<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yönetim &#8211; Afet Komisyonu</title>
	<atom:link href="https://tatd.org.tr/afet/tag/yonetim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tatd.org.tr/afet</link>
	<description>TATD</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Oct 2024 06:10:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Deprem Bölgesinde Hasar Görmüş Acillerde Deprem Dışı Hastaların Yönetimi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/deprem-bolgesinde-hasar-gormus-acillerde-deprem-disi-hastalarin-yonetimi/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/deprem-bolgesinde-hasar-gormus-acillerde-deprem-disi-hastalarin-yonetimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Dursun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Oct 2024 06:04:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afet tıbbı]]></category>
		<category><![CDATA[afet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[deprem dışı hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/afet/?p=1593</guid>

					<description><![CDATA[Bölüm 1: Giriş Ve Temel Yaklaşımlar Deprem felaketleri, acil sağlık hizmetlerini ciddi şekilde etkileyen doğal afetlerdir. Acil servisler, deprem yaralılarının yanı sıra&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bölüm 1: Giriş Ve Temel Yaklaşımlar</strong></h2>



<p>Deprem felaketleri, acil sağlık hizmetlerini ciddi şekilde etkileyen doğal afetlerdir. Acil servisler, deprem yaralılarının yanı sıra deprem dışı hastaların da başvurduğu kritik sağlık merkezleridir. Ancak, hasar görmüş acil servislerde sağlık hizmetlerinin sunumu oldukça karmaşık hale gelir. Başta Acil Uzmanlarını ilgilendiren bu konu yönetimsel bazda ele alınmalı Hastane Afet ve Acil Durum Planları( HAP ) ona göre düzenlenmelidir. Bu yazı dizisinde, deprem bölgesinde acil servislerin yeniden yapılandırılması ve deprem dışı hastaların etkili bir şekilde yönetimi için uygulanabilecek stratejilere odaklanacağız.</p>



<p>Konuya geçmeden önce Van depremi ile ilgili bazı tecrübeleri ve yaşanmışlıkları anlatarak giriş yapmak istiyorum. Afet yaşayan Acil Tıp Uzmanları (ATU) uzun dönem askerlik yapanlar gibi hatıralarını hep anlatırlar. Bence her afet yaşamış ATU bir diğerine aktararak afeti yaşamadan deneyimleri ve tecrübeleri ile farkındalık oluşturabilir.</p>



<p>Uzmanlık sonrası mecburi hizmetimde Van Devlet Hastanesine atanmıştım. Başladığım hastanede 4 acil uzmanı olmuştuk, beraber çalıştığımız pratisyen hekim arkadaşlarımız da vardı.&nbsp; acilden sorumlu çok değerli naif göğüs bir cerrahisi uzmanı vardı. İlk hafta çalışma programı hazırlanırken arkadaşlarla toplandık ve acilden sorumlu hekimin acil uzmanı olması gerektiğini bu şartlarda gerekirse başhekimlikle görüşeceğimi bildirdim. Nitekim gittik konuştuk ve sorumluluğu aldık. Etik olarak en kıdemlimiz sorumlu olmasını istedim ancak fikir senden çıktı sen ol dediler. Mecburen kabul ettim. Tam da bu dönemde Yeni yapılan Eğitim ve Araştırma Hastanesine geçiş sürecinde idik. Cumhurbaşkanımızın açılış programına yetiştirilmesi için yönetim çok hızlı çalışıyor ve bir an önce taşınmamız isteniyordu. Önce acil taşınsın sonra diğer bölümler taşınır dediler. Yaptığım kontrollerde henüz radyoloji tam oturmamış, labaratuvar eksik idi. Bir de acil yanısıra acil cerrahi gereken durumlarda ilgili bölümlerin taşınması gerektiğini vurguladım ve bunlar olmadan asla taşınmayacağım noktasında direttim. Bizim bu duruş ve kesin kararlılığımızı gören yönetim eksiklikleri hızla tamamladı. Cuma günü taşındık Pazar günü öğle saatlerinde merkezi Erciş ilçesi olan ilk depreme yakalandık. İlin tek çalışan ve hasar görmemiş acili idik ve tüm isteklerimiz yerine gelmiş ve eksiğimiz yoktu. Hasar görmemiş bir acilin vermiş olduğu güven ile iyi bir hizmet verildi. Daha sonra deprem dışı hastaların gidecek başka hastane olmadığı için acile başvuruların arttığını gördük. Sağlık Bakanlığı ve UMKE desteği ile hastane bahçesinde kadın doğum çadırı, ayaktan başvuran yeşil hastalar ve sarı hastalar için çadırlar kurduk. Kırmızı hastalar sağlam olan acile aldık. Aradan 2 hafta geçmişti bu sefer merkezi Edremit olan hastaneye 1km mesafede bir yer olunca hastanemiz kısmi hasar aldı. Dökülen sıvalar ve çatlayan duvarlar olunca sağlam raporu çıkana kadar mevcut çadırların yanına ek mobil alanlar oluşturduk. Burada önemli olan diğer husus deprem hastası ve deprem dışı hastaların veri girişleri karışmaması gerekmektedir. Bunun önüne geçmek için triaj alanı oluşturmak ve iyi kayıt tutmak gerekir. Bilgisayar sistemleri bir süre çalışmadığı için kayıtlar manüel olarak defterlere yazıldı sonra sisteme aktarıldı.</p>



<p>Her afette yaşanan sorunlar aslında benzer 6 Şubat Maraş Depreminde de benzer sorunlar yaşandı. Sorunların önüne geçmek için temel yaklaşımları ve planlamaları yapmak gerekir. Şimdi bu temel yaklaşımları maddeler halinde vurgulayalım.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Triyaj</h3>



<p>Deprem sonrası kaotik ortamda, hem depremden etkilenen yaralılar hem de deprem dışı hastalar acil servislere başvurur. Bu nedenle, etkili bir triyaj sistemi hayati önem taşır. Triyajın amacı, sınırlı kaynakların en verimli şekilde kullanılması ve hastaların öncelik sırasına göre sınıflandırılmasıdır. Deprem yaralıları öncelikli olmakla birlikte, deprem dışı hastalar da dikkate alınarak uygun müdahalelerin planlanması gerekir. Örneğin, akut kronik hastalıkları olan bireyler acil tedaviye ihtiyaç duyabilir.</p>



<p>Deprem bölgesinde deprem dışı acil vakalar, normal şartlarda görülen acil durumların büyük bir kısmını içerir. Bu tür vakalar, mevcut hastane kapasitesini zorlayabilir ve uygun bir triaj sürecinin yürütülmesini zorunlu kılar. Deprem bölgelerinde bu tür acil vakaların yönetimi, deprem sonrası yetersiz kaynaklar ve tıbbi ekipmanla daha da karmaşık hale gelir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Deprem Dışı Acil Vaka Türleri</strong></h4>



<p>Deprem bölgesinde karşılaşılabilecek deprem dışı acil vakalar şunlar olabilir:</p>



<ol start="1" class="wp-block-list">
<li><strong>Kardiyak Aciller</strong>: Kalp krizi, anjina, kalp yetmezliği gibi durumlar.</li>



<li><strong>Solunum Problemleri</strong>: Astım krizi, KOAH atakları, akciğer embolisi gibi solunum yetmezliği vakaları.</li>



<li><strong>Nörolojik Aciller</strong>: İnme (felç), epileptik nöbetler, akut bilinç kaybı gibi vakalar.</li>



<li><strong>Gastrointestinal Aciller</strong>: Şiddetli karın ağrısı, apandisit, safra kesesi krizi, bağırsak tıkanıklığı.</li>



<li><strong>Travmatik Yaralanmalar</strong>: Trafik kazaları, düşmeler, endüstriyel kazalar.</li>



<li><strong>Zehirlenmeler</strong>: Kimyasal maddeler, gıda zehirlenmeleri, ilaç aşırı dozları.</li>



<li><strong>Enfeksiyonlar</strong>: Sepsis, menenjit, akut enfeksiyon atakları.</li>



<li><strong>Psikiyatrik Aciller</strong>: Akut psikoz, intihar girişimleri, şiddetli anksiyete ve panik ataklar.</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Triaj Süreci</strong></h3>



<p>Deprem bölgesindeki triaj süreci, sınırlı kaynaklar ve depremzedelerin yoğunluğu nedeniyle daha dikkatli ve sistematik yapılmalıdır. Deprem dışı acil vakaların önceliklendirilmesi, kaynakların en etkin şekilde kullanılması için kritik öneme sahiptir. Triajda şu adımlar izlenmelidir:</p>



<ol start="1" class="wp-block-list">
<li><strong>Hasta Stabilizasyonu</strong>: İlk aşamada, hastanın genel durumu ve hayati bulguları hızlı bir şekilde değerlendirilmeli (ABC: Airway, Breathing, Circulation), kritik durumda olan hastalar hemen stabilize edilmelidir.</li>



<li><strong>Hızlı Klinik Değerlendirme</strong>: Hastaların şikayetlerine göre hızlı bir şekilde değerlendirilmesi yapılmalıdır. Özellikle kardiyak ve nörolojik aciller gibi hayatı tehdit eden durumlar en üst öncelikte ele alınmalıdır.</li>



<li><strong>Renk Kodlu Triaj Sistemi</strong>:
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Kırmızı (Acil)</strong>: Hayati tehlikesi olan ve hemen müdahale gerektiren vakalar (örneğin kalp krizi, inme).</li>



<li><strong>Sarı (Öncelikli)</strong>: Durumu ciddi olan, ancak acil müdahale gerektirmeyen vakalar (örneğin apandisit, enfeksiyonlar).</li>



<li><strong>Yeşil (Daha Az Acil)</strong>: Hayati tehlikesi olmayan, gecikmeli müdahale yapılabilecek vakalar (örneğin küçük yaralanmalar, hafif solunum sıkıntıları).</li>



<li><strong>Siyah (Kurtarılamaz)</strong>: Tıbbi açıdan müdahale edilmesi zor olan ve hayatta kalma şansı düşük olan vakalar.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Kaynak Yönetimi</strong>: Mevcut kaynaklar (ilaç, personel, tıbbi ekipman) depremzedeler ve acil vakalar arasında dikkatli bir şekilde paylaştırılmalıdır. Deprem dışı vakalar, depremzedelere müdahale sürecini aksatmadan, gerekli görüldüğünde sevk edilerek yönetilmelidir.</li>



<li><strong>İkincil Triaj ve Sevk</strong>: İlk triaj sonrası, bazı vakalar ileri tetkik ve tedavi için sevk edilebilir. Özellikle uzmanlık gerektiren vakalarda (örneğin kompleks cerrahi müdahaleler), hastaların daha donanımlı merkezlere nakli organize edilmelidir.</li>
</ol>



<p>Deprem bölgesinde deprem dışı acil vakaların yönetimi, sınırlı kaynaklar ve yoğun hasta başvurusu nedeniyle daha sistematik bir triaj gerektirir. Depremle ilgili yaralanmaların yanı sıra, kardiyak, solunum ve nörolojik aciller başta olmak üzere geniş bir spektrumda hastalar değerlendirilmeli, kaynaklar verimli bir şekilde kullanılmalı ve triajda hızla karar verilmelidir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-1595" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022-1024x576.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022-300x169.jpg 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022-768x432.jpg 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022-100x56.jpg 100w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022-1536x864.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022-1170x658.jpg 1170w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022-585x329.jpg 585w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/IMG-20181029-WA0022.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bölüm 2: Alternatif Tedavi Alanlarının Oluşturulması</strong></h2>



<p>Hasar görmüş hastanelerde acil servislerin etkin bir şekilde çalışamaması durumunda, alternatif tedavi alanlarının oluşturulması hayati önem taşır. Bu tedavi alanları, acil sağlık hizmetlerinin sürekliliğini sağlamak için geçici çözümler sunar. Alternatif tedavi alanlarının planlanmasında izlenecek bazı stratejiler şunlardır:</p>



<p><strong>1. Geçici Çadır Hastaneler</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Kapsamı</strong>: Çadır hastaneler hızlıca kurulabilen ve sahra hastanesi işlevi görebilen birimlerdir. Genellikle deprem bölgelerinde ilk etapta tercih edilen çözüm yöntemidir.</li>



<li><strong>Uygulama</strong>: Deprem bölgesindeki büyük açık alanlarda (örneğin spor sahaları, parklar, okul bahçeleri) hızlı şekilde kurularak, temel acil hizmetler burada sunulabilir. Kardiyak, solunum ve travmatik yaralanmalar gibi acil vakalar bu alanlarda stabilize edildikten sonra sevk edilebilir.</li>



<li><strong>Ekipman ve Personel</strong>: Temel sağlık ekipmanları ve ilaçlar bulunmalı; yeterli sayıda sağlık personeli bu alanlarda görev almalıdır.</li>
</ul>



<p><strong>2. Mobil Sağlık Üniteleri</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Kapsamı</strong>: Mobil sağlık araçları, kısa süreli müdahale için özellikle acil durumlarda yararlı olan bir alternatiftir.</li>



<li><strong>Uygulama</strong>: Bu üniteler, acil tıbbi müdahaleleri gerçekleştirebilecek şekilde donatılmıştır. Kardiyak aciller, travmalar, solunum problemleri gibi durumlara yönelik temel müdahaleler yapılabilir.</li>



<li><strong>Avantajı</strong>: Bölgeden bölgeye hareket edebilmeleri, geniş bir hasta kitlesine ulaşılmasını sağlar. Özellikle ulaşılamayan ya da ulaşımı zor olan bölgelerde kritik önem taşır.</li>
</ul>



<p><strong>3. Yerel Sağlık Merkezlerinin Dönüştürülmesi</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Kapsamı</strong>: Deprem nedeniyle hasar görmemiş, mevcut küçük sağlık merkezleri veya aile sağlığı merkezleri hızlıca acil müdahale merkezlerine dönüştürülebilir.</li>



<li><strong>Uygulama</strong>: Bu merkezlerde kardiyak ve solunum acilleri, küçük yaralanmalar ve enfeksiyonlar gibi daha hafif acil durumlar tedavi edilebilir. Daha karmaşık vakalar ise stabilize edildikten sonra sevk edilebilir.</li>



<li><strong>Personel ve Ekipman</strong>: Ek sağlık personeli ve ekipman takviyesi ile bu merkezlerin kapasitesi artırılabilir.</li>
</ul>



<p><strong>4. Sahra Hastaneleri</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Kapsamı</strong>: Sahra hastaneleri, büyük bir hasta kapasitesine hizmet verebilecek geçici sağlık tesisleridir.</li>



<li><strong>Uygulama</strong>: Bölgeye taşınabilir yapıdaki sahra hastaneleri, tıbbi cerrahi müdahaleler ve ileri düzeyde acil bakım için donatılabilir. Bu hastaneler, deprem dışı vakaların yönetiminde kritik rol oynar ve multidisipliner ekiplerle çalışabilir.</li>



<li><strong>Avantajı</strong>: Sahra hastaneleri, yüksek teknoloji ve tıbbi cihazlarla donatılabildiği için kapsamlı tedaviler sunabilir. Deprem sonrası uzun vadeli tedavi ve bakım için ideal çözümlerden biridir.</li>
</ul>



<p><strong>5. Geçici Rehabilitasyon Merkezleri</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Kapsamı</strong>: Acil servis dışı hastaların tedavi sürecinin yönetilebilmesi için orta ve hafif şiddetteki acil vakalar bu merkezlerde takip edilebilir.</li>



<li><strong>Uygulama</strong>: Özellikle psikiyatrik aciller ve kronik hastalık yönetimi için daha düşük yoğunluklu tedavi alanları olarak işlev görebilirler.</li>



<li><strong>Personel ve Ekipman</strong>: Psikologlar, fizyoterapistler ve hemşireler bu merkezlerde destek sunabilir.</li>
</ul>



<p><strong>6. Uygun Sevk ve Koordinasyon</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Sevk Ağının Kurulması</strong>: Hastaneler arası sevk ve koordinasyon sistemi, hastaların uygun merkezlere en hızlı şekilde transfer edilmesi için etkin bir şekilde çalışmalıdır. Sağlık Bakanlığı veya yerel yetkililer tarafından koordine edilen bir sevk ağı, hastaların duruma uygun tedavi merkezlerine yönlendirilmesini sağlar.</li>



<li><strong>Helikopter veya Ambulans Desteği</strong>: Özellikle ağır travmalar ve kardiyak vakalar için hava ambulansları veya kara ambulansları aktif olarak kullanılmalıdır.</li>
</ul>



<p>Deprem bölgesinde hasar görmüş acil servislerde deprem dışı acil vakaların yönetimi için alternatif tedavi alanlarının oluşturulması ve etkin bir triaj sistemi uygulanması, sağlık hizmetlerinin devamlılığı açısından kritik öneme sahiptir. Geçici çadır hastaneler, mobil sağlık üniteleri ve yerel sağlık merkezlerinin dönüştürülmesi gibi stratejiler, bu süreçte hem kısa hem de uzun vadeli çözümler sunabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sağlık Personeli ve Kaynak Yönetimi</strong></h3>



<p>Deprem bölgesinde sağlık personeli ve tıbbi malzeme kısıtlı olabilir. Bu nedenle, kaynakların dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerekir. Sağlık personelinin görevlendirilmesinde, deprem dışı hastaların bakımını üstlenecek bir ekibin oluşturulması önemlidir. İlaç ve tıbbi malzeme dağıtımı da dengeli bir şekilde yapılmalı, her iki hasta grubu için yeterli kaynak ayrılmalıdır.</p>



<p><strong>Personel Yönetimi</strong></p>



<p>Deprem bölgesinde sağlık personelinin en etkin şekilde kullanılması için bir dizi strateji uygulanmalıdır. Bu stratejiler, personelin yeteneklerine göre en uygun şekilde yönlendirilmesini sağlar.</p>



<p><strong>a. Görev Dağılımı ve Uzmanlaşma</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Uzmanlık Alanlarına Göre Personel Dağılımı</strong>: Kardiyologlar, nörologlar, travma cerrahları ve genel pratisyenler gibi sağlık personeli, vakaların önceliklendirilmesine göre farklı görevlerde yer almalıdır. Örneğin, kalp krizi gibi kardiyovasküler acil vakalar, mümkünse kardiyologlar tarafından yönetilmelidir.</li>



<li><strong>Triage Yetkisi Olan Personel</strong>: Triaj sürecinde görev alacak personelin bu konuda eğitimli olması gerekir. Acil tıbbi müdahale gereken vakaların hızlıca tespit edilip müdahale edilmesi, triaj ekiplerinin işlevselliği ile yakından ilişkilidir.</li>
</ul>



<p><strong>b. Personel Takviyesi ve Dönüşümlü Çalışma</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yerel ve Ulusal Takviyeler</strong>: Deprem bölgesinde yerel sağlık personeli yetersiz kalıyorsa, diğer illerden veya ülkelerden uzman sağlık ekipleri gönderilmelidir. Sağlık Bakanlığı ve ilgili acil durum ekipleri, bölgede görev yapan personelin takviyesini koordine etmelidir.</li>



<li><strong>Vardiya Sistemi</strong>: Personelin aşırı yorulmasını önlemek ve sürekli hizmet sunmak için vardiyalı çalışma sistemi uygulanmalıdır. Dönüşümlü çalışma, sağlık personelinin fiziksel ve psikolojik dayanıklılığını artırır.</li>



<li><strong>Psikolojik Destek</strong>: Sağlık personeli, büyük stres altında çalıştığı için, psikolojik destek hizmetleri sağlanarak moral ve motivasyonlarının korunması önemlidir.</li>
</ul>



<p><strong>&nbsp;Kaynak Yönetimi</strong></p>



<p>Deprem sonrası tıbbi kaynaklar genellikle sınırlıdır. Bu yüzden kaynakların yönetimi, hastaların öncelik sırasına göre yapılmalı ve her hasta için gerekli olan minimum kaynak kullanılmalıdır.</p>



<p><strong>a. İlaç ve Ekipman Yönetimi</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Önceliklendirme</strong>: Kardiyovasküler ve nörolojik aciller gibi hayatı tehdit eden vakalar öncelikli olarak ele alınmalı ve bu hastalar için gerekli ilaç ve ekipman ayrılmalıdır. Örneğin, oksijen tedavisi, kardiyak monitörler ve defibrilatör gibi kritik ekipmanlar öncelikle hayati tehlike taşıyan vakalar için kullanılmalıdır.</li>



<li><strong>Sınırlı Kaynakların Kullanımı</strong>: Deprem sonrasında tıbbi malzeme ve ilaçlar sınırlı olabilir. Bu nedenle, her bir vaka için minimum gerekli malzeme kullanılmalı ve gereksiz tüketimden kaçınılmalıdır. Alternatif tedavi yöntemleri (örneğin, fiziksel müdahale veya basit tıbbi cihazlar) kullanılabilir.</li>
</ul>



<p><strong>b. Malzeme Temini ve Sevkiyat</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yerel ve Ulusal Destek</strong>: Deprem sonrası ihtiyaç duyulan tıbbi malzeme ve ilaçlar, hızlı bir şekilde deprem bölgesine ulaştırılmalıdır. Ulusal sağlık kuruluşları ve sivil toplum örgütleri, bu sevkiyatın planlanmasında ve organizasyonunda yer almalıdır.</li>



<li><strong>İkmal ve Depolama</strong>: Kritik ilaçlar (örneğin, kardiyak ilaçlar, antibiyotikler, analjezikler) ve tıbbi malzemeler (örneğin, IV sıvıları, dikiş malzemeleri, ventilatörler) deprem bölgesine sürekli olarak sağlanmalı ve güvenli bir şekilde depolanmalıdır.</li>
</ul>



<p><strong>c. Hasta Sevki ve Tedavi Planlaması</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Hasta Sevk Ağı</strong>: Durumu ağır olan hastalar, en uygun tedavi merkezine sevk edilmelidir. Örneğin, kalp krizi geçiren bir hasta, sahra hastanesi veya mobil sağlık ünitelerinde stabilize edildikten sonra kardiyolojik müdahale yapabilecek bir merkeze gönderilmelidir.</li>



<li><strong>Tele-Tıp ve Uzaktan Destek</strong>: Uzman sağlık personelinin eksik olduğu durumlarda, tele-tıp yoluyla uzman desteği sağlanabilir. Bu sayede, kritik vakalar uzaktan destek alarak yönetilebilir.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1024" height="768" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/hap-foto-2.jpg" alt="" class="wp-image-1596" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/hap-foto-2.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/hap-foto-2-300x225.jpg 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/hap-foto-2-768x576.jpg 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/hap-foto-2-100x75.jpg 100w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/hap-foto-2-585x439.jpg 585w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bölüm 3: Halk Sağlığı Ve Psikososyal Destek</strong></h2>



<p>Deprem sonrasında halk sağlığı riskleri artar. Enfeksiyon hastalıklarının yayılma riski, özellikle hijyen koşullarının bozulduğu alanlarda ciddi bir sorun olabilir. Deprem dışı hastaların yönetiminde bu risklerin önlenmesi için enfeksiyon kontrol önlemleri alınmalı, halk bu konuda bilgilendirilmelidir.</p>



<p>Ayrıca, deprem gibi travmatik olaylar sonrasında psikososyal desteğin önemi de artar. Deprem dışı hastaların psikolojik durumu göz önünde bulundurularak stres ve kaygı azaltıcı yaklaşımlar uygulanmalıdır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="1024" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-cadir-ziyareti-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-1597" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-cadir-ziyareti-768x1024.jpg 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-cadir-ziyareti-225x300.jpg 225w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-cadir-ziyareti-75x100.jpg 75w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-cadir-ziyareti-1152x1536.jpg 1152w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-cadir-ziyareti-1170x1560.jpg 1170w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-cadir-ziyareti-585x780.jpg 585w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-cadir-ziyareti-rotated.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç: Afetlere Hazırlıklı Olmak</strong></h2>



<p>Deprem gibi büyük afetler sonrası, acil servislerde sadece deprem yaralıları değil, deprem dışı hastalar da göz ardı edilmemelidir. Bu yazı dizisinde ele alınan stratejiler, kriz durumlarında etkin bir sağlık hizmeti sunumu için rehber niteliğindedir. İyi planlanmış triyaj, alternatif tedavi alanlarının oluşturulması, personel ve kaynak yönetimi ile uzaktan tıp hizmetleri, deprem dışı hastaların yönetiminde başarılı sonuçlar alınmasını sağlayabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="480" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-bakanlik-ziyareti.jpg" alt="" class="wp-image-1598" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-bakanlik-ziyareti.jpg 640w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-bakanlik-ziyareti-300x225.jpg 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-bakanlik-ziyareti-100x75.jpg 100w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/10/van-bakanlik-ziyareti-585x439.jpg 585w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/deprem-bolgesinde-hasar-gormus-acillerde-deprem-disi-hastalarin-yonetimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saha Raporlarının Afetlerdeki Önemi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/saha-raporlarinin-afetlerdeki-onemi/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/saha-raporlarinin-afetlerdeki-onemi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sarper Yilmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Sep 2024 05:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afet tıbbı]]></category>
		<category><![CDATA[afet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[saha raporları]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/afet/?p=1581</guid>

					<description><![CDATA[Yazar Prof. Dr. Figen Ünal ÇolakAnadolu Üniversitesi Giriş Sağlık araştırmaları, tıp ve sağlık alanındaki önemli konular hakkında sağlam kanıtlar üretmeyi amaçlayan sistematik&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading">Yazar</h2>



<p><strong>Prof. Dr. Figen Ünal Çolak</strong><br><strong>Anadolu Üniversitesi</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote has-text-align-center is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p></p>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">Giriş</h2>



<p>Sağlık araştırmaları, tıp ve sağlık alanındaki önemli konular hakkında sağlam kanıtlar üretmeyi amaçlayan sistematik bir soruşturmadır. Nitel araştırma, sağlık araştırmaları alanında geniş olanaklara sahiptir. Nicel yaklaşım kullanılarak açıklanamayan çok çeşitli olgular nitel bir yöntem kullanılarak araştırılabilir ve iletilebilir. Nitel araştırma tasarımlarının başlıca türleri durum çalışması, olgubilim araştırması, gömülü kuram, etnografik araştırma, tarihsel araştırma ve eylem araştırmasıdır. Nitel araştırma yaklaşımının en büyük gücü, verilerinin zenginliğinde ve derinliğinde yatmaktadır. Nitel yöntemler insanların düşüncelerini ve eylemlerini keşfetmenin ve açığa çıkarmanın en hümanist ve kişi merkezli yolu olarak kabul edilir [1]</p>



<p>Sağlık araştırmalarında üç temel yaklaşım; nicel, nitel ve karma yöntem yaklaşımıdır. Nicel araştırma yöntemi, değerlerin ve sayıların ölçüleri olan ve genellikle araştırmacının çıkarımlar yapmasına yardımcı olan istatistiksel yöntemler kullanılarak açıklanan verileri kullanır. Nitel araştırma, insan deneyimlerinin ve davranışlarının daha derin anlamlarını ortaya çıkarma girişimiyle sayısal olmayan verilerin kaydedilmesini, yorumlanmasını ve analiz edilmesini içerir. Karma yöntem araştırması, üçüncü metodolojik yaklaşım, farklı ancak ilişkili soruları veya bazen aynı soruları çözme amacıyla hem nitel hem de nicel bilgilerin toplanmasını ve analiz edilmesini içerir [2, 3, 4].</p>



<p>Her türlü sağlık hizmetlerinde nitel araştırmalar; sağlık davranışları modellerini anlamak, yaşanmış deneyimleri tanımlamak, davranış teorileri geliştirmek, sağlık hizmetleri ihtiyaçlarını keşfetmek ve müdahaleler tasarlamak için yaygın olarak kullanılabilir. Sağlık hizmetlerindeki geniş uygulamaları nedeniyle, nitel yöntem kullanılarak gerçekleştirilen sağlık araştırma çalışmalarının sayısı giderek artmaktadır.</p>



<p>Sağlık alanında nitel araştırma verilerini kullanmanın çeşitli boyutlarda yararı olacaktır. Nitel verilerin rehberlik edebileceği çeşitli boyutlardan bahsetmek gerekirse [5, 6];</p>



<p><strong><em>Hasta Deneyimlerini Anlamak</em></strong>: Hasta deneyimlerinin, algılarının ve duygularının derinlemesine incelenmesine olanak tanır ve bu durumlarla nasıl başa çıktıklarına dair içgörüler sunar.</p>



<p><strong><em>İletişimi Geliştirmek</em></strong>: Nitel araştırmalar, hastalar ve sağlık hizmeti sağlayıcıları arasındaki etkili iletişimin önündeki engelleri belirlemeye yardımcı olur. Hastaların bilgileri nasıl algıladıklarını anlamak, daha iyi iletişim stratejileri ve müdahalelerin yolunu açabilir.</p>



<p><strong><em>Hizmet Sürecindeki Zorlukları Belirlemek</em></strong>: Araştırmacılar, nitel yöntemler kullanarak, zaman kısıtlamaları, kaynak kısıtlamaları ve ekip çalışması dinamikleriyle ilgili sorunlar da dahil olmak üzere, sağlık hizmeti sağlayıcılarının karşılaştığı karmaşıklıkları ve zorlukları ortaya çıkarabilir.</p>



<p><strong><em>Bakım Uygulamalarını Geliştirmek</em></strong>: Nitel araştırma, iyileştirme alanlarını vurgulayarak uygulamaların ve protokollerin geliştirilmesine veri sağlayabilir ve hasta bakımı ve tedavisine ilişkin ışık tutabilir.</p>



<p><strong><em>Kültürel ve Sosyal Bağlamları Keşfetmek</em></strong>: Nitel araştırmalar; kültürel, sosyal ve çevresel faktörlerin hastaların kendi durumlarına ve tedaviye verdiği tepkileri nasıl etkilediğini inceleyebilir.</p>



<p><strong><em>Politika Geliştirmek</em></strong>: Nitel çalışmalardan elde edilen içgörüler, politika yapıcılara hastaların ve klinisyenlerin ihtiyaçları ve öncelikleri hakkında bilgi verebilir ve daha etkili sağlık politikalarına rehberlik edebilir.</p>



<p>Genel olarak nitel araştırmalar, sağlık alanında insan deneyimlerine ilişkin daha zengin ve daha ayrıntılı bir anlayış sağlayarak nicel yaklaşımları tamamlar. Nicel ve nitel araştırmalar birbirine zıt değildir, gerçekliğe farklı bakarlar. Farklı yöntemler araştırmacının değişik bilgi türlerine erişmesini sağlar. Nicel ve nitel araştırmalar gerçeği anlamaya dair daha iyi bir resim sağlamak için birbirini tamamlayıcı olarak düşünülmeli ve zengin bir anlayış ve yorumlama üretmek için kullanılmalıdır.</p>



<p>Bu makale, nitel araştırmaların doğasını ve önemini vurgulamak, acil tıp ve sağlık alanında afet sonrası kullanılabilirliğine ilişkin farkındalık oluşturmak ve uygulamaya dönük pratik öneriler vermeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırmaların bazı temel özellikleri, nitel saha çalışması, gözlem tekniği ve afetler bağlamında kullanılabilirliğine yönelik başlıklar aşağıda yer almaktadır.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Nitel Araştırmaların Temel Özellikleri</strong></h2>



<p>Çeşitli akademik ve akademik olmayan disiplinler, insan davranışlarını ve deneyimlerini anlamak için bir sorgulama yöntemi olarak nitel araştırmayı kullanır. Munhall&#8217;a göre, &#8220;Nitel araştırma, insan deneyimleri ve gerçeklikleri hakkında geniş bir şekilde ifade edilmiş soruları içerir, bireyle doğal ortamlarında sürekli temas yoluyla incelenir ve bu bireylerin deneyimlerini anlamamıza yardımcı olacak zengin, tanımlayıcı veriler üretir.&#8221;[7]</p>



<p>Nitel sorgulama yöntemi, &#8216;ne zaman&#8217;, &#8216;ne&#8217; ve &#8216;nerede&#8217; yerine karar almanın &#8216;nasıl&#8217; ve &#8216;neden&#8217;ini inceler. Nicel yöntemlerin aksine, nitel sorgulamanın amacı olguları keşfetmek, anlatmak ve açıklamak ve karmaşık gerçekliği anlamlandırmaktır [8, 9]. Nitel araştırmanın bir sonucu olarak sağlık müdahaleleri, açıklayıcı sağlık modelleri ve tıbbi-sosyal teoriler geliştirilebilir. İnsan davranışının zenginliğini ve karmaşıklığını anlamak nitel araştırmanın özüdür.</p>



<p>Nicel ve nitel sorgulama biçimleri, altta yatan hedeflerine göre değişir. Hiçbir şekilde birbirlerine zıt değillerdir; bunun yerine, bu iki yöntem bir madalyonun iki yüzü gibidir. Nicel ve nitel paradigmalar çeşitli boyutlarda nasıl farklı bakar? sorusuna karşılaştırmalı bir cevap için aşağıdaki tablo yardımcı olacaktır [2, 3, 9, 10]</p>



<figure class="wp-block-table"><div class="pcrstb-wrap"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong>&nbsp;</strong></td><td><strong>Nicel</strong></td><td><strong>Nitel</strong></td></tr><tr><td><strong>Gerçekliğin doğası</strong></td><td>Tek bir gerçeklik olduğunu varsayar.</td><td>Dinamik ve çoklu gerçekliklerin varlığını varsayar.</td></tr><tr><td><strong>Amaç</strong> <strong>&nbsp;</strong></td><td>Hipotezleri test etme ve sınama</td><td>Olayları keşfetme ve anlama</td></tr><tr><td><strong>Veri toplama yöntemleri</strong></td><td>Anketler, envanterler ve ölçekler gibi oldukça yapılandırılmış yöntemler.</td><td>Derinlemesine görüşmeler, gözlemler ve odak grup tartışmaları gibi yarı yapılandırılmış.</td></tr><tr><td><strong>Tasarım</strong></td><td>Önceden belirlenmiş ve katı tasarım.</td><td>Esnek ve ortaya çıkan tasarım.</td></tr><tr><td><strong>Yaklaşım</strong></td><td>Hipotezi test etmek için tümdengelim yaklaşımı</td><td>Teoriyi veya hipotezi geliştirmek için tümevarım</td></tr><tr><td><strong>Odak</strong></td><td>Nedensel ilişkilerin sonuçları ve tahmini ile ilgili</td><td>Sonuçlar veya ürünlerden ziyade öncelikle süreç ile ilgili</td></tr><tr><td><strong>Örnekleme</strong></td><td>Büyük ölçüde temsili örnekleme yöntemleri</td><td>Amaçlı örnekleme yöntemleri</td></tr><tr><td><strong>Örneklem büyüklüğü belirleme</strong></td><td>A-priori örneklem büyüklüğü hesaplaması</td><td>Veri doygunluğuna ulaşılana kadar veri toplama</td></tr><tr><td><strong>Örneklem büyüklüğü</strong></td><td>Nispeten büyük</td><td>Derinlemesine incelenen küçük örneklem büyüklüğü</td></tr><tr><td><strong>Veri analizi</strong></td><td>Değişken tabanlı ve istatistiksel veya matematiksel yöntemlerin kullanımı.</td><td>Vaka tabanlı ve istatistiksel olmayan tanımlayıcı veya yorumlayıcı yöntemlerin kullanımı.</td></tr></tbody></table></div></figure>
</div>



<p>Nitel araştırma, araştırma sorusunun toplumsal ve kültürel durum bağlamında süreçleri, olayları ve ilişkileri anlamayı gerektirdiği durumlarda tercih edilen yöntemdir. Kesin hipotezleri destekleyen veya çürüten sayısal veriler üretmek yerine nitel araştırma, bireylerin ve toplumsal grupların doğal ortamlarında yüz yüze bilgisine dayalı olgusal açıklamalar üretmeyi amaçlar. Nitel araştırma, kişinin çok az bilgi sahibi olabileceği durumlar ve sorunlar hakkında içgörü elde etmek için yararlıdır. Bu yöntem, sağlık sorunlarıyla ilgili prosedürlerin, inançların ve bilginin derinlemesine açıklamasını sağlamak veya katılımcıların belirli konular hakkındaki görüşleri de dahil olmak üzere belirli davranışların nedenlerini araştırmak için yaygın olarak kullanılır [2, 9, 10, 11]</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="997" height="501" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/saha-raporlama-1.jpg" alt="" class="wp-image-1587" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/saha-raporlama-1.jpg 997w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/saha-raporlama-1-300x151.jpg 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/saha-raporlama-1-768x386.jpg 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/saha-raporlama-1-100x50.jpg 100w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/saha-raporlama-1-585x294.jpg 585w" sizes="(max-width: 997px) 100vw, 997px" /></figure>



<p>Nitel veriler, metinler ve davranış ve eylem veya uygulamaların açıklamaları biçimindedir. Olguların sözlü ifadeleri ve davranışları yorumlamak için analiz edilmektedir. Veri toplama, kişilerin çevrelerindeki ifadelerinin, faaliyetlerinin ve görünümlerinin nesnel ve doğru bir şekilde raporlanmasını içerir. Araştırmacı, belirli bir ortamda durumlarıyla başa çıkan bireylerin düşüncelerini, duygularını ve deneyimlerini anlamaya çalışır. Gözlemcinin rolü çok önemlidir. Genellikle sosyal ve fiziksel yakınlık yoluyla çalışılan olguyla ilişki kurmayı içerir.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Gözlem</strong></h2>



<p>Nitel araştırmaların temel veri toplama tekniklerinden biri gözlemdir. Saha gözlemi, topluluk ve ortam hakkında içeriden bir görüş edinmeye yardımcı olan nitel bir araştırma yöntemidir. İlgi duyulan olgu ya da sorunlu konu hakkında kişileri gözlemleyerek ve onlarla konuşarak, sorunların (yerel) bağlamlarında daha derin bir anlayış sağlar [8, 12].</p>



<p>Gözlem, nitel araştırmacılar için çoğu zaman birincil veri toplama biçimi olmuştur. Sahadaki bir olgunun gözlemcinin beş duyusu aracılığıyla çoğu zaman bir aletle not edilmesi ve bilimsel amaçlarla kaydedilmesi eylemidir. Gözlemler, temel olgunuz hakkında bilgi edinebileceğiniz bir yer bulmaya dayanır. Gözlem sırasında kendi davranışlarınızın yanı sıra fiziksel ortamı, katılımcıları, etkinlikleri, etkileşimleri ve konuşmaları gözlemleyebilir ve not edebilirsiniz. İyi gözlemciler görme, duyma, dokunma, koklama ve tatma dahil olmak üzere tüm duyularını kullanırlar. Gözlemlediğinizde gördüğünüz her şeyi yazmak zordur. Nitel gözlemciler genellikle geniş gözlemlerle başlarlar ve daha sonra görüşlerini yanıtlayacak bilgilere daraltırlar [2, 8, 13].</p>



<p>Gözlemin amacı, incelenen kültürü, ortamı veya sosyal olguyu katılımcıların bakış açılarından anlamaktır. Gözlem, bir yer bulmayı, bilgiyi kaydetmek için bir protokol geliştirmeyi, olaylara odaklanmayı, temel olguyu açıklamaya yardımcı olacak etkinlikleri aramayı, bir gözlemci olarak uygun rolü belirlemeyi, gözlem protokolüne “tanımlayıcı” ve “yansıtıcı” alan notlarını kaydetmeyi içerir [2, 8, 13] &#8220;Açıklayıcı&#8221; notlar; olayın ne olduğuna dair, bağlam bilgilerini de içeren betimsel somut notlardır. &#8220;Yansıtıcı&#8221; notlar ise gözlemcinin deneyimlerini, önsezilerini ve süreçte öğrendiklerine ilişkin notlardır. Yansıtma, kişinin kendi önyargıları, değerleri, tercihleri ve araştırılan olgu hakkındaki ön yargıları hakkında öz değerlendirmesini ifade eder. Creswell&#8217;e göre, &#8220;Yansıtma, daha tarafsız yorumları geliştirerek çalışmanın güvenilirliğini artırır.&#8221; [13]. Aşağıda açıklayıcı ve yansıtıcı notlara ilişkin yazılabilecek öneriler yer almaktadır [13]. Bunlar elbette öneri niteliğindedir. Gözlemci başlangıçta bu önerileri temel alabilir ve gözlem süreci içinde kendisine yeni stratejiler geliştirebilir.</p>



<figure class="wp-block-table"><div class="pcrstb-wrap"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong>Açıklayıcı Not</strong></td><td><strong>Yansıtıcı Not</strong> <strong>&nbsp;</strong></td></tr><tr><td>Ne gördüğünüzü yazın. Etrafınızda olup biten hareketi kaydedebilirsiniz.</td><td>Olguya dair kendinize notlarınız gibi düşünün. Ne hissettiğinizi de yazabilirsiniz.</td></tr><tr><td>Beş duyunuzu kullanarak betimlemeler yapın. Gördükleriniz, duyduklarınız, dokunduğunuz (tam anlamıyla), tattığınız, kokladığınız şeyler. &nbsp;</td><td>Olguya ilişkin önceki deneyimlerinizi kendinize not düşebilirsiniz</td></tr><tr><td>Fiziksel çevreye ve kişilere ilişkin bilgileri yazın. Fiziksel veriler için gerektiğinde çizimlerden ya da fotoğraflardan yararlanabilirsiniz.</td><td>Gördüğünüz sorunları ya da vurgulamak istediklerinizi yazın</td></tr><tr><td>Zamana ilişkin bilgileri yazın</td><td>Gözlemci olarak gözlemlediklerinizden öğrendiğiniz “yeni” bilgiyi yazın</td></tr><tr><td>Kronolojik akışı yazın. Olayların oluş sırası akışa ilişkin açıklayıcı veriler elde etmenize yardımcı olur.</td><td>Sonraki durumlar için dikkat çekmek istediğiniz kendinize notları yazabilirsiniz. Yeni karşılaştığınız durumlar, hep gözlemlediğiniz durumlar, etik açıdan düşünceleriniz vb</td></tr></tbody></table></div></figure>



<p>Buraya kadar nitel araştırmaların doğasından ve gözlem tekniğinden bahsedildi. Bu genel bakış, çeşitli sahalarda nitel yaklaşımın ve gözlemin uygulanmasına ilişkin başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Bir afet sonrasında örneğin erken dönem koşullar düşünüldüğünde, nitel verilerin toplanması araştırmacılar ve uygulamacılar için zengin veri sağlayacak ve sonraki süreçlerin iyileştirilmesi için yaşamsal veriler sunacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Nitel Saha Araştırmaları ve Afetler</strong></h2>



<p>Afetler; bireyleri ve toplulukları derinden etkiler ve nitel araştırma verileri, etkilenenlerin yaşanmış deneyimlerine dair derin içgörüler sağlar. Nicel yöntemlerin gözden kaçırabileceği duygusal, psikolojik ve sosyal tepkileri yakalayabilir. Afetler farklı insan gruplarını çeşitli şekillerde etkiler. Nitel araştırma, afetler sırasında ve sonrasında farklı zorluklarla karşılaşabilecek kırılgan gruplar (örneğin çocuklar, yaşlılar, engelli bireyler) dahil olmak üzere çeşitli gruplar arasında benzersiz deneyimlerin keşfedilmesine olanak tanır. Nitel veriler, afet sonrası iyileşme dönemlerinde bireylerin ve toplulukların kaynaklara, desteğe ve sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştıkları engelleri ortaya çıkarabilir. Nitel verilerden elde edilen içgörüler, acil durum hazırlığı ve müdahale stratejilerinin afetlerden etkilenen grupların ihtiyaçlarına uygun olmasını ve toplum ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak şekilde uyarlanmasını sağlayabilir. Bireylerin ve toplulukların afet sonrası süreci nasıl yönettiğine yönelik karşılaştıkları zorluklar ve kullandıkları stratejiler dahil olmak üzere içgörüler sağlayabilir. Nitel veriler, toplulukların bir afetin ardından nasıl harekete geçtiğini ve birbirlerini nasıl desteklediğini anlamaya yardımcı olur. Topluluk dayanıklılığını artıran mevcut sosyal ağları, kaynakları ve güçlü yönleri belirleyebilir. Afetler genellikle bir topluluktaki mevcut kültürel ve sosyal dinamiklerle etkileşime girer. Nitel araştırma, kültürel inançların, değerlerin ve sosyal normların her türlü müdahalelerin kabulünü nasıl etkilediğini ortaya çıkarabilir. Nitel veriler, toplulukların riski nasıl algıladığını, bilgiye nasıl eriştiğini ve afetler sırasında nasıl iletişim kurduğunu inceleyerek hedef kitleyle yönelik etkili iletişim stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı olabilir. Nitel bulgular, politika yapıcıları ve planlamacıları sahadaki gerçekler hakkında bilgilendirebilir ve afetlerden etkilenen toplulukların özel ihtiyaçlarını ele alan daha etkili politikalar ve programların geliştirilmesini sağlayabilir. Afet gibi değişken ve dinamik bir süreçte nitel yöntemler nicel yöntemlere göre esnektir ve nitel veri toplama sürecinde uyarlamalar mümkün olabilir. Bunların yanı sıra nitel veriler, afetler bağlamında olguları keşfetmek ve içgörü sağlamak amacıyla kullanılarak sonraki olası nicel yöntemlere temel oluşturabilir.</p>



<p>Saha araştırmaları, bireylerin deneyim ve eylemlerinin kişisel anlamlarını, içinde bulundukları toplumsal ve kültürel çevre bağlamında inceleyen disiplinli bir sorgulamadır. Burada kişisel anlam kavramı; bireylerin deneyimlerini, eylemlerini ve sosyal çevrelerini öznel olarak algılama ve açıklama biçimini ifade eder. Tüm bu kavramları bir araya getiren nitel saha araştırması, kişilerin dünyaya bakış açılarına ilişkin sistematik kanıtlar sağlamayı amaçlamaktadır.</p>



<p>Saha araştırması, kontrollü laboratuvar ortamları yerine, olgunun meydana geldiği olağan ortamda yapılan bir araştırmadır. Toplanan verilerin niteliği gereği niteldir; genellikle araştırmacı tarafından kaydedilen ayrıntılı açıklamalardır. Saha araştırması, kontrollü laboratuvar ortamları yerine, olgunun meydana geldiği olağan ortamda yapılan bir araştırmadır. Disiplinlidir çünkü araştırma, sorunları tanımlama, kanıtları toplama ve analiz etme, teoriler oluşturma konusunda açık metodolojik ilkeler tarafından yönlendirilir.</p>



<p>Nitel araştırmada, &#8220;saha” ya da “alan” araştırmanın yürütüldüğü doğal ortamı veya bağlamı ifade eder. Araştırmacıların incelenen bireylerin veya grupların deneyimleri, davranışları ve etkileşimleri hakkında veri topladığı ortamdır. &#8220;Saha&#8221; kavramı, araştırmanın odak noktasına ve konuya bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir ve tek başına nicel bakış açısıyla elde edilemeyecek verilerdir. Gözlem çalışmalarında saha kavramına afetler bağlamında bakacak olursak [2, 11, 12, 14]</p>



<p><em><strong>Fiziksel Konum</strong></em>: Saha olgusuna öncelikle fiziksel konum açısından bakılabilir. Saha, öncelikle verinin toplandığı ya da araştırmanın gerçekleştiği belirli yer veya konum anlamına gelir. Bu, çalışma için anlamlı bir bağlam sağlayan bir topluluk, kuruluş, ev, hastane, bekleme salonu, park, okul, pazar yeri veya başka herhangi bir ilgili ortam olabilir. Afetler açısından düşündüğümüzde gözlemci deprem, sel, yangın, kaza, salgın gibi bir afet durumunun gerçekleştiği fiziksel ortamda veri topluyor olabilir. Bu fiziksel ortam bir hastane binası, afet koordinasyon merkezi, çadırkent, sahra hastanesi ya da bir ambulans olabilir. Örneğin; bir acil tıp uzmanının sahası afet sonrası hizmet verdiği fiziksel koşullar olabileceği gibi, kendi çalışmakta olduğu acil servis de olabilir.</p>



<p><strong><em>Doğal Çevre</em>:</strong> Nitel araştırma, bireyleri yapay veya kontrollü ortamlarda incelemekten daha çok günlük yaşamlarında ve doğal akışlarında incelemenin önemini vurgular. Amaç, gerçek davranışları ve deneyimleri yakalamaktır. Bir olgunun kendiliğinden akışını detaylı anlamak değerlidir. Afetler bağlamında düşünüldüğünde doğal çevre aslında olayların gerçekleştiği tüm doğal ortamlardır. Bir kaza sonrası toplu yaralanmaların olduğu bir ortam ya da bir deprem sonrası ilk yardım ve kurtarma çalışmaları birer örnektir. Afetler, doğa kaynaklı da olsa insan kaynaklı olsa da, bireylerin kişisel yaşamlarında deneyimledikleri kötü olaylar olarak günlük akışlarını bozan gerçekliklerdir.&nbsp;</p>



<p><em><strong>Sosyal Bağlam</strong></em>: Bir ortamdaki sosyal dinamikler ve ilişkiler de “saha”nın konusu olabilir. Bu bakış,&nbsp; katılımcılar (sosyal ortamdaki aktörler de diyebiliriz) arasındaki etkileşimleri, normları, değerleri ve davranışları etkileyen kültürel geçmişi anlamayı işaret eder. Dolayısıyla; etkileşimler, normlar, değerler fiziksel çevreden etkilenebileceği gibi aynı zamanda bağımsızdır da. Etkileşim ve normlar, sözlü, sözsüz ya da yazılı tüm iletişim biçimlerini kapsar. Saha olarak bireylerin davranış, norm ve değerlerine odaklanmak ve herhangi bir afet durumundaki davranış ve değerlerini anlamak yaşamsal bilgileri ortaya çıkaracaktır. Yakın geçmişte yaşadığımız COVID-19 pandemisi sürecinde vatandaşların, sağlık görevlilerinin, yöneticilerin ve geleneksel/sosyal medya içeriklerinin ortaklaştığı ya da ortaklaşamadığı norm ve değerlere hep birlikte tanık olduk.</p>



<p><em><strong>Zamansal Bağlam</strong></em>: Bir saha çalışmasının zamanlaması gözlemleri etkileyebilir. Bu, araştırma konusuyla ilgili belirli olayları ya da evreleri içerebilir. Bir deprem sonrası kritik saatlerde sahanın durumuyla sonraki günlerdeki durumu mutlaka farklı olacaktır. Bir pandeminin başlangıcı dönemindeki “saha” olgusu ilerleyen zamanda ve evrelerde mutlaka değişecektir.</p>



<p><em><strong>Katılım ve Erişim</strong></em>: &#8220;Saha&#8221; araştırmacının aktif katılımını ve gözlemini içerir; araştırmacı katılımcı gözlem, görüşmeler, odak grupları gibi çeşitli teknikleri kullanarak ortamdaki bireyleri daha iyi anlayabilir.&nbsp; Araştırmacılar, bazen resmi olmayan ağlar ya da yerleşik topluluk yapıları aracılığıyla ilişki kurarak alana erişim sağlayabilir. Katılımcılarla kendi ortamlarında etkileşim kurmak doğru veri toplama için çok önemlidir. Özellikle afet durumları gibi beklenmedik ve henüz yapılanmış bilgilerin elde edilemediği durumlarda toplanan saha verileri çok değerlidir.</p>



<p><em><strong>Çoklu Perspektifler</strong></em>: Farklı paydaşların aynı alandaki farklı deneyimleri ve bakış açıları olabilir. Bu bakış açılarını kabul etmek, incelenen olguların anlaşılmasını zenginleştirebilir. Afetler söz konusu olduğunda, ilgili tüm paydaşların deneyim ve bakış açılarını öğrenmek önleyici tedbirler almak ya da çözüm önerilerine ulaşmak konusunda yararlı olacaktır.</p>



<p>Özetle, gözlem çalışmalarındaki &#8220;saha&#8221;, araştırmacıların doğal ortamlardaki insan deneyimlerini ve etkileşimlerini anlamaya ve yorumlamaya çalıştıkları fiziksel, sosyal ve zamansal bağlamları kapsayan çok yönlü bir kavramdır. Afetler söz konusu olduğunda; araştırmanın ve veri toplamanın amacına göre çeşitli bakış açılarıyla fiziksel koşullar, sosyal koşullar, zamansal koşullar gibi çok farklı sahalar ortaya çıkabilir. Herhangi bir afet olgusu ele alındığında farklı disiplinler, farklı paydaşlar, farklı saha bakışlarıyla binlerce saha verisi toplayabilir. Afet sonrası dönemde sahada hizmet veren sağlık görevlilerinin afetzedelerle birebir deneyimleri, afet sahasındaki diğer paydaşlarla iletişimleri, yaşadıkları sorunlar gibi konular birer saha araştırmasının konusu olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Afetlerde Saha Gözlem Raporlarının Önemi</strong></h2>



<p>Bir afet sonrasında acil tıp uzmanlarının sahadaki içgörüleri ve uzmanlığı, afetlerin etkilenen nüfus üzerindeki acil ve uzun vadeli sağlık etkilerinin azaltılmasında yaşamsal bir rol oynamaktadır. Acil tıp uzmanlarının afet sonrası yaşanan çalkantılı ortamdaki saha gözlemleri ve deneyimleri, afetten etkilenen topluluklar için iyileştirme çabalarının kolaylaştırılması açısından çok önemlidir. Saha gözlem raporlarının önemine ilişkin dikkat çekilebilecek bazı boyutlar aşağıda yer almaktadır [3, 4, 5].</p>



<p><strong><em>Uzman Tıbbi Değerlendirmesi</em></strong><strong>:</strong> Acil tıp uzmanları, afet sonrası yaralanmalar ve sağlık durumları hakkında üst düzeyde eğitimli ve yerinde değerlendirmeler sağlar. Uzmanlıkları, afetin tıbbi yönlerinin iyice anlaşılmasını ve belgelenmesini sağlar.</p>



<p><strong><em>Anında Değerlendirme ve Yanıt</em></strong>: Sahada gerçek zamanlı veriler sağlayarak afetin boyutları hakkında anında doğru ve hızlı bilgi sağlar. Bu, hızlı ve uygun bir acil müdahaleye olanak sağlar.</p>



<p><strong><em>Doğru Triyaj</em></strong>: Doğru triyajın yapılması afet sonrası sınırlı kaynakların onlara en acil ihtiyaç duyanlara etkili bir şekilde tahsis edilmesini sağlar.</p>



<p><strong><em>Halk Sağlığı Tehditlerinin Belirlenmesi</em></strong>: Uzmanlar, salgın hastalıklar gibi potansiyel halk sağlığı acil durumlarının belirtilerini tespit edebilir. Raporlara dayalı erken uyarılar, zamanında müdahaleyi sağlayabilir.</p>



<p><strong><em>Kırılgan Grupların Belirlenmesi</em></strong>: Saha gözlem raporları, çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler gibi hassas grupların özel ihtiyaçlarını vurgulayarak onların uygun bakım ve yardım almalarını sağlayabilir.</p>



<p><strong><em>Kaynak Tahsisine İlişkin Rehber</em></strong>: Ayrıntılı raporlar, gereken belirli tıbbi malzeme, ilaç ve ekipmanın anlaşılmasına yardımcı olur. Uzmanlardan alınan doğru veriler, doğru türde desteğin talep edilmesini ve dağıtılmasını sağlar.</p>



<p><strong><em>Diğer Tıbbi Ekiplerle Geliştirilmiş Koordinasyon</em></strong>: Acil tıp uzmanlarından gelen raporlar, çeşitli tıbbi ekipler ve kurumlar arasındaki koordinasyonu geliştirebilir. Uzmanlıkları, çabaların uyumlu hale getirilmesine, tutarlı ve etkili tıbbi müdahalelerin sağlanmasına yardımcı olur.</p>



<p><strong><em>Eğitim ve Mentorluk</em></strong>: Uzmanların gözlemleri daha az deneyimli tıbbi personel ve gönüllüler için eğitici olabilir. Gerçek zamanlı içgörülerin paylaşılması, tıbbi müdahale ekibinin genel etkinliğini artırır.</p>



<p><strong><em>Hazır Bulunuşluk için Belgeler</em></strong>: Ayrıntılı raporlar, gelecekteki afetlere yönelik eğitim ve hazırlık için kullanılan bilgi birikimine katkıda bulunur. Anlayışı ve hazırlık düzeyini geliştirebilecek vaka çalışmaları ve referans materyalleri sağlarlar.</p>



<p><strong><em>Uzun Vadeli Sağlık İhtiyaçlarının Belirlenmesi</em></strong>: Acil tıp uzmanları, afetin daha da kötüleştirmiş olabileceği kronik durumları tespit edebilir. Raporları uzun vadeli tıbbi bakım ve takibin planlanmasına yardımcı olur.</p>



<p><strong><em>Yetkililerle Etkili İletişim</em></strong>: Açık ve tıbbi açıdan doğru iletişim, yerel ve ulusal yetkililerin sağlık hizmeti ihtiyaçlarını anlamalarına, politika kararlarını etkilemelerine ve kaynakların harekete geçirilmesine yardımcı olur.</p>



<p><strong><em>Psikolojik Yardım</em></strong>: Uzmanların afetzedelerin psikolojik travma belirtilerine ilişkin gözlemleri ruh sağlığı destek hizmetlerinin sağlanmasını teşvik edebilir.</p>



<p><strong><em>Toplum Sağlığı Eğitimi</em></strong>: Raporları, daha fazla sağlık komplikasyonunu önlemek için toplum sağlığı eğitiminin ve önleyici tedbirlerin gerekli olduğu alanları vurgulayabilir.</p>



<p><strong><em>Kalite Güvencesi</em></strong>: Uzmanların ayrıntılı gözlemlerine sahip olmak, değerlendirmeleri derinlemesine tıbbi bilgiye dayandığından, genel afet müdahalesinde belirli bir düzeyde kalite ve doğruluk sağlar.</p>



<p><strong><em>Sağlık Altyapısı</em></strong>: Yerel sağlık tesislerinin durumunun değerlendirilerek bakıma uygun olup olmadığının belirlenmesine ve alternatif bakım bölgelerinin belirlenmesine yarar.</p>



<p><strong><em>Sahra Hastaneleri ve Kliniklere Destek</em></strong>: Acil uzmanları, sahra hastanelerinin ve geçici kliniklerin uğraştığı hasta yükü, yaralanma türleri ve sağlık koşulları hakkında kritik bilgiler sağlayabilir. Bu, operasyonlarda düzenlemeler yapılmasına ve bu ortamlarda hasta bakımının iyileştirilmesine yardımcı olur.</p>



<p><strong><em>Etik Gözetim</em></strong>: Belirli notlar ve raporlar, zorlu koşullarda bile afet müdahalesi sırasında hasta gizliliği ve bilgilendirilmiş onam gibi tıbbi etiğin korunmasını sağlayabilir.</p>



<p><strong><em>Kanıta Dayalı Müdahaleler:</em></strong> Uzmanların saha raporları, bir afet senaryosunda sonuçları önemli ölçüde iyileştirebilecek kanıta dayalı tıbbi müdahalelerin uygulanmasını destekleyecektir.</p>



<p><strong><em>Multidisipliner Koordinasyon</em></strong>: Acil tıp uzmanlarının afet sonrası süreçte genellikle tedarikçiler, mühendisler, lojistik uzmanları, halk sağlığı uzmanları gibi diğer alanlarla yakın işbirliği içinde çalışmaları gerekebilir. Raporları, tıbbi perspektiflerin daha geniş afet yönetimi çabalarına entegre edilmesine yardımcı olarak müdahale ve iyileştirme konusunda bütünsel bir yaklaşım sağlar.</p>



<p><strong><em>Lojistik ve Erişilebilirlik</em></strong>: Afet bölgesine erişim ve yaralıların ulaşımı gibi lojistik zorlukları değerlendirme olanağı sağlar. Zamanında tıbbi bakımın sağlanmasına yönelik engelleri belirlemeye yarar.</p>



<p><strong><em>Karşılaştırma ve Sorumluluk</em></strong>: Ayrıntılı uzman gözlemleri, tıbbi müdahalenin etkinliğini değerlendirmek için kriterler sağlar. Ayrıca ekipleri yüksek kalitede sağlık hizmeti verme ve sürekli iyileştirme konusunda sorumlu tutar.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Saha Gözlemi İçin Protokol Geliştirme</strong></h2>



<p>Acil tıp uzmanlarının afet sonrası saha gözlem raporları, acil bakımı ve uzun vadeli iyileşme çabalarını geliştiren paha biçilmez bilgiler sağlayacaktır. Afet sonrası karmaşık ve hekimin kendisinden de hizmet beklenen ortamda saha raporu tutmak kolay değildir. Ancak başlangıç için bu konuda dikkat edilmesi gereken bazı noktalara değinmekte yarar vardır [4, 13].</p>



<p><em><strong>Sistematik ve Yapılandırılmış Olun</strong></em>: Tutarlılığı sağlamak için notlar tutarken standartlaştırılmış bir format kullanın. Uzmanların karmaşık ortamda öncelikle yapılandırılmış gözlem yaklaşımıyla veri toplaması durumun güçlüğünü biraz azaltabilir. Bu nedenle yapılandırılmış/standartlaştırılmış bir format belirlemek daha yararlı olacaktır. Aşağıda tabloda bir format önerisi bulunmaktadır. Bu tablo elbette geliştirilebilir ancak başlangıç noktası kabul edilebilir.&nbsp; Standart format, ekipler ve kurumlar arasında daha kolay iletişim ve veri paylaşımını kolaylaştırabilir.</p>



<p><em><strong>Ayrıntılı ve Spesifik Olun</strong></em>: Tarihler, saatler, konumlar ve belirli gözlemler dahil olmak üzere kesin ayrıntıları kaydedin. Tıbbi durumlar için semptomları, teşhisleri, uygulanan tedavileri ve sonuçlarını not edin.</p>



<p><strong><em>Temel Bilgilere Öncelik Verin</em>:</strong> Öncelikle acil bakımı ve kaynak tahsisini etkileyen en kritik gözlemlere odaklanın. Acil ihtiyaçlar ile daha az kritik konular arasında net bir ayrım yapın.</p>



<p><em><strong>Açık ve Kısa Bir Dil Kullanın</strong></em>: Jargondan veya belirsiz terminolojiden kaçının. Afet sürecinde&nbsp; gerektiğinde notları okuyan herkesin anlayabileceğinden emin olmak için açık ve kısa olun. Kağıt formları kullanıyorsanız okunaklı bir şekilde yazın. Mümkünse elektronik yöntemleri kullanmayı düşünün.</p>



<p><strong><em>Zamana İlişkin Bilgileri Kaydedin</em>:</strong> Doğruluk ve eksiksizliği sağlamak için gözlem zamanına mümkün olduğunca yakın notlar alın. Güncel bilgileri korumak için notları düzenli olarak güncelleyin ve inceleyin.</p>



<p><strong><em>Objektif ve Subjektif Verileri Dahil Edin</em>:</strong> Hem nesnel bulguları (örneğin , yaşam belirtileri, görünür yaralanmalar) hem de öznel verileri (örneğin, hasta tarafından bildirilen semptomlar, gözlemlenen sıkıntı) belgeleyin. Gözlemlenen gerçekler ile kişisel yorum veya izlenimler arasında ayrım yapın. Bu, yukarıda bahsettiğimiz açıklayıcı ve yansıtıcı veriler ayrımını yapmak demektir. Aşağıdaki öneri tabloda da her bir gözlem boyutu için açıklayıcı ve yansıtıcı notlar bölümü yer almaktadır.</p>



<p><em><strong>Gizlilik ve Etik</strong></em>: Notlarda hasta mahremiyetini sağlayın. Gerekirse tam adlar yerine kodları veya tanımlayıcıları kullanın. Hassas bilgilerin işlenmesiyle ilgili mesleki ve alana ilişkin düzenlemeler ve yönergelere uyun.</p>



<p><em><strong>Devredilebilirlik</strong></em>:&nbsp; Diğer sağlık hizmeti sağlayıcılarının bunları kullanması gerekebileceğini bilerek notlar yazın. Başka bir doktora devretmeniz gerekirse, bakımın sürekliliğini sağlamak için gerekli tüm ayrıntıları ekleyin.</p>



<p><em><strong>Sürekli İyileştirme ve Ekip Desteği</strong>: </em>Not alma sürecinizi düzenli olarak gözden geçirin ve iyileştirin. Niteliği artırmak için meslektaşlarınızdan gelen geri bildirimleri alın. Bir afet sonrası ortamda hizmet vermek zorundayken ayrıca ayrıntılı notlar tutmanın zihinsel ve fiziksel olarak güç olduğunu kabul etmek gerekir. Gerektiğinde ara verin ve ekip desteğini teşvik edin. Tükenmişliği önlemek ve yüksek kaliteli gözlemleri sürdürmek için mümkünse not alma sorumluluklarını dönüşümlü olarak kullanın.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Gözlemcinin sahada belirli rolleri olabilir. Bir afet sahasında hangi gözlemci rolünü üstlenebileceğinizi belirleyin. Bu rol, tam bir katılımcı rolünden (yerli ve sahanın içinde olma) tam bir gözlemcinin rolüne kadar değişebilir. Gözlem sırasında süreç içinde rolünüz değişebilir. Örneğin, sahada başlangıçta “dışarıdan biri” iken süreç içinde&nbsp; “içeriden biri” yani tam katılımcı olabilirsiniz. Afet sonrası karmaşık süreçler düşünüldüğünde nitel veri toplamada esnekliğin olması araştırmacının işini nispeten kolaylaştırabilir. Tabi sürecin esnek olması disiplinsiz ya da sistematik olmayan veriler toplanabileceği anlamına gelmemelidir. Gözlemcinin üstlenebileceği rollerden bahsetmek gerekirse çeşitli gözlemci rolleri vardır ve farklı sahalarda değişebilir [3, 4, 11, 13, 14]:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>• Tam katılımcı: Araştırmacı gözlemlediği insanlarla tamamen meşguldür.</p>



<p>• Tam gözlemci: Araştırmacı dikkat çekmeden sadece gözlem yapar. Bir odanın arka tarafında ya da kolayca fark edilemeyecek bir yerde oturmayı gerektirebilir. Araştırmacı, incelenen grubun dışındandır, uzaktan izler ve alan notları alır. Faaliyetle veya insanlarla doğrudan etkileşime girmeden verileri kaydedebilir. Araştırmacı hiçbir şey söylemez, sadece saha notlarını kaydeder.</p>



<p>• Gözlemci olarak katılımcı: Araştırmacı alanda etkinliğe katılmaktadır. Katılımcı rolü araştırmacı rolünden daha belirgindir. Bu, araştırmacının içeriden görüş ve öznel veriler elde etmesine yardımcı olabilir.</p>
</div>
</blockquote>
</div>



<p>Sahada gözlem yoluyla veri toplama sürecinde yapılandırılmış ya da yapılandırılmamış gözlemler gerçekleştirilebilir. Yapılandırılmış gözlem önceden tanımlanmış bir plan ve amaçlar doğrultusunda gerçekleşir. Yapılandırılmamış gözlemde ise gözlem, önceden tanımlanmış bir plan ve spesifik amaç ya da araştırma soruları olmadan gerçekleşir. Yapılandırılmış gözlemde gözlemci; bir yapı, bir protokol hazırlayarak gözlem verisini toplayabilir [3, 4, 11, 13]. Süreç içinde bu yapıyı da geliştirebilir. Saha çalışmasında başlangıçta gözlemci yapılandırılmamış gözlem ile başlayarak süreç içinde yapılandırarak da gözlemini sürdürebilir. Aslında tüm bunlar nitel araştırmaların esnekliğine vurgu yapar. Araştırmacı verilerinin geçerliğini sağlamak için araştırma desenini, örneklemini, veri toplama tekniğini esnetebilir. Bu da “geçerlik” açısından nitel araştırmaları nicel araştırmalara göre üstün kılan özelliklerden biridir.</p>



<p>Afet sonrası karmaşık süreçte saha çalışmalarında gözlem notlarını kaydetme yöntemi olarak öncelikle bir gözlem protokolü tasarlayabilirsiniz . Bu protokole hem &#8220;açıklayıcı&#8221; (örneğin, ne olduğuna dair notlar) hem de &#8220;yansıtıcı&#8221; (yani deneyimleriniz, önsezileriniz, yorumlarınız ve öğrendikleriniz hakkında notlar) notları ekleyin. Protokolde gözlem tarihi, yeri ve saati gibi bilgilere de yer verilmelidir. Aşağıda olası afet sonrası saha gözlem protokolü olarak kullanılabilecek örnek bir tablo bulunmaktadır. Bu tablo örnek niteliğindedir, geliştirilebilir. Her nitel saha araştırmasında olduğu gibi afet sonrası da her saha kendine özgü özellikler taşıyacağından standart tek bir gözlem formundan bahsetmek mümkün değildir. Yapılandırılmış bir gözlem yapmak için sahadaki araştırmacı için bir başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Tablodaki her bir öge, gözlemcinin sahadaki gereksinimine göre değiştirilebilir.</p>



<figure class="wp-block-table"><div class="pcrstb-wrap"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong></strong><strong>&nbsp;</strong></td><td>&nbsp;</td><td><strong>Açıklayıcı Notlar</strong></td><td><strong>Yansıtıcı Notlar</strong></td></tr><tr><td rowspan="4"><strong>Tanımlayıcı Bilgiler</strong></td><td>Doktorun adı</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Gözlemin tarihi ve saati</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Gözlemin yeri</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="3"><strong>Duruma Genel Bakış</strong></td><td>Afetin kısa açıklaması (örneğin deprem , sel, yangın)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Etkinin kapsamı ve ölçeği (örneğin etkilenen kişi sayısı, fiziksel hasar)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="3"><strong>Hasta Demografisi</strong></td><td>Gözlemlenen veya tedavi edilen hasta sayısı</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Yaş, cinsiyet ve diğer ilgili demografik bilgiler</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="4"><strong>Sağlık Koşulları</strong></td><td>Yaygın yaralanmalar (örneğin kırıklar , yırtılmalar, yanıklar)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Akut tıbbi durumlar (örneğin , solunum sıkıntısı, kardiyak olaylar)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Kronik durum alevlenmeleri (örneğin , diyabet, hipertansiyon)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="3"><strong>Ruh Sağlığı Gözlemleri</strong></td><td>Travma veya psikolojik sıkıntı belirtileri</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Davranışsal sağlık ihtiyaçları</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="4"><strong>Mevcut ve İhtiyaç Duyulan Kaynaklar</strong></td><td>Mevcut tıbbi malzeme ve ekipmanlar mevcut</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Kıtlıklar veya kritik ihtiyaçlar (örneğin ilaçlar , bandajlar, serum sıvıları)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Personel seviyeleri ve gereksinimleri</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="3"><strong>Çevre Koşulları</strong></td><td>Gözlem alanındaki güvenlik endişeleri (örneğin , yapısal hasar, kirlenme)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Erişilebilirlik sorunları (ör . kapalı yollar, kesintiye uğrayan kamu hizmetleri)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="3"><strong>Acilen Alınan Önlemler</strong></td><td>Yerinde uygulanan tedaviler</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Triyaj süreçleri ve önceliklendirme kararları</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="3"><strong>Koordinasyon ve İletişim</strong></td><td>Diğer tıbbi ve acil müdahale ekipleriyle etkileşimler</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Yerel hastaneler, klinikler ve yardım kuruluşlarıyla koordinasyon</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="4"><strong>Öneriler</strong></td><td>Derhal harekete geçilmesi gerekiyor (örn . tahliye, ilave personel)</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Uzun vadeli takipler ve önleyici tedbirler</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Gelecekteki yanıtlar için önerilen iyileştirmeler</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td rowspan="3"><strong>Ek Notlar</strong></td><td>Yukarıdaki kategorilerin kapsamına girmeyen gözlemler</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>Genel değerlendirmeye yardımcı olabilecek (varsa) kanıtlar veya kişisel düşünceler</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr></tbody></table></div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç</strong></h2>



<p>Nitel araştırmalar sağlık araştırmaları alanında geniş olanaklara sahiptir. Nicel yaklaşım kullanılarak açıklanamayan çok çeşitli olgular nitel bir yöntem kullanılarak derinlemesine araştırılabilir ve ortaya konulabilir. Nitel veriler doğası gereği gerçek ortamda ve olayların oluşu sırasında toplandığı için afet sonrası süreçlerde yararlanılabilecek araştırma yöntemleridir. Afet sonrası karmaşık süreçte saha çalışmalarından elde edilecek saha gözlem raporlarıyla uzmanların sahadaki deneyim ve içgörüleri, afetlerin etkilenen nüfus üzerindeki acil ve uzun vadeli sağlık etkilerinin azaltılması ve afetten etkilenen topluluklar için iyileştirme çabalarının kolaylaştırılması açısından yaşamsal bir rol oynamaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kaynaklar</strong></h2>



<ol class="wp-block-list">
<li>Sorrell JM (2013). Qualitative research in clinical nurse specialist practice. Clin Nurse Spec., 27:175–8.</li>



<li>Creswell, J. W. (2009).&nbsp;Research design: Qualitative, quantitative, and mixed methods approaches&nbsp;(3rd ed.). Sage Publications.</li>



<li>Morse, J. M. (2015). Qualitative health research: One quarter of a century. Qualitative Health Research, 25(1), 3-4.</li>



<li>Mukherji, A., Ganapati, N. &amp; Rahill, G.. (2014). Expecting the unexpected: Field research in post-disaster settings. Natural Hazards. 73. 805-828.</li>



<li>Pyo, J., Lee, W., Choi, E. Y., Jang, S. G., Ock, M. (2023). Qualitative Research in Healthcare: Necessity and Characteristics. Journal of Preventive Medicine and Public Health, 56(1), 12–20.</li>



<li>Tavakol M, Sandars J. (2014) Quantitative and qualitative methods in medical education research: AMEE Guide No 90: Part I.&nbsp;Med Teach.&nbsp;36:746–56.&nbsp;</li>



<li>Munhall, P.L. (2007) Nursing&nbsp;Research&nbsp;A&nbsp;Qualitative&nbsp;Perspective. 4th Ed., Jones &amp; Bartlett Publishers.</li>



<li>Creswell JW (2013) Qualitative Inquiry &amp; Research Design: Choosing among Five Approaches (3rd ed) California: SAGE.</li>



<li>Denzin NK, Lincoln YS. (2005) The Sage Handbook of Qualitative Research. Thousand Oaks: Sage.</li>



<li>Patton, M. Q. (2015). Qualitative Research &amp; Evaluation Methods: Integrating Theory and Practice. SAGE Publications.</li>



<li>Yildirim, A. Simsek, H. (2011). Sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemleri (8th baskı). Seçkin Yayınevi.</li>



<li>Hatch, J. A. (2023). Doing qualitative research in education settings. State university of New York press.</li>



<li>Creswell, J. W. (2016). 30 essential skills for the qualitative researcher. Thousand Oaks, California, SAGE.</li>



<li>Bailey, C. (2018). A guide to qualitative field research. (Vols. 1-0). SAGE Publications.</li>
</ol>
</div>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/saha-raporlarinin-afetlerdeki-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetlerde Göçmen Etkisi Ve Dil Bariyeri</title>
		<link>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/afetlerde-gocmen-etkisi-ve-dil-bariyeri/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/afetlerde-gocmen-etkisi-ve-dil-bariyeri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İpek]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Sep 2024 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dil problemi]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/afet/?p=1570</guid>

					<description><![CDATA[Kişilerin bulundukları yerden başka bir yere taşınması veya yerleşmesi anlamına gelen göç, genelde farklı coğrafî bölgeler asındaki yer değişikliğini belirtmek için kullanılır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kişilerin bulundukları yerden başka bir yere taşınması veya yerleşmesi anlamına gelen göç, genelde farklı coğrafî bölgeler asındaki yer değişikliğini belirtmek için kullanılır. Uluslararası Göç Örgütü (IOM, International Organization for Migration) Göç Terimleri Sözlüğünde göç terimini; “<em>Bir kişi ya da bir grup insanın bulundukları ülke içinde ya da ülke sınırlarını aşarak başka ülke topraklarında ikamet etmesi</em>” olarak tanımlamıştır (<em>IOM, 2019</em>).</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="605" height="340" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image.png" alt="" class="wp-image-1571" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image.png 605w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-300x169.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-100x56.png 100w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-585x329.png 585w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></figure>



<p>Kaynak: <a href="https://www.sozcu.com.tr/deprem-bolgesinden-buyuk-goc-wp7594311">https://www.sozcu.com.tr/deprem-bolgesinden-buyuk-goc-wp7594311</a></p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Göç Çeşitleri</strong></h2>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained">
<ul class="wp-block-list">
<li>Gerçekleşme nedenine göre<ul><li>gönüllü göç</li></ul>
<ul class="wp-block-list">
<li>zorunlu göç</li>
</ul>
</li>



<li>Hedef yerine göre<ul><li>iç göç</li></ul>
<ul class="wp-block-list">
<li>dış göç</li>
</ul>
</li>



<li>Yasal durumuna göre<ul><li>düzenli göç</li></ul>
<ul class="wp-block-list">
<li>düzensiz göç</li>
</ul>
</li>



<li>Hacmine göre<ul><li>bireysel göç</li></ul>
<ul class="wp-block-list">
<li>kitlesel göç</li>
</ul>
</li>



<li>Süresine göre uzun<ul><li>vadeli göç</li></ul>
<ul class="wp-block-list">
<li>kısa vadeli göç</li>
</ul>
</li>
</ul>



<p>Türkiye, son zamanlarda göç yönetimi ile ilgili ileri düzey planlama ve politika geliştirme çabalarını artırmıştır. Göç ve mülteci koordinasyonu, 2013 yılında kurulan Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yapılmaktadır. Türkiye, uluslararası koruma ihtiyacı olan sığınmacıları ve göçmenleri kabul etmektedir. Özellikle Suriyeli sığınmacıların büyük çoğunluğu Türkiye’de bulunmaktadır. Türkiye bu göçmen kabullerini yaparken dil kursları, eğitim olanakları ve istihdam destekleri gibi hizmetleri de sunmaktadır. Ayrıca göç yönetimi ve sığınma konularında diğer ülkeler ve uluslararası toplumla işbirliği yapmaktadır.</p>



<p>Dünya çapında 258 milyondan fazla uluslararası göçmen bulunmaktadır. Özel durumları nedeniyle bir salgın veya afet sırasında acil bakıma ihtiyaç duyan en savunmasız kişiler göçmenler ve mültecilerdir. Çoğu ülkede hiçbir veri tabanı bu kişiler hakkında güvenilir, güncel ve doğru istatistikler sağlamamaktadır. Mülteciler genellikle sınır dışı edilme korkusu nedeniyle savunmasızlıklarını ifade etmekten ve hizmet almaktan çekinmektedir. Zaten mülteci olarak kırılganlığı olan biri aynı zamanda afetzede, kadın, yaşlı, çocuk veya engelli olabilir. &nbsp;</p>



<p>Mart 2024’te Mohammad Mahdi Doust Mohammadi ve ark. Yaptığı bir çalışmaya göre mültecilerin karşılaştığı temel zorluklardan bazıları dil problemi, duygusal ve sosyal destek eksikliği ile kalabalık yerlerde yaşamak gibi sosyoekonomik sorunlardır.</p>



<p>Japonya’da 2022’de afetlerden bağımsız olarak yapılan bir çalışmada 3. basamak bir hastanenin acil bakım merkezine başvuran Japon ve göçmen hastalar arasında karşılaştırma yapılmış. Göçmen hastaların yanık, bulaşıcı hastalık ve anafilaksiye yakalanma oranları daha fazla çıkmış. Ancak hastaların hastanede kalma süreleri açısından bir farklılık yokmuş. Bu durumu afet zamanı için düşündüğümüzde bu durumun çok daha kötü bir duruma evirileceğini tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek.<strong></strong></p>



<p><em>Afetlerde ‘görünür olmak’ göçmenler için diğer bireylere nazaran çok daha zordur.</em> Zira kırılgan gruplardan olan göçmenler için, özellikle yetişmiş bireylerin ve özellikli kurumların afetlerde yardımı gereklidir.</p>



<p>Ülkemizde 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremin etkilerinin en çok hissedildiği yerler, aynı zamanda mülteci ve göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehirlerdir. Resmi kayıtlara göre, deprem bölgelerinde Geçici Koruma Statüsüyle (GKS) bulunan Suriyelilerin nüfusu 1.738.035 olarak kayıtlara alınmıştır. Yani kayıtlı GKS sahibi Suriyeli göçmenlerin neredeyse yarısı. Bazı baroların ve sivil toplum örgütlerinin ilk tuttukları raporlara göre 6 Şubat depremi sonrasında göçmenlerin görünmez olarak değerlendirildiği ve ayrımcılığa maruz bırakıldıkları tespit edilmiş.</p>



<p>Afetlerde çoğu zaman görmezden gelinen ya da ayrımcı söylemlere maruz bırakılan mülteci ve göçmenlerin durumunu tespit etmek amacıyla bazı raporlar kaleme alınmış. Göç araştırma derneğinin yazdığı ilk durum tespit raporlarına göre afetlerde göçmenlerin karşılaştığı 2 ana problemin <em>nefret söylemi/düşmanlaştırma</em> ve <em>barınma</em> olduğu belirlenmiş. Her iki sorunun <em>bireylerin afetten sonra göç ettikleri yerlerde ayrışma ve ötekileştirmeye yol açabileceği belirtilmiş.</em></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bir Göçmen Problemi Olarak ‘Barınma’</strong></h2>



<p>Barınma başta olmak üzere yaşanılan çoğu soruna acil kamusal yanıtların alınmadığı zamanlarda, afetzedeler kendi sorunlarını kendi kaynaklarını kullanarak çözmek zorunda kalırlar. Geçmiş afetlerde; özellikle yurt dışına yoğun göç vermiş bölgelere, yurt dışında organize olmuş kişiler tarafından çok sayıda yardım iletildiği tespit edilmiş. Nefret söylemlerine maruz kalmamak için afetlerde barınmaya çalışırken <strong>‘görünmez olmaya’</strong> çalışan göçmenlerin olduğu da tespit edilen durumlardan biridir. Buna örnek olarak 6 Şubat depreminden sonra geçici tarım işçisi olarak çalışan Suriyeli bazı ailelerin barınma sorununu çözmek için çalıştıkları seralarda, sağlığa uygunluk koşullarının kötü olmasına aldırış etmeden kaldıkları tespit edilmiştir. Öte yandan Suriyeli göçmenlerin daha önce savaş deneyimi yaşadıkları ve bu durumun onları daha dayanıklı hâle getirdiği, daha önce evsiz oldukları için kolayca afetlerde paniğe kapılmadan soğukkanlılığını koruyarak, mantıklı hareket etme yeteneği kazandıkları ve zor koşullara daha iyi uyum sağladıkları tespit edilen durumlardan biridir. Yine çadır kentlere yerleşimde önceliğin mülteci göçmenler olmadığını, olsa da çadır kentlerin biraz daha arka tarafında daha izole kaldıklarını veya yerleştikten sonra yaşadıkları ayrımcılık ve nefret söylemleri üzerine çadır kentleri terk eden çok sayıda depremzede mülteci olduğu 6 Şubat depremi sonrası yayınlanan ilk raporlarda tespit edilmiş.</p>



<p>Barınma sorunu ile karşılaşan çocuk, engelli, kadın, yaşlı ve göçmen gibi kırılgan gruplara dâhil bireyler özel ve özgün ihtiyaçlarının karşılaması için çareyi tekrar göç etmekte bulabilirler.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Dil Bariyeri</strong></h2>



<p>Ülkelerin çoğunun mevcut afet ve acil durum müdahale planlamaları, kısıtlı İngilizce bilgisine sahip (Limited English Proficiency – LEP) toplulukların gereksinimlerini yeterince karşılayamamaktadır. Dil ve kültürel farklılıkların karmaşıklıkları, ilk müdahale ekiplerinin ve acil durum sağlayıcılarının LEP topluluklarına ulaşmalarında ciddi engeller oluşturmaktadır. LEP popülasyonları, direktifleri ve uyarıları anlama olasılıkları daha düşük olduğundan artan bir savunmasızlığa sahiptir. Bu konu ile ilgili özel eğitilmiş tıbbi tercümanlar, LEP toplulukları ile kültürel ve dilsel bağlantı kurabilirler. Amerikan toplum anketi verilerine göre Washington Eyaleti&#8217;nin en kalabalık ilçesi olan King County&#8217;de, 5 yaş ve üzeri kişilerin %21,7&#8217;si evde İngilizce dışında bir dil konuşmaktadır. LEP popülasyonları için afet hazırlığı, planlaması ve müdahalesinin yeterince ele alınmasındaki boşluk, 2005’teki 1836 kişinin ölümüne neden olan Katrina Kasırgası (Amerika Birleşik Devletleri)  göz önüne alındığında özellikle kritiktir. Katrina Kasırgasında tahliye planlarının bazı nüfus gruplarının (göçmen, LEP popülasyonları vb.) demografik ve sosyal özellikleri dikkate alınmadan devreye sokulması neticesinde, zarar görebilir grupların tahliyesinin yapılamaması, merkezi hükümet ve sorumlu kurum FEMA’nın (Federal Emergency Management Agency) büyük bir zafiyeti olarak değerlendirilmiştir.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="605" height="284" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-1.png" alt="" class="wp-image-1572" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-1.png 605w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-1-300x141.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-1-100x47.png 100w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-1-585x275.png 585w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></figure>



<p>Kaynak: <a href="https://www.trthaber.com/haber/dunya/dunyayi-sarsan-olaylar-katrina-kasirgasi-336485.html">https://www.trthaber.com/haber/dunya/dunyayi-sarsan-olaylar-katrina-kasirgasi-336485.html</a></p>



<p>Özellikle Kasırga güzergâhındaki Latinolar arasında, yaklaşan fırtına hakkında bilgi edinme ve tahliye veya acil barınaklara ulaşmadaki engeller arasında yetersiz İngilizce düzeyi ve bireysel ulaşım eksikliği mevcut olduğu rapor edilmiştir. Ayrıca sınır dışı edilme korkusu veya tehdidi, belgesiz veya statüsüz Latino göçmenler arasında yardım ve destek aramanın önündeki bir diğer bildirilen engeldi.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ülkemizde Afet Bölgelerinde Dil Bariyeri Nasıl Aşılmaktadır?</strong></h2>



<p>Ülkemizde afet durumlarında çeviri gereksinimi için akla ilk Afette Rehber Çevirmenlik (ARÇ) gelmektedir. 1999 Marmara depreminden sonra yurt dışından gelen yabancı arama kurtarma ekipleri ve yardım kuruluşları ile uluslararası iletişimi sağlamak için kurulan ARÇ, İstanbul Üniversitesi Çeviri Bilim Bölümü girişimiyle Çeviri Derneği’nin çatısı altında 2001 yılında kuruldu. ARÇ gönüllülük esasına dayanarak çalışmaktadır. 2011 yılında Van Depremi sonrası ARÇ’lerin görünen faydalarından dolayı il AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) kurumları kendi bünyesinde çevirmenler istihdam etmeye başlamıştır.</p>



<p>Diyarbakır Tabip Odası tarafından yeterli seviyede Türkçe bilmeyen hasta ile iletişimin sağlanabilmesi için doktorun Kürtçe de sağlık hizmeti sağlaması amacıyla 227 sayfalık <em>Kürtçe Anamnez </em>adlı dilbilgisi, hasta öyküleri, sözlük gibi başlıklar içeren iki dilli bir kitap yayımlanmıştır. Ancak hiç Kürtçe bilmeyen bir hekimin bu tıbbi çeviri kitabını okuyup hastalarla ne derece iletişime geçebileceği ise tartışma söz konusudur. Sağlık Bakanlığı’nın 2012’de Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü çatısı altında kurulan Uluslararası Hasta Destek Birimi’nin hizmete girmesiyle sağlık çevirileri için kurumsallaşma süreci başlanmış oldu. Ayrıca Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan 444 47 28 telefon hattı üzerinden 7 gün 24 saat İngilizce, Almanca, Arapça, Rusça, Farsça ve Fransızca gibi birçok dilde çağrı hizmeti veren Uluslararası Hasta Destek Hattı mevcuttur. Aynı zamanda ülkemizdeki Suriye’den göç etmiş kişilere koruyucu sağlık hizmetleri ile temel sağlık hizmetlerini daha etkin ve verimli bir şekilde sunabilmek, dil ve kültür bariyerinden kaynaklanan sorunları aşabilmek, sağlık hizmetlerine erişimi artırabilmek için bu kişilerin yoğun olarak yaşadıkları yerlerde, <em>Göçmen Sağlığı Merkezleri</em> kurulmuştur. Sağlık Bakanlığı’nın Sıhhat Projesi bilgilendirme sayfasında Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişimi artırıldığı, Sıhhat Projesi kapsamında göçmen nüfusun yoğun olduğu 29 ilde 177 Göçmen Sağlığı Merkezi faaliyetlerini sürdürdüğü ve 790 Göçmen Sağlığı Biriminin kurulması planlandığı belirtilmektedir. Göçmen sağlığı merkezleri genelde ağırlıklı olarak 1. basamak sağlık merkezi olarak çalışmaktadır.</p>
</div>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="605" height="308" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-2.png" alt="" class="wp-image-1573" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-2.png 605w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-2-300x153.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-2-100x51.png 100w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/09/image-2-585x298.png 585w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Peki Ne Yapılması Gerekir?</strong></h2>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p><strong>Öneriler;</strong></p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Göçmenlere özel halk sağlığı kampanyaları ve onlara ulaşılabilecek bir platformda duyurular yapılmalı.</li>



<li>Küresel göçmen nüfusu artmaya devam edecek. Ev sahibi ülkeler, gelecekteki afetler sırasında halkın refahını korumak için kurumlara olan güveni arttırmak adına eğitime destek vermek için yeterli sağlık tanıtım kampanyalar koordine edilmeli.</li>



<li>Bürokrasiye ulaşılabilirlik kolaylaştırılmalı.</li>



<li>Göçmen afetzedelerle birlikte toplum temelli sağlık ve dil eğitimi programları geliştirerek, toplum-katılımlı bir ortaklık oluşturma süreciyle, kuruluşlar ve topluluklar oluşturulmalı.</li>



<li>Ülkelerin anadilleri dışındaki bir dili konuşan popülasyonlar için acil planlama tatbikatları, masa üstü tatbikatlar ve hastane afet tatbikatları gibi ihtiyaçları karşılamaya yönelik bir yaklaşım sergilenmeli.</li>



<li>Ülkeler anadilleri dışındaki bir dili konuşan popülasyonları için Tıbbi Tercüman yetiştirmeli.</li>



<li>Sağlık çevirmenlerini eğitmek üzere üniversiteler büyük bir görev bilincinde çalışmalı.</li>



<li>Sadece ülkemize göç eden topluluklar değil ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ikamet eden ve Türkçe dışında sadece Kürtçe, Zazaca ve Arapça gibi dilleri konuşan kişilere de bu minvalde çeviri hizmeti verilmelidir.</li>



<li>Göçmen Sağlığı Merkezleri sayıca yeterli hale getirilmeli ve buralarda çalışan personel sayısının iyileştirilmelidir.</li>
</ol>
</div>
</blockquote>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>K</strong>aynakça</h2>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-68afab4e wp-block-group-is-layout-flex">
<p>1. Duruel, Mehmet. &#8220;Afetlerde göçmen olmak: 6 Şubat depremi Hatay örneği.&#8221; Mukaddime 14.2 (2023): 227-255.</p>



<p>2.Semerci, Pınar Uyan, et al. &#8220;Deprem bölgesinde göçmen/sığınmacı/mülteci olmak.&#8221; Reflektif Sosyal Bilimler Dergisi 4.2 (2023): 469-483.</p>



<p>3. Wang, Cheng, et al. &#8220;Disease knowledge and attitudes during the COVID-19 epidemic among international migrants in China: a national cross-sectional study.&#8221; International Journal of Biological Sciences 16.15 (2020): 2895.</p>



<p>4. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Katrina_Kas%C4%B1rgas%C4%B1">https://tr.wikipedia.org/wiki/Katrina_Kas%C4%B1rgas%C4%B1</a></p>



<p>5. Düzel, Mehmet , Yüksek Lisans Tezi: Türkiye’deki Sağlık Çevirmenlerinin Rol Belirsizliği Ve Rol Çatışması: Antalya, Ankara Ve İstanbul’da Bulunan Sağlık Çevirmenlerinin Erving Goffman’ın Rol Modeli Eşliğinde İncelenmesi.</p>



<p>6. Nepal, V., Banerjee, D., Slentz, M., Perry, M., &amp; Scott, D. (2010). Community-based participatory research in disaster preparedness among linguistically isolated populations: A public health perspective. Journal of empirical research on human research ethics, 5(4), 53-63.</p>



<p>7. Baechler, N. C. (2018, May). Afet risk ve zarar azaltmada iletişim stratejisinin rolü. In 2nd International Symposium on Natural Hazards and Disaster Management, Sakarya University Culture and Congress Center, Sakarya-Turkey 04-06 May 2018.</p>



<p>8. Doust Mohammadi, M. M., Salmani, I., &amp; Farahmandnia, H. (2024). Social vulnerabilities among immigrants and refugees in emergencies and disasters: a systematic review. Frontiers in Public Health, 11, 1235464.</p>



<p>9. <a href="https://www.trthaber.com/haber/dunya/dunyayi-sarsan-olaylar-katrina-kasirgasi-336485.html">https://www.trthaber.com/haber/dunya/dunyayi-sarsan-olaylar-katrina-kasirgasi-336485.html</a></p>



<p>10. Küçük, A. (2020). TÜRKİYE’DE GÖÇ VE SAĞLIK POLİTİKALARI ANALİZİ:“SIHHAT PROJESİ” ÖRNEĞİ. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 20(47), 473-496.</p>



<p>11. Ishii, E., Nawa, N., Matsui, H., Otomo, Y., &amp; Fujiwara, T. (2022). Comparison of disease patterns and outcomes between non-Japanese and Japanese patients at a single tertiary emergency care center in Japan. Journal of Epidemiology, 32(2), 80-88.</p>



<p>12. Messias, D. K. H., Barrington, C., &amp; Lacy, E. (2012). Latino social network dynamics and the Hurricane Katrina disaster. Disasters, 36(1), 101-121.</p>
</div>
</div>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/afetlerde-gocmen-etkisi-ve-dil-bariyeri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beklenen İstanbul Depremi Ve Acil Tıp</title>
		<link>https://tatd.org.tr/afet/kutlama-ve-anma/beklenen-istanbul-depremi-ve-acil-tip/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/afet/kutlama-ve-anma/beklenen-istanbul-depremi-ve-acil-tip/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Ferudun ÇELİKMEN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Aug 2024 05:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kutlama ve Anma]]></category>
		<category><![CDATA[17 agustos]]></category>
		<category><![CDATA[acil tıp]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afet tıbbı]]></category>
		<category><![CDATA[marmara depremi]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/afet/?p=1553</guid>

					<description><![CDATA[Neden “Beklenen İstanbul Depremi”? İstanbul, son yıllarda öylesine büyüdü, öylesine betonlaştı ki, bina stokunun yenilenmesini, deprem dirençli konutlarla değişimi beklerken; önüne gelenin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong><em>Neden “Beklenen İstanbul Depremi”?</em></strong></h2>



<p>İstanbul, son yıllarda öylesine büyüdü, öylesine betonlaştı ki, bina stokunun yenilenmesini, deprem dirençli konutlarla değişimi beklerken; önüne gelenin inşaat yaptığı, kentsel dönüşüm yerine rantsal dönüşümün alıp başını gittiği bir yer hâline geldi. Kent göz göre göre büyük bir yıkımı bekliyor. Özellikle 1999 öncesi inşa edilen binalar günümüzde kendiliğinden yıkılmaya başladı desek yalan olmaz. Dünyanın en gözde kentlerinden olan İstanbul, başta KAF gibi bilinen fay hatlarının bileşenlerine çok yakın, hatta yeni banliyöleri ile direk üzerinde yer almakta.<sup>1</sup> 1999 Marmara depreminde yıkımların ve can kayıplarının olduğu Avcılar’da, 17 Ağustos’ta günün ilk ışıkları ile birlikte başlayan A/K (Arama –Kurtarma) çalışmalarında, 26 vatandaşımızı enkaz altından kurtaran ekibin bir üyesiydim. İstanbul’un birçok semtinin, gerek zemin gerekse de bina inşaat kalitesi olarak, deprem açısından çok riskli olduğunu, 1999 depremi sonrası görevlendirme ile birçok ilçede yaptığımız incelemelerde tespit ettik, konun uzmanları da riskin büyüklüğünü belirtmektedirler.</p>



<p>Maalesef 1999 sonrası çıkarılan ve kâğıt üzerinde oldukça iyi hazırlanmış deprem yönetmeliğine rağmen gerek denetim gerekse de yönetimsel hatalardan dolayı; dere yatağı, kurutulmuş bataklık, deniz dolgusu gibi zeminlere, kimi yerde de büyük bir ihtiras ve açgözlülükle deprem gerçeğini umursamazca yapılan deprem dirençsiz, kötü binaların, beton duvarlardan oluşan dikey mimarinin alıp başını gitmesi, “ <em>Beklenen İstanbul Depremi</em>” farkındalığının önemini vurgulamamızı gerektirmekte.</p>



<p>Yıllardır vurgulamaya çalıştığımız “Doğal Afet”” deyiminin yanlışlığı üzerine Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi (United Nations Office for Disaster Risk Reduction – UNDRR) güzel bir tanımlama getirmiş; <em>“<strong>Bir tehlike ancak toplumu veya topluluğu etkilediğinde afet haline gelebilir. Tehlike doğaldır, afetler değildir” </strong>(A hazard can only become a disaster once it impacts on society or community. A hazard is natural, disasters are not)</em>.<sup>2</sup></p>



<p>İstanbul’un bulunduğu coğrafyada tarihsel yıkımlara yol açmış KAF (Kuzey Doğu Anadolu Fay Hattı) gibi devasa kırıklar vardır. KAF başta olmak üzere yer kabuğunun kilometrelerce derinine inen bu kırıklar; stratigrafik gerçekler, tarihsel veriler ve istatistiksel öngörüler ışığında Türkiye’nin bu en kalabalık ve en stratejik kenti için tehlike oluşturmaktadır. Bu tehlikeyi afete dönüştürecek olan ise gerek yer seçimi gerekse de kötü bina stoku ile sonuçlanan imar hataları başta olmak üzere yıllardır süregelen kentsel yanlışlardır.</p>



<p>Birçok semtte bina stoku eski ve deprem direnci düşük yapılar ağırlıklı. Kentsel dönüşüm ve binaların yenilenmesi, merkezi idare ve yerel yönetim cephesinde yavaş ilerliyor. İnsanlar ya çaresizlikten ya da son depremin trajedilerini unuttuklarından binalarının yenilenmesinin aciliyetini önemsemekten uzaklar, sürekli öteliyorlar. Depremin randevusu ise yok maalesef!</p>



<p>Bunlara bir de ekonomik kriz ve kamu yatırımlarının 6 Şubat deprem bölgesine öncelikle aktarılması eklenince İstanbul da hastane yenilenmeleri de durma noktasına geldi. İstanbul’da birçok hastane halen tarihi binalarında hizmet vermekte. 1999 öncesi yapılan ve o zamanın yönetmeliğine göre inşa edilmiş yakın tarihin hastanelerinde de deprem direnci açısından sıkıntılar var. Hastaneler gibi 24 saat kesintisiz hizmet veren ve içerisinde deprem esnasında bir yere kıpırdayamayacak hastalar olan yapıların deprem direncinin yüksek olmasından başka çaresi yok.</p>



<p>Son dönemde gündeme gelen sismik izolatörler 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde ayakta kalan hastanelerin de deneyimiyle en azından yeni yapılan şehir hastaneleri gibi yapılar da mutlak gözetilmesi gereken bir konu. Zira bilinen ve bilinmeyen diri fay hatları ile ülkemizin her yöresi gibi İstanbul da deprem bölgesi. Ve maalesef İstanbul’un finans, sanayii, ekonomi vs birçok kritik saha gibi sağlık alanında da ülkenin hassas merkezi olması, başta 24 saat hizmet veren hastaneler olmak üzere, insanların toplu olarak bulundukları mekânları çok sağlam yapmayı zorunlu kılmakta.</p>



<p>Büyük afetlerde cadde ve sokaklara yıkılan binalar, üst geçitlerin çökmesi, yolların yarılması gibi alt yapıyı tahrip eden durumlarda kara yolu ile hasta transferi imkânsız hâle gelmektedir. Aynı nedenlerle sağlık personelinin özellikle İstanbul gibi büyük kentlerde çalıştıkları sağlık kurumuna ulaşması da zor hatta olanaksız olabilir. İstanbul gibi bir deniz şehrinin deprem sonrası ulaşımda denizi mutlak kullanması gerekir. 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde onlarca yaralı depremzede o zaman çalıştığım hastanenin deniz ambulansı sayesinde kara yolu ile ulaşımın mümkün olmadığı Yalova-Çınarcık bölgesinden hastanemize getirilmiş ve sağaltımları sağlanmıştır. Yine 12 Kasım 1999daki Düzce Depreminde TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) envanterinde bulunan UH60 (Sikorsky diye bilinir) ve Eurocopter AS332 (Süper Puma) gibi gece görüş sistemi bulunan helikopterlerle, enkazdan çıkarılan çok sayıda yaralı başta Crush sendromundan kurtarılabilmek için diyaliz imkanı olan hastanelere ve yine kış ortamı nedenli devrilen soba yanıkları için yanık merkezlerine nakledilebildiler. Ama ne yazık ki Düzce – Bolu bölgesinden stadyum benzeri alanlardan alınan bu yaralıları ancak o zamanki GATA Hastanesi ve 1. Ordu Selimiye Kışlasındaki büyük helikopter pistlerine indirebilmek mümkün oldu. Yine arada kara transferi gerekti.</p>



<p>İstanbul’da 1999’dan 25 Yıl sonra bugün hâlâ uzman hekimlerin, akademisyenlerin bulunduğu son derecede donanımlı “deniz kenarı“ hastanelerde dahi denizden hasta alınabilecek yanaşma iskeleleri, yeni yapılan Şehir ve Üniversite hastaneleri dahil çoğu hastane de çok sayıda hastayı nakledebilecek çift palli (üstteki büyük pervane) CH 47 ve yine büyük palli UH 60 inişine elverişli helikopter pisti bulunmamakta. 2023 Depreminde yüzlerce yaralının transferinin sağlandığı TSK (Jandarma dahil) envanterinde aynı anda 20 hastayı nakledebilecek (oturur durumda 55 kişi) çift palli CH 47 Chinook helikopterleri bulunmaktaydı. Maliyeti fazla olmayan, havadan hasta nakline imkân veren bu heliportların mutlaka düzenlenmesi gerekmekte.</p>



<p>Acil Tıpçılar, deyim yerindeyse her gün mini afet yaşanan, özellikle çok sayıda hastanın baş vurduğu eğitim ve araştırma hastaneleri başta olmak üzere, hasta yoğun ortamlarda adli süreçlerden de ödün vermeden çalışma konusunda yetkindirler. Son yaşadığımız 6 Şubat depreminde de olduğu gibi hızla deprem bölgesine intikal ederek yaraların sarılmasında büyük rol oynamışlardır. Beklenen İstanbul Depreminde de Acil Tıpçılara çok iş düşeceği kesindir.</p>



<p>Enkazdan depremzede yaralıyı çıkarmak ile kurtarmak arasında ilk ve acil yardımın ötesinde “<strong><em>Afet Tıbbı</em></strong>” bilgisine, deneyim ve uygulama becerisine sahip olmak gerekir. Yaşanan son depremler de göstermiştir ki hastanelerin de yıkıldığı ya da kullanılamaz hale geldiği büyük afetlerde ister TUN (Tıbbi Uç Nokta) ister az hasarlı hastane, isterse de sahra hastanesi gibi geçici sağlık birimleri olsun, eğitimli – deneyimli sağlık profesyonellerinin buralarda yaralı depremzedelerin kendilerine gelmelerini ya da getirilmelerini beklemeleri can kayıplarının artmasına neden olmaktadır. Çünkü iyi niyetle de olsa ileri ilk yardım ve afet tıbbı bilgi ve becerisine sahip olmayan kişilerce hatta arama kurtarma ekiplerince enkazdan çıkarılan kişiler; yanlış ya da eksik yapılan ve hatta hiç yapılmayan zorunlu tıbbi uygulamalar sonrası sadece enkazdan çıkarılmakta ama kurtarılamamakta, sonuçta kalıcı sakatlıklar oluşabilmektedir. Bu nedenlerle afetler de A/K için eğitilmiş ve donatılmış ekipler de mutlaka afet tıbbı bilgisine sahip sağlık profesyonelleri bulunmalı ya da bu elemanların bulunduğu ekiplerle birlikte canlı ihbarı olan enkazlara gidilmelidir.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="has-text-align-center">Kısaca söylemek gerekirse <strong><em>Acil Tıpçılar enkaza girmeseler bile içinde yaralı, sıkışmış depremzede ihbarı olan enkazlara yakın olmalıdırlar</em></strong><em>.</em></p>
</blockquote>



<p>İstanbul UMKE’nin başında iken geçmiş afet deneyimlerimizin ışığında özellikle Marmara Depremi gibi çok büyük çaplı yıkımlara yol açan depremlerde; enkazlarda imdat çığlıklarını duyduğumuz sıkışmış deprem kurbanlarını çıkarmak için İtfaiye, AFAD, STK, TSK, yabancı arama kurtarma ekiplerini vs beklemedeki çaresizlikten ötürü UMKE bünyesinde de basit kurtarma araç – gereçleri ile donatılmış, <em>UMKE-ATİK (Afetlerde Tıbbi İyileştirme ve Kurtarma) ekiplerini</em> önermiştim. 10 yıl sonra çok büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş depreminde de benzer zorluklar oluşunca UMKE – ATAK ekiplerinin oluşturulmasına karar verildi. Bu ekipler beklenen İstanbul depreminde Acil Tıpçıların da yer alması gereken ekiplerdir.</p>



<p>6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok sıkıntı çekilen konulardan biri de GSM operatörlerinin baz istasyonlarının yıkılan binalarla birlikte devre dışı kalması sonucu mobil haberleşmenin günlerce sağlanamaması olmuştur. İstanbul’da da günümüzde baz istasyonları çoğunlukla deprem direnci sorgulanması gereken eski yapıların üzerinde yer almaktadır. Yakın zaman da ülke genelinde olduğu gibi İstanbul’da da merkezi tek numaradan acil çağrı sistemi hizmeti veren ve başta deprem olmak üzere afetlerde kritik önem sahip 112’ye erişim için baz istasyonlarının mutlak sağlam yapılar üzerine alınması gerekmektedir. Gerek UMKE bünyesinde görev alacak Acil Tıpçılar gerekse de sismik güvenliği sağlanmış Şehir hastaneleri, Üniversite hastaneleri, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri gibi kurum ve kuruluşlardaki afet ekipleri için; 112, AFAD, TRAC (Telsiz-Radyo Amatörleri Cemiyeti) ile beklenen İstanbul depremi için, kapalı ortak frekans belirlenmesi, GSM Şebekesinin çok büyük olasılıkla devre dışı kalacağı afeti izleyen süreçte yaşamsal önem arz eder.</p>



<p>MTA tarafından yakın zamanda 2023 Şubat ayında güncellenen yeni Türkiye Diri Fay haritasına göre İstanbul ile aynı fay hatları üzerinde olmayan Karadeniz’e kıyısı bulunan yerleşimler afet grup destek iller seçilmelidir.<sup>1 </sup>Deniz yolu ile kara yollarını bypass ederek katamaran feribotlarla oldukça hızlı destek alınabilir (Depremde karayollarının hasarlanma olasılığı yüksektir ve yoğun araç akışına uğrayacaktır).</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="605" height="344" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image.png" alt="" class="wp-image-1554" style="width:778px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image.png 605w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-300x171.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-100x57.png 100w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-585x333.png 585w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></figure>



<p>İstanbul’un 2022’de revize edilen Türkiye Afet Müdahale Planındaki (TAMP)<sup>3 </sup>destek illerin çoğu aynı diri fay hatlarına yakındır ve bu destek il seçimi planının yeniden gözden geçirilmesi şarttır. Örnek vermek gerekirse göçük, deprem gibi afetlerde dar alan kurtarmasında, tahkimat yapmakta çok usta ve yetkin olan taş kömürü ocağı çalışanlarının yoğun yaşadığı ve KAF’dan farklı faylara yakın olan, bugüne kadar İstanbul’u etkileyen depremlerden etkilenmeyen sahil şeridindeki Batı Karadeniz illerinden katamaran gemilerle süratle deniz yoluyla intikal edebilecek ekiplerden destek alınabilir.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="560" height="317" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-1.png" alt="" class="wp-image-1555" style="width:779px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-1.png 560w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-1-300x170.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-1-100x57.png 100w" sizes="(max-width: 560px) 100vw, 560px" /></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p><strong>Magnitüd 7.4 ve üzeri Bir Depremin Gece Olması Durumunda İstanbul’un Risk Durumu:</strong></p>



<p><strong>(Kaynak: İBB – JICA ortak çalışmaları)</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>70 – 90 bin ölü, 130 bin ağır yaralı, 400 bin hafif yaralı</li>



<li>2 bin noktada su kaçağı, 30 bin noktada doğalgaz kaçağı, 140 milyon ton enkaz</li>



<li>2 milyon kişi için kurtarma operasyonu</li>



<li>Hastanelerin %85’inde ciddi hasar</li>



<li>İletişim hatlarında kesilme, enerji nakil hatlarında hasar</li>



<li>1 Milyon evsiz aile</li>



<li>Rafineri ve dolum tesislerinde yangın</li>



<li>100 milyar USD dolayında maddi kayıp</li>
</ul>
</div>
</blockquote>
</div>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-nowrap is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-ad2f72ca wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="304" height="304" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-4.png" alt="" class="wp-image-1558" style="width:421px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-4.png 304w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-4-300x300.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-4-150x150.png 150w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-4-100x100.png 100w" sizes="(max-width: 304px) 100vw, 304px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="298" height="309" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-5.png" alt="" class="wp-image-1559" style="width:398px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-5.png 298w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-5-289x300.png 289w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/image-5-96x100.png 96w" sizes="(max-width: 298px) 100vw, 298px" /></figure>
</div>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="603" height="837" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/tamp.png" alt="" class="wp-image-1561" style="width:660px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/tamp.png 603w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/tamp-216x300.png 216w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/tamp-72x100.png 72w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/08/tamp-585x812.png 585w" sizes="(max-width: 603px) 100vw, 603px" /></figure>



<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading">Sonuç:</h2>



<p>Depremlerde en az zarar görme sağlam zeminde sağlam binada yaşamaya çalışmakla mümkün olmakla beraber; kısa vadede beklenen İstanbul depremine hazırlıkta sağlıkçılar olarak yapabileceklerimizi aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Acil Tıpçıların bizzat yapabilecekleri ya da içine bulundukları sağlık kuruluşunun sistemini harekete geçirmeleri için bazı öneriler;</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:100%">
<ol start="1" style="list-style-type:upper-alpha" class="wp-block-list">
<li>Afet Tıbbını öğrenmeli ve en azından UMKE – ATAK bünyesindeki eğitimlere katılarak temel Arama/Kurtarma bilgi ve becerisine de sahip olmalıdırlar.</li>



<li>Deprem anında çalıştığı hastaneye ulaşamayacağını varsayarak en yakınındaki sağlık kuruluşunu da tanımalı, kapasite ve imkânlarını öğrenmelidir.</li>



<li>HAP (Hastane Afet Planları) İstanbul’daki tüm hastaneler için güncellenerek büyük bir depreme karşı gözden geçirilmelidir.</li>



<li>AFAD, UMKE, 112, TRAC gibi deprem başta olmak üzere afetlere yönelik yapılanması olan kurum ve kuruluşlarla afet anında ortak telsiz frekansları belirlenmeli, özel afet röleleri oluşturulmalıdır.</li>



<li>İşletmesi ucuz olsun diye deprem direnci düşük binaların tepelerine konuşlandırılan GSM baz istasyonlarının sağlam yerlere alınması için müracaat edilmelidir.</li>



<li>Deprem kış koşullarında da olabilir. Depremzedelere yardım ederken açık alanda barınmada kullanacağınız uyku, yemek, tuvalet ihtiyaçları içinde kendinize ait 2 – 3 kişilik kamp çadırı, en az -10 konfor derecesine sahip uyku tulumu, alta sermek için mat, portatif wc (wc mahremiyeti için duş çadırı), kafa feneri, su matarası gibi basit malzemeleri araba ya da sağlam bir mekanda hazır bulundurmakta yarar var.</li>



<li>Acil Tıp Uzmanları depremlerde çok önemli olan Sedo-Analjezi konusunda rutin eğitim ve uygulamalarının bir parçası olarak oldukça yetkindirler. Acil Tıp Uzmanları aynı zamanda Periferik Sinir Blokları, sahada cep telefonu – tablet benzeri cihazlarla FAST USG gibi uygulamaları da iyi öğrenmelidirler.</li>



<li>Şehir hastaneleri ve Üniversite hastaneleri başta olmak üzere büyük sağlık kuruluşlarının çok sayıda yaralının getirilmesine olanak sağlayan gece görüş sistemi olan çift palli ve büyük helikopterlerin inişine imkan sağlayan uygun aydınlatmalı, çevresinde yükselti olmayan büyük heliportlara sahip olması sağlanmalıdır.</li>



<li>Bir deniz kenti olan İstanbul’da beklenen deprem sonrası yine eski dinginliğine dönecek deniz üzerinden hasta nakli için başta denize kıyısı olan hastaneler olmak üzere yola yakın hastane erişimleri için sahillere yanaşma iskeleleri yapılmalı. Yerel yönetim bünyesindeki deniz taksisi, katamaran deniz araçlarında gereğinde sedye sabitlenecek aparatlar bulundurulmalı.</li>



<li>Depremlerde baş-boyun travmaları ve solid organ yaralanmalarından sonra en çok can kaybına yol açan Crush Sendromunun sağaltımında altın standart olan erken dönem intermittant hemodiyaliz için diyaliz merkezleri arasında, gerek yetişmiş diyaliz hemşiresi gerek cihaz kapasitesi açısından bir görev gücü ve network oluşturulmalıdır.</li>
</ol>
</div>
</div>
</div>
</div>



<ol class="wp-block-list"></ol>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading">Kaynaklar</h2>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>1- <a href="https://www.mta.gov.tr/">https://www.mta.gov.tr/</a>&nbsp;&nbsp; MTA Türkiye Güncel Fay Haritaları</p>



<p>2- <a href="http://www.undrr.org/our-impact/campaigns/no-natural-disasters">http://www.undrr.org/our-impact/campaigns/no-natural-disasters</a>&nbsp; UNDRR</p>



<p>3- <a href="https://www.afad.gov.tr/turkiye-afet-mudahale-plani">https://www.afad.gov.tr/turkiye-afet-mudahale-plani</a>&nbsp; AFAD</p>
</div>
</div>
</div>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/afet/kutlama-ve-anma/beklenen-istanbul-depremi-ve-acil-tip/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetlerde İlaç ve Tıbbi Ekipman Bağışlarının Yönetimi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/afetlerde-ilac-ve-tibbi-ekipman-bagislarinin-yonetimi/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/afetlerde-ilac-ve-tibbi-ekipman-bagislarinin-yonetimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan BIÇAKÇI]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2024 05:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi ekipman yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/afet/?p=1540</guid>

					<description><![CDATA[1.Giriş Afetler, bir toplumun kendi kaynaklarını kullanarak başa çıkma kapasitesini aşan, toplumun işleyişinde meydana gelen ciddi kesintilerdir. Afetlerin sonuçları birçok faktörle ilişkili&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>1.Giriş</strong></h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color has-normal-font-size wp-elements-35326ac214268bf2445b4b69431d251c">Afetler, bir toplumun kendi kaynaklarını kullanarak başa çıkma kapasitesini aşan, toplumun işleyişinde meydana gelen ciddi kesintilerdir. Afetlerin sonuçları birçok faktörle ilişkili olduğu gibi afete maruz kalan toplumun hazır bulunuşluğu ile de ilgilidir. Hazır bulunuşluk yetersiz ise ulusal ve uluslararası yardımlar afetten etkilenen toplum için seferber edilebilir çünkü ihtiyacı olanlara yardım etmek temel insani bir iç güdüdür(1). Bununla birlikte yardımlar vergi indirimlerinden faydalanmak için, bazen tanıtım amaçlı,&nbsp; bazen de ürünlerin imhası için oluşacak masraftan kaçınmak amaçlı da yapılabilir(2). Yardımlar ayni ve nakdi yardımlar şeklinde afetten etkilen topluma ulaştırılabilir. Nakdi yardımlar para yardımlarını ifade ederken, ayni yardımlar para dışında herhangi bir yardımı içerebilir. Ayni yardımlar oldukça faydalı olmalarına rağmen düzensiz, alıcı taraf bilgisi olmadan ve uygunsuz ulaştırıldıklarında afet ortamında ciddi sorunlara yol açabilirler(1). Bu nedenle yardımlara dair belirlenmiş yönergelere hem bağışçı hem de alıcı toplumların uyması son derece önemlidir.</p>



<p>Büyük ölçekli bir afetin ardından tıbbi acil yardımlar, yardım müdahalelerinin en kritik bileşenlerindendir(3). Biz de bu yazımızda medikal olmayan bir afete sekonder yanıt olarak ortaya çıkan ilaç ve tıbbi ekipman yardımlarının yönetimindeki temel unsurlardan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün konu ile ilgili temel kılavuzlarını esas alarak, bahsetmeye çalışacağız.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2.Afetlerde Tıbbi Yardımların Temel Prensipleri</strong></h2>



<p>İnsani yardım bağışları, afet mağdurları için düzgün bir şekilde koordine edildiğinde ve gerçek ihtiyaçlara yönelik yapıldığında faydalı olmaktadır. Afet zamanında yapılacak olan bağışlarda hem bağışçılar için hem de yetkili ülkeler için aşağıda belirtilen temel ilkelerin bilinmesi gerekir(4):</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Afetler genelleştirilmemelidir; afetlerin sağlık sektörüne etkileri yaşanılan afet tipine, ülkenin ekonomik ve politik altyapısının özelliklerine göre farklılık gösterebilir.</li>



<li>Sağlık yardımları, sağlıkla ilgili insani yardımları koordine etmek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen yetkililere danışılarak yapılmalıdır; sağlık afet koordinatörü, acil durumlara hazırlık için odak noktası olarak görev yapan ve sağlıkla ilgili insani faaliyetleri koordine eden kıdemli bir sağlık yetkilisi olmalıdır.</li>



<li>Afetten etkilenen ülkelerdeki yetkililer tarafından oluşturulan iletişim, koordinasyon ve denetim prosedürlerine uyulmalıdır.</li>



<li>Etkilenen ülkenin ulusal sağlık yetkilileri tarafından acil ihtiyaç değerlendirmesi yapılmalıdır; ihtiyaçların belirlenmesi ve yardımın gerçekleşmesi uzayabilir bu yüzden bağışçılar, ihtiyaç duyulan veya duyulmayan belirli yardım türleri hakkında hızlıca bilgilendirilmelidir.</li>



<li>Bağışçılar neyi bağışlamaları, neyi bağışlamamaları gerektiği hakkında bilgilendirilmelidir.</li>



<li>Bağışçılar, acil ihtiyaçları karşılamak için birbirleri arasında rekabete girmemelidir; kalite ve uygunluk yardımın boyutundan, parasal değerinden ve hızından daha çok önem taşımaktadır.</li>



<li>Acil yardımlar, etkilenen ülke tarafından uygulanan önlemlerin aynısını değil, tamamlayıcısını oluşturmalıdır.</li>



<li>Bağışların yönetiminde hesap verebilirliği sağlamak için bilgiler açık bir şekilde dağıtılmalı ve incelemeye tabi tutulmalıdır; bağışçılara ve ulusal makamlara, sevkiyatların durumu ve malzemelerin dağıtımı hakkında doğru raporlar sağlanmalıdır.</li>



<li>Acil uluslararası yardım için medya raporlarına aşırı tepki verilmemelidir; resmi olarak yardım istenilene kadar beklenilmelidir.</li>
</ul>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="has-text-align-center has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7b588b7d46538a8b9fc2fbeccdbd9d6f"><a>Uluslararası kaynaklardan tıbbi yardımlar hükümetler, uluslararası organizasyonlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından sağlanabilir. Bu çeşitli kaynakların birbirlerinden farklı alt yapı, imkân ve kısıtlılıklara sahip olabileceği unutulmamalıdır. Afetler ortaya çıktığında ilk planda nakdi yardımlar, ihtiyaçların yerel ve komşu kaynaklardan temin edilebilmesi için daha uygun olabilir. &nbsp;</a></p>
</blockquote>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>3.Afetlerde İlaç </strong><strong>Bağışları</strong></h2>



<p>DSÖ’ye göre ilaç, fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, insan yararı için değiştirmek veya incelemek amacı ile kullanılan herhangi bir madde veya üründür(5). &nbsp;Acil durumlarda iyi planlanmış ve uygulanmış ilaç bağışları, önemli insan ihtiyaçlarını karşılama ve özellikle yoksullar arasında insan refahını iyileştirme potansiyeline sahiptir. Alternatif olarak, uygunsuz veya yetersiz koordineli ilaç bağışları, kafa karışıklığı ve israf yaratabilir, alıcı ülkelerdeki farmasötik ve sağlık sistemlerine önemli maliyetler getirebilir ve olumsuz sağlık sonuçlarına katkıda bulunabilir(6).</p>



<p>İlaç bağışlarında acil yardım, uzun vadeli yardım veya ulusal sağlık sistemlerine veya bireysel sağlık tesislerine yardım gibi birçok farklı senaryo vardır. Bağışlar ilaç şirketlerinden (doğrudan veya özel gönüllü kuruluşlar aracılığıyla) gelebilir, hükümetlerden yardım şeklinde gelebilir veya doğrudan tek bir sağlık kuruluşuna yönelik bağışlar olabilir. Kılavuzlar, iyi ilaç bağışı uygulamasının bu ortak özünü tanımlamayı amaçlamaktadır.</p>



<p>İlaç bağışı rehberi, iyi ilaç bağışı uygulamasının temelini oluşturan dört temel ilkeye dayanmaktadır(7):</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>İlaç bağışları, alıcıya mümkün olan azami ölçüde fayda sağlamalıdır. Tüm bağışlar, ifade edilen bir ihtiyaca dayanmalı, istenmeyen bağışlar caydırılmalıdır.</li>



<li>Bağışlar, alıcının isteklerine, yetkisine saygı gösterilerek ve alıcı ülkenin hükümet politikalarına, idari düzenlemelerine uygun olarak yapılmalıdır.</li>



<li>Her iki taraf ile formüle edilen bir plana göre yapılan tüm bağışlarda, bağışçı ve alıcı arasında etkin bir koordinasyon ile iş birliği olmalıdır.</li>



<li>Kalitede çifte standart olmamalıdır. Bir öğenin kalitesi kabul edilemez ise bağışçı olan ülkede de bağış olarak kabul edilemez.</li>
</ol>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b3bdab84433d2234201669d744b887fa">&#8211;<a><strong>İlaç Bağışları İçin Yönergeler</strong></a></h3>



<p>DSÖ tarafından belirtilen ilaç bağış yönergeleri şunlardır(7):</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Tüm ilaç bağışları, ifade edilen bir ihtiyaca dayalı olmalı ve alıcı ülkedeki hastalık modeliyle ilgili olmalıdır. İlaçlar, alıcının önceden onayı olmadan gönderilmemelidir.</li>



<li>Bağışlanan tüm ilaçlar veya bunların eşdeğerleri, ulusal temel ilaçlar listesinde görünmeli, ulusal bir liste mevcut değilse, DSÖ Temel İlaçlar Model Listesinde görünmesi gerekmektedir.</li>



<li>Bağışlanan ilaçların sunumu, gücü ve formülasyonu mümkün olduğunca alıcı ülkede yaygın olarak kullanılan ilaçlara benzer olmalıdır.</li>



<li>Bağışlanan tüm ilaçlar güvenilir bir kaynaktan alınmalı ve hem verici hem de alıcı ülkedeki kalite standartlarına uygun olmalıdır. Uluslararası ticarette hareket eden ilaç ürünlerinin kalitesine ilişkin DSÖ Sertifikasyon Programı kullanılmalıdır.</li>



<li>Hastalara verilen, eczaneye iade edilen veya sağlık çalışanlarına ücretsiz numune olarak verilen hiçbir ilaç bağışlanmamalıdır.</li>



<li>Bağışlanan ilaçların kalan raf ömrü, alıcı ülkeye vardıktan sonra en az bir yıl olmalıdır. Belirli sağlık tesislerine doğrudan yapılan bağışlar, alıcı taraftaki sorumlu personel tarafından raf ömrünün farkında olunduğu kabul edilirse bu bir istisna sayılabilir ve bu kalan raf ömrü kullanımdan önce uygun uygulamanın yapılmasına izin verir. Her durumda, ilaçların varış ve son kullanma tarihlerinin alıcıya önceden bildirilmesi önemlidir.</li>



<li>Tüm ilaçlar, alıcı ülkedeki sağlık profesyonelleri tarafından kolayca anlaşılabilecek bir dilde etiketlenmelidir. Her bir kap üzerindeki etiket, en azından Uluslararası Tescilli Olmayan Adı (INN) veya jenerik adını, parti numarasını, dozaj formunu, etkisini, üreticinin adını, üretim ülkesini, kaptaki miktarını, saklama koşullarını ve son kullanma tarihlerini içermelidir.</li>



<li>Bağışlanan ilaçlar, alıcıya uygun ve dağıtılacağı ortama uygun paket boyutlarında sunulmalıdır.</li>



<li>Tüm ilaç bağışları, uluslararası nakliye yönetmeliklerine uygun olarak paketlenmeli ve bunun yanında, INN&#8217; ye göre numaralandırılmış her kartonun içeriğini, dozaj formunu, miktarını, parti numarasını, son kullanma tarihini, hacmini, ağırlığını ve herhangi bir özel saklama koşullarını da içermelidir. Karton başına ağırlık 30 kilogramı geçmemelidir. İlaçlar aynı kartonda başka malzemelerle karıştırılmamalıdır.</li>



<li>Alıcılar, düşünülen, hazırlanan veya fiilen yapılmakta olan tüm ilaç bağışları hakkında bilgilendirilmelidir.</li>



<li>Alıcı ülkede, bir ilaç bağışının beyan edilen değeri, alıcı ülkedeki jenerik eşdeğerinin toptan satış fiyatına veya böyle bir bilgi mevcut değilse, jenerik eşdeğerinin toptan dünya pazarındaki fiyatına dayanmalıdır.</li>



<li>Uluslararası ve yerel nakliye, antrepo, liman temizliği ve uygun depolama ve nakliye masrafları, alıcı ile önceden aksi özellikle kararlaştırılmadıkça, bağışçı kurum tarafından ödenmelidir.</li>
</ol>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading"><strong>-İlaç Bağışlarına İlişkin Alıcı Politikası</strong></h3>



<p>DSÖ tarafından belirtilen ilaç bağışlarına ilişkin alıcı politikaları aşağıda sıralanmaktadır(7):</p>



<p><strong><em>İlaç bağışları için ulusal yönergeleri tanımlama:</em></strong> Bir alıcının, ulaşmış bir bağışı reddetmesi zor olduğundan dolayı gereksiz bağışları önlemesi gerekmektedir. Alıcılar, bağışçılarına ne tür yardıma ihtiyaç duyduklarını ve bunu nasıl almak istediklerini belirtmeleri gerekir. Bu nedenle, alıcılar ilk önce kendileri için bir ulusal ilaç kılavuzu oluşturmalıdır. Oluşturulan kılavuzlar daha sonra resmi olarak sunulmalı ve bağışçı topluluklara açıklanmalıdır.</p>



<p><strong><em>İlaç bağışlarını almak için idari prosedürleri tanımlama:</em></strong> İlaç bağışlarının potansiyel faydasını en üst düzeye çıkarmak için alıcı tarafından idari prosedürlerin geliştirilmesi gerekmektedir.</p>



<p>Her ülkede ele alınması gereken bu tür önemli konulara örnekler:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İlaç ihtiyaçlarının tanımlanmasından kim sorumlu olmalıdır?</li>



<li>Tüm ilaç bağışlarını kim koordine etmelidir?</li>



<li>Bağış planlanırken hangi belgelere ihtiyaç duyulur?</li>



<li>Bağışlar kurallara uymadığı zamanlarda hangi prosedürler kullanılmalıdır?</li>



<li>Bağışları kabul etme/reddetme kriterleri ne olmalı ve buna kim karar vermelidir?</li>



<li>Bağışlanan ilaçların alımını, depolanmasını ve dağıtımını kim koordine etmelidir?</li>



<li>Bağışlar nasıl değerlendirilmeli ve bütçe/harcama kayıtlarına nasıl işlenmelidir?</li>



<li>Uygun olmayan bağışlar nasıl bertaraf edilmelidir?</li>
</ul>



<p><strong><em>Bağışlanan ilaçlar için ihtiyaçları belirleme:</em></strong> Bu eylem, gerekli miktarları belirterek ve öğelere öncelik vererek talepleri dikkatli bir şekilde hazırlama sorumluluğunu alıcıya yüklemektedir.</p>



<p><strong><em>Son kullanma tarihi bir yıldan az kalmış olan ilaçların yönetimi:</em></strong> İlaçların son kullanma tarihi genellikle üzerindeki etiketlerinde bulunur ve uygun koşullarda saklandığında o tarihe kadar o ürünün belirtilen özelliklerini koruyacağı kabul edilir. Tüm ilaçların alıcı ülkeye ulaştıktan sonra kalan raf ömrünün en az bir yıl olması gerektiği tavsiyesi, ülke içinde çok sık görülen dağıtım gecikmelerine izin vermektedir. Bağışlanan ilaçların hızlıca gümrükten geçirilmesi gerekmektedir. Bu yüzden, bağışlanan tüm ilaçların gümrük işlemleri hazır olmalıdır.</p>



<p><strong><em>Bağışlanan ilaçları dikkatli bir şekilde yönetme:</em></strong> Bağışlanan ilaçların değeri önemli olabilir, bu yüzden gerekli hızla ve özenle gönderilmelidir. Bağışlanan ilaçlar alıcıya ulaştığında özenle incelenmeli ve bağışçı kuruluşa teyit ettirildikten sonra depolanmalı ve dağıtılmalıdır. Bağışlanan ilaçların ihracat, ticari satış veya yasa dışı kanallara yönlendirilmemesini sağlamak için gereken özen gösterilmelidir.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fc8a2c785723d4c9312991b77ab7dcca">&#8211;<a><strong>İlaç Bağışlarına İlişkin Bağışçı Politikası</strong></a></h3>



<p>Bağışçılar, DSÖ tarafından belirtilen ilaç bağışları için dört ilkeye her zaman saygı göstermelidir. Ayrıca ilaç bağışları için ulusal yönergelere uymalı ve alıcı tarafından belirtilen öncelikli ihtiyaçlara cevap vermelidir. Habersiz bağışlar mümkün olduğunca engellenmelidir(7).</p>



<p><strong><em>Son kullanma tarihi kısa olan ilaç bağışlarından kaçınma:</em></strong> Bağışlanan ilaçlarda temel problem, son kullanma tarihi kısa olan ilaçların bağışlanmasından kaynaklanmaktadır.</p>



<p><strong><em>Kamuoyunu bilgilendirme:</em></strong> Bağış yapan ülkedeki genel halk, ilaç bağışlarıyla ilgili ortak sorunların genelde farkında değildir. Bu nedenle, bağış yapan ülkelerdeki hükümetler “iyi bağışçı uygulamaları’’ konusunda halk bilinci oluşturmalı ve bu konuda çaba sarf etmelidir. Bunun için en uygun ortam, medya aracılığı ile halka yapılan bilgilendirmelerdir.</p>



<p><strong><em>Bağışçı koordinasyonu oluşturma:</em></strong> Bağışçı ülke içindeki farklı bağışçıların bir koordinasyon organı ile iş birliği yapmaları önerilmektedir.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading">&#8211;<strong>İlaç Bağışlarının Lojistik Yönetimi</strong></h3>



<p>İlaç tedarik zincir yönetimi için lojistik faaliyetler oldukça önemlidir. İlaçların kendisine özgü nitelikleri sebebiyle uluslararası kabul görmüş sektör standartları bulunmaktadır. İlaç ve farmakolojik ürünlerin, özellikle aşıların ve biyolojik ürünlerin soğuk zincir koşullarında depolanması ve nakledilmesi gerekir(8). Erdal ve Korucuk çalışmalarında başarılı ilaç lojistiği için önemli olan kriterleri; malzeme, ilacın aktif bileşenleri, fiziksel, kimyasal ve biyolojik bulaşma, paketleme malzemeleri, etiketleme, depolama ve depolama sahası, depo koşullarının izlenmesi, raf ömrü, tekrar değerlendirme, tedarikçiler, insan kaynakları, dağıtım ve taşıma olarak değerlendirmişlerdir(8). Bu kriterler birkaç örnek ile açıklanacak olursa;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Paketlemede kullanılan yardımcı malzemeler ve ilaçların spesifik bilgileri, açık, anlaşılır ve belirgin bir şekilde ürünün üzerine etiket halinde yapıştırılmalıdır.</li>



<li>Depolama sahaların, farmasötik ürünler için en ideal depolama koşullarını sağlayacak şekilde dekore edilmesi gerekmektedir. Depolamada, son kullanma tarihleri geçen veya kullanılamaz hale gelen ürünlerin karantinaya alınması ve üzerlerine bilgi veren etiketlerin yapıştırılması gerekmektedir. Depo içi koşulların izlenmesi ve iç ortam sıcaklığının da kaydedilmesi önemlidir. Farmasötik ürünlerin ve ilaçların hastalar tarafından kullanılmadan önce depo ve dağıtım süreçlerinden sonra tekrar kontrol edilmesi gerekmektedir.</li>



<li>Üretim, dağıtım, hastane ve eczaneler gibi lojistik faaliyetleri icra edildiği zamanlarda görev alan personellerin, ürünler hakkında uzmanlaşmış ve eğitimli olması gerekmektedir.</li>



<li>Farmasötik ürünler ve ilaçlar kendilerine özgü niteliklerine göre uygun bir biçimde taşınmalıdır. Taşımada, depo şartlarına uygun koşullar oluşturulması gerekmekte ve soğuk zincirin kırılmaması gerekmektedir. Ürünlerin özelliklerine göre; kuru buz, karyojenik soğutma ve soğuk havalandırma yönteminden birisi kullanılarak ısıl ihtiyaçlar korunmalıdır. Özellikle aşırı soğuk hava durumlarında ürünlerin donması veya kristalize olması engellenmelidir(8).</li>
</ul>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>4.Afetlerde Tıbbi Ekipman Bağışları</strong></h2>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading">&#8211;<strong>Tıbbi Ekipmanlar</strong></h3>



<p>DSÖ’ye göre tıbbi ekipman, üretici tarafından tek veya kombinasyon halinde insanlar için kullanılması amaçlanan herhangi bir alet, aparat, makine ve cihazlar şeklinde tanımlanmaktadır(9).</p>



<p>DSÖ’de tıbbi ekipmanların kullanım amaçları(10):</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hastalığın teşhisi, önlenmesi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi,</li>



<li>Bir yaralanmanın teşhisi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi,</li>



<li>Anatomik veya fizyolojik bir sürecin araştırılması ve değerlendirilmesi,</li>



<li>Yaşamı desteklemek veya sürdürmek,</li>



<li>Gebe kalmanın kontrolü,</li>



<li>Tıbbi cihazların dezenfeksiyonu,</li>



<li>İnsan vücudundan elde edilen örneklerin incelenmesi ve bilgi sağlanması şeklinde sıralanmaktadır.</li>
</ul>



<p>Tıbbi cihazların bağışları kaynakların sınırlı olduğu ortamlarda teşhis ve tedaviyi erişilebilir hale getirilebilmektedir. Bağışlanan tıbbi ekipman üzerinde cihazın durumu, geçmişi ve bağışçıların sorumlulukları hakkında net bir dokümantasyon veya etiket bulunmaması önemli bir sorun haline gelebilir. Son kullanma tarihleri geçmiş, kusurlu ekipman ve alıcı tarafından talep edilmeyen gereksiz bağışlar alıcı ülkelerin bakım ve imha için istenmeyen maliyetlere maruz kalmasına neden olabilir. Bu yüzden tıbbi ekipmanların “standartların altında” olduğu ve alıcı ülkeye “atıldığı” izlenimi yaratabildiğinden dolayı kullanılmış ekipmanların bağışlanmasının kabul edilmediği durumlar olabilir. Halk sağlığını korumak için bağışlanan tıbbi ekipmanlar, güvenlik kalite ve performanslarıyla ilgili tüm yasal gerekliliklere uymalı ve düzenli bir tedarik zinciri yoluyla bağışlanan diğer ekipmanlardan farklı olmamalıdır.</p>



<p>Tıbbi ekipman bağışları birçok farklı senaryoda gerçekleştiği için bağışçılar, doğrudan veya özel gönüllü kuruluşlarla hareket eden şirketler veya diğer hükümetlere yardım sağlayan hükümetler olabilir. Bireysel sağlık tesislerinden tüm sağlık sistemlerine kadar çeşitlilik görüldüğünden dolayı senaryolar arasında farklılıklar vardır. Bu yüzden uygun bir bağış olabilmesi için herkes için geçerli olan birçok temel kural vardır. DSÖ, gelişmekte olan ülkelerin sağlık sektöründe tıbbi ekipman bağışlarının kalitesini iyileştirmek amacıyla bir kılavuz hazırlamıştır(11).</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-21b6c4aa690d4ce393219efaeaa382d3"><a><strong>-Tıbbi Ekipman Bağışları için Temel İlkeler</strong></a></h3>



<p>Birinci ilke, mümkün olan maksimum ölçüde sağlık ekipmanı bağışlarının alıcıya fayda sağlaması gerektiğidir. Bu nedenle, tüm bağışlar ifade edilmiş ve onaylanmış bir ihtiyaca dayanmalıdır.</p>



<p>İkinci ilke, yapılan bağışın alıcının isteklerine ve sağlık sistemi içindeki yetkilerine saygı gösterilerek verilmesi ve alıcı taraftaki mevcut hükümet politikalarına, idari sistemlere uygun olması gerektiğidir.</p>



<p>Üçüncü ilke, kalite ile ilgilidir. Bir ürün bağışçı ülkedeki kalite standartlarını karşılamıyorsa, bağış olarak kabul edilemez. Ayrıca, alıcının ucundaki sağlık bakım ekipmanı destek hizmetleriyle ilgili mevcut durum, bağışlanan ekipmanın kalite standartlarının bağış yapan ülkedekinden daha yüksek olmasını bile gerektirebilir.</p>



<p>Dördüncü ilke, bağışçı ve alıcı makamın, son kullanım arasında bağış öncesi, sırası ve sonrasında etkin bir iletişim olması gerektiğidir(11).</p>
</div>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9e3f952f20e0eb6eb1dbb418c04cdf18">&#8211;<a><strong>Tıbbi Ekipman Bağışlarına İlişkin Alıcı Politikası</strong></a></h3>



<p><strong><em>Tıbbi ekipman bağışları için ulusal veya kurumsal yönergeleri tanımlayın: </em></strong>Ulusal ve kurumsal yönergeler, alıcının zor durumlardan kaçınmasına yardımcı olacaktır. Alıcılar, olası bağışçılara ne tür yardıma ihtiyaçları olduğunu ve bunu nasıl almak istediklerini belirtmelidir.</p>



<p><strong><em>Tıbbi ekipman bağışlarını almak için idari prosedürleri tanımlayın:</em></strong> Tıbbi ekipman bağışlarının potansiyel faydasını en üst seviyeye çıkarmak için bağışların idari prosedürlerinin alıcı tarafından geliştirilmesi gerekir.</p>



<p>Aşağıda, her alıcı ülke veya kuruluşta yanıtlanması gereken soruların bir örneği verilmiştir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İhtiyaçları belirlemekten kim sorumludur ve bunların önceliğinden kim sorumludur?</li>



<li>Tüm sağlık bakım ekipmanı bağışlarını kim koordine ediyor?</li>



<li>Bir bağış planlanırken hangi belgelere ihtiyaç vardır ve bunları kim almalıdır?</li>



<li>Bağışlanan sağlık ekipmanının Kılavuza uymaması durumunda hangi prosedür kullanılır?</li>



<li>Bir bağışı kabul etme veya reddetme kriterleri nelerdir ve nihai kararı kim verir?</li>



<li>Bağışlanan sağlık hizmetlerinin alımını, depolanmasını ve dağıtımını kim koordine eder?</li>



<li>Bağışlar nasıl değerlendirilir ve bütçe/harcama kayıtlarına nasıl işlenir?</li>



<li>Tekrarlayan maliyet etkileriyle kim ilgilenmeli ve bu nasıl yapılmalıdır?</li>



<li>Uygunsuz bağışlar nasıl bertaraf edilmelidir?        </li>
</ul>



<p><strong><em>Bağışlanan tıbbi ekipman ihtiyacını belirtin: </em></strong>Alıcı, ihtiyaçları net bir şekilde tanımlamak ve gerekli miktarları doğru bir şekilde belirterek bunları önceliklendiren talebi dikkatli bir şekilde hazırlamaktan sorumludur.</p>



<p><strong><em>Bir lider bağışçı belirleyin: </em></strong>Bağışçılar arasındaki koordinasyon çok önemlidir ve bu amaçla bağışçıların bir öncü bağışçı belirlemesi önerilir. Koordineli bağışlar, ek yardım ihtiyacını belirlemeyi de kolaylaştırabilir.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e7f8e183984de92c5c760d6333e69141">&#8211;<a><strong>Tıbbi Ekipman Bağış Şartları ve Kriterleri</strong></a></h3>



<p>Bir ekipmanı bağış için hazır hale getirmeden önce, potansiyel bağışçının ekipman hakkında eleştirel bir değerlendirme yapması çok önemlidir. İşe yaramaz ve güvenli olmayan ekipmanı bir yerden başka bir yere taşımak yalnızca değerli kaynakların israfı değildir, aynı zamanda ilgililerin oluşturmaya çalıştığı iyi niyet ve güveni de zedeler(11).</p>



<p><strong><em>Genel kalite:</em></strong><strong> </strong>Bağışçı, bağışlanan sağlık ekipmanının sistem ve alt sistem seviyelerinde tam olarak çalışır durumda olmasını ve gerekli tüm aksesuar ve malzemelerin mevcut olmasını sağlamalıdır.</p>



<p><strong><em>Güvenlik ve standartlar:</em></strong><strong> </strong>Tüm sağlık bakım ekipmanı, üretici tarafından sağlanan mevcut güvenlik ve performans özelliklerini karşılamalı veya aşmalıdır. Gerekirse, Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) ve Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC) gibi uluslararası kuruluşlar tarafından ilan edilen standartları karşılamalıdırlar. Bağış yapan ülkenin uygun düzenleyici kurumu tarafından onaylanmamış ekipman bağışlanmamalıdır.</p>



<p><strong><em>Modası geçme:</em></strong><strong> </strong>En az iki yıl, tercihen dört yıl üreticinin satış desteği gereklidir. Bu destek, yedek parçaları, aksesuarları (tekrar kullanılabilir veya tek kullanımlık) ve sorun giderme, onarım ve bakım yardımını içermelidir.</p>



<p><strong><em>Uygun teknoloji:</em></strong><strong> </strong>Gelişmekte olan ekonomilerin tıbbi ekipman sağlamasını değerlendirirken, potansiyel bağışçılar bu tür ekipmanlarda aşağıdaki istenen özellikleri tercih etmelidir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kolay kullanımlı olması,</li>



<li>Minimum sayıda aksesuar içermesi,</li>



<li>Alıcı ülkede uygun maliyetli kullanım malzemelerinin (özellikle tek kullanımlık) olması,</li>



<li>Alıcı ülkenin sağlık sistemine uygun olması,</li>



<li>Düşük enerji tüketimi,</li>



<li>Çevreye karşı zararsız olması,</li>



<li>Bakımının kolay olması.</li>
</ul>



<p><strong><em>Operasyon gereksinimi:</em></strong><strong> </strong>Bağışçı, bağışlanacak ekipmanı çalıştırmak için gerekli olacak kablolar, reaktifler, filtreler, elektrotlar ve kayıt kâğıdı gibi tüm gerekli alt sistemleri alıcıya bildirmelidir. Ekipmanın performansını ve doğruluğunu sağlamak için genellikle test ekipmanı ve kalibrasyon standartları gerekir. Ekipmanın kalan kullanım ömrü boyunca bu öğelerin kullanılabilirliği tespit edilmelidir. Yine, bu tür bir eğitime ihtiyaç duyulacaksa operatör eğitimi açıkça belirtilmelidir.</p>



<p><strong><em>Bakım gereksinimi:</em></strong><strong> </strong>Bağışçı, teknisyen eğitimi, özel aletler, önleyici bakım malzemeleri ve gerekli olan test ve kalibrasyon ekipmanı gibi ayrıntılı bakım gereksinimlerinin yanı sıra önerilen önleyici bilgiler de dahil olmak üzere gerekli belgeleri sağlayabilmesi için kendi hizmet personelinden rehberlik almalıdır.</p>



<p><strong><em>Özel gereksinimler:</em></strong><strong> </strong>Ekipmanın doğru kullanımı için özel gereksinimler tanımlanmalı ve alıcıya iletilmelidir. Bunlara hava veya su soğutması, elektrik gücü, su kalitesi, mekanik yerleşim, radyasyon veya akustik koruma gereksinimleri dahildir, ancak bunlarla sınırlı değildir.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8274dfd3e24c21bd4f9c776ce2eb3922">&#8211;<a><strong>Tıbbi Ekipman Bağışlarının Lojistik Yönetimi</strong></a></h3>



<p>Bağışçılar tarafından tıbbi ekipmanların lojistik yönetimine dair dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır(11):</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bağışçı, bağışlanacak ekipmanı paketlemeden önce, ekipmanın güvenli olduğundan ve üreticinin teknik özellikleri dahilinde çalıştığından emin olmalıdır. Ayrıca tüm aksesuar ve sarf malzemeleri kontrol edilmelidir. Ekipmanın çalışması için gerekli tüm yazılımlar dahil edilmelidir. Varsa slaytlar, kitaplar ve video kasetler gibi eğitim yardımcıları sağlanmalıdır.</li>



<li>Hasta materyali içerebilecek ekipman, paketleme ve nakliye öncesinde uygun şekilde temizlenmelidir. Radyoaktif kaynaklar kaldırılmalı ve özel nakliye konteynırlarında (dışarıda radyoaktif işaretli) uygun şekilde paketlenmelidir. Sıvılar süzülmeli ve kırılgan kısımlar büyük özenle paketlenmelidir.</li>



<li>Bağışlanan ekipmanın, nakliye sırasındaki hasarını en aza indirmek için nakliye yöntemine uygun olarak paketlenmesi gerekmektedir. Yüzey nakliyesi için su geçirmez ambalaj ve tahta sandıklar bir zorunluluktur.</li>



<li>Raf ömrü sınırlı olan malzemeler gerektiğinde ayrıca sevk edilmeli ve alıcı bu durum hakkında bilgilendirilmelidir.</li>



<li>Gönderici, ilgili paketlerin içindeki her şeyi listelemeli ve gönderinin bir bağış olduğunu açıkça belirtmelidir.</li>



<li>Tüm belgelerin, ekipmanı kullanacak ve bakımını yapacak personel tarafından yaygın olarak anlaşılan bir dilde sağlanması gerekmektedir. <strong>Gerekirse çevirileri sağlanmalıdır.</strong> Cihaz kontrollerinin, sayaçların ve etiketlerin aynı dilde olması veya dönüşüm etiketlerinin sağlanması gerekmektedir. En azından çevrilmiş terimlerin bir listesi eklenmelidir.</li>
</ul>



<p>Alıcılar tarafından tıbbi ekipmanların lojistik yönetimine dair dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır(11):</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Gümrük işlemleri alıcının sorumluluğundadır. Özel belgelere ihtiyaç duyulduğunda, alıcının bunu sevkiyattan önce talep etmesi gerekmektedir.</li>



<li>Gönderi alıcıya ulaştığında, alıcının tüm paketleri ve içindekileri hasar açısından incelemeli ve içeriğin sağlam olduğunu ve hiçbir şeyin eksik olmadığını doğrulaması gerekmektedir. Ekipman teknik olarak karmaşıksa, alıcı, hasar riskini azaltmak için ambalajın açılmasını ve doğrulamanın teknik olarak yetkin ve bilgili bir kişi tarafından (gerekirse üreticinin temsilcisi tarafından) yapılmasını sağlamalıdır. Makbuz bağışçıya teyit edilmelidir. Herhangi bir usulsüzlük derhal bağışçıya ve sigorta talepleri için nakliye şirketine bildirilmelidir.</li>



<li>Kurulumun, teknik açıdan yetkin bir kişi tarafından, bağışçıdan alınan talimatlara göre yapılması gerekmektedir. Ekipmanın daha sonra, yeterli eğitime sahip profesyoneller tarafından iyi sağlık bakım teknik hizmetleri uygulamasının normal ilkelerine uygun olarak devreye alınması gerekir.</li>



<li>Ekipman hizmete girdikten sonra alıcının, ekipmanın kalan kullanımını ömrü boyunca güvenli ve etkin bir çalışma koşulunda muhafaza edilmesini sağlamak için bir periyodik muayene, bakım ve kalibrasyon programı dahilinde uygulaması gerekmektedir.</li>
</ul>
</div>



<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>5.Sonuç</strong></h2>



<p>Afetlerde tıbbi ekipman ve ilaç bağışları, afetzedelerin hayatta kalabilirliğini ve esenliğini en temelden etkileyen yardımlardandır. Bu nedenle ilaç ve tıbbi ekipman bağışları için halihazırda bulunan kılavuzlar ve DSÖ yönergeleri yakından takip edilmelidir.</p>



<p>Ulusal veya uluslararası düzeyde acil durum hazırlığının güçlendirilmesi, etkin bir şekilde ilaç ve tıbbi ekipman bağışlarının sağlanmasında önemli bir katkı sağlamaktadır. Alıcının, ihtiyaçlarını belirlemek için bir öncelik listesi oluşturması ve bağışçıların da uygun bir bağış sağlanabilmesi için bu listeye önem göstermesi gerekir.</p>



<p>İlaç bağışlarının kalitesini artırmak için gereksiz ilaç bağışlarından kaçınılmalıdır. <strong>‘Ne kadar çok ilaç bağışlanırsa o kadar iyi olur’ düşüncesi yanlıştır.</strong> Fazladan bağışlanan ilaçlar, durumu zorlaştırarak ikincil bir afet riskine yol açabilir. Bağışlanan tıbbi ekipman ve ilaçların yanında diğer en önemli husus bu bağışların yönetimidir. Bağışlanan malzemeler, doğru kişiye, doğru yerde, doğru zamanda iletilmelidir. Yapılan yardım malzemelerinin organizasyonu, korunması, sınıflandırılması ve depolanması için lojistik faaliyet esasları göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
</div>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Yazar Katkısı: Aylin Günsel, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Balıkesir Afet Koordinasyon Merkezi</p>
</blockquote>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>6.Kaynaklar</strong></h2>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>1. Andrew M, Hitchens J. Volunteers and Donations. In: Ciottone GR, Burkle FM, Al-Ali SF, et al., eds. <em>Ciottone’s Disaster Medicine</em>. Elsevier Inc.; 2023:313-322.</p>



<p class="has-normal-font-size">2. Management Sciences for Health (MSH). Pharmaceutical donations. <em>Manag Access to Med Heal Technol</em>. Published online 2012. https://www.msh.org/sites/msh.org/files/mds3-ch15-donations-mar2012.pdf</p>



<p>3. Dolinskaya I, Besiou M, Guerrero-Garcia S. Humanitarian medical supply chain in disaster response. <em>J Humanit Logist Supply Chain Manag</em>. 2018;8(2):199-226. doi:10.1108/JHLSCM-01-2018-0002</p>



<p>4. PAHO, WHO. Humanitarian assistance in disaster situations : a guide for effective aid. Published online 1999:20.</p>



<p>5. WHO. Safety of Medicines. <em>World Heal Organ Geneva</em>. 2002;2002(2002):20.</p>



<p>6. Govindarajb R, Autier P, Gray R, Nassery HG, Schmets G, Lakshminarayanan R. <em>Drug Donations in Post-Emergency Situations</em>.; 2002. http://documents.worldbank.org/curated/en/2002/06/3424095/drug-donations-post-emergency-situations</p>



<p>7. Health Product Policy and Standards Medicines Selection IP and Affordability. Guidelines for Medicine Donations Revised 2010. <em>WHO Libr Cat Data</em>. Published online 2011. https://www.who.int/publications/i/item/9789241501989</p>



<p>8. Erdal H. İlaç Lojistiği Kapsamında Lojistik Kriterlerin Dematel Yöntemi ile Belirlenmesi : Erzurum İli Örneği İlaç Lojistiği Kapsamında Lojistik Kriterlerin Dematel Yöntemi ile Belirlenmesi : Erzurum İli Örneği. <em>Anadolu Üniveristesi Sos Bilim Derg</em>. 2019;(March):155-166.</p>



<p>9. GHTF. Global Harmonization Task Force Study Group 1: Definition of the Terms ‘Medical Device’ and ‘In Vitro Diagnostic (IVD) Medical Device.’ <em>Force, Study Gr 1 Glob Harmon Task</em>. 2012;(Ivd):6. http://www.imdrf.org/docs/ghtf/final/sg1/technical-docs/ghtf-sg1-n071-2012-definition-of-terms-120516.pdf#search=%22ghtf definition ?Medical Device? 2012%22</p>



<p>10. World Health Organization. <em>WHO Global Model Regulatory Framework for Medical Devices Including in Vitro Diagnostic Medical Devices.</em>; 2017.</p>



<p>11. WHO. Guidelines For Health Care Equipment Donations. <em>World Heal Organ</em>. 2000;(March):1-30.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/afetlerde-ilac-ve-tibbi-ekipman-bagislarinin-yonetimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetlerde Yaralıların Kimliklendirilmesi ve Takibi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/afet/genel/afetlerde-yaralilarin-kimliklendirilmesi-ve-takibi/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/afet/genel/afetlerde-yaralilarin-kimliklendirilmesi-ve-takibi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nimet]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Jun 2024 05:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afet tıbbı]]></category>
		<category><![CDATA[afet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[kimliklendirme]]></category>
		<category><![CDATA[yaralı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/afet/?p=720</guid>

					<description><![CDATA[Bu yazı Koenig and Schultz’s Disaster Medicine temel alınarak hazırlanmıştır. &#8220;Hasta takibi hangi hastanın hangi durumda nereye ya da nerelere götürüleceğini belirlemenin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>                        Bu yazı Koenig and Schultz’s Disaster Medicine temel alınarak hazırlanmıştır.</p>



<div class="wp-block-group is-nowrap is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-ad2f72ca wp-block-group-is-layout-flex">
<p class="has-text-align-center">&#8220;<strong><mark class="has-inline-color has-black-color"><em>Hasta takibi hangi hastanın hangi durumda nereye ya da nerelere götürüleceğini belirlemenin sanatıdır.</em></mark></strong>&#8220;</p>
</div>



<p>Afetler sonrasında yaralıların kimliklendirilmesi ve takibi afet yönetimindeki en büyük zorluklardan biridir. Her boyuttaki olaylar hasta takibi açısından zorluklar yaratır.</p>



<p>Bugüne kadar ki afet raporları, afetler sonrasında ilk hasta sayısının bilindiği durumlarda bile, acil servis personelinin, hastaların nereye nakledildiğini belirlemedeki zorluklar da dahil olmak üzere lojistik zorluklarını belgeliyor.<sup>1</sup></p>



<p>Afet yönetiminde hastaların tedavi ve nakil önceliklerine göre sınıflandırılması (triyajı) ve tek bir tesise aşırı yük bindirilmesini önlemek için birden fazla hastaneye ve çeşitli araç ve kurumlarla (bazen karşılıklı yardım kullanılarak) nakledilmesi hasta takibini zorlaştırmaya katkıda bulunur.<sup>2</sup> Bunun yanı sıra hastaneler de hastaların uygun tedavi olanaklarına sahip diğer tesislere ikincil transferini başlatabilir. Ayrıca ülkeye ve sisteme bağlı olarak birçok hasta, hastane öncesi personel tarafından değerlendirme ve tedavi yapılmadan kendiliğinden olay yerinden ayrılarak hastanelere başvurmaktadır.</p>



<p>Ulaşım ve iletişim altyapısının sağlam kaldığı olaylarda bile, birden fazla yetki alanından bir araya gelerek rutin olmayan faaliyetlere hızlı bir şekilde girişen müdahale ekipleri için zorlu bir ortam olabilir. Bu senaryo aynı zamanda kayıt tutma kalitesini de etkileyecektir. İlgili her kuruluş büyük olasılıkla sunulan bakımı belgelemeye çalışacak olsa da tüm verileri toplayan tek bir kurum olmayabilir. Küçük ölçekli olaylarda da altyapı tahribatı olmasa bile genellikle iletişim kesintileri olabilir, iletişim tamamen kesilebilir. Altyapının tahrip olduğu durumlar, etkili müdahale için daha da büyük engeller oluşturacaktır. Daha çok müdahale ekibinin gelecek olması ek koordinasyon katmanları gerektirecektir.</p>



<p>Afet yöneticileri, tıbbi bakıma ihtiyaç duyan hastaları takip etmenin yanı sıra, yıkım veya yakın tehlikeler nedeniyle evlerini terk edenler ile tahliye edilenleri de takip etmelidir. Çok sayıda barınma alanı olması veya tekrar tekrar yer değiştirme, tahliye edilenlerin takibini daha da zorlaştıracaktır.</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">1.<strong>Afetlerde Yaralıların Kimliklendirilmesini Önemi</strong></h2>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p class="has-text-align-center">&#8220;<strong><em>Her ne kadar zor olsa da hastaların ve tahliye edilenlerin doğru şekilde tanımlanması ve takip edilmesi, Toplu yaralanmalı olaylara ve afetlere etkili müdahalenin vazgeçilmez bir bileşenidir.</em></strong>&#8220;</p>
</div>



<p>Hasta kimliklendirme ve takibinin önemine rağmen bu terimin evrensel olarak kabul edilmiş bir tanımı yoktur. “Takip etme”nin yanı sıra “belgeleme”, “etiketleme”, “kayıt”, “tescil”, “izleme” ve “bilgi yönetimi” gibi birçok terim de kullanılmaktadır.</p>



<p>Hasta kimliklendirme ve takibi, tüm “kurtarma zincirini” kapsar ve başlangıçtan iyileşmeye kadar Toplu yaralanmalı olaylarda veya afet yönetiminin tüm aşamalarında uygulanabilir.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Hastaların takibi aşağıdaki bilgileri içerir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Toplam sayılar</li>



<li>Geçerli konum</li>



<li>Varış yerleri ve</li>



<li>Mevcut triyaj kategorileri de dahil olmak üzere sağlık durumuna ilişkin temel bilgiler.</li>
</ul>
</div>



<p class="has-text-align-center">                 &#8220;<strong><em>Hasta kimliklendirme ve takip sistemi standart tıbbi kayıtların yerini almaz.</em></strong>&#8220;</p>



<p></p>



<p>Afetlerde hasta takibinin önemini güncel bir örnekle anlatacak olursak; Disel ve Arkadaşları tarafından yakın dönemde Amerikan Acil Tıp dergisinde yayınlanan Şubat Depremlerinde Mortaliteyi Etkileyen Faktörler çalışmasının sonuçlarına göre;<sup>3</sup></p>



<ol class="wp-block-list" style="list-style-type:upper-roman">
<li>Acil serviste kimlik tespiti yapılamayan hastaların çoğunlukla Hatay’dan enkaz altından çıkarılıp ambulansla getirilen kırmızı triyaj kodlu kritik bakım hastası olduğu,</li>



<li><em>Hayatta kalmayan grupta kimliklendirilemeyen hastaların oranının hayatta kalan gruptan 3 kat fazla olduğu tespit edilmiştir.</em></li>
</ol>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Depremin yıkımı, çalışmanın odaklandığı alan da dahil olmak üzere 11 Türk iline yayıldı ve geniş kapsamlı bir felaketi vurguladı. Özellikle Adana, Mersin ve Diyarbakır, güçlü sağlık altyapıları ve erişilebilirlikleri ile öne çıktı ve hava, kara ve deniz yoluyla diğer sekiz etkilenen ilden hasta transferleri için kritik noktalar haline geldi.<sup>1</sup> Bu ilk transferler, uzak illere yapılan daha sonraki nakillerden önce erken tedavileri kolaylaştırdı.<sup>2</sup> Çalışmanın metodolojisi, birçok afet bölgesinden gelen hastaların kabulünü içerdiği için afet çalışmalarına epidemiyolojik bir katkı sağlamakta ve özellikle 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine dair içgörüler sunmaktadır. Bu çalışmadan elde edilen özellikle yeni ve endişe verici bir bulgu, kimliği belirsiz hastalarla ilişkili yüksek risklerdir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Enkaz altında kalma</li>



<li>Kırmızı triyaj kodu ile sınıflandırılma</li>



<li>Hemodiyaliz gereksinimi</li>



<li>Acil cerrahi müdahale geçirme</li>



<li>Diğer gruplara kıyasla artan ölüm oranları.<sup>3</sup></li>
</ul>
</div>



<p>Afet bilimi disiplininde, Afetlerde Yaralananları Kimliklendirme süreci, afetlerden sonra yaralanan bireylerin yönetiminde kritik bir bileşen olarak ortaya çıkmaktadır.<sup>4</sup> Bu, acil tıbbi bakımı, sonrasında diyaliz ve cerrahi müdahaleler gibi ileri tedavileri ve transfer sistemlerinin organizasyonunu içerir.<sup>5</sup></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Kimliği belirsiz hastalar sorunu, üç önemli endişeyi gündeme getirir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hasta güvenliğini etkileyen tedavi ve bakım hataları</li>



<li>Mali ve kaynak tahsisi zorlukları</li>



<li>Veri paylaşımı ve sistemler arası uyumluluk zorlukları.<sup>6</sup></li>
</ul>
</div>



<p>Bu sorunlar, bakım verimliliğini, güvenliğini, güvenilirliğini ve kalitesini artıran hasta kimliklendirme yöntemlerindeki ilerlemelerin gerekliliğini vurgular. Koenig, bu ikilemi özetleyerek, bilgi birikiminin uzmanlık alanları ve diller arasında parçalı olduğunu, tanımların farklılaştığını ve hızla gelişen, ancak yeterince test edilmemiş teknolojilerin bulunduğunu belirtir.<sup>7</sup> Bu sınırlamalar göz önüne alındığında, evrensel bir hasta kimliklendirme ve izleme sistemi için bir çözüm önermek imkansızdır. Afetlerde Yaralananları Kimliklendirme alanı geleneksel olarak adli bilimlerin kapsamına girse de, acil servislerde uygulanması, depremler gibi toplu yaralanmalı olayların ardından kritik önem taşır.<sup>8</sup> Disel ve ark., araştırmalarında önemli bir gözlemde bulunarak, kimliği belirsiz hastalar arasında ciddi durumların (enkaz altında kalma, kırmızı triyaj kodu, hemodiyaliz gereksinimi, acil cerrahi müdahale gereksinimi ve ölüm oranları) yaygınlığını not etmişlerdir.<sup>3</sup> Ancak, bu bulgu, kimliği belirsiz hastalar arasında ciddi durumların daha yaygın olup olmadığını veya depremlerin neden olduğu geniş çaplı hasarın hastaların akrabalarını kaybetmesine yol açarak yaralanmalarının ciddiyetini artırıp artırmadığını düşündürmektedir.</p>



<p>Depremlerin ardından, büyük yaralanmalar, binaların çökmesi, toprak kayması hareketleri, sismik aktivite nedeniyle çıkan yangınlar, tsunami dalgalarının taşıdığı enkazın şiddetli etkisi ve tehlikeli kimyasalların salınması gibi çeşitli afet olaylarından kaynaklanır.<sup>9</sup> İleri Travma Yaşam Desteği® (ATLS®) gibi, “araçtaki başka bir yolcunun ölümü” gibi anlatılar, yüksek enerjili araç kazalarının ciddiyetini tanımak için kullanıldığında, bina çöküşlerinin ölçeği ve yaralanma mekanizmalarının ciddiyeti, kimlikleri belirsiz kalan hastaların kimliklendirilmesi için benzer şekilde değerli içgörüler sunabilir.<sup>10</sup></p>



<p>Depremlerden sonra, enkaz altında kalan hastalar genellikle kendi başlarına kaçarlar, akrabaları tarafından kurtarılırlar veya arama kurtarma operasyonlarına bildirilirler. Disel&#8217;in araştırması, kimliği belirsiz kalan hastalar arasında yürüyerek ve ambulansla gelişlerin oldukça düşük olduğunu vurgulamaktadır.<sup>3</sup> Bu da bu kimliği belirsiz bireylerin çoğunun muhtemelen depremin neden olduğu çöküşlerde akrabalarını kaybettiğini göstermektedir. Bu senaryo, bu tür hastaların muhtemelen afet çöküş ve yaralanma bölgelerinden çıktığını, kritik durumda olduklarını ve dolayısıyla diğer hastalara kıyasla daha acil ve yoğun tıbbi bakım ve izleme gerektirdiklerini göstermektedir. Disel ve ark.&#8217;nın çalışmasından elde edilen içgörüler, büyük afetlerin ardından Afetlerde Yaralananları Kimliklendirme süreçlerini ve acil bakım çerçevelerini geliştirmek için multidisipliner iş birliğinin önemini vurgular. Araştırmaları, afet tıbbındaki kritik zorluklara ışık tutmakla kalmaz, aynı zamanda krizler sırasında hasta bakımını ve sonuçlarını iyileştirmeye yönelik gelecekteki önemli araştırmalar için temel oluşturur. Bu alanı ilerletmek, sağlık sistemlerini güçlendirmek için birleşik bir çaba gerektirir, bu sistemlerin afetlerden etkilenen nüfusun karmaşık taleplerini karşılayacak şekilde yetkin olmalarını sağlamak. Bu içgörülerin uygulanabilir stratejilere dönüştürülmesi, afetler karşısında sağlık altyapısının dayanıklılığını ve etkinliğini artırmak için uzmanlık ve kaynakların seferber edilmesi esastır.</p>



<p class="has-text-align-center">&#8220;<strong>Afetlerde yaralıların kimliklendirilmesi; kaynakların doğru ve etkili kullanımı, belirsizliğin etkileri, sağlık tesislerinde iş yükünün yönetimi için hayati bir öneme sahiptir</strong>.&#8221;</p>



<p></p>



<h3 class="wp-block-heading">A.<strong>Kaynakların Doğru ve Etkili Kullanımı</strong></h3>



<p>Gerçek zamanlı bilgi ve bunu etkili bir şekilde iletme yeteneği, afet yönetiminin temel unsurlarıdır. Durumsal farkındalık, hızla gelişen olaylar sırasında gerçek zamanlı karar alma konusunda bilgi sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Sınırlı kaynakların etkili kullanımının, yaralıların yönetimi ve hayatta kalması üzerinde doğrudan etkileri olduğu tıbbi müdahalelerde bu özellikle önemlidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">B.<strong>Belirsizliğin Etkileri</strong></h3>



<p>Aile üyelerinin, akrabaların ve arkadaşların akıbetini bilmemek dayanılmaz olabilir ve gerçek yıkım ve mal kaybından daha fazla kaygı yaratabilir. Yaralanmayan yakınlar, sevdiklerinden birinin mağdurlardan biri olma ihtimalini kavradıkları anda “<em>mağduriyet döngüsü</em>ne” girerler. Afetin etkileri hızla gerçek afet alanının dışına yayılarak toplumsal sıkıntıya neden olabilir.</p>



<p>Uzmanlar belirsizliğin ölüm onayı almaktan daha kötü olabileceğini öne sürüyor.<sup>11</sup> Uygun kimliklendirme ve takip esasına dayanarak derhal bilgi sağlanması etkili aile desteği sağlamak ve toplumsal sıkıntıyı hafifletmek için hayati öneme sahiptir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">C.<strong>Sağlık Tesislerinde İş Yükü</strong></h3>



<p>Yaralanmayan akrabaların şahsen veya telefonla veya başka iletişim araçlarıyla aile üyeleri hakkında bilgi istemesi durumunda sağlık tesislerinin iş yükü artabilir; bu durum hastanelerde iş yükünü arttırır.</p>



<p class="has-text-align-center">           &#8220;<strong><em>Uzmanlar hastane içi hasta takibini geliştirilmesi gereken bir alan olarak tanımlıyor.</em></strong>&#8220;</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">2.<strong><strong>Kimliklendirme Ve Takipte Güncel Durum</strong></strong></h2>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Hasta kimliklendirme ve takibini tanımlamak çeşitli nedenlerden dolayı zordur. Literatür tek bir uzmanlık alanında, hatta dilde toplanamamıştır; yeterince test edilmemiş veya üzerinde çalışılmamıştır, tanım değişkendir ve teknoloji hızla ilerlemektedir. Bu sınırlamalardan dolayı tek bir hasta kimliklendirme ve takip sistemi önerisi mümkün değildir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A</strong>.<strong>Kâğıt Tabanlı Hasta Takip Sistemleri</strong></h3>
</div>



<p>Dijital çağda hasta bakımında ergonomiyi, güvenliği, güvenilirliği, izlenebilirliği ve kaliteyi geliştirecek teknikleri keşfetmek ve kullanmak mantıklıdır. Bununla birlikte, şu anda triyaj ve takip için kullanılan baskın sistemler, kâğıt triyaj etiketlerinin kullanımına dayanmaktadır (<strong><u>Resim 1</u></strong>).</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Kâğıt triyaj etiketleri ve not panoları, arızalanmaması veya pil ya da elektrik gerektirmemesi açısından tartışılmaz bir avantaja sahipken, kâğıt bazlı yöntemler zaman alıcıdır ve insan hatasına açıktır. Elektronik hasta triyaj sistemi (ePTS) ile karşılaştırıldığında kağıt etiketlerin dezavantajları arasında şunlar yer alır: <sup>7,11,12</sup></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kötü hava koşulları ve okunaksız el yazısı, kâğıt sistemlerinin kullanışlılığını azaltabilir.</li>



<li>Kaydedilebilecek bilgi miktarı, alan yetersizliğinden dolayı sınırlıdır. Kayıtlı bilgiler genellikle kötü yapılandırılmıştır.</li>



<li>Duruma ilişkin bir genel bakış sağlamak için triyajlanan ve etiketlenen hastaların manuel sayımı gereklidir.</li>



<li>Kâğıt triyaj etiketleri hastanın dinamik konumu ile ilgili bilgi vermez.</li>



<li>Bazı triyaj etiket sistemleri, triyaj kategorisinde değişikliklere, özellikle de iyileştirmelere kolaylıkla izin vermez. Triyaj, bir süreç olduğundan, yeniden değerlendirmeleri belgeleyecek bir sistem gereklidir.</li>



<li>Tek bir triyaj kategorisi içerisinde birden fazla hastanın önceliklendirilmesi triyaj etiketleri tarafından sağlanmaz.</li>



<li>Yaşamsal belirtilerin izlenmesi ek eylem veya ekipman gerektirir.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="801" height="1024" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/2eb9149ee524346d19c6f2177d7d39d0-801x1024.jpg" alt="" class="wp-image-721" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/2eb9149ee524346d19c6f2177d7d39d0-801x1024.jpg 801w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/2eb9149ee524346d19c6f2177d7d39d0-235x300.jpg 235w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/2eb9149ee524346d19c6f2177d7d39d0-768x981.jpg 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/2eb9149ee524346d19c6f2177d7d39d0-493x630.jpg 493w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/2eb9149ee524346d19c6f2177d7d39d0.jpg 1076w" sizes="(max-width: 801px) 100vw, 801px" /></figure>
</div>



<p><strong>Şekil 1.</strong> T.C. Sağlık Bakanlığı Olay Yeri Triyaj Kartı</p>
</div>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kâğıt etiketler nispeten ucuz olmasına rağmen güncel versiyonlarını sürdürmek maliyetlidir; ayrıca triyaj etiketleri değişiklik gösterir. Standartlaştırılmamıştır, bu da eğitimi ve birlikte çalışabilirliği zorlaştırır.</li>



<li>Hastanın taşınması sırasında veriler kaybolabilir.</li>



<li>Etiketlerdeki bilgiler güvenli değildir ve istenmeden ifşa edilebilir, dolayısıyla hasta mahremiyetini koruma hakları ihlal edilebilir.</li>



<li>Kâğıt etiketler kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) olaylarda sorunludur; kişisel koruyucu ekipman (KKE) giyerken tamamlanması zordur. Bunlar genellikle ıslak dekontaminasyona dayanacak kadar dayanıklı değildir.</li>
</ul>



<p>Beklenildiği gibi, kağıt ve elektronik sistemler arasındaki doğrudan karşılaştırmalar genellikle ePTS&#8217;nin izleme ve yerelleştirme açısından avantajlarını ortaya çıkarıyor.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>ePTS veri yakalama ve güvenlik özellikleri genellikle en az geleneksel kağıt tabanlı sistemler kadar iyi ve güvenilir olarak tanımlanır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><em>WIISARD</em> (Wireless Internet Information System for Medical Response in Disasters)<sup>13</sup></li>



<li><em>DIORAMA</em> (Dynamic Informatıon Collection and Resource Tracking Architecture) – tahliye süresinde ortalama %30&#8217;luk bir azalma bulunmuştur.<sup>14</sup></li>



<li><em>AID-N</em> (Advanced Health and Disaster Aid Network) – sistemin belirli bir süre içinde önceliklendirilebilecek hasta sayısını üç katına çıkardığı gösterilmiştir.<sup>15</sup></li>
</ul>
</div>



<p>Düzgün tasarlanmış bilgisayarlı bir sistem, veri yakalamayı geliştirebilir ve hataları azaltabilir. Yaralıların sayısı ve durumu veya triyaj sınıflandırması ile ilgili bilgilere hızlı erişim, karar vermeyi kolaylaştırır. Tatbikatlarda uygulandığında ePTS, kâğıt etiketlere kıyasla daha objektif veriler ve daha kapsamlı olay yeniden yapılandırması sağlayarak değerlendirme fırsatlarını geliştirmiştir.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="696" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/ed3ff21d399a0e175705ace7a24b2b71-1024x696.jpg" alt="" class="wp-image-722" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/ed3ff21d399a0e175705ace7a24b2b71-1024x696.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/ed3ff21d399a0e175705ace7a24b2b71-300x204.jpg 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/ed3ff21d399a0e175705ace7a24b2b71-768x522.jpg 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/ed3ff21d399a0e175705ace7a24b2b71-927x630.jpg 927w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/ed3ff21d399a0e175705ace7a24b2b71.jpg 1385w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Şekil </strong><strong>2</strong><strong>.</strong>Topluluk Yanıt Sisteminin Hasta Takip Modülü</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="786" height="1024" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/f27c573c1647852a4e7c5434c22530c5-786x1024.jpg" alt="" class="wp-image-723" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/f27c573c1647852a4e7c5434c22530c5-786x1024.jpg 786w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/f27c573c1647852a4e7c5434c22530c5-230x300.jpg 230w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/f27c573c1647852a4e7c5434c22530c5-768x1001.jpg 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/f27c573c1647852a4e7c5434c22530c5-1178x1536.jpg 1178w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/f27c573c1647852a4e7c5434c22530c5-483x630.jpg 483w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/f27c573c1647852a4e7c5434c22530c5.jpg 1387w" sizes="(max-width: 786px) 100vw, 786px" /></figure>



<p><strong>Şekil </strong><strong>3</strong><strong>.</strong> Triyaj etiketlerini okuyabilen el cihazlarıyla veri toplanması, lokal bir bilgisayara verilerin toplanması, kullanıcılara gönderilmesi<strong></strong></p>
</div>



<h3 class="wp-block-heading">B.<strong>Hasta Etiketleme Çözümleri</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>B.1. Özgün Tanımlayıcılar</strong></h4>



<p>Her kayıtlı kişiye özgün bir tanımlayıcı atanması gerekir. Geliştiriciler, hastaya özel verilere (örneğin doğum tarihi, isim ve cinsiyet) dayalı olarak bu tür tanımlayıcıların oluşturulmasını önerdiler.<sup>7</sup> Ancak çoğu sistem, kağıt triyaj etiketlerine atanan numaralara benzer, konuma özel alfanümerik numaralandırmayı kullanır.</p>



<p>Takip sistemlerinde kullanılan numaralandırma hastane kayıt sistemlerine uygun olmalıdır. Sistem en azından kimlik numarasına bağlanabilmelidir. Sağlık hizmetlerinde veya kayıt almada kullanılan diğer numaralandırma sistemleriyle birlikte kullanılabilir olmalıdır. Standartlaştırılmış etiketleme, hastaneler arası transferlerde verimliliği basitleştirecek ve kolaylaştıracaktır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>B.2. Barkodlar</strong></h4>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Kâğıt triyaj etiketlerini ePTS&#8217;ye yükseltmenin en basit yollarından biri olabilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><em>Etiketleri barkodla değiştirmek</em></li>



<li><em>Müdahale ekiplerine barkod tarama ve veri girişi için el cihazları sağlamak</em></li>



<li><em>Bu cihazları kablosuz bir ağ aracılığıyla merkezi bir yere bağlamak için veri depolama ve görüntüleme ünitesi</em></li>
</ol>
</div>



<p>Marres ve arkadaşları ise 2002 ile 2004 yılları arasında Hollanda&#8217;da Victim Tracking and Tracing System (<em>ViTTS)</em> geliştirdiler.<sup>16</sup> ViTTS, özgün bir kimlik numarasına bağlanan bir barkoda sahip triyaj etiketlerini kullanıyor. Sağlık çalışanları afet nedenli yaralanan hasta ile karşılaştıklarında barkodu olay yerindeki yerel ağa bağlı el tipi bir cihazla tarar. İlk müdahale eden ambulans personeli, güvenli, yüksek kapasiteli bir veri sistemi oluşturan mobil erişim yönlendiricisiyle donatılmış bir kablosuz ağ oluşturur. Veriler girildiği anda tüm yetkili kullanıcılar tarafından görüntülenebilir. Mağdurun kimliği öğrenildiğinde barkod numarası sosyal sigorta numarasıyla eşleştirilebilir.</p>



<p>Bir diğer modelde ise saha cihazları kullanılarak basılan ve zorlu çevre koşullarına dayanıklı barkod etiketlerinin kullanılması önerildi.<sup>17</sup> Bu çıkartmalar sadece triyaj etiketine değil aynı zamanda hastanın vücuduna ve eşyalarına da yapıştırılabilir. Bir olay meydana gelmeden önce triyaj etiketlerine çıkartmalar yapıştırmak başka bir seçenektir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>B.3. Radyo Frekansı Tanımlama (RFID)</strong></h4>



<p>RFID teknolojisi tıp sektörü için yeni değildir.<sup>17</sup> Hasta güvenliğini (hasta kimliklendirme, ilaç güvenliği veya cerrahi süreç yönetimi dahil) ve hastane verimliliğini (malzeme ve ekipmanı takip ederek) artırmak için birçok amaç için kullanılmıştır. Bir RFID sistemi tipik olarak bir etiket, bir okuyucu ve bilgisayar gibi bir veri işleme ekipmanından oluşur. Pasif RFID etiketleri yalnızca çok az miktarda veri depolar ve okuyucudan yayılan enerjiyle çalışır; menzilleri yaklaşık bir metreyle sınırlıdır. Aktif RFID etiketleri bir bataryaya sahiptir ve sürekli olarak sinyal gönderip alır. Çok miktarda veri depolayabilir, birkaç yıllık ömre sahip olabilir ve 100 metreye kadar mesafelerden okunabilir.</p>



<p>RFID teknolojisini kullanan bir ePTS prototipi, <em>Dynamic Information Collection and Resource Tracking Arcitecture</em> – <em>DIORAMA’</em>dır. Olay mahallindeki her hasta, kâğıt etiketlerle aynı şekilde, hastanın yaralanmasının ciddiyetini (kırmızı, sarı, yeşil ve siyah) gösteren bir DIORAMA elektronik etiketi (<em>D-tag</em>) ile etiketlenir. Ayrıca her acil müdahale görevlisi ve kaynak aynı zamanda bir DIORAMA etiketiyle donatılmıştır. Tüm bu aktif bileklik RFID etiketleri, bilgileri kablosuz bir ağ aracılığıyla bir sunucuya iletir. Hastalar için zaman damgalı bu bilgiler, yaralanmanın ciddiyetini ve mevcut konumu içerir. Bu bilgi aktarımı, mağdur veya personel müdahalesi olmadan otomatik olarak gerçekleştirilir. Müdahale ekipleri okuyucuları taşıyabilir veya yaralı toplama noktaları gibi belirli yerlere konumlandırabilir. 100 metreye kadar menzilleri vardır. Bu cihazların tatbikatlarda başarılı olduğu kanıtlanmış olsa da yazarlar, bileklik cihazlarının masrafı, boyutu ve karmaşıklığının, bunların büyük ölçekli bir olayda tüm mağdurları izlemek için yeterli sayıda dağıtılmasının kullanışsız hale gelebileceğini kabul ediyorlar. &nbsp;Diğer RFID tabanlı prototip sistemleri arasında Almanya&#8217;daki <em>SOGRO</em> (<em>Sofortrettung Großunfall</em>) ve Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ndeki <em>WIISARD</em> (<em>Wireless Internet Information System for Medical Response in Disasters</em>) bulunmaktadır.<sup>18</sup> WIISARD&#8217;ın geliştiricileri, barkodlar yerine RFID teknolojisini benimsemiştir; çünkü barkod okuyucu performansı, aydınlatma yetersizse önemli ölçüde bozulur. İskandinav ülkelerinde araştırmacılar, entegre RFID okuyuculu cep telefonlarını saha terminalleri olarak kullanan başka bir RFID tabanlı ePTS prototipi geliştirdiler.</p>



<p>Amerika Birleşik Devletleri ordusu, kitlesel bir yaralanma durumunda hastanedeki kaynakların yönetimini geliştirmek için <em>MASCAL</em> adı verilen entegre bir yazılım-donanım sistemi geliştirdi.<sup>19</sup> MASCAL; hastaları, ekipmanı ve personeli takip etmek için aktif RFID etiketleri kullanır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>B.4. Akıllı Etiketler</strong></h4>



<p>WIISARD RFID sistemi, izleme ve konum için sinyal aktarımına ek olarak, sinyal ışıklarını kullanarak mağdurun triyaj durumunu kolayca görülebilecek bir şekilde görüntüler. Bu cihazlar öncelikle KBRN ortamlarında kullanılabilecek şekilde tasarlanmıştır ve bu nedenle suya dayanıklıdır, böylece hasta dekontaminasyona uğrasa bile çalışmaya devam ederler. Bu akıllı triyaj etiketleri oksijen saturasyonu gibi seçilen vital bulguları otomatik olarak kaydeder; yani etiket aynı zamanda elektronik bir tıbbi cihaz olarak da kayıt alır.</p>



<p>Yine bir prototip olan Trauma Patient Tracking System (<em>TPTS)</em>, tüm hastalara konumlarını sürekli bildiren bir cihaz sağlıyor. Kablosuz bir ağ üzerinden bir baz istasyonuna bağlanır. Menzil dışına çıktığında, etiket kendi konum geçmişini kaydedebilir ve daha sonra bağlantı tekrar sağlandığında bu verileri sunucuya yükleyebilir.<sup>20</sup></p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>B.5. Giyilebilir Sensörler</strong></h4>



<p>Diğer bir girişim ise ePTS&#8217;nin (lokalizasyon veya izleme işleviyle) giyilebilir vital bulgu sensörleriyle birleşimidir. Bu strateji, yeniden değerlendirmenin yapılabilmesi için müdahale edenleri hastanın durumundaki herhangi bir bozulma konusunda uyarır. CodeBlue projesinde kablosuz bir pulse oksimetre ve kablosuz iki uçlu EKG; kalp atış hızını , oksijen saturasyonunu (SpO2) ve EKG verilerini toplayan ve bu verileri kısa menzilli (100 metre) bir kablosuz ağ üzerinden ileten bir sensör modülü ile birleştirildi.<sup>21</sup></p>



<p>Araştırmacılar, Advanced Health and Disaster Aid Network &#8211; <em>AID-N</em> için prototip elektronik triyaj etiketleri geliştirdiler.<sup>22</sup></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Bu etiketlerin işlevleri:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Triyaj durum ekranı (renkli ışıklarla)</li>



<li>Yaşamsal belirti izleme</li>



<li>Konum izleme</li>



<li>Alarm sinyali verme</li>
</ul>
</div>



<p class="has-text-align-center">&#8220;<strong><em>Bahsedilen prototiplerin hiçbiri rutin uygulamaya geçmemiştir. Yüzlerce veya binlerce giyilebilir sensörden oluşan böyle bir sistemi hayata geçirmenin maliyeti çok yüksek olabilir.</em></strong>&#8220;</p>



<p></p>



<h3 class="wp-block-heading">C. <strong>ePTS İşlevleri ve Sınırlayıcı Koşullar</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>C.1. Veri girişi</strong></h4>



<p>Sisteme ilk kez hasta verileri, tıbbi bakımla ilk temasta girilebilir. Özgün hasta tanımlayıcıyı (kâğıt etiketler, barkod bileklikler veya herhangi bir ePTS) atamak için kullanılan teknolojiden bağımsız olarak, etiketin kendisine veya ePTS ağına bağlı el tipi cihaza manuel veri girişi gereklidir. Veri girişi zaman alıcı olduğundan yeterli insan kaynağının ayrılması gerekmektedir. Acil durum müdahale ekiplerinin veri girmek için zaman harcamak yerine hastalara bakım yapmayı tercih ettikleri gösterildiğinden bu zorlayıcı olabilir.<sup>23</sup> Müdahale ekipleri, ilk hasta değerlendirmesinde yer almayan gönüllülerin kullanılması gibi çözümleri düşünmelidir.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h4 class="wp-block-heading"><strong>C.2. Farklı Konumlarda Veri Girişi</strong></h4>



<p>Yeni bir hastayı kaydetmek için veri girişi gereklilikleri mümkün olduğunca basit tutulmalıdır. Sistem, daha sonraki bir zamanda, daha fazla kaynak mevcut olduğunda verilerin değiştirilmesine izin vermelidir.<sup>24</sup> ePTS, kimlik bilgileri eksik olan hastaları da (örneğin, “bilinmeyen erkek, yaklaşık 40 yaşında”) dahil etme kapasitesine sahip olmalıdır.</p>
</div>



<p>Verimli ePTS, birden fazla noktadan ve birden fazla kullanıcıdan veri girişine izin vermelidir. Yeni bilgiler eklendikçe geçmiş veriler korunmalı, sistem veri tabanını gereksiz yere genişletecek verilerin tekrarlanmasını otomatik olarak sınırlandıracak şekilde tasarlanmalıdır. Aynı hastanın farklı konumlarda farklı kimlik numaralarıyla kayıtlı olması halinde, birden fazla kaydın bulunması ve birleştirilmesi için etkili bir süreç bulunmalıdır.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h4 class="wp-block-heading"><strong>C.3. Veriler</strong></h4>



<p>ePTS için minimum veri seti için çeşitli öneriler yayınlanmıştır.</p>
</div>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Temel veriler: <sup>24</sup></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Triyaj etiketi numarası veya adı (varsa)</li>



<li>Cinsiyeti</li>



<li>Doğum tarihi veya yaş</li>



<li>Mevcut konum ve transfer hedefi</li>



<li>Triyaj kategorisi</li>



<li>Başlangıç durumu/ana şikâyet</li>
</ul>
</div>
</div>



<p>Sistem başlangıç konumunu yakalamalı ve aynı zamanda takibini yapabilmek için zaman damgalı çoklu veri alımı yapmalıdır.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Ek bilgi veri alanı:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Daha ayrıntılı tıbbi ve tedavi bilgileri</li>



<li>Ek kişisel bilgiler (tam ad, iletişim bilgileri veya telefon numarası, en güncel adres veya ev posta kodu, sosyal güvenlik numarası veya eşdeğeri dahil)</li>



<li>Bilgi paylaşımı için hasta izni</li>
</ul>
</div>



<p>Bazı yazarlar göz rengi, doğum lekeleri, dövmeler ve yara izleri gibi bireyin ayırt edici özelliklerinin de hesaba katılmasını önermektedir.<sup>25</sup></p>



<p>Teknolojik olanaklar genişledikçe, personelin görevi çok az eğitimle veya hiç eğitim almadan ve minimum sürede gerçekleştirebilmesi için veri girişi gerekliliklerini mümkün olduğunca basit tutmak önemlidir.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h4 class="wp-block-heading"><strong>C.4. Dahil Edilme Kriterleri</strong></h4>



<p>Planlayıcılar, ePTS&#8217;nin yalnızca hastane öncesi hizmet sağlayıcılar tarafından nakledilen hastaları mı içereceğini yoksa kendi kendine tahliye edilen hastaları da içermesi gerekip gerekmediğini açıklığa kavuşturmalıdır.<sup>26</sup> İdeal olarak, birden fazla yetki alanını kapsayan bir olaya karışan ve tıbbi yardım arayan veya başka bir şekilde yardıma ihtiyacı olan (örn. tahliye ile) herhangi bir kişi veri tabanına kaydedilmelidir. Dahil edilmesi gereken gruplar:</p>
</div>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hastane öncesi sistem aracılığıyla bir hastaneye veya başka bir tıbbi tedavi merkezine nakledilenler</li>



<li>Felaketin doğrudan veya dolaylı sonucu olan hastalıklar/yaralanmalar/tıbbi durumlar nedeniyle hastaneye kaldırılmış olanlar</li>



<li>Saha tedavi alanında bakım alanlar</li>



<li>Tahliye edilenler (kendi kendine veya yardımla)</li>



<li>Başka bir sağlık tesisine nakledilenler</li>



<li>Hayatını kaybedenler</li>
</ul>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h4 class="wp-block-heading"><strong>C.5. Veri Görüntüleme ve Sunum</strong></h4>



<p>Veri toplamanın ve iletmenin amacı, uygun yerde uygun formatı sunmaktır. Veriler hem bireyler hem de yetkili kişilerin kullanımına sunulmalıdır. Hem bireysel düzeyde (örneğin hastanelerin hasta kabulü için) hem toplu düzeyde (örneğin komuta merkezleri için) ulaşılabilir olmalıdır.<sup>16,24</sup></p>
</div>



<p>İdeal bir veri sunum portalı şunları sağlamalı:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Birden fazla olay için birden fazla lokasyondaki birden fazla hastanın gerçek ve eş zamanlı olarak izlenmesi</li>



<li>Birden fazla parametreye sahip aramaların oluşturulması</li>



<li>Erişimin yalnızca yetkili kişiler için düzenlenmesi</li>



<li>Diğer yetkili kuruluş veya kurumların gerektirdiği tüm formatlarda verilerin dışa aktarımı</li>



<li>Komuta merkezlerinde kullanılan karar destek sistemlerine uygun girdilerin sağlanması</li>
</ul>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h4 class="wp-block-heading"><strong>C.6. Veri Güvenliği</strong></h4>



<p>Veri güvenliği, bilgisayarlara, veri tabanlarına ve web sitelerine yetkisiz erişimi önlemek ve verileri kaybolmaya veya bozulmaya karşı korumaya yönelik önlemleri ifade eder. ePTS, hastanın gizliliğini sağlamalıdır.<sup>24</sup></p>
</div>



<p>Merkezi sunucuların ve veri erişim portallarının korunmasına ek olarak aşağıdaki hususlar da dikkate alınmalıdır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ağ güvenliği</li>



<li>Diğer veri iletim teknolojileri için koruma</li>



<li>El cihazlarının kaybolması veya çalınması durumunda verilerin korunması</li>



<li>Yolsuzluğa karşı veri koruması</li>
</ul>
</div>



<p>Güvenlik gereksinimlerinin kullanım kolaylığıyla dengelenmesi gerekir.</p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h4 class="wp-block-heading"><strong>C.7. Tehlikeli Ortamlarda Sistem Kullanılabilirliği</strong></h4>



<p>KBRN olaylarında kullanılmak üzere hasta etiketleri ve elde taşınan kayıt cihazlarının suya ve patlamaya dayanıklı olacak şekilde kapsüllenmesi gerekmektedir. KKE giyerken herhangi bir cihazı kullanmak (ve herhangi bir alarmı duymak) mümkün olmalıdır. WIISARD gibi bazı elektronik izleme sistemleri bu tür durumlar için özel olarak geliştirilmiştir. <sup>27</sup></p>



<p></p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading">D. <strong>ePTS&#8217;nin Teknik Bileşenleri</strong></h3>



<p>ePTS için birincil gereksinimler şunlardır:<sup>28</sup>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Verileri toplamak, bir cihaza girmek ve merkezi bir sunucuya iletmek</li>



<li>Toplanan verileri bir web portal aracılığıyla görüntülemek, toplamak ve dağıtmak</li>
</ol>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Literatürde açıklanan hasta takip sistemlerinin çevresel bileşenleri şunları içerir:<sup>28</sup></p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Hastaya eklenen özgün bir tanımlayıcı içeren etiket; ya tanımlayıcı makine tarafından okunabilirdir (örneğin bir barkod) ya da etiket verileri bir okuyucuya iletir (örneğin RFID yoluyla); etiket ek işlevlere (örneğin görüntüleme, kayıt) sahip olabilir ya da hatta vital bulguları izleyebilir.</li>



<li>Etiketleme teknolojisi ile zaman damgalı veri girişine izin veren ve merkezi sunucuya bağlanan bir veri tabanı arasında ara yüz sağlayan bir saha veri aracı. Bu amaçla kullanılan cihazlar şunları içerir:
<ul class="wp-block-list">
<li>El cihazları</li>



<li>Dayanıklı dizüstü ve/veya tablet kişisel bilgisayarlar</li>



<li>Dağıtım hizmetlerinde kullanılan el terminalleri</li>
</ul>
</li>



<li>Saha veri araçlarının bilgileri merkezi bir veri tabanına iletmesini sağlayan iletişim teknolojisi.</li>
</ol>
</div>



<p>Pek çok sistem ve prototip, Wi-Fi ağları gibi kamuya açık altyapıların varlığına dayanıyor ancak bu tür kablosuz erişim her yerde bulunmuyor ve felaketlerde kesintiye uğramaya eğilimli. Bu potansiyel başarısızlık nedenini azaltmak için, bazı çalışma grupları kendi ağ standartlarını oluşturmuş veya uydu telefonları veya GPRS dahil olmak üzere çoklu iletim teknolojilerini kullanmışlardır.</p>
</div>



<p class="has-text-align-center">           &#8220;<em><strong>İnternete bağımlı herhangi bir uygulama yalnızca bağlandığı ağ kadar güçlü ve güvenilirdir.</strong></em>&#8220;</p>



<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h3 class="wp-block-heading">E. <strong>Lokalizasyon Teknolojileri</strong></h3>



<p>Modern cihazlar yerleşik GPS&#8217;e sahip olduğundan dış alanlar için zorluk aşılmış olsa da<sup>29</sup> binaların içinde lokalizasyon bir zorluk olmaya devam etmektedir<sup>30</sup>; bazı yaklaşımlar GPS&#8217;i iç mekân takibi için diğer sistemlerle birleştirmeyi öneriyor.<sup>15</sup> RFID tabanlı sistemlerde, konum bilgisi, RFID etiketlerinin alınan sinyal gücü kullanılarak sinyal üçgenlemesinden elde edilebilir. <sup>19,31</sup></p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>Teknolojinin hangi sistemlerin uygulamaya konacağını belirlemesine izin vermek yerine, hasta takibinin amacı dikkatle düşünülmelidir. Her hastaya ucuz, makine tarafından okunabilen bir bileklik takmak ve bilekliğin en son tarandığı kurtarma zincirindeki konumdan hastanın konumunu çıkarmak yeterli olabilir (örn. ambulans yükleme alanı veya hedef hastane).</p>



<h3 class="wp-block-heading">F. <strong>ePTS için Yönetimsel Sorunlar</strong><sup>28,32</sup></h3>



<p>Hasta takibinin standart bir tanımı yoktur. Bu nedenle ilk dikkat edilmesi gereken ePTS&#8217;nin asıl amacının tanımlanmasıdır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><em>Olay yönetimi; triyaj dokümantasyonu, hasta takibi, tahliye edilenlerin takibi, aile birleşimi mi, yoksa bunların birden fazlasının bir kombinasyonu mu?</em></li>



<li><em>Sistem her türlü afet ve MCI&#8217;da mı yoksa sadece KBRN gibi özel tehditlerde mi kullanılacak?</em></li>



<li><em>Bilgi paylaşımının amaçlanan organizasyonel düzeyi nedir? Sistem belediye, ilçe, il, veya ulusal düzeyde, hatta uluslararası bilgi alışverişi için mi kullanılacak?</em></li>



<li><em>Verileri kimin sağlaması amaçlanıyor? Acil durum müdahale ekiplerinden veri toplanırsa ve sistem günlük operasyonlarda kullanılabilirse sonuçlar daha iyi olabilir. Kullanım kolaylığı, veri girişi görevinin gönüllülere veya eğitimsiz personele atanması fırsatını kolaylaştıracaktır.</em></li>



<li><em>Verilere istenmeyen erişim nasıl engellenecek?</em></li>



<li><em>Toplanan ve bir araya getirilen verileri kimin kullanması amaçlanıyor? Veri erişim portalının kullanımı sıradan bir web sitesi kadar kolay olmalıdır. Toplanan bilgi miktarının, kullanıma özel veri güncelleme aralığı ihtiyaçlarıyla dengelenmesi gerekir.</em></li>



<li><em>Yeni ePTS&#8217;yi mevcut kayıt sistemlerine veya yönetici veri tabanlarına bağlamak için hangi arayüzler gereklidir?</em></li>



<li><em>Güç kaynağına, iletişim altyapısına erişim sağlanamadığında, lojistik destek ulaşmadığında, kötü hava koşullarında sistem ne kadar düzgün işleyecek?</em></li>



<li><em>Yasal ve düzenleyici gereklilikler nelerdir? (örn, hasta mahremiyeti kuralları)</em></li>



<li><em>Bütçe kısıtlamaları nelerdir? Ekipmanların, eğitimlerin ve bu durumun sürdürülebilirliğinin maliyeti nedir?</em></li>
</ul>
</div>
</div>



<p><strong><em><u>Kaynaklar:</u></em></strong></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>1.Yılmaz S, Karakayali O, Yilmaz S, et al. Emergency Medicine Association of Turkey Disaster Committee Summary of Field Observations of February 6th Kahramanmaraş Earthquakes. <em>Prehospital Disaster Med</em>. 2023;38(3):415-418. doi:10.1017/S1049023X23000523</p>



<p>2.Yilmaz S. Transportation model utilized in the first week following the Kahramanmaraş earthquakes in Turkey &#8211; transport health centers. <em>Scand J Trauma Resusc Emerg Med</em>. 2023;31(1):40. doi:10.1186/s13049-023-01108-7</p>



<p>3.Disel NR, Taskin O, Daglioglu G, et al. Factors affecting the mortality of February earthquakes victims in Türkiye. <em>Am J Emerg Med</em>. 2024;77:115-120. doi:10.1016/j.ajem.2023.12.017</p>



<p>4.Yilmaz S, Tatliparmak AC, Ak R. The importance of disaster victim identification in the management of injured people in the emergency department. <em>Am J Emerg Med</em>. 2024;81:151-152. doi:10.1016/j.ajem.2024.03.029</p>



<p>5.Özel M, Altintaş M, Tatliparmak AC, Yilmaz S, Ak R. The role of Mangled Extremity Severity Score in amputation triage in a transport health facility with catastrophic earthquake admissions. <em>Injury</em>. Published online August 18, 2023:111003. doi:10.1016/j.injury.2023.111003</p>



<p>6.Riplinger L, Piera-Jiménez J, Dooling JP. Patient Identification Techniques – Approaches, Implications, and Findings. <em>Yearb Med Inform</em>. 2020;29(1):81-86. doi:10.1055/s-0040-1701984</p>



<p>7.Koenig KL, Schultz CH. <em>Koenig and Schultz’s Disaster Medicine: Comprehensive Principles and Practices</em>. Cambridge University Press; 2010.</p>



<p>8.Dutta SR, Singh P, Passi D, Varghese D, Sharma S. The Role of Dentistry in Disaster Management and Victim Identification: An Overview of Challenges in Indo-Nepal Scenario. <em>J Maxillofac Oral Surg</em>. 2016;15(4):442-448. doi:10.1007/s12663-016-0896-4</p>



<p>9.Mavrouli M, Mavroulis S, Lekkas E, Tsakris A. The Impact of Earthquakes on Public Health: A Narrative Review of Infectious Diseases in the Post-Disaster Period Aiming to Disaster Risk Reduction. <em>Microorganisms</em>. 2023;11(2):419. doi:10.3390/microorganisms11020419</p>



<p>10.Cummings P, Rivara F. Car Occupant Death According to the Restraint Use of Other Occupants: A Matched Cohort Study. <em>JAMA J Am Med Assoc</em>. 2004;291:343-349. doi:10.1001/jama.291.3.343</p>



<p>11.Pate BL. Identifying and Tracking Disaster Victims: State-of-the-Art Technology Review. <em>Fam Community Health</em>. 2008;31(1):23-34.</p>



<p>12.Massey T, Gao T, Welsh M, Sharp JH, Sarrafzadeh M. The Design of a Decentralized Electronic Triage System. <em>AMIA Annu Symp Proc</em>. 2006;2006:544-548. Accessed June 13, 2024. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1839501/</p>



<p>13.CodeBlue: An Ad Hoc Sensor Network Infrastructure for Emergency Medical Care. Accessed June 13, 2024. https://dash.harvard.edu/handle/1/3191012</p>



<p>14.Lenert L, Chan TC, Griswold W, et al. Wireless Internet Information System for Medical Response in Disasters (WIISARD). <em>AMIA Annu Symp Proc</em>. 2006;2006:1192. Accessed June 13, 2024. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1839464/</p>



<p>15.Ganz A, Yu X, Schafer J, et al. DIORAMA: dynamic information collection and resource tracking architecture. <em>Annu Int Conf IEEE Eng Med Biol Soc IEEE Eng Med Biol Soc Annu Int Conf</em>. 2010;2010:386-389. doi:10.1109/IEMBS.2010.5628007</p>



<p>16.Tia Gao  null, Massey T, Selavo L, et al. The advanced health and disaster aid network: a light-weight wireless medical system for triage. <em>IEEE Trans Biomed Circuits Syst</em>. 2007;1(3):203-216. doi:10.1109/TBCAS.2007.910901</p>



<p>17.Marres G, Taal L, Bemelman M, Bouman J, Leenen L. Online Victim Tracking and Tracing System (ViTTS) for Major Incident Casualties. <em>Prehospital Disaster Med</em>. 2013;28:1-9. doi:10.1017/S1049023X13003567</p>



<p>18.RFID vs Barcode for Asset Tracking. Accessed June 13, 2024. https://www.brady.eu/intelligent-manufacturing/rfid-vs-barcode</p>



<p>19.Electronics | Free Full-Text | Identifying the Potential of RFID in Disaster Healthcare: An International Delphi Study. Accessed June 13, 2024. https://www.mdpi.com/2079-9292/10/21/2621</p>



<p>20.Fry EA, Lenert LA. MASCAL: RFID Tracking of Patients, Staff and Equipment to Enhance Hospital Response to Mass Casualty Events. <em>AMIA Annu Symp Proc</em>. 2005;2005:261-265. Accessed June 13, 2024. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1560691/</p>



<p>21.Maltz J, C Ng T, Li D, et al. The Trauma Patient Tracking System: implementing a wireless monitoring infrastructure for emergency response. <em>Conf Proc Annu Int Conf IEEE Eng Med Biol Soc IEEE Eng Med Biol Soc Annu Conf</em>. 2005;2005:2441-2446. doi:10.1109/IEMBS.2005.1616962</p>



<p>22.Wireless Heart Rate and Oxygen Saturation Monitor. Accessed June 13, 2024. https://www.researchgate.net/publication/326904759_Wireless_Heart_Rate_and_Oxygen_Saturation_Monitor</p>



<p>23.Park JY. Real-Time Monitoring Electronic Triage Tag System for Improving Survival Rate in Disaster-Induced Mass Casualty Incidents. <em>Healthcare</em>. 2021;9(7):877. doi:10.3390/healthcare9070877</p>



<p>24.Callaway DW, Peabody CR, Hoffman A, et al. Disaster mobile health technology: lessons from Haiti. <em>Prehospital Disaster Med</em>. 2012;27(2):148-152. doi:10.1017/S1049023X12000441</p>



<p>25.Recommendations for a National Mass Patient and Evacuee Movement, Regulating, and Tracking System. Accessed June 13, 2024. https://archive.ahrq.gov/prep/natlsystem/</p>



<p>26.Blake N, Stevenson K. Reunification: keeping families together in crisis. <em>J Trauma</em>. 2009;67(2 Suppl):S147-151. doi:10.1097/TA.0b013e3181af0c13</p>



<p>27.Hamilton J. Automated MCI patient tracking: managing mass casualty chaos via the Internet. <em>JEMS J Emerg Med Serv</em>. 2003;28(4):52-56.</p>



<p>28.Lenert LA, Kirsh D, Griswold WG, et al. Design and evaluation of a wireless electronic health records system for field care in mass casualty settings. <em>J Am Med Inform Assoc JAMIA</em>. 2011;18(6):842-852. doi:10.1136/amiajnl-2011-000229</p>



<p>29.Andreas Ziegler. Patient Identification and Tracking. In: Koenig KL, Schultz CH, eds. <em>Koenig and Schultz’s Disaster Medicine: Comprehensive Principles and Practice</em>. Second edition. Cambridge University Press; 2015:450-462.</p>



<p>30.Demers G, Kahn C, Johansson P, et al. Secure scalable disaster electronic medical record and tracking system. <em>Prehospital Disaster Med</em>. 2013;28(5):498-501. doi:10.1017/S1049023X13008686</p>



<p>31.Chan TC, Killeen J, Griswold W, Lenert L. Information technology and emergency medical care during disasters. <em>Acad Emerg Med Off J Soc Acad Emerg Med</em>. 2004;11(11):1229-1236. doi:10.1197/j.aem.2004.08.018</p>



<p>32.Ganz A, Xunyi Yu, Schafer J, et al. DIORAMA: Dynamic information collection and resource tracking architecture. In: <em>2010 Annual International Conference of the IEEE Engineering in Medicine and Biology</em>. IEEE; 2010:386-389. doi:10.1109/IEMBS.2010.5628007</p>



<p>33.Charles Stewart MKS. Patient-Tracking Systems in Disasters. In: Ciottone GR, ed. <em>Disaster Medicine</em>. Second edition. Elsevier; 2016:344-350.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/afet/genel/afetlerde-yaralilarin-kimliklendirilmesi-ve-takibi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet Lojistiği: İyi Yönetim İyi Kaynaklar İyi Personel</title>
		<link>https://tatd.org.tr/afet/genel/afet-lojistigi-iyi-yonetim-iyi-kaynaklar-iyi-personel/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/afet/genel/afet-lojistigi-iyi-yonetim-iyi-kaynaklar-iyi-personel/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa YAZICIOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jun 2024 05:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Lojistiği]]></category>
		<category><![CDATA[afet tıbbı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/afet/?p=705</guid>

					<description><![CDATA[Kısaltmalar: 1.Giriş: Şehrinizdeki acil durum sisteminin tıbbi saha direktörüsünüz. Bulunduğunuz şehir merkezinde deprem oldu, ilçeler ve köylerin de etkilendiğini haber aldınız. Gelen&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p><strong>Kısaltmalar:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li class="has-small-font-size"><strong>AFAD</strong>: Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı</li>



<li class="has-small-font-size"><strong>EM-DAT</strong>: Acil Durum Olayları Veri Tabanı</li>



<li class="has-small-font-size"><strong>OCHA</strong>: Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi</li>



<li class="has-small-font-size"><strong>UNISDR</strong>: United Nations Office for Disaster Risk Reduction (Birleşmiş Milletler Afet Riski Azaltma Ofisi)</li>



<li class="has-small-font-size"><strong>TAMP</strong>: Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu</li>



<li class="has-small-font-size"><strong>INFORM</strong>: Avrupa Komisyonu Risk Yönetimi Endeksi</li>



<li class="has-small-font-size"><strong>UMKE</strong>: Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri</li>



<li class="has-small-font-size"><strong>EMT</strong>: Emergency Medical Teams (Acil Sağlık Ekipleri)</li>
</ul>
</div>
</div></div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading">1.<strong>Giriş:</strong> </h2>



<p>Şehrinizdeki acil durum sisteminin tıbbi saha direktörüsünüz. Bulunduğunuz şehir merkezinde deprem oldu, ilçeler ve köylerin de etkilendiğini haber aldınız. Gelen ilk haberlere göre, yüzlerce binanın yıkıldığını, devlet hastanesinin hizmet veremez hale geldiğini öğrendiniz. Olası bir afette hastane binası olarak kullanabileceğiniz kamu binalarını önceden planlamış mıydınız? Tüm nüfusa hizmet verecek büyüklükte ve donanımda çadırlardan oluşan sahra hastaneniz olduğu için bina gereksiniminiz yok mu? Hastanede çalışan sağlık personelinin büyük bir kısmı afetzede olduğu için, hangi çevre illerden personel desteği geleceğini daha önce planlamış mıydınız? Hastane dışında çalışan sağlık personeli bakım hizmeti vermek için yeterli olduğu için dışardan gelecek personele ihtiyacınız yok mu? Tıbbi ilaç ve tıbbi malzeme ihtiyacı mevcut depolardaki stok ile karşılanabilecek mi? Malzeme desteği için hangi kurumlarla görüşeceksiniz? İl afet koordinatörü ile görüşerek eksiklerinizi tamamlayabilecek misiniz? Şehrin iki önemli karayolu da hasar gördüğü için ilk saatlerde çevre illerden karayolu ile destek gelemeyeceğini öğrendiniz, çevre illerden destek gelebilmesi için havayolu ulaşımına ihtiyacınız var. Mekanik ventilatörler ve diyaliz cihazları gibi önemli ama büyük hacimli malzemeleri helikopterlerle nasıl ulaştıracaksınız. Elektrik şebekesinde ve telefon altyapısında da hasar var. Enerji ve haberleşme için alternatif planlarınız var mı, çevre illerden destek mi bekleyeceksiniz? Yol, enerji, haberleşme, su ve gıda temini, geçici barınaklar, tıbbi bakımın dışında konular bunlarla da mı ben ilgileneceğim, diyebilir misiniz? Bu şehrin afet planı yok mu?</p>
</div>



<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading">2.<strong>Lojistik: </strong></h2>



<p>Lojistik, kelime kökeni olarak mantık ve hesap kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Bir ürünün, (müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak için) üretim noktasından tüketim noktasına ulaşımına kadar verimli bir şekilde hareket etmesini sağlayan mekanizmanın adıdır. Lojistik, doğru ürünün minimum maliyetlerle doğru yer ve zamanda optimum tedarik zinciri içerisinde gerçekleştirilen tüm hareketlerini (imalat hariç) kapsamaktadır. Lojistik kavramı, ülkemizde daha çok taşımacılık ve depolama kavramlarıyla bilinir. Bunun en önemli nedeni ise; lojistik faaliyetlerin içerisinde en önemli faaliyetin taşımacılık olması ve önceden Türkiye’de lojistik hizmetlerini nakliyecilik yapan firmaların gerçekleştiriyor olmasıdır.<sup>1</sup>Lojistik, madde ve malzeme akışını ve depolanmasını, üretimdeki stokları, tamamlanan mamulleri, bunlarla ilişkili hizmetleri ve bilgileri, müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, üretim noktasından tüketim noktasına planlayan, uygulayan ve etkinliği kontrol eden bir süreçtir.<sup>2</sup></p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="694" height="1024" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/bdc217b04bb0abc909cd8f2ece39eeea-694x1024.png" alt="" class="wp-image-706" style="width:390px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/bdc217b04bb0abc909cd8f2ece39eeea-694x1024.png 694w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/bdc217b04bb0abc909cd8f2ece39eeea-203x300.png 203w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/bdc217b04bb0abc909cd8f2ece39eeea-768x1133.png 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/bdc217b04bb0abc909cd8f2ece39eeea-427x630.png 427w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/bdc217b04bb0abc909cd8f2ece39eeea.png 934w" sizes="(max-width: 694px) 100vw, 694px" /></figure>



<p><strong>Fotoğraf 1.</strong> Kaynak AFAD</p>
</div>



<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading">3.<strong>Güncel Afet Verileri: </strong></h2>



<p>Acil Durum Olayları Veri Tabanı (EM-DAT) 2023 yılında doğal afetlerle ilgili toplam 399 afet kaydetti. Bu olaylar 86.473 ölümle sonuçlandı ve 93,1 milyon insanı etkiledi. Ekonomik kayıplar 202,7 milyar ABD dolarını buldu. 2023 yılında Türkiye ve Suriye’ de yaşanan deprem, 56.683 ölüm ve 42,9 milyar ABD doları değerindeki hasarla, ölüm ve ekonomik hasar açısından yılın en yıkıcı olayı oldu. Bu deprem, her iki ülkede toplam 18 milyon insanı etkileyerek etkilenen bireyler açısından en etkili ikinci olay oldu. Endonezya’da 2023’ de yaşanan kuraklık Haziran&#8217;dan Eylül’e kadar 18,8 milyon insanı etkiledi. <sup>3</sup>Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA)’ya göre, Uluslararası insani yardım kuruluşları, 2011 ile 2020 arasında katlanarak artan bir yardım ihtiyaç talebi ile karşılaştı, yardım için hedeflenen insan sayısı bu sürede 59 milyon arttı, yalnızca 2020-2022’ de ise 74 milyon daha arttı. İklim değişikliği, çatışma, ekonomik kriz, eşitsizlik ve pandemiler yeni sorunlar olmasa da yardım ihtiyacını arttırıcı etkenlerin yoğunlaşması, önümüzdeki on yıl boyunca insani yardım operasyonlarının daha karmaşık hale geleceğini gösteriyor. Tüm bu sorunlar etkileşimleri öngörülemeyen ve artan ölçüde geri dönülmez hale gelen yollarla birbirleriyle etkileşiyorlar.<sup> 4 </sup>Geçmişten günümüze yaşanan depremler istatistiksel açıdan değerlendirildiğinde; Türkiye’de ortalama olarak beş yılda bir geniş çapta can ve mal kaybına neden olan büyük bir depremin yaşandığı görülmektedir. Bu depremler nedeniyle yılda ortalama olarak yaklaşık 1.000 kişinin hayatını kaybettiği ve 2.100 kişinin de yaralandığı; yine ortalama 7 binden fazla binanın depremler nedeniyle yıkıldığı ya da ağır derecede hasar gördüğü raporlanmıştır.<sup>5</sup></p>
</div>



<p>6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye saati ile 04:17&#8217;de ve 13:24’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7.7 ve 7.6 büyüklüklerinde iki deprem meydana gelmiştir. 20 Şubat 2023 tarihinde de Türkiye saati ile 20:04&#8217;te merkez üssü Hatay Yayladağı olan 6.4 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Yaşanan depremler sonucunda 48 binden fazla insan hayatını kaybetmiş, yarım milyondan fazla bina hasar görmüş, iletişim ve enerji alt yapısı zarar görmüş ve önemli maddi kayıplar oluşmuştur.<sup>6</sup><strong></strong></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="894" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/4420558b6d07046c02bdfe73650979a2-1024x894.png" alt="" class="wp-image-707" style="width:612px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/4420558b6d07046c02bdfe73650979a2-1024x894.png 1024w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/4420558b6d07046c02bdfe73650979a2-300x262.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/4420558b6d07046c02bdfe73650979a2-768x670.png 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/4420558b6d07046c02bdfe73650979a2-722x630.png 722w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/4420558b6d07046c02bdfe73650979a2.png 1352w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Fotoğraf 2.</strong> Kaynak: AFAD</p>
</div>



<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading"><strong>4.Afet Yönetimi: </strong></h2>



<p>UNISDR (United Nations Office for Disaster Risk Reduction) 2004 yılında yayınladığı raporunda&nbsp; ilk kez, afet riskinin azaltılması için, önleme, azaltma ve hazırlık ilkelerini tanımlamıştır.<sup>7 </sup>Uluslararası Afet Risklerini Azaltma Çerçevesinin 2005’te kabul edilmesiyle birlikte, devletlerin, bu terimlerin program ve kurum geliştirme, operasyonlar, araştırma, eğitim müfredatı ve kamu bilgilendirme programlarında kullanılmak üzere geniş çapta uygulanması için güncellenmesini talep ettiği belirtilmiştir. Terimler, yasal nitelikte olmasa da yönetim üzerinde önemli etki oluşturmayı amaçlamıştır. 2009&#8217;da yenilenen terimler, 2017&#8217;de tekrar güncellenmiştir. Güncellenmiş terimlerde, önleme, mevcut ve yeni afet risklerinden kaçınma faaliyetleri ve önlemleri olarak tanımlanmıştır. Azaltma, tehlikeli bir olayın olumsuz etkilerini azaltma veya en aza indirme olarak tanımlanmıştır. Hazırlık, hükümetler, sivil toplum kuruluşları, toplumlar ve bireyler tarafından etkili bir şekilde beklenen, yakın veya mevcut afetlerin etkilerine yanıt vermek ve yeniden iyileşmek için geliştirilen bilgi ve kapasite olarak tanımlanmıştır.<sup>8 </sup>Kurumlar arası eşgüdümü sağlamak, yetki karmaşasını ortadan kaldırmak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti afet yönetim sisteminde ve teşkilatında 2009 yılında değişikliğe gidilmiştir. Bu çerçevede Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) 29.05.2009 5902 sayılı Kanun’la kurulmuştur. AFAD önleme, azaltma ve hazırlık terimlerinin yer aldığı “bütünleşik afet yönetimi” anlayışını benimsediğini yayınladığı raporlarında belirtmektedir (<strong>Şekil 1.).</strong></p>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="726" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/87a87c32dec3d6a3e5130831de5f1049-1024x726.png" alt="" class="wp-image-708" style="width:486px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/87a87c32dec3d6a3e5130831de5f1049-1024x726.png 1024w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/87a87c32dec3d6a3e5130831de5f1049-300x213.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/87a87c32dec3d6a3e5130831de5f1049-768x545.png 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/87a87c32dec3d6a3e5130831de5f1049-1536x1089.png 1536w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/87a87c32dec3d6a3e5130831de5f1049-888x630.png 888w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/87a87c32dec3d6a3e5130831de5f1049.png 1740w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Şekil 1.&nbsp; Bütünleşik afet döngüsü (Kaynak AFAD)</strong></p>
</div>



<p>AFAD’ın yayınladığı istatistik yıllığında Avrupa komisyonu Risk Yönetimi Endeksi (INFORM) raporu sonuçlarına göre Türkiye’yi; tehlike ve maruz kalma bakımından çok yüksek riskli; buna karşın zarar görebilirlikte orta ve baş etme kapasitesi bakımından düşük riskli bir ülke olarak nitelendirmenin doğru olacağı yorumu yapılmıştır.<sup>9</sup><sup> </sup>2011 yılında Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu (TAMP) kurulmuştur. Platformla, afet ve acil durumlara ilişkin ülke düzeyinde tehlikelerin önlenmesi, toplumun afetlere duyarlılığının artırılması, risk azaltma çalışmalarının sürekliliğinin sağlanması, risk azaltmanın her düzeyde plan, politika ve programlara entegrasyonun sağlanması amaçlanmıştır. Platform, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, özel sektör, medya temsilcilerinden oluşan 73 kişilik üst düzey üyeden oluşmaktadır. TAMP, tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tâbi, gönüllü sosyal hizmet kuruluşu olan Kızılay’a beslenme ve kan temini hizmetlerinin ana sorumluluğunu vermiştir. Barınma, insani yardım, sağlık gibi diğer alanlarda da bu kurum destek kuruluş niteliğindedir.&nbsp;Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) 1999 yılında Kocaeli depreminden sonra, kurtarılan insanlara sahada tıbbi bakım hizmetine başlanabilmesi amacıyla kurulmuştur. Afet sonrası sahra hastaneleri kurabilen, ekipman ve sağlık personeli sağlayan UMKE, Dünya Sağlık Örgütünün Acil Sağlık Ekibi (EMT) Tip 2 standartlarına kabul edilmiştir.</p>



<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading">5.<strong>Dayanıklılık: </strong></h2>



<p>Dayanıklılık, İngilizce “resilience” kelimesinden çevrilmiştir. “Resilience” kelimesi ise bir maddenin büküldükten, gerildikten sonra ilk şekline geri dönmesi anlamına gelir. Afet alanında dayanıklılık kavramının ilk kullanımı, Timmerman tarafından &#8220;Kırılganlık, Dayanıklılık ve Toplumun Çöküşü&#8221; başlıklı makalede iklim değişikliği ele alınarak yapıldı. Bu yazıda, bir toplum, birikmiş stoklara veya rezervlere sahipse, altyapı tasarımında yedek kapasite bulunuyorsa, kaynakları, ulaşımı, teknolojisi ve afetlerin etkileriyle mücadele etmek için birikmiş zenginliği varsa, daha etkili bir şekilde toparlanabileceğine değinildi.<sup>10 </sup></p>
</div>



<p>Dayanıklılık, bir toplumun afetlerden ve şiddet ve ekonomik durgunluklar gibi diğer sorunlardan iyileşme kapasitesi ve gelecekteki olumsuz olaylara daha iyi dayanabilecek şekilde güçlenme kapasitesi olarak tanımlanabilir. Kaynakların sınırlı olduğu göz önüne alındığında, acil durum sonrası yardım gelene kadar toplumların kendi başlarına kalabileceği ve bu nedenle acil durumdan önce dayanıklılık inşa etmesi gerektiği daha iyi anlaşılmaktadır. Dayanıklılık ayrıca, bir acil durum sonrasında uzun kurtarma sürelerini azaltma yeteneği açısından kritik önemdedir, aksi halde ulusal ve yerel düzeyde önemli ölçüde zaman ve kaynak gerekebilir. Toplum dayanıklılığının afetin stresine dayanma ve azaltma yeteneği olarak tanımlandığına dair genel bir fikir birliği olmasına rağmen, kesin dayanıklılık inşa süreci konusunda daha az netlik bulunmaktadır. Başka bir deyişle, değiştirilebilecek bileşenler veya toplumların daha hızlı iyileşmesini sağlayan eylemlerin hangileri olduğu konusunda sınırlı bilgiye sahibiz.<sup>11</sup>Dayanıklılık, yalnızca afetlerin anlık etkilerinden kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda gelecekteki olaylar için hazırlık düzeyini artıracak şekilde yeniden inşa etmeyi de içerir. Bu, altyapıyı yeniden kurmak, etkilenen bireylere ve topluluklara destek sağlamak, gelecekteki benzer afet riskini azaltacak önlemleri uygulamak anlamına gelir. Dayanıklı toplumlar, değişen koşullara uyum sağlayabilir, bu zorlukların etkilerini hafifletebilir ve altta yatan sorunları ele almak için yenilikçi çözümler bulabilir.</p>



<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<h2 class="wp-block-heading">6.<strong>Hastaneler: </strong></h2>



<p>Acil servisler, bir afette hastaların erken yönetiminde kritik rol oynar. Acil Servis personeli eğitim ve tatbikatlar yoluyla bu zorluğa karşı hazır olmalıdır. Sağlık sistemindeki rolü gereği, acil servis afetlere yanıtta öncü konumdadır. Son 20 yılda dünya çapındaki sosyal huzursuzluk, savaş ve iklim değişikliği gibi felaketlerin artışı, uzmanlık alanının bilgi birikimini, hazırlığını ve kitlesel yaralanmalara yanıtını geliştirme ihtiyacını artırmıştır. Acil servis çalışanları, değişen iş yüklerine ve ani artışlara hızlı bir şekilde uyum sağlamaya alışkındır. Bu esneklik, kitlesel yaralanma olaylarına uyum sağlama sürecinin, diğer uzmanlık alanlarına göre daha az dramatik hale gelmesini sağlar.<sup>12 </sup>Afet dışı zamanlarda, hastanelerimizin mevcut yatak kapasitesinin yeterli olmaması, acil muayene ve tedavisi yapılan, yatarak tedavi edilmesi gereken hastaların acilden yoğun bakım ve servislere yatırılarak tedavisinin başlanmasında gecikmeye yol açmaktadır <strong>(Tablo 1, Şekil 2, Şekil 3)</strong>. Bu durum acil servis kalabalıklığının da önemli nedenlerinden biridir.</p>
</div>



<ul class="wp-block-list">
<li>Halihazırda yetersiz olan yatak sayımızı, afet olduğunda nasıl arttıracağız?</li>



<li>Elektif cerrahi operasyonları iptal ederek, normal zamanda taburcu etmeyeceğimiz ama durumu çok ciddi olmayan hastaları taburcu ederek istediğimiz kadar yatak elde edebilir miyiz?</li>
</ul>



<p>Kalabalık acil servislerde, afet sahalarında çalışmış tecrübeli acil hekimleri kaos ile karşılaştıklarında doğaçlama çözümler üretme konusunda deneyimli olsalar da hasta bakı alanı ve ekipman yetersizliklerinin hasta bakım kalitesini azaltacağı aşikardır. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca depremden 6 ay sonra basına verdiği açıklamada Hatay Eğitim Araştırma Hastane binası ile ilgili olarak ‘’ 2016&#8217;da açılan bu binanın yıkılacağını ve aynı yere hastane yapılmayacağını söyledi, nedenini ise yeri doğru değil. Bu bina kullanılamaz. Yıkılması gerekiyor. Zemini sıkıntılı. Yeni bir riskli durum oluşturmak istemiyoruz” diyerek açıkladı. Stratejik öneme sahip hastane binalarının önce doğru zemine, depreme dayanıklı inşa etmemiz gerektiğini, yedeğin de yedeğinin olması gerektiğini, yaşadığımız kötü deneyimle öğrendik. Beş yılda bir büyük afet ile karşılaşan bir ülkenin önemli ölçüde yedek kapasite ihtiyacı vardır. Önce büyük depremleri düşünerek farklı afet türlerine uygun senaryolar oluşturarak afetlerde acil servis kapasitesi, servis yatağı, yoğun bakım ünitesi yatağı, tıbbi ekipman ve sarf malzemesi ihtiyaçlarını mümkün olduğunca yerel imkanlarla karşılayacak şekilde planlamalıyız.</p>



<p>Mehmet Şükrü Sever Van Depremi sonrası yazdığı makalesinde , pek çok faktöre bağlı olarak değişkenlik göstermesine rağmen, genelde depremlerde ölü/yaralı oranının 1/3 oranında gerçekleştiğini, ezilme sendromunun tüm yaralıların %2 ile %5’inde ortaya çıktığını, Marmara, Bingöl ve Van depremlerinin rakamlarının bu oranlar ile kaba bir benzerlik gösterdiğini,&nbsp; bundan sonra oluşacak depremlerde bu rakamların geçerli olacağını öngördüğünü ve&nbsp; lojistik yönden personel ve malzeme teminini bu rakamlara göre planlanmaya devam edeceğini belirtmiştir.<sup>13</sup>Nepal, standartları düşük binalara ve altyapıya sahip ve depremlere karşı en savunmasız ülkelerden biridir. 2015 yılında Nepal, Richter ölçeğine göre 7.8 ve 7.3 büyüklüğünde iki deprem yaşadı. Toplamda, yaklaşık 9,000 kişi hayatını kaybetti, 22,000 kişi yaralandı ve 2,000,000 kişi evsiz kaldı. Etkilenen bölgelerdeki sağlık tesislerinin yaklaşık %90&#8217;ı yıkıldı veya ciddi şekilde hasar gördü. İşlevsel olan sağlık tesisleri aşırı yüklendi ve tıbbi malzeme kıtlığı yaşandı. Sonuç olarak, felaketten etkilenen bölgelerde sağlık hizmeti gereksinimlerine yanıt verme yeteneği zayıfladı.<sup>14</sup><sup><br></sup></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p><strong>Tablo 1. </strong>Dallara Göre Hastane ve Yatak Sayıları, 2022</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="752" height="563" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/e66ffbdd0f55b22d891262363709306d-1.png" alt="" class="wp-image-711" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/e66ffbdd0f55b22d891262363709306d-1.png 752w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/e66ffbdd0f55b22d891262363709306d-1-300x225.png 300w" sizes="(max-width: 752px) 100vw, 752px" /></figure>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="762" height="442" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/cf137e2e64769ab856d5f54d9229b675.png" alt="" class="wp-image-712" style="width:762px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/cf137e2e64769ab856d5f54d9229b675.png 762w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/cf137e2e64769ab856d5f54d9229b675-300x174.png 300w" sizes="(max-width: 762px) 100vw, 762px" /></figure>



<p><strong>Şekil 2. </strong>10.000 kişiye düşen hastane yatağının uluslararası Karşılaştırılması, 2021 </p>
</div>



<p></p>
</div>
</div>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="908" height="241" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/c2469e5f1b67c5b586c89a009fb71400-1.png" alt="" class="wp-image-714" style="width:843px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/c2469e5f1b67c5b586c89a009fb71400-1.png 908w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/c2469e5f1b67c5b586c89a009fb71400-1-300x80.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/06/c2469e5f1b67c5b586c89a009fb71400-1-768x204.png 768w" sizes="(max-width: 908px) 100vw, 908px" /></figure>



<p><strong>Şekil 3. </strong>Türkiye ve Sektörlere Göre Yoğun Bakım Yatak Sayıları ve Dağılımı, (%) 2022 </p>



<p><strong><br></strong></p>
</div>



<h2 class="wp-block-heading">7.<strong>Strateji: </strong></h2>



<p>Wassenhove&#8217;a<sup>15</sup> göre, planlama stratejisi beş kritik unsuru içerir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>İnsan kaynakları dağıtımı; afet durumunda koordinasyon ve müdahaleyi yönetecek ve yapacak kişilerin seçimi ve eğitimi</li>



<li>Bilgi yönetimi; önceki olaylar hakkında bilgiyi depolama, kodlama ve kullanma, böylece önleme ve destek stratejilerini geliştirme,</li>



<li>Operasyon yönetimi; yardım toplama merkezlerinin ve barınakların konumu, destek kaynakları için dağıtım rotaları ve çeşitli senaryolar altında tahliye rotaları,</li>



<li>Mali kaynaklar; yardım operasyonlarını dağıtmak için parasal kaynakların tahsisi</li>



<li>İş birliği; afet durumunda çeşitli aktörleri (hükümet, özel kuruluşlar, STK&#8217;lar ve toplum) tanımlamak ve katılımcılar arasında insani lojistik çabasını koordine etmek.</li>
</ol>



<p>&nbsp;</p>
</div>
</div>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-center"><strong>Yazarın Son Sözü: </strong></h2>



<p class="has-text-align-center"><em>Farklı tipte afetlere göre hazırlanmış senaryolara dayanan, önceden ciddi tatbikatları yapılmış afet operasyon ve yeniden iyileştirme planları yapmalıyız. <strong> </strong>Afetlerde dayanıklılığımızı arttırmak için gereken kapasite artışlarını gerçekleştirmeliyiz. Önce büyük depremleri düşünerek farklı afet türlerine uygun senaryolar oluşturarak afetlerde acil servis kapasitesi, servis yatağı, yoğun bakım ünitesi yatağı, tıbbi ekipman ve sarf malzemesi ihtiyaçlarını mümkün olduğunca yerel imkanlarla karşılayacak şekilde planlamalıyız.<strong> </strong>Daha önce yaşadığımız afetlerde yaptığımız hataları, düzeltilmesi gereken eksiklerimizi konuşmalı ve tartışmalıyız. Ancak bu şekilde aynı hataları yapmamızı engelleyebiliriz.</em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynaklar:</h2>



<ol class="wp-block-list">
<li>Türkiye Ekonomisinde Lojistik Logistics In The Turkish Economy, İbrahim Halil OĞUZ, Demet OĞUZ, Uluslararası İşletme ve Ekonomi Çalışmaları Dergisi Yıl: 2019, Cilt: 1, Sayı: 2</li>



<li>Demir, V. (2008). Lojistik yönetim sisteminde maliyet hesaplaması. Nobel Yayıncılık:İstanbul</li>



<li>Centre for Research on the Epidemiology of Disasters (CRED)</li>



<li>OCHA&#8217;s Strategic Plan 2023-2026: Transforming Humanitarian Coordination</li>



<li>AFAD 2011 Van Depremi Raporu</li>



<li>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Raporu 2024</li>



<li>UNISDR , Living with Risk:&nbsp;A Global Review of Disaster Reduction Initiatives , vol. II:&nbsp;Annexes ( Geneva :&nbsp; UN , 2004 )</li>



<li>Aronsson-Storrier, (2019) Exploring the foundations: the principles of prevention, mitigation, and preparedness in international law, role of international law in disaster risk reduction. In: Samuel, K. L. H., Aronsson-Storrier, The Cambridge Handbook of Disaster Risk Reduction and International Law. Cambridge University Press.</li>



<li>Türkiye’de Afet Yönetimi ve Doğa Kaynaklı Afet İstatistikleri AFAD 2018</li>



<li>Vulnerability. Resilience and the collapse of society: A review of models and possible climatic applications. Peter Timmerman, Environmental Monograph No. 1, Institute for Environmental Studies, University of Toronto, 1981</li>



<li>Chandra, A.; Acosta, J.; Howard, S.; Uscher-Pines, L.; Williams, M.; Yeung, D.; Garnett, J.; Meredith, L.S. Building community resilience to disasters: A way forward to enhance national health security.&nbsp;Rand Health Q.&nbsp;2011</li>



<li>Ciottone’s Disaster Medicine; Gregory R Ciottone; Third Edition 2024</li>



<li>Van Depremi’nin Ardından: Yine Yeniden Deprem Once More &#8211; Still Another Disaster: The Van Earthquake Mehmet Şükrü Sever Rümeyza Kazancıoğlu Turk Neph Dial Transpl 2012; 21</li>



<li>Impact of 2015 earthquakes on a local hospital in Nepal: A prospective hospital-based study Samita Giri, et al. Published: February 2, 2018,</li>



<li>Van-Wassenhove LN (2006) Humanitarian aid logistics: supply chain management in high gear. J Oper Res Soc 57(5):475–489. https://doi.org/10.1057</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/afet/genel/afet-lojistigi-iyi-yonetim-iyi-kaynaklar-iyi-personel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HASTANE ÖNCESİNDE AFET YÖNETİMİ</title>
		<link>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/hastane-oncesinde-afet-yonetimi/</link>
					<comments>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/hastane-oncesinde-afet-yonetimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TURHAN SOFUOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2024 05:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[hastane öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/afet/?p=642</guid>

					<description><![CDATA[Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin günümüzdeki tanımı, acil hastalık ve yaralanma hallerinde, konusunda özel eğitim almış ekipler tarafından, tıbbi araç ve gereç&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin günümüzdeki tanımı, acil hastalık ve yaralanma hallerinde, konusunda özel eğitim almış ekipler tarafından, tıbbi araç ve gereç desteği ile, olay yerinde ve hastaneye nakil sırasında verilen tüm sağlık hizmetlerini kapsamaktadır. (1) Bu amaçla ülke düzeyinde organize olmuş acil çağrıların karşılandığı, değerlendirildiği ve ekiplerin yönetildiği merkezler, iletişim araçları, özel eğitim görmüş ekipler, olay yerine en kısa sürede tıbbi müdahalede bulunmak üzere konuşlanmış kara, hava ve deniz sağlık araçları (ambulanslar), bunlarla ilgili yasal düzenlemeler ve eğitim programları bir ülkedeki hastane öncesi acil sağlık sisteminin temelini oluşturur.</p>



<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Afeti “İnsanlar için can ve mal kayıplarına neden olan toplumu fiziksel, psikolojik ve ekonomik yönleriyle etkileyen ve yerel imkanlar ile baş edilemeyen her türlü doğa veya insan kaynaklı olaylar” şeklinde tanımlanmıştır. (2)</p>



<p>Afetlerde Sağlık Hizmetleri ise afetlere ve acil durumlara hazırlıklı olmak, afet ve acil durum oluştuktan sonra hızlı ve doğru müdahale ile, ölüm, yaralanma ve sakatlıkların önlenmesi, hasta ve yaralıların tedavisi, ikincil hastalıkların önlenmesi, olağan halk sağlığı hizmetlerine en kısa sürede dönülmesi, bozulan sağlık hizmetleri alt yapısının düzeltilmesi ile ilgili tüm sağlık kurum ve kuruluşlarınca yapılan çalışmaları olarak tanımlanmaktadır. (3)</p>



<p>Halen Sağlık Bakanlığı bünyesinde Sağlık Bakan Yardımcısına bağlı olarak görev yapan Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ülkedeki acil durum ve afetlerde sağlık hizmetlerinden birinci derecede sorumludur. Genel Müdüre bağlı 6 farklı Daire Başkanlığı bulunmaktadır (Şekil 1). Genel Müdürlüğün başlıca görevleri; afetlerde ve acil durumlarda ülke genelinde sağlık hizmetlerini planlamak ve yürütmek, hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine ait birimleri kurmak ve işletmek, gerektiğinde hastane acil servisleri ile entegre etmek, ilgili birimlerin faaliyetlerini izlemek, değerlendirmek, hasta nakil ve sevk koordinasyonunu sağlamaktır. Bunların yanında toplumun ilk yardım bilgi ve becerisinin geliştirilmesi ve hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personel için gerekli eğitim programlarının hazırlanması görevi de vardır. (4)</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="457" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/39227afbe64448dedffc24edda2cdee8-1024x457.jpg" alt="" class="wp-image-644" style="width:840px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/39227afbe64448dedffc24edda2cdee8-1024x457.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/39227afbe64448dedffc24edda2cdee8-300x134.jpg 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/39227afbe64448dedffc24edda2cdee8-768x343.jpg 768w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/39227afbe64448dedffc24edda2cdee8-1200x536.jpg 1200w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/39227afbe64448dedffc24edda2cdee8.jpg 1239w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>                                     Şekil 1: Sağlık Bakanlığı ASH Genel Müdürlüğü Organizasyonu (5)</p>



<p>Genel Müdürlüğün, afetlere yönelik Ulusal Medikal Kurtarma Ekiplerinin (UMKE) kurulması, yönlendirilmesi, afet bölgesinde seyyar hastanelerin kurulması, personel ve lojistik desteğin sağlanması, KBRN (Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer Tehditler) olaylarına müdahale, ilkyardım, KBRN ve HAP (Hastane Afet ve Acil Durum Planı) eğitimlerinin planlanması yanında hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personel için gerekli eğitim programlarının hazırlanması görevleri vardır. (6)</p>



<p>İllerde acil durum ve afetlerde sağlık hizmetleri, İl Sağlık Müdürlükleri bünyesinde yürütülmektedir. İl Sağlık Müdürüne bağlı Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Başkanlığı ve İl Ambulans Servisi Başhekimliği birimleri bulunmaktadır. İl Ambulans Servisi Başhekimliği, 112 Ambulans Servisinin yasa ve yönetmelikler çerçevesinde işleyişinden birinci derece sorumlu olup, servisin nüfusa ve çağrı sayısına göre yeterli sayıda istasyon, ambulans, malzeme ve personel ile hizmet verebilmesi için idari, eğitim, insan kaynakları, mali ve bilgi işlemden sorumlu başhekim yardımcıları ile birlikte görev yapmaktadır. İl Ambulans Servisi Başhekimliği bu görevlerini şu ana birimler ile birlikte yürütür: 112 Acil Çağrı Merkezi ve ambulans istasyonları. (1)&nbsp;</p>



<p>Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre ambulanslar, ulaşım şekillerine göre kara, hava ve deniz ambulansları (Şekil 2,3,4,5); kara ambulansları da kullanım amaçlarına göre acil yardım ambulansı, hasta nakil ambulansı, yoğun bakım ambulansı ve özel donanımlı ambulanslar olarak sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma, ambulansların içinde bulunan personel yapısı, tıbbi ekipman ve teçhizata göre yapılmaktadır. (7)  </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="199" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-6.png" alt="" class="wp-image-651" style="width:345px;height:auto" /></figure>



<p>Resim 1: Kara Ambulansı&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="353" height="199" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-7.png" alt="" class="wp-image-652" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-7.png 353w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-7-300x169.png 300w" sizes="(max-width: 353px) 100vw, 353px" /></figure>



<p>Resim 2: Hava ambulansı (Helikopter)</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="276" height="179" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-8.png" alt="" class="wp-image-653" style="width:358px;height:auto" /></figure>



<p>Resim 3: Deniz Ambulansı&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="305" height="179" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-9.png" alt="" class="wp-image-654" style="width:363px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-9.png 305w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-9-300x176.png 300w" sizes="(max-width: 305px) 100vw, 305px" /></figure>



<p>Resim 4: Hava Ambulansı (Uçak)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>AFETLERDE SAĞLIK YÖNETİMİ</strong></h2>



<p>Afetleri biz genel olarak doğa ve insan kaynaklı olarak ikiye ayırıyoruz. Afetlere müdahale şekilleri her ikisinde de benzerlikler taşımakla birlikte, personel yetenekleri, kullanılan malzeme ve araçlar, müdahale şekilleri ve süresi bakımından farklılıklar olmaktadır. Doğa ve insan kaynaklı afetlerin her ikisinde de ilk 24-48 saat ve günlerde yaralıların kurtarılması, erken tedavi ve tahliye hayat kurtarıcı iken şekil ve süre olarak farklı yaklaşımlar olabilir. Buna örnek vermek istersek, doğa kaynaklı deprem ve sellerde kullanılacak ekipman ve uygulamalar ile ulaşım kazaları, savaş ve terör saldırıları ile orman yangınlarında farklı uygulama ve yaklaşımlar vardır. Yine aynı şekilde gece ve gündüz, iklim koşulları, kent merkezleri ve kırsal alanlarda kullanılan malzeme ve uygulamalar farklı olmak zorundadır. Depremlerden sonra yıkılan binaların altında kalanların canlı olarak kurtarılma işlemleri günler hatta haftalara yayılabilir. İzmir ve Hatay depreminin ikinci haftasında enkaz altında canlı çıkarılan afetzedeler vardır.</p>



<p>Doğa kaynaklı (sel, deprem, volkanik olaylar, kasırga ve tufanlar) bazı afetler çok hızlı bir şekilde ortaya çıkarken, kuraklık ve pandemi gibi bazı afetlerde günler, aylar içerisinde ortaya çıkar. Afetin yaşandığı ülkenin kültürel yapısı ve gelişmişlik düzeyi afetlere müdahalede göz ardı edilmemelidir. Toplumların gelişmişlik düzeyi ve afete hazırlık derecesine göre afet sonrası müdahale değişebilir. İşte bu nedenlerle afete müdahalede amaçlı dış yardımlarda, başka bir ülkeye giden ekiplere, o bölgenin toplumsal ve kültürel yapısını iyi bilen kişi ve kuruluşların rehberlik etmesi gerekmektedir.</p>



<p>Şimdi doğa veya insan kaynaklı afetlere müdahalede ilk 24-72 saatte yapılması gerekenlere kısaca bir göz atalım. (8)</p>



<h3 class="wp-block-heading">1. <strong>Yönetim</strong></h3>



<p>Afetlerde sağlık yönetimin başarılı olması için afete müdahalenin son derece iyi yönetilmesi gerekir. Ülke içi ve ülke dışından yardımlar gelene kadar İl Sağlık Müdürü afet bölgesindeki sağlık yönetiminin birinci sorumlusudur. Eğer İl Sağlık Müdürü ve ailesi afete maruz kalmış ise bu görevi yardımcıları üstlenebilir. Sağlık Bakanlığı afetten sonraki ilk 24 saat içerisinde bölgeye acil sağlık ve afetlerde deneyimli bir koordinatörü görevlendirmesi gerekir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. <strong>İletişim ve Veri Değerlendirmesi</strong></h3>



<p>Afetin sonra alınan ilk bilgiler son derece önem taşır. Çağımızda iletişim yolları oldukça çeşitlenmiştir. Erken uyarı sistemlerinden uydu teknolojilerine, görsel medyadan sosyal medyaya kadar çok çeşitli iletişim yolları bu amaçla kullanılmaktadır. 112 acil çağrı merkezleri, her türlü afette çalışır durumda olmalıdır. Eğer telefon sistemi çalışmıyorsa telsiz ile tüm ekipler sahaya yönlendirilip olaylara müdahale etmeleri istenmelidir. Afetin meydana geldiği yer, etkilediği alan, can ve mal kaybı, afetten etkilenen nüfus, afete ilk müdahale edecek ekiplerin son durumu hızlıca değerlendirilmeli ve ona göre bir müdahale şekli geliştirilmelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. <strong>Tıbbi Müdahale ve Koordinasyon</strong></h3>



<p>Büyük afetlerde bölgede ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda profesyonel ekip görev yapabilir. Ayrıca gönüllüler ve destek birimleri de görev alabilir. Bu kadar farklı birimler yetenekleri olan ekipler arasında etkili bir koordinasyonun sağlanması müdahalenin başarı şansını artıracak önemli bir aktördür. Afet bölgesine hangi ekiplerden ne kadar yönlendirileceği, onların ulaşım yolları ve bölgedeki buluşma noktaları tıbbi müdahalenin başarı oranını artırır. Özellikle depremlerde alt yapı ve ulaşım yolları zarar görebileceğinden hava yolu (helikopterler) bölgeye hızlı ulaşımı sağlar. &nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. <strong>Triyaj ve Tıbbi Tedavi</strong></h3>



<p>&nbsp;Afetlerde olay yerinde çok sayıda yaralının olması, kaynakların daha etkili kullanımı için olay yerinde triyaj ve yaralının etkilenme durumuna göre uygun hastane seçimini öne çıkarır. Bu amaçla drone, sensör ve giyilebilir teknolojilerin kullanıldığı uluslararası projeler üzerinde ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Olay yerinde UMKE ekipleri tarafından kurulacak Tıbbi Uç Nokta (TUN) bu amaçla kullanılabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">5. <strong>Hasta Sevki</strong></h3>



<p>Afet bölgesindeki hasta ve yaralıların triyaj sonrası hızla sağlık kuruluşlarına sevkleri gerekmektedir. Hasta/yaralıların olay yerinde 112 acil sağlık ve UMKE ekipleri tarafından triyaj kodlarının belirlenmesi, sabit veya mobil sağlık kuruluşlarına bu şeklide nakledilmeleri hayat kurtarıcıdır. Hasta sevkleri için Sağlık Bakanlığına ait ambulanslar yanında başta askeriye ve diğer kurum ve kuruluşlara ait kara, hava ve deniz ulaşım araçları kullanılabilir. Bu araçlar bir yandan hasta nakillerini geçekleştirirken diğer yandan bölgeye personel ve tıbbi malzeme sevkini de yapabilirler. &nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">6. <strong>Afetlerde Sağlık Ekiplerinin Yerleşimi</strong></h3>



<p>Ülkemizde geçmişte yaşanmış afetlerde sağlık ekiplerinin bölgeye intikali ve yerleşimi konularında oldukça önemli deneyimler kazanılmıştır. Özellikle büyük depremlerden sonra bölgeye ulaşan sağlık ekiplerinin öncelikle stadyumlarda konuşlandırılmaları taktiksel açıdan önemlidir. Stadyumlar sahra hastanelerinin kurulması için sağlık ekipleri için mükemmel yerleşim yerleridir. Aynı zamanda askeri ve sivil helikopterlerin afet bölgesinden hava köprüsü kurması, hasta/yaralıların çevredeki güvenli hastanelere kısa sürede ulaştırılması için son derece stratejik yerlerdir. 1999 Marmara depreminde Sakarya, Yalova ve Kocaeli illerinde bu amaçla kullanılmışlar ve başarılı olmuştur. 2023 yılında ülkemizde yaşanan depremlerde ise askeri helikopterlerin geç müdahalesi ve stadyumların AFAD tarafından barınma amaçlı olarak kullanılması nedeniyle çok önemli bir avantaj kaybedilmiştir. (Resim 5,6)</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="260" height="181" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-4.png" alt="" class="wp-image-649" style="width:430px;height:auto" /></figure>



<p>Resim 5: Sakarya stadyumu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="320" height="180" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-5.png" alt="" class="wp-image-650" style="width:434px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-5.png 320w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-5-300x169.png 300w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></figure>



<p>Resim 6: Kahramanmaraş stadyumu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">7. <strong>Afet Bölgesinde</strong> <strong>Güvenlik</strong></h3>



<p>Afetlerden sonra bölgede &nbsp;çalışan sağlık ve kurtarma ekiplerinin güvenliği genellikle ihmal edilir. Özellikle depremler, seller, terör&nbsp; ve Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer (KBRN) olaylarında bu çok daha da önem kazanmaktadır. Sağlık ekipleri olay yeri güvenliği sağlandıktan sonra triyaj ve tıbbi tedavi işlemlerine başlamalıdır. Bu amaçla giyilebilir teknolojiler ve cihazlardan yararlanılması gerekir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">8. <strong>Personel ve Lojistik</strong></h3>



<p>Afet bölgesinde yeterli sayıda personel, tıbbi malzeme ve aracın temin edilmesi ve planlanması gerekmektedir. Afet bölgesine gereğinden fazla personel ve malzemenin sevk edilmesi, işlerin etkili olarak yürütülmesi önündeki en büyük engellerden birisidir. Yine görevlendirilen personellerin afet öncesi dönemde görev yaptıkları alanlarda çalıştırılmaları konusu son derece önemlidir. Örneğin birinci basamakta görev yapan sağlık personeli bu alanda, hastane personeli bölgedeki sabit ve mobil hastanelerde görevlendirilmelidir. Bu operasyonun başarısı şansını artırır. Bölgeye görevlendirilen sağlık personellerinin lojistik malzemeleri de onlarla birlikte gönderilmelidir. Diğer önemli bir konuda sağlık personellerin yedekli olarak planlanması konusudur. Afet bölgesine görevlendirilen ambulanslarda iki sürücü, ikişer sağlık personeli olmak üzere altı personel olmalıdır. Bu şekilde ilk saatlerde hizmet aralıksız olarak sürdürülebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">9. <strong>Uluslararası Yardımlar</strong></h3>



<p>Afetlerde uluslararası yardımlar afetin yaşandığı ülkenin talebi üzerine yapılabilir. Afete uğrayan ülkenin hükümeti, gelen uluslararası ekiplerin karşılanması, ihtiyaçlarının giderilmesi için tercüman ve destek elemanlarının sağlanması yanında bölgeye ulaşmaları, çalışma alanlarının belirlenmesi ve güvenlikleri konularında birinci derece yetkili ve sorumludur.</p>



<p>Afetler ve büyük çaplı acil durumlarda olayın yönetebilmesi için üç düzeyde hazırlık gerekmektedir. Bunlar dıştan içe doğru halkalar olarak tanımlanabilir. (Resim 7)</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>STRATEJİK (Altın):</strong> Bu düzeyde olayın genel yönetimi, koordinasyonu, yaralıların hastanelere sevk işlemi ve destek ekiplerinin olay yerine ulaştırılması söz konusudur. Bu düzeyde Bakanlık Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi (SAKOM), Valilik Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, 112 Acil Çağrı Merkezi bu düzeydedir. Hastaneler, diğer kurumlar, hayatta kalanlar ve basınla ilişkiler de bu düzeyde yönetilmelidir.</li>



<li><strong>TAKTİKSEL (Gümüş):</strong> Bu düzeyde önceliklerin uygulanması, olay yeri &nbsp;yönetimi ve koordinasyonu ile ilgili kararlar alınır. Olayla ilgili hayati kararlar bu düzeyde alınır. Olay yeri yönetim merkezi, triyaj ve tedavi alanları, lojistik alan, ambulans toplanma ve sevk alanları, ölü toplama alanları bu düzeyde yer alır.</li>



<li><strong>OPERASYONEL (Bronz):</strong> Bu düzey, arama ve kurtarma, güvenlik ve sağlık ekiplerinin bulunduğu ve görev yaptığı alandır. Bu alana yetkisiz ve görevli olmayan kişilerin girmesi önlenmelidir. Kişisel koruyucu ekipmanların kullanımı bu düzeyde hayati öneme sahiptir.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="421" height="316" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-3.png" alt="" class="wp-image-648" style="width:514px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-3.png 421w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-3-300x225.png 300w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></figure>



<p>Resim 7: Stratejik, Taktik ve Operasyonel Yönetim</p>



<p>Taktiksel ve operasyonel düzeydeki yerleşim ve uygulamaların etkili ve sağlıklı olması için iç ve dış güvenlik halkaları (şeritleri) emniyet ekipleri tarafından en kısa sürede çekilmeli ve dış halkadan ambulansların giriş çıkış yapabilmeleri için iki ayrı güvenlik kapısı oluşturulmalıdır. Bu üç düzeydeki yönetimin iletişim ve birbiri ile koordinasyonu operasyonun başarısını belirler. (9) 2006 yılında Papa 16. Benedikt ve beraberindeki ekibin İzmir Efes Meryemana ziyaretinde acil sağlık organizasyonu bu şekilde yönetilmiştir. (Resim 8,9 )</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="805" height="607" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/16d855077dd614e6d4988627cf865ee4.png" alt="" class="wp-image-655" style="width:635px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/16d855077dd614e6d4988627cf865ee4.png 805w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/16d855077dd614e6d4988627cf865ee4-300x226.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/16d855077dd614e6d4988627cf865ee4-768x579.png 768w" sizes="(max-width: 805px) 100vw, 805px" /></figure>



<p>Resim 8: Stratejik Organizasyon                   </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="801" height="611" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/72d162949db1ae168023ab512997d521.png" alt="" class="wp-image-656" style="width:634px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/72d162949db1ae168023ab512997d521.png 801w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/72d162949db1ae168023ab512997d521-300x229.png 300w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/72d162949db1ae168023ab512997d521-768x586.png 768w" sizes="(max-width: 801px) 100vw, 801px" /></figure>



<p>Resim 9: Operasyonel Organizasyon</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>AFETLERDE OLAY YERİ YÖNETİMİNDE KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER</strong></h2>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Bilgi Kirliliği:</strong> İlk günlerde afet bölgesinden gelen bilgiler yanlış, eksik ve abartılı olabilir. Bilgilerin sosyal medya ve farklı kaynaklardan doğrulanması gerekir.</li>



<li><strong>Ulaşım:</strong> Afetin etkisi ile karayolları, köprüler zarar görebilir, özellikle şehir merkezlerinde trafiğe çıkan araç sayısının artmasına bağlı olarak ulaşım güçleşebilir. Demiryolları ve metro hatlarında hasar meydana gelebilir. Büyük depremler ve meteorolojik afetlerde kara ve deniz yolları kullanılamayabilir. Uçakların iniş kalkış pistleri zarar görebildiğinden hava yolları da kullanılamayabilir.</li>



<li><strong>Afetin Türü:</strong> Doğa ve insan kaynaklı afetlerin (deprem, sel, yangın, terörist saldırılar vb.) oluş şekline göre hastane öncesi sağlık ekiplerinin (ambulans, UMKE) operasyona müdahale şekli ve etkisi değişir.</li>



<li><strong>Afetin Yeri ve Zamanı</strong>: Gece ve gündüz, kırsal ve kentsel alan, dağlık ve deniz kıyısı gibi alan ve coğrafik yapılar sağlık ekiplerinin görevlerini güçleştirebilir.</li>



<li><strong>Hava Şartları:</strong> Aşırı sıcak ve soğuk iklim, yağmur ve kar çalışan personelin motivasyonunu azaltır ve görevi zorlaştırır.</li>



<li><strong>İletişim:</strong> İletişim alt yapısının çökmesi, 112 acil sağlık merkezi ile sahadaki ekipler arasında iletişimin sağlanamaması görevi güçleştirir.</li>



<li><strong>Yönetim:</strong> Çok başlılık ve hatalı kararlar, planlama ve bilgi eksikliği, afete müdahale eden ekip sayısının aşırı fazlalığı veya eksikliği operasyonun başarısını ve sonuçlanma zamanını olumsuz yönde etkiler.</li>



<li><strong>Koordinasyon: </strong>Afete müdahale eden farklı kurum ve kuruluşlar arasında önceden belirlenmiş kural ve uygulamaların olmaması, özellikle yurt dışından gelen ekiplerle iletişimin sağlanamaması büyük sorunlara yol açabilir.</li>



<li><strong>Halkın Beklentileri:</strong> Afetzedelerin yakınlarına yeterli bilginin verilmemesi, göçük altında kalan kişilerin kurtarılması ve taşınması konularında problem yaşanabilir.</li>



<li><strong>Barınma ve Lojistik:</strong> Uzun süreli operasyonlarda eldeki stokların tükenmesi ve lojistik desteğin gecikmesi, uygun barınma alanlarının oluşturulamaması personelin moral ve motivasyonunu bozar ve hizmet sunumunda yetersizliklere yol açar.</li>



<li><strong>Araç Bakımı ve Akaryakıt:</strong> Ambulans ekipleri araçlarının bakımını düzenli yaptırmalıdır. Akaryakıt yetersizliği, ambulans ve tıbbi cihaz arızaları ekibin devre dışı kalmasına neden olur.</li>



<li><strong>Sağlık Sisteminin Yetersizliği:</strong> 112 acil çağrı merkezlerinin devre dışı kalması, hastaların sevk edileceği sağlık kuruluşlarının hasar görmesi veya yetersizliği, olay yerindeki tedavi alanında ve hasta acil servislerinde gecikmelere ve yığılmalara yol açar.</li>



<li><strong>Gönüllülerin Kullanımı: </strong>Gönüllü kişi ve kuruluşların eğitim ve bilgi eksiklikleri, olay yerinde kontrol altına alınamaması hizmeti zorlaştırabilir.</li>



<li><strong>Medya ve Tanıtım:</strong> Yazılı ve görsel basın ve sosyal medyada yer alan haberler, olay yerinde basının yoğun ilgisi çalışmaları güçleştirebilir.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>AFETLERDE OLAY YERİ YÖNETİMİ (AMBULANS EKİPLERİ İÇİN)</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Ambulans Servisi Yönetim Merkezi; “112 Sağlık Komuta Merkezi”</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>1.Olayı doğrulamak,</strong></h4>



<ul class="wp-block-list">
<li>Olay hakkında bilgi toplamak, (Yer, zaman, hacim, etkilenen bölgenin alanı, etkilenen insan sayısı, etkilenme biçimi, ulaşıma yolları neler vb.)</li>



<li>Olayla ilgi görevlendirilecek ambulans sayısını ve çeşitlerini belirlemek, yönlendirmek,</li>



<li>Olayın tipine göre ambulans ekipleri dışında harekete geçmesi gereken diğer kurumları belirlemek, olay hakkında bilgi vermek, yönlendirmek ve koordine etmek,</li>



<li>Olayın ayrıntılarını üst yöneticilere bilgi vermekle görevlidir.</li>
</ul>



<p>Olayın olduğu an ile Ambulans Servisine bilginin ulaştığı an arasında geçen zaman hasta ve/veya yaralılar için kaybedilen zamandır.&nbsp; Ambulans ekipleri için olay süreci haber alma ile başlar. Olayı haber alan 112 Sağlık Komuta Merkezi hızla olayı değerlendirmeli ve reaksiyon zamanının olabildiğince kısa olması ve olaya etkin müdahalenin sağlanması için gerekli işlemleri gerçekleştirip sürdürmelidir. Olay yerine ilk ambulans ekibi ulaşana kadar olay yeri yönetimi (OYY) 112 Merkezinin sorumluluğundadır. Ülkemizde 112 Acil Çağrı Merkezleri İçişleri Bakanlığına bağlı ve her türlü acil çağrının karşılandığı bir merkez durumunda olduğu için sağlık çağrılarının değerlendirilmesi ve yönetilmesinde bazı güçlükler yaşanmaktadır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>2.Operasyon aşaması</strong></h4>



<ul class="wp-block-list">
<li>İlk ambulans ekibinin olay yerine ulaşması ile başlar ve ilk ambulans ekibi görevi devredinceye kadar OYY’ni üstlenir.</li>



<li>OYY, olayın oluş şekli, büyüklüğü ve eldeki imkanlara göre oluşturulmalıdır.</li>



<li>Olayın büyük ise birden fazla OYY ekibine ihtiyaç duyulacaktır.</li>



<li>Tüm olaylarda hızlı ve en basit OYY ile başlanmalı olayın süre, biçim ve hasta/yaralı sayısına göre geliştirilmelidir.</li>



<li>OYY karmaşık bir organizasyondur. Olay Yeri Sağlık Alanını kurmak, organize etmek ve yönetmek üzere “Olay Yeri Yönetim Ekibi” oluşturulur.</li>
</ul>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>2.1. Olay Yeri Yönetim Ekibi;</strong> Aşağıda görevleri açıklanan sorumlulardan oluşturulur. Olayın büyüklüğüne göre bu ekip genişletilir veya küçültülür. Ekip küçültüldüğünde, ekip üyeleri birden fazla görevlinin sorumluluğunu üzerlerine alır.</h4>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Olay Yeri Yöneticisi; </strong>Acil sağlık hizmetlerinin olay yerindeki sorumlusudur.Tıbbi tedavi , sevk ve kurtarma işlerini koordine eder.Gerektiğinde ek acil sağlık ekibi gereksinimini belirler.Olay yerindeki diğer ekiplerle koordinasyonu sağlar.Sağlık personelinin güvenliğinden sorumludur.Olayları kronolojik bir sırayla kayıt altına alır.Olayla ilgili üst yöneticilere bilgi ve değerlendirmelerini iletir.</li>



<li><strong>İletişim Sorumlusu;</strong> olay yerindeki tüm ekipler ve üst yönetim arasındaki iletişimin kesintisiz olarak sağlanmasından sorumludur.</li>



<li><strong>Lojistik ve Tıbbi Alan Sorumlusu;</strong> olay yerinde görevli tüm sağlık ekiplerinin lojistik ihtiyaçlarını sağlamakla ve olay yeri tıbbi alanının tümünün düzenini sağlamakla sorumludur.</li>



<li><strong>Triyaj Sorumlusu;</strong> olay yerine en yakın güvenli bölgede hasta/yaralıların tedavi önceliklerini belirlemek için triyaj alanı oluşturmak ve triyaj işlerinden sorumludur.</li>



<li><strong>Tedavi Sorumlusu;</strong> triyaj alanına yakın bir yerde Tıbbi Uç Nokta (TUN) oluşturulması ve gelen tüm hasta/yaralıların ilk tedavilerinin yapılmasından sorumludur.</li>



<li><strong>Hasta Sevk Sorumlusu;</strong> tedavileri yapılan hasta/yaralıların uygun hastanelere kara, hava ve deniz yolu ile ambulanslar ile sevkleri, Ambulans Toplanma ve Sevk Alanından sorumludur.</li>
</ul>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>2.2. Olay Yerindeki Sağlık Hizmet Alanları;</strong></h4>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Sağlık Komuta Merkezi:</strong> Olay yerindeki tüm sağlık ekiplerini yönetmek ve koordine etmek içingüvenli bir bölgede kurulan mobil komuta merkezidir. Bu amaçla önceden her türlü donanımı sağlanmış bir araç, çadır veya konteyner kullanılabilir.</li>



<li><strong>Lojistik Alan:</strong> Olay yerinde görev yapan sağlık ekiplerinin ihtiyacı olan ekipman ve malzemenin toplandığı, saklandığı ve dağıtıldığı yerdir. Bu amaçla konteyner veya olay yerindeki mevcut bir bina kullanılabilir.</li>



<li><strong>Triyaj Alanı:</strong> Olay yerine en yakın güvenli bölgede oluşturulan alandır. Hasta/yaralıların triyajının yapıldığı yerdir. Olayın büyüklüğüne göre birden fazla yerde kurulabilir. Her triyaj alanının ayrı bir ekibi ve sorumlusu vardır. Triyajı yapılan hasta ve yaralılar aldıkları triyaj koduna gör yere serilmiş renkli bezler veya işaretlenmiş yerlerde bekletilir.</li>



<li><strong>Tedavi Alanı:</strong> Triyaj alanının yakınında hasta/yaralıların tedavilerinin yapıldığı yerdir. Tıbbi Uç Nokta (TUN) diye adlandırılan şişme UMKE çadırları buna en iyi örnektir. Kırmızı kodlu hasta ve yaralılar öncelikle bu alana taşınır. Mümkünse bu alanda kendi içinde kırmızı, sarı ve yeşil diye ayrılır.</li>



<li><strong>Hasta Sevk Alanı:</strong> Ambulansların toplandığı, hasta/yaralıların hastanelere nakledilmek üzere ambulanslara yerleştirildiği alandır.</li>



<li><strong>Ambulansların Toplanma Alanı</strong>: Olay yerine gelen ambulansların düzenli ve göreve hazır şekilde beklediği yerdir. Kara ambulansları yanında helikopter ve uçak ambulanslar için ayrı ayrı alanlar belirlenir.</li>



<li><strong>Ölü Toplama Alanı:</strong> Geçici morg alanı olarak da adlandırılabilir. Olay yerinden veya triyaj alanından gelen cesetlerin topluca bekletildiği yerdir. Bu alanın sorumluluğu varsa adli ve güvenlik personelinin sorumluluğundadır. Adli Tıp Uzmanı daha sonra bu ekibe katılır. Özellikle kimlik tespiti yapılamayan durumlarda (maden kazası, patlama ve yangın) bu alanın güvenliği ve cesetlerin korunması daha bir önem kazanır.</li>



<li><strong>Rehabilitasyon Alanı:</strong> Olay yerinin en gerisinde kurulan, olay yerinde görev yapan personelin dinlendirildiği alandır. Uzun süreli çalışmalarda kurulur. Fiziksel ve ruhsal olarak etkilenen sağlık personellerinin dinlendirildiği alanlardır. Gürültüden ve afetin sonuçlarından en az etkilenebilecek bir alanda oluşturulur.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="480" height="360" src="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418.png" alt="" class="wp-image-645" style="width:451px;height:auto" srcset="https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418.png 480w, https://tatd.org.tr/afet/wp-content/uploads/sites/31/2024/03/78805a221a988e79ef3f42d7c5bfd418-300x225.png 300w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" /></figure>



<p>Resim 10: Olay Yeri Sağlık Hizmet Alanları</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>SONUÇ</strong></h2>



<p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Hastane öncesinde afet ve acil durumların yönetimi, afetlere müdahale aşamasındaki başarıyı belirleyen bir durumdur. Bu aşamada yapılan yanlışlıklar ve eksiklikler sabit ve mobil hastanelerdeki başarıyı da doğrudan etkiler. Afet sonrası hasta ve yaralıların tıbbi öncelikleri belirlenmeden yapılan rastgele hasta sevkleri, hastane önlerinde yığılmalara, kurtarılabilecek hastaların kaybedilmesine veya durumlarının daha da ağırlaşmasına neden olabilir. İşte tüm bu nedenlerle, hastane öncesi afet yönetimi konusunda hazırlıklı olmak için hastane afet ekipleri ile birlikte düzenli eğitim ve tatbikatların yapılması gerekmektedir. Afetsiz günler dileğiyle.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>KAYNAKLAR</strong></h2>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8cf370e7 wp-block-group-is-layout-flex">
<p>1. Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmî Gazete, 25412, 24 Mart, 2004</p>



<p>2. International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies (2020). World Disaster Report 2020. [Cited 23 December 2020]. Available from: <a href="https://media.ifrc.org/ifrc/wpcontent/uploads/2020/11/20201116_World-Disasters_Full.pdf">https://media.ifrc.org/ifrc/wpcontent/uploads/2020/11/20201116_World-Disasters_Full.pdf</a></p>



<p>3. Afetlerde ve Acil Durumlarda Sağlık Hizmetleri Yönetmelik, Resmî Gazete, 31491, 25 Mayıs, 2021</p>



<p>4. Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevlerine Dair Yönerge, Sağlık Bakanlığı, Ankara, 2011</p>



<p>5. Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat Şeması https://acilafet.saglik.gov.tr/TR-4185/ teskilat-semasi.html</p>



<p>6. Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevlerine Dair Yönerge, Sağlık Bakanlığı, Ankara, 2011</p>



<p>7. Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği, Resmî Gazete, 26369, 07 Aralık, 2006</p>



<p>8. Afetler ve Halk Sağlığı, (2023)., Hipokrat Yayınevi, Basım sayısı:1, ISBN:978-625-6429-24-6</p>



<p>9. NHS National Ambulance Service Command Control Guidance, 2012</p>



<p>10. Ambulans Ekipleri için Olay Yeri Yönetimi El Kitabı, İzmir 112 Ambulans Servisi, 2014</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tatd.org.tr/afet/afet-yazi-dizisi/hastane-oncesinde-afet-yonetimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
