<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sanat &#8211; Acil Tıp Bülteni</title>
	<atom:link href="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/tag/sanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni</link>
	<description>TATD</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Jan 2022 21:50:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2024/10/mstile-144x144-1.png</url>
	<title>sanat &#8211; Acil Tıp Bülteni</title>
	<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fotoğraflarını Çekiyorum Hayatın; Öncelikle Hafızama, Kalan Küçük Bir Kısmını da Makineme</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/01/27/fotog%cc%86raflarini-c%cc%a7ekiyorum-hayatin-o%cc%88ncelikle-hafizama-kalan-ku%cc%88c%cc%a7u%cc%88k-bir-kismini-da-makineme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim ALTUNOK]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hobi]]></category>
		<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçılık]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/?p=2453</guid>

					<description><![CDATA[Konuşmak, ruhumuzu besleyen temiz bir pınar gibidir. Bu pınarın doğduğu kaynağın; yalnızca dil bilimi ya da dil öğrenilerek gerçekleşen bir eylem olduğunu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Konuşmak, ruhumuzu besleyen temiz bir pınar gibidir. Bu pınarın doğduğu kaynağın; yalnızca dil bilimi ya da dil öğrenilerek gerçekleşen bir eylem olduğunu sanıyorsak, büyük ihtimalle yanılıyoruz. Mesela, gökyüzünün şefkat dolu sesini, ya da denizin mavisinin sizinle olan sohbetini hiç duydunuz mu? Bir kez olsun dağlarla özgürce dertleştiniz mi? Bir çiçeğin size sunduğu kokuyu hissedip, kelebeğin söylediği şarkının müziğiyle kulaklarınızı şenlendirdiniz mi? Bir resimde kendinize ait bir şey bulup; bir filmde senaristin ya da yönetmenin, tam da sizin hislerinizi nasıl bilebildiğine şaştınız mı?</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>Doğanın ve sanatın, bildiğimiz dillerden farklı konuşma şekilleri var bizimle</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Acil servislerde kalp krizi geçiren ya da resüsitasyon birimindeki bir hastanızın gözleriyle konuştunuz mu hiç? O gözlerin, sözlerle ifade edilemeyecek, kelimelerin yetersiz kalacağı derecede anlamlı şeyleri anlattığına şahit olmuşsunuzdur. Herhangi bir hastanıza, sağlığıyla ilgili ciddi hayati tehlike noktasında bir bilgi verdiğinizde gözlerindeki kaygıyı, ifade edilemeyen o duyguyu içinizde hissettiniz mi? Karşımızdaki kişi; nasıl olur da bir kelime bile etmeden bu kadar duyguyu bize yansıtabilir, hiç düşündünüz mü? O anın bir karesini, fotoğraf olarak çekip hafızanıza kaydettiğinizi düşünün. Bu duyguyla ilgili sayfalarca yazılsa, kitaplar basılsa yine de hep bir şeyler eksikmiş gibi gelir.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>Bazen kelimeler aciz semboller haline gelebiliyor</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizi farklı kılan, biz yapan şeylerin; yani duygularımızın, mutluluklarımızın, hüzünlerimizin, acılarımızın, gülüşlerimizin yazılmaktan, okunmaktan, konuşulmaktan daha üstün bir ifade biçimi olmalıydı. Bu ifade biçimini bulabilmek için fotoğraflarını çekiyorum hayatın; öncelikle hafızama, kalan küçük bir kısmını da makineme kaydediyorum.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>Hayat filmini çeken makine gözlerimiz değil midir?</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsan yaradılış olarak nasıl muazzam bir varlık. Ömür aslında bir film şeridi gibi derler ya, doğru aslında. Fotoğraf makineleri ile gözler arasındaki benzerliği düşündünüz mü? Göz Merceği ile Kamera Lensi, İris ile Diyafram, Retina ile Görüntü Sensörü ve Fotoğraf Filmleri, Işık Hassasiyeti Rodopsin ile ISO değeri gibi birçok benzerlik mevcuttur. Bu benzerlik, benim Acil Tıp seçmemin sebebi oldu. Bana yaradılıştan bahşedilmiş, muazzam bir kamera olan gözlerim vardı, kaydedebileceğim sonsuz bir hafızam vardı ve acının, sevincin, kaygının, kederin en üst düzeyde duyumsandığı bambaşka hayatlar sunan acil servis fotoğrafa olan tutkumu perçinliyordu. Bir hastanın ifade edebildiğinin ötesindeki duygularını hissetmek, kaygılarını paylaşmak, yakınlarına iyiliğini, kötülüğünü ya da ölüm haberini verdiğimizde kelimelerin ötesini; sözlerle ifade edilemeyeni anlamak, anlatmaktır gözler ve fotoğraflar.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>Bakmak ile görmek arasındaki fark&#8230;</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu fotoğrafta ne görüyorsun?” diye sorarlar hep. Aslında herkes kendi ruhundakini görüyor. Bir dağ manzarasına bakıldığında, dağ başı yalnızlığından bir özgürlük havasına, sessizliğin huzurundan sevdiği ile bir bütün olmaya, mütevazi bir içsel sorgulamadan kâinatın yaradılışındaki olağanüstü sisteme kadar her bakanın farklı bir şey görmesini sağlıyor fotoğraflar.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>“Fotoğraf bakan her kişi kendi hayatından bir yansımayı algılıyor</strong><strong>”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir adet fotoğraf ve kainattaki insan sayısı kadar algı ve duygu vardır o ortamda. Şair diyor ya; aslında ben kendi hayatımı yazıyorum, sizler kendi hayatlarınız ile bütünleştiriyorsunuz diye. Aslında ben bir fotoğraf çekiyorum ve sizler kendi duygularınız, hayatlarınız ve yaşadıklarınızı o fotoğraf çerçevesinin içine ekliyorsunuz. Yani yalnızca bakmıyorsunuz, görebiliyorsunuz da.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir fotoğraf çektiğimde, yüzbinlerce insanla sohbet edebiliyorum. Kimisi bu fotoğrafı çektiğimde ne kadar da mutlu diye düşünürken, kimisi nasıl da bu ayrıntıyı görebildi diye düşünüyor. Gizemli bir iş fotoğrafçılık. Hayat filminin bir anını yakalayıp sunuyorsun ve kenara çekiliyorsun. Sonrasında mutluluk ve farkındalık tohumlarının filizlenmesini bekliyorsun; tıpkı acil servislerde, insanlara hayati müdahaleyi yapıp, sonrasında taburcu ederek mutlu bir hayat sunmak gibi. Onlardaki o mutluluğun, sevginin ve duanın en önemli kazanç olduğu meslektir doktorluk. Taburculuktan sonra hayat filminin başka bir boyutunun çekimi başlıyor; bizim göremediğimiz kısmı.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>“Fotoğraf, dilimin ifade edemediği duyguların anlaşılma hissi gibidir”</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim için fotoğraf, boyama defterine benzettiğim hayatın renkli kalemleri gibi. Unutulmaz anılara tekrar götüren bir yolcu treni. Sanki saatlerce derdimi anlattığım, mutluluğumu paylaştığım bir dost, ruhum için bir terapi eğitimi. Beni, bana tanıtan yaşanmış bir hayat hikayesinin filmi. Ruhum titrerken beni ayakta tutan iskelet sistemi gibi. Unutamadığım, unutmak da istemediğim acılara, mutluluklara, bin bir çeşit duyguya bir bakışımla beni ulaştıran bir araç. Fotoğraf, sadece duvarda asılı duran bir süs değil, çok daha öte bir iletişim ve etkileşim sağlayan sanat aslında.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düşüncelerimi paylaşmak için, Doç. Dr. Salih Tiryaki hocamın öncülüğünde bir sergi planladık. Sergi için 14 Mart Tıp Bayramı’ndan daha özel bir gün olamazdı. Duygularımdan ve düşüncelerimden yansıyanları, meslektaşlarımla, hocalarımla paylaşmak istedim. Selçuk Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde bir sergim gerçekleşti. Hayatımın en özel anılarından biriydi.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>“Fotoğraf, bir çerçeve ile sınırlanmış bir obje gibi görünse de; binlerce kelimeyle ifade edilemeyenleri sunan bir araçtır</strong><strong>”</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tıp ile sanat, et ile tırnak gibidir. Hekimlik de bir nevi sanatkârlıktır; çünkü yaptığımız mesleğin özü sanata dayanır. İnsanlarla iletişim kısmı ise başlı başına sanatçılık gerektirir. Mikroskobik cerrahilerden, majör cerrahilere kadar eline eldiveni giydiğin an göstermeye başlarsın sanatını, hatanın affı olmadığını bile bile. Buradan geliyor eski çağlarda, tıp ile sanatın aynı kişiler tarafından icra edilmesi. Fotoğrafları hayat serüveninin sanatı gibi görüyorum. En değerli eşyaları, kıymetli objeleri saklama arzusuna benzer şekilde; her anıyı, anları bir çerçeve içerisine alarak ölümsüzleştirmeyi ve onlarla sohbet etmeyi seviyorum. Hayatın anlık sunumlarını; güzellikleriyle ve çirkinlikleriyle ayırt etmeksizin algılayabilip, beynimize ve ruhumuza kaydedebiliyorsak, yani doğanın ve herhangi bir sanatın dilini anlayıp hayatımızla birleştirebiliyorsak çok şanslıyız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doktorluk ve Sanat</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2020/12/19/doktorluk-ve-sanat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2020 23:03:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Doktorluk]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acilbulten.net/?p=1517</guid>

					<description><![CDATA[Yazar: Vahide Aslıhan DURAK Bursa’da doğmuş. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra bitmek tükenmek bilmeyen enerjisine en uygun uzmanlık dalı olarak Acil&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Yazar: Vahide Aslıhan DURAK</em></strong></p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/12/aslihan-Durak_Bio-resim-2.jpg" alt="" class="wp-image-1538" width="153" height="211" /></figure></div>



<p class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#ffceac">Bursa’da doğmuş. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra bitmek tükenmek bilmeyen enerjisine en uygun uzmanlık dalı olarak Acil Tıbbı belirlemiş ve memleketi Bursa’ya dönerek Uludağ Üniversitesi’nde uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 8 yaşında bir kızı vardır. Resim, heykel, konser, tiyatro, roman yani sanatın her türüne olan sevgisi, her fırsatta bir etkinlik kapısında kendini bulmasına neden olmaktadır. Ayrıca yemek yapmayı, sağlıklı ve farklı tarifler denemeyi sever.</p>



<figure class="wp-block-gallery aligncenter columns-2 is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/12/resim3-3-768x1024.jpg" alt="" data-id="1563" class="wp-image-1563" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/12/resim4-1-768x1024.jpg" alt="" data-id="1571" data-full-url="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/resim4-1-scaled-1.jpg" data-link="http://acilbulten.net/?attachment_id=1571" class="wp-image-1571" /></figure></li></ul></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Tıp ve sanatı birbirinden ayrı düşünmek imkansızdır. Zaten bu yüzden de tarihin çeşitli kısımlarında ressamlar eserlerinde hep doktorlara yer vermemişler midir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anatomiyi ve bilhassa cerrahiyi merak eden ressamların yaptıkları eserler yıllarca büyük galerilerde sergilenmiş ve bir hayli de merak uyandırmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tıp ve sanat birbirine bu kadar bağlı ise o zaman biz doktorlar neden gündelik hayatımızın her alanına sanatı adapte etmeyelim. İşte benim anlatmak istediklerimin çıkış noktası da bu aslında. Bizim işimiz acil ve acil servisler çok yoğun. Bu konuda hemfikiriz. Nöbet usulü çalışıyoruz ve evet çıkınca uyumak dışında hiçbir şey yapmayı istemiyoruz. Ama bahaneler üretmekte üstümüze yok.</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/12/resim2-1-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-1556" width="440" height="330" /></figure></div>



<p class="has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#ffceac"><strong><em>“Benim zamanım yok. Çocuğum var onla ilgilenmem lazım. Eşim doktor değil ve kalan zamanımı eşimle ve evimle ilgilenerek geçirmeliyim. Müze gezip de ne olacak sanki?</em></strong><strong><em>”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çoğu zaman şehrimizde olan kültürel aktivitelerden haberimiz bile olmuyor. Oysa bugün en küçük şehirlerde bile o kadar çok tiyatro festival ya da konser yapılmakta ki.</p>



<p class="has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#ffceac"><strong><em>Demek ki sorun bizde …</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/fasfasfaa-818x1024.jpg" alt="" class="wp-image-1567" width="191" height="239" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/fasfasfaa-818x1024.jpg 818w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/fasfasfaa-240x300.jpg 240w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/fasfasfaa-768x961.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/fasfasfaa-1227x1536.jpg 1227w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/fasfasfaa-503x630.jpg 503w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/fasfasfaa.jpg 1505w" sizes="(max-width: 191px) 100vw, 191px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Peki acaba hiç düşündünüz mü sabah uyandığımız andan itibaren aynaya baktığımızda, kendimiz için yaptığımız her şey aslında sanatın yansıması olabilir. Saçınızı farklı yapmaktan tutun da alıştığınız tarzın dışında bir şeyler giymek bile aslında bilinçaltınızda estetikle yani aslında sanatla ilgili bir hareketlenme olduğunu gösterir.</p>



<div class="wp-block-image is-style-default"><figure class="alignright size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/12/yazi-ile-iliskili-resim12.jpeg" alt="" class="wp-image-1554" width="181" height="242" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Sabah kahvaltısı için hazırladığınız sofrada bir özen olması da aslında bir sanattır. Sevdiğiniz bir fincanla kahve içmek ya da tabaktaki yiyeceklerin renkleri bile aslında siz fark etmeden sizi mutlu etmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelelim işe gitme kısmına. Yolda ağaçlara ya da gökyüzüne bakmak da pekâlâ hayranlık uyandırıcı bir manzara olabilir ve bu da güzel bir tabloya bakmakla aynı hissi yaratabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buraya kadar her şey tamam da acilin kapısından girdiğimizde o karmaşada aynı şeyleri nasıl hissedeceğiz. İşte o kısımda da en önemli ve bizi biz yapan özelliğimiz devreye giriyor. İnsanlara olan sevgimiz ve olaylara tolerans gösterebilme becerimiz. İnanın ki, yukarıda anlattığım şekilde bir güne başlangıç yaptığınızda sabrınızın ve hoşgörünüzün nasıl arttığına şaşıracaksınız.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-3 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/12/resim5-768x1024.jpg" alt="" data-id="1547" data-full-url="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/12/resim5-scaled-1.jpg" data-link="http://acilbulten.net/?attachment_id=1547" class="wp-image-1547" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/12/resim7-768x1024.jpeg" alt="" data-id="1548" data-full-url="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/12/resim7-scaled-1.jpeg" data-link="http://acilbulten.net/?attachment_id=1548" class="wp-image-1548" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/12/resim8-1024x1024.jpg" alt="" data-id="1549" data-full-url="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/12/resim8-rotated-1.jpg" data-link="http://acilbulten.net/?attachment_id=1549" class="wp-image-1549" /></figure></li></ul></figure>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Sanat Sergisi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2020/06/05/bir-sanat-sergisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2020 04:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik hali]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[segi]]></category>
		<category><![CDATA[wellness]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acilbulten.net/?p=1431</guid>

					<description><![CDATA[Klinisyenin İyilik Halinin Anlatımları Yazar: Tanju Taşyürek Bursa&#8217;da doğsa da kökleri Ege&#8217;ye dayanır. Bornova Anadolu Lisesi ve Ege Tıp mezunudur. Askerliğini Kara&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Klinisyenin İyilik Halinin Anlatımları</h2>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/06/Tanju-Taşyürek_bio-resim.jpeg" alt="tanju taşyürek biyografi resim" class="wp-image-1438" width="205" height="205" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Tanju-Taşyürek_bio-resim.jpeg 225w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Tanju-Taşyürek_bio-resim-150x150.jpeg 150w" sizes="(max-width: 205px) 100vw, 205px" /></figure></div>



<p class="has-text-color has-background has-very-dark-gray-color has-luminous-vivid-amber-background-color wp-block-paragraph"><strong><em>Yazar: Tanju Taşyürek</em></strong>                         Bursa&#8217;da doğsa da kökleri Ege&#8217;ye dayanır. Bornova Anadolu Lisesi ve Ege Tıp mezunudur. Askerliğini Kara Harp Okulu revirinde yaptıktan sonra Ankara&#8217;da kalmıştır. Ana Çocuk Sağlığı Aile Planlaması Genel Müdürlüğü&#8217;nde çalıştığı yıllar siyasete, devlete ve tababete bakışında köklü değişiklikler yaratmıştır. Ankara 112’de başladığı acil serüvenini uçak ambulans ile göklere taşıdıktan sonra, İstanbul’a acil tıp uzmanlığı için iniş yapmış, Marmara Üniversitesi&#8217;nde uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. Tarihte medeniyetlerin izlerini kovalamayı, Platon&#8217;un Akademia&#8217;lısını, Roma&#8217;nın Sezar&#8217;lısını, zeybeğin Aydın&#8217;lısını, tarihin İlber&#8217;lisini sever. Soyadınız gibi değilsiniz diyenleri tebessümle seyreder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yirmi yıl kadar önce yeni milenyuma hazırlanılırken sağlık alanında dönüşüm hedefleri içerisinde hastaların daha iyi bir hizmet alabilmeleri için yeni kurumlar ve kurallar dizisi inşa ediliyordu. Öncesinde uzun yıllar hazırlık çalışmaları yürütülen bu dönüşümün esas fikir merkezi Amerika Birleşik Devletleri idi. “Hiçbir ülke, hatta Amerika bile, sağlık harcamalarında bu yükü kaldıracak kadar zengin değildir” söylemiyle yürütülen çalışmaların merkezinde hizmet sunan ile hizmet alanın arasına hizmeti finanse eden bir kuruluş, SGK yerleşiyordu. Maliyetin ön plana çıkmaya başladığı bu yeni ufukta olması istenen etkiler için stratejiler geliştirilirken, bu etkilerin öngörülemeyen başka sonuçları henüz pratikte gün yüzüne çıkmamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün gerek ABD’de gerek ülkemizde sağlık sisteminin değişen manzarası, klinik pratik ve klinisyen, öğrenci, hasta ve hasta yakınları üzerinde derin etkilere neden olmaktadır. Milenyum başında bir devlet politikası olarak planlanan projeler, Türkiye yakın siyasi tarihinde siyasi istikrar ve güç ile birleşerek ülke sağlık hizmet pratiğini dönüştürürken; artan iş yükü ve baskısı, klinisyenler için ezici bir iş talebi ve yetersiz kaynakların dengesizliğine katkıda bulunmuştur. Bu talep artışı ve kaynak yetersizliğinin yarattığı baskı, çalışanlar üzerinde fiziksel, psikolojik ve duygusal strese yol açmaktadır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün üzerinde pek çok çalışma yapılan ve tüm boyutları çok iyi bilinen tükenmişlik (burn-out) bir iş yeri sendromu olarak artık hasta güvenliğini ve sağlık hizmeti kalitesini tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır. Duygusal tükenmişlik, yüksek depersonalizasyon (örn: sinizm) ve işyerinde düşük kişisel başarı hissi klinisyen, öğrenci, eğitmen, hasta ve hasta yakınlarını etkileyen, giderek büyümekte olan bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.</p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
