<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kırılganlık &#8211; Geriatrik Acil Tıp Çalışma Grubu</title>
	<atom:link href="https://tatd.org.tr/geriatri/tag/kirilganlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tatd.org.tr/geriatri</link>
	<description>TATD</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Apr 2024 07:25:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Yaşlılarda Klinik Kırılganlık Ölçekleri ve Mental Değerlendirme Araçları</title>
		<link>https://tatd.org.tr/geriatri/genel/yaslilarda-klinik-kirilganlik-olcekleri-ve-mental-degerlendirme-araclari/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/geriatri/genel/yaslilarda-klinik-kirilganlik-olcekleri-ve-mental-degerlendirme-araclari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlar Kuas]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Apr 2024 07:25:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[TATDakademik]]></category>
		<category><![CDATA[acil]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[kırılganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/geriatri/?p=573</guid>

					<description><![CDATA[Giriş Son yüz yılda modern tıbbın gelişmesi ve hayat standartlarının yükselmesiyle beraber artık günümüzde insanların çoğu 70’li yaşları ve ötesini yaşamayı beklemektedir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Giri</strong><strong>ş</strong></p>



<p>Son yüz yılda modern tıbbın gelişmesi ve hayat standartlarının yükselmesiyle beraber artık günümüzde insanların çoğu 70’li yaşları ve ötesini yaşamayı beklemektedir. Neredeyse tüm ülkeler nüfuslarındaki yaşlı popülasyonunda artış&nbsp;tecrübesini yaşamaktadır. Yaşlanan toplumlardaki bu demografik geçiş&nbsp;süreci beraberinde kronik hastalıklar, fiziksel kısıtlılıklar, mental yetersizlikleri de getirmektedir [1]. Acil servisler yaşlı hastalar için 24 saat erişilebilir bir giriş&nbsp;kapısı olarak sağlık bakımının geliştirilmesinde eşsiz bir role sahiptir. ‘Yaşlı dostu acil servisler’ in öneminin ve sayısının gün geçtikçe arttığı gelişmiş&nbsp;sağlık sistemlerinde geriatrik hastaların klinik kırılganlık düzeylerinin ve akut mental durum değişiklerinin belli skorlamalarla ölçülmesi adeta altıncı vital bulgu haline gelmiştir [2]. Bu blog yazımızda klinik kırılganlıktan ve mental durum ölçme araçlarından söz edeceğiz.</p>



<p><strong>Kırılganlık Kavramı</strong></p>



<p>Kırılganlık; yaşlanmanın etkisiyle gelişen metabolik, genetik, çevresel ve davranışsal faktörlerin rol oynadığı bir süreci ifade eder. Bu süreçte multisistemik fonksiyonlarda ve fonksiyonel rezervlerde azalma, dış&nbsp;stresörlerin etkisiyle ortaya çıkan advers olaylarda artış&nbsp;görülür. Gold standart bir tanımlama yapılamadığı için, klinik pratikte hastaları ‘kırılgan’ ya da ‘kırılgan değil’ olarak dikotomik bir ayırıma tutmak mümkün değildir. Elbette ki klinik çalışmalarda belli eşik değerler baz alınarak bu ayırıma gidilse de, klinik pratikte asıl önemli olan kırılganlığın düzeyidir. “Fried’in kırılganlık fenotipi” bu subjektif kırılganlık kavramını bir takım klinik özellikler ile değerlendirerek belli bir çerçeve içine koymak için faydalıdır. Fried fiziksel kırılganlığı&nbsp;şöyle açıklamıştır; (1) istemsiz olarak bir yılda vücut ağırlığının %5’ten fazlasının kaybedilmesi, (2) hastanın kendi bildirdiği tükenmişlik hissi, (3) tutma-kavrama becerilerinde zayıflama, (4) yavaşlamış&nbsp;yürüme hızı, (5) düşük fiziksel aktivite. Bu 5 faktörden en az 3’ünün bulunması yaşlı bir hastada fiziksel kırılganlığı tanımlar. Fried’in kırılganlık fenotipi saygın ve geçerli bir tanımlama olsa da, eksik yanları hastaların mevcut komorbiditelerinin, aktif hastalık durumunun, kognitif defisitlerin ve fizikososyal faktörlerin hesaba katılmamış&nbsp;olmasıdır [3].</p>



<p><strong>İ</strong><strong>leri ya</strong><strong>ş&nbsp;</strong><strong>ve Kırılganlık</strong></p>



<p>İleri yaş&nbsp;ve klinik kırılganlık arasındaki ilişki hızlı bir&nbsp;şekilde yaşlanan toplumlar için oldukça önemlidir. 2019 Birleşmiş&nbsp;Milletler ‘World Population Aging’ raporuna göre 2050 yılına kadar&nbsp;şu anki 65 yaş&nbsp;ve üzeri popülasyonun 2 katına çıkması beklenmektedir. Yaşlı nüfustaki bu artışın toplumları daha kırılgan hale getireceği tahmin edilmektedir. Bu amaçla, kırılganlığın epidemiyolojisi, yaygınlığı ve insidansı dünya çapında birçok nüfus temelli çalışmada belirlenmiştir. 65 yaş&nbsp;ve üstü popülasyonda klinik kırılganlığın ortalama prevalansı ~%10&#8242; dur,</p>



<p>ancak kullanılan kırılganlık kriterlerine bağlı olarak %4.0 ila %59.1 arasında geniş&nbsp;bir aralıkta değişebilir. 28 ülkede 120.805 yetişkin üzerinde yapılan bir meta-analiz, toplumda yaşayan yaşlı yetişkinlerde (bu çalışmada 60 yaş&nbsp;ve üzeri hastalar alınmış) Fried Fenotipi&#8217; ne göre belirlenen klinik kırılganlığın küresel insidansını, 1.000 kişi başına 40 vaka olarak rapor etmiştir (%95 Güven Aralığı, 34.5-48.5; I = %98.2). Kırılganlığın artan yaygınlığı ile ilişkilendirilen faktörler arasında düşük gelir ve eğitim düzeyi, kötü sağlık durumu, daha yüksek oranda komorbid kronik hastalıklar ve engellilik yer alır [4] .</p>



<p><strong>Klinik Kırılganlık Ölçe</strong><strong>ğ</strong><strong>i (KKÖ)</strong></p>



<p>Geriatrik hasta popülasyonuyla yapılan ve klinik pratiğimize okyanus ötesinden dahil olan bir çok çalışma gibi bu ölçek de Kanada’dan, alanında tecrübeli klinisyen Rockwood ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir. KKÖ ilk defa 2005 yılında Kanada Sağlık ve Yaşlanma Çalışması’nda kırılganlığı ve dinçliği gözlemsel olarak ölçen bir fizik muayene yöntemi olarak tanıtıldı. Aslında KKÖ, yine aynı çalışma grubu tarafından daha önceleri oluşturulan ve kapsamlı geriatrik hasta değerlendirme modeli temel alınarak hazırlanmış 92 değişkenli ‘Toplam Defisit Modeli’nin kısa ve pratik bir kullanım şeklidir. Özet bir model olmasına rağmen, KKÖ kısa sürede klinik pratikte gözleme dayalı bir tarama yöntemi olarak yaygınlaştı ve yaşlı hastaları ‘çok ciddi kırılgan’ ve ‘çok dinç’ olarak sınıflandırmak için klinisyenlerin başvurduğu yaygın bir yöntem haline geldi. Orijinal halinde 7 puanlı bir skala olarak tanıtılan KKÖ, 2020 yılında Pulok ve ark. tarafından modifiye edilerek 9 puanlı bir skala haline geldi (Tablo-1) [5].</p>



<p><strong>Tablo-1: </strong>Klinik Kırılganlık Ölçeği*</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="514" src="https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/255a9422e374829f90f9d8dea5747b8f-1024x514.png" alt="" class="wp-image-574" srcset="https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/255a9422e374829f90f9d8dea5747b8f-1024x514.png 1024w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/255a9422e374829f90f9d8dea5747b8f-300x151.png 300w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/255a9422e374829f90f9d8dea5747b8f-768x386.png 768w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/255a9422e374829f90f9d8dea5747b8f-1536x772.png 1536w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/255a9422e374829f90f9d8dea5747b8f-1200x603.png 1200w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/255a9422e374829f90f9d8dea5747b8f.png 1640w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">* https://www.dal.ca/sites/gmr/our-tools/clinical-frailty-scale.html ölçeğin orijinal hali ve İngilizce tanıtım metni.</figcaption></figure>



<p>Geçtiğimiz günlerde (Şubat, 2024) Avrupa Acil Tıp Cemiyeti (EUSEM) Geriatrik Acil Tıp çalışma grubu tarafından yürütlülen ve ülkemiz de dahil olmak üzere 14 Avrupa ülkesini kapsayan FEED (Prevalance of Frailty in European Emergency Departments) çalışmasının sonuçları yayınlandı. Çalışmanın amacı Avrupa’nın acil servislerine başvuran geriatrik hastaların kırılganlık prevalansını belirlemekti. Çalışmaya eş&nbsp;zamanlı olarak 14 Avrupa ülkesinin 62 farklı bölgesindeki belli hastanelere 24 saatlik süre içinde (gün olarak 04 temmuz 2023 belirlenmiş) başvuran 65 yaş&nbsp;ve üzeri 3479 hasta dahil edildi. Kırılganlık düzeyini ölçmek için KKÖ kullanıldı ve 5 ve üzeri puan alan yaşlı hastalar kırılgan olarak kabul edildi. Çalışmanın sonucuna göre Avrupa genelinde acil servislere bir günde başvuran yaşlı hastalar arasında kırılganlık prevalansı %40 (ülkeden ülkeye %26 ile %51 arasında değişmektedir) olarak bulundu. Türkiye, FEED çalışmasına Birleşik Krallık’tan sonra en fazla veri aktaran 2. ülke oldu. 7 farklı bölgeden 514 hastanın dahil edildiği Türkiye alt grubunun kırılganlık prevalansı da %41 olarak raporlandı [6] . Bir başka meta analiz çalışmasında KKÖ puanı 5 ve üzeri olan geriatrik hastalarda 1 aylık mortalite riski 1.56 ile 2.7 arasında değişen oranlarda artış&nbsp;göstermektedir. Kanıtlar göstermektedir ki KKÖ kısa süreli mortaliteyi ön görmede geçerli ve güvenilir bir araçtır [7].</p>



<p><strong>Mental Durum De</strong><strong>ğ</strong><strong>erlendirme Araçları</strong></p>



<p>Akut konfüzyonel durum ya da akut beyin disfonksiyonu acil servislerde sık karşılaşılan bir klinik tablodur. Bilinç düzeyindeki ani değişiklikler deliryum, stupor ve koma haline ikincildir. Bu klinik tablonun altta yatan bir çok nedeni olduğu gibi, hayatı tehdit edici sonuçları da bulunmaktadır. Özellikle yaşlı hastalarda bilinç düzeyi ve mental durum saatler ve dakikalar içerisinde değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle acil servislerde bilinç düzeyinin ve bilişsel durumun rutin olarak kaydedilmesi bir kalite standartı haline gelmiştir. Bu standartı tutturmak için yoğun bakım üniteleri ve acil servisler gibi kritik hasta takibinin yapıldığı bölümlerde kullanılmak üzere basit, duyarlı, zaman ve maliyetten kazanç sağlayan tarama testleri geliştirilmiştir [8].</p>



<p>Deliryum; temel olarak bir veya birden çok patolojik stres faktörüne verilen yanıtın dekompanzasyonuna bağlı olarak ortaya çıkan beyin fonksiyonlarında gerilemedir. Deliryum ve ajitasyon hospitalize edilen yaşlı hastaların yaklaşık %25’inde görülür. Hipoaktif, hiperaktif ve mikst tip olarak ayrıca üç psikomotor alt tipte sınıflandırılabilir. Hipoaktif deliryum, “sessiz” deliryum olarak tanımlanır ve psikomotor gerilik ile karakterizedir. Bu gruptaki hastalar uykuya meyilli, uyuşuk veya sersemlemiş&nbsp;halde görünebilir. Klinik prezentasyon çok silik olabileceğinden, hipoaktif deliryum sıklıkla klinisyenler tarafından atlanılarak, depresyon veya yorgunluk gibi diğer etyolojilere bağlanır. Hiperaktif deliryumu olan hastalar ise; artmış&nbsp;psikomotor aktivitede, huzursuz, endişeli, ajite veya saldırgan görünebilir. Bu nedenle hiperaktif alt tip, klinisyenler tarafından daha kolay tanınır. Mikst tip deliryumda psikomotor aktivitede dalgalanma seviyeleri görülür; hasta bir anda hipoaktif özellikler gösterirken birkaç saat hatta birkaç saniye sonra hiperaktif semptomlar gösterebilir. Hipoaktif deliryum ve mikst tip deliryum,</p>



<p>deliryum özellikleri gösteren yaşlı hastalarda baskın olan alt tiplerdir. Deliryum tanısında altın standart olarak kabul edilen yöntem bir psikiyatri uzmanının Amerikan Psikiyatri Birliğinin Mental Bozuklukların Tanı ve İstatistiği Kılavuzu 5. revizyonu (DSM-V)’nda yer alan spesifik kriterlere göre değerlendirmesi olarak kabul edilir (Tablo-2). Bunun yanında acil servis ve yoğun bakım ünitelerinde kullanılmak üzere birçok alternatif test geliştirilmiştir. Modifiye edilmişRichmond Ajitasyon-Sedasyon Skalası (mRASS), yoğun bakım üniteleri için konfüzyon değerlendirme metodu (Confusion assessment method for Intensiv Care Units-CAM-ICU), bCAM ve 4AT testi geçerliliği güvenilirliği gösterilmiş alternatif mental durum değerlendirme araçlarıdır.</p>



<p><strong>Tablo-2: </strong>DSM-V Deliryum tanı kriterleri.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="420" src="https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/aebe6574c26a5961ff2f989f40ff2208-1024x420.png" alt="" class="wp-image-575" srcset="https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/aebe6574c26a5961ff2f989f40ff2208-1024x420.png 1024w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/aebe6574c26a5961ff2f989f40ff2208-300x123.png 300w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/aebe6574c26a5961ff2f989f40ff2208-768x315.png 768w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/aebe6574c26a5961ff2f989f40ff2208-1536x630.png 1536w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/aebe6574c26a5961ff2f989f40ff2208-1200x492.png 1200w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/aebe6574c26a5961ff2f989f40ff2208.png 1648w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>mRASS: </strong>Orijinal olarak mekanik ventilatöre bağlı derin sedasyon altındaki hastaların bilinç düzeyinin kantitatif olarak ifade edilebilmesi için geliştirilmiştir. Bu skala hastaları -5 (yanıtsız, derin uyku halinde) ve +4 (kavgacı, çevresine zarar veren) arasında sınıflar. 0 puan alanlar uyanık ve sakin olan normal bilinç durumundaki hastaları ifade eder. mRASS yıllar içinde klinik çalışmalarda sıklıkla kullanılarak deliryum tarama testi olarak modifiye edilmiştir. mRASS gözlemsel bir tanı aracıdır, bu sebeple klinisyenlerin kognitif becerileri değerlendirmek için rutin bir test kullanmasına gerek yoktur. Kısa sürede sonuç alınması ve basit bir test olması göz önüne alındığında deliryumu tanıma duyarlılığı (doktorlar: %82, hemşireler %70) ve özgüllüğü (doktorlar %85, hemşireler %93) kabul edilebilir düzeyde iyidir. Ancak en büyük dezavantajlarından biri gözlemciler arası tutarlılık görece düşüktür (κ = 0.63) ve hala acil servis hastaları için kısıtlı geçerliliğe sahiptir [9] (Tablo-3).</p>



<p><strong>Tablo-3: </strong>Modifiye edilmiş Richmond Ajitasyon-Sedasyon Skalası.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/d760a87a1d3f336e30b1aa1a47146d7d-1024x683.png" alt="" class="wp-image-576" srcset="https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/d760a87a1d3f336e30b1aa1a47146d7d-1024x683.png 1024w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/d760a87a1d3f336e30b1aa1a47146d7d-300x200.png 300w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/d760a87a1d3f336e30b1aa1a47146d7d-768x512.png 768w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/d760a87a1d3f336e30b1aa1a47146d7d-944x630.png 944w, https://tatd.org.tr/geriatri/wp-content/uploads/sites/14/2024/04/d760a87a1d3f336e30b1aa1a47146d7d.png 1502w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>CAM-ICU ve bCAM:&nbsp;</strong>Konfüzyon değerlendirme metodundan türeyen CAM-ICU ve bCAM dünya genelinde 4500’den fazla orijinal çalışmada kullanılmış&nbsp;ve 20 farklı dilde geçerlilik kazanmış&nbsp;acil servis ve yoğun bakım ünitelerinde en çok kullanılan deliryum tanı araçlarıdır. Deliryumun 4 temel özelliği olan akut başlangıç, dalgalı seyir, dikkati toplayamama/dağınık düşünceleri ve bilinç düzeyini değerlendirmeyi sağlar. Deliryum tanısının acil servis gibi kaotik hastane&nbsp;şartlarında %80 oranda atlandığı ve rutin olarak taranmadığı önermesinden yola çıkılarak yoğun klinik çevrelerde dahi kolaylıkla uygulanabilecek bir testin ihtiyacıyla geliştirilmiştir. bCAM ve CAM-ICU birbirinin modifiye edilmiş&nbsp;halidir ve her ikisi de Harvard Tıp Okulu ‘Aging Brain Center’ direktörü Inouye ve ekibi tarafından geliştirilmiştir. CAM-ICU ve bCAM genel itibariyle DSM-V deliryum tanı kriterlerinden köken alan 4 temel basamaktan oluşur: (1) akut başlangıçlı mental durum değişikliği veya bilinçteki akut dalgalanmalar, (2) dikkati sürdürebilme yeteneği, (3) değişen bilinç düzeyi ve (4) disorganize düşünceler.</p>



<p>Birinci basamaktaki zamansal sorgulamada mental durumundaki değişikliğin günler, saatler ve hatta dakikalar içinde değişip-değişmediği veya 24 saat içinde dalgalanma gösterip- göstermediği sorgulanır. Akut başlangıçlı bir mental durum değişikliği olmaması halinde deliryum direkt dışlanır.&nbsp;İkinci basamakta hastadan ayları aralıktan geriye doğru sayması istenir. Bu basamakta hastanın 1 kez hata yapmasına izin verilir. Hasta ayları geriye doğru başarılı bir&nbsp;şekilde veya tek bir hata yaparak sayabilirse direkt deliryum dışanır. 3. basamak mRASS ile bilinç düzeyini ölçer. bCAM içerisinde diğer sorulara ek olarak aynı zamanda mRASS</p>



<p>sorgulanması bu metodun duyarlılığını ve özgüllüğünü de artırmaktadır. 4. basamakta hastaya daha karmaşık sorular sorularak yüksek bilişsel becerileri test edilir. (Ör; bir kaya suyun üzerinde yüzer mi? Balıklar denizde midir? Bir pound (ağırlık birimi) mu daha ağırdır yoksa 2 pound mu?) Bu basamakta yine hastalara basit emirler verilerek yapması istenir (Ör; uygulayıcı iki parmağını kaldırır ve hastadan aynısını yapmasını ister). Bu basamakta da hiç hata yapmayan hastalarda deliryum dışlanır. bCAM ölçeğinin orijinal hali ve tanıtım metnini paylaştığım linkte bulabilirsiniz.&nbsp;https://eddelirium.org/wp-content/uploads/2016/05/bCAM-Training-Manual- Version-1.0-10-15-2015.pdf.</p>



<p><strong>4AT</strong>: 2 dakikadan kısa süren ve ön eğitim gerekmeden uygulanabilen basit ve efektif bir deliryum tarama aracıdır. 2014 yılında Belelli ve ekibi tarafından Age and Aging Dergisi’nde tanıtılan 4AT testinin geçerlilik ve güvenilirliği hem&nbsp;İngilizce hem&nbsp;İtalyanca konuşan 70 yaş&nbsp;üstü hasta popülasyonuyla eş&nbsp;zamanlı ve çok merkezli olarak gösterilmiştir. Farklı dilleri konuşan hastalarda deliryum tanısı koymak için %89 duyarlılığı ve %84 özgüllüğünün olması bu ölçeği değerli kılar. Bugüne kadar 27’nin üzerinde tanısal geçerlilik testinde 5000’den fazla hastayla test edilen bu ölçek dünyada en fazla kullanılan deliryum tarama testlerinden biri haline gelmiştir. 4AT hızlı deliryum tarama testinde tıpkı diğer deliryum testleri gibi hastaların (1) uyanıklık ve uyarılabilirlik düzeyi, (2) Kısaltılmış&nbsp;Mental Test-4 içinde yaş, doğum tarihi, bulunduğu yer, bulunduğu zaman sorgulanır. Ek olarak (3) dikkati sürdürebilme yeteneğinin ölçülmesi için hastadan aralıktan geriye doğru ayları sayması istenir ve son olarak (4) bilinç değişikliğinin başlangıç zamanı ve zaman içinde dalgalanması sorulur. 4AT testi ile ilgili genel ayrıntılı bilgiler, geçerlilik güvenilirlik çalışmaları, testin Türkçe dahil diğer dillere orijinal çevirileri&nbsp;https:// www.the4at.com/&nbsp;sitesinde mevcuttur, kullanmak ve paylaşmak için izin verilmiştir.</p>



<p><strong>Güncel Kılavuzlar I</strong><strong>ş</strong><strong>ı</strong><strong>ğ</strong><strong>ında Deliryum Tanı Testleri</strong></p>



<p>Literatürde&nbsp;<em>4AT vs CAM-ICU&nbsp;</em>yada&nbsp;<em>4AT vs bCAM&nbsp;</em>gibi çalışmalar çok sayıda mevcuttur. 2019 yılında Mc Lullich ve ark. tarafından Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Araştırmaları Ensitüsü’nün de desteklediği 70 yaş&nbsp;ve üzeri 785 hastanın dahil edildiği bir çalışma yürütülmüştür. Çalışmadaki hastalar acil servisler ve akut hasta servislerinden seçilmiş&nbsp;ve deliryum tanısal geçerlilik çalışması prospektif ve çift-kör olarak dizayn edilmiştir. Faz-2 sonuçlara göre 4 AT testi referans metoda göre deliryum tanısı koymak için %95 özgüllük ve %76 duyarlılığı sahipken (ROC eğrisi altında kalan alan: 0.90) daha uzun sürede uygulanan ve personel maliyeti olan CAM testi %100 özgüllüğe ancak %40 duyarlılığa sahip bulunmuştur. Çalışmanın sonucu 4AT testini kabul edilebilir özgüllük ve duyarlılığa sahip daha basit, kısa ve maliyet-verimli bir ölçek olarak tanımlamaktadır [10]. Annals of Emergency Medicine Geriatrik Acil Tıp Kılavuzunda deliryum tarama araçları için mRASS ve bCAM kullanılması önerilirken,&nbsp;İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi kılavuzlarında (NICE ve SIGN) 4AT testine vurgu yapılmaktadır. Ocak 2024’te Amerikan Geriatri Derneği’nin dergisinde yayınlanan meta-analiz çalışması sonuçlarında deliryum tanı testlerinin klinik pratik uygulamalarının değişkenlik gösterdiği belirtilmiştir. Tanı testlerinin</p>



<p>klinisyenler tarafından tamamlanmasında ve elektronik sağlık kayıt sistemine geçirilmesinde değişkenliklerin olduğuna dikkat çekilmiştir. Ayrıca sağlık politikası belirleyicilerinin deliryum skorlamalarındaki beklenmedik pozitif veya negatif artışı monitörize edebilecek bir plan yapması vurgulanmıştır [11].</p>



<p><strong>Özet</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İleri yaş ve klinik kırılganlık arasındaki ilişki yaşlanan toplumlar, ulusal sağlık sistemleri ve acil servisler için oldukça önemlidir.</li>



<li>Ülkemizde yaşlı hastalarda klinik kırılganlık prevalansı %41’dir.</li>



<li>Acil tıp pratiğinde Klinik Kırılganlık Ölçeği yaşlı hastalardaki olası advers olaylarıöngörmek için kullanışlı bir ölçektir.</li>



<li>Deliryum ve ajitasyon hospitalize edilen yaşlı hastaların yaklaşık %25’inde görülür ve acil servis gibi kaotik hastane ortamlarında %80 oranında tanı atlanabilir.</li>



<li>Güncel literatürde, yaşlı hastalarda klinik kırılganlığın belirlenmesi ve hastaların mental düzeyinin geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış bir test ile değerlendirilip rutin olarak kaydedilmesi önerilmektedir.</li>
</ul>



<p><strong>Referanslar</strong> </p>



<p>1) United Nations, Department of Economic and Social Affairs, Population Division. &#8220;World Population Ageing 2019: Highlights (ST/ESA/SER. A/430).&#8221; (2019). </p>



<p>2) Häseler-Ouart, Kristin, et al. &#8220;Geriatric assessment for older adults admitted to the emergency department: A systematic review and meta-analysis.&#8221;Experimental Gerontology (2020): 111184. </p>



<p>3) Park C, Ko FC. The Science of Frailty: Sex Differences. Clin Geriatr Med. 2021;37(4): 625-638. doi:10.1016/j.cger.2021.05.008. </p>



<p>4) Ofori-Asenso R, Chin KL, Mazidi M, et al. Global Incidence of Frailty and Prefrailty Among Community-Dwelling Older Adults: A Systematic Review and Meta- analysis. JAMA Netw Open. 2019;2(8):e198398. Published 2019 Aug 2. doi:10.1001/ jamanetworkopen.2019.8398. </p>



<p>5) Rockwood K, Song X, MacKnight C, et al. A global clinical measure of fitness and frailty in elderly people. CMAJ. 2005;173(5):489-495. doi:10.1503/cmaj.050051. </p>



<p>6) European Taskforce on Geriatric Emergency Medicine (ETGEM) collaborators. Prevalence of Frailty in European Emergency Departments (FEED): an international flash mob study. Eur Geriatr Med. Published online February 10, 2024. doi:10.1007/ s41999-023-00926-3. </p>



<p>7) Lee JH, Park YS, Kim MJ, et al. Clinical Frailty Scale as a predictor of short-term mortality: A systematic review and meta-analysis of studies on diagnostic test accuracy. Acad Emerg Med. 2022;29(11):1347-1356. doi:10.1111/acem.14493. </p>



<p>8) Han JH, Brummel NE, Chandrasekhar R, et al. Exploring Delirium&#8217;s Heterogeneity: Association Between Arousal Subtypes at Initial Presentation and 6-Month Mortality in Older Emergency Department Patients. Am J Geriatr Psychiatry. 2017;25(3): 233-242. doi:10.1016/j.jagp.2016.05.016. </p>



<p>9) https://gedcollaborative.com/topic/rass-or-mrass/ [Erişim tarihi: 03/04/2024]. </p>



<p>10) MacLullich AM, Shenkin SD, Goodacre S, et al. The 4 &#8216;A&#8217;s test for detecting delirium in acute medical patients: a diagnostic accuracy study.Health Technol Assess. 2019;23(40):1-194. doi:10.3310/hta23400. </p>



<p>11) Penfold RS, Squires C, Angus A, et al. Delirium detection tools show varying completion rates and positive score rates when used at scale in routine practice in general hospital settings: A systematic review. J Am Geriatr Soc. Published online January 19, 2024. doi:10.1111/jgs.18751.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/geriatri/genel/yaslilarda-klinik-kirilganlik-olcekleri-ve-mental-degerlendirme-araclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlı Hastanın Kırılganlık Ölçekleri: Literatür Güncellemeleri</title>
		<link>https://tatd.org.tr/geriatri/akademik-blog-yazisi/yasli-hastanin-kirilganlik-olcekleri-literatur-guncellemeleri/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/geriatri/akademik-blog-yazisi/yasli-hastanin-kirilganlik-olcekleri-literatur-guncellemeleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlar Kuas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jun 2022 09:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TATDakademik]]></category>
		<category><![CDATA[acil tıp]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[kırılganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/geriatri/?p=429</guid>

					<description><![CDATA[Giriş Acil Servis pratiğinde klinik karar verme aşamasında hastaların olası kötü sonlanımlarının öngörülebilmesi zorlayıcı olabilir. Bu durum özellikle yaşlı hastalarda, semptom, fizik&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400"><strong>Giriş</strong></p>
<p style="font-weight: 400">Acil Servis pratiğinde klinik karar verme aşamasında hastaların olası kötü sonlanımlarının öngörülebilmesi zorlayıcı olabilir. Bu durum özellikle yaşlı hastalarda, semptom, fizik muayene ve laboratuvar bulgularındaki farklılıklar nedeniyle belirgindir. Klasik acil servis hasta bakım modelleri yaşlı hastalardaki farklılıkları yakalamakta yetersiz kalabilir. Son yıllarda kırılganlık değerlendirmesi riskli yaşlı hasta popülasyonunu tanımlamak için triyaj alanından itibaren araştırılması gereken bir kavram olarak kabul edilmektedir (1).</p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Kırılganlık Tanımı</strong></p>
<p style="font-weight: 400">Kırılganlığı tanımlayan ortak bir görüş ve tanı kriteri bulunmamaktadır. Genel olarak fizyolojik rezervlerde azalmaya yol açan, organ sistemlerdeki bozulmalardan kaynaklı, savunmasızlık durumu olarak kabul edilir. Fiziksel, kognitif, psikolojik, sosyal ve çevresel faktörleri de içeren çok boyutlu bir kavramdır. Yaşlanma kırılganlığı etkileyen önemli bir faktör olmakla birlikte, tek başına kırılganlık belirleyicisi değildir. Kırılgan hastalar stres faktörleri ile karşılaştıklarında (hastalık, travma vb.) rezervlerindeki azalma nedeni ile daha korunmasızdırlar ve değişen ortam koşullarına adaptasyonları zayıftır (2).</p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Kırılganlığı Belirlemek Önemli Midir?</strong></p>
<p style="font-weight: 400">Sağlıklı bir yaşlanmadan söz edilebilmesi için kırılganlığın olmaması gerekir. Kırılgan hastalarda; mortalite, uzamış hastane kalış süreleri, düşme, deliryum, yeni gelişen bakımevi ihtiyacı, tekrar hastane başvurusu gibi kötü sonlanımların sıklığı daha fazladır. Bu nedenle risk altındaki popülasyonun erken tanınması, kapsamlı geriatrik değerlendirmeler ve koruyucu eylemlerin zamanında devreye sokulabilmesi açısından önemlidir. Acil servisler geriatrik yaş grubunun son yıllardaki başvuru sıklıklarındaki artış göz önüne alındığında kırılganlığın erken saptanması için bir fırsat kapısıdır. Ancak yapılan çalışmalarda kırılganlık ölçeklerinin eğitim yetersizliği, kaynak kısıtlılığı, acil servis kalabalıklığı gibi faktörler nedeniyle yeterince kullanılmadığı belirtilmektedir (3). Aynı zamanda kırılganlık acil servis çalışanlarının aşina olduğu bir kavram değildir.</p>
<p style="font-weight: 400">Kırılganlığın erken tespit edilmesi ve bu sayede beslenme, polifarmasinin düzenlenmesi, egzersiz kapasitesinin artırılması gibi bazı müdahalelerin uygulanması ileride önlenemeyecek maddi ve manevi sonuçların ortaya çıkmasını engelleyebilir veya geciktirebilir.</p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Kırılganlık Acil Servis Ortamında Nasıl Belirlenebilir?</strong></p>
<p style="font-weight: 400">Uluslararası Hastalık Sınıflaması’nda (ICD) ‘Kırılganlık’ terimine karşılık gelen bir kodlama bulunmamaktadır. Tarama ve tanı amacıyla çeşitli ölçekler zaman içerisinde geliştirilmiştir. Yakın zamanlı yayımlanan bir derlemede kırılganlığı ölçmek için 67 farklı metod olduğu belirtilmektedir (4). Kapsamlı geriatrik değerlendirme gibi zaman alıcı yöntemlerin uygulanmadan önce bu ölçeklerle kırılganlığın taranması önem arz eder. Güncel bir çalışmada klinisyenlerin kırılganlığı tespit etmek için çoğunlukla birden fazla ölçeği kullandığı bildirilmektedir. Kırılganlık İndeksi (Fraility Index), Klinik Kırılganlık Ölçeği (Clinical Frailty Scale), Kırılganlık Fenotipi (Frailty Phenotype), Edmonton Kırılganlık Ölçeği, Prisma-7 gibi ölçekler son yıllardaki çalışmalarda ön plana çıkmaktadır (2).</p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Güncel Literatür Verileri Işığında Acil Serviste Kırılganlık</strong></p>
<p style="font-weight: 400">En son söylenecek sözü başta söyleyelim, maalesef kırılganlığı acil serviste belirleyecek altın standart bir tarama testi bulunmuyor. Ölçeklerin kolay ve hızlı uygulanabilir olması, objektif değişkenler içermesi, ekipman gereksinimi olmaması, kapsayıcı olması gibi özellikler barındırması Acil Tıp pratiğinde arzu edilir. Yapılan çalışmalarda gerek örneklem büyüklüğü yetersizlikleri gerekse kanıt düzeyi düşük çalışmalar (gözlemsel çalışmalar ağırlıklı) olması nedeni ile kırılganlığı saptamanın rutin bakımı iyileştirme üzerine etkisi ve en uygun ölçeğin ne olduğu halen belirsiz. Uygulayıcılar arasında uyumun düzeyi, kaç kez ölçüm yapıldığı, ölçümün ne kadar sürede uygulandığı (Acil servisler için önemli bir parametre) gibi değişkenler çalışmaların önemli bir kısımında yaygın görülen kısıtlılıklar arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra son yıllarda sıklığı azalmakla birlikte, çalışmaların önemli bir kısmının kırılganlığı saptamaya özgü olmayan ölçeklerle gerçekleştirildiği de görülmektedir (2). Bu nedenlerle konuyu uygun tarama ölçekleriyle irdeleyen randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır (5).</p>
<p style="font-weight: 400">Kırılganlık başlığı altında acil servis hastalarında gerçekleştirilen çalışmaların birçoğu risk belirlemesi yapmak üzerine planlanmıştır. Genel olarak tekrar başvuru, mortalite, yoğun bakım yatışı, hastane kalış süresi, sosyal hizmet kurum ihtiyacı gibi sonlanımlar çalışılmıştır (6). Kırılganlık İndeksi, Klinik Kırılganlık Ölçeği, Kırılganlık Fenotip, Edmonton Kırılganlık Ölçeği geçerliliği kanıtlanmış ölçekler içerisinde en sık kullanılanlarıdır. Kırılganlık ölçeği olarak tasarlanmamış olsada yaşlı hastalarda risk belirlemek amacıyla kullanılan diğer skorlama sistemleri; ISAR (Identification of seniors at risk), Savunmasız Yaşlı Anketi, Barthel İndeksi’dir (2).</p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Kırılganlık İndeksi:</strong> Rockwood ve ark. tarafından 92 değişkenli, kapsamlı geriatrik değerlendirme temel alınarak oluşturulan bir Kümülatif Defisit Modelidir (7). Hastada mevcut olan defisitler değerlendirilen defisit sayısına oranlandığında sonucun &gt;0.25 olması kırılganlık olarak kabul edilir. Uygulanması zor ve zaman alıcı olduğundan zaman içerisinde yapılan araştırmalarda 30 değişkenli indeksle de benzer sonuçlar alınabileceği bildirilmiştir(8). Ancak bu ölçeklerin Acil Servis popülasyonunda güvenilirliği yaygın olarak kanıtlanmış değildir. Güncel bir uluslararası prospektif kohort çalışmada 24 değişkenden oluşan, Kümülatif Defisit Modeli’nden türetilen Acil Servise Spesifik Kırılganlık İndeksi (FI-ED)’nin kırılganlığı belirlemek için kullanılabileceği saptanmıştır(8).</p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Klinik Kırılganlık Ölçeği (KKÖ):</strong> (Bkz. Tablo-1 ) Acil Tıp çalışmalarında uygulanması en pratik yöntem (1 dakikadan daha az sürede tamamlanabilir) olarak belirtilmektedir (9). Aynı zamanda KKÖ’nün acil servis hemşireleri ve hekimleri arasında oldukça iyi bir uyumla kullanılabileceğinden bahsedilmektedir (Kappa değeri:0.90, %95 GA: 0.85-0.94) (10). Bu veriler ışığında KKÖ’nün hekim dışı diğer sağlık personelleri tarafından da triyaj alanından itibaren kullanılabileceği düşünülebilir. Yine triyaj alanında yapılan KKÖ değerlendirmeleri ile hastaların hastane yatış ihtiyacı, kalış süresi, tekrar başvuru durumu ve mortalite hakkında fikir elde edilebilir (1). KKÖ’nün uzun dönemde (1 yıl) tüm nedenlere bağlı mortalite durumunu ESI (Emergency Severity Index) gibi akut durum değerlendirme ölçeklerinden daha iyi bir şekilde öngörebildiği de belirlenmiştir (11).</p>
<p><strong>Tablo-1:</strong> Klinik Kırılganlık Ölçeği.*</p>
<div class="pcrstb-wrap"><table style="font-weight: 400" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td width="5%">1</td>
<td width="44%">Çok fit</td>
<td width="50%">Dinç, aktif, enerjik, düzenli egzersiz yapar, yaşına göre en zinde grupta</td>
</tr>
<tr>
<td width="5%">2</td>
<td width="44%">Fit</td>
<td width="50%">Aktif hastalığı yok, kategori 1 den daha az zinde</td>
</tr>
<tr>
<td width="5%">3</td>
<td width="44%">Kontrol altında kronik hastalık, iyi durumda</td>
<td width="50%">Kategori 4’e göre kronik hastalık semptomları kontrol altında</td>
</tr>
<tr>
<td width="5%">4</td>
<td width="44%">Kırılganlığa yatkın</td>
<td width="50%">Belirgin bir bağımlılığı olmasada hastalık semptomlarından şikayetçi veya hareketlerinde yavaşlama var.</td>
</tr>
<tr>
<td width="5%">5</td>
<td width="44%">Hafif kırılganlık</td>
<td width="50%">Enstrümental günlük yaşamsal aktivitelerde sınırlı bağımlılık</td>
</tr>
<tr>
<td width="5%">6</td>
<td width="44%">Orta derece kılganlık</td>
<td width="50%">Enstrümental ve non-enstrümental günlük yaşamsal aktivitelerde yardım ihtiyacı</td>
</tr>
<tr>
<td width="5%">7</td>
<td width="44%">Ciddi kırılganlık</td>
<td width="50%">Terminal hastalık veya günlük yaşamsal aktivitelerde tamamen başkasına bağımlılık</td>
</tr>
</tbody>
</table></div>
<p style="font-weight: 400">*<strong>4 ve üzerindeki derecelerde ciddi kırılganlığa yatkınlık </strong>(12)<strong>. </strong></p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Fried’ın Kırılganlık Fenotipi:</strong> Kardiyovasküler Sağlık Çalışması İndeksi olarak da bilinir. Fiziksel karakteristik bulgulara göre kırılganlığı tanımaya çalışır. İstemsiz kilo kaybı (son 1 yılda 4.5 kg ve üzeri), güçsüzlük (kavrama gücünde azalma), tükenmişlik (hastanın bildirdiği), yürümede yavaşlama, düşük fiziksel aktivite kapasitesi gibi özellikleri vardır. Üç ve daha fazla faktörün varlığında kırılganlıktan söz edilir. Mortalite gibi sonlanımları öngörmesi açısından literatürde yaygın olarak çalışılmıştır. Kırılganlığın psikososyal etkenlerini kapsamaması ve kavrama gücü değerlendirmesi için ölçüm yapma zorunluluğu yaygın kullanımı için engeldir (13).</p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Edmonton Ölçeği:</strong> Hastane ortamında kırılganlığı belirlemek için kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçektir. Bilişsel, genel durum, fonksiyonel bağımsızlık, sosyal destek, ilaç kullanımı, beslenme, ruhsal durum, idrar inkontinansı, fonksiyonel performans olmak üzere 9 farklı bileşeni bulunmaktadır. Toplamda 17 puan üzerinden skorlama yapılır. 0-5 puan kırılgan değil, 6-7 puan kırılganlığa yatkınlık, 8-9 puan hafif kırılgan, 10-11 puan orta dereceli kırılgan, 12-17 puan ciddi kırılgan olarak kabul edilir(14).</p>
<p style="font-weight: 400">Kırılganlıkla ilgili acil servis çalışmalarında daha çok yukarıda bahsettiğimiz sonlanımlar üzerine çalışmalar kurgulansada, bu sonlanım noktaları sağlık hizmet kalitesini iyileştirmeye yönelik hedeflere hizmet etmektedir. Hasta odaklı sonlanımların daha iyi anlaşılabilmesi için otonomi (medikal durumun ciddiyetini kavrayabilen, yaşam alanında kendini güvenli hisseden, kendi kararlarını alıp-uygulayabilen v.b.) ve işlevsellik (fiziksel performans, psikososyal durum, yardım ihtiyacı v.b.) gibi hasta merkezli sonlanım ölçütlerini inceleyen çalışmalara da ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaçla COOP/WONCA işlevsel durum ölçeği, EuroQol Yaşam Kalitesi Ölçeği, McGill Yaşlı Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Palyatif Bakım Sonlanım Ölçeği gibi ölçeklerin kullanılabileceği literatürde belirtilmektedir (15). Ancak bu ölçeklerin acil servisler için uygulanabilir olup olmadıkları ile ilgili yeterli literatür verisi bulunmamaktadır. Bunun yanısıra kırılganlık ölçeklerinin hastanın acil servise başvurmasına neden olan akut hastalık durumundan çok fizyolojik rezervler hakkında bilgi verdiği düşünülecek olursa, mevcut klinik durum bağlamında tanısal ve agresif tedavi seçeneklerinin ne kadarının devreye sokulacağı, ihtiyaç duyulacak geriatrik bakım kapsamı, yaşam sonu kararlarının alınması gibi ileri bakım modelleri planlamalarının yapılmasında ortak karar almaya yönelik ne kadar katkı sağlayabileceğinin araştırılması kırılgan geriatrik popülasyonda yeni araştırma alanları olarak düşünülmelidir.</p>
<p style="font-weight: 400"><strong>Özet </strong></p>
<ul>
<li>Sağlıklı yaşlanmanın tesis edilebilmesi için kırılganlığın erken saptanması önemlidir ve acil servisler bu açıdan yaşlılar için fırsat kapısıdır.</li>
<li>Kırılganlığın varlığı mortalite, hastane kalış süresi, düşme vb. gibi olumsuz sonlanımlarla ilişkilidir.</li>
<li>Kırılganlığı tespit edebilen altın standart bir ölçek bulunmamaktadır.</li>
<li>Kırılganlık ölçekleri araştırma amacına uygun bir şekilde seçilmeli ve geçerliliği kanıtlanmış ölçeklerle çalışmalar dizayn edilmelidir.</li>
<li>Klinik Kırılganlık Ölçeği kolay ve hızlı uygulanabilirliği, uygulayıcılar arasında uyuma fırsat tanıması ve olumsuz sonlanımları akut göstergelerden daha iyi öngörebilmesi gibi özellikleri ile ön plana çıkmaktadır.</li>
<li>Gelecek çalışmalarda kırılganlık ölçeklerinin sağlık hizmet kalite göstergeleri yanında otonomi ve işlevsellik temelli sonlanımları hedefleyerek, tedavi ve bakım planı belirleme gibi konularda hekim-hasta/hasta yakını ortak karar alma mekanizmaları üzerine katkı sağlayıp sağlamadıklarının belirlenmesi araştırılmalıdır.</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400"><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<ol>
<li>Elliott A, Taub N, Banerjee J, Aijaz F, Jones W, Teece L, et al. Does the Clinical Frailty Scale at Triage Predict Outcomes From Emergency Care for Older People? Ann Emerg Med [Internet]. 2021;77(6):620–7. Available from: https://doi.org/10.1016/j.annemergmed.2020.09.006</li>
<li>Theou O, Squires E, Mallery K, Lee JS, Fay S, Goldstein J, et al. What do we know about frailty in the acute care setting? A scoping review. BMC Geriatr. 2018;18(1).</li>
<li>O’Caoimh R, Costello M, Small C, Spooner L, Flannery A, O’Reilly L, et al. Comparison of frailty screening instruments in the emergency department. Int J Environ Res Public Health. 2019;16(19):1–13.</li>
<li>Buta BJ, Walston JD, Godino JG, Park M, Kalyani RR, Xue QL, et al. Frailty assessment instruments: Systematic characterization of the uses and contexts of highly-cited instruments. Vol. 26, Ageing Research Reviews. Elsevier Ireland Ltd; 2016. p. 53–61.</li>
<li>Jørgensen R, Brabrand M. Screening of the frail patient in the emergency department: A systematic review. Eur J Intern Med. 2017;45:71–3.</li>
<li>Van Dam CS, Hoogendijk EO, Mooijaart SP, Smulders YM, De Vet RCW, Lucke JA, et al. A narrative review of frailty assessment in older patients at the emergency department. European Journal of Emergency Medicine. Lippincott Williams and Wilkins; 2021. p. 266–76.</li>
<li>Mitnitski AB, Mogilner AJ, Rockwood K. Accumulation of deficits as a proxy measure of aging. ScientificWorldJournal. 2001;1:323–36.</li>
<li>Brousseau AA, Dent E, Hubbard R, Melady D, émond M, Mercier É, et al. Identification of older adults with frailty in the Emergency Department using a frailty index: Results from a multinational study. Age Ageing. 2018;47(2):242–8.</li>
<li>Lewis ET, Dent E, Alkhouri H, Kellett J, Williamson M, Asha S, et al. Which frailty scale for patients admitted via Emergency Department? A cohort study. Arch Gerontol Geriatr. 2019 Jan 1;80:104–14.</li>
<li>Lo AX, Heinemann AW, Gray E, Lindquist LA, Kocherginsky M, Post LA, et al. Inter-rater Reliability of Clinical Frailty Scores for Older Patients in the Emergency Department. Vol. 28, Academic Emergency Medicine. Blackwell Publishing Inc.; 2021. p. 110–3.</li>
<li>Rueegg M, Kabell Nissen S, Brabrand M, Kaeppeli T, Dreher T, Carpenter CR, et al. The Clinical Frailty Scale Predicts One‐Year Mortality in Emergency Department Patients Aged 65 years and Older . Acad Emerg Med. 2022</li>
<li>Rockwood K, Song X, MacKnight C, Bergman H, Hogan DB, McDowell I, et al. A global clinical measure of fitness and frailty in elderly people. CMAJ. 2005 Aug 30;173(5):489–95.</li>
<li>Dent E, Kowal P, Hoogendijk EO. Frailty measurement in research and clinical practice: A review. Vol. 31, European Journal of Internal Medicine. Elsevier B.V.; 2016. p. 3–10.</li>
<li>Rolfson DB, Majumdar SR, Tsuyuki RT, Tahir A, Rockwood K. Validity and reliability of the Edmonton Frail Scale. Age Ageing. 2006;35(5):526-529. doi:10.1093/ageing/afl041</li>
<li>van Oppen JD, Alshibani A, Coats TJ, Graham B, Holch P, Lalseta J, et al. A systematic review and recommendations for prom instruments for older people with frailty in emergency care. J Patient-Reported Outcomes [Internet]. 2022 Dec 1;6(1):30. Available from: https://jpro.springeropen.com/articles/10.1186/s41687-022-00438-x</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/geriatri/akademik-blog-yazisi/yasli-hastanin-kirilganlik-olcekleri-literatur-guncellemeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
