{"id":570,"date":"2024-03-12T09:00:30","date_gmt":"2024-03-12T06:00:30","guid":{"rendered":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/?p=570"},"modified":"2024-03-12T09:00:31","modified_gmt":"2024-03-12T06:00:31","slug":"yaslilarda-kanser-acilleri-prezentasyonlari-ve-yonetimi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/genel\/yaslilarda-kanser-acilleri-prezentasyonlari-ve-yonetimi\/","title":{"rendered":"Ya\u015fl\u0131larda Kanser Acilleri, Prezentasyonlar\u0131 Ve Y\u00f6netimi"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<\/strong>Ya\u015fl\u0131lar, toplumun nicelik olarak en h\u0131zl\u0131 b\u00fcy\u00fcyen kesimidir. Son raporlara g\u00f6re 65 ya\u015f ve \u00fczeri yeti\u015fkinlerin toplam n\u00fcfusa oran\u0131 2015 y\u0131l\u0131nda %8,5 olarak belirtilmi\u015f; bu oran\u0131n 2030 y\u0131l\u0131nda %12 \u2018ye, 2050 y\u0131l\u0131nda ise %16,7 \u2018ye y\u00fckselece\u011fi \u00f6ng\u00f6r\u00fclmektedir. Yeni tan\u0131 alan kanser hastalar\u0131n yakla\u015f\u0131k %60\u2019\u0131n\u0131 ya\u015fl\u0131lar olu\u015fturmaktad\u0131r. Ya\u015fl\u0131 hastalar gen\u00e7lere g\u00f6re daha heterojendir; \u00e7ok \u00e7e\u015fitli komorbidite, geriatrik sendrom, \u00e7oklu ila\u00e7 kullan\u0131mlar\u0131 ve fonksiyonel bozukluklar\u0131 buna sebep olmaktad\u0131r. Klinik \u00e7al\u0131\u015fmalarda \u00e7o\u011funlukla daha gen\u00e7 ve komorbiditesi az olan hastalar tercih edilmekte; ya\u015fl\u0131 hastalar daha az temsil edilmektedir. Bu da kan\u0131ta dayal\u0131 t\u0131bbi kural ve uygulamalar\u0131 geriatrik pop\u00fclasyonda uygulamak zorla\u015fmakta; mortalite ve morbidite artmaktad\u0131r. \u00d6zellikle psikososyal ve t\u0131bbi a\u00e7\u0131dan y\u0131k\u0131c\u0131 bir s\u00fcreci beraberinde getiren onkolojik tedaviler; ya\u015fl\u0131 hastalarda daha zordur. \u00c7\u00fcnk\u00fc di\u011fer komorbiditelerin varl\u0131\u011f\u0131; onkolojik tedaviyi tolere etme kapasitesini k\u0131s\u0131tlar. Ayn\u0131 zamanda onkolojik acillerin de prezentasyonu ve bulgular\u0131 ya\u015fa ba\u011fl\u0131 olarak beklenenden sapmalar g\u00f6stermekte; tan\u0131y\u0131 g\u00fc\u00e7le\u015ftirmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Geriatrik kanser hastalar\u0131n\u0131n; ayr\u0131nt\u0131l\u0131 ve dikkatli bir \u015fekilde anamnezlerinin al\u0131nmas\u0131, fizik muayene bulgular\u0131n\u0131n sapmalar g\u00f6sterebilece\u011fi dikkate al\u0131narak muayene edilmesi gereklidir. Ya\u015fl\u0131 hastan\u0131n kendini zor ifade edebilece\u011fi, psikolojik bir y\u0131k\u0131mda olabilece\u011fi, yak\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan manip\u00fcle edilmi\u015f olabilece\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmal\u0131d\u0131r. Ya\u015fl\u0131 hastalarda ayr\u0131ca kapsaml\u0131 geriatrik de\u011ferlendirme yap\u0131lmal\u0131 ve hastaya yakla\u015f\u0131mda bu de\u011ferlendirme de dikkate al\u0131nmal\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kapsaml\u0131 geriatrik de\u011ferlendirmenin temel unsurlar\u0131:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cfFonksiyonel kapasite<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cfD\u00fc\u015fme riski<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cfBili\u015fsellik<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cfMod<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cfPolifarmasi<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cfSosyal Destek<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cfMali kayg\u0131lar<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cfBak\u0131m\u0131n hedefleri<\/p>\n\n\n\n<p>\u25cf\u00d6nceki bak\u0131m tercihleridir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>G\u00fcnl\u00fck i\u015fleri ve ula\u015f\u0131mlar\u0131 konusunda g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekmeleri, dijital randevu ve sa\u011fl\u0131k sistemlerine eri\u015fmelerinin k\u0131s\u0131tl\u0131 olu\u015fu, yak\u0131nlar\u0131n\u0131n gerekli \u00f6zen ve zaman\u0131 g\u00f6steremeyi\u015fi gibi sebeplerle geriatrik hasta grubunun rutin kontrolleri ve hastal\u0131k tedavi\/takiplerinde s\u0131k s\u0131k aksama ya\u015fanmaktad\u0131r. Bu sebeple acil servise s\u0131k s\u0131k ba\u015fvuru yapmak zorunda kalmaktad\u0131rlar. Onkolojik acillerin de etkisiyle bu ba\u015fvurular\u0131n say\u0131s\u0131 daha da artmaktad\u0131r. Acil hekimine d\u00fc\u015fen en \u00f6nemli g\u00f6rev, ya\u015fl\u0131 onkolojik hastalarda g\u00f6r\u00fclen semptomlar\u0131n heterojen bir da\u011f\u0131l\u0131m g\u00f6sterebilece\u011fi, tedavi komplikasyon riskinin daha y\u00fcksek oldu\u011funun fark\u0131nda olmakt\u0131r. A\u015fa\u011f\u0131da ba\u015fl\u0131ca \u00f6nemli onkolojik aciller ve bu acillerin ya\u015fl\u0131 hastalarda dikkat edilmesi gereken y\u00f6nleri ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Febril N\u00f6tropeni ve Enfeksiyonlar:&nbsp;<\/strong>N\u00f6trofil say\u0131s\u0131n\u0131n &lt;1000\/mm<sup>3<\/sup>&nbsp;olmas\u0131na n\u00f6tropeni denir. N\u00f6trofil say\u0131s\u0131n\u0131n &lt;500\/mm<sup>3<\/sup>&nbsp;olmas\u0131 ciddi n\u00f6tropeni, &lt;100\/mm<sup>3&nbsp;<\/sup>olmas\u0131 ise derin n\u00f6tropeni olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Kemoterapi alan kanser hastalar\u0131nda yo\u011fun immunsupresyon sebebiyle n\u00f6trofil \u00fcretimi azal\u0131r ve hastan\u0131n enfeksiyon riski artar. Ayr\u0131ca bu risk; ya\u015fa ba\u011fl\u0131 olarak artm\u0131\u015f komorbidite, polifarmasi ve \u00e7e\u015fitli kateterizasyonlar sebebiyle daha da y\u00fckselir. Bu tip hastalarda g\u00f6r\u00fclen en \u00f6nemli bulgu ate\u015ftir. Fakat enfeksiyona ra\u011fmen ya\u015fl\u0131 hastalarda imm\u00fcn yan\u0131t\u0131n daha zay\u0131f olmas\u0131 ve ayr\u0131ca n\u00f6tropeninin bu durumu daha k\u00f6t\u00fcle\u015ftirmesi sebebiyle ate\u015f g\u00f6r\u00fclmeyebilir ve tan\u0131da hata yap\u0131labilir. Tam kan say\u0131m\u0131, biyokimya, periferik yayma ve ileri g\u00f6r\u00fcnt\u00fclemeler gibi odaklan\u0131lm\u0131\u015f tetkikler ile tan\u0131 netle\u015ftirilmeli; n\u00f6tropeni d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen hastalarda h\u0131zla geni\u015f spektrumlu antibiyoterapi ve izolasyon sa\u011flanmal\u0131d\u0131r. Ya\u015fl\u0131 hastalar\u0131n s\u0131k hastane temas\u0131 sebebiyle diren\u00e7li enfeksiy\u00f6z etkenler de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmal\u0131d\u0131r. K\u00fclt\u00fcr ile etken belirlenmeli, antibiyoterapi buna g\u00f6re d\u00fczenlenmelidir. Efeksiyon tablosunun ya\u015fl\u0131 hastada sepsise do\u011fru ilerleme riskinin y\u00fcksek oldu\u011fu unutulmamal\u0131, s\u0131v\u0131 res\u00fcsitasyonu ve kan \u00fcr\u00fcn\u00fc replasmanlar\u0131n\u0131n vol\u00fcm hesaplamas\u0131 yap\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>T\u00fcm\u00f6r Lizis Sendromu:&nbsp;<\/strong>Yo\u011fun h\u00fccre \u00f6l\u00fcm\u00fcyle birlikte h\u00fccre i\u00e7i maddelerin (potasyum, fosfat, kalsiyum, \u00fcrik asit vb.) sistemik dola\u015f\u0131ma girmesi ve buna ba\u011fl\u0131 olu\u015fan metabolik bozulmad\u0131r. En s\u0131k, yo\u011fun h\u00fccre \u00f6l\u00fcm\u00fc g\u00f6r\u00fclen hematolojik malignitelerde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Genellikle kemoterapiye ba\u011fl\u0131, nadiren spontan olarak ortaya \u00e7\u0131kar. Akut b\u00f6brek hasar\u0131, disritmi, hiper\u00fcrisemi, hiperkalemi, hiperkalsemi gibi sonu\u00e7lar ortaya \u00e7\u0131kar. Ya\u015fl\u0131 hastalar\u0131n e\u015flik eden kardiyak ve renal hastal\u0131klar\u0131, t\u00fcm\u00f6r lizis sendromu ile \u015fiddetlenebilir. Tedavide agresif s\u0131v\u0131 tedavisi yap\u0131larak metabolitlerin idrar yoluyla at\u0131l\u0131m\u0131 hedeflenmelidir. Hipertansiyonu olan ya\u015fl\u0131 hastalarda verilecek s\u0131v\u0131 tedavisi kontroll\u00fc olmal\u0131d\u0131r. Altta yatan ritm bozuklu\u011fu olan hastalarda, elektrolit bozukluklar\u0131na ba\u011fl\u0131 geli\u015fen semptomlar g\u00f6lgelenebilir ya da \u015fiddetlenebilir. Hastan\u0131n \u00f6yk\u00fcs\u00fc ve ge\u00e7mi\u015f tetkikleri iyi de\u011ferlendirilmelidir. Hiperkalemi i\u00e7in verilecek dekstroz-ins\u00fclin tedavisi diyabet ve b\u00f6brek yetmezli\u011fi varl\u0131\u011f\u0131nda dikkatli hesaplanarak verilmelidir. Vol\u00fcm ve toksik metabolitlerin kompanzasyonu ya\u015fl\u0131 hastalarda yava\u015f veya etkisiz olabilir; bu durum diyaliz zorunlulu\u011fu do\u011furabilir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Malign Plevral ve Perikardiyal Ef\u00fczyon:&nbsp;<\/strong>Malignite hastalar\u0131nda plevra veya perikard \u00e7evresinde akut ya da kronik s\u00fcre\u00e7te s\u0131v\u0131 birikmesidir. Kronik ef\u00fczyon hastalar\u0131nda \u00e7o\u011funlukla bulgular yava\u015f geli\u015fir. Ani geli\u015fen ya da a\u015f\u0131r\u0131 birikmi\u015f ef\u00fczyonlar; akci\u011fer i\u00e7in solunum foksiyonunu, kalp i\u00e7in ise, ba\u015fta diyastolik disfonksiyon olmak \u00fczere, normal duvar hareketlerini olumsuz etkiler. Bu klinik tabloda, gen\u00e7 hastalarda dispne, ta\u015fikardi, takipne ve hipotansiyon gibi bulgular g\u00f6r\u00fcl\u00fcrken, ya\u015fl\u0131 hastalarda bulgular g\u00f6lgelenebilir ya da mevcut bozulmu\u015f vital bulgularla kar\u0131\u015fabilir. Bu durum tan\u0131y\u0131 zorla\u015ft\u0131r\u0131p h\u0131zl\u0131 m\u00fcdahaleyi engelleyebilir. Hastalar\u0131n \u00f6yk\u00fc, fizik muayene, kan gaz\u0131, EKG, EKO ve ileri g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme tetkikleri dikkatle de\u011ferlendirilmelidir. Ef\u00fczyonun bo\u015falt\u0131lmas\u0131 gerekiyor ise kompanzasyon mekanizmalar\u0131n\u0131n gen\u00e7 hastalara g\u00f6re daha zay\u0131f oldu\u011fu ak\u0131ldan \u00e7\u0131kar\u0131lmamal\u0131, gerekirse giri\u015fimsel i\u015flemler daha yava\u015f s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmelidir. Anti-koag\u00fclan ve anti-agregan kullan\u0131m\u0131 olan ya\u015fl\u0131lar i\u00e7in trombosit say\u0131s\u0131 ve INR gibi parametrelerin d\u00fczeltilmesi gerekece\u011fi bilinmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Elektrolit Bozukluklar\u0131:&nbsp;<\/strong>Malignite hastalar\u0131nda hem uygulanan tedaviye, hem malignitenin metabolik aktivasyonuna hem de ortaya \u00e7\u0131kan metastaz odaklar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak hiperkalsemi, hiperkalemi veya hiponatremi g\u00f6r\u00fclebilmektedir. Elektrolit bozukluklar\u0131nda; bilin\u00e7 bulan\u0131kl\u0131\u011f\u0131, santral sinir sistemi disfonksiyonu, kardiyak aritmiler, intestinal motilite bozukluklar\u0131 gibi sorunlar ortaya \u00e7\u0131kar. Ya\u015fl\u0131 onkoloji hastalar\u0131nda bu elektrolitlerin renal at\u0131l\u0131m\u0131 ve metabolik olarak elimine edilmeleri daha yava\u015f olacak, tedavi etkinli\u011fini k\u0131s\u0131tlayacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;Hiperkalsemi malignite hastalar\u0131nda; paratiroid ili\u015fkili protein \u00fcretimi, osteoklast aktive edici fakt\u00f6r art\u0131\u015f\u0131, a\u015f\u0131r\u0131 vitamin D analo\u011fu \u00fcretimi gibi mekanizmalarla ortaya \u00e7\u0131kar. Letarji, konf\u00fczyon, disritmi, tetani ve n\u00f6bete yol a\u00e7abilir. Semptomatik ve kalsiyum seviyesi &gt;14 mg\/dl olan hastalarda IV s\u0131v\u0131 tedavisine ba\u015flan\u0131r. E\u015flik eden kardiyak ve renal yetmezlikler s\u0131v\u0131 y\u00fcklenmesinde g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutulmal\u0131d\u0131r. Monit\u00f6rizasyon ve yak\u0131n takip gereklidir. Furosemid ile a\u015f\u0131r\u0131 vol\u00fcm y\u00fck\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilebilir. Bifosfonatlar tercih edilebilir. Hiponatremi, t\u00fcm\u00f6re veya kemoterapiye ba\u011fl\u0131 geli\u015fen uygunsuz ADH sekresyonuna ba\u011fl\u0131 geli\u015fir. \u00d6ncelikle konf\u00fczyon, letarji, ba\u015f a\u011fr\u0131s\u0131, bulant\u0131 ve kusma gibi MSS kaynakl\u0131 bulgular g\u00f6sterir. Fakat ileri ya\u015ftaki onkolojik hastalarda g\u00f6r\u00fclebilen fonksiyonel kapasitenin azalmas\u0131, dehidratasyon ve beyindeki regresif de\u011fi\u015fiklikler sebebiyle bulgular hemen fark edilemeyebilir ya da normal kar\u015f\u0131lanabilir. \u00d6ncelikle hastan\u0131n vol\u00fcm durumu kontrol edilmeli; dehidratasyon riski g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutularak s\u0131v\u0131 k\u0131s\u0131tlamas\u0131 yap\u0131lmal\u0131d\u0131r. Ciddi hiponatremide %3 NaCl sol\u00fcsyonu verilebilir. Hiperkalemi, yo\u011fun h\u00fccre y\u0131k\u0131m\u0131ndan veya ya\u015fa ba\u011fl\u0131 olas\u0131 b\u00f6brek fonksiyon yetersizli\u011finden kaynaklanabilir. Hastalarda \u00f6ncelikle disritmi de\u011ferlendirilmeli, kardiyoprotektif tedavi (kalsiyum glukonat vb.) aksat\u0131lmamal\u0131d\u0131r. \u0130ns\u00fclin-dekstroz tamponize mayisi verilerek potasyum h\u00fccre i\u00e7ine \u00e7ekilmelidir. Hastan\u0131n hiperkalemiden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir disritmisi ve ritim d\u00fczenleyici ila\u00e7 kullan\u0131m\u0131 olabilir. Bu da beklenen klinik bulgular\u0131 g\u00f6lgeleyebilir. Tedaviye diren\u00e7li elektrolit bozukluklar\u0131nda hemodiyaliz uygulanmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Vena Cava Superior Sendromu:&nbsp;<\/strong>T\u00fcmoral kitle bas\u0131s\u0131n\u0131n etkisiyle vena cava superiorda ve proksimalinde olu\u015fan obstr\u00fcksiyon sebepli \u00fcst ekstremite ve kranial b\u00f6lgede konjesyon g\u00f6r\u00fclmesidir. Genellikle kronik bir s\u00fcre\u00e7 olup tedavi gerektirmemekle birlikte kafa i\u00e7i bas\u0131n\u00e7 art\u0131\u015f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirilmeleri gerekmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>T\u00fcm\u00f6r\u00fcn Mekanik Etkisinden Kaynakl\u0131 Durumlar:<\/strong>&nbsp;Primer leyzonun veya metastaz\u0131n\u0131n yerle\u015fti\u011fi b\u00f6lgelere g\u00f6re solunum, dola\u015f\u0131m, sindirim, \u00fcrogenital ve n\u00f6rolojik sistemlerin fonksiyonunu engelleyen obstr\u00fcksiyon ya da bas\u0131 etkisi olabilir. A\u011fr\u0131 ve sekonder hasar olu\u015fturabilir. Bu a\u00e7\u0131dan solunum ve dola\u015f\u0131m yollar\u0131, spinal kordun g\u00fcvene al\u0131nmas\u0131 esast\u0131r. Gereklilik halinde acil cerrahi giri\u015fim ve endotrakeal ent\u00fcbasyon planlanmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tromboza Yatk\u0131nl\u0131k ve Ven\u00f6z Tromboembolizm:&nbsp;<\/strong>Onkolojik ya\u015fl\u0131 hastalarda ven\u00f6z tromboembolizm \u00f6nemli bir mortalite sebebidir. T\u00fcm\u00f6rden sal\u0131nan prokoag\u00fclan maddeler, antikoag\u00fclan maddelerin \u00fcretiminin aksamas\u0131 ve t\u00fcm\u00f6r\u00fcn vene direkt mekanik bas\u0131s\u0131 sebebiyle ven\u00f6z tromb\u00fcse e\u011filim artar. Ya\u015fl\u0131 hastalarda \u00e7e\u015fitli sebeplere ba\u011fl\u0131 azalm\u0131\u015f mobilizasyon da ven\u00f6z g\u00f6llenme ve tromb\u00fcs e\u011filimi yarat\u0131r. Ayr\u0131ca ileri ya\u015f ve artm\u0131\u015f komorbidite sebebiyle s\u0131k damar yolu veya kateterizasyonlar da tromb\u00fcs ihtimalini art\u0131rmaktad\u0131r. Periferik ve santral ven\u00f6z sistemde dola\u015f\u0131m\u0131n bozulmas\u0131na neden olmaktad\u0131r. Tromboza yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n en \u00f6l\u00fcmc\u00fcl sonu\u00e7lar\u0131 akut koroner sendrom, akut iskemik inme ve pulmoner tromboembolidir. Santral, kardiyak ve kardiyopulmoner dola\u015f\u0131m\u0131n ani bozulmas\u0131 ile karakterizedir. Tedavide trombektomi, trombolitikler, anti-koag\u00fclan ve anti-agregan ajanlar kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hiperviskozite Sendromu:&nbsp;<\/strong>Kan\u0131n normalden daha az ak\u0131\u015fkan oldu\u011fu durumlar ile a\u00e7\u0131klanmaktad\u0131r. \u00d6zellikle hematolojik h\u00fccre art\u0131\u015f\u0131 ile giden malignitelerde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ya\u015fl\u0131 hastalarda s\u0131k g\u00f6r\u00fclen dehidratasyon, bu durumu daha da k\u00f6t\u00fcle\u015ftirebilir. Kan ile perifere ta\u015f\u0131nan oksijenin ula\u015ft\u0131r\u0131lamadan t\u00fckenmesi ya da tromboz e\u011filimi kaynakl\u0131 t\u0131kan\u0131kl\u0131k olu\u015fmas\u0131 sebebiyle end organ hasar\u0131 geli\u015febilir. IV s\u0131v\u0131 tedavisi, l\u00f6koferez, plazmaferez, flebotomi yap\u0131labilir. Bu hastlarda kan \u00fcr\u00fcn\u00fc replasman\u0131; viskoziteyi daha da art\u0131raca\u011f\u0131ndan dikkatli uygulanmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tedaviye Yan\u0131ts\u0131z veya Uzun S\u00fcren A\u011fr\u0131:&nbsp;<\/strong>\u0130leri ya\u015fl\u0131 onkolojik hastalarda, s\u0131kl\u0131kla kemik metastazlar\u0131ndan kaynaklanan; ya\u015fam kalitesini d\u00fc\u015f\u00fcren, beslenmenin ve tedavi uyumunun aksamas\u0131na neden olan tedaviye kar\u015f\u0131 diren\u00e7li uzun s\u00fcreli a\u011fr\u0131 semptomu izlenmektedir. Hastalar gerek sosyal bask\u0131dan, gerek gerilemi\u015f bili\u015fsel kapasiteden kaynakl\u0131 a\u011fr\u0131y\u0131 lokalize etmekte ve tan\u0131mlamakta zorlanabilir ya da a\u011fr\u0131 \u015fiddetinin oldu\u011fundan daha fazlaym\u0131\u015f gibi yans\u0131tabilir. Tedavi s\u00fcreci a\u00e7\u0131s\u0131ndan tahamm\u00fcl\u00fc k\u0131s\u0131tl\u0131 olabilir. Bu durum a\u011fr\u0131 palyasyonunu ve di\u011fer tedavi s\u00fcre\u00e7lerinin sa\u011fl\u0131kl\u0131 ilerlemesine engel olur. Tedavi i\u00e7in IV analjezikler \u00f6nerilmektedir. Hastan\u0131n ek hastal\u0131klar\u0131 ve ila\u00e7 etkile\u015fimleri g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak basamakl\u0131 a\u011fr\u0131 tedavisi \u00f6nerilse de \u00e7o\u011funlukla hastalar opioid t\u00fcrevlerinden yarar g\u00f6rmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bulant\u0131 ve Kusma:&nbsp;<\/strong>Kemoterap\u00f6tik ajanlar\u0131n \u00e7o\u011fu emetojeniktir.<strong>&nbsp;<\/strong>Tedavi s\u00fcrecinde yo\u011fun bulant\u0131-kusma ataklar\u0131 ya\u015fan\u0131r ve ileri ya\u015fl\u0131 hastalarda bu durum; zaten az olan s\u0131v\u0131 al\u0131m\u0131n\u0131 ve beslenmeyi daha da k\u0131s\u0131tlar. Sonu\u00e7ta dehidratasyon ve elektrolit imbalans\u0131 g\u00f6r\u00fclebilir. Ayn\u0131 zamanda bulant\u0131-kusma ataklar\u0131 tedaviye uyumu zorla\u015ft\u0131r\u0131r. Tedavide n\u00f6rokinin-1, serotonin ve dopamin resept\u00f6r antagonistleri, kortikosteroidler ve antipsikotikler kullan\u0131lmaktad\u0131r. Hastan\u0131n s\u0131v\u0131 a\u00e7\u0131\u011f\u0131 derinle\u015fmi\u015f ise IV bolus s\u0131v\u0131 tedavisi ba\u015flanmal\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Deliryum:&nbsp;<\/strong>Geriatrik pop\u00fclasyonda; kronik hastal\u0131k ve s\u00fcrekli kullan\u0131lan ila\u00e7lar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra y\u0131k\u0131m etkisi y\u00fcksek olan onkolojik hastal\u0131klar kaynakl\u0131 deliryum s\u0131k g\u00f6r\u00fclmektedir. Tedavisinde benzodiazepinler ve barbit\u00fcratlar kullan\u0131labilir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;\u0130leri ya\u015ftaki onkolojik acillerin \u00e7ok \u00e7e\u015fitli prezentasyonu olabilir, beklenenden daha karma\u015f\u0131k bir klinik tablo ortaya \u00e7\u0131kabilir. Kronik hastal\u0131klar, s\u00fcrekli kullan\u0131lmakta olan ila\u00e7lar, ila\u00e7 etkile\u015fimleri, fizyolojik kapasitenin azalmas\u0131, psikososyal k\u0131r\u0131lganl\u0131k ve ileti\u015fim g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc gibi zorla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 etkenler ya\u015fl\u0131 hastalar\u0131n y\u00f6netimini zorla\u015ft\u0131rmakta; bu hasta grubuna \u00f6zel bir dikkatin verilmesi gerekmektedir. Ya\u015fl\u0131 hastalar\u0131n heterojen vakalar oldu\u011fu bilinmeli; hastal\u0131\u011f\u0131n de\u011fil hastan\u0131n tedavisi as\u0131l hedef olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>KAYNAKLAR<\/strong><\/p>\n\n\n\n<ol class=\"wp-block-list\">\n<li>US Census Bureau: An Aging World: 2015.&nbsp;<a href=\"https:\/\/www.census.gov\/library\/%20publications\/2016\/demo\/P95-16-1.html\">https:\/\/www.census.gov\/library\/ publications\/2016\/demo\/P95-16-1.html<\/a>&nbsp;Access date: 1 March 2024.<\/li>\n\n\n\n<li>Berger NA, Savvides P, Koroukian SM, et al: Cancer in the elderly. Trans Am Clin Climatol Assoc 117:147-155, discussion 155-156, 2006<\/li>\n\n\n\n<li>Stuck AE, Siu AL, Wieland GD, Adams J, Rubenstein LZ. Comprehensive geriatric assessment: a meta-analysis of controlled trials. Lancet. 1993 Oct 23;342(8878):1032-6.<\/li>\n\n\n\n<li>Devons CA. Comprehensive geriatric assessment: making the most of the aging years. Curr Opin Clin Nutr Metab Care. 2002 Jan;5(1):19-24.<\/li>\n\n\n\n<li>Murgu SD, Egressy K, Laxmanan B, Doblare G, Ortiz-Comino R, Hogarth DK. Central Airway Obstruction: Benign Strictures, Tracheobronchomalacia, and Malignancy-related Obstruction. Chest. 2016 Aug;150(2):426-41.<\/li>\n\n\n\n<li>Wilkinson AN, Viola R, Brundage MD. Managing skeletal related events resulting from bone metastases. BMJ. 2008 Nov 3;337:a2041.<\/li>\n\n\n\n<li>Sadik M, Ozlem K, Huseyin M, Ayberk BA, Ahmet S, Ozgur O: Attributes of cancer patients admitted to the emergency department in one year. World J Emerg Med 5: 85, 2014.<\/li>\n\n\n\n<li>Ahn S, Lee YS, Lim KS, Lee JL: Emergency department cancer unit and management of oncologic emergencies: experience in Asian Medical Center. Support Care Cancer 20: 2205, 2012.<\/li>\n\n\n\n<li>Loh KP, Soto-Perez-de-Celis E, Hsu T et al. What Every Oncologist Should Know About Geriatric Assessment for Older Patients With Cancer: Young International Society of Geriatric Oncology Position Paper. J Oncol Pract. 2018 Feb;14(2):85-94.<\/li>\n\n\n\n<li>McCurdy MT, Shanholtz CB: Oncologic emergencies. Crit Care Med 40: 2212, 2012.<\/li>\n\n\n\n<li>Wagner J, Arora S: Oncologic metabolic emergencies. Emerg Med Clin North Am 32: 509, 2014.<\/li>\n\n\n\n<li>Cantwell L, Perkins J: Infectious disease emergencies in oncology patients. Emerg Med Clin North Am 36: 795, 2018.<\/li>\n\n\n\n<li>Emerson G, Kaide CG: Rapid fire: acute blast crisis\/hyperviscosity syndrome. Emerg Med Clin North Am 36: 603, 2018.<\/li>\n\n\n\n<li>Streiff MB: Diagnosis and initial treatment of venous thromboembolism in patients with cancer. J Clin Oncol 27: 4889, 2009.<\/li>\n<\/ol>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ya\u015fl\u0131lar, toplumun nicelik olarak en h\u0131zl\u0131 b\u00fcy\u00fcyen kesimidir. Son raporlara g\u00f6re 65 ya\u015f ve \u00fczeri yeti\u015fkinlerin toplam n\u00fcfusa oran\u0131 2015 y\u0131l\u0131nda %8,5&hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1185,"featured_media":571,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"inline_featured_image":false,"_lmt_disableupdate":"","_lmt_disable":"","footnotes":""},"categories":[1,10014],"tags":[10042,10018],"class_list":["post-570","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-genel","category-akademik-blog-yazisi","tag-acil","tag-geriatri"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/570","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1185"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=570"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/570\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/media\/571"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=570"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=570"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/tatd.org.tr\/geriatri\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=570"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}