<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TATDsosyal &#8211; Acil Tıp Asistanlar Birliği (ATAB)</title>
	<atom:link href="https://tatd.org.tr/atab/category/sosyal-blog-yazisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tatd.org.tr/atab</link>
	<description>ATAB</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Nov 2021 01:46:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Afet İçinde Afet Yönetmek</title>
		<link>https://tatd.org.tr/atab/2020/12/04/afet-icinde-afet-yonetmek/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/atab/2020/12/04/afet-icinde-afet-yonetmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2020 03:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/atab/2020/12/04/afet-icinde-afet-yonetmek/</guid>

					<description><![CDATA[Acil Serviste Deprem Günü 30 Ekim 2020 günü, aslında acil serviste geçirdiğimiz onlarca günden herhangi biri gibi başlamıştı. Saat 14:51’i gösterdiğinde aniden&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Acil Serviste Deprem Günü<br />
30 Ekim 2020 günü, aslında acil serviste geçirdiğimiz onlarca günden herhangi biri gibi başlamıştı. Saat 14:51’i gösterdiğinde aniden bir sarsıntı başladı. Panik ve korkuyla geçen sürecin ardından herkesin aklında benzer sorular vardı, deprem nerede olmuştu, kaç şiddetindeydi, yaralananlar var mıydı? Hiç kimsenin zarar görmemesini temenni ederek acil koridoruna doğru yöneldim. O sırada haber geldi. Deprem Seferihisar açıklarında olmuş, Bayraklı’da binalar yıkılmış, enkaz altında kalanlar varmış, yaralılar geliyormuş. Korku, şaşkınlık, endişe… Hepsini bir kenara bırakmak ve bütün bunlara çare olmak zorundaydık. 5 Ocak 2017 tarihindeki adliye patlamasını hatırladım, o kötü günde de acil serviste asistan doktor olarak çalışıyordum. Acil serviste yaşanacakları bir nebze tahmin etmemi sağlasa da durumla ilgili çok önemli bir istisnanın da farkındaydım, depremle birlikte çok büyük bir alan etkilenmişti ve bu sefer bir pandeminin içindeydik. </p>
<p>Hangi afet söz konusu olursa olsun, acil servislerin sağlık hizmeti sunumu için bir odak olacağı, tıbbi bakıma ihtiyaç duyacak pek çok kişinin aynı anda başvuracağı ve insanlar arasında telaş ve kaosun hakim olacağı bir gerçek. Deprem gibi bu hizmetlerin sürdürüleceği binalara da doğrudan hasar verebilecek afetler için acil durum planlarını önceden belirlemek ve böylesi durumlar için tatbikat yapmak oldukça gerekli. Hastane yönetimi ve çalışanlarının bu konu ile ilgili rehber alacağı Hastane Afet ve Acil Durum Planları Uygulama Yönetmeliği, geleceğin Acil Tıp uzmanları olacak bizler için mutlaka bilinmesi gereken bir kaynak. Yaşadığımız bu afetle de bir plan dahilinde organize olmanın oldukça güvenli olduğunu bir kez daha gördüm. Pandemi koşulları için çalıştığım acil servis, enfekte ve temiz alan olarak iki taraflı hizmet vermekteydi. COVID alanlarındaki işleyiş devam edecekti ancak gelecek onlarca hastanın enfekte olup olmadığıyla ilgili hiçbir fikrimiz olmayacaktı. Herkes tam kişisel koruyucu ekipmanı ile hazır oldu. Acil Tıp Anabilim Dalı’ndaki hocalarımız ve uzmanlarımızın direktifleriyle kan merkezi alert edildi, halihazırda acilde tanısı konan hastaların ivedilikle yatışı sağlandı, tedavi görmekte olan hastalar için pandemi koşullarına uyularak bir alan belirlendi ve hastalar o alana alındı, kalan alanlar boşaltıldı ve bu alanlarda hastaların birbirinden enfekte olmaması için gereken ve tıbbi müdahalelerinde kullanılabilecek bütün malzemelerin alanlara temini sağlandı.  Art arda sıralarken dahi uzun gelen bütün bu noktalar dakikalar içinde gerçekleşmişti. Acil Tıp ekibinden herkes koşarak acile geldi, bütün cerrahi branşlar, anestezi ve çocuk hastalıkları ekibi ve hastane yönetimi de acildeydi. Kalabalığın yaratacağı kaosu engellemek adına herkes belirlenen alanında, birlikte çalışacağı ekiple sağlık hizmetini sürdürdü. Neyse ki hasta bakım alanlarımız deprem sırasında hasar görmemişti. Eğer bu gerçekleşseydi hastaları tahliye etmek ve alternatif bakım alanları oluşturmak için farklı yollar da izlememiz gerekecekti.</p>
<p>Çoklu başvuruların yaratacağı karmaşayı engellemek, hangi hastaya önce müdahale edileceğine karar vermek için afet koşullarında triyajın önemini bir kez daha gördüm. Hastane öncesinde ve hastanede afet durumlarında triyajın yapılması için kullanılan START, JumpSTART, Homebush, Triage Sieve, CareFlight, Sacco Triyaj metodu, Military Triage, İtalyan CESIRA, SAVE ve SORT gibi pek çok yöntem olsa da ortak vurgulananlar triyajı yapacak kişinin kıdemli olması gerektiği, triyaj alanının mümkünse acil servisin girişinde, güvenliği sağlanmış bir alanda kurulması, kayıt personellerinin hazır bulunması (hastaların kimlik bilgilerine ulaşılamayabileceği unutulmamalı) bütün taşıyıcı ekipmanın ve taşıyıcı personelin hazır bulunması gerektiği. Hasta yakınlarının kayıp olabileceğini, onların da aynı felaketten etkilendiğini, yakınlarına ulaşılabilen kişiler için mutlaka hasta hakkında iletişim halinde kalmayı unutmayın. Gerekirse o gün de yaptığımız gib bilgilendirme için bir ya da birden fazla personeli görevlendirebilirsiniz. Tıbbi bakıma ihtiyacı olanlar dışında da acil servise gelecek pek çok hasta yakını, basın mensubu, halktan kişi olacaktır. Pandemi koşullarında olduğumuzu bir an bile akıldan çıkarmamak, maske mesafe ve hijyen konusunda sürekli bilgilendirici kalmak oldukça önemli. </p>
<p>Pandemi koşullarında meydana gelen bir afetin bölge nezdinde artan vaka sayılarına sebep olabileceğini akılda tutmalıyız. Acil Tıp uzmanlarının idari görevler de yürüttüğünü göz önünde bulundurursak afet içinde afet yaşanan böyle durumlarda gerekli koruyucu hekimlik önlemlerini almak, toplu bulaşları önlemek ve afetzedelerin temel ihtiyaçlarından biri olan hijyen malzemelerine daha çok ulaşım sağlamak, bütün insani ihtiyaçlarla birlikte önceliğimiz olabilir. Hastane içinde yoğun şekilde, normalden daha uzun sürede ve katbekat fazla kişiyle hizmet verilen böyle anlarda ekibinizden birilerinin de enfekte olabileceğini ve bulaş ihtimalini akılda tutmak gereklidir. Kişisel koruyucu ekipmana uyum, personeller arası mesafenin korunması ve hijyen kurallarına sıkı sıkı uyulması böyle zamanlarda daha çok önem taşır.</p>
<p>Son olarak vurgulamak istediğim bir nokta daha var. Kitlesel olayların kaçınılmazlığı bir gerçek olsa da deprem gibi afetler maalesef çeşitli ruhsal travmaları da beraberinde getirebilir. Kaygı duygusu bizlere çözüm üretmek, olayı değerlendirmek ve önlem almak konusunda yardımcı olabileceği gibi etkileri kişiden kişiye değişen ve uzamış durumlar da söz konusu olabilir. Böyle noktalarda uygun desteğe ulaşmak bütün afetzedeler için olduğu üzere sağlık çalışanları için de gereklidir.</p>
<p>Başta hastanede hizmet veren bütün sağlık çalışanları olmak üzere, 112 Acil Sağlık Hizmetleri, UMKE, AFAD, Kızılay, sivil toplum kuruluşları ve maden işçileri… Bütün bu pelerinsiz kahramanlara teşekkürü borç bilirim. Böyle acı günleri tekrar yaşamamayı diliyorum.</p>
<p>Dr. Büşra Sapmaz<br />
EÜTF Acil Tıp Anabilim Dalı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/atab/2020/12/04/afet-icinde-afet-yonetmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acil Tıp Asistanlığı ve Burnout Sendromu</title>
		<link>https://tatd.org.tr/atab/2018/12/10/acil-tip-asistanligi-ve-burnout-sendromu/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/atab/2018/12/10/acil-tip-asistanligi-ve-burnout-sendromu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Dec 2018 07:59:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/atab/2018/12/10/acil-tip-asistanligi-ve-burnout-sendromu/</guid>

					<description><![CDATA[Acil Tıp Asistanlığı ve Burn out Sendromu Yoğun bir nöbet sırasında fiziksel yorgunluğumuzla mücadele ederken, stres ve tükenmişlik hissi ile dolduğumuz, işimizi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Acil Tıp Asistanlığı ve Burn out Sendromu</p>
<p>Yoğun bir nöbet sırasında fiziksel yorgunluğumuzla mücadele ederken, stres ve tükenmişlik hissi ile dolduğumuz, işimizi sorguladığınız anları pek çoğumuz yaşamışızdır. Acil servis kalabalığı, zor hastaların yönetimi, kritik kararları hızlıca ve doğru şekilde alma gerekliliği, uzun çalışma saatleri, uyku düzensizliği, mesleki ilişkilerdeki bazı problemler ve iş yerindeki sorunların sosyal hayatımıza yansımaları … olarak uzayıp giden bu liste, bir bakmışız ki ‘Kafam yandı!’ diye düşünmemize sebep olmuş.</p>
<p>Freudenberger’e göre burn out; yorgunluk, aşırı zorlanma, isteksizlik ve bedensel şikayetlerle birlikte görülen bir tükenmişlik halidir. Belirtileri üç ana başlıkta kategorize etmek mümkündür. Duygusal tükenmişlik/çabuk yorulma, yabancılaşma ve düşük verimlilik/ yetersizlik duygusu ile seyreden, kişinin stres faktörlerine karşı baş edebilme konusundaki yetenek ve imkanlarına bağlı olarak ağırlığı ve başlangıcı etkilenen bir süreçtir. Pek çok branş için farklı rakamlar belirtilse de acil tıp hekimleri %30-%65 arasında değişen oranlarda tükenmişliği yaşamaktadır.<sup>1-2</sup></p>
<p>İş verimliliğini ve kişinin yaşam kalitesini oldukça etkileyen bu sürece neden olan çeşitli faktörler söz konusudur. EMRA, bir çalışmada kadın asistanlarda stres düzeyi ve depresyonu daha yaygın saptamış, tüm asistanlarda asistanlık eğitimi süresince yıllara göre stres veya depresyonda anlamlı bir farklılık bulmamış, acil tıp uzmanlarının diğer uzmanlık alanlarından farklı olarak yaşadıkları mesleki stres ve depresyondaki farklılıklara dikkat çekmiştir.<sup>3</sup> Yine ülkemiz sınırlarında yapılan bir Acil Servis çalışmasında kadın olmak ve düşük gelir elde etmek stres düzeyi için yüksek risk faktörü olarak saptanmıştır.<sup>4 </sup></p>
<p>Vardiya usulü çalışanlarda sirkadyen ritme uyumda zorluk ve uyku kalitesinde azalma burn outa yatkınlığı arttırmaktadır. <sup>5</sup> Mümkün olduğunca düzenli aralıklarda çalışmak, aynı saatlerde uyumak, gürültüsüz ortamda dinlenmek, gece nöbetleri sırasında kafeinli içeceklerin ve ağır gıdaların tüketimini azaltmak, egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek biyolojik ritmin düzenlenmesinde katkı sağlayacaktır. Uygun dinlenme için izin sürelerinin de yeterli kullanılabilmesi iş memnuniyetini arttıran etmenler arasındadır.</p>
<p>İş sağlığı ve işyeri güvenliği de acil servis hekimlerinin stres düzeyine etkide bulunmaktadır. Riskli davranışlar gösteren hasta ve hasta yakınlarına sürekli maruziyet, acil servislerin farklı şiddet türlerine uğrama konusunda en yüksek orana sahip alanlardan biri olması ve çalışma alanında yeterli güvenliğin sağlanamaması hekimler için kaygıyı arttıran faktörler arasındadır. Marmara ÜTF Acil Servisinde yapılan ve 1300 sağlık çalışanı ile yapılan görüşmenin değerlendirildiği bir çalışmada 1128 (%86,8) sağlık çalışanın meslek hayatları boyunca en az 1 kez şiddete uğradığını bildirdiği rapor edilmiştir.<sup> 6</sup> İhtiyaçlar hiyerarşisinin temel basamaklarından olan güvenlik gereksiniminin sağlanamaması kişiyi tükenmişliğe iten önemli bir nedendir. Asistan hekimler olarak yasal haklarımızın bilincinde olmak, meslek örgütlerinden hukuki destek almak, şiddete karşı çözümlerin içinde yer almak ve güvenlik hakkı için gerekli düzenlemeler açısından talepte bulunmak, bizleri çözüm noktasına bir adım daha yaklaştıracaktır.</p>
<p>Acil serviste kısa zamanda pek çok hasta değerlendirmek zorunda olan ve kritik hastaların tanı ve tedavisini ivedilikle sürdüren acil hekimleri için çalışılan yerin fiziki yetersizliği, yardımcı sağlık personelindeki eksikler, servis ve yoğun bakım yatış gereksinimi olan hastaların sirkülasyonunun sağlanamaması kimi zaman oldukça yıpratıcı olsa da hastalara duyulan empatiyi kaybetmemek, soğukkanlı davranmak ve karamsarlık hissedilen noktada acil servis şefleri ve ekiple paylaşımlarda bulunmak gereklidir. Etkin bir ekip çalışmasıyla stres duygusu paylaşıldığı gibi, sorunlara geliştirilecek çözümler çoğalacak ve tıbbi hata yapma korkusuyla oluşan kaygılar minimize edilecektir.</p>
<p>Acil tıpta stresle baş etme stratejileri için Schmitz ve arkadaşlarının önerileri <sup>7</sup></p>
<div class="pcrstb-wrap"><table>
<tbody>
<tr>
<td width="151">Madde kullanımı</td>
<td width="472">Aile ve sosyal bağları korumak</p>
<p>Mentor/program direktörü ile yılda iki kez görüşme yapmak</p>
<p>Kişisel ve anonim geribildirimleri teşvik etmek</p>
<p>Profesyonel destek almak</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="151">Sirkadyen bozulma</td>
<td width="472">Sağlıklı olmanın önemini vurgulamak</p>
<p>Egzersiz yapmak</p>
<p>Vardiya değişimlerini aynı döngüde gerçekleştirmek</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="151">Uyku yoksunluğu</td>
<td width="472">Alkol ve kafein tüketimini sınırlamak</p>
<p>Dinlenmek için sessiz, karanlık bir alan seçmek</p>
<p>Mümkün olduğunda şekerleme yapmak</p>
<p>Yaşla birlikte gece vardiya sayısını azaltmak</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="151">Malpraktis kaygısı</td>
<td width="472">Uzmanlığımızın risk içerdiğini kabul etmek ve riskleri azaltmak</p>
<p>Kayıt tutmak (onam, gözlem notları…)</p>
<p>Hastaları uygun takibe yönlendirmek</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="151">Enfeksiyona maruziyet</td>
<td width="472">Genel korunma önlemlerini uygulamak</p>
<p>İş sağlığını kaynak olarak kullanmak</p>
<p>İşlemler sırasında uygun malzeme ve alanı sağlamak</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="151">Beslenme ve yaşam</td>
<td width="472">Hobi edinmek ya da var olan bir hobiyi uygulamak</p>
<p>Egzersiz için takvim oluşturmak</p>
<p>İşleri eğlenceli tutmak ve ilgiyi korumak için rutininizi değiştirmek</p>
<p>Grup aktivitelerine katılmak</p>
<p>Çalışırken sağlıklı atıştırmalıklar, meyve ve sebze tüketmek</p>
<p>Enerjinizi toplamak için vakit oluşturmak</p>
<p>Çalışırken yeterli su içtiğinizden emin olmak</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Akademik anlamda uzun ve kısa vadeli kariyer planları yapıp çalışma hedefleri koymak, stresle başa çıkmamızı arttıracağı gibi iş doyumu da sağlayacağı için tükenmişlikle mücadele etmemizde bize oldukça yardımcı olacaktır ve bu önerilere eklenebilir. Çalışma ekibiyle ya da dışarıdan arkadaşlarınızla başka bir konuda eğitim alma, meditasyon, spor ve sosyal etkinliklerde bulunmak da fayda sağlayacak öneriler arasındadır.</p>
<p>Şayet başa çıkma mekanizmalarımız yetersiz kalıyorsa profesyonel destek almayı da akıldan çıkarmamak gerekir. Unutmamalıyız ki kendimizi fiziksel ve psikolojik açıdan yeterli hissettiğimiz sürece kendimiz ve hastalarımız için verimli bir iş hayatı sürdüreceğiz. Yazımı noktalarken, Acil Tıp Asistan Birliği’nin bütün acil tıp asistanlarına ithaf ettiği bir başucu kitapçığı olan ‘Sağlıklı Yaşam Başlangıç Kılavuzu’na mutlaka göz atmanızı öneririm. Gerçek amacımızın insan gibi yaşamak olduğunu hiçbir zaman unutmayın.</p>
<p>Saygılarımla…</p>
<p>Dr. Büşra Sapmaz</p>
<p>EÜTF Acil Tıp ABD, ATAB 7. YK üyesi</p>
<p>Kaynakça</p>
<ol>
<li>Hoonpongsimanont W, Murphy M, Kim CH, Nasir D, Compton S. Emergency medicine resident well-being: stress and satisfaction. Occup Med (Lond). 2014;64(1):45-48.</li>
<li>Takayesu JK, Ramoska EA, Clark TR, et al. Factors associated with burnout during emergency medicine residency. Acad Emerg Med. 2014;21(9):1031-1035.</li>
<li>Whitley TW, Allison EJ Jr, Gallary ME, et al. Factors associated with stress among emergency medicine residents. Ann Emerg Med 1989;18:1157-1161.</li>
<li>Erdur, B et al. “A Study of Depression and Anxiety among Doctors Working in Emergency Units in Denizli, Turkey.” Emergency Medicine Journal : EMJ 23.10 (2006): 759–763. PMC. Web. 30 June 2018.</li>
<li>Houry D, Shockley LW, Markovchick V. Wellness issues and the emergency medicine resident. Ann Emerg Med. 2000;35(4):394-397.</li>
<li>Eroglu SE, Onur O , Sagiroglu E, Denizbasi A, Akoglu H. Analysis of Violence in a Crowded Emergency Room. British Journal of Medicine &amp; Medical Research, 3(4): 1208-1221, 2013</li>
<li>Schmitz GR, Clark M, Heron S, et al. Strategies for coping with stress in emergency medicine: Early education is vital. J Emerg Trauma Shock. 2012;5(1):64-69.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/atab/2018/12/10/acil-tip-asistanligi-ve-burnout-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acil Serviste Kıdem Çatışmaları</title>
		<link>https://tatd.org.tr/atab/2018/11/03/acil-serviste-kidem-catismalari/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/atab/2018/11/03/acil-serviste-kidem-catismalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2018 13:39:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/atab/2018/11/03/acil-serviste-kidem-catismalari/</guid>

					<description><![CDATA[ACİL SERVİSTE KIDEM ÇATIŞMALARI Merhaba arkadaşlar ilk yazımda size bence eğlenceli kimilerine göre can sıkıcı olan kıdem çatışmalarından bahsetmeye çalışacağım. Bir bölümü&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><b>ACİL SERVİSTE KIDEM ÇATIŞMALARI</b></strong></p>
<p>Merhaba arkadaşlar ilk yazımda size bence eğlenceli kimilerine göre can sıkıcı olan kıdem çatışmalarından bahsetmeye çalışacağım. Bir bölümü kişisel deneyim, bir bölümü aşırı bilimsellik içeren bu yazıma başlamadan kendi deyimimle kendimi tanımlayayım. Ben Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği  çömez kıdemlisi. Peki nedir bu çömez kıdemlisi? Aslında kıdemli de olamamış altına bir sürü çömez gelince kendini bir anda çömezlerinin her konuda cevap beklediği ancak üst kıdemlilerinin de güvenip hasta emanet edemediği buna rağmen klinikçe  kıdemli olarak ilan edilen bir acil tıp asistanı diyebiliriz. Karışık oldu di mi, aynen bu durumdaki asistanın kafası gibi işte. Şaka bi yana 16 aylık acil tıp asistanıyım ve çömezlik hepimizin ruhunda baki diyerek konuya giriyorum.</p>
<p>Acil serviste kıdem nedir önce oradan başlayalım. Acil serviste kıdem çoğu hastanede bir cerrahi sertliğinde olmamakla beraber mevcut. Peki sebebi neydi ki dediğinizi duyar gibiyim. Başlangıç olarak daha çok hasta görmek etkili. Peki daha önce pratisyenlik yapanlar diyebilirsiniz. Pratisyen olarak ne kadar çalışılırsa çalışılsın yeni bir ortama girdiniz, çalıştığınız kliniğin hasta yaklaşımı , kendi algoritması ve hastane düzeninde daha fazla hasta görmüş olmak acil serviste kıdem konusunda belirleyici etkenlerdir. Bunun dışında acil servis başvuruları ülkemizde 2017 ocak-ekim ayı verileri incelendiğinde 85 milyon başvuru olduğu görülüyor<sup>1</sup>. Bu başvuruları karşılayan acil servis çömezinin en basitinden toksik hastayı geçerken uğrayan hastadan ayırmak gibi temel görev ve sorumlulukları(!) bulunuyor ve bunu çoğu zaman tek başına yapmak mümkün değil. Eğitim araştırma hastanelerinde uzmanların bulunması kıdemlinin yükünü ortadan kaldırıyor mu kısmı tartışmaya açık olmakla beraber, üniversite hastanesinde bu yük tamamen kıdemlilerin üzerinde. Bunun dışında hayat ve acil servisler maalesef üniversite hayatımızdaki gibi gül bahçesi ve standart değil arkadaşlar. Ne kadar iyi eğitim aldığımızı düşünürsek düşünelim sahada elimizde kan gazı enjektörü ya da elimizde hastanın kan gazı sonucuyla baş başa kaldığımızda başımızda bir büyük bulunsun mantığıyla kıdemlilere koştuğumuz günler mevcut. Kıdem acil serviste daha çok aslında bir dayanışma yolu başın sıkıştığında koşulacak büyük abi, kıdemli için de başını kaşıyamadığın anda ekmek almaya yollayacağın küçük kardeş belki de. Peki gelelim çatışmalara, çömez asistanın o acil servise gelene kadar edindiği birikim, alışkanlıklar ve uygulamalar aslında bu durumun temel kaynağını oluşturuyor. Kıdemli açısından da aynı şey geçerli aslında. Çalıştığı klinikteki uygulamalardan farklı uygulama görmek ya da kendi çömezliğinden farklı bir çömez görmek onun için can sıkıcı olabiliyor. Peki kıdemlilerin hepsi melek mi? Acil serviste çalışmaya başladığımdan beri duyduğum bir cümle var size de aktaracağım ‘’kötü kıdemli insanı iyi çömez yapar”. Bunu iki yandan da değerlendirmek mümkün. Onu örnek alırsanız bu cümle geçerliliğini kaybedecektir ancak kıdemlinizin bu tavrı sizde araştırma isteği oluşturuyorsa , farklı görüş ve uygulamaları sentezleme yeteneğinizi geliştiriyorsa, “ben onun gibi olmayacağım” diyerek kendi farkındalığınızı arttırıyorsa cümle yüzde yüz çalışıyor diyebiliriz. Bunun dışında kıdemlinin biz çömezken ile başlayan cümleleri hep bir kahramanlık hikayeleriyle sonlanırken mevcut soruna çözüm getirmeyişi sadece çömezin mi yarasıdır? Kıdemlendikçe artan artık daha rahat olmayalım düşüncesi çömezin güneşli havada sırtında tuz çuvalıyla dağa tırmanmasıyla mı gerçeğe dönüşür yoksa rahatlayacağını sanan kıdemlinin aslında bu sorumluluğun altında yavaşça ezilmeye başlaması, kendisinden beklenenlerin orantısız arttığı ve dolayısıyla rahatlıktan eser barındırmayan bir süreç haline mi gelir? Kıdemlilik Game of thrones tahtına oturup taht savaşlarının daha devam ettiğinin farkında olmaktır bence. Artan çömez sayısı mutluluk getirmez a dostlar bakın yurtdışında çömez asistanlarla ilgili yapılan bir çalışmaya göz attığımızda çömez asistan sayısı arttıkça acil servisin hasta kalabalığı, hastanın hastanede kalış süresinin artışıyla ilgili elimizde veriler mevcut<sup>2</sup>. Napsın yani ölsün mü çömezler sevgili Takahisa Kawano? Aslında Takahisa abimizin demek istediğinden çıkarmamız gereken sonuç şu; çömez sayısının artmasından çok denetleyici daha doğrusu kıdemli sayısının artması çözüm. Tabiki onlar da olay tamamen duygusal. Adamlar eğitim sürecinin değil de hastanın hastanede kalış süresiyle olan ilişkiyi değerlendirmişler. Dememişler ki bu çömez ilerde kıdemli olacak, ne kadar hasta bakıyorsa o kadar deneyim edinecek, hastayı daha az elinde tutacak ve hızlanacak dememişler. Neyse adamın kulaklarını yeterince çınlattıysak gelelim kıssadan hissemize. Acil servisteki kıdem “Ben ne dersem çömezim onu yapar.” , “Kıdem ne ya acil serviste kıdem mi olurmuş?” , “Kıdemlim ne derse doğrusu odur.” Şeklinde değildir. Acil serviste her branşa ait bir çok bilgi, uygulama ,yönetim ve tarzlar görülmekte, çok çeşitli vakalara müdahale edilmektedir. Bu kaotik ortamda sizden daha uzun süre bulunmuş, birikim edinmiş kişilerin size kılavuzluk etmesi zor zamanlarınızda Gandalf’ın beşinci günün şafağında Doğu’dan görünmesi gibi gelecektir. Fakat kıdemlendikçe bu çeşitliliğin var olduğunu unutmayıp çömezinden de öğreneceğin şeyler olduğunu akıldan çıkarmamak gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/atab/2018/11/03/acil-serviste-kidem-catismalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet nedir ?</title>
		<link>https://tatd.org.tr/atab/2018/11/02/siddet-nedir/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/atab/2018/11/02/siddet-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 16:38:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/atab/2018/11/02/siddet-nedir/</guid>

					<description><![CDATA[Öldürülenler&#8230; Gaziantepte bıçaklanan Ersin Arslan , Samsun&#8217;da bıçaklanan Aynur Dağdemir , Giresun&#8217;da vurulan Ali Menekşe Darp edilenler&#8230; Tokat&#8217;ta saldırıya uğrayan Mehmet Cengiz&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Öldürülenler&#8230;</p>
<p>Gaziantepte bıçaklanan Ersin Arslan , Samsun&#8217;da bıçaklanan Aynur Dağdemir ,</p>
<p>Giresun&#8217;da vurulan Ali Menekşe</p>
<p>Darp edilenler&#8230;</p>
<p>Tokat&#8217;ta saldırıya uğrayan Mehmet Cengiz Cepoğlu , Adıyaman &#8216; da darp edilen Halil Mutlu , İstanbul&#8217;da yüz kemikleri kırılan Burcu Azapoğlu&#8230;</p>
<p>Gün geçmiyor ki ülkemizin her yerinden şiddet ve ölüm haberleri gelmesin.</p>
<p>Peki şiddet nedir ?</p>
<p>Türk Dil Kurumunun açıklamasına göre duygu ve davranışta aşırılık ; karşıt görüşe karşı kaba kuvvet kullanma anlamında kullanılan şiddet , Arapça kökenli bir sözcüktür. İngilizce karşılığı violence olan bu kelime ; kuvvetli , hiddetli ,  incitmek , zarar vermek ,  lekelemek , zorlamak, ihlal etmek anlamına gelmektedir</p>
<p>Bu tanımlamalara baktığımızda şiddetin sadece fiziksel boyutları ortaya konuyor. Şiddet kitabının yazarı Filozof Yves Michaud&#8217;un tanımlamasına göre “Bir karşılıklı ilişkiler ortamında taraflardan biri veya birkaçı doğrudan veya dolaylı, toplu veya dağınık olarak, diğerlerinin veya birkaçının bedensel bütünlüğüne veya törel ahlaki/ moral/ manevi bütünlüğüne veya mallarına veya simgesel sembolik ve kültürel değerlerine, oranı ne olursa olsun zarar verecek şekilde davranırsa, orada şiddet vardır.”</p>
<p>Yani şiddet sadece fiziksel değil , kültürel , psikolojik ve antropolojik boyutları ile iç içedir.</p>
<p>&#8216;Mecburi hizmete gelen doktorları ağaca bağlayın , kaçmasınlar &#8216; diyen Kenan Evren;</p>
<p>&#8216;Ne verirseniz bu doktorların gözü doymaz&#8217; diyen Çalışma Bakanı İmran Aykut ;</p>
<p>Hasta hakları ile ilgisi olmayan şikayet büroları ;</p>
<p>&#8221;Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği&#8221;nin  hükümlerine göre baştabip görev ve yetkileri arasında &#8216; Kurumun tıbbi, idari ve eğitim hizmetlerinin görevlilerce en iyi şekilde yürütülmesini sağlar. Bu hizmetlerin yapılmasını izler, en az haftada bir defa denetler.&#8217; maddesi gereği güvenlikteki aksaklıkları gidermekle yükümlü başhekimlerin bu görevlerini görmezden gelmesi ;</p>
<p>Komplikasyon-malpraktis ayrımını yapmadan hekime hüküm giydiren malpraktis davaları,</p>
<p>Dizilerde silahla ameliyathane basma sahneleri,doktoru tehdit etme sahneleri ile halkın şiddete meyil ettirilmesi&#8230;</p>
<p>Bunlar şiddet örneği değil midir ?</p>
<p>Fransız Sosyolog Pierre Bourdieu&#8217;nun tanımladığı &#8221;Sembolik/Görünmez Şiddet&#8221; e göre evet.</p>
<p>Yapısal şiddet, şiddetin toplum tarafından uygulanması, şiddetin kabul edilmesi veya yok sayılması olarak tanımlanabilir. Örnek vermek gerekirse bir adamın eşini dövmesi fiziksel şiddet iken toplumun bu durumu normal görmesi yapısal bir şiddettir. &#8216;Sonra neden doktor öldürüyorlar diyen insanlar ,  bunlara yeterli  cezaları vermeyen mahkemeler , durumu normalleştiren medya bize yapısal şiddet uygulamaktadır.</p>
<p>1959 da Oslo&#8217;da Uluslararası Barış Enstitüsü&#8217;nü kurmuş Norveçli Sosyolog Johan Galtung&#8217;a göre şiddete maruz kalma ihtimali de şiddettir.</p>
<p>Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık personeline yönelik yapılan ankete göre katılımcıların %70 i psikolojik % 13 ü fiziksel şiddete maruz kalmaktadır.</p>
<p>Fiziksel şiddete maruz kalanların %30 u asistan hekimlerdir.</p>
<p>Fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalanların mesleki memnuniyetleri daha düşük ve iş stres oranları daha fazladır.</p>
<p>Şiddete maruz kalma oranımız bu kadar yüksek iken şiddete maruz kalma ihtimalinin yarattığı gerginlik ,  mutsuzlukta önemli bir şiddet örneğidir.</p>
<p>Yaşanan şiddet olgularının sonucunda tüm sağlık çalışanlarında tükenmişlik sendromu sık görülmektedir.</p>
<p>Tablo böyleyken Adana &#8216; da &#8216;Hastalar doktorlara yüklenip durmasınlar &#8216; yazan bir mektup bıraktıktan   sonra intihar eden Ece Ceyda Güdemek ,  Batman&#8217; da intihar eden Engin Karakuş , mesleki baskılar ve ağır çalışma koşullarının ona verdiği acıyı 6. kattan atlayarak dindirmeye çalışan Melike Erdemler bitmeyecektir.</p>
<p>16.07.2018</p>
<p>ATAB Yönetim Kurulu Üyesi</p>
<p>Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi</p>
<p>Uzmanlık Öğrencisi Dr.Burcu Yılmaz</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/atab/2018/11/02/siddet-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acil Tıp Asistanında Gece Nöbetinin Beş Evresi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/atab/2018/10/24/acil-tip-asistaninda-gece-nobetinin-bes-evresi/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/atab/2018/10/24/acil-tip-asistaninda-gece-nobetinin-bes-evresi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Oct 2018 16:27:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/atab/2018/10/24/acil-tip-asistaninda-gece-nobetinin-bes-evresi/</guid>

					<description><![CDATA[Acil Tıp Asistanında Gece Nöbetinin Beş Evresi Acil tıp asistanları olarak günde yüzlerce hasta ile muhatap olmak durumundayız. Belki de çalıştığımız hastanelerdeki&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><b>Acil Tıp Asistanında Gece Nöbetinin Beş Evresi</b></strong></p>
<p>Acil tıp asistanları olarak günde yüzlerce hasta ile muhatap olmak durumundayız. Belki de çalıştığımız hastanelerdeki poliklinik hizmetleri sunan pek çok birimden daha fazla hasta yüküne sahibiz. Elbette gelen hastalarımızın büyük bir çoğunluğu biz acilciler için ‘gerçek acil’ olarak tanımlanan durumlar nedeniyle başvurmamakta. Ancak en nihayetinde ayaktan gelen hasta yükünün fazla olduğu kliniklerde dahi hepimiz başvuran herkeste acil durumların tespiti ve tedavisi için uğraşıyoruz.</p>
<p>Kimi zaman bu durum biz asistanları zora sokmuyor da değil. En insani şekilde hazırlanan bir nöbet listesi bile kimi açılardan bizleri depresyona sokmaya yetiyor da artıyor bile. Elbette bu tükenmişlik hissi içerisinde bulunduğumuz anı ve durumu analiz edip kendimizi daha iyi hissetmeye odaklanamıyoruz. Her nöbetin ‘travma’ düzeyinde geçtiği kliniklerde ise bu durum daha da ayyuka çıkıyor. Her nöbet adeta bir yas havasında geçmeye başlıyor.</p>
<p>Eğer gece nöbetini bir travma olarak değerlendirirsek – ki tükenmişliğimizi oluşturan şey sadece yoğunluk değil, bakım veren kişinin diğer bireylere karşı duyarsızlaşması aynı zamanda – nöbetlerimizin de beş evresi bulunmakta.</p>
<p><strong><b>Evre 1 – Yok ya ne yorulması</b></strong></p>
<p>Bu evre aslında bir önceki nöbetin izlerinin silindiği, hayatlarımızın diğer sorumlulukları ile uğraştığımız günün erken saatlerinde başlamakta. Öğlen saatlerinde uyanıp ‘nezih bir brunch’ tadında olmayan kahvaltımızı mideye indirip işlerimizi hallediyoruz. Aslında pek de fena olmayan bu evrenin kırılma noktası zamanında işe yetişip nöbeti devralmak ile başlıyor. Başta kısmen sevimli(!) görünen devir sonrasında neler yaşanacağına dair bir fikrimizin olmaması da gerginliğe neden olmuyor değil.</p>
<p><a href="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/2d5yqw.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-464 aligncenter" src="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/2d5yqw-300x160.jpg" alt="" width="300" height="160" /></a></p>
<p><strong><b>Evre 2 – Böyle Saçma Şikayet mi Olur?</b></strong></p>
<p>İkinci evre, arta kalan işler ve yatışlar ile devam eden nöbetin “Prime Time” zamanına yaklaştığımız anlarında ortaya çıkıyor. Bazen de, o kadar keskin olmayan sınırları nedeniyle Evre 1 ile girişkenlik gösterebiliyor. Yeşil Alan’ın ağzına kadar dolma zamanı geldiğinde karşınıza ilk çıkan “<em><i>iki aydır nah böyle buramdan ağrı giriyor, şuralarımda dolanıp ha şuradan çıkıyor</i></em>” şikâyetli hasta bünyelerimizde ‘ters mıknatıslanma’ yaratıyor. Zira hem acilci hem poliklinikçi olunmaz! Ya acilci olacaksın, ya poliklinikçi! İnceden balataları zorlamaya başladığımız anlarda gerginlik katsayımız giderek artan bir evre.</p>
<p><a href="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/2d5ytt.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-463 aligncenter" src="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/2d5ytt-256x300.jpg" alt="" width="256" height="300" /></a></p>
<p><strong><b>Evre 3 – Bir Yemek İçin Krallığımı Veririm!</b></strong></p>
<p>Belki de en sağlıksız beslenen hekim gruplarından biriyiz. Bir hastayı muayene ederken diğer hastayı genel cerraha konsülte edip aynı anda adli rapor doldurabilen insanlarız acilciler olarak. Bu ‘multitasking’ yeteneği ne yazık ki çok enerji harcamamıza neden oluyor. Bir de bunun üzerine yoğunluk nedeniyle yemeğe dahi çıkamamak binince adeta Kral 3. Richard edası ile tüm krallığımızı bir yemek uğruna feda edecek noktaya geliyoruz. Diğer bölümlerin asistanlarının salınarak yemekhaneye süzüldüğü saatlerde bizler elimizde bir pizza dilimini nasıl daha hızlı yiyebiliriz diye düşünüyoruz. Sonra gelsin kendinden tiksinme duygusu, gelsin bulantı hissi. Elbette bu yemek de bizi doyurmayacak; gecenin daha sakin saatlerinde dahi bir şeyler yemek için fırsat peşinde koşacağız.</p>
<p><a href="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/70061cad8de2ee4cbee60410c84105a7.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-465 aligncenter" src="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/70061cad8de2ee4cbee60410c84105a7-284x300.jpg" alt="" width="284" height="300" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><b>Evre 4 – Ayakta Uyumak: Kapsamlı Bir Çalışma Kılavuzu</b></strong></p>
<p>Belki de pek sayın Tintinalli’nin tek unuttuğu bölüm bu. Genelde gecenin kör karanlığında yani saat 3 ile 5 arasında ortaya çıkan bu evre “<em><i>vallahi taşa koysan uyurum</i></em>” şeklinde vücut buluyor bünyelerde. Bol kafein yüklemesi sonrasında “<em><i>hastaların bakımında bir eksik kaldı mı?</i></em>” ve “<em><i>Şu hastayı bir kez daha kontrol edeyim en iyisi</i></em>” cümleleri ile savuşturulmaya çalışılan bu evrede bazen de ertesi günkü eğitimde anlatılacak slaytların gözden geçirilmesi yer alıyor. Kimi zaman tüm çabalar nafile kalıp oturduğun yerde sızıp tilki uykusuna dalmak da olası elbette. Bazen sızıp kalmasak da insanların sesini derinden ve boğuk bir şekilde duyduğumuz oluyor.</p>
<p><a href="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/2d65k1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-461 aligncenter" src="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/2d65k1-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" /></a></p>
<p><strong><b>Evre 5 – Bitmeyen Nöbet Yoktur</b></strong></p>
<p>Takriben sabahın beşinden nöbet devrine kadar geçen süredir bu evre. Hatta Einstein’ın “<em><i>genel ve özel görelilik kuramı</i></em>”nı bu saatler arasında çalışan acilcileri incelerken keşfettiği de söylenir. O denli uzun sürer ki bu iki üç saat, adeta bir ömür olur. Çoğu zaman tek düşündüğümüz “<em><i>sabah olsun diyordun Abbas, işte oldu sabah</i></em>” mırıltısıyla devir saatinin tez zamanda gelmesidir. Kimilerinde bu dönem nöbetin tüm yorgunluğunun tavan yaptığı saattir aynı zamanda. Bu kişileri “<em><i>Allah’ını seven üzerime toprak atsın</i></em>” derken duyabiliriz. Bu evre bir sonraki nöbete geçmeden önceki dinlenme zamanı ile sonlanır.</p>
<p><a href="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/2d65mf.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-466 aligncenter" src="https://tatd.org.tr/atab/wp-content/uploads/sites/7/2021/11/2d65mf-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a></p>
<p>Bu evreler kimi bireylerde farklı tezahür etse de genel hatları ile tüm asistanların ortak gerçekliği olarak karşımıza çıkmakta. Bu durumun farkına varmak ve düşüncelerimize odaklanmak ise yaşadığımız güçlükleri bir nebze olsun kolaylaştırmak için kullanabileceğimiz bir basamak.</p>
<p>Somut gerçeklik olan iş yükü ve iş stresinin reddiyesi olmayan bu ‘odaklanma’ işi aslında kendimizi ve olayları nasıl algıladığımız ve bunlara ne tür duygusal tepkiler verdiğimizi ayırt etmeye zaman yaratmak ve farkındalığımızı bu yöne çevirmek için gösterdiğimiz bir çaba. Ancak bu şekilde ruhsal açıdan daha sağlıklı birer birey olma yoluna girebiliyoruz diye düşünüyorum.</p>
<p>En kötü geçen nöbetlerimizde dahi birbirimizden duyduğumuz “Bitmeyen Nöbet Yoktur” cümlesi ile aynı zamanda bir grup dinamiğini de temsil etmekte. Hepimiz, birbirimiz için oradayız ve yardıma daima hazırız!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazar: Altuğ Kanbakan</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/atab/2018/10/24/acil-tip-asistaninda-gece-nobetinin-bes-evresi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
