<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Portre &#8211; Acil Tıp Bülteni</title>
	<atom:link href="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/category/portre/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni</link>
	<description>TATD</description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Apr 2023 23:18:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2024/10/mstile-144x144-1.png</url>
	<title>Portre &#8211; Acil Tıp Bülteni</title>
	<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Acilin Türküsü</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2023/04/22/acilin-turkusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Emre KOYUNCUOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Apr 2023 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[acilin türküsü]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/?p=3292</guid>

					<description><![CDATA[Hocam öncelikle iyi günler diliyorum. Bugün kitabınız “Acilin Türküsü” ile ilgili keyifli bir sohbet üzerine buluştuk. Ama kitapla ilgili konuşmadan önce okurlarımız&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/dcffefe04e3defed7c4b14d67640b9bb-495x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-3294" width="371" height="768" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/dcffefe04e3defed7c4b14d67640b9bb-495x1024.jpeg 495w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/dcffefe04e3defed7c4b14d67640b9bb-145x300.jpeg 145w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/dcffefe04e3defed7c4b14d67640b9bb-304x630.jpeg 304w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/dcffefe04e3defed7c4b14d67640b9bb.jpeg 706w" sizes="(max-width: 371px) 100vw, 371px" /></figure>
</div>


<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 90%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Hocam öncelikle iyi günler diliyorum. Bugün kitabınız “Acilin Türküsü” ile ilgili keyifli bir sohbet üzerine buluştuk. Ama kitapla ilgili konuşmadan önce okurlarımız için kısaca kendinizi tanıtmak ister misiniz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle bana bu fırsatı sunduğunuz için çok teşekkür eder, emeği geçen herkese ve tüm okuyanlara saygılarımı sunarım. Aslen Çorum&#8217;u lup 1967 yılından beri Ankara&#8217;da ikamet eden bir ailenin 6.cı çocuğu olarak 1973 yılında doğdum. 1998 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nden mezun olup 2004- 2009 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Acil Tıp Kliniğindeki 5 yıllık asistanlık dönemi sonrası Muş Devlet Hastanesinde mecburi hizmetimi tamamladım. Doğduğum memleket olan Ankara&#8217;ya tekrar dönüp halen Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi&#8217;nde 12 yıldır acil tıp uzmanı olarak hizmet vermeye devam etmekteyim. Evli ve birisi baba mesleğine gönül verip tıp fakültesinde okumakta olan iki kız babasıyım.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 11%,rgb(255,255,255) 90%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Öncelikle neden isim olarak kitabınızda “Acilin Türküsü” ismini düşündünüz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; acil servis, benim için bir yaşam tarzıdır. Sağlık mesleğine gönül verip adım atalı tam 35 yıl oldu. 15 yaşımda sağlık meslek lisesinin kapısından girdim ve 19 yaşında bıyıkları yeni terlemeye başlamış bir delikanlı iken Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başladım. O günden bu yana 31 yıl geçti. Gerek sağlık memurluğu gerekse de 25 yıllık hekimlik hizmetimin hemen hemen tamama yakını acil servislerde geçti. Hem hayatta hem de meslekte acil servisin havası, suyu, adrenalini ve heyecanını hissederek büyüdüm. Bu durumu ben &#8220;acil servis kanıma işledi&#8221; şeklinde tanımlıyorum. Bu nedenle TUS tercihlerimde acil tıbbı özellikle tercih etmiş birisi olarak meslek hayatımın geri kalanını acil servisin havasını soluyarak geçirmeyi kendi karakterime daha uygun gördüm. Acil servis benim için bir hayat tarzıdır. Acil candır. Acil bir hayat türküsüdür. Kitabımın ismine karar verirken; &#8221;herkesin bir hayat türküsü vardır&#8221; diye düşünüp, benim hayat türkümün de acil servisler olduğuna karar vermiştim. Bu kararı verirken bana ilham kaynağı olanın, o yıllarda 10 yaşında olan minik prensesimin olması ayrı bir güzellik, tabii ki. Bizim meslek hayatımızda karşılaştığımız öyle ilginç olaylar, öyle adrenalin dolu heyecanlar, öyle hüzünlü dramlar var ki her biri için ayrı bir türkü yazılabilir, ağıtlar yakılabilir veya şarkılar bestelenebilir. Benim böyle bir yeteneğim yok elbette. Bu nedenle kültürümüzün birer parçası olan türkülerimizi kitabımda kullanıp olaylarla bütünleştirmeye çalıştım. Bu konu ile ilgili olarak değinmeden geçemeyeceğim bir başka konu da kitabın kapağı olacak izninizle. Sevgili kayınbiraderim Tamer Abi&#8217;me projemden bahsedip kapak için yardım istediğimde, çoktan karakalem çalışmalarına başlamıştı bile. Kitabın kapağında, tamamen kendisine özgü çizimi ve fikirleri ile oluşturduğu kara kalem çalışmasını kullandım. Bana desteğini esirgemeyen Tamer Aydın abime sizin aracılığınızla bir kez daha teşekkür ederim.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 11%,rgb(255,255,255) 90%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Kitabınızı yazmaya ilk ne zaman karar verdiniz? Sizi bu kitabı yazmaya iten güç neydi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne zaman karar verdiğim konusunda net bir fikrim yok aslında. Fakat gençlik yıllarımdan beri meslek hayatımda karşılaştığım ilginç olayları, anılarım şeklinde yazma hevesim hep vardı. Lakin bir girişim ve çalışma içine girmemiştim.Mesleğe atılıp hayat koşuşturmacasına girdikten ve bir devlet hastanesinde göreve başlayıp eğitim camiasından uzaklaştıktan sonra maalesef ki zamanla kitaplardan da uzaklaşmıştım. Tam bu dönemde çiçeği burnunda doktor adayı kızım imdadıma yetişti. Tıp fakültesindeki yoğun temposuna rağmen kitap okumaktan bir an bile uzak kalmadığı gibi beni sürekli kitap okumaya teşvik etmeyi de ihmal etmedi. Khaled Hosseini, İskender Pala, Stefan Zweig vb. kitapları derken gençliğimde hep hayalini kurduğum, anılarımı yazma hevesim yeniden depreşti ve okumanın yanında ufak ufak karalamalara başladım. Pandemi döneminde nöbetler haricinde eve kapanmamızın da verdiği boş zaman kazançlarını, yazmakla meşgul olarak geçirmeye başladım. Fakat benim istediğim şey; herkesin yaptığı gibi birbirinden bağımsız anıları bir araya getirip kitap oluşturmak değildi. Ben, sürükleyici ve roman tadında bir eser olmasını planlıyordum. Okurların, kitabın sonu ile ortası veya başında geçen olayları bağdaştırıp anlatılanları içselleştirerek, olayların geçtiği mekanını da hayal edip olayın içindeymiş gibi kitabı yaşamasını istedim. Kitabın başı ile sonu arasında bir bütünlük olsun, okuyan kişi, &#8221; bu işin sonu nereye varacak&#8221; diye merak içinde okumaya devam etsin istedim. Bu hayalimi başarıp başaramadığımın kararının okurlara bırakıyorum.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/f53a6fb2b1d797c8320e4e0104ba02ca-768x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-3297" width="384" height="512" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/f53a6fb2b1d797c8320e4e0104ba02ca-768x1024.jpeg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/f53a6fb2b1d797c8320e4e0104ba02ca-225x300.jpeg 225w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/f53a6fb2b1d797c8320e4e0104ba02ca-1152x1536.jpeg 1152w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/f53a6fb2b1d797c8320e4e0104ba02ca-473x630.jpeg 473w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/f53a6fb2b1d797c8320e4e0104ba02ca.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 384px) 100vw, 384px" /></figure>
</div>


<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 89%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Çoğu kitapsever bir akımdan, bir yazardan, bir kitap türünden etkilenmiştir. Sizin</strong> <strong>okumaktan hoşlandığınız, yazarken size ilham olan eserlerden bahsedebilir misiniz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha önceden bahsettiğim gibi birbirinden bağımsız anıların birleştirilip oluşturulan kitapları maalesef bitirmekte zorlanıyorum. Bunun en ilginç örneği, herkesin çok beğendiği Sherlock Holmes&#8217;un kitaplarıdır. Filmlerine hayran olmama rağmen, şimdiye kadar hiçbir kitabını bitirmek bana nasip olmamıştır. Okuyucuyu kendine çeken ve elimden bırakmakta zorlandığım kitaplar, bir sonraki sayfadaki sahneyi hayal edemeyip heyecan ve merak içinde okuyabildiğim kitaplardır, benim için. Örneğin, Turgut Özakman&#8217;ın &#8221;Şu Çılgın Türkler&#8217;i. Örneğin, İskender Pala&#8217;nın kitabın başında farklı sonunda farklı duygu ve düşünce içine girdiğimiz eserleri. Kısacası sonucu kestiremediğimiz eserler. Ayrıca Stefan Zweig&#8217;den &#8221;Satranç&#8221;, Khaled Hosseini&#8217;den &#8221;Uçurtma Avcısı&#8221; gibi muhteşem eserlerin adını bile duyduğumda, hala etkilerini hissedebiliyorum. Tabii ki bizlerin, bu üstatların saçının bir tek teli olamayacağımız aşikardır.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 90%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Kitabınızı okuduğumda beni en çok etkileyen şey aslında kitabın olay örgüsü ve</strong> <strong>yazdıklarınızdan kendimden birçok şey bulmam oldu. Acil servisteki tecrübelerimiz aslında belirli bir tabanda ortak diyebilir miyiz yoksa yılların verdiği tecrübe ile kitabınızla bize acil servis resmini mi çizmek istediniz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, aslında amaç acilin resmini çizmek. Başta da bahsettiğim gibi stajyer öğrenci, sağlık memuru, pratisyen hekim, uzman hekim ve başhekimlik gibi deneyimleri yaşamış, yeri gelmiş acil serviste paspas dahi yapmış, 30 yıl boyunca acil servislerin tozunu yutarak yaşamış birisi olarak geçmiş ve günümüz arasındaki farkları ve benzerlikleri görebildiğimi düşünüyorum. Ayrıca acil servislerin, dışarıdan göründüğü gibi kalabalık bir insan kitlesini idare etmekten çok daha büyük ve geniş bir anlam ifade ettiğini, görünen buz dağının suyun altındaki devasa kısmının da bilinerek hareket edilmesi gerektiğine inanıyorum. İdari ve politik zorlukların geçmişte olduğu gibi günümüzde de karşımıza çıktığı gerçeğini unutmamamız gerektiği kanısındayım. Aslında kitap, bu konuda benim bir tür içimi dökmeme sebep oldu. Her ne kadar, içimden gelen cümleleri çeşitli bürokratik veya etik nedenlerle yeterinde yazıya dökemese de, idari ve etik konulara dokundurmadan geçemediğim bir gerçektir. Yeri gelmişken &#8220;sürçü lisan ettikse affola&#8221;.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 90%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Bu kitabı yazarken aslında bize neyi anlatmayı amaçladınız?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında bu kitapta, acil servisin karmaşasını betimlemeye çalıştım. Aynı zamanda da kendi içimizdeki çelişkilere değinmeyi amaçladım. Asıl amacım, kitabın sağlık camiası dışındaki okuyuculara ulaşmasıydı. İnsanların acil servise girerken eski duygu, düşünce ve önyargılarını bir kenara bırakıp, empati yapmalarını sağlamak niyetim. Fakat şu anki hali ile hedef kitleye ulaşmış olduğunu düşünmüyorum. İnşallah, daha sonraki çalışmalarda bu amacıma ulaşabilirim.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 90%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Eminim ilk harfinden son harfine kadar eseriniz sizin için çok değerli biliyorum ama bize eserinizi yazarken sizi en çok etkileyen kısımlarından bahsedebilir misiniz?</strong> </p>



<p class="wp-block-paragraph">Okurlarımız için de ufak bir ipucu olmuş olur hem. Beni en çok etkileyen, hatta üzen, çok hicap duyarak yazdığım, kendi meslektaşlarımın birbirine karşı tavır ve yeni mezun olan çiçeği burnunda acemi doktorların, içine düştüğü çıkmazı anlattığım bölüm oldu. Kim bilir, belki de kendi kızımın, 2 yıl sonra benzer sıkıntılar yaşayacağı endişesi beni bu duygulara itmiş olabilir.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 89%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Kitabınızı okuyacak okurlarımıza kitaba başlamadan önce vermek istediğiniz bir tavsiye var mı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kitabımda, her ne kadar benim içinde bulunduğum ve geçmişte yaşadığım acil ortamlarını anlatıyor olsa da okuyan her acil hekiminin, kendinden ve kendi acil servisinden bir parça olacağı kanaatindeyim. Çünkü mekanlar farklı olsa da acil servislerin sorunlarının yaklaşık olarak birbiri ile aynı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle mekana takılmadan kendi acil servislerini hayal ederek okumalarını tavsiye ediyorum. Sağlık personeli dışındaki okuyucularımdan ise bir acil servisin karmaşasını kafalarında kurgulayıp empati yaparak okumalarını istirham ediyorum.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/b0105297f814dd0b960eeb25390ac0e2-553x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-3299" width="277" height="512" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/b0105297f814dd0b960eeb25390ac0e2-553x1024.jpeg 553w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/b0105297f814dd0b960eeb25390ac0e2-162x300.jpeg 162w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/b0105297f814dd0b960eeb25390ac0e2-768x1423.jpeg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/b0105297f814dd0b960eeb25390ac0e2-340x630.jpeg 340w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2023/04/b0105297f814dd0b960eeb25390ac0e2.jpeg 818w" sizes="(max-width: 277px) 100vw, 277px" /></figure>
</div>


<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 89%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Kitabınızı yazarken sizi en çok zorlayan ne oldu?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Beni en çok zorlayan, kesinlikle kendi meslektaşlarım arasındaki sıkıntıları anlatırken, kimseyi kırmamaya özen göstermek için seçmeye çalıştığım uygun kelimelerle cümle kurmak oldu. Ayrıca idari sorunlardan bahsederken &#8220;acaba nasıl bir tepki alırım&#8221; düşüncesi ve belki de korkusu beni çok zorladı.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 89%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Bundan sonra başka eserlerle de görecek miyiz sizi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Okumak çok güzel bir duygu. Fakat şunu anladım ki; yazmak bundan daha muhteşem. Yazıp bir eser ortaya çıkarmak, insanların beğenisine sunmak ve güzel tepkiler almak ise afyon gibi. Topluma mal olmuş tanınan bir yazarın söyleşisinde şu cümleyi dinlemiştim. &#8220;Yazmak bir afyon gibidir. Kanınıza girdi mi bağımlısı olursunuz!&#8221; Kısacası, ben de bu afyonun tadını aldım galiba. Devam ederim diye umuyorum. Bir sonraki kitabımda, acil tıp asistanlarının eğitimine katkı sağlayacak, roman okurken öğrenmelerini amaçlayan bir projenin çalışmasına başladığımı söyleyebilirim. Tabii ki başarabilirsem.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background:linear-gradient(150deg,rgb(255,105,0) 0%,rgb(255,255,255) 10%,rgb(255,255,255) 90%,rgb(255,105,0) 100%)"><strong>Ben güzel sohbetiniz ve bu güzel söyleşi için öncelikle tekrar çok teşekkür ediyorum. Son olarak okurlarımıza söylemek istedikleriniz var mıdır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Naçizane kendi çapımda, roman tadında yazmaya çalıştığım ve bir nevi içimi döktüğüm bu çalışmama destek veren dostlarıma ve sizlere tekrar tekrar teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-text-color has-background has-small-font-size wp-block-paragraph" style="color:#666666;background-color:#f5f5f5"><em>Bu yazı Acil Tıp Bülteni&#8217;nin Şubat 2023 tarihli</em> <em><a href="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2023/04/07/2023-subat-sayimiz-cikti-iyi-okumalar/" data-type="post" data-id="3087" target="_blank" rel="noreferrer noopener">13. sayısında</a></em> <em>yayımlanmıştır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ah O Gemide Ben de Olsaydım: Bir Gemi Doktorluğu Hikayesi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/10/27/ah-o-gemide-ben-de-olsaydim-bir-gemi-doktorlugu-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim ALTUNOK]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2022 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[cruise]]></category>
		<category><![CDATA[gemi doktorluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/?p=3132</guid>

					<description><![CDATA[Ağrı’dayım. Mecburi hizmete atanalı henüz birkaç ay olmuş. Covid’in en hararetli zamanı geçmiş ama vakalar hala hatırı sayılır düzeyde.&#160; Asistanlıktan yeni çıkmışım,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ağrı’dayım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mecburi hizmete atanalı henüz birkaç ay olmuş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Covid’in en hararetli zamanı geçmiş ama vakalar hala hatırı sayılır düzeyde.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Asistanlıktan yeni çıkmışım, yurt dışı işleri yıllardır aklımda ama net bir şey yok elde henüz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dışarısı -30 derece. Her yer kar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çoğunlukla memurların kaldığı lojman gibi bir yerde tek göz odada kalıyorum. Pencere’den bakıyorum dışarıya ve düşünüyorum:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Bu Dünya’da yaşayacaklarımın tamamı bu olamaz. Zor bir asistanlık süreci ve pandemi… Şimdi de ülkenin doğu sınırında ailemden, sevdiklerimden uzakta… Batıya geri dönebilir miyim ya da ne zaman dönerim belli değil. Başka insanlara, sırf başka ülke topraklarında doğdu diye, çeşitli güzellikler sunan bu hayatın bana da vereceği bir şeyler olmalı! Kendi vermiyorsa da ben isterim. Vermezse de, isteyenin bir yüzü kara derim!&#8221; dedim ve bir şeyler yapmaya kesin bir şekilde karar verdim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hikayenin sonrası ise kafayı yurt dışına gitmeye, Dünya’yı görmeye takmış bir doktorun bitmez tükenmez çabası olarak devam ediyor. İnatla zamanımın çoğunu bir çıkış yolu bulmaya harcadım. Dil sınavları, denklik sınavları, iş başvuruları, CV güncellemeleri derken sonunda bir gün yurtdışından bir işveren internetten beni buldu: &#8220;Dünya’yı dolaşan Cruise gemilerinde çalışmayı düşünür müsün?&#8221; diye bir soru yöneltti. Ağrı’da, bozkırın ortasında, bana yapılan bu teklif çok sıra dışı ve aynı zamanda inanılmaz çekici geldi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her şey böyle başladı ve sanıyorum ki bu yazıyı okuyanların özellikle ilgilendiği kısım da buradan sonrası olacaktır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/2480c933b0280561a01760783a1bce6d-1024x768.jpeg" alt="" class="wp-image-3134" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/2480c933b0280561a01760783a1bce6d-1024x768.jpeg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/2480c933b0280561a01760783a1bce6d-300x225.jpeg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/2480c933b0280561a01760783a1bce6d-768x576.jpeg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/2480c933b0280561a01760783a1bce6d-1536x1152.jpeg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/2480c933b0280561a01760783a1bce6d-2048x1536.jpeg 2048w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/2480c933b0280561a01760783a1bce6d-840x630.jpeg 840w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya’da bizim de dahil olabileceğimiz böyle bir iş sahasının olduğunu Türkiye’de kaç doktor biliyordur? Bu işe girmek zor mu? Neler gereklidir? Her şeyin ötesinde bu cruise gemisi doktorluğu nasıl bir iştir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cruise gemisi çalışma koşulları düzenli hastane hayatına alışmış bizler için biraz farklı bir yapıda. Örneğin ben 4+2 olarak çalışıyorum. Yani bu, 4 ay iş ve sonrasında 2 ay tatil anlamına geliyor. Çalışmadığım bu 2 ay süresince bana herhangi bir ödeme yapılmıyor. Harici durumlar olsa da denizcilerin dünyasında ödemeler genellikle sadece çalışılan ayları kapsıyor. Bir cruise turunun süresi ise bulunduğu yere göre 4 gün ile 60 gün arasında değişebiliyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başvuru konusuna gelince, ilk istenenler firmaya göre değişiklik gösterse de bir CV ve de uluslararası geçerliği olan belirli sertifikalar (ATLS, ACLS, BLS, PALS) sunmak şart. Bu pozisyon için tüm Dünya’dan başvuruların alındığını düşünürsek CV’nizin etkili olması sizi bir adım öne çıkaracaktır. Elbette işe alındıktan sonra tamamlayabileceğiniz, sizden istenen ekstra sertifikalar da mevcut. Örneğin bizim ülkemizde olmayan &#8220;Sexual Assault Training&#8221; bunlara bir örnek. Bu tür durumlarda firmanin size bu kursun nasıl temin edileceği konusunda yol göstermesi de mümkün. Öte yandan artık bir denizci ya da diğer adı ile &#8220;Gemi Adamı&#8221; olacağınız için gemi adamı sertifikasyonu ya da buna en yakın resmi belge topluluğu da istenebiliyor sizden. Gemi güvenliği ile ilgili eğitimleri ise tüm mürettebatın tamamlaması mecburi. Çalıştığı bölümü de ilgilendirebilecek konuları da ekleyerek firma tüm bu eğitimleri çalışanlarına online ya da birebir kurslar olarak tanımlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belgeleri toplayıp başvuruyu yaptıktan sonra arenaya girmiş bulunuyorsunuz. Buradan sonrasında insan kaynakları ile olan görüşme -ki bence bu görüşme doktorun İngilizce seviyesini ölçmek için yapılıyor- sözlü ve de yazılı tıbbi bir sınav sizleri bekliyor. Sınavların içerikleri, sözlü sınava kaç doktorun girecek olması firmaya göre değişkenlik gösteriyor. Ben birkaç firmayla aynı anda görüştüğüm için bu sınavların birbirinden farklı formatta olduğunu pekala rahatlıkla söyleyebilirim.<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/263a.png" alt="☺" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bu uzun süren işe alınma süreci sonrasında ise atandığınız gemiye ve gezdiği sulara göre mürettebat vizesine başvuruyorsunuz. Ben ilk olarak Karayipler’de işe başladığım için Amerikan C1/D mürettebat vizesini aldım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu uğraşlar sonucu işi bağlayıp gemiye başladığınızda ise iyi ve kötü tarafları ile çok &#8220;farklı&#8221; bir yaşam sizi bekliyor. Önce iyi taraflarından başlayalım, evet dolar bazında kazandığınız için Türkiye’deki maaşınızdan açık ara daha iyi kazanıyorsunuz. Dünya’daki farklı ülkeleri, şehirleri görme şansınız oluyor. Sürekli olarak gemide yaşadığınız için de barınma, yiyecek, ısınma, internet gibi sorunlarla uğraşmıyorsunuz. Gemide doktorluk prestijli bir rütbe. Apoletinizideki üç çizgi ile bu rütbe görünür hale geliyor ve buna göre de size çok sayıda ayrıcalık tanınıyor: mesela diğer çalışanlardan daha büyük kabinlerde kalmak, gemideki restoranlara, barlara, spor salonlarına&nbsp; girebilmek gibi… Çalışılan gemiye göre klinik yapı değişkenlik gösterse de&nbsp; ben bu işe Dünya’nın en büyük gemi grubunda (Oasis Class olarak isimlendiriliyor) başladığım için, yaklaşık 8600 kişilik bir gemide, hemşirelerle birlikte üç doktor olarak hizmet verdim. Doktorlardan bir tanesi ‘Senior Doctor’ olarak nitelendiriliyor ki genelde bu kişiler bahriye tıbbı konusunda epeyce kıdemli hekimler oluyor.&nbsp; Diğer doktorlar ise &#8220;Junior Doctor&#8221; olarak nitelendiriliyor. Bu nitelendirme- ya da kıdemlendirme- yaştan ve de karada kazanılan tıbbi deneyimlerden bağımsız, denizde geçirilen süreye ve tecrübeye dayalı olarak yapılıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/254b7c6384f73b285a018c67aad52149-1024x768.jpeg" alt="" class="wp-image-3135" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/254b7c6384f73b285a018c67aad52149-1024x768.jpeg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/254b7c6384f73b285a018c67aad52149-300x225.jpeg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/254b7c6384f73b285a018c67aad52149-768x576.jpeg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/254b7c6384f73b285a018c67aad52149-1536x1152.jpeg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/254b7c6384f73b285a018c67aad52149-2048x1536.jpeg 2048w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/10/254b7c6384f73b285a018c67aad52149-840x630.jpeg 840w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Hasta profilimiz ise mürettebat ve yolcular olarak iki ana gruptan oluşan genellikle sakin, saygılı insanlar. Yolcular gemi lokasyonu gereği çoğunlukla Amerikalı olsa da mürettebatta Dünya’nın her yerinden insan görmek mümkün. Tabii bu da İngilizcenin değişik aksanlarında hasta muayene etmek anlamına geliyor. Benim zaman zaman Dünya haritasını açıp da, baktığım hastanın ülkesi, şehri nerede diye araştırdığım da oldu, zira daha önce Madagaskar veya Nikaragua gibi ülkelerden hiç hasta denk gelmemişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan, firmanın ve de yurt dışındaki insanların doktora verdiği değeri her anlamda, güçlü olarak hissediyorsunuz. Son dönem Türkiye’sinden çıkmış bir hekim olarak bu duruma şaşırdım ve belli bir süre alışamadım. Sonra alışamamış olmama ayrıca üzüldüm çünkü bu, kendi üllkemizde doktor olarak çok uzun zamandır değersizleştirildiğimizi de gösteriyordu. Sağlıktaki şiddet haberleri gemideki ekip arkadaşlarıma kadar ulaşmış olacak ki birkaç kere bu konudan bahsettiler. Umudunu kaybetmeyen ve hep çözüm/çıkış yolu arayan birisi olarak, yabancı bir dilde &#8220;yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir&#8221; nasıl denir bilemedim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kliniğimiz düzenli temizlenen, düzenli, gerekli tüm malzelemeri bulunduran bir yerdi. Biz hep icap usulü çalıştık. Her gün bir doktor ve bir hemşire icapçı olarak görevlendirildi. Wifi ile bağlı güverte telefonları üzerinden iletişim sağladık. Çalışma saatleri içerisinde giydiğimiz cerrahi forma ve iş dışında giydiğimiz denizci takımlarımız bize ücretsiz olarak temin edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelelim madalyonun diğer yüzüne…Her ne kadar çok çekici görünse de bu işin de kendine göre hatırı sayılır sayıda zorlukları mevcut. Kalabalık gemilerde günler yoğun geçiyor. Elbette bizim ülkedeki aciller gibi dolup taşmıyor ama okyanus ortasında ciddi vakalarla baş başa kalmak da mümkün. Bu durumda hastaların tüm iş yükü sizin üzerinizde oluyor. Özellikle girişimsel konularda gemi doktorunun epeyce deneyimli olması gerekli diye düşünüyorum. Tepecik Acil çıkışlı olmanın katkısını ben en çok burada hissettim. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/263a.png" alt="☺" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&nbsp; Amerikan hasta profili bizimkilerden biraz daha farklı, bilgi olarak sizi zorlamaları mümkün. Bu noktada önemli olan ise, Amerikan tanı-tedavi kılavuzlarına hakim olmak&nbsp;ve de ona göre hareket etmek ve bu da&nbsp; bazen bizde pek/hiç kullanılmayan ilaçlarla tedavi anlamına gelebiliyor. Hastalara açıklama yaparken pound, inch, fahreneit gibi Amerikan ölçü birimlerine alışmak da benim biraz vaktimi almıştı açıkçası… Medikolegal konularda yönetmelikleri bizden biraz daha farklı ve denetimleri de sıkı olarak yapılıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan gemide salgına yol açabilecek tüm hastalıkların çok ciddi ve uzun süren prosedürleri mevcut. Bulaş riski olan hastalıkları bildirmek zorunlu. Covid-19 dalgası bir gemiyi vurduğunda ardı kesilmeyen karantinalar, ayaktan hasta bakımının kabinlerde sağlanması, sürekli test taramaları gibi durumlar da söz konusu olabiliyor. Bu gibi durumlarda mürettebatın da temasını azaltmak adına gemide bazı kısıtlamalara da gidilebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gemi yaşamı çok ilginç. Geminin kendisi de içindeki insanlar da sürekli bir devinim halinde.&nbsp; Yolcular ve çalışanlar hep bir sirkülasyonun içerisinde yenileniyor. Her cruise başlangıcı gemi binlerce insanı ile boşalıp tekrar doluyor. Kontratı biten çalışanlar giderken yenileri geliyor. Her bölümün çalışma saatleri birbirinden farklı ve de genellikle uzun. Bazı insanları hiç görmeden gemiden ayrılmak mümkün. Aileden ve arkadaşlardan uzakken bu insan sirkülasyonu bir noktada yorucu gelmeye başlayabiliyor ve sanıyorum ki hep bu problemler hesaba katılarak sözleşmelerin süreleri belirlenmiş çünkü her çalışma grubunun kendine özel sözleşme&nbsp; süresi mevcut.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzun lafın kısası gemide doktor olarak çalışma meselesi apayrı bir deneyim… Bambaşka bir dünya… Anlatılmaz yaşanılır denilen cinsten…Biraz okyanus rüzgarı yemiş bir acilci olarak benim önerim ise bu işe atılmadan önce uygunluk konusunun artıları eksileri toplayarak kişi bazında karar verilmesi gerektiğidir. Düşünüp taşındıktan sonra hala aklı dalgalara takılan acilcininse yolu açık, pruvası neta olsun.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-text-color has-background has-small-font-size wp-block-paragraph" style="background-color:#f5f5f5;color:#666666"><em>Bu yazı Acil Tıp Bülteni&#8217;nin Ekim 2022 tarihli</em> <em><a href="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/10/14/2022-ekim-sayimiz-cikti-keyifli-okumalar/" data-type="post" data-id="3087">12. sayısında</a></em> <em>yayımlanmıştır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hikayem</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/07/15/hikayem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim ALTUNOK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2022 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[doğuhan bitlisli]]></category>
		<category><![CDATA[g.e.t.r.e.c.t]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/?p=3017</guid>

					<description><![CDATA[Müzik ile tanışmama aslında eve gelen ilk internet ile babamın youtube üzerinden açtığı ACDC albümü ile başladı. O günle başlayan rock müzik&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Müzik ile tanışmama aslında eve gelen ilk internet ile babamın youtube üzerinden açtığı ACDC albümü ile başladı. O günle başlayan rock müzik aşkım giderek devam etti. Gitar sololarından o kadar etkileniyordum ki daha o yaşlardan sadece gitar solosu olan müzikler dinlerdim. Gitarla tanışmam yine aslında ilkokula dayanıyor. Müzik serüvenime ilkokulda klasik gitarla başladım. O dönemler klasik gitar çalmak çok popülerdi. Herkesin evinde bir klasik gitar vardı. Ancak daha 6-7 yaşlarında rock müzik tutukunu biri için klasik gitar tatmin edici olmamıştı. Çoğu gitar çalan genç gibi birkaç akor basmaktan ibaretti benim için.</p>



<p class="rounded-3 px-3 py-2 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#bcaaa4"><strong><em>“Hayatımın amacını bulmuştum”</em></strong><strong><em></em></strong></p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ac122ebccbf781999c10fad5ab4353f7-576x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-3018" width="288" height="512" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ac122ebccbf781999c10fad5ab4353f7-576x1024.jpeg 576w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ac122ebccbf781999c10fad5ab4353f7-169x300.jpeg 169w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ac122ebccbf781999c10fad5ab4353f7-354x630.jpeg 354w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ac122ebccbf781999c10fad5ab4353f7.jpeg 750w" sizes="(max-width: 288px) 100vw, 288px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Daha sonradan bir arkadaşımın elektro gitar aldığını duydum ve evlerine gidip ben de denedim. Arkadaşım <strong><em>Nothing Else Matters&#8217;ın</em></strong> solosuna çalışmış müzik eşliğinde çalmıştı. O günden sonra sanki hayat amacımı bulmuş gibiydim. Sürekli gidip elektro gitar çalmak istiyordum. İlk tutuşta aşk olsa adı ki takıntılı gibi ailemden her gün başlarının etini yiyerek elektro gitar istiyordum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağolsunlar beni kırmadılar. Babamla bir gün İzmir Çankaya&#8217;daki bir müzik markete gittik. O kadar yıl geçmesine rağmen o günkü heyecanımı asla unutamıyorum. Herhalde hayatımın en heyecanlı ve mutlu günüydü desem abartı olmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müzik markette her yer tavandan asılı parlak elektro gitarlar hepsi o kadar güzel gözüküyordu ki. Daha adam akıllı çalmayı dahi bilmiyordum. Düz akor basarak seçmek istemediğimden görevli abiye &#8221;abi sen çal bir şeyler ben sesisi dinleyim&#8221; diye tek tek adama gitarları çaldırdığımı hatırlıyorum. Uzun uğraşlar sonunda doğru bir gitar önerisiyle, ilk aşkım olan <strong><em>Epiphone Les Paul</em></strong> ile evimize döndük.</p>



<p class="rounded-3 px-3 py-2 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#bcaaa4"><strong><em>“Bilgisayarımın bozulmuş olması dahi pratik yapmamı engelleyemedi”</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">O günden sonra hayatım o kadar değişti ki. Sürekli internetten gitar videoları izler oldum. Tek yaşama amacım oydu sanki. O kadar ki bir dönem bilgisayarım bozuldu. O zaman bile internet kafeye gidip; makam-gam armoni dersleri izleyip eve geri gelip gitar üzerinde pratik yapıyordum. Notlar tutuyordum. Daha sonra her zaman müteşekkir kalacağım Cumhur abi ile tanıştım. Yaklaşık 3 ay boyunca bana gitar dersi verdi. Aslında gitardan çok armoni (müzik teorisi) dersi aldım demek daha doğru olacaktır. Gelişme sürecim haliyle hızlandı sayesinde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halen en yakın arkadaşlarım olan lise arkadaşlarım ile okulda öğle arası eve gelip gitar çalardık. Müzik öğretmenimiz sağolsun bizimle ilgilendi, okulda konserler verdik. Liseyi gitara az çok hakim metalci bir genç olarak bitirdim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/db4d1f7dc979b151dcd0e1588a9c0bb1-1024x576.jpeg" alt="" class="wp-image-3019" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/db4d1f7dc979b151dcd0e1588a9c0bb1-1024x576.jpeg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/db4d1f7dc979b151dcd0e1588a9c0bb1-300x169.jpeg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/db4d1f7dc979b151dcd0e1588a9c0bb1-768x432.jpeg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/db4d1f7dc979b151dcd0e1588a9c0bb1-1120x630.jpeg 1120w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/db4d1f7dc979b151dcd0e1588a9c0bb1.jpeg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Daha sonraları kendim gitar soloları yazmaya ve bunları kaydetmeye başladım. Bir ses kartı aldım kayıt programları ile tanıştım. Apayrı bir dünyaya girmiş oldum. İstediğim her şeyi dijital ortamda kaydedebilirdim artık. Böyle olunca bazı günlerim oluyordu ki gitar, yemek ve uyku 3’lüsü ile hayatımı sürdürüyordum. Parmak uçlarım sürekli nasırlı gezdim yıllar boyu. Daha çok enstrumental besteler yapmaya başladım. Bu nedenle armoni-teorik bir yana, gitar tekniklerimi de maksimuma çıkarmalıydım. Saatlerce John Petrucci &#8211; Rock Discipline çalıştığım zamanları hatırlıyorum.</p>



<p class="rounded-3 px-3 py-2 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#bcaaa4"><strong><em>“Dersler, müzik ve sosyallik bir arada sürdürülmesi yorucu olsa da verdiği mutluluk hissi paha biçilmezdi”</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabi ki bir yandan da Tıp Fakültesi öğrencisiydim. Hem sosyalliği hem müziği hem de dersleri yönetmek zor olsa da hepsini ayrı ayrı sevdiğim için o geceleyin uyumayıp gitar çalışıp sabah gittiğim hastane bana tatlı bir yorgunluk ama öfori durumu veriyordu. Tıpkı Acilde yorucu geçen bir nöbetin sonrası gibi.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/fab991e5955bf0481f4b72436e943de1.jpeg" alt="" class="wp-image-3020" width="276" height="276" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/fab991e5955bf0481f4b72436e943de1.jpeg 552w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/fab991e5955bf0481f4b72436e943de1-300x300.jpeg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/fab991e5955bf0481f4b72436e943de1-150x150.jpeg 150w" sizes="(max-width: 276px) 100vw, 276px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Tıbbı seviyordum ancak her gün işe git. Odada dur, servis işleri her gün alınan kanlar, poliklinikler vs bana sıkıcı geliyordu. Hiç unutmuyorum daha acil tıbbı bilmiyorken 4. sınıfta stajlara başladığımızda kliniklerin hep akut durumlarını çok iyi ezberlerdim. O müdahale hissi hep hoşuma giderdi. Güçlü hissettirirdi. Diabetik ketoasidoz ezberim daha 4. sınıfın ilk gününden beri zihnimde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha sonra ufuktan bir ışık gözüktü ve Acil Tıp ile tanıştım. İkinci tutkum acil tıp oldu. Artık uzmanlık için bir hedefim vardı. Kaos ve adrenalin sıradan poliklinikler gibi durağan olmayan bir servis: Acil servis. Kısacası acil tıp anabilim dalını keşfettiğim gün hedefimi koymuş oldum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üniversite dördüncü sınıfta müzik grupları kurduk, bir sürü farklı müzisyen ile tanıştım ve sahne tecrübesi edindim. Bir yandan da bar müzisyenliği yapmaya başladım. İlk başlarda ne kadar eğlenceli gelse de kendi istediğin müziği yapamamakla ilgili sıkıntılar yaşamaya başladım. Sonunda samimi olduğum 2 arkadaşım ile <strong><em>&#8221;Get Rekt&#8221;</em></strong> isimli grubu kurduk.</p>



<p class="rounded-3 px-3 py-2 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#bcaaa4"><strong><em>“Yapacağımız ve fırsat olsa halen yapmayı </em></strong><strong><em>ç</em></strong><strong><em>ok isteyeceğim </em></strong><strong><em>ç</em></strong><strong><em>ok iş vardı”</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Farklı şeyler denemeye çalıştık güzel sözler yazdık kendimizce amatördük ancak herkes enstrümanında başarılıydı. Hala dijital platformlarda birkaç bestemiz mevcut. Daha yapacağımız ve fırsat olsa halen yapmayı çok isteyeceğim çok iş vardı. Ama hayat işte, bir sürü beste havada kaldı zamana karıştı. Derleyip toparlayamadık. Malum doktor olunca başka insanların yaptığı planlara uymak her zaman mümkün olamıyor. Kimse anlayamıyor bile çalışma saatlerimizi ne zaman evdeyiz, ne zaman hastanedeyiz belli değil.</p>



<p class="rounded-3 px-3 py-2 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#bcaaa4"><strong><em>“Müzisyenlikte her şeyi tek başına yapmaya çalışmak yorucu oluyor”</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle olunca kendi bestelerimi kendim düzenlemeye karar verdim. Kendi çapımda sözler yazdım kendim seslendirdim. Çoğu bestemi aslında bir iki günde yazarım. Ancak toparlamak kaydını tamamlamak, mix mastering işlemlerini yapmak ve şarkıyı dijital platformalara hazır ses kalitesine getirmeye çalışmak yani hem bestenin kendisini (bir gitarsit olarak bestelemek) hem MIDI davullar, MIDI Keyboard, Bass yürüyüşleri vs herşeyi kendin planlayıp üstüne mix masteringi ile tek başıma cebelleşmek zorlayıcı ve yorucu oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üniversite bitti ve Trabzon Of&#8217;a acil servis hekimi olarak atandım. Orada da gitara ve acil tıbba olan aşkım son gaz devam etti. Kendime bir motosiklet aldım hemen. Nöbet, motosiklet, ev ve gitar 4&#8217;lüsü ile 1 yılım geçti. İyisiyle kötüsüyle güzel anılar edindim. <strong><em>&#8221;Bu temmuz hava kapalı&#8221; </em></strong>isimli şarkımı orada yazdım. Hatta, eşim ile orada tanıştım.</p>



<p class="rounded-3 px-3 py-2 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#bcaaa4"><strong><em>“M</em></strong><strong><em>ü</em></strong><strong><em>zik benim tutkumsa acil tıp evim”</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Acil asistanlığımın çömezlik dönemindeyim şu anda. Üniversite yıllarımda olduğu kadar olmasa da her boşluğumda çalışmaya devam ediyorum. Üzülmüyorum, müzik benim tutkumsa acil tıp evim. İkisini de en iyi yapmak kendimi geliştirebildiğim kadar geliştirmek için buradayım ve tüm meslektaşlarım gibi yorgunluk nedir bilmeden çalışmaya hayat kurtarmaya devam ediyoruz. Bundan gurur duyuyorum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-1024x1024.png" alt="" class="wp-image-3021" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-1024x1024.png 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-300x300.png 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-150x150.png 150w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-768x768.png 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-1536x1536.png 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-2048x2048.png 2048w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-630x630.png 630w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/07/ad011debb7ba1c15bdd0d2b3714ff848-1200x1200.png 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Şu an için müzik platformlarında olan 6 tane bestem bunların yanında daha toparlanmamış 10’larca bestem ile çalışmaya son gaz devam. Dinlenme sayısı umurumda değil. Günümüzde bu bir başarı kriteri de değil zaten. Ben hayalimi kurduğum müziği yapıyorum ve Dünya’da birkaç kişi için dahil olsa kalıcı bir şeyler bırakabiliyorum.</p>



<p class="rounded-3 px-3 py-2 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#bcaaa4"><strong>“Birinin hayatına dokunabilmek amacım”</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Jason Becker’in benim hayatıma dokunuşu gibi, ben de bir kişinin bile hayatına dokunabilirsem bana yeter. Aynı şey mesleğim için de geçerli, bir hastanın ya da yakının göz yaşlarının akmasına engel olmak, dindirmek, ne güzel bir duygu hayata dokunabilmek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her insan birşeylerin peşinde, bir tutku peşinde koşmalı. Bir şeyler yapmak zorundayız hepimiz, ne olduğunun önemi yok bilim- sanat- spor-gezi&#8230;</p>



<p class="has-text-color has-medium-font-size wp-block-paragraph" style="color:#795548"><strong><em>Kendin i</em></strong><strong><em>ç</em></strong><strong><em>in, iyi hissetmek i</em></strong><strong><em>ç</em></strong><strong><em>in, yaşamak ve yaşatmak i</em></strong><strong><em>ç</em></strong><strong><em>in…</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu da benim hikayemdi herkese selamlar&#8230;</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-text-color has-background has-small-font-size wp-block-paragraph" style="background-color:#f5f5f5;color:#666666"><em>Bu yazı Acil Tıp Bülteni&#8217;nin Mayıs 2022 tarihli</em> <em><a href="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/04/30/2022-mayis-sayimiz-cikti-keyifli-okumalar/" data-type="URL" data-id="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/04/30/2022-mayis-sayimiz-cikti-keyifli-okumalar/">11. sayısında</a></em> <em>yayımlanmıştır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkilemin Ortasında Bir Acil Hekimi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/02/05/ikilemin-ortasinda-bir-acil-hekimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim ALTUNOK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Feb 2022 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hobi]]></category>
		<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/?p=2565</guid>

					<description><![CDATA[Acil tıp hekimliği mi oyunculuk mu? Böyle bir ikilemde kalmak zor olsa gerek değil mi? O ikilemin içindeyken yaşaması da bir hayli&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Acil tıp hekimliği mi oyunculuk mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle bir ikilemde kalmak zor olsa gerek değil mi? O ikilemin içindeyken yaşaması da bir hayli zordu. Ve bendeniz seçim yapamayan, az biraz da doyumsuz biri olarak her ikisini de yapabileceğime inandım.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p class="rounded-3 py-1 px-2 has-luminous-vivid-amber-background-color has-background wp-block-paragraph"><strong>“Her sorunun bir cevabı, her ikilemin bir seçimi olmalı mı?”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tıp fakültesinden mezun olur olmaz bir yanım çalışmak için yanıp tutuşuyor bir yanım da bambaşka şeyler hayal ediyordu. Her şeyde olduğu gibi atama zamanım geldiğinde oturdum araştırdım ve şimdiki çalışmakta olduğum hastanemi tercih ettim. Bu durum da benim için ayrı ironikti. Kendi annesinin 15 yıl çalıştığı bir hastanede, orda asla yapamam diyen ben, kendimi burda olmak için can atarken buldum.</p>



<p class="rounded-3 py-1 px-2 has-luminous-vivid-amber-background-color has-background wp-block-paragraph"><strong>“Tek bildiğim vardı durağan bir hayat istemiyordum”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölüm konusunda da seçim yapmakta zorlandığımı anlamışsınızdır. Adrenalin hayatımın merkezinde olmalı, aynı zamanda bir eğitmen olmalıydım. O adrenalini yaşarken, yaşadıklarımı aktarmalıydım. Derken pratisyen olarak görev yaptığım hastanemin acil kliniğine hayran kaldım. Ne mutlu bana ki istediğim yerdeyim. İstediğim hedeflere doğru yürüyorum. Başa dönersek o ikilemi yaşaması zordu demiştim. Henüz uzmanlık alanımı seçmemişken hep kalbimde olan oyunculuk mesleğine de göz kırpmadan duramadım. Zamanımı ayarladım, araştırdım, uzmanlığımı dahi erteledim. Ve kendimi Dormen akademide oyunculuk eğitimi alırken buldum. Onca nöbetin arasında o karmaşanın içinde sahne çalışmaları, tiyatro okumaları , diksiyon eğitimi , şan eğitimi&#8230; yoruldum sandınız değil mi? Oysa ki hayatımın en güzel aylarıydı.</p>



<p class="rounded-3 py-1 px-2 has-luminous-vivid-amber-background-color has-background wp-block-paragraph"><strong>“Çok zorlandım ama çok öğrendim, kimi zaman vazgeçmek istedim”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayatımın bir döneminde çok değerli Haldun Dormen ve Göksel Kortay’a öğretmenim diyebilme, öğrencisi olma şansına eriştim. Çok başka bir Dünya’daydım. Hayalimin içinde yaşıyordum. Her zaman bu kadar güzel olmadığı oluyordu tabi. Biraz nazlandığım zamanların olması, haftalarca her nöbet boşluğumda derse gidiyor olmam, uykusuz hem sahne ezberleyip hem tıp derslerimi çalışıyor olmam, bir gün sahnedeyken ertesi gün nöbette olmam süreci çok kolay kılmadı benim için. Kimi zaman vazgeçmek istedim ama o güzel insanlar her seferinde daha sıkı sarıldılar bana. Daha kuvvetli aldılar beni kendi dünyalarına.</p>



<p class="rounded-3 py-1 px-2 has-luminous-vivid-amber-background-color has-background wp-block-paragraph"><strong>“İlk kez oyunumda hayal kırıklığına uğradım”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk sahneye çıktığımda, bu benim işim değil demiştim. Hayal kırıklığını tahmin edebiliyor musunuz? Sahnedeydim ve hiçbir şey hissetmiyordum. Romeo ve Juliet’ten bir tirat oynuyordum. Fakat sahnedeki kişi tümüyle Evrimdi. Juliet yoktu. Sarayda değildim. Tiyatro salonundaydım. Karşımda Romeo yoktu, arkadaşlarım vardı . Tamam dedim ben bu işi yapamayacağım.</p>



<p class="rounded-3 py-1 px-2 has-luminous-vivid-amber-background-color has-background wp-block-paragraph"><strong>“O gün çok sevdim ben tiyatroyu”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok sevdiğim hocam Göksel Kortay’ın sahne dersinde kendi hem mimar olan hem oyuncu olan güzel kalpli arkadaşımla bir sahne çalıştık. Her tamam işte yapamıyorum dediğimde daha sıkı çalıştı benimle. Her olmuyor dediğimde daha çok moral verdi, daha çok anlattı. Nitekim onunla aldığım sahnedeki o keyif, o heyecan, o gurur kelimelerle anlatılacak gibi değil. <strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Nitekim hepimizi etkileyen pandemi süreci bu güzel hayali sona erdirdi. Sağlığımız için aramıza mesafeler girdi. Tiyatro insanı insana insanla anlatma sanatıdır derler. ‘İnsanla’ kısmını yapamadık. Sahne alamadık, şarkı söyleyemedik, prova yapamadık, dans edemedik, insanları göremedik, alkışları duyamadık, gülümsemeleri göremedik.</p>



<p class="rounded-3 py-1 px-2 has-luminous-vivid-amber-background-color has-background wp-block-paragraph"><strong>“İnsansız tiyatroyu kabullenemedik”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Covid-19 nedeniyle hızlı bir atama süreci yaşadım. Şimdiki branşım olan acil tıpta yerimi aldım. Tahmin edersiniz ki yeniden tiyatroya başlayamadım. Bu yoğunluk, asistanlık süreçleri pek de iyi davranmıyor insana. Yine tiyatrodan kopamayacağımı biliyorum. Çok şanslıyım ki klinik sorumlumuz bizlerin en büyük destekçisi.</p>



<p class="rounded-3 py-1 px-2 has-luminous-vivid-amber-background-color has-background wp-block-paragraph"><strong>“İki farklı dünyanın insanıyım ben”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir yanımda doktor unvanımla beraber ilerlemek en büyük hayalim. Diğer yanımda sahnede herkes olabilmek, insanı insana anlatabilmek, usta isimlerin öğrencileri olabilmek diğer büyük hayalim. O zamana kadar tiyatro ailem olan Dormen akademinin, eğitmenlerimizin arkadaşlarımın en büyük destekçisi olmaya devam edeceğim. Ve bir gün bende aralarında olacağım. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur demiş atamız. En çok da sanatı arka planlarda bırakıyoruz. Yoruluyoruz, tükeniyoruz. Çalışma aralarımızda fiziksel dinginlik yaşarken ruhen de dinginlik ihtiyacımızı görmezden geliyoruz.</p>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c4ca4238a0b923820dcc509a6f75849b-1-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-2567" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c4ca4238a0b923820dcc509a6f75849b-1-1024x1024.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c4ca4238a0b923820dcc509a6f75849b-1-300x300.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c4ca4238a0b923820dcc509a6f75849b-1-150x150.jpg 150w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c4ca4238a0b923820dcc509a6f75849b-1-768x768.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c4ca4238a0b923820dcc509a6f75849b-1-630x630.jpg 630w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c4ca4238a0b923820dcc509a6f75849b-1-1200x1200.jpg 1200w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c4ca4238a0b923820dcc509a6f75849b-1.jpg 1440w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c-1-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-2568" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c-1-1024x768.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c-1-300x225.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c-1-768x576.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c-1-1536x1152.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c-1-840x630.jpg 840w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c-1.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/eccbc87e4b5ce2fe28308fd9f2a7baf3-1-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-2569" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/eccbc87e4b5ce2fe28308fd9f2a7baf3-1-1024x768.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/eccbc87e4b5ce2fe28308fd9f2a7baf3-1-300x225.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/eccbc87e4b5ce2fe28308fd9f2a7baf3-1-768x576.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/eccbc87e4b5ce2fe28308fd9f2a7baf3-1-1536x1152.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/eccbc87e4b5ce2fe28308fd9f2a7baf3-1-840x630.jpg 840w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/eccbc87e4b5ce2fe28308fd9f2a7baf3-1.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="473" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a87ff679a2f3e71d9181a67b7542122c-1024x473.png" alt="" class="wp-image-2570" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a87ff679a2f3e71d9181a67b7542122c-1024x473.png 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a87ff679a2f3e71d9181a67b7542122c-300x139.png 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a87ff679a2f3e71d9181a67b7542122c-768x355.png 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a87ff679a2f3e71d9181a67b7542122c-1536x710.png 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a87ff679a2f3e71d9181a67b7542122c-1200x554.png 1200w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a87ff679a2f3e71d9181a67b7542122c.png 1792w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="473" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/e4da3b7fbbce2345d7772b0674a318d5-1024x473.png" alt="" class="wp-image-2571" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/e4da3b7fbbce2345d7772b0674a318d5-1024x473.png 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/e4da3b7fbbce2345d7772b0674a318d5-300x139.png 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/e4da3b7fbbce2345d7772b0674a318d5-768x355.png 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/e4da3b7fbbce2345d7772b0674a318d5-1536x710.png 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/e4da3b7fbbce2345d7772b0674a318d5-1200x554.png 1200w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/e4da3b7fbbce2345d7772b0674a318d5.png 1792w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>
</div>



<p class="rounded-3 py-1 px-2 has-luminous-vivid-amber-background-color has-background wp-block-paragraph"><strong>“Bir doktor olarak gözlemim şu ki kendimizi, hobilerimizi unutuyoruz”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Her zorlu işe atıldığımız da ilk duyduğumuz destek(!) kelimesi bu olsa gerek değil mi? Önemli olan olması mıydı peki? O yolda öğrendiklerim, o yoldaki zorluklar, dostluklar yok sayılabilir mi? Hayatımız da bir sonuçtan ibaret olsa idi yaş aldıkça yaşadıklarımızın bir anlamı olmazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Acilin büyülü dünyasında küçük ama emin adımlarla yürüyen ben, gönlümden geçen göz kırpabildiğim ve gücümün yettiği her şeye bulaşacağım. Yolu renklendirip, ritim katacağım. Bu kutsal mesleğimizi icra ederken mesleğimizin içinde kaybolmayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başarılarımız kadar kendi isteklerimize de kulak verip kendimizi, hobilerimizi, yeteneklerimizi çalıştığımız okuduğumuz sayfaların ardında bırakmayalım.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="828" height="606" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/1679091c5a880faf6fb5e6087eb1b2dc-1.jpg" alt="" class="wp-image-2572" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/1679091c5a880faf6fb5e6087eb1b2dc-1.jpg 828w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/1679091c5a880faf6fb5e6087eb1b2dc-1-300x220.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/1679091c5a880faf6fb5e6087eb1b2dc-1-768x562.jpg 768w" sizes="(max-width: 828px) 100vw, 828px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fotoğraflarını Çekiyorum Hayatın; Öncelikle Hafızama, Kalan Küçük Bir Kısmını da Makineme</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/01/27/fotog%cc%86raflarini-c%cc%a7ekiyorum-hayatin-o%cc%88ncelikle-hafizama-kalan-ku%cc%88c%cc%a7u%cc%88k-bir-kismini-da-makineme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim ALTUNOK]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hobi]]></category>
		<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçılık]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/?p=2453</guid>

					<description><![CDATA[Konuşmak, ruhumuzu besleyen temiz bir pınar gibidir. Bu pınarın doğduğu kaynağın; yalnızca dil bilimi ya da dil öğrenilerek gerçekleşen bir eylem olduğunu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Konuşmak, ruhumuzu besleyen temiz bir pınar gibidir. Bu pınarın doğduğu kaynağın; yalnızca dil bilimi ya da dil öğrenilerek gerçekleşen bir eylem olduğunu sanıyorsak, büyük ihtimalle yanılıyoruz. Mesela, gökyüzünün şefkat dolu sesini, ya da denizin mavisinin sizinle olan sohbetini hiç duydunuz mu? Bir kez olsun dağlarla özgürce dertleştiniz mi? Bir çiçeğin size sunduğu kokuyu hissedip, kelebeğin söylediği şarkının müziğiyle kulaklarınızı şenlendirdiniz mi? Bir resimde kendinize ait bir şey bulup; bir filmde senaristin ya da yönetmenin, tam da sizin hislerinizi nasıl bilebildiğine şaştınız mı?</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>Doğanın ve sanatın, bildiğimiz dillerden farklı konuşma şekilleri var bizimle</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Acil servislerde kalp krizi geçiren ya da resüsitasyon birimindeki bir hastanızın gözleriyle konuştunuz mu hiç? O gözlerin, sözlerle ifade edilemeyecek, kelimelerin yetersiz kalacağı derecede anlamlı şeyleri anlattığına şahit olmuşsunuzdur. Herhangi bir hastanıza, sağlığıyla ilgili ciddi hayati tehlike noktasında bir bilgi verdiğinizde gözlerindeki kaygıyı, ifade edilemeyen o duyguyu içinizde hissettiniz mi? Karşımızdaki kişi; nasıl olur da bir kelime bile etmeden bu kadar duyguyu bize yansıtabilir, hiç düşündünüz mü? O anın bir karesini, fotoğraf olarak çekip hafızanıza kaydettiğinizi düşünün. Bu duyguyla ilgili sayfalarca yazılsa, kitaplar basılsa yine de hep bir şeyler eksikmiş gibi gelir.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>Bazen kelimeler aciz semboller haline gelebiliyor</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizi farklı kılan, biz yapan şeylerin; yani duygularımızın, mutluluklarımızın, hüzünlerimizin, acılarımızın, gülüşlerimizin yazılmaktan, okunmaktan, konuşulmaktan daha üstün bir ifade biçimi olmalıydı. Bu ifade biçimini bulabilmek için fotoğraflarını çekiyorum hayatın; öncelikle hafızama, kalan küçük bir kısmını da makineme kaydediyorum.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>Hayat filmini çeken makine gözlerimiz değil midir?</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsan yaradılış olarak nasıl muazzam bir varlık. Ömür aslında bir film şeridi gibi derler ya, doğru aslında. Fotoğraf makineleri ile gözler arasındaki benzerliği düşündünüz mü? Göz Merceği ile Kamera Lensi, İris ile Diyafram, Retina ile Görüntü Sensörü ve Fotoğraf Filmleri, Işık Hassasiyeti Rodopsin ile ISO değeri gibi birçok benzerlik mevcuttur. Bu benzerlik, benim Acil Tıp seçmemin sebebi oldu. Bana yaradılıştan bahşedilmiş, muazzam bir kamera olan gözlerim vardı, kaydedebileceğim sonsuz bir hafızam vardı ve acının, sevincin, kaygının, kederin en üst düzeyde duyumsandığı bambaşka hayatlar sunan acil servis fotoğrafa olan tutkumu perçinliyordu. Bir hastanın ifade edebildiğinin ötesindeki duygularını hissetmek, kaygılarını paylaşmak, yakınlarına iyiliğini, kötülüğünü ya da ölüm haberini verdiğimizde kelimelerin ötesini; sözlerle ifade edilemeyeni anlamak, anlatmaktır gözler ve fotoğraflar.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>Bakmak ile görmek arasındaki fark&#8230;</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu fotoğrafta ne görüyorsun?” diye sorarlar hep. Aslında herkes kendi ruhundakini görüyor. Bir dağ manzarasına bakıldığında, dağ başı yalnızlığından bir özgürlük havasına, sessizliğin huzurundan sevdiği ile bir bütün olmaya, mütevazi bir içsel sorgulamadan kâinatın yaradılışındaki olağanüstü sisteme kadar her bakanın farklı bir şey görmesini sağlıyor fotoğraflar.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>“Fotoğraf bakan her kişi kendi hayatından bir yansımayı algılıyor</strong><strong>”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir adet fotoğraf ve kainattaki insan sayısı kadar algı ve duygu vardır o ortamda. Şair diyor ya; aslında ben kendi hayatımı yazıyorum, sizler kendi hayatlarınız ile bütünleştiriyorsunuz diye. Aslında ben bir fotoğraf çekiyorum ve sizler kendi duygularınız, hayatlarınız ve yaşadıklarınızı o fotoğraf çerçevesinin içine ekliyorsunuz. Yani yalnızca bakmıyorsunuz, görebiliyorsunuz da.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir fotoğraf çektiğimde, yüzbinlerce insanla sohbet edebiliyorum. Kimisi bu fotoğrafı çektiğimde ne kadar da mutlu diye düşünürken, kimisi nasıl da bu ayrıntıyı görebildi diye düşünüyor. Gizemli bir iş fotoğrafçılık. Hayat filminin bir anını yakalayıp sunuyorsun ve kenara çekiliyorsun. Sonrasında mutluluk ve farkındalık tohumlarının filizlenmesini bekliyorsun; tıpkı acil servislerde, insanlara hayati müdahaleyi yapıp, sonrasında taburcu ederek mutlu bir hayat sunmak gibi. Onlardaki o mutluluğun, sevginin ve duanın en önemli kazanç olduğu meslektir doktorluk. Taburculuktan sonra hayat filminin başka bir boyutunun çekimi başlıyor; bizim göremediğimiz kısmı.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>“Fotoğraf, dilimin ifade edemediği duyguların anlaşılma hissi gibidir”</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim için fotoğraf, boyama defterine benzettiğim hayatın renkli kalemleri gibi. Unutulmaz anılara tekrar götüren bir yolcu treni. Sanki saatlerce derdimi anlattığım, mutluluğumu paylaştığım bir dost, ruhum için bir terapi eğitimi. Beni, bana tanıtan yaşanmış bir hayat hikayesinin filmi. Ruhum titrerken beni ayakta tutan iskelet sistemi gibi. Unutamadığım, unutmak da istemediğim acılara, mutluluklara, bin bir çeşit duyguya bir bakışımla beni ulaştıran bir araç. Fotoğraf, sadece duvarda asılı duran bir süs değil, çok daha öte bir iletişim ve etkileşim sağlayan sanat aslında.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düşüncelerimi paylaşmak için, Doç. Dr. Salih Tiryaki hocamın öncülüğünde bir sergi planladık. Sergi için 14 Mart Tıp Bayramı’ndan daha özel bir gün olamazdı. Duygularımdan ve düşüncelerimden yansıyanları, meslektaşlarımla, hocalarımla paylaşmak istedim. Selçuk Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde bir sergim gerçekleşti. Hayatımın en özel anılarından biriydi.</p>



<p class="rounded-3 px-2 py-1 has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e1bee7"><strong>“Fotoğraf, bir çerçeve ile sınırlanmış bir obje gibi görünse de; binlerce kelimeyle ifade edilemeyenleri sunan bir araçtır</strong><strong>”</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tıp ile sanat, et ile tırnak gibidir. Hekimlik de bir nevi sanatkârlıktır; çünkü yaptığımız mesleğin özü sanata dayanır. İnsanlarla iletişim kısmı ise başlı başına sanatçılık gerektirir. Mikroskobik cerrahilerden, majör cerrahilere kadar eline eldiveni giydiğin an göstermeye başlarsın sanatını, hatanın affı olmadığını bile bile. Buradan geliyor eski çağlarda, tıp ile sanatın aynı kişiler tarafından icra edilmesi. Fotoğrafları hayat serüveninin sanatı gibi görüyorum. En değerli eşyaları, kıymetli objeleri saklama arzusuna benzer şekilde; her anıyı, anları bir çerçeve içerisine alarak ölümsüzleştirmeyi ve onlarla sohbet etmeyi seviyorum. Hayatın anlık sunumlarını; güzellikleriyle ve çirkinlikleriyle ayırt etmeksizin algılayabilip, beynimize ve ruhumuza kaydedebiliyorsak, yani doğanın ve herhangi bir sanatın dilini anlayıp hayatımızla birleştirebiliyorsak çok şanslıyız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EACEM’de Harun Erdenay’la Buluşmak</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/01/24/eacemde-harun-erdenayla-bulusmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BAŞAK BAYRAM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[eacem]]></category>
		<category><![CDATA[harun erdenay]]></category>
		<category><![CDATA[TATD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/?p=2511</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Basketbol ve acil tıp benim için benzer anlamlar ifade ediyor&#8221; Birkaç hafta önce sevgili Ebru Akoğlu aradı ve kongredeki Harun Erdenay paneli&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading"><meta charset="utf-8"><meta charset="utf-8">&#8220;<em><strong>Basketbol ve acil tıp benim için benzer anlamlar ifade ediyor&#8221;</strong></em></h3>



<p class="has-drop-cap has-normal-font-size wp-block-paragraph">Birkaç hafta önce sevgili Ebru Akoğlu aradı ve kongredeki Harun Erdenay paneli hakkında bir yazı yazmamı istedi. İtiraf ediyorum arada bir mesaj çekerek hatırlatma da yaptı. Muhtemelen son güne kadar neden beklediğimi merak ediyordur. Hemen yanıtımı vereyim.&nbsp;</p>



<p class="has-normal-font-size wp-block-paragraph"></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<div class="wp-block-media-text alignwide is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:28% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="461" height="1024" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/7462ad23411be86f84b3adc2a6e4e730-461x1024.jpeg" alt="harun erdenay görsel 3" class="wp-image-2514 size-full" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/7462ad23411be86f84b3adc2a6e4e730-461x1024.jpeg 461w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/7462ad23411be86f84b3adc2a6e4e730-135x300.jpeg 135w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/7462ad23411be86f84b3adc2a6e4e730-691x1536.jpeg 691w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/7462ad23411be86f84b3adc2a6e4e730-284x630.jpeg 284w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/7462ad23411be86f84b3adc2a6e4e730.jpeg 720w" sizes="(max-width: 461px) 100vw, 461px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph"><meta charset="utf-8">Benim için Harun Erdenay sadece ülkenin geçmişindeki en önemli basketbol yıldızlarından biri değil. <strong>Çok daha fazlası!</strong> </p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Özellikle bir TATD kongresinde bu şansı bulmamızın anlamı benim için çok büyük. Bir basketbol maçına çıkmadan önce formamı giydiğimde hissettiğim heyecanı halen yeni formamı giyerek acil serviste çalıştığım her gün hissedebiliyorum. </p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Bir takımın parçası olabilmenin verdiği güven duygusu hayatımdan hiç çıkmadı. Dolayısıyla bu buluşmayı duygusal ifadeler kullanmadan anlatmakta oldukça zorlandım. Bu nedenle benim gibi hisseden tüm meslektaşlarım adına kongre organizasyon komitesine teşekkür ederek başlamak istiyorum. </p>
</div></div>



<p class="has-normal-font-size wp-block-paragraph">Cep telefonlarının olmadığı, internetin henüz ülkemizde kullanılamadığı, bizlerin haftalık ya da aylık dergilerden dünyayı takip ettiğimiz bir dönemde büyüdü benim kuşağım. TRT’de NBA maçları yeni yayınlanmaya başlamıştı ve maçları tekrardan izleme şansımız olmadığından gece uyanıp sabaha kadar izlerdik. Elinde basketbol topu ile saha saha dolaşan basketbol sevdalıları arasında havalı bir Reebok pump ya da Nike Air Jordan marka ayakkabı sahibi olabilmek çok özel bir durumdu. Türkiye’de basketbol sevgisinin yeni yeni yükselmeye başladığı yıllardı ve Murat Murathanoğlu’nun Amerikan aksanı ile maç anlatımı ve İsmet Badem ile atışmaları hepimizi mest ederdi. Henüz ülke takımlarımızın önemli bir başarısı yoktu.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c5f5c91c356129d2bced2de6094dcad9-1024x683.jpeg" alt="" class="wp-image-2513" width="546" height="364" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c5f5c91c356129d2bced2de6094dcad9-1024x683.jpeg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c5f5c91c356129d2bced2de6094dcad9-300x200.jpeg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c5f5c91c356129d2bced2de6094dcad9-768x512.jpeg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c5f5c91c356129d2bced2de6094dcad9-1536x1024.jpeg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c5f5c91c356129d2bced2de6094dcad9-2048x1365.jpeg 2048w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/c5f5c91c356129d2bced2de6094dcad9-945x630.jpeg 945w" sizes="(max-width: 546px) 100vw, 546px" /></figure></div>



<p class="has-normal-font-size wp-block-paragraph">İşte böyle bir dönemde bizlerin Türk basketbolunun yükselişine şahit olma şansımız oldu. <strong><em>Harun Erdenay</em></strong> nam-ı diğer ‘<strong><em>PEGASUS</em></strong>’ dönemin en iyi Türk basketbol oyuncularından biriydi ve ülkemize basketbolu sevdiren kuşağın en önemli temsilcilerindendi. Bu biraz eksik oldu sanırım, çoğumuz onu döneminin en iyisi olarak hatırlar. Yugoslavya’nın Avrupa basketbolunda zirvede olduğu o günlerde, Türkiye’de doğmuş ve yetişmiş yıldız basketbolcu sayısı oldukça azdı. Belki bu nedenle Harun Erdenay, İbrahim Kutluay, Ufuk Sarıca gibi isimlerin yeri hepimizde ayrıdır. O dönemde televizyon karşısında, Abdi İpekçi’de, Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda çılgınca tezahürat yaptığımız günler az değildir.</p>



<p class="has-text-align-left has-normal-font-size wp-block-paragraph">Kendisini harika bir skorer şutör olmasının yanında atletik ve soğukkanlı tarzı ile hatırlarız çoğumuz. Fair-play kavramının henüz bilinmediği bir dönemde sahaların ahlaklı, rakiplerine saygılı ve örnek sporcusuydu. Çok sayıda kupa, lig şampiyonluğu ve sayı krallığı kazandı. Orhun Ene ile birlikte milli takımımıza liderlik etmelerini seyretmek, özellikle Türk basketbolunun 12 dev adamlarının Avrupa ikinciliğini kazanmalarının gururu ise hepimiz için çok özeldi. Basketbolu bıraktıktan sonra A Milli Takımında menejerlik ve Basketbol Federasyonu Başkanlığı yaptı. Milli takım menejeri olarak kazandığı 2010 Dünya şampiyonası ülkemiz basketbolunun uluslararası alandaki en büyük başarısıdır.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator is-style-wide"/>



<div class="wp-block-media-text alignwide has-media-on-the-right is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:auto 54%"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="460" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/13e88ff7fe2e796e81e700cf1a9a84ad-1024x460.jpeg" alt="harun erdenay görsel 4" class="wp-image-2515 size-full" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/13e88ff7fe2e796e81e700cf1a9a84ad-1024x460.jpeg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/13e88ff7fe2e796e81e700cf1a9a84ad-300x135.jpeg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/13e88ff7fe2e796e81e700cf1a9a84ad-768x345.jpeg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/13e88ff7fe2e796e81e700cf1a9a84ad-1536x690.jpeg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/13e88ff7fe2e796e81e700cf1a9a84ad-1200x539.jpeg 1200w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/13e88ff7fe2e796e81e700cf1a9a84ad.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Yıllarca hayranlıkla takip ettiğimiz Harun Erdenay’ı kongrede tanımamız ise ona olan sevgimizi kat kat artırdı. <strong><em>Gökyüzünden bir yıldız aramıza düştü ve biz onun içimizden biri olduğunu öğrendik</em></strong>, daha çok sevdik, daha çok hayran olduk.&nbsp;</p>
</div></div>



<hr class="wp-block-separator is-style-wide"/>



<p class="has-normal-font-size wp-block-paragraph">TATD kongrelerinde sürprizlere alışkın olmakla beraber, hepimiz bu davetin nasıl gerçekleştiğini merak ediyorduk. Ankara Üniversitesi Acil Tıp AD Başkanı Müge Günalp Eneyli hocamızın Harun Erdenay’ın çocukluk arkadaşı olduğunu öğrendiğimizde hepimiz çok şaşırdık. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a848a0d89704193e0354da9f0c122f56-1024x683.jpeg" alt="" class="wp-image-2512" width="513" height="342" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a848a0d89704193e0354da9f0c122f56-1024x683.jpeg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a848a0d89704193e0354da9f0c122f56-300x200.jpeg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a848a0d89704193e0354da9f0c122f56-768x512.jpeg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a848a0d89704193e0354da9f0c122f56-1536x1024.jpeg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a848a0d89704193e0354da9f0c122f56-2048x1365.jpeg 2048w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2022/01/a848a0d89704193e0354da9f0c122f56-945x630.jpeg 945w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" /></figure></div>



<p class="has-normal-font-size wp-block-paragraph">Müge hocanın babası Gökhan Günalp FİBA hakemi olarak görev yapmış. Harun Erdenay’ın babası – bir başka basketbol efsanesi – olan Kemal Erdenay’ın da yakın arkadaşıymış. Dolayısıyla buluşma Müge Hoca ve Harun Erdenay’ın çocukluk anılarının paylaşılması ile başladı. Daha sonrasında Harun Erdenay’ın basketbol yılları hakkında ve tabi yakın zamanda yapılan Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanlığı’na adaylığı, ülkemiz basketbolunun güncel durumu ve milli takımımız konusunda salondaki meraklı kalabalıkla karşılıklı konuşmalar konuğumuzun içten yanıtları ile keyif içerisinde devam etti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birinci ağızdan dönemin basketbol yıldızlarını dinledik.&nbsp; Harun Erdenay’ın İbrahim Kutluay ile Seattle Supersonics antrenmanına çıktığını ve herkesi kendine hayran bıraktığını öğrendik, eşinin bir hekim olduğunu duyunca şaşırdık, günümüz basketbol yıldızlarını tartıştık ve milli takımın geleceğini konuştuk. Biz basketbol tutkunları için ‘işin ustası’ ile basketbol konuşmak ve hayranı olduğumuz bir yıldız sporcu ile zaman geçirmek çok özeldi elbette.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizin yıldız sporcularının en önemlilerinden birinin mütevazi tavrı, beyefendiliği ile içimizden biri olarak aramıza katılması ise ‘umut yükseliyor’ temalı kongrede bir saatliğine de olsa geçtiğimiz yılın tüm hüznünü, yorgunluğunu unutturan unutulmaz bir anıydı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fonksiyonel Tıp ile Tedavi</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2022/01/09/fonksiyonel-tip-ile-tedavi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim ALTUNOK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Jan 2022 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[TATDsosyal]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/?p=2378</guid>

					<description><![CDATA[&#160; 1. Fonksiyonel Tıp nedir? Fonksiyonel tıp, insanı iç ve dış dengesiyle (doğayla olan ilişkileri, toksik maruziyetleri, stres kaynakları) beraber sağlıkla ilgili&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#c8e6c9">&nbsp;</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e8f5e9"><strong>1. Fonksiyonel Tıp nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Fonksiyonel tıp, insanı iç ve dış dengesiyle (doğayla olan ilişkileri, toksik maruziyetleri, stres kaynakları) beraber sağlıkla ilgili risklerini bütünsel olarak değerlendiren ve değerlendirme sonucunda hastalıklara, daha sağlıklı yaşamaya ve <strong>en önemlisi de hastalıkların oluşmasını önlemeye </strong>yani <strong>koruma</strong>ya yönelik, <strong>hastayla birlikte planlama</strong> yapılarak yol alınan dinamik bir değerlendirme ve müdahale alanıdır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>“Fonksiyonel tıp sağlığı korumaya ve geri kazanmaya yöneliktir”</u></strong><strong>. </strong>Sağlıklı beslenme, egzersiz, fonksiyonel besinler, bitkisel destekler, detoksifikasyon yöntemleri, stres yönetimi ve uyku düzenlenmesine kadar tamamen <strong>bireye özgü</strong> yapılan güncel ve bilimsel bir yaklaşımdır. Fonksiyonel tıp hasta yaklaşımında 7 ilkeye dayanır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fonksiyonel tıbbın 7 ilkesi:</strong><br>1. Beslenmeyi düzenlemek ve en üst düzeyde devamını sağlamak<br>2. Hormonları düzenlemek ve etkilerini üst düzeyden devam ettirmek<br>3. Kronik inflamasyonu (iltihaplanmayı)- enfeksiyonsuz yangıyı soğutmak&nbsp;<br>4. Sindirimi düzeltmek&nbsp;<br>5. Detoksifikasyonu arttırmak&nbsp;<br>6. Metabolizmayı güçlendirmek&nbsp;<br>7. Zihni yatıştırmak ve sakinliğin devamını sağlamak</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e8f5e9"><strong>2. Fonksiyonel tıpla nasıl tanıştım? Fonksiyonel tıpla tedavi nasıl olur?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Fonksiyonel tıpla hasta olarak tanıştım. Doktor olmama ve her branştan çok yetenekli bir çok farklı branş uzmanı dostum olmasına rağmen kendimi uzun yıllar tedavi edemedim. Henüz otuzlu yaşlarda olmama rağmen, toplumumuzda birçok hastanın muzdarip olduğu gibi ben de Tip 2 Şeker hastalığı, orta-ileri safhada yağlı bir karaciğer, yüksek trigliserit (220 mg/dl), yüksek kolesterol (LDL: 179 mg/dl), artmış kardiyovaküler risk, astım, bolca alınmış ve verilemeyen kilolar, sık sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları, aylarca geçmeyen viral bronşit atakları, geçirgen bağırsak ve en sonunda da gezici artrit atakları olmuştum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">20 yıllık hekimlik geçmişim, akademik olarak gelebileceğim en son nokta olan profesörlük kariyerim vardı. Ama gelin görün ki hastalıklarım arasındaki sonuç ilişkisini kuramıyordum. Kendimi tedavi edemiyordum. Obezite, metabolik sendrom, gezici artrit ataklarım, astım ve gut tanılarım ve elimde raporlarımla, şikayetleri geçici olarak azaltan semptom giderici “tedavi”lerim ve ben baş başa her ay 5 poliklinik dolaşıp duruyorduk; ta ki ben fonksiyonel tıpla tanışana kadar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha sonraları bir dostumun önerisiyle fonksiyonel tıpla tanıştım. Fonksiyonel Tıp Akademisi’ nin kurslarına katıldım. Çok yoğun bir çalışma, okuma ve hazırlık döneminden sonra değerli hocam Mustafa Atasoy’ un birebir danışmanlık ve yardımlarından da yararlanarak fonksiyonel tıp bakış açısıyla kendimi tedavi ettim. Daha sonra akrabalarımı ve dostlarımı da tedavi ettim. Büyük bir çaresizlik ve umutla hekim hekim dolaşan ve hastalıklarına çözüm bulamayan birçok “çözümsüz” hastamı da tedavi etmeye devam ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Peki fonksiyonel tıpla tedavi nasıl oluyor?</strong> Fonksiyonel tıp yaklaşımının işlevi günün birinde hastalık tanısı almanızla başlamıyor. Tarım gibi. Önce “toprağı” (insanı) inceliyor ve tanıyor; sonra onu kendi doğal çevresiyle birlikte ıslah (tedavi) ediyor.” Bu şekilde “toprak” (insan) düzelirken hastalıkları da bir yan ürün olarak düzeliveriyor. Yani; <strong><u>fonksiyonel tıp hastalıklara odaklanmak yerine vücut sisteminin dengesini geri kazandırarak sağlığı ortaya çıkarmaya çalışıyor</u></strong>.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e8f5e9"><strong>3. Fonksiyonel tıpla hastalarımızı değerlendirirken temel yaklaşımımız nedir? Prof Fonksiyonel tıp online danışmanlık portalında hasta değerlendirmesi nasıl yapılmaktadır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Fonksiyonel tıp yaklaşımımızda sorunun kökenine inerek ve “fonksiyon” bozukluğunu bularak çözmekteyiz. Fonksiyonel tıp online danışmanlık portalımızda hastalarımızın değerlendirmesi henüz bize başvuru yapmadan başlamaktadır. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütüncül sağlıklı yaşam yönetimimizle hastalarımızın problemlerini, problemin özüne inerek çözmekteyiz. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fonksiyonel tıp “hastalık/tanı”, “tanı/tedavi” sistemiyle yol almaz. Güncel tıp pratiği hastaya önce tanı koyar sonra bu tanıya göre tedavi uygular. Genellikle tek hastalık, tek problem ve tek tanı kodu üzerinden yol alan bu sistemde hastalar, kardiyoloji, nöroloji, endokrinoloji, gastroenteroloji gibi birçok polikliniği dolaşır ve farklı farklı tanılarla birlikte yanında bir torba dolusu ilaçla hastaneden ayrılır. Genelde de sorunun kökeni değerlendirilmediği için bir torba ilaç içmesine rağmen hastanın şikayetleri artarak devam eder. Bizler fonksiyonel tıp yaklaşımımızla hastanın tüm şikayetlerini bütünsel dinamik bir süreçle değerlendirir ve kökende nasıl bir problem, nasıl bir “fonksiyon” bozukluğu olduğuna bakarak yol alırız.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fonksiyonel tıp online danışmanlık portalımızda (<a href="https://www.proffonksiyoneltip.com/">https://www.proffonksiyoneltip.com/</a>) fonksiyonel tıp doktorumuz, sistemdeki ayrıntılı formları hastalarımız doldurduktan hemen sonra, formları inceleyerek hastayla daha online görüşme yapmadan çalışmaya ve incelemeye başlar. Hastaların tıbbi geçmişleri hakkında çok ayrıntılı bilgi alır; bunları hekim değerlendirme formu üzerinde özetler; ilişkileri düşünür. Bir hazırlık ve planlamayla hastalarının karşısına çıkar. Her branştan ve her çeşitten tetkikler üzerinde uzun süreler çalışır ve hastalarımızın rahatsızlıklarına özgü bir yol çizer. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;“Fonksiyonel tıp pratiği “vücudun bir bölgesini muayene, sonra film, sonra reçete” gibi bir işlem değildir. Yapılan iş bilinen anlamıyla bir “muayene” değildir. Siz gelmeden başlayan ve siz gidince devam eden bir süreçtir. “<strong><u>Bütüncül sağlıklı yaşam yönetimi sürecidir.</u></strong>”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalarımızın fonksiyonel tıp çerçevesinde değerlendirilmesine öncelikle iki soruyla başlarız:</p>



<p class="wp-block-paragraph">1. <strong>Hastanın kurtulması gereken bir fazlalık ya da sorunu var mı? (</strong>Toksinler, alerjenler, enfeksiyon, stres, kötü yiyecek seçimleri)</p>



<p class="wp-block-paragraph">2. <strong>Hastanın en üst düzey fonksiyonlara kavuşması için karşılanmamış bireysel bir ihtiyacı var mı?</strong> (mikro besinler, vitaminler, hormon dengesi, uyku, egzersiz, gevşeme, sevgi, anlam ve amaç gibi)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalarımızın fonksiyon bozukluğu nedenlerini saptayarak yaşam değişikliği, destek mineral ve vitaminlerle (ilaç olarak geçmeyen, tamamen doğal takviye ürünler) ve toksik maddelerden arındırarak hastanın sağlığına kavuşmasına ortak bir planla çözüm getirmekteyiz.</p>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e8f5e9"><strong>4. Fonksiyonel tıp disipliniyle &nbsp;hangi hastalıkları tedavi edebiliriz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1. Kronik hastalığı olanlar:</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="a"><li><strong>Otoimmün hastalıklar</strong> (Haşimato tiroiditi, Lupus (SLE), Romatoid artrit, Vitiligo, Ankilozan spondilit, Multiple skleroz (MS), Skleroderma</li><li><strong>Endokrin Hastalıklar</strong> (Tip 1 Şeker hastalığı, Tip 2 Şeker hastalığı, İnsülin direnci, Metabolik Sendrom, Hipotiroidi, Hipertroidi)</li><li><strong>Gıda Alerjileri, Çevresel alerjiler, Astım,</strong> Ürtiker (kurdeşen), Egzema, Akne, Psöriazis</li><li><strong>Artritler</strong>, Romatizmal rahatsızlıklar, Yaygın eklem ağrıları ve <strong>kronik ağrılar</strong>, <strong>Kronik yorgunluk</strong> sendromu, <strong>Fibromyalji,</strong> Huzursuz bacak sendromu</li><li><strong>Bağırsak hastalıkları</strong> (İrritabl bağırsak sendromu (Huzursuz bağırsak), Çöliyak hastalığı, Nonçöliyak glüten hassasiyeti, SIBO (İnce bağırsakta aşırı bakteri çoğalması), Reflü hastalığı, Mide bağırsak şikayetleri, Crohn hastalığı, Ülseratif kolit, Geçirgen bağırsak, Mikrobiyota – Bağırsak sağlığı)</li><li><strong>Nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar</strong> (Alzheimer, Parkinson, Multipl Skleroz (MS), Demans (Bunama), Epilepsi (Sara Krizi), Migren ve baş ağrıları, Depresyon, Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu)</li><li><strong>Kalp hastalıkları</strong> (Koroner arter hastalığı, Kalp yetmezliği, Tansiyon yüksekliği, <strong>Kan yağları bozuklukları</strong> (Kolesterol, trigliserit yükseklikleri), <strong>Karaciğer yağlanması</strong></li><li><strong>Kadın Sağlığı</strong> (<strong>PMS (Regl öncesi sendrom</strong>), İnfertilite, Adet düzensizlikleri, <strong>Polikistik Over,</strong> <strong>Endometriozis</strong>, Fibrokistik meme, <strong>Sağlıklı menopoz,</strong> Libido kaybı (cinsel isteksizlik), Hormonal bozukluklar)</li><li><strong>Erkek Sağlığı</strong> (Prostat büyümesi (BPH), <strong>Sağlıklı andropoz</strong>, İnfertilite, <strong>Libido kaybı (cinsel isteksizlik, </strong>Hormonal bozukluklar)</li><li><strong>Uyku Bozuklukları, Stres Yönetimi</strong></li><li><strong>Sağlıklı yaşam isteyenler</strong> ( Ciddi bir rahatsızlığı olmasa da sağlığını daha iyi hale getirmek için doğru bilgileri almak, doğru destekleri kullanmak ve kendine bir yol haritası çıkarmak isteyen herkes)</li><li><strong>Obezite (aşırı kilo)</strong></li></ol>



<p class="rounded-pill has-background wp-block-paragraph" style="background-color:#e8f5e9"><strong>5. Türkiye’ de ilk defa teferruatlı bir fonksiyonel tıp hizmeti vermekteyiz. Her şey online olarak yönetilmektedir. Hasta görüşmeleri, evden tetkiklerin planlaması ve takviye ürünlerin adrese gönderilmesi sağlanmaktadır. Hastalarımız evden çıkmadan tüm bu hizmetlere ulaşabilmektedirler.&nbsp; Prof fonksiyonel tıp 4 kişilik bir sağlık ekibinin (doktor, diyetisyen, spor danışmanı, psikolog) hizmet verdiği ilk fonksiyonel tıp organizasyondur.</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/1163b3078fef7ecfcc7d55765702b779.jpg" alt="" class="wp-image-2381" width="269" height="269" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/1163b3078fef7ecfcc7d55765702b779.jpg 537w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/1163b3078fef7ecfcc7d55765702b779-300x300.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/1163b3078fef7ecfcc7d55765702b779-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 269px) 100vw, 269px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle korona döneminde hastalarımızın ve çalışanlarımızın sağlığını korumak amacıyla tamamen online kurgulanmış bir hizmetimiz vardır. Fonksiyonel tıp doktoru + fonksiyonel tıp diyetisyeni + sağlık koçu ve bireysel spor danışmanı + psikolog hizmeti birlikte verilen ülkemizdeki ilk ve tek online danışmanlık hizmeti prof fonksiyonel tıp tarafından verilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastalarımız tarafından doldurulan formların değerlendirmesi ve hastalarımıza sunumu, yedi temel vücut fonksiyonunun düzeltilmesine yönelik danışmanlık planının anlatılması, her bir danışmanımızın (fonksiyonel tıp danışmanımız Prof. Dr. Selahattin KIYAN, fonksiyonel tıp diyetisyenimiz Dyt. Çağla Bengi SU, bireysel spor danışmanımız Ramazan AYDINOĞLU, psikoloğumuz İrem HOZER) hastalarımızla yaklaşık 30 dakikalık görüşmesi ve toplu olarak yapılacak 30 dakikalık son toplantıyla yaklaşık 2 saat kadar online görüşme yapılmaktadır. Hastalarımız bizlere 7/24 ulaşabilmektedir. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastaların yedikleri, içtikleri, günlük egzersiz planları ve günlük stres, motivasyon ve sorunlara yönelik ayrıntılı formlarla her anları takip edilmektedir. Her hafta online görüşmelerle günlük takiplerin üzerinden geçilmekte, doğru ve yanlışlar tekrar tekrar gözden geçirilmektedir. Birçok hastamız fonksiyonel tıp disipliniyle şifa bulmaktadır. Hastalarımız şifa bulmakla kalmayıp, sağlıklı yaşam konusunda da eğitimler aldıklarından bu konuda da kimseye bağımlılıkları kalmamaktadır. Sağlıklı yaşama ait her şeyi makul bir süre içerisinde öğrenmektedirler.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="454" height="179" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/e95b0da64ed757e5a8eb8548e039a501.jpg" alt="" class="wp-image-2382" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/e95b0da64ed757e5a8eb8548e039a501.jpg 454w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/e95b0da64ed757e5a8eb8548e039a501-300x118.jpg 300w" sizes="(max-width: 454px) 100vw, 454px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fonksiyonel tıp ağacı:</strong> Kök nedenler ve sonuçları. Fonksiyonel tıp sorunun kökenine inerek ve “fonksiyon” bozukluğunu bularak çözer. Toprak düzelince yaprak ve ağaç düzelir. Sağlığı kazanmaya yönelik bir disiplindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanın <strong><u>iç ve dış dengesi arasında bağlantıları sağlar.</u></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Bir durup geriye bakma sanatıdır.</u></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Hastayla el ele tıbbıdır. </u></strong>&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut bilgiyi kullanıp <strong><u>rota değişikliği sağlayarak tedavi yapar.</u></strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/a6f0fedaa78e49faf755b1a4485b03a7-1024x534.png" alt="" class="wp-image-2383" width="334" height="175" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/a6f0fedaa78e49faf755b1a4485b03a7-1024x534.png 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/a6f0fedaa78e49faf755b1a4485b03a7-300x156.png 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/a6f0fedaa78e49faf755b1a4485b03a7-768x400.png 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/a6f0fedaa78e49faf755b1a4485b03a7-1200x625.png 1200w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/a6f0fedaa78e49faf755b1a4485b03a7.png 1353w" sizes="(max-width: 334px) 100vw, 334px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fonksiyonel tıpla doğru beslenmeyi öğrenin:</strong> Bir Çin atasözünün de dediği gibi “<strong>Ne yersek O oluyoruz.</strong>’’ Fonksiyonel tıpla doğru beslenmeyi öğrenin (Bütüncül, Renkli beslenin, GDO’dan kaçının, Organik beslenin, Lif tüketiminizi arttırın, Anti-inflamatuar beslenin, Yeterli protein alın, omega 3 içeriği zengin besinler tüketin)</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Besininiz ilacınız olsun”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Geçirgen (sızdıran) bağırsak</strong> birçok hastalığın temelinde rol alıyor. Bizler sızdıran bağırsak ve birçok hastalığın, özellikle otoimmün hastalıkların tedavisinde “<strong>5R protokolünü”</strong> kullanıyoruz. Bu protokol sayesinde birçok hastalıkta çok ciddi başarılar sağlamaktayız.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="534" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/0302a249fc629f9f053c84a4bf3c5e05-1024x534.png" alt="" class="wp-image-2384" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/0302a249fc629f9f053c84a4bf3c5e05-1024x534.png 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/0302a249fc629f9f053c84a4bf3c5e05-300x156.png 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/0302a249fc629f9f053c84a4bf3c5e05-768x401.png 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/0302a249fc629f9f053c84a4bf3c5e05-1200x626.png 1200w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2021/12/0302a249fc629f9f053c84a4bf3c5e05.png 1252w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-pullquote"><blockquote><p><strong>Fonksiyonel tıbbi tedavide önemli hedefler:</strong> Zihni yatıştır, stresi yönet, iyi uyu, motivasyonu arttır.</p><p>instagram: <a href="https://www.instagram.com/proffonksiyoneltip/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">@proffonksiyoneltip</a></p><p>&nbsp;</p></blockquote></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acil Tıp ve Afetlerle geçen bir yaşam…</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2020/06/08/acil-tip-ve-afetlerle-gecen-bir-yasam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2020 04:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Acil Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[akut]]></category>
		<category><![CDATA[Dağcılık]]></category>
		<category><![CDATA[tatdoğa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acilbulten.net/?p=1459</guid>

					<description><![CDATA[Yazar: Mustafa Ferudun Çelikmen Afet Tıbbı, büyük bölümü ile, hemen her gün, afet ortamlarını aratmayan acillerde çalışan Acil Tıp hekimlerinin işidir. 13&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Yazar: Mustafa Ferudun Çelikmen</em></strong></p>



<p class="has-drop-cap wp-block-paragraph">Afet Tıbbı, büyük bölümü ile, hemen her gün, afet ortamlarını aratmayan acillerde çalışan Acil Tıp hekimlerinin işidir. 13 Mart 1992 depreminde, memleketim Erzincan da hastane enkazı altından çıkarttığımız depremzedelerden biri, Cerrahpaşa da okurken tanıdığım, genel cerrahide çalışan bir ağabeyimizin, yine sağlık çalışanı olan eşiydi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Havayolu ile, o zaman çalıştığım İstanbul’daki hastaneye getirilmesine rağmen, “ezilme yaralanması-crush” dan ötürü kaybettik. Bu olay benim hayatımdaki başlıca dönüm noktalarından biridir. Erzincan’ın efsane valisi Recep Yazıcıoğlu ile tanışmama vesile olan, “Ferudun, hemşire hanımı bıraktıktan sonra hemen dön, burada insanların hekimlere ihtiyacı var” sözü üzerine Erzincan’a geri döndüğümde ilk günler fark edemediğim facianın boyutları, ülkemizde özellikle afetlerden ders çıkarma konusundaki duyarsızlığımızı iyice beynime işlemişti. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/06/Ferudun-Deprem-780x1024.jpg" alt="feridun deprem" class="wp-image-1468" width="247" height="325"/></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Gencecik Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, 26-27 Aralık 1939&#8217;da 7.2 şiddetindeki depremle yerle bir olan, 33 bin vatandaşımızın yaşamını yitirdiği, 100 binin üzerinde insanımızın yaralandığı Erzincan, aynı yere KAF&#8217;ın tam ortasına, hastaneleri ile, diğer kamu binaları ile uygunsuzca, duyarsızca inşa edilmiş ve yarım asır sonra, 652 insanımızı daha yitirdiğimiz, binlerce vatandaşımızın yaralandığı felakete davetiye çıkarılmıştı. (Her iki depremin merkez üssü yakındır!)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastaların, büyük ölçüde, bir yerlere kaçma gibi bir kurtuluşlarının olmadığı hastane vb. mekanlar da depreme karşı tek şansları, bu binaların sağlam olmasıdır. Okullar, AVM ler, cami, kapalı spor salonu gibi toplu bulunulan yerlerin,&nbsp; çok sağlam yapılmasından başka çare yoktur. Ülkemizde o yıllar da, dağ kazalarına, afetlere yönelik, özellikle ilk anlarda hızla hareket edecek bir arama–kurtarma ekibi, yapısı yoktu. İkisi de hekim olan, iki dağcılık federasyonu başkanımızı, dağ kazalarında kaybettik. Özellikle Dağ arama-kurtarması ile ilgili hiçbir örgütlenmenin olmadığını çaresizlik içinde gördük.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine o yıllarda Dokuz Eylül Üniversitesi&#8217;nde ilk Acil Tıp ve ATT eğitim programları açıldı. Acillere, işinin ehli Acil Tıp Uzmanlarının, hastane öncesi acillere paramediklerin yetişeceği yeni bir dönem başlıyordu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doksanların başından itibaren, 18 yıl boyunca çalıştığım hastanemde, ülke çapında afet haline gelen trafik kazaları başta olmak üzere, olağandışı durumlara karşı, Dokuz Eylül ün ilk ATT lerini de işe alarak, İnternational acil ekibinden, Cerrahpaşa’dan arkadaşlarla, DMAT (afetlerde tıbbi yardım ekipleri) benzeri ekip oluşturduk. Bu ekiple uçak kazasında, otobüs devrilmesinde, Dinar depreminde,&nbsp; çalıştık. Bu alanda ülkemizde çok büyük bir ihtiyaç vardı ve ilk yardımı, tıbbi tedaviyi bilen, soğukkanlılıkla müdahale eden Acilcilerin ön cephede olması gerekiyordu! &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/06/akut-logo.png" alt="arama kurtarma derneğı" class="wp-image-1461" width="212" height="287" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/akut-logo.png 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/akut-logo-221x300.png 221w" sizes="(max-width: 212px) 100vw, 212px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Doksanların başında ülkemizde de birçok arama – kurtarma operasyonuna gerek bireysel olarak, gerek oluşturduğumuz bu mini ekiple, gerekse Dağcılık Federasyonu bünyesinde katıldım. Onlarca dağcı, kayakçı, snowbord’cu, avcı, gezgini kaybolduktan ya da kaza geçirdikten sonra kurtardık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuyudaki köpeği çıkardık,&nbsp; ağaçtan inemeyen kediyi, kayalıklar da sıkışan keçileri indirdik. Basına yansıyan büyük kurtarma operasyonları arasında Onno Tunç-Hasan Kanık ın yaşamlarını yitirdikleri uçak kazası sonrası Taz dağında, canlı yayın yapmak üzere gidip, etekle, takım elbise ile mahsur kalan, 2. gün biterken donmak üzere olan, 30 aşkın basın mensubunun kurtarılması, yine hızla bürokrasiden uzak hareket edebilmenin yararını gösterdi. Önce basın helikopteriyle, sonra arazi aracı ile Taz dağında mahsur kalanlara ulaşmaya çalışıp, tüm araçla ulaşım imkanlarının tükendiği yerde, çok kötü kar tipi, olumsuz hava koşullarında, ancak tur kayakları ile insanlara ulaşıp, onları donmak üzere iken kurtarmıştık.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" data-id="1470" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/06/kk5-1024x699.jpg" alt="" class="wp-image-1470"/></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" data-id="1467" src="http://acilbulten.net/wp-content/uploads/2020/06/DENALİEN-KUZEYİN-EN-YÜKSEĞİ-1024x699.jpg" alt="" class="wp-image-1467"/></figure>
</figure>



<p class="wp-block-paragraph">1994&#8217;den itibaren çok yoğun yurt içi ve dışı eğitimlere, tatbikatlara katıldım. İskoçya’da Glencoe ve Fort William&#8217;da muhtelif defalar kış arama-kurtarması, RAF la gece arama-kurtarması eğitimleri ve gerçek operasyonlarda bulundum. Almanya da THW (Technisches Hilfswerk –Alman Federal Yönetimine bağlı, gönüllülerle afet benzeri durumlarda çalışmalar yürüten bir yapı) den eğitim aldım. Alaska’da Ulusal Park Rangerleri ile Denali NP da yüksek irtifa arama-kurtarma operasyonlarına katıldım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Resmen kurulmadan önce, 90&#8217;ların ortalarında, AKUT un ilk yıllarında da, birçok dağ kazasına, uçak-helikopter kazalarına, depremlere, sel baskınlarına gittik. Hipotermiden, donmalara, çığ altında ezilme yaralanmalarına müdahale ettik. Arama Kurtarma Derneğine, kurucularından olarak, tıbbı bir deyim olan ve “hızlı, ivegen” olalım, koşalım, yetişelim, ”canları kurtaralım” anlamında, AKUT ismini verdim. Din, milliyet, etnik figürler içermeyen, yalnızca zor durumda, yardım isteyen “insan”&nbsp; ı temsil eden, “el” e, güçlü bir insiyatifle, yukardan gelip bileğine yapışıp, kurtaran AKUT logosunu çizdim. Derneğin resmen kuruluş öncesinden başlayarak, 3 yılı aşkın ilk başkanlığını yaptım. Türkiye depremlerinden, Yunanistan’a, Taiwan’a bir çok uluslararası afete koşan ekibin içinde yer aldım. 1999 da ülkemizin en güvenilen kuruluşu olduk(yalnızca STK olarak değil, kamu ve özel tüm kurumlar arasında, 3 kamuoyu araştırması sonuçları ile!). </p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-2 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" data-id="1466" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/06/Bg6z2326-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-1466" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2326-1024x683.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2326-300x200.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2326-768x512.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2326-1536x1024.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2326-945x630.jpg 945w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2326.jpg 1728w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" data-id="1463" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/06/Bg6z2154-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-1463" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2154-1024x683.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2154-300x200.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2154-768x512.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2154-1536x1024.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2154-945x630.jpg 945w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2154.jpg 1728w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" data-id="1465" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/06/Bg6z2312-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-1465" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2312-1024x683.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2312-300x200.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2312-768x512.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2312-1536x1024.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2312-945x630.jpg 945w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2312.jpg 1728w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" data-id="1464" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2020/06/Bg6z2158-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-1464" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2158-1024x683.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2158-300x200.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2158-768x512.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2158-1536x1024.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2158-945x630.jpg 945w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2020/06/Bg6z2158.jpg 1728w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p class="wp-block-paragraph">Nobel barış ödülü adaylığımız gündeme geldi, ilk iken yüzlerce arama-kurtarma derneğinin kurulmasına ilham olduk.</p>



<blockquote class="wp-block-quote has-text-align-center is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Yaşam kurtarmanın, umutsuzluk içinde kurtarılmayı bekleyenlere el uzatmanın tarifsiz onurunu yaşadık.</em></p></blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Acil ve Afet ortamından vakit buldukça da, 10 yılı aşkın süre küresel iklim değişikliğinin etkisi ile yok olan Kuzey Kutup bölgesine gittim. “Kaybolan Kuzey” kitabımda bize uzak ama aslında bir o kadar yakın coğrafyaları ve birbiri ile akraba halkları, kaybolan kültürlerini ve kutup canlılarının büyük ölçüde bizim sebep olduğumuz hazin yok oluşlarını yazdım.2019 da bastırabilmeyi umuyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">35. yılına girdiğim meslek hayatımda geriye dönüp baktığımda, onca sıkıntıya rağmen, nerelerden nerelere geldiğimizi, Acil Tıp da müthiş bir jenerasyonun geldiğini görüyorum. Ülkemizde sağlık sisteminin gerek poliklinik sayısı, gerek hasta çeşitliliği ve direkt yaşama çekip kurtardığı insan sayısı ile en önde geleni olan, gerekse de afetlerde sahaya ilk koşan ekiplerin başında gelen Acil Tıp ailesinin bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zeynep Kekeç ile Gezmek, Görmek ve Fotograflamak Üzerine&#8230;</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2019/12/15/zeynep-kekec-ile-gezmek-gormek-ve-fotograflamak-uzerine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Dec 2019 04:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Kekeç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acilbulten.net/?p=939</guid>

					<description><![CDATA[Zeynep KEKEÇ, Adana’da doğup büyümüş olmanın verdiği enerji ve hareketliliğe sahip olarak bilinir. Renkli ve hareketli yapısının, mesleğini ve hobilerini belirlemesinde etkili&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-background has-pale-pink-background-color wp-block-paragraph"><strong><em>Zeynep KEKEÇ</em></strong>, <strong>Adana’da doğup büyümüş olmanın verdiği enerji ve hareketliliğe sahip olarak bilinir. Renkli ve hareketli yapısının, mesleğini ve hobilerini belirlemesinde etkili olduğu ifade eden sayın  Kekeç, aynı zamanda profesör doktor ünvanını da taşıyan Acil Tıp Uzmanıdır. Akademik kariyer basamaklarını tamamlar iken arada da gezip, görmeyi,  görgüyü,bilgi ve bilimi paylaşmayı ve bunları kitaplarla ve sergilerle paylaşarak üretken olmaya devam etmektedir. </strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/12/Zeynep-Kekec-profil.jpg" alt="" class="wp-image-941" width="338" height="225" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/Zeynep-Kekec-profil.jpg 468w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/Zeynep-Kekec-profil-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 338px) 100vw, 338px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Bir Acil Tıp uzmanı olarak yoğun ve stresli çalışma temposuna ara verdiğim zamanlarda; dünyanın farklı yerlerinde gözlemlediğim güzellikleri kareleyip kalıcı hale getirdim. Bu karelerin bana yaşattığı  güzel izlenimleri ve duyguları sizlere de yaşatma; bakma ile görme arasındaki ince farkı yakalama olanağı sunmayı umuyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gezmek ve yeni kültürler tanımak her zaman ilgimi çeken, bana cazip gelen hatta yaşam enerjimi yükselten bir etkinlik olmuştur. Sadece gezmek değil, gezdiğim ve&nbsp; kültürünü tanımaya çalıştığım ülke ve şehirlerin özelliklerini ve güzelliklerini görmek bana keyif vermekteydi. Ancak özelliklerini  bildiğim ve gezdiğim yerlerde gördüklerimi paylaşmak ve başka kişilerinde benim gözümden görmelerine fırsat vermek, asıl heyecan verici olan işte buydu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında bu maceraya başlama hikayem oldukça ilginç. Kısa bir temel fotoğrafçılık eğitim kursu sonrası aldığım bir fotoğraf makinası ile  yıllar içinde çektiğim fotoğraflar bir dost sohbeti sırasında kahve içerken  sevgili arkadaşım İlker Gül‘e bilgisayar ekranında gösterirken bir öneriyle başladı.. Heyecanla bazı ülkeleri ziyaretim sırasında fotoğraflarını çektiğim özellikli bina, doğa, kültür ve insan manzaralarını anlatarak, ofisimdeki bilgisayar ekranından gösterirken başlayan bu sohbette, güzel sanatlar fakültesi grafik bölümü öğretim görevlisi olan İlker hoca, “Fotograf çok güzel neden bir sergi açmayı düşünmüyorsunuz hocam” dedi. Bir Acil Tıp Uzmanı olarak bunun zor bir iş olacağı ve yeterli zaman ve deneyimim olmadığını ifade ettim. Aynı zamanda kendisi aile dostumuz olan İlker Gül hoca ben size elimden desteği veririm dedi. Aslında o zamana kadar sadece kendim için çektiğim ve ara ara anılarımı canlandırmak amacıyla harici hafıza disketini takarak bilgisayardan baktığım fotoğraflarını sergileme kararı aldım.. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuçta nasıl olacağını ve sergiyİ hazırlayıp hazırlayamayacağımı merak ederek İlker hoca ile çalışmaya başladık. Mesai sonrası veya  boş zamanlarda bir araya gelerek yaklaşık 2 yıl süren  ince bir çalışmayla binlerce fotoğraf arasından sergi fotoğraflarını hazırladık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Acil tıbba gönül vermiş bir Acil Tıp uzmanı olarak bu çalışmanın ilk ürünlerini Adana HiltonSA oteli fuaye alanında; 12. Acil Tıp Asistan Sempozyumu sırasında sergilemeye karar verdim. Bu etkinlik ev sahipliğini Çukurova Üniversitesi Acil Tıp Asistanlarının yaptığı sempozyuma katılan genç arkadaşlara fotoğraf sanatı konusunda ilham vereceği düşüncesindeydim ve benim küratörlüğünü (sergiye hazırlama)&nbsp; Sn İlker Gül ile yaptığım ilk kişisel fotoğraf sergim oldu. Gezip gördüğüm yerleri paylaşmak ayrıca keyif verdi. Sergilenen fotoğrafları gezip gören katılımcı ve otel müşterileri hatta şehirden bazı kişilerin beğenileri bana bundan sonraki sergilerime ilham kaynağı oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk kişisel sergimden sonra titiz bir çalışma ile yaklaşık 15 yıllık bir süre içinde çeşitli vesilelerle (kongre, toplantı, yıllık izin vb) gitme, gezme, görme ve  dolayısı ile fotoğraflama şansı  bulduğum fotoğraflardan seçtiğimiz eserleri hazırlamaya başladık. İlk sergiye katılma imkanı bulamayan öğretim üyelerinin ve hastane yönetiminin ısrarı ve desteği ile 100 fotoğraftan oluşan ikinci kişisel sergimi hippokrat salonu fuaye alanında açtık. Bunun benim için ayrı bir önemi ve anlamı vardı<strong><em>.. Kadın Hekim gözünden dünyadan kareler</em></strong> isimli bu sergi 8  Mart Dünya kadınlar gününde açıldı ve 14 Mart Tıp bayramı haftasını da içeren hafta da dahil 3 hafta boyunca ilgilenenlerin beğenisine sunuldu. </p>



<div class="wp-block-jetpack-slideshow aligncenter" data-effect="slide"><div class="wp-block-jetpack-slideshow_container swiper-container"><ul class="wp-block-jetpack-slideshow_swiper-wrappper swiper-wrapper"><li class="wp-block-jetpack-slideshow_slide swiper-slide"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="807" height="346" alt="" class="wp-block-jetpack-slideshow_image wp-image-943" data-id="943" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/12/kekec-4.jpg" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-4.jpg 807w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-4-300x129.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-4-768x329.jpg 768w" sizes="(max-width: 807px) 100vw, 807px" /></figure></li><li class="wp-block-jetpack-slideshow_slide swiper-slide"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="328" height="534" alt="" class="wp-block-jetpack-slideshow_image wp-image-944" data-id="944" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/12/kekec-9.jpg" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-9.jpg 328w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-9-184x300.jpg 184w" sizes="(max-width: 328px) 100vw, 328px" /></figure></li><li class="wp-block-jetpack-slideshow_slide swiper-slide"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="750" height="567" alt="" class="wp-block-jetpack-slideshow_image wp-image-945" data-id="945" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/12/kekec-10.jpg" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-10.jpg 750w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-10-300x227.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure></li></ul><a class="wp-block-jetpack-slideshow_button-prev swiper-button-prev swiper-button-white" role="button"></a><a class="wp-block-jetpack-slideshow_button-next swiper-button-next swiper-button-white" role="button"></a><a aria-label="Pause Slideshow" class="wp-block-jetpack-slideshow_button-pause" role="button"></a><div class="wp-block-jetpack-slideshow_pagination swiper-pagination swiper-pagination-white"></div></div></div>



<p class="wp-block-paragraph">Üniversitemiz, Adana ve çevre illerden ziyaretçiler olumlu geri bildirimleriyle memnuniyet verdi. Bu arada ilk baştan beri destek vererek fotoların seçimi, hem katalog çekimleri hem de  askı sistemleriyle serginin hazırlanmasında  ideal bir sunum oluşturulmasında büyük emeği olan küratörüm Öğr. Gör. İlker Gül hocaya teşekkürü  minnettarlığımı bir borç bilirim. İşini iyi yapanlarla yola çıkıldığında ortaya çıkan ürünler de beğeni topluyor. Bu yıl 8 Mart kadınlar günü kapsamında  3. Kişisel Fotoğraf sergimizi açtık. Sergimiz daha öncekilerde olduğu gibi özellikle  yerel basınında yer aldı. Üç kişisel fotoğraf sergisine olan ilgi Çukurova Üniversitesi Tıp fakültesinde fotoğraf sanatıyla ilgilenen hatta benden çok daha deneyimli hocalarım ve arkadaşlarıma da ilham verdi ve hep birlikte  karma sergi yapmaya karar verdik. Bu yıl 14 Mart Tıp bayramında açılışını yaptığımız ve 15 gün boyunca açık kalacak olan  Karma Fotoğraf sergimizi açtık. Keyifli bir çalışma ile fotoğrafçılıkla  ilgilenen ve katkı  diğer öğretim üyeleriyle güzel bir paylaşım ortamı yaşama fırsatımız oldu…</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/12/kekec-1.jpg" alt="" class="wp-image-942" width="328" height="581" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-1.jpg 422w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-1-169x300.jpg 169w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/12/kekec-1-355x630.jpg 355w" sizes="(max-width: 328px) 100vw, 328px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Özetle   Bir dost sohbeti sırasında bir öneriyle başlayan maceramız.. Son üç yıl içinde 3‘ü kişisel; biri karma fotoğraf sergisi olmak üzere 4 fotoğraf sergisi ile devam etti. Bu konuda çok deneyimli ve profesyonel çekimleri olduğunu bildiğim Acil Tıp Uzman ve asistanlarının fotoğraflarındaki güzel karelerini paylaşmalarını ve imkanları olursa bunları sergilemelerini tavsiye ederim. Ben  fotoğraf sergilerimin her birinde yoğun,  yorucu  ama oldukça keyifli anlar yaşadım. Belki sergi fotoğraflarım eşliğinde gezi deneyimlerimi de   bültenin diğer sayılarında sizlerle paylaşırım. Bir çok paylaşımın  ve kişiler arası iletişimin azaldığı günümüzde,  özellikle iyi şeylerin ve güzelliklerin paylaşılması; bakmak ve görmek arasındaki farkı daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mücadele Etmediğiniz Hiçbir Şeyi Elde Edemezsiniz…</title>
		<link>https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/2019/05/22/mucadele-etmediginiz-hicbir-seyi-elde-edemezsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Alp Akın]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2019 03:50:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldıray Çete]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acilbulten.net/?p=876</guid>

					<description><![CDATA[Bugünkü röportajımız da başarılı bir TATD YK Başkanlığından sonra 12 Asya Acil Tıp Derneğinin oluşturduğu Asya Acil Tıp Birliği’nin “ilk Türk Başkanı”&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bugünkü röportajımız da <em>başarılı bir TATD YK Başkanlığından sonra 12 Asya Acil Tıp Derneğinin oluşturduğu Asya Acil Tıp Birliği’nin “ilk Türk Başkanı” olan sayın Prof. Dr. Yıldıray Çete’ yi  konuk edeceğiz. </em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Röportaj Ebru Ünal Akoğlu – Serkan Emre Eroğlu</p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Öncelikle bizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sorularımıza başlamadan önce kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz? </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/05/Yildiray_2014-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-877" width="248" height="331" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray_2014-768x1024.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray_2014-225x300.jpg 225w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray_2014-473x630.jpg 473w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray_2014.jpg 1080w" sizes="(max-width: 248px) 100vw, 248px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini 1993 yılında bitirdim. Ardından 1 yıllık bir mecburi hizmetin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İlk ve Acil Yardım Anabilim Dalında (uzmanlık alanımızın ilk adı böyleydi, daha sonra Acil Tıp adını aldı) uzmanlık eğitimime başladım. 1999 yılında Acil Tıp Uzmanı oldum. Türkiye Acil Tıp Derneğinin kuruluş günlerinden beri farklı görevler alarak uzmanlık alanımızın eğitim, özlük hakları ve çalışma ortamının iyileştirilmesi ile ilgili çalışmalarda bulundum. 2013 ile 2017 yılları arasında Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürüttüm. Halen Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde Profesör Doktor ve Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı olarak çalışmaktayım. </p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Doktorluk mesleğini seçmeye nasıl karar verdiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hekimliğin, çocukluk yıllarımdan itibaren planladığım ve yöneldiğim bir alan olduğunu söyleyemeyeceğim. Yakın aile çevresinde de rol model olarak alacağım bir hekim yakınım yoktu. Toplumda saygın bir meslek olması ve iletişim konusunda becerilerimin olması bu mesleğe yönelmeme yol açtı. <br></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/05/Yildiray-Cete-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-878" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete-1024x683.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete-300x200.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete-768x512.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete-1536x1024.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete-945x630.jpg 945w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Yıldıray Çete &amp; Namık Çevik</figcaption></figure>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Geçmişte doktorluk saygı duyulan ve değer verilen bir meslek iken, günümüzde artık tercih sıralarında alt basamaklara düşmüş durumda, bunun en önemli nedeni sizce nedir? </p>



<p class="wp-block-paragraph">Soru köküne katılmadığımı belirteyim öncelikle. Ülkemizde halen en yüksek puan ile girilen fakültelerin başında Tıp Fakülteleri geliyor. Birçok Tıp Fakültesi %1’lik dilim ile öğrencilerini seçiyor. Ek olarak toplumda yapılan ve mesleklerin saygınlığının araştırıldığı anket çalışmalarında hekimlik halen ilk sırayı koruyor. Örneğin; 2018 yılında TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenen “Türkiye Sosyo-Ekonomik Statü Endeksi Geliştirme Projesi” kapsamında&nbsp;yapılan ülke geneli çalışmasında <em>“Tıp Doktoru”</em> en saygın meslek olarak ilk sırayı aldı. Hasta sayısının artması, sağlık çalışanlarına yönelen ve artan şiddet olaylarının sayısındaki artış, ücretlerde eskiye oranla göreceli de olsa bir azalmanın olması ve kötü tıbbi uygulamalar ile ilgili artan dava sayıları hekim olarak çalışanları rahatsız ettiği gibi gelecekte bu mesleği seçecekleri de tedirgin ediyor. Bu faktörleri mesleğimizin geleceği açısından birer tehdit faktörü olarak görmemiz gerekiyor. Bu tehdit unsurlarını ortadan kaldırmamız ya da en aza indirmemiz, hekimlik mesleğinin itibarını korumamız ve devam ettirmemiz toplum sağlığı açısından son derece önemlidir. <br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Eminim çok sık karşılaştığınız bir soru var sırada<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/263a.png" alt="☺" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Neden acil tıbbı tercih ettiniz? Eğer bugün sınava tekrar girseniz yine acil tıbbı mı tercih ederdiniz? </p>



<p class="wp-block-paragraph">Tıp Fakültesinde okurken farklı klinik stajları yaptığımda her bir uzmanlık alanının kendisine göre avantaj ve dezavantajlarını görmüş ama kendime çok yakın hissettiğim bir alan bulamamıştım. Çocuklara karşı inanılmaz bir zaafım var ve onlarla birlikte olmayı çok seviyorum. Buna ek olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalının öğretim üyelerinin yaklaşımı da beni etkilemişti. Bu nedenle fakülteyi bitirir bitirmez girdiğim ilk TUS sınavında çok az tercih yapmış ve Ege Üniversitesi Çocuk Cerrahisini ilk sıraya yazmıştım. Çok az bir puan farkı ile (hatırladığım kadarı ile 1 puan bile değil) bu tercihimi kazanamayarak mecburi hizmete gitmiştim. Mecburi hizmette iken ilk defa Acil Tıp Uzmanlığı’nı duydum. Çünkü benim Tıp Fakültesini bitirdiğim yıl ile ülkemizde Acil Tıp Uzmanlığı’nın resmi gazetede yayınlanarak bir ana dal olarak kabul edilmesi aynı yıla denk geliyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’ne gittim. Doktor John Fowler ile tanıştım. Bu uzmanlık alanının ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve beni nelerin beklediğini sorduğum uzunca bir konuşmamız oldu. Sağ olsun Dr. Fowler’ da zaman ayırarak tüm sorularımı tarafsız bir şekilde yanıtladı. O odadan çıktığımda bir sonraki TUS sınavında ilk tercihim artık belli olmuştu. Sonraki ilk sınavda da kazanarak uzmanlık eğitimime Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde başladım. &nbsp;<br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Kaç yıldır acil tıbbın içindesiniz? </p>



<p class="wp-block-paragraph">1993 yılının Kasım ayından beri ? &nbsp;Yaklaşık 25 yıl bitti. </p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Türkiye’deki ilk acil tıp hocalarından ve aynı zamanda Türkiye Acil Tıp Derneği yönetim kurulunda aktif rol almış birisi olarak geçmişten günümüze Acil Tıbbın gelmiş olduğu noktayı nasıl buluyorsunuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">En çok bu soruyu sevdim?&#8230; Geçmişi bilmek çok önemlidir. Hem nelerin başarıldığını görüp, geleceğe umutla bakmak için; hem de daha nelerin yapılması gerektiğini ve yapılamayanların neden yapılamadığını anlamak için önemlidir. Ülkemizde mimari, işleyiş ve çalışan hekim standardı açısından birbirinden tamamen farklı acil servislerden bahsettiğimiz zamanları şimdiki acil tıp hekimlerinin büyük bir kısmı görmedi. Geçen 25 yıllık zaman içerisinde acil servis mimarisi konusunda büyük gelişmeler yaşandı. Şimdi yeni yapılan acil servislerimizin çoğu hem çalışan konforu hem de acil hasta bakımı açısında geçmişle kıyaslanmayacak büyüklükte ve alanlara ayrılmış durumda. İşleyişte de büyük değişiklikler var. Triyaj, resüsitasyon odası, kritik bakı birimleri, hızlı bakı ve benzeri birçok kavram acil servislerimize Acil Tıp Uzmanlığı ile birlikte girdi. Ve tabii ki de standart bir eğitim programının başardıkları. Hala sorunlarımız olmakla beraber, şu anda ülke çapında acil hasta bakımında profesyonelleşmiş, aynı dili konuşan, benzer hasta yaklaşımlarına sahip büyük bir hekim grubundan, yani acil tıp uzmanlarından bahsedebiliriz. Geçmiş ve günümüzde hasta bakımı ile ilgili niteliksel verileri değerlendirme olasılığımız olsaydı, mortalite ve morbidite verilerinde büyük bir iyileşmenin olduğunu görebilecektik. Bunu sayısal değerler üzerinden veremiyorum ama bundan adım kadar eminim. <br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Akademisyen olmaya nasıl karar verdiniz? Bu konuda sizi etkileyen neydi? </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun da tek bir yanıtı var. Nasıl Acil Tıp Umanlığı’nı seçme konusunda büyük bir rolü varsa akademisyenliğe yönelmemde de en büyük pay Dr. Fowler’a aittir. Uzmanlık eğitimimin bitmesine yakın, İstanbul’un büyük bir özel hastanesi ile konuşup, çalışmak üzere anlaşmıştım. Ama Dr. Fowler bunu duyunca beni odasına çağırdı; benim akademisyen olmam gerektiğini, akademisyenlik için gerekli birçok özelliğe sahip olduğumu ve acil tıp alanında başlangıç aşamasında benim gibi akademisyenlere çok ihtiyaç olduğunu anlatan uzunca bir konuşma yaptı. Hem gururum okşanmıştı hem de ikna olmuştum ? Böylece üniversitede devam etmeye karar verdim. <br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Yurtdışında bulunmuş, bağlantıları olan ve bazı etkinliklerde aktif görev almış birisi olarak Türkiye’deki akademisyenler ile yurtdışındakileri karşılaştırdığınızda eksiklerimiz nelerdir? Sizce istenilen noktaya nasıl gelinebilir? </p>



<p class="wp-block-paragraph">En önemli eksikliğimiz dil bariyeri. Maalesef üniversite öncesi dönemde de üniversite yıllarında da bu konuda kaliteli bir eğitim alamıyoruz. Birçok akademisyenin uluslararası anlaşabileceği akıcılıkta ikinci bir dili yok. Diğer bir sorun da hizmet yükümüzün fazla olması. Bu da eğitim ve araştırma aktivitelerine ayrılan zamanı azaltan bir faktör. Bir üçüncü neden ise; özellikle temel araştırma yöntemleri konusunda temel birçok eksiğimiz var. Çoğu akademisyen bunu zaman içerisinde, el yordamıyla deyim yerindeyse düşe kalka öğrenmek zorunda kalıyor ki, bu da zaman ve emek kaybına yol açıyor. <br></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/05/Yildiray-Cete2-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-880" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete2-1024x683.jpg 1024w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete2-300x200.jpg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete2-768x512.jpg 768w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete2-1536x1024.jpg 1536w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete2-945x630.jpg 945w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Yildiray-Cete2.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure></div>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Meslek hayatınızla ilgili olarak keşke şunu da yapmış olmayı isterdim dediğiniz bir şey var mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yurtdışında uzun sayılabilecek (1-2 yıl) bir süre ile çalışmak isterdim. Onun dışında planlarımın çoğunu gerçekleştirdim. Bu konuda kendimi şanslı addedebilirim. &nbsp;</p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Hocam sizin aynı zamanda Asya Acil Tıp Derneği Başkanı olduğunuzu biliyoruz. Bize bakış açıları nedir? Diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında eğitim ve öğretim açısından ne durumdayız?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Asya ülkelerinin acil sağlık hizmetleri birbirlerinden çok farklı. Bu nedenle Acil Tıp Uzmanlığını ekol olduğu Anglosakson ülkelerine benzer bir karşılaştırmayı bu ülkelerin içerisinde yapmak çok kolay olmuyor. Ama ülkemizde Acil Tıp Uzmanlığının gelişmiş bir uzmanlık alanı olduğunu ve birçok Asya ülkesine oranla hem hastane öncesi hem de hastane düzeyinde iyi bir acil sağlık hizmeti sunduğumuzu söyleyebilirim. Tabii ki, Asya büyük bir kıta ve ülkeler hem ekonomik gelişmişlik hem de demografik açıdan birbirinden çok farklı özelliklere sahip. Bu nedenle bazı Asya ülkelerinin bize göre daha önde oldukları alanlar da var. Özellikle uzmanlık eğitiminin ülke çapında standardizasyonu ve hastane acil servislerinin vatandaşlar tarafından uygun kullanımı konularında bizim düzeltmemiz gerekenler var. <br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Hocam sizin 2004’den beri Acil Tıp Yeterlik kurulu ile ilgilendiğinizi başkanlık yaptığınızı biliyoruz. Bu kurulun amacı nedir? Yine çok merak edilen bir konu, yeterlilik kurulunun en önemli görevlerinden biri olan Acil tıp yeterlilik sınav (BOARD) sürecinin nasıl işlediğini bize kısaca anlatabilir misiniz? </p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzun bir süredir bu konu ile ilgilendiğim, şu an başkanlığını yaptığım doğrudur. Yeterlik Kurulunun ana amacı (her bir uzmanlık ana alanı ve yan dal eğitimi için de geçerlidir bu) topluma o alanda sunulan sağlık hizmetinin standardizasyonunu sağlamak ve bu standardı yükseltmektir. Bunu nasıl sağlarsınız? Tabii ki ülke çapında güncel ve denetim altında verilen standart bir uzmanlık eğitim programı ile sağlarsınız. İşte yeterlik kurulları da bu konularda çalışmalar yapmaktadırlar. Aslında ilk amaçları uzmanlık eğitiminin kalitesini yükseltmektir. Uzmanlık eğitiminin çıktısı nedir, tabii ki o alanda mezun edilen uzmanlardır. Yeterlik kurulları, çıktı olarak mezunların (burada Acil Tıp Uzmanlarının) hedeflenen bu eğitimi yeteri kadar alıp almadıklarını ve aynı zamanda mezuniyet sonrası güncel bilgi düzeylerini koruyup korumadıklarını ölçmeye yarayan bir Yeterlik Sınavı (BOARD Sınavı) da yapar. Bir uzman hekim tamamen gönüllü olarak yeterlik sınavına girer. Bir zorlama yoktur. Bu sınav 2 aşamadan oluşur. İlk aşaması kuramsal bilginin değerlendirildiği yazılı sınav aşamasıdır. İkinci aşama da uzmanlık eğitiminin diğer önemli bileşenleri olan beceri ve tutumun değerlendirildiği bir sınavdır. Her iki aşamayı da başarılı bir şekilde geçenler Yeterlik Belgesini almaya hak kazanırlar. Bu belgenin bir geçerlik süresi de vardır. Yani bu süre sonunda her uzman hekim yine güncel bilgiyi takip ettiğini göstermek için yeniden belgelendirme sürecine girmelidir. Gördüğünüz gibi burada asıl amaç toplum sunulan sağlık hizmetinin kalitesini arttırmaktır. <br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Türkiye’nin BOARD sınavı ile ilgili mevcut durumu nedir ve Yeterlilik kurullarımız bu konu ile ilgili nasıl bir yol haritası belirledi?  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Farklı uzmanlık alanları yıllardır bu konu ile ilgili çalışıyor. Ama en önemli eksiklik uzmanlık eğitiminde kurumlar arasında standardizasyonun henüz sağlanamamış olmasıdır. Bu sadece Acil Tıp için değil, birçok uzmanlık alanlarında da geçerlidir. Yeterlik Sınavlarının gönüllülük temeline dayanması nedeniyle bu belgeye sahip olmak ile ilgili cazip olanaklar sunulmadığı takdirde, sınavın pratik bir anlamı da kalmıyor. Akademisyenlik için bir ön koşul olarak bu belge aranabilir ya da ABD örneğinde olduğu gibi büyük ve iyi sağlık kurumları yeterlik belgesi olan hekimler ile çalışmayı tercih edebilirler. Çünkü bu belgeye sahip olmak hem iyi bir uzmanlık eğitimi aldığını, hem de mezuniyet sonrası dönemde güncel tıp kaynaklarını ve uygulamalarını takip ettiğini gösterecektir. Uzun vadede eğitim kurumları da bu kalitede uzman yetiştirmek için kendi eğitim aktivitelerini ve eğitim ortamlarını düzeltmek yönünde adım atmak zorunda kalacaklardır. &nbsp;<br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Yine Yeterlik kurulunun görevlerinden olan akreditasyon süreci ile ilgili olarak, Türkiye’deki Acil Tıp Klinikleri ve Anabilim Dallarının Akreditasyonu konusunda ne durumdayız?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurum ziyaretinin (akreditasyon) amaçları, Yeterlik Kurulu tarafından önerilen eğitim programı ile uyumlu bir eğitim programının olup olmadığı ve bu programın düzenli olarak uygulanıp uygulanmadığı, kurum alt yapısının (sağlık hizmeti ve eğitim açısından) yeterliliği ve uygunluğu, eğitici ve tıbbi personelin sayısı ve yetkinliği, hizmetin hacmi ve çeşitliliği, sağlık hizmeti sunumunun organize ve sistematik olup olmadığı, eğitim ortamının uygunluğu (görev tanımları, hizmet-eğitim dengesi, vb. gibi) ve araştırma olanaklarının bulunup bulunmadığı, eğitim alanların bu etkinliklere yeterince katılıp katılmadığı gibi konuları yerinde görerek değerlendirmektir. Sonuç olarak akredite olan bir eğitim kurumu, uzmanlık eğitimi ile ilgili belirlenmiş asgari standartları karşılıyor demektir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizde şu ana kadar Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı akreditasyon belgelerini aldılar. Ancak 2019 yılı içerisinde Acil Tıp Yeterlik Kuruluna başvuran ve kurum ziyareti yapacağımız birçok kurumumuz var. <br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Genç acil tıpçılara yurt dışında okumayı veya bulunmayı önerir misiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece yurtdışında okumayı ve bulunmayı değil ülkemizin farklı bölgelerinde ve eğitim kurumlarında da bulunmayı öneririm. Farklı bakış açılarına sahip olmak, yaşanılan sorunlarda yalnız olmadığını görmek önemli kazanımlar katacaktır. <br></p>



<p class="has-background has-pale-cyan-blue-background-color wp-block-paragraph">Bizzat hayatın içinde olmak, çoğu insanın hayatına dokunmak gibi stresli bir sürece ek olarak, hasta yoğunluğu, özlük haklarındaki problemler, malpraktis davaları ve hekime şiddet gibi nedenlerle boğuşmak zorunda kalan genç arkadaşlarımıza verebileceğiniz ufak tüyolar var mıdır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçen 25 yıl içerisinde ülkemizde acil sağlık hizmetlerinde yaşanılan gelişmeleri görmüş birisi olarak geleceğe umutla bakmalarını öneririm. Saf ve edilgen bir umutlu olma halinden bahsetmiyorum. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Mücadeleci, istekli, sorgulayan, eleştiren ve yetinmeyen bir umutlu olma hâlini kastediyorum.</em></strong> </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Mücadele etmediğiniz hiçbir şeyi elde edemezsiniz.</p></blockquote>



<p class="wp-block-paragraph"> Önümüze altın tepside bir şey sunulmadı ve bundan sonra da sunulmayacak. Ama doğru bildiğimiz yönde, akılcı ve bilimsel bir yaklaşım içerisinde başarılı olacağımıza inancım tamdır. Bu inancın önemli olduğunu düşünüyorum. Bir diğeri ise ekip arkadaşlarına sahip olmaktır. Sadece hekimler değil, büyük bir ekibiz, diğer sağlık çalışanları ile aynı amaca hizmet eden büyük bir organizma gibi davranmayı başarabilirsek tükenme sendromu ile daha az yüz yüze kalırız. Son olarak ve daha az önemli olmayarak aile hayatımızı veya sosyal hayatımızı ikinci planda bırakmamalıyız. Tüm başarılarımız, o gün iyi tedavi ettiğimiz bir hastayı sevdiğimiz birisi ile paylaştığımızda daha da güzelleşir. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/52/2019/05/Ebru_Unal_Akoglu.jpeg" alt="" class="wp-image-882" width="265" height="265" srcset="https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Ebru_Unal_Akoglu.jpeg 512w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Ebru_Unal_Akoglu-300x300.jpeg 300w, https://tatd.org.tr/aciltipbulteni/wp-content/uploads/sites/3/2019/05/Ebru_Unal_Akoglu-150x150.jpeg 150w" sizes="(max-width: 265px) 100vw, 265px" /></figure></div>



<p class="has-background has-pale-pink-background-color wp-block-paragraph"><em><strong>Röp</strong></em><strong><em>ortaj: Ebru Ünal Akoğlu.</em></strong> <strong>Ortaokul ve lise öğrenimini Kadıköy Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra en büyük ideali olan Tıp eğitimini almak üzere Trakya Üniversitesi’nin yolunu tutmuştur. Büyük heyecan ile başladığı Acil tıp ihtisasını Marmara Üniversitesi&#8217;nde tamamlamıştır. Şu anda Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde aynı heyecan ile çalışmaktadır. Türkiye Acil Tıp Derneği Sağlıklı Yaşam Çalışma Grubu (TATDHAYAT) başkanıdır. “Carpe diem” felsefesine inanmaktadır. En büyük tutkusu yeni yerler keşfetmektir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
