{"id":3505,"date":"2022-07-15T10:00:58","date_gmt":"2022-07-15T07:00:58","guid":{"rendered":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/?p=3505"},"modified":"2022-06-17T16:12:18","modified_gmt":"2022-06-17T13:12:18","slug":"gebelikte_hipertansiyon_ve_toksisite","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/2022\/07\/15\/gebelikte_hipertansiyon_ve_toksisite\/","title":{"rendered":"Gebelikte \u00c7evresel Toksik Maruziyet ve Hipertansif Bozukluklar: Son Bulgular\/Veriler"},"content":{"rendered":"<p>Gebelik sadece fet\u00fcs veya \u00e7ocuk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kritik bir d\u00f6nem olmay\u0131p; ayn\u0131 zamanda maternal do\u011fum sonras\u0131 sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n da prenatal periyot s\u00fcresince geli\u015fen de\u011fi\u015fikliklerden etkilenebilece\u011fi y\u00f6n\u00fcnde giderek artan kan\u0131tlar s\u00f6z konusudur. \u00d6zellikle gestasyonel hipertansiyon, preeklampsi ve eklampsi gibi gebeli\u011fin hipertansif bozukluklar\u0131 (GHB) ile tan\u0131 konulan kad\u0131nlarda sonraki ya\u015famlar\u0131 boyunca kardiyovask\u00fcler hastal\u0131k\u00a0 (KVH) a\u00e7\u0131s\u0131ndan artm\u0131\u015f risk mevuttur. \u00c7evresel toksik maddeler GHB riskini \u2013 sonu\u00e7 olarak maternal do\u011fum sonras\u0131 kardiyovask\u00fcler hastal\u0131k riskini- artt\u0131r\u0131p artt\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 epidemiyolojik literat\u00fcrde \u00f6ne \u00e7\u0131kan bir sorudur. <em><a href=\"https:\/\/link.springer.com\/journal\/11906\">Current Hypertension Reports<\/a><\/em>\u00a0dergisinde 2018\u2019de yay\u0131nlanm\u0131\u015f \u201c<a href=\"https:\/\/link.springer.com\/article\/10.1007\/s11906-018-0888-5\">Environmental Toxicant Exposure and Hypertensive Disorders of Pregnancy: Recent Findings<\/a>\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 bu derleme makalesi <sup>1<\/sup>, yak\u0131n tarihli raporlar\u0131n \u00e7evresel kimyasallarla GHB ili\u015fkisini \u00f6zetlemekte ve bu ili\u015fkilerin alt\u0131nda yatan olas\u0131 biyolojik mekanizmalar\u0131 tart\u0131\u015f\u0131p gelecek ara\u015ft\u0131rmalar i\u00e7in ara\u015ft\u0131rma alanlar\u0131 \u00f6nermektedir.<\/p>\n<p><strong>Gebeli\u011fin Hipertansif Bozukluklar\u0131: Giderek Artan Acil Bir Sorun<\/strong><\/p>\n<p>GHB \u00f6nemli bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 sorunudur; maternal, fetal ve neonatal morbidite ve mortaliteye katk\u0131da bulunan \u00f6nc\u00fcl durumlar olmakla kalmay\u0131p kad\u0131n sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na potansiyel uzun d\u00f6nemli etkileri ile KVH tan\u0131s\u0131 i\u00e7in riski iki kattan fazla artt\u0131rmaktad\u0131r. Brown ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n 43 \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 i\u00e7eren bir meta- analiz \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, GHB olmayan kad\u0131nlarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda preeklampsi veya eklampsi \u00f6yk\u00fcs\u00fc olan kad\u0131nlar\u0131n postpartum en az 6 hafta sonras\u0131nda, fatal veya tan\u0131l\u0131 KVH oddsunun 2.28 kat (%95 GA 1.87-2.78), serebrovask\u00fcler hastal\u0131k i\u00e7in 1.76 kat (%95 GA 1.43-2.21) ve hipertansiyon i\u00e7in 3.13 kat (%95 GA 2.51-3.89) daha fazla oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<sup>2<\/sup><\/p>\n<p>\u00d6zellikle preeklampsiye odaklanan 22 \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n meta analizinde, Wu ve arkada\u015flar\u0131 preeklampsi \u00f6yk\u00fcs\u00fc olan kad\u0131nlar\u0131n ileride artm\u0131\u015f kalp yetmezli\u011fi (risk oran\u0131=4.19 [2.09-8.38]), koroner kalp hastal\u0131\u011f\u0131 (RO=2.5 [1.43-4.37]), kardiyovask\u00fcler hastal\u0131k nedeniyle \u00f6l\u00fcm (RO=2.21 [1.83-2.66]) ve inme (RO=1.81 [1.29-2.55]) riski ile ili\u015fkili olarak bildirmi\u015ftir.<sup>3<\/sup> Hem\u015fire Sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 \u00c7al\u0131\u015fmas\u0131-II\u2018de 58.671 kat\u0131l\u0131mc\u0131lar aras\u0131nda gestasyonel hipertansiyon ve preeklampsi, kronik hipertansiyon (s\u0131ras\u0131yla Riziko oran\u0131 =2.8 [1.83-2.66]),ve 2.2 [2.1-2.3])), tip 2 diyabet (s\u0131ras\u0131yla riziko oran\u0131 =1.7 [1.4- 1.9] ve 1.8 [1.6-1.9]) ve hiperkolesterolemi (s\u0131ras\u0131yla riziko oran\u0131 =1.4 [1.3-1.5] ve 1.3 [1.3-1.4]) gibi KVH risk fakt\u00f6rleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan artm\u0131\u015f risk ile ili\u015fkilendirilmi\u015ftir. <sup>4<\/sup><\/p>\n<p>Gebeli\u011fin hipertansif bozukluklar\u0131; ABD\u2019de 1993-2014 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda %73 artm\u0131\u015f ve son g\u00fcncel verilere g\u00f6re do\u011fumla ilgili yat\u0131\u015flarda 912\/10,000\u2019e ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. 2011 ve 2013 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda GHB gebelik ili\u015fkili \u00f6l\u00fcmlerin %7.4\u2019\u00fcne neden olmu\u015ftur. GHB insidans\u0131; ileri maternal ya\u015f, nulliparite, multifetal gestasyon, artm\u0131\u015f v\u00fccut kitle indexi, pregestasyonel diyabet ve kronik hipertansiyon gibi bilinen bir risk fakt\u00f6rlerinin artmas\u0131yla birlikte artm\u0131\u015ft\u0131r. Sadece yak\u0131n zamanda; a\u011f\u0131r metaller, kal\u0131c\u0131 organik kirleticiler (KOK &#8211;<em>persistent organic pollutants<\/em>-) ve kal\u0131c\u0131 olmayan kimyasallar d\u00e2hil olmak \u00fczere \u00e7evresel toksik maddelerin GHB\u2019e potansiyel katk\u0131s\u0131 mercek alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u00c7evresel Kimyasallar ve KVH<\/strong><\/p>\n<p>\u00c7al\u0131\u015fmalar, \u00e7evresel kimyasal toksik maddelerin gebe d\u0131\u015f\u0131ndaki eri\u015fkinlerde KVH i\u00e7in risk fakt\u00f6r\u00fc oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. Arsenik, kadmiyum, krom, kur\u015fun ve civa gibi toksik a\u011f\u0131r metaller ateroskekleroz, hipertansiyon ve klinik KVH ile ili\u015fkilendirilmi\u015ftir. Kaza sonucu, mesleki ve end\u00fcstriyel at\u0131k ile dioksinler, poliklorlu bifeniller gibi KOK\u2019a maruziyetlerle ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar da artm\u0131\u015f KVH insindas\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Son dekadda ABD toplumunun \u00e7o\u011funlu\u011funda idrar metaboliti olarak saptanabilen kal\u0131c\u0131 olmayan kimyasallara kar\u015f\u0131 artan bir ilgi s\u00f6z konusudur. \u0130nsan ve hayvan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 her ne kadar, fitalatlar i\u00e7in sonu\u00e7lar daha az tutarl\u0131 olsa da bisfenol A (BPA) ve organofosfat (OP) gibi kal\u0131c\u0131 olmayan kimyasallar\u0131n metabolitleri ile KVH ve ili\u015fkili \u00f6nc\u00fcl durumlar\u0131n (obezite, tip 2 diyabet gibi) ili\u015fkili oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. KVH ve GHB, y\u00fckselmi\u015f kan bas\u0131nc\u0131, obezite, dislipidemi, ins\u00fclin direnci, hiperglisemi, inflamasyon, endotel disfonksiyonu, hiper\u00fcrisemi, hiperkhomosisteinemi, tromboz ve anjiyogenezis dahil olmak \u00fczere fazla say\u0131da ortak risk fakt\u00f6r\u00fc i\u00e7erdi\u011fi i\u00e7in, KVH i\u00e7in riski art\u0131ran \u00e7evresel kimyasallar\u0131n ayn\u0131 biyolojik mekanizmalarla GHB riskini de artt\u0131rmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00d6zellikle bu maddelerin \u00e7o\u011funun endokrin bozucu \u00f6zellikleri, bu maddelere maruziyet ile prenatal periyot s\u00fcresince hormonal duyarl\u0131l\u0131k ensas\u0131nda \u00f6zellikle y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerinin olmas\u0131na neden olabilir.<\/p>\n<p><strong>Plesental Ba\u011flant\u0131 <\/strong><\/p>\n<p>GHB anormal plesenta geli\u015fimi ve i\u015flevinin s\u00fcreklili\u011fin ekstrem bir tezah\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Plasenta bir hem kad\u0131ndan hem de fet\u00fcsten doku i\u00e7eren hibrit organd\u0131r. Aralar\u0131ndaki etkile\u015fim a\u011f\u0131n\u0131 kurar; fet\u00fcse oksijen, besinler, imm\u00fcnolojik ve hormonal destek sa\u011flarken, at\u0131klar\u0131 da kan\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131r\u0131r. Bu de\u011fi\u015f-toku\u015f \u00f6zelle\u015fmi\u015f bir damar a\u011f\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fir. Sa\u011fl\u0131kl\u0131 plasenta geli\u015fimi, optimal fetal b\u00fcy\u00fcme i\u00e7in esast\u0131r ve yetersiz vask\u00fcler proliferasyon yetersiz perf\u00fczyona neden olabilir; bu da potansiyel olarak intrauterin b\u00fcy\u00fcme k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6zellikle GHB gibi olumsuz gebelik sonu\u00e7lar\u0131 ile sonu\u00e7lanabilir. Plasentan\u0131n uterun s\u0131n\u0131r\u0131na do\u011fru \u015fekilde implante olmamas\u0131 ile de plasenta i\u015flev bozuklu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kabilir. Maternal spiral arterlerin maternal-fetal kan ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 optimize eden d\u00fc\u015f\u00fck diren\u00e7li damarlara yeniden \u015fekillenmesini uyarmak i\u00e7in fetal trofoblastlar anne miyometriyumunu belirli bir derinli\u011fe kadar invaze etmelidir. Yetersiz invazyon uterin arterlerde artm\u0131\u015f dirence ve artm\u0131\u015f maternal kan bas\u0131nc\u0131na neden olabilir. \u00c7evresel toksik maddelerin plesental disfonksiyona olas\u0131 etkisini de\u011ferlendirirken, sadece GHB tan\u0131s\u0131 alm\u0131\u015f ki\u015filerde de\u011fil ayn\u0131 zamanda pro ve antianjiyojenik fakt\u00f6rlerin maternal serum d\u00fczeyleri, maternal kan bas\u0131nc\u0131 ve plesental hemodinamik \u00f6l\u00e7\u00fctleri de i\u00e7eren GHB\u2019ye do\u011fru giden yolaktaki\u00a0 subklinik sonu\u00e7larla ili\u015fkilerini de de\u011ferlendirmek \u00f6nemlidir.<\/p>\n<p><strong>\u201c\u00c7evresel Toksik maddeler ile GHB ili\u015fkisi\u201d ile ilgili G\u00fcncel \u00c7al\u0131\u015fmalar <\/strong><\/p>\n<p>Son \u00fc\u00e7 y\u0131lda \u00e7evresel toksikanlar\u0131n GHB ile ili\u015fkisini inceleyen bir grup \u00e7al\u0131\u015fma yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r. A\u011f\u0131r metal ve KOK \u00fczerinde daha \u00e7ok durulsa da, kal\u0131c\u0131 olmayan kimyasallara olan ilgi de artmaktad\u0131r. Ayn\u0131 zamanda potansiyel biyolojik mekanizmalar \u00f6zellikle epigenetik belirte\u00e7leri \u00f6ne s\u00fcren \u00e7al\u0131\u015fmalarda da farkedilen bir art\u0131\u015f s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p><strong>A\u011f\u0131r Metaller <\/strong><\/p>\n<p>Ekonomik olarak geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerde a\u011f\u0131r metal maruziyeti azalm\u0131\u015f olsa da d\u00fcnyadaki bir \u00e7ok yerde endi\u015fe kayna\u011f\u0131 olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Arsenik, kur\u015fun ve civa; Zehirli Maddeler ve Hastal\u0131klar\u0131n Kayd\u0131 Ajans\u0131n\u0131n 2017 y\u0131l\u0131na ait \u00d6ncelikli Tehlikeli Maddeler Listesinde ilk \u00fc\u00e7 madde olarak verilmi\u015ftir. Bu \u00fc\u00e7 madde ve kadmiyumun (bu listede 7.), geni\u015f epidemiyolojik \u00e7al\u0131\u015fmalarda KVH nedeniyle \u00f6l\u00fcm\u00fc artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterilmi\u015ftir. Gebelik esnas\u0131nda maruz kalman\u0131n plasental geli\u015fimi ve i\u015flevini etkilemesi ve kad\u0131nlarda GHB\u2019ye predispozan fakt\u00f6r olmas\u0131 olas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Kur\u015fun<\/strong> 100 y\u0131ldan uzun s\u00fcredir artm\u0131\u015f preeklampsi riski ile ili\u015fkilendirilmi\u015ftir. Bir sistematik derleme ve meta analizde kan kur\u015fun d\u00fczeyinde 1 \u03bcg\/dL art\u0131\u015f\u0131n, preeklampsi riskinde %1.6 art\u0131\u015f ile ili\u015fkili oldu\u011fu ve kur\u015funa maruz kalman\u0131n preeklampsi i\u00e7in bilinen en g\u00fc\u00e7l\u00fc risk fakt\u00f6rlerinden biri oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. \u0130ran\u2019da 2015-2016 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda yap\u0131lan, 158 kad\u0131n\u0131n d\u00e2hil edildi\u011fi vaka kontrol \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, Bayat ve arkada\u015flar\u0131 preeklamptik kad\u0131nlar\u0131n normal do\u011fum yapan kad\u0131nlara g\u00f6re \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc tirimesterda belirgin \u015fekilde y\u00fckskek kan kur\u015fun d\u00fczeylerine sahip oldu\u011funu ortaya koymu\u015ftur.<sup>5<\/sup> Demokratik Kongo Cumhuriyeti&#8217;nin ba\u015fkenti Kin\u015fasa\u2019da trafik kirlili\u011fi, at\u0131k bertaraf\u0131, pil geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ve di\u011fer d\u00fczenlenmemi\u015f faaliyetler kaynakl\u0131 a\u011f\u0131r metallere maruz kalma gibi preeklampsi insidans\u0131 da y\u00fcksektir. Elongi Moyene ve arkada\u015flar\u0131 taraf\u0131ndan yap\u0131lan bir vaka kontrol \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, 24 saatlik idrar \u00f6rneklerinde kur\u015fun at\u0131l\u0131m\u0131 82 preeklamptik ve 6 eklamptik kad\u0131nda 88 toplum kontrol grubunda yer alanlara g\u00f6re 6.7 kat daha y\u00fcksek raporlanm\u0131\u015ft\u0131r.<sup>6<\/sup> Her ne kadar yak\u0131n zamanl\u0131 maruz kal\u0131m\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc i\u00e7in kan kur\u015fun d\u00fczeyi tercih edise de 24 saatlik idrar at\u0131m\u0131 da ge\u00e7erli bir alternatiftir ve kreatinine g\u00f6re d\u00fczeltme gerektirmez. (Gebelikte g\u00f6r\u00fclen glomer\u00fcler filtrasyon h\u0131z\u0131ndaki de\u011fi\u015fiklikler nedeniyle kreatinine g\u00f6re ayarlama tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r.) Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, G\u00fcney Afrika\u2019da ekonomik olarak daha geli\u015fmi\u015f bir b\u00f6lge olan Kwa Zulu Natal\u2019da yap\u0131lan Maduray ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n vaka kontrol \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, 43 preeklamptik ve 23 normotansif kad\u0131nda do\u011fumda kanda veya pubik k\u0131llardaki \u00f6l\u00e7\u00fclen kur\u015fun d\u00fczeyleri aras\u0131nda bir ili\u015fki bulunamam\u0131\u015ft\u0131r ancak bu \u00e7al\u0131\u015fmada da herhangi bir ortak de\u011fi\u015fken i\u00e7in d\u00fczeltme yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Y\u00fcksek kur\u015fun d\u00fczeyinin preeklampsiyi ind\u00fcklemesinin temel ald\u0131\u011f\u0131 varsay\u0131msal mekanizmalar aras\u0131nda, endotelin, adrenalin, ve noradrenalin gibi vazokonstrikt\u00f6rler ile pozitif ili\u015fkisi ve nitrik oksit ve adenozin trifosfataz gibi vazodilat\u00f6rlerle negatif ili\u015fkisi yer al\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Kadmiyum<\/strong> da onlarca y\u0131ld\u0131r preeklampsi i\u00e7in bir risk fakt\u00f6r\u00fc olarak kabul edilmi\u015ftir. Kur\u015funla oldu\u011fu gibi, Elongi Moyen ve ark. \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde preeklamptik kad\u0131nlarda daha y\u00fcksek \u00fcriner kadmiyum d\u00fczeyleri g\u00f6zlemlediklerini raporlam\u0131\u015flar ancak Maduray ve ark.\u2019n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda b\u00f6yle bir bulgu saptanmam\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0 \u201cObstetrik Riski Azaltmak \u0130\u00e7in Maternal Oral Terapi\u201d \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 kapsam\u0131ndaki bir vaka kontrol \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda<br \/>\nABD\u2019nin g\u00fcneydo\u011fusundaki 172 kad\u0131ndan al\u0131nan sindirilmi\u015f plasental numunelerde kadmiyum \u00f6l\u00e7\u00fclm\u00fc\u015f ve artan preeklampsi odds\u2019u ile ili\u015fkili bulunmu\u015ftur. (d\u00fczeltilmi\u015fodds oran\u0131 [OR] = 1.5 [1.1- 2.2). Bu \u00e7al\u0131\u015fma kesitsel olmakla birlikte, kadmiyum uzun yar\u0131 \u00f6mr\u00fc, plasenta dokusundaki seviyelerin gebelik boyunca k\u00fcm\u00fclatif maruziyeti uygun \u015fekilde temsil etti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr.<sup>7<\/sup> 2014-2016 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda \u00c7in&#8217;in Zhejiang Eyaletinde Wang ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri \u00e7al\u0131\u015fmada al\u0131nan 132 vaka ve e\u015fle\u015fen kontrol grubu aras\u0131nda hem anne kan\u0131ndaki hem de plasenta dokusundaki kadmiyum seviyeleri sa\u011fl\u0131kl\u0131 hamile kad\u0131nlara k\u0131yasla, preeklamptik kad\u0131nlarda y\u00fcksek bulunmu\u015ftur ancak yaln\u0131zca \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc trimester kan konsantrasyonu \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde kovaryat ayarlamas\u0131ndan sonra preeklampsi ile ili\u015fkili saptanm\u0131\u015ft\u0131r (OR = 7.83 [1.64, 37.3]).<sup>8<\/sup> \u0130ki \u00e7al\u0131\u015fma aras\u0131ndaki etki b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcndeki fark, kadmiyumun \u00f6l\u00e7\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc farkl\u0131 biyo-\u00f6rnekler ve kadmiyuma maruz kal\u0131m\u0131n farkl\u0131 arka plan oranlar\u0131 olmas\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r.\u00a0 Kadmiyumun plasental fonksiyon \u00fczerindeki zararl\u0131 etkileri; reaktif oksijen t\u00fcrleri ve oksidatif stres kayna\u011f\u0131 rol\u00fcnden ileri geliyor olabilir. Ayn\u0131 zamanda proinflamatuar sitokinlerin kayna\u011f\u0131d\u0131r ve plasental kan damarlar\u0131na zarar verebilir ve maternal kan bas\u0131nc\u0131nda art\u0131\u015fa neden olabilir. Hayvan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, kadmiyumun ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k fonksiyonunu bozarak preeklampsiyi ind\u00fckledi\u011fini, plasentada ve b\u00f6breklerde artan oksidatif DNA hasar\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrmektedir. In vitro \u00e7al\u0131\u015fmalar, kadmiyumun d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc b\u00fcy\u00fcme fakt\u00f6r\u00fc-beta (TGF\u03b2) yolundaki genlerin ekspresyonunu epigenetik olarak art\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve plasental trofoblast h\u00fccre g\u00f6\u00e7\u00fcn\u00fc inhibe ett\u011fini g\u00f6stermi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>Arsenik<\/strong> ve preeklampsi aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi inceleyen \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 \u00e7e\u015fitlidir. Elongi Moyene ve arkada\u015flar\u0131 preeklamptik ve eklamptik hastalarda daha y\u00fcksek \u00fcriner arsenik at\u0131l\u0131m\u0131na y\u00f6nelik bir e\u011filim saptam\u0131\u015flard\u0131r; ancak Maduray ve ark. b\u00f6yle bir sonu\u00e7 bildirmemi\u015flerdir. Meksika Durango&#8217;da 104 preeklamptik kad\u0131n ve ayn\u0131 hastaneden 202 sa\u011fl\u0131kl\u0131 kad\u0131n\u0131n dahil edildi\u011fi bir vaka kontrol \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, Sandoval-Carrillo ve arkada\u015flar\u0131 do\u011fumdan \u00f6nce spot idrar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra do\u011fumdan 1-3 hafta sonra kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131n evlerinin yak\u0131n\u0131ndaki kuyulardan al\u0131nan i\u00e7me suyu \u00f6rneklerinde arsenik d\u00fczeylerini \u00f6l\u00e7m\u00fc\u015flerdir ve sonu\u00e7ta arsenik d\u00fczeyleri ile pre-eklampsi oranlar\u0131 aras\u0131nda bir fark bulamam\u0131\u015flard\u0131r.<sup>9<\/sup> Ancak Durango yak\u0131nlar\u0131ndaki i\u00e7me sular\u0131n\u0131n g\u00f6rece olarak daha az arsenik d\u00fczeylerine sahip olmas\u0131 gelecekte yap\u0131lacak \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n daha y\u00fcksek arsenik konsantrasyonuna sahip i\u00e7 alanlarda yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda farkl\u0131 sonu\u00e7lar verebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>Hem Elongi Moyene ve arkada\u015flar\u0131 ve hem de Maduray ve arkada\u015flar\u0131 preeklamptik kad\u0131nlarda normotansif kad\u0131nlara k\u0131yasla daha y\u00fcksek <strong>krom<\/strong> seviyeleri g\u00f6zlemlemi\u015flerdir. Maduray ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda \u00f6l\u00e7\u00fclen krom d\u00fczeyi pubik k\u0131llarda olup maternal kanda de\u011fildi. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n her ikisi de birden fazla a\u011f\u0131r metalleri \u00f6l\u00e7m\u00fc\u015flerdir ve ikisinde de bu y\u00fcksek oranda ili\u015fkili maruziyetlerin etkilerini hesaptan \u00e7\u0131karmak i\u00e7in ortak de\u011fi\u015fken ayarlamal\u0131 (covariate-adjusted) regresyon analizi ger\u00e7ekle\u015ftirilmemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Son olarak, yak\u0131n zamanda yap\u0131lan tek bir analizde preeklampside <strong>c\u0131va<\/strong> incelenmi\u015ftir. M\u0131s\u0131r, Menoufia\u2019da ger\u00e7ekle\u015fitirilen El-Badry ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n yapt\u0131klar\u0131 prospektif bir kohort \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda \u00fc\u00e7 trimesterda da 124 gebe di\u015f hekimi ve hastane y\u00f6neticisi personelde kreatinine g\u00f6re d\u00fczeltilmi\u015f idrar c\u0131va konsantrasyonu \u00f6l\u00e7\u00fclm\u00fc\u015f ve di\u015f hekimi personelleri gebelik boyunca \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde daha y\u00fcksek c\u0131va konsantrasyonlar\u0131na sahip bulunmu\u015f ve y\u00f6neticilere k\u0131yasla preeklampsi oddsu 3.67 [%95 GA 1.25-10.8] bulunmu\u015ftur. Ayr\u0131ca iki ana antioksidan\u0131n; glutatyon peroksidaz ve s\u00fcperoksit dismutaz konsantrasyonlar\u0131 da daha d\u00fc\u015f\u00fck bulunmu\u015ftur, c\u0131vaya maruziyetin oksidatif stresi ind\u00fckleyerek preeklampsi riskini art\u0131rabilece\u011fini g\u00f6stermektedir.<sup>10<\/sup><\/p>\n<p><strong>Kal\u0131c\u0131 Organik Kirleticiler (KOK)<\/strong><\/p>\n<p>KOK&#8217;lar, a\u015fa\u011f\u0131dakiler d\u00e2hil olmak \u00fczere \u00e7e\u015fitli i\u00e7erik kategorilerini kapsar:<\/p>\n<ul>\n<li>Bir\u00e7o\u011fu d\u00fcnyan\u0131n \u00e7e\u015fitli yerlerinde yasaklanm\u0131\u015f veya d\u00fczenlemye tabi tutulmu\u015f olan diklorodifeniltrikloroetan (DDT) gibi organoklorlu (OC) pestisitler,<\/li>\n<li>Tekstilde, mobilya, elektronik ve yap\u0131 malzemelerinde alev geciktirici olarak kullan\u0131lan polibromlu difenil eterler (PBDE&#8217;ler),<\/li>\n<li>1970&#8217;lerde \u00fcretimi yasaklanana kadar \u00f6nceleri transformat\u00f6rlerde ve kapasit\u00f6rlerde so\u011futucu ve yal\u0131tkan olarak, end\u00fcstriyel ya\u011flay\u0131c\u0131 ve boya ile esnek PVC&#8217;de plastiz\u00f6r olarak kullan\u0131lan poliklorlu bifeniller (PCB&#8217;ler),<\/li>\n<li>Hal\u0131 ve kuma\u015flara leke ve suya dayan\u0131kl\u0131l\u0131k, yap\u0131\u015fmaz y\u00fczeyler olu\u015fturmak i\u00e7in kullan\u0131lan ve yang\u0131n s\u00f6nd\u00fcrme k\u00f6p\u00fc\u011f\u00fcnde bulunan perfloroalkil maddeler (PFAS).<\/li>\n<\/ul>\n<p>Bu kimyasallar do\u011fada kal\u0131c\u0131 olarak sebat ettiklerinden &#8211; ve PCB&#8217;ler ve PBDE&#8217;ler, yap\u0131l\u0131 \u00e7evreye dahil edilmi\u015ftir- \u00fcretimin kesilmesinden \u00e7ok sonra da maruz kal\u0131m devam eder. Y\u00fcksek derecede lipofilik bu maddeler, ya\u011f dokusunda biyolojik olarak birikirler ve besin zincirinde yukar\u0131 do\u011fru hareket ederler. N\u00f6ro, imm\u00fcno, repro ve genotoksik \u00f6zellikleri ve \u00e7e\u015fitli kanserlerle olan ba\u011flant\u0131lar\u0131 nedeniyle bu kimyasallar\u0131n GHB da dahil olmak \u00fczere kardiyovask\u00fcler etkileri de giderek daha fazla ara\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130lk olarak 2004 y\u0131l\u0131nda onaylanm\u0131\u015f olan ve 2009\u2019dan itibaren her iki y\u0131lda bir g\u00fcncellenen Kal\u0131c\u0131 Organik Kirleticiler hakk\u0131ndaki \u201cStockholm S\u00f6zle\u015fmesi\u201d kapsam\u0131nda, bug\u00fcne kadar organoklorlu pestisitlerin \u00e7o\u011funlu\u011fu da dahil olmak \u00fczere 22 kimyasal eliminasyon i\u00e7in belirlenmi\u015ftir. Geli\u015fmekte olan d\u00fcnyan\u0131n baz\u0131 b\u00f6lgelerinde s\u0131tmay\u0131 kontrol etmek i\u00e7in kullan\u0131lan DDT&#8217;nin k\u0131s\u0131tl\u0131 uygulamas\u0131na h\u00e2l\u00e2 izin verilmektedir.<\/p>\n<p>K\u0131rg\u0131zistan\u2019da yak\u0131n zamanda yap\u0131lan bir kesitsel \u00e7al\u0131\u015fmada Toichuev ve arktarihsel maruziyet a\u00e7\u0131s\u0131ddan d\u00fc\u015f\u00fck, orta ve y\u00fcksek olan b\u00f6lgelerde bulunan hastanelerdeki 508 plasenta \u00f6rne\u011finde 11 tane OC pestisit (polihalojenlenmi\u015f bile\u015fik heksaklorosikloheksan (HCH), ve izomerleri a-HCH, P-HCH, y-HCH ve 8-HCH; p,p\u2032-DDT vekontaminanlar\u0131 diklorodifenildikloroetilen (p,p&#8217;-DDE) ve diklorodifenildikloroetan (p,p&#8217;-DDD), aldrin; dieldrin; ve heptaklor) d\u00fczeylerini incelemi\u015flerdir. Kad\u0131nlar da maruz kalmam\u0131\u015f (tespit s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131n alt\u0131ndaki seviyeler) veya maruz kalm\u0131\u015f olarak gruplanm\u0131\u015ft\u0131r. Maruz kalan kad\u0131nlarda maruz kalmayan kad\u0131nlara k\u0131yasla preeklampsi veya eklampsi riski on kat daha fazla (%7.5&#8217;e &#8211; %0.75) bulunmu\u015f ancak bu \u00e7al\u0131\u015fmada da ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n kad\u0131nlar\u0131n ki\u015fisel bilgilerine eri\u015fimi olmamas\u0131 nedeniyle kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 fakt\u00f6rlerin rol\u00fc ve kontrol\u00fc sa\u011flanamam\u0131\u015ft\u0131r.<sup>11<\/sup> \u00a0G\u00fcney Afrika, Limpopo Eyaletinde bir k\u0131rsal hastanede yap\u0131lan 733 kad\u0131n\u0131n kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir kesitsel \u00e7al\u0131\u015fmada Murray ve arkada\u015flar\u0131 serum p,p\u2032-DDT ve p,p\u2032-DDE maruz kal\u0131m\u0131n daha y\u00fcksek olmas\u0131n\u0131n, \u00a0kendi kendine bildirilen veya tan\u0131 konulmu\u015f GHB i\u00e7in daha y\u00fcksek oranlarla ili\u015fkilendirmi\u015flerdir. Bu ili\u015fki, her iki kimyasalla da ili\u015fkili bulunmayan preeklampsiden ziyade, her ikisiyle de ili\u015fkilii bulunan gestasyonel hipertansiyon \u00fczerinden kurulmu\u015f g\u00f6z\u00fckmektedir. Bu g\u00f6zlem, kat\u0131l\u0131mc\u0131lar aras\u0131nda preeklampsinin hipertansiyona k\u0131yasla daha d\u00fc\u015f\u00fck oranda g\u00f6r\u00fclmesinin (%2) bir artefakt\u0131 olabilir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada pop\u2032-DDT ile bir ili\u015fki bildirilmemi\u015ftir.<sup>12<\/sup><\/p>\n<p>Son olarak, Smarr ve ark.\u2019n\u0131n Teksas ve Michigan\u2019l\u0131 258 kad\u0131nda gebelik \u00f6ncesi serumda 9 OC pestisite (HCB, \u03b2-HCH, \u03b3-HCH, oksiklordan, transnonaklor, mirex, p,p\u2032-DDT, o,p\u2032-DDT ve p.p\u2032-DDE) ait yapt\u0131klar\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcmlerde bunlar\u0131n hi\u00e7biri gestasyonel hipertansiyon ile ili\u015fkilendirmemi\u015ftir, bu \u00e7al\u0131\u015fmada da preeklampsiyi ara\u015ft\u0131rmad\u0131klar\u0131n\u0131 belirtmek gerekir. <sup>13<\/sup> Analizlerinde, her s\u0131n\u0131fta kalan kimyasallar\u0131n toplam\u0131n\u0131 d\u00e2hil ederek birden fazla kimyasala birlikte maruz kal\u0131m\u0131 bireysel maruz kal\u0131m modelleriyle kontrol etmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Murray ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 ile bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 aras\u0131ndaki farklar i\u00e7in \u00f6rneklem b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc bir fakt\u00f6r olabilir, ancak ayn\u0131 zamanda G\u00fcney Afrika kohortunda daha y\u00fcksek pestisit maruziyet seviyelerini yans\u0131t\u0131yor olmas\u0131 s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p>Smarr ve arkada\u015flar\u0131 10 PBDE t\u00fcrde\u015fini incelemi\u015f (17, 28, 47, 66, 85, 99, 100, 153, 154, 183), ancak gebelik hipertansiyonu ile ili\u015fki bulunamam\u0131\u015ft\u0131r. Tahran&#8217;da \u00fc\u00e7 \u00fcniversite hastanesinde yap\u0131lan, Eslami ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda 45 preeklamptik ve 75 normotansif kad\u0131n aras\u0131nda toplam PBDE konsantrasyonu (28, 47, 99, 100, 153, 154, 183, 209 t\u00fcrde\u015flerinin toplam\u0131) preeklampsi i\u00e7in d\u00fczeltilmi\u015f oddsu art\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bulunmu\u015f (OR = 2.19 [1.39-3.45]), ancak birlikte maruziyeti hesaba katmak i\u00e7in toplam PCB konsantrasyonu modele eklendi\u011finde ili\u015fki zay\u0131flam\u0131\u015f bulunmu\u015ftur (OR = 1.53 [0.90- 2.58]). Bu ili\u015fki iki de\u011fi\u015fkenli analizde preeklamptik kad\u0131nlarda \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde daha y\u00fcksek saptanm\u0131\u015f olan 28, 47, 99 ve 153 PBDE&#8217;ler taraf\u0131ndan y\u00f6nlendirilmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr.<sup>14<\/sup> Toplam PCB konsantrasyonu (28, 52, 99, 101, 118, 138, 153, 180 ve 187 t\u00fcrde\u015flerinin toplam\u0131) ayr\u0131ca hem total hem de total PBDE olmadan ayarlanm\u0131\u015f modellerde preeklampsi odds\u2019unu\u00a0 \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde art\u0131rd\u0131\u011f\u0131 saptanm\u0131\u015ft\u0131r. (OR = 1.77 [1.34-2.32] her ikisi i\u00e7in). Bu ili\u015fki de 28, 118, 138, 153, 180 ve 187 PCB&#8217;leri taraf\u0131ndan y\u00f6nlendirilmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Norve\u00e7 Anne ve \u00c7ocuk Kohort \u00c7al\u0131\u015fmas\u0131nda 976 nullipar kat\u0131l\u0131mc\u0131dan olu\u015fan alt k\u00fcmeye sahip yak\u0131n zamanl\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmada ikinci trimesterde plazma \u00f6rneklerinde \u00f6l\u00e7\u00fclen 7 PFAS ile preeklampsi aras\u0131ndaki ili\u015fki incelenmi\u015f ancak artm\u0131\u015f risk bulunamam\u015f ve hatta perfloroundekanoik asitin (PFUnDA) koruyucu olabilece\u011fi bulunmu\u015ftur.\u00a0 Doz- yan\u0131t fonksiyonun\u0131n \u015fekli k\u0131s\u0131tl\u0131 k\u00fcbik e\u011friler kullan\u0131larak \u00e7izildi\u011finde, PFAS ve preeklampsi aras\u0131ndaki ili\u015fki do\u011frusal olmayabilir ve etkilerinin bu \u00e7al\u0131\u015fmada mevcut olandan daha y\u00fcksek maruziyet seviyelerinde saptanabilir olmas\u0131 daha olas\u0131d\u0131r.<sup>15<\/sup><\/p>\n<p>Floropolimerlerin \u00fcretiminde PFAS kullanan bir kimyasal tesisin \u00e7evresinde ya\u015fayan bir Appalachian toplulu\u011fundaki sa\u011fl\u0131k sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak \u00fczere C8 Sa\u011fl\u0131k Projesi kapsam\u0131nda y\u00fcr\u00fct\u00fclen daha \u00f6nceki \u00e7al\u0131\u015fmalarda, serum perflorooktanoik asit (PFOA) ve perflorooktan s\u00fclfonat (PFOS) d\u00fczeyleri ile preeklampsi aras\u0131nda zay\u0131f ili\u015fki (OR = 1.3, [0.9- 1.9] ve 1.3 [1.1-1.7], s\u0131ras\u0131yla) bulunmu\u015ftur. Bu bulgular PFAS\u2019\u0131n azalm\u0131\u015f \u00e7ift \u200b\u200bdo\u011furganl\u0131\u011f\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fck do\u011fum a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 ile ili\u015fkilerini bildiren di\u011fer \u00e7al\u0131\u015fmalarla uyumludur. Bunda varsay\u0131msal mekanizmalar; endokrin bozulmalar\u0131 i\u00e7erir ancak laboratuvar verileri, Bat\u0131 pop\u00fclasyonlar\u0131 i\u00e7in maruziyet ili\u015fkili konsantrasyonlarda PFAS\u2019\u0131n \u00f6strojen veya androjen resept\u00f6r aktivitesi, steroidogenez veya \u00fcreme hormonlar\u0131n\u0131n seviyelerini etkilemedi\u011fini \u00f6ne s\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p><strong>Kal\u0131c\u0131 olmayan Kimyasallar <\/strong><\/p>\n<p>Yar\u0131 \u00f6m\u00fcrleri y\u0131llarla \u00f6l\u00e7\u00fclen KOK&#8217;lar, kur\u015fun ve kadmiyumdan farkl\u0131 olarak kal\u0131c\u0131 olmayan kimyasallar\u0131n \u00e7o\u011fu saatler i\u00e7inde metabolize olur. K\u00fcm\u00fclatif maruz kal\u0131m bir sorun olmasa da, bu kimyasallar\u0131n her yerde bulunmas\u0131ndan dolay\u0131, bireyler kronik olarak maruz kalabilirler ve bu da ya\u015fam boyunca sa\u011fl\u0131k \u00fczerindeki etkileri ile sonu\u00e7lanabilir.<\/p>\n<p>Sert, \u015feffaf plastiklerin \u00fcretiminde kullan\u0131lan <em>BPA<\/em>, bir\u00e7ok t\u00fcketici \u00fcr\u00fcn\u00fcnden a\u015famal\u0131 olarak kald\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Bununla birlikte, su borular\u0131n\u0131 ve metal g\u0131da kutular\u0131n\u0131 hizalamak i\u00e7in epoksi re\u00e7inelerinde hala kullan\u0131lan bir bile\u015fendir ve bask\u0131l\u0131 termal makbuz\/fi\u015f k\u00e2\u011f\u0131d\u0131 ve di\u015f macunlar\u0131nda bir bile\u015fendir. En \u00e7ok bir endokrin bozucu olarak bilinen BPA, yeti\u015fkinlerde \u00fcreme \u00fczerinde olumsuz sonu\u00e7lar ve do\u011fum \u00f6ncesi maruz kal\u0131m \u00e7ocuklarda n\u00f6rodavran\u0131\u015fsal, geli\u015fimsel, metabolik ve solunumsal olumsuz etkilerle ili\u015fkilendirilmi\u015ftir. BPA&#8217;n\u0131n ayr\u0131ca Yeti\u015fkinlerde KVH, obezite ve tip 2 diyabet riskini art\u0131rd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterilmi\u015ftir ki bu da GHB\u2019yi uyarma potansiyeline i\u015faret etmektedir. Yak\u0131n zamanda i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f iki vaka kontrol \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 BPA ve preeklampsi aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi incelemi\u015ftir. Cantonwine ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 bir gebelik kohortunda do\u011fum \u00f6ncesindeki \u00fc\u00e7 ziyarette al\u0131nan idrar \u00f6rneklerinde BPA \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fcn\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. 50 preeklamptik kad\u0131n ve 432 normotansif kad\u0131n\u0131n d\u00e2hil edildi\u011fi \u00e7al\u0131\u015fmada ilk trimester BPA konsantrasyonundaki \u00e7eyrekler aras\u0131ndaki art\u0131\u015f genel olarak artan preeklampsi riski ile ili\u015fkiliydi (Riziko Oran = 1.53 [1.04- 2.25]), ancak bebek cinsiyetine g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, yaln\u0131zca k\u0131z bebekler aras\u0131ndaki sonu\u00e7lar istatistiksel olarak anlaml\u0131 kald\u0131 (Riziko Oran\u0131 = 1.58 [1.20-2.08]).<sup>16<\/sup> Di\u011ferlerinin aksine, Cantonwine ve arkada\u015flar\u0131\u00a0 kronik hipertansiyonu bulunan kad\u0131nlar\u0131 d\u0131\u015flamam\u0131\u015ft\u0131r. Ye ve arkada\u015flar\u0131 \u00c7in&#8217;de 99 normotansif kad\u0131n ve 74 preeklamptik hastadan ikinci trimesterda elde edilen serum \u00f6rneklerinde analiz edilen BPA konsantrasyonunda BPA konsantrasyonu genel olarak artm\u0131\u015f preeklampsi odds oranlar\u0131 (OR = 1.39 [1.19- 1.63]) ile ili\u015fkiliydi ve \u00a0hafif, \u015fiddetli, erken ba\u015flang\u0131\u00e7l\u0131 veya ge\u00e7 ba\u015flang\u0131\u00e7l\u0131 grup ile sa\u011fl\u0131kl\u0131 kontroller k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131nda \u200b\u200bda benzer sonu\u00e7lar g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. Ye ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n bulgular\u0131 kontaminasyon potansiyeli ve kal\u0131c\u0131 olmayan kimyasallar\u0131n konsantrasyonlar\u0131n\u0131n daha d\u00fc\u015f\u00fck konsantrasyonlarda olmas\u0131 ile tespit edilememe riskinin daha y\u00fcksek olmas\u0131 nedeniyle idrar \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc ile k\u0131yasla daha az g\u00fcvenilir olan serumdaki BPA \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fcne dayal\u0131 olsa da Cantonwine ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndaki bulgular ile tutarl\u0131yd\u0131. <sup>17<\/sup><\/p>\n<p>Son zamanlarda yap\u0131lan bir dizi \u00e7al\u0131\u015fma, BPA&#8217;n\u0131n plasental fonksiyonu etkileyebilece\u011fi ve GHB\u2019ye yol a\u00e7abilece\u011fi baz\u0131 biyolojik mekanizmalar\u0131 incelemi\u015ftir. BPA ile plasenta dokusunda global metilasyon art\u0131\u015f\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki,\u00a0 \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc trimesterda plasental dokusundaki fet\u00fcs\u00fc yabanc\u0131 kimyasallardan koruyan ABCG2 ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n down-reg\u00fclasyonu, molek\u00fcller endotelin resept\u00f6r\u00fc tip b&#8217;yi hedefleyen ve\u00a0 bunun da sonu\u00e7ta pulmoner arteriyel hipertansiyon riskinin artmas\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131 olan miR-146a seviyelerindeki art\u0131\u015f ile ili\u015fkisi, trofoblast g\u00f6\u00e7\u00fc ve invazyonunun inhibisyonu ve trofoblast apoptozunun ind\u00fcklenmesi gibi birka\u00e7 potansiyel ipucu tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Cantonwine ve arkada\u015flar\u0131 ile ayn\u0131 kohort \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fan Ferguson ve arkada\u015flar\u0131 BPA&#8217;n\u0131n plasental vask\u00fclarizasyonu etkileyen fakt\u00f6rler, \u00f6zellikle maternal serumunda \u00f6l\u00e7\u00fclebilir ve preeklampsi i\u00e7in predikt\u00f6r oldu\u011fu bilinen \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcr fms benzeri tirozin kinaz-1 (sFlt-1, antianjiyogenik) ve plasental b\u00fcy\u00fcme fakt\u00f6r\u00fc (PlGF, anjiyojenik) ile ili\u015fkisini incelemi\u015flerdir. \u0130drar BPA konsantrasyonu gebelikte farkl\u0131 zamanlarda e\u015f zamanl\u0131 olarak \u00f6l\u00e7\u00fclen hem sFlt-1 hem de sFlt-1&#8217;in PlGF&#8217;ye oran\u0131ndaki art\u0131\u015flarla ili\u015fkili bulunmu\u015ftur.<sup>18<\/sup> Rotterdam&#8217;da ger\u00e7ekle\u015ftirilen pop\u00fclasyon temelli prospektif bir kohort \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 olan R Ku\u015fa\u011f\u0131 kohortunda ayn\u0131 sonuca ili\u015fkin yazarlar\u0131n kendi \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda da, ilk trimesterdaki BPA, BPS (giderek yayg\u0131nla\u015fan ikame kimyasal\u0131) veya toplam BPA, BPS ve BPF&#8217;nin plasental anjiyojenik belirte\u00e7ler veya a\u011f\u0131rl\u0131k, do\u011fum \u00f6ncesi kan bas\u0131nc\u0131 veya GHB riski ile ili\u015fkili bulunmam\u0131\u015ft\u0131r.<sup>19<\/sup> Bununla birlikte, daha y\u00fcksek toplam bisfenol d\u00fczeyinin, ikinci trimester g\u00f6bek umblikal arteri pulsatilite indeksinde daha y\u00fcksek de\u011ferlerle ilgili (Bonferroni d\u00fczeltmesinden sonra azalt\u0131lan etki) oldu\u011funu ve bunun GHB ile ili\u015fkili olan y\u00fcksek plasental vask\u00fcler diren\u00e7 i\u00e7in bir indikat\u00f6r oldu\u011funu bulmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Dr. Beg\u00fcm \u00d6ktem\u2019in Bisfenol A\u2019n\u0131n N\u00f6rotoksik ve \u00dcreme ili\u015fkili etkilerini ele ald\u0131\u011f\u0131 <a href=\"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/2021\/01\/03\/bisfenol-a-nin-norotoksik-ve-ureme-iliskili-etkileri-1-bolum\/\">b\u00f6l\u00fcm 1<\/a>\u00a0 ve <a href=\"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/2021\/01\/03\/bisfenol-a-nin-norotoksik-ve-ureme-iliskili-etkileri-2-bolum\/\">b\u00f6l\u00fcm 2<\/a> yaz\u0131lar\u0131na buradan ula\u015fabilirsiniz.<\/p>\n<p><strong>Fitalat<\/strong><strong>lar<\/strong>, her yerde bulunan kal\u0131c\u0131 olmayan ba\u015fka bir s\u0131n\u0131f kimyasallard\u0131r. Fitalatlar plastikte esnekli\u011fi artt\u0131rmak i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r ve yayg\u0131n olarak vinil d\u00f6\u015femeler, t\u0131bbi borular, hap kaplamalar\u0131, ya\u011fmurluklar, otomobiller, yiyecekleri ve oje, sabun ve \u015fampuan gibi ki\u015fisel bak\u0131m \u00fcr\u00fcnlerini sarmak i\u00e7in kullan\u0131lan plastik filmlerde kullan\u0131l\u0131rlar.<\/p>\n<p>Fitalat metabolitleri ve GHB aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi de\u011ferlendiren yak\u0131n zamanl\u0131 iki \u00e7al\u0131\u015fma s\u00f6z konusu olup Cantonwide ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n do\u011fum \u00f6ncesi idrarda dokuz fitalat metabolitinden monoetil ftalatta (MEP) \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr ve d\u00f6rt di (2-etilheksil) fitalat (DEHP) metabolitinin toplam\u0131 preeklampsi riski ile pozitif ili\u015fkili bulunmu\u015ftur ve ili\u015fkinin sadece bebekleri cinsiyete g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131ld\u0131klar\u0131nda kad\u0131n cinsiyette istatistiksel olarak anlaml\u0131 oldu\u011funu raporlam\u0131\u015flard\u0131r.<sup>16<\/sup> \u00a0Cincinnati&#8217;de prospektif bir gebelik \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda da Werner ve arkada\u015flar\u0131 369 kad\u0131nda gebelik s\u0131ras\u0131nda iki kez \u00f6l\u00e7\u00fclen fitalat konsantrasyonlar\u0131n\u0131n, do\u011fum \u00f6ncesi, gestasyonel hipertansiyon, preeklampsi, eklampsi, HELLP sendromu ve kombine bir GHB sonucu de\u011fi\u015fken olmak \u00fczere \u00e7oklu \u00f6l\u00e7\u00fclen maternal kan bas\u0131nc\u0131 ile aras\u0131ndaki ili\u015fki incelenmi\u015ftir.\u00a0 \u0130drar mono-benzil fitalat\u0131n (MBzP) gebeli\u011fin erken ve orta d\u00f6nemindeki artan diyastolik kan bas\u0131nc\u0131 ve artm\u0131\u015f HDP riski ile ili\u015fkili oldu\u011funu saptam\u0131\u015flard\u0131r ve MBzP&#8217;nin spiral arter invazyon ile etkile\u015fiyor olabilece\u011fi, dolay\u0131s\u0131yla anormal plasenta geli\u015fim riskini art\u0131r\u0131yor olabilece\u011fi\u00a0 teorisini \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir.<sup>20<\/sup> Benzer bir bulgu, Gao ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n mono-2-etilheksil ftalat (MEHP) ile azalm\u0131\u015f trofoblast invazyonu, pozitif trofoblast d\u00fczenleyici olan MMP-9\u2019un azalm\u0131\u015f ekspresyonu ve negatif trofoblast d\u00fczenleyici TIMP-1&#8217;in artan ekspresyonu aras\u0131nda bir ili\u015fki oldu\u011funu g\u00f6steren \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda yer alm\u0131\u015ft\u0131r.<sup>21<\/sup> Ferguson ve arkada\u015flar\u0131 da, idrar DEHP metabolitlerinin toplam konsantrasyonunun azalm\u0131\u015f PlGF ve artan sFlt-1\/PlGF oran\u0131 ile ili\u015fkili oldu\u011funu ve fitalatlar\u0131n plasental vask\u00fcler sistemi de\u011fi\u015ftirebilece\u011fi fikrini \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir.<sup>18<\/sup><\/p>\n<p>R jenerasyonu \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda ilk tirmesterda idrar y\u00fcksek molek\u00fcler a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 ftalatlar\u00a0 ile her ikisi de artm\u0131\u015f DEHP metaboliti taraf\u0131ndan y\u00f6nlendirilen sFlt-1 ve sFlt-1\/PlGF oran\u0131 mono-(2-karboksimetil)heksil ftalat (mCMHP), aras\u0131ndaki ili\u015fkilerde antianjiyogenik etkiler benzer bulunmu\u015ftur. Ayr\u0131ca \u00e7e\u015fitli ftalatlar ile umbilikal arter pulsatilite indeksi, uterin arter direnci, \u00e7entiklenme (notching) ve plasenta a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fc ili\u015fki saptanm\u0131\u015f ancak hi\u00e7biri \u00e7oklu d\u00fczeltmeden sonra istatistiksel olarak anlaml\u0131 bulunamam\u015ft\u0131r. BPA&#8217;da oldu\u011fu gibi, fitalat maruziyeti i\u00e7in cinsiyet a\u00e7\u0131s\u0131dan dimorfik etkiler bulunmu\u015ftur: bir \u00e7al\u0131\u015fmada, plasentalar sadece erkek bebeklerde daha kal\u0131n ve daha yuvarlak olup, di\u011fer bir \u00e7al\u0131\u015fmada plasenta literat\u00fcr\u00fcnden se\u00e7ilen aday mRNA&#8217;lar \u00fczerindeki \u00e7e\u015fitli fitalat metabolitlerinin ili\u015fkisi cinsiyete g\u00f6re farkl\u0131l\u0131k g\u00f6stermi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00c7o\u011fu OC pestisitinin ortadan kalkmas\u0131ndan bu yana, kal\u0131c\u0131 olmayan OP pestisitler norm haline gelmi\u015ftir. \u00d6zellikle tar\u0131m topluluklar\u0131 maruz kal\u0131rlar, ancak kentsel alanlarda da meyve ve sebze t\u00fcketimi yoluyla OP pestisitlerine maruz kalan pop\u00fclasyonlarda seviyeler tespit edilebilir. OP pestisit kullan\u0131m\u0131 ve GDB ile ilgili epidemiyolojik literat\u00fcr yetersizdir, ancak Shaw ve arkada\u015flar\u0131 taraf\u0131ndan yeni yay\u0131nlanan bir \u00e7al\u0131\u015fmada California\u2019n\u0131n San Joaquin Vadisinde geni\u015f tar\u0131m b\u00f6lgesine ait bir hastaneden 1998&#8217;den 2011&#8217;e ait taburcu verileri (&gt; 200.000 do\u011fum) incelenmi\u015f olup \u00a0bireysel veya fizikokimyasal gruplamalarda, \u00a0konsepsiyonun 1 ay \u00f6ncesi ile do\u011fuma kadar 543 pestisitten herhangi birine maruz kal\u0131m\u0131n artm\u0131\u015f preeklampsi riski ile ili\u015fkili bulunmam\u0131\u015ft\u0131r, \u00f6yle ki baz\u0131 kimyasallarla hafif\u00e7e koruyucu gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Ancak bu \u00e7al\u0131\u015fmada maruz kal\u0131mlar, sonu\u00e7lar ve ortak de\u011fi\u015fkenler hakk\u0131nda veri \u00e7\u0131kar\u0131rken do\u011fumda belirtilen ikamet adresi ve adreste ge\u00e7irilen s\u00fcreye ili\u015fkin de\u011ferlendirme yapamama, yanl\u0131\u015f s\u0131n\u0131flama yapma gibi riskler dolay\u0131s\u0131yla k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131klara sahiptir. Ayr\u0131ca yazarlar da bulgular\u0131n erken d\u00f6nemdeki gebelik kay\u0131plar\u0131ndan etkilenebilece\u011fi premat\u00fcr fetal kay\u0131p ve pestisidler aras\u0131ndaki ili\u015fkinin de do\u011fum kay\u0131tlar\u0131n\u0131 kullanarak tespit edilmesinin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015fleridir.<sup>22<\/sup><\/p>\n<p>Prenatal maruz kal\u0131m ile \u00e7ocuklarda n\u00f6rogeli\u015fimsel etkiler aras\u0131nda ortaya konmu\u015f ba\u011flant\u0131lar nedeniyle Avrupa, ABD ve di\u011fer baz\u0131 b\u00f6lgelerde kullan\u0131m\u0131 k\u0131s\u0131tlanm\u0131\u015f ancak d\u00fcnyan\u0131n \u00e7o\u011fu yerinde tar\u0131msal bir madde olarak kullan\u0131lmaya devam edilen bir OP pestisiti olan <strong><em>klorpirifos <\/em><\/strong><em>(CPF)<\/em> hakk\u0131nda bir\u00e7ok mekanizmaya y\u00f6nelik ara\u015ft\u0131rma y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Tek bir merkezde y\u00fcr\u00fct\u00fclen bir dizi in vitro \u00e7al\u0131\u015fmada sonucunda, CPF \u015funlarla ili\u015fkilendirilmi\u015ftir:<\/p>\n<ul>\n<li>ABCG2&#8217;nin artan ekspresyonu,<\/li>\n<li>PlGF ve di\u011fer plasentaya \u00f6zg\u00fc genlerin ekspresyonunun kontrol\u00fcnde yer alan bir transkripsiyon fakt\u00f6r\u00fc olan GCM1\u2019in ekspresyonu<\/li>\n<li>Plesenta trofoblast h\u00fccrelerince \u00fcretilen ve insan koryonik beta alt birimi gonadotropin (\u03b2hCG) ekspresyonu.<sup>23<\/sup><\/li>\n<\/ul>\n<p>CPF&#8217;ye maruz kalan JEG-3 h\u00fccreleri de artm\u0131\u015f oksidatif ve endoplazmik retikulum stres kan\u0131t\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. CPF&#8217;ye maruz kalan plesental dokuda artm\u0131\u015f stroma h\u00fccre apopitozu ve de\u011fi\u015fmi\u015f villus matris bile\u015fimi, bazal membran kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ve plasental eksplantta trofoblastik tabaka b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6zlenmi\u015ftir.\u00a0 Di\u011fer iki laboratuvarda ise klorpirifosin, plesenta h\u00fccrelerinde artan TNF-a apopitozu ile ili\u015fkilendirilebilece\u011fi ve inflamatuar sitokinlerin CPF&#8217;ye maruz kalan h\u00fccrelerde diferansiyel mod\u00fclasyonunun ve di\u011feri ise CPF&#8217;nin ind\u00fckledi\u011fi toksisitenin mitokondriyal potansiyel kayb\u0131 ve n\u00fckleer par\u00e7alanma ve yo\u011funla\u015fma g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc ile\u00a0 karakterize edildi\u011fi gibi bir grup d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fc mekanizma bulunmu\u015ftur.<\/p>\n<p><strong>Sonu\u00e7lar<\/strong><\/p>\n<p>\u00c7evresel toksik maddelere maruz kal\u0131m ve GHB ile ilgili literat\u00fcre son eklenenler ile bildiklerimizin kapsam\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde geni\u015flemi\u015ftir. Uluslararas\u0131 Jinekoloji ve Obstetrik Federasyonu, Amerikan \u00dcreme T\u0131bb\u0131 Derne\u011fi, Amerikan Pediatri Akademisi ve Endokrin Derne\u011fi klinsiyenlere, gebe hastalar\u0131na \u00e7evresel toksik maddelere maruz kal\u0131m\u0131 s\u0131n\u0131rlamalar\u0131 i\u00e7in hamile hastalar\u0131na tavsiyelerde bulunmalar\u0131 y\u00f6n\u00fcnde \u00f6neride bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Her ne kadar etkiler bazen d\u00fc\u015f\u00fck maruz kal\u0131m tespit edilemese de bu konudaki kan\u0131tlardan en g\u00fc\u00e7l\u00fcleri kur\u015fun, kadmiyum, OC pestisitler ve PCB&#8217;ler dahil olmak \u00fczere kal\u0131c\u0131 kimyasallar ile preeklampsi aras\u0131ndaki ili\u015fki ile ilgilidir. \u00a0Ara\u015ft\u0131r\u0131lan di\u011fer a\u011f\u0131r metaller aras\u0131nda, arsenik preeklampsi ile ili\u015fkili g\u00f6r\u00fcnmemektedir ancak ortaya \u00e7\u0131kan kan\u0131tlar, c\u0131va ve kromun endi\u015fe verici olabilece\u011fi y\u00f6n\u00fcndedir.\u00a0 PBDE&#8217;ler ve PFAS preeklampsi ile g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde ili\u015fkili de\u011fildir ancak bu maruziyetlerle ilgili literat\u00fcr olduk\u00e7a s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r ve daha fazla ara\u015ft\u0131rmaya ihtiya\u00e7 vard\u0131r.<\/p>\n<p>Kal\u0131c\u0131 olmayan kimyasallar aras\u0131nda BPA ve plasental fonksiyon ve geli\u015fme aras\u0131ndaki ilgi \u00e7ekici ili\u015fkiler bazen HDP sonu\u00e7lar\u0131 i\u00e7in bulgular tutars\u0131zl\u0131\u011f\u0131 art\u0131r\u0131r g\u00f6r\u00fcnmektedir. Baz\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar fitalatlar ile hem plasental hem de GHB aras\u0131nda ili\u015fki \u00f6ne s\u00fcren sonu\u00e7lara sahip olsa da hangi fitalat metabolitinin sorumlu oldu\u011fu konusunda \u00e7eli\u015fkiler s\u00f6z konusudur. OP pestisitlerle ilgili sonu\u00e7 \u00e7\u0131karmak i\u00e7in de daha fazla ara\u015ft\u0131rmaya ihtiya\u00e7 vard\u0131r.<\/p>\n<p>Burada yer verilen g\u00fcncel \u00e7al\u0131\u015fmalar \u00e7evresel toksik madeeler ile GHB aras\u0131ndaki ili\u015fkinin temelinde yatan oksidatif stres, epigenetik de\u011fi\u015fiklikler, endokrin bozulma ve anormal plasental vask\u00fclarizasyon gibi biyolojik mekanizmalar\u0131n baz\u0131lar\u0131na \u0131\u015f\u0131k tutmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu sonu\u00e7lar, GHB yolunda yer ald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in gebelik boyunca fizyolojik \u00f6l\u00e7\u00fcmler ve biyo\u00f6rneklerin topland\u0131\u011f\u0131 ve daha \u00e7ok prospektif epidemiyolojik \u00e7al\u0131\u015fma y\u00fcr\u00fct\u00fclmelidir; b\u00f6ylece laboratuvar \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 in vivo olarak da do\u011frulanabilir.<\/p>\n<p>Prospektif \u00e7al\u0131\u015fmalar ile \u00e7evresel kimyasal maddelere maruz kal\u0131ma ili\u015fkin bu maddelerin \u00f6zellikle zararl\u0131 etkileri, potansiyel olarak d\u00fc\u015f\u00fc\u011fe neden olmalar\u0131 gibi ara d\u00f6nem sonu\u00e7lar\u0131 g\u00f6stererek gebelikte kritik d\u00f6nemlerin olup olmad\u0131\u011f\u0131 ke\u015ffedilebilir.<\/p>\n<p>Kesitsel \u00e7al\u0131\u015fmalarda, ters nedensellik potansiyeli s\u00f6z konusu olabilir; \u00f6rne\u011fin GHB&#8217;nin biyokimyasal profili depoland\u0131\u011f\u0131 dokulardan \u00e7evresel kimyasallar\u0131n daha fazla mobilize olmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yor olabilir. Bu nedenle prospektif \u00e7al\u0131\u015fmalar maruz kal\u0131m\u0131n zamanla ili\u015fkisini koymada da ara\u015ft\u0131rmac\u0131lara daha fazla katk\u0131 sa\u011flayabilir.<\/p>\n<p>Bu makalede yer verilen sonu\u00e7lar\u0131n baz\u0131lar\u0131 bebek cinsiyetine spesifikti, bu sonu\u00e7 endokrin-bozucu kimyasallara ait \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n ve plasenta ili\u015fkili sonu\u00e7lar\u0131n; plasentan\u0131n parsiyel olarak fetal dokudan olu\u015fmas\u0131 ve potansiyel olarak cinsiyet ile etkile\u015fimde olmas\u0131 nedeniyle peki\u015fmektedir.<\/p>\n<p>\u00c7evresel toksik maddeler bir arada bulunabildi\u011finden, sadece bir kimyasala ait de\u011fil ayn\u0131 zamanda aralar\u0131ndaki etkile\u015fimleri uygun \u015fekilde modelleyen istatistiksel y\u00f6ntemler kullan\u0131larak kimyasal kar\u0131\u015f\u0131mlara maruz kal\u0131m da de\u011ferlendirilmelidir. Analizler ayr\u0131ca do\u011frusal olmayan etkilerin modellerini de i\u00e7ermelidir.<\/p>\n<p>Son olarak, bir ya\u015fam seyri ba\u011flam\u0131ndaki ili\u015fkiyi inceleyen daha fazla \u00e7al\u0131\u015fmaya ihtiya\u00e7 vard\u0131r.<\/p>\n<p>Gebelik bir bo\u015flukta olu\u015fmaz ve bir kad\u0131n\u0131n gebelik \u00f6ncesindeki kimyasal maruz kal\u0131mlar\u0131 ve kardiyovask\u00fcler risk fakt\u00f6rleri olup olmamas\u0131 gebeli\u011fin \u201cstres testini\u201d ge\u00e7mesi ve takip eden y\u0131llarda KVH geli\u015ftirip geli\u015ftirmemesinde rol oynayabilir.<\/p>\n<p>Kad\u0131nlar\u0131n gebelik \u00f6ncesi d\u00f6nemden do\u011fum sonras\u0131 d\u00f6nem ve \u00f6tesine kadar takip eden \u00e7al\u0131\u015fmalar, gebelik \u00f6ncesinde de var olabilen ve sadece GHD de\u011fil sonraki a\u015famada KVH\u2019\u0131 da \u00f6nlemede yard\u0131mc\u0131 olabilecek m\u00fcdahelelere imk\u00e2n tan\u0131yan GHB risk fakt\u00f6rlerinin belirlenmesinde yard\u0131mc\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<blockquote><p>ANAHTAR NOKTALAR<\/p><\/blockquote>\n<ul>\n<li>\n<blockquote><p>Her ne kadar d\u00fc\u015f\u00fck maruz kal\u0131m d\u00fczeylerinde bazen ili\u015fki ortaya konulam\u0131yor olsa da kur\u015fun, kadmiyum, organoklorin pestisitler ve polisiklik bifeniller gibi kal\u0131c\u0131 kimyasallarla preeklampsi aras\u0131ndaki ili\u015fkiye ait kan\u0131tlar\u0131n d\u00fczeyi en g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr.<\/p><\/blockquote>\n<\/li>\n<li>\n<blockquote><p>Biyolojik yolaklar; oksidatif stres, epigenetik de\u011fi\u015fiklikler, endokrin bozulma ve anormal pleasental vask\u00fclarizasyonu i\u00e7erebilir.<\/p><\/blockquote>\n<\/li>\n<li>\n<blockquote><p>\u00c7evresel maruziyetlerin ya\u015fam s\u00fcresince yolunu ve kad\u0131n \u00fcreme ve kardiyovask\u00fcler sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 de\u011ferlendirmek i\u00e7in prekonsepsiyon periyodunun ba\u015flang\u0131c\u0131ndan itibaren ve postpartum s\u00fcrecini de kapsayan ek prospektif epidemiyolojik \u00e7al\u0131\u015fmalar gereklidir. Gelecekteki \u00e7al\u0131\u015fmalar ayr\u0131ca kimyasallar\u0131n birbirleriyle interaksiyonunu ve do\u011frusal olmayan ili\u015fkileri \u00fczerine de odaklanmal\u0131d\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n<\/li>\n<\/ul>\n<p>KAYNAKLAR<\/p>\n<ol>\n<li>Kahn LG, Trasande L. Environmental toxicant exposure and hypertensive disorders of pregnancy: recent findings. <em>Curr Hypertens Rep<\/em>. 2018;20(10):1-10.<\/li>\n<li>Brown MC, Best KE, Pearce MS, Waugh J, Robson SC, Bell R. Cardiovascular disease risk in women with pre-eclampsia: systematic review and meta-analysis. <em>Eur J Epidemiol<\/em>. 2013;28(1):1-19.<\/li>\n<li>Wu P, Haththotuwa R, Kwok CS, et al. Preeclampsia and future cardiovascular health: a systematic review and meta-analysis. <em>Circ Cardiovasc Qual Outcomes<\/em>. 2017;10(2):e003497.<\/li>\n<li>Stuart JJ, Tanz LJ, Missmer SA, et al. Hypertensive disorders of pregnancy and maternal cardiovascular disease risk factor development: an observational cohort study. <em>Ann Intern Med<\/em>. 2018;169(4):224-232.<\/li>\n<li>Bayat F, Akbari SAA, Dabirioskoei A, Nasiri M, Mellati A. The relationship between blood lead level and preeclampsia. <em>Electronic physician<\/em>. 2016;8(12):3450.<\/li>\n<li>Elongi Moyene J-P, Scheers H, Tandu-Umba B, et al. Preeclampsia and toxic metals: a case-control study in Kinshasa, DR Congo. <em>Environmental Health<\/em>. 2016;15(1):1-12.<\/li>\n<li>Laine JE, Ray P, Bodnar W, et al. Placental cadmium levels are associated with increased preeclampsia risk. <em>PLoS One<\/em>. 2015;10(9):e0139341.<\/li>\n<li>Wang F, Fan F, Wang L, Ye W, Zhang Q, Xie S. Maternal cadmium levels during pregnancy and the relationship with preeclampsia and fetal biometric parameters. <em>Biol Trace Elem Res<\/em>. 2018;186(2):322-329.<\/li>\n<li>Sandoval-Carrillo A, M\u00e9ndez-Hern\u00e1ndez EM, Antuna-Salcido EI, et al. Arsenic exposure and risk of preeclampsia in a Mexican mestizo population. <em>BMC Pregnancy Childbirth<\/em>. 2016;16(1):1-5.<\/li>\n<li>El-Badry A, Rezk M, El-Sayed H. Mercury-induced oxidative stress may adversely affect pregnancy outcome among dental staff: a cohort study. <em>The International Journal of Occupational and Environmental Medicine<\/em>. 2018;9(3):113.<\/li>\n<li>Toichuev RM, Zhilova LV, Paizildaev TR, et al. Organochlorine pesticides in placenta in Kyrgyzstan and the effect on pregnancy, childbirth, and newborn health. <em>Environmental Science and Pollution Research<\/em>. 2018;25(32):31885-31894.<\/li>\n<li>Murray J, Eskenazi B, Bornman R, et al. Exposure to DDT and hypertensive disorders of pregnancy among South African women from an indoor residual spraying region: The VHEMBE study. <em>Environ Res<\/em>. 2018;162:49-54.<\/li>\n<li>Smarr MM, Grantz KL, Zhang C, et al. Persistent organic pollutants and pregnancy complications. <em>Sci Total Environ<\/em>. 2016;551:285-291.<\/li>\n<li>Eslami B, Malekafzali H, Rastkari N, Rashidi BH, Djazayeri A, Naddafi K. Association of serum concentrations of persistent organic pollutants (POPs) and risk of pre-eclampsia: a case\u2013control study. <em>Journal of Environmental Health Science and Engineering<\/em>. 2016;14(1):1-8.<\/li>\n<li>Starling AP, Engel SM, Richardson DB, et al. Perfluoroalkyl substances during pregnancy and validated preeclampsia among nulliparous women in the Norwegian Mother and Child Cohort Study. <em>Am J Epidemiol<\/em>. 2014;179(7):824-833.<\/li>\n<li>Cantonwine DE, Meeker JD, Ferguson KK, Mukherjee B, Hauser R, McElrath TF. Urinary concentrations of bisphenol A and phthalate metabolites measured during pregnancy and risk of preeclampsia. <em>Environ Health Perspect<\/em>. 2016;124(10):1651-1655.<\/li>\n<li>Ye Y, Zhou Q, Feng L, Wu J, Xiong Y, Li X. Maternal serum bisphenol A levels and risk of pre-eclampsia: a nested case\u2013control study. <em>The European Journal of Public Health<\/em>. 2017;27(6):1102-1107.<\/li>\n<li>Ferguson KK, McElrath TF, Cantonwine DE, Mukherjee B, Meeker JD. Phthalate metabolites and bisphenol-A in association with circulating angiogenic biomarkers across pregnancy. <em>Placenta<\/em>. 2015;36(6):699-703.<\/li>\n<li>Gaillard R, Arends LR, Steegers EA, Hofman A, Jaddoe VW. Second-and third-trimester placental hemodynamics and the risks of pregnancy complications: the Generation R Study. <em>Am J Epidemiol<\/em>. 2013;177(8):743-754.<\/li>\n<li>Werner EF, Braun JM, Yolton K, Khoury JC, Lanphear BP. The association between maternal urinary phthalate concentrations and blood pressure in pregnancy: The HOME Study. <em>Environmental Health<\/em>. 2015;14(1):1-9.<\/li>\n<li>Gao F, Hu W, Li Y, Shen H, Hu J. Mono-2-ethylhexyl phthalate inhibits human extravillous trophoblast invasion via the PPAR\u03b3 pathway. <em>Toxicol Appl Pharmacol<\/em>. 2017;327:23-29.<\/li>\n<li>Shaw GM, Yang W, Roberts EM, et al. Residential agricultural pesticide exposures and risks of preeclampsia. <em>Environ Res<\/em>. 2018;164:546-555.<\/li>\n<li>Ridano ME, Racca AC, Flores-Mart\u00edn J, et al. Chlorpyrifos modifies the expression of genes involved in human placental function. <em>Reprod Toxicol<\/em>. 2012;33(3):331-338.<\/li>\n<\/ol>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Gebelik sadece fet\u00fcs veya \u00e7ocuk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kritik bir d\u00f6nem olmay\u0131p; ayn\u0131 zamanda maternal do\u011fum sonras\u0131 sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n da prenatal periyot s\u00fcresince geli\u015fen&hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1502,"featured_media":3506,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"inline_featured_image":false,"_lmt_disableupdate":"","_lmt_disable":"","footnotes":""},"categories":[10014,10019],"tags":[10037,10038,10022,406],"class_list":["post-3505","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-akademik-blog-yazisi","category-tft","tag-gebelik","tag-hipertansiyon","tag-tft","tag-toksikoloji"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3505","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1502"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3505"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3505\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3506"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3505"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3505"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/toksikoloji\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3505"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}