (ToxIC). J Med Toxicol 2016;12(1):95\u20139.<\/p>\n\n\n\n<p>55. Vanzetto G, Akret C, Bach V, et al. [Percutaneous extracorporeal life support in acute severe hemodynamic collapses: single centre experience in 100 consecutive patients]. Can J Cardiol 2009;25(6):e179\u201386.<\/p>\n\n\n\n<p>56. Megarbane B, Leprince P, Deye N, et al. Emergency feasibility in medical intensive care unit of extracorporeal life support for refractory cardiac arrest. Intensive Care Med 2007;33(5):758\u201364.<\/p>\n\n\n\n<p>57. Masson R, Colas V, Parienti JJ, et al. A comparison of survival with and without extracorporeal life support treatment for severe poisoning due to drug intoxication. Resuscitation 2012;83(11):1413\u20137.<\/p>\n\n\n\n<p>58. Khan R, Koppe S. Modern management of acute liver failure. Gastroenterol Clin North Am 2018;47(2):313\u201326.<\/p>\n\n\n\n<p>59. Thomas AM, Lewis JH. Nonacetaminophen drug-induced acute liver failure. Clin Liver Dis 2018;22(2):301\u201324.<\/p>\n\n\n\n<p>60. McPhail MJ, Kriese S, Heneghan MA. Current management of acute liver failure. Curr Opin Gastroenterol 2015;31(3):209\u201314.<\/p>\n\n\n\n<p>61. ACMT position statement: duration of intravenous acetylcysteine therapy following acetaminophen overdose. J Med Toxicol 2017;13(1):126\u20137.<\/p>\n\n\n\n<p>62. Rajajee V, Fontana RJ, Courey AJ, et al. Protocol based invasive intracranial pressure monitoring in acute liver failure: feasibility, safety and impact on management. Crit Care 2017;21(1):178.<\/p>\n\n\n\n<p>63. Porteous J, Cioccari L, Ancona P, et al. Outcome of acetaminophen-induced acute liver failure managed without intracranial pressure monitoring or transplantation. Liver Transpl 2019;25(1):35\u201344.<\/p>\n\n\n\n<p>64. Germani G, Theocharidou E, Adam R, et al. Liver transplantation for acute liver failure in Europe: outcomes over 20 years from the ELTR database. J Hepatol 2012;57(2):288\u201396.<\/p>\n\n\n\n<p>65. O\u2019Grady JG, Alexander GJ, Hayllar KM, et al. Early indicators of prognosis in fulminant hepatic failure. Gastroenterology 1989;97(2):439\u201345.<\/p>\n\n\n\n<p>66. Kamath PS, Wiesner RH, Malinchoc M, et al. A model to predict survival in patients with end-stage liver disease. Hepatology 2001;33(2):464\u201370.<\/p>\n\n\n\n<p>67. Mishra A, Rustgi V. Prognostic models in acute liver failure. Clin Liver Dis 2018; 22(2):375\u201388.<\/p>\n\n\n\n<p>68. Klig JE, Sharma A, Skolnik AB. Case records of the Massachusetts General Hospital. Case 26-2014. A 21-month-old boy with lethargy, respiratory distress, and abdominal distention. N Engl J Med 2014;371(8):767\u201373.<\/p>\n\n\n\n<p>69. Ghannoum M, Nolin TD, Lavergne V, et al. Blood purification in toxicology: nephrology\u2019s ugly duckling. Adv Chronic Kidney Dis 2011;18(3):160\u20136.<\/p>\n\n\n\n<p>70. Garlich FM, Goldfarb DS. Have advances in extracorporeal removal techniques changed the indications for their use in poisonings? Adv Chronic Kidney Dis 2011;18(3):172\u20139.<\/p>\n\n\n\n<p>71. Fertel BS, Nelson LS, Goldfarb DS. Extracorporeal removal techniques for the poisoned patient: a review for the intensivist. J Intensive Care Med 2010;25(3): 139\u201348.<\/p>\n\n\n\n<p>72. Tandukar S, Palevsky PM. Continuous renal replacement therapy: who, when, why, and how. Chest 2019;155(3):626\u201338.<strong><\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Dr. \u00d6\u011fr. \u00dcyesi Vildan \u00d6zer, Karadeniz Teknik \u00dcniversitesi, Acil T\u0131p AD, KT\u00dc T\u0131bbi Toksikoloji \u00dcnitesi Direkt\u00f6r\u00fc, Medical Toxicology Fellow at Emory University&hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1474,"featured_media":3949,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"inline_featured_image":false,"_lmt_disableupdate":"","_lmt_disable":"","footnotes":""},"categories":[10019,8],"tags":[202,10022,406,449],"class_list":["post-3948","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-tft","category-toxipaper","tag-intoksikasyon","tag-tft","tag-toksikoloji","tag-zehirlenme"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3948","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1474"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3948"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3948\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3949"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3948"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3948"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3948"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}